Europen 09 2022 Desktop

FUTBOLUN BÜYÜSÜ

Spor 22 Kasım 2022 15:28
Videoyu Aç FUTBOLUN BÜYÜSÜ
A
a

Mesut Kükrer'in "Sporun Ruhu" adlı köşesinde bu haftaki yazısı 'FUTBOLUN BÜYÜSÜ'

Sporun Ruhu” olarak isimlendirdiğim köşemin bu haftaki konuğu;  Uluslararası Olimpiyat Komitesi(ICO)  tarafından belirlenen 25 spor branşından (*) birisi olan “FUTBOL”
          Bu bağlamda, Dünya Kupasının başladığı şu günlerde, futbol oyununun geçmişini ve günümüzde “Endüstriyel Futbol” a nasıl dönüştüğünü anlatıp, İlimizin futboldaki temsilcisi Eskişehirspor kulübünün yeni futbol düzenindeki yerini irdelemeye çalışacağım.   Ama önce, futbola ilişkin birkaç çarpıcı bilgi;
        1- Futbol, dünya üzerinde yaşayan insanların, mevcut spor dalları içinde en çok sevdiği  ve  diğerlerine göre en popüler olan bir spor dalı.
        2 - Futbolu en çok seven Ülkeler(**); 1-B. Arap Emirlikleri(% 80); 2-Tayland % 78; 3- Şili ve Türkiye % 75
        3Sosyal medyada en çok takip edilen kulüpler(***) 1--Real Madrid: 252.2 milyon kişi 2- Barcelona:  250.3 milyon kişi 3- Manchester United:  142 milyon kişi
                                                                  ***
        Dünya futboluna yön veren FİFA,  futbola benzeyen ve bilimsel kanıtlara sahip olan ilk oyunun, Çin de, MÖ. 300-200 yıllarında askeri eğitim amacıyla oynanan “ Cuju” ya dayandığını kabul etmektedir. Cuju denilen  oyunun temeli, kıl ve tüyle doldurulmuş deriden yapılmış bir topun, iki bambu kamışıyla sabitlenen 30-40 cm yükseklikteki kaleye sokulmasına dayanmaktadır. Yine FİFA‘ ya göre, 1848 yılında İngiliz Cambridge Üniversitesince belirlenen  “Futbol Kuralları” bu oyunun ilk yazılı kitabesi olarak tarihe geçmiştir.
        Önceleri amatörce oynanan futbol oyunu, profesyonelleşme süreci içerisine girince; sportif etkinliklerin bir oyun olma özelliğinden çıkıp ekonomik düzeyde işleyen bir alana dönüştürülmüş; bunun sonucunda da, dünyaya egemen olan ekonomik sistem ( Kapitalizm ),spora da egemen olmuştur. 2000'li yılların başından itibaren televizyonun, internet ve sosyal medya ile girdiği “Simbiyotik İlişki”(****), hem görsel teknolojiyi, hem de futbolu derinden etkilemiş; bu gelişim ve değişim süreci de futbolun ticarileşmesi ve parasallaşmasını çok farklı bir alana, yani finansallaşmaya taşımıştır. Ayrıca, UEFA’nın gelir maksimizasyonu odaklı organizasyonlara ağırlık vermesi ve bu kapsamda Şampiyonlar Ligi’ni yeniden dizayn etmesi, kulüpleri yüksek gelir ve gideri olan bütçeler yapmaya özendirmiş; sadece bu koşulları yerine getirenlerin bu yarışmalarda parasal gelirden pay almaları olurlu hale getirilmiştir.  Bu da, kulüplerin yeni bir finansal bir yapılanmaya gitmesine sebep olmuştur.
         Endüstriyel futbolun başlangıç tarihi 1992-1993 sezonudur.
         Bu sezonda hem Avrupa Şampiyonlar Ligi hem de İngiltere Premier Ligi kurulmuştur. Kulüplerin, yeni statlar inşa ederek gelirlerini artırma isteğiyle başlayan bu süreç devamında;  reklam ve sponsorluk gelirleri ile, satılan logolu ürünlerden elde edilen gelirleri de beraberinde getirmiş;  özel televizyon kanalları arasında yaşanan yoğun rekabetin kulüp lehine kullanılması, kulüp kasalarına önemli paraların girmesini sağlamış; tüm bu  gelişmeler de futbolu baş döndürücü bir hızla yeniden yapılandırmıştır. Bundan sonraki aşamada ise futbol kulüplerinin anonim şirketler kurarak bu şirketler aracılığıyla hisse senetlerini halka arz ettikleri ve borsalarda kağıtlarının işlem görmeye başladığını görüyoruz.
        Futboldan, hızla endüstrileşen yeni futbol anlayışına geçildikçe, futbolun sadece özü değil, hayatlarımız içerisindeki yeri de değişmeye başlamış; taraftarlar, oyunun özünden kopartılarak tüketim boyutuna indirgenmişler ve birer müşteriye dönüştürülmüşlerdir. Bu tarihten itibaren futbolun temel taşı olan taraftar grupları, kulüpleri yönetenler tarafından "tüketici" yani ürün ve hizmet satın alan müşteri olarak tanımlanmaya başlanmıştır. Müşteri haline getirilen bu  taraftarlara da, kulüplerin resmi ürün satış mağazalarında; giyim ürünleri,  kravat, çorap, terlik, ayakkabı, pijama, taraftar albümü, cep telefonu, kulüp tarihini içeren kitap-VCD ve DVD’ler vb gibi. akla gelebilecek her türlü meta( ürün) para karşılığı satılmaya başlanmıştır.
       Kökleri çok derinlere gidebilecek konumuzu fazla uzatmadan, “futbolun sadece futbol olması” gerektiğini  savunanlar tarafından : “futbolun kanayan yarası ve  bu denli kalitesiz olmasının en büyük sebebi..” olarak gösterilen  Endüstriyel Futbolun; biz de kısaca “para karşılığında yapılan ve  futbolu bir pazar haline dönüştüren Show” olduğunu belirtelim ve bu kavramı( Endüstriyel Futbolu) literatüre girmeden önceki hali olan   “Sokak Futbolu” kavramıyla kıyaslayıp,  yeni sistematik yapının Eskişehirspor üzerindeki yansımalarına geçelim.
        1- Sokak Futbolu” GAZOZ” unadır; Endüstriyel Futbol “ İDDİA OYUNU” na. 
        2- Sokak Futbolunda “KOLA” bir içecektir ;  Endüstriyel Futbolda:” SPONSOR.”
        3- Sokak Futbolu  “LASTİK AYAKKABI” ‘ dır ;Endüstriyel Futbol:” NİKE MARKA KRAMPON..
                                                            * * *
         1965 yılında ,Türk futbolunun “ 3 Büyükler “ adı altında tekelleşmesine bir tepki olarak kurulan Eskişehirspor , kurulduğunun hemen ertesinde bir üst lige çıkmış ve hem  adını taşıdığı  şehrini hem de ülkesini her platformda başarı ile temsil  etmiştir. 80 ‘ li yılların başında tökezlemiş,  daha sonra  da  (o dönemdeki yönetim  hataları, kulübün dışında gelişen  ve uygulanan  manipülatif oyunlar vb. gibi. nedenlerle)   alt liglere düşmüş ve  uzunca bir süre sonra  adı  ”Süper Lig” olarak değiştirilen  eski yuvasına dönmüştür.
         Ancak, temeli , kıran- kırana bir rekabete dayanan altta kalanının yok olduğu böylesine bir ortama ayak uydurması hiç de kolay olmamıştır. Dahası ayak uydurmak bir yana  dönmesi ile birlikte de -yukarıda uzunca değindiğimiz-  Endüstriyel futbolun acımasız yüzüyle karşı karşıya kalmıştır.
         Yeni futbol düzenini kavramaktan uzak yönetim anlayışına sahip yöneticileri sayesinde bu ligde tutunmak için oldukça zorlanan Eskişehirspor;  üstüne üstlük kurumsallaşmak için hiçbir adım atmamış ve mali yapısını da yönetimdeki  kişilerin  inisiyatifine terk etmiştir. Hal böyle olunca da kaçınılmaz son gelmiş  ve Eskişehirspor şimdilerde  TFF 3. Lige kadar gerilemiştir.
          Sonuç olarak; Eskişehirspor’ un sisteme ayak uydurabilmesi için kısa vadede şehir dinamikleri ile barışması; orta vadede de ( Futbolda şu an için  Endüstriyel Futbol dışında bir çözüm gözükmediği için) var olan sistemi işletmek üzere  sistemi bilen ve işletebilecek akıllı yönetimlere   ihtiyacı vardır.
           Uzun vadede ise Eskişehirspor için tek kurtuluş yolu kurumsallaşmaktan geçmektedir..
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
(*)    Dünya üzerinde 70 den fazla spor dalı mevcuttur ve bunların çoğu ülkelerin yerel oyunları olarak oynanırlar.  Uluslararası Olimpiyat Komitesi (ICO)   son olarak, 2020 Yılı Yaz Olimpiyatlarında, bu oyunlardan 25 tanesinin (Atletizm-Kürek-Badminton-Basketbol- Boks-Bisiklet-Binicilik- Eskrim-Futbol-Güreş-Jimnastik- Halter-Hentbol-Hokey-Judo- Su Sporları-Modern Pentatlon- Tekvando-Tenis- Masa Tenisi- Atıcılık-Okçuluk-Triatlon - Yelken ve Voleybol.) oynanmasını kabul etmiştir.
(**)   IBB Uluslararası Hakemli Akademik Sosyal Bilimler Dergisi NİELSEN SPORT’  un, 2021 yılında, Ülkelerin toplam nüfus oranlarını baz alarak yaptığı araştırma.
(***)   19 dilde ve 36 ayrı edisyonla yayın yapan GOAL Web Sitesi’ nin 2021 yılı araştırması .
(****) Simbiyotik İlişki=İki canlının ortak beslenmesi.)
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat