OBEZİTEYE SAVAŞ AÇIN

Eskişehir Acıbadem Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Tolga Hüner, obezitenin bilinmeyen yönlerinin anlattı. Günümüzde dünyada büyük tehlike yaratan obezitede tedavi yöntemlerini hakkında bilgi veren Doktor Tolga Hüner, uygulanacak olan diyet programıyla ve mide ameliyatıyla bireylerin sağlıklarına kavuşabileceğini söyledi.

Sağlıklı Günler Yorum: 0 / 18 Şubat 2020 15:25
OBEZİTEYE SAVAŞ AÇIN
-A +A

OBEZİTE NEDİR?
Obezite nedir? Sorusunu cevaplayan Doktor Tolga Hüner, “Obezite, en basit şekilde, sağlığı bozacak ölçüde vücutta anormal ve aşırı yağ birikmesi yada diğer bir tanımlamayla yetişkin kadınlarda vücut ağırlığının ortalama yüzde 30 ‘dan fazla yağ olması, erkeklerde de yüzde 25’ten fazla olmasıdır” dedi.
OBEZİTE NASIL ÖLÇÜLÜR?
Bir kişinin obezite olup olmamasını Beden Kitle Endeksi ile belirlendiğini ifade eden Tolga Hüner, “Obezite genellikle Beden Kitle İndeksi ile ölçülmektedir. Beden kitle indeksi, kilogram olarak ağırlığın, metre cinsinden boy uzunluğunun karesine bölünmesiyle elde ediliyor. BKİ'İ 30-39,9 kg/m2 olanlar obez (şişman) morbid obezite ise, BKİ'nin 40 kg/m2'den fazla olması durumudur” ifadelerini kullandı.
MERKEZDE SAĞLIKLARINA KAVUŞUYORLAR
Acıbadem Hastanesi Obezite Merkezi’ne başvuran hastaların sağlık durumları göz önüne alınarak çeşitli beslenme ve diyet programlarıyla obeziteye karşı savaş açtıklarını söyleyen Tolga Hüner, “Acıbadem Obezite Merkezi’ne başvuran hastaların, obezite konusunda deneyimli beslenme ve diyet uzmanları denetiminde kilo vermesi hedefleniyor. Burada, her bir hasta için, onun beslenme alışkanlıklarına ve sağlık durumuna özel, kalorisi hesaplanmış bir diyet planlanıyor” dedi.
DİYET TEDAVİSİ UYGULANIYOR
Tolga Hüner, diyet programlarında amaçlarının hastaları aç bırakmak olmadığını ifade ederek, “Diyet programlarında hedef, hastanın aç kalmadan, sık aralıklarla küçük porsiyonlar yemek yemesini sağlamak oluyor. Hastalar, program boyunca beslenme uzmanlarının takibinde oluyor” diye konuştu.
OBEZİTENİN CERRAHİ TEDAVİSİ
Obezitede cerrahi müdahalenin çok önemli olduğunu ve doğru şekilde uygulanması gerektiğini söyleyen Hüner, “Obezite cerrahisi temel olarak iki prensibe dayanıyor; mide hacminin küçültülmesi veya ‘malabsorsiyon’ yani yiyeceklerin emiliminin bazı aşamalarda engellenmesinin sağlanması. Bu ameliyatlardan en uygun olanı doğru hastaya doğru zamanda yapıldığında hayat kurtarıcıdır” dedi.
CERRAHİ KİMLER İÇİN UYGUNDUR?
Cerrahi yöntemleri hakkında bilgi veren Hüner şu şekilde konuştu: “Obezite cerrahisi beden kitle indeksi 35 ve üzeri olan, uzman denetiminde tıbbi beslenme, egzersiz ve medikal tedavi gibi yöntemlerle zayıflayamayan hastalara önerilmektedir. Bunun yanında beden kitle indeksi 30 üzerinde olan, yüksek tansiyon, diyabet, uyku apnesi gibi hastanın yaşam kalitesini ve süresini etkileyen hastalara önerilmektedir. Hangi ameliyatın uygun olduğu çeşitli muayene ve tetkikler sonucunda belirlenir.
Obezite cerrahisi için laparoskopik cerrahi yöntemleri kullanılarak, hastalara açık cerrahiye kıyasla konforlu bir iyileşme dönemi sunulabilmektedir. Ameliyat sonrası hastalar günlük hayatlarına kısa sürede dönüp, metabolizma uzmanları ve diyetisyenlerinin takibiyle yeni beslenme düzenlerine uyum sağlamaktadır.”
TÜP MİDE AMELİYATI    
Tüp mide ameliyatının bütün detaylarını anlatan Doktor Hüner, “Sleeve Gastrektomi olarak da bilinen tüp mide ameliyatlarında, midenin hacminin küçültülmesi (yaklaşık 60-100cc) ve böylece hastanın çok az gıdayla tokluk hissetmesi hedeflenir. Bu amaçla, midenin belli bir bölümü cerrahi işlemle çıkarılır ve geriye tüp şeklinde  bir mide bırakılır. Ayrıca midenin açlık hormonu salgılayan bölümü çıkarıldığı için hastada açlık hissi olmamaktadır. Bu operasyonla sadece alınan gıdanın miktarı kısıtlanır; gıdaların emilimi aynı şekilde devam ettiği için hastanın dışarıdan vitamin ya da mineral takviyesi alması gerekmemektedir. Tüp mide ameliyatları da laparoskopik yöntemle uygulanır. Küçük kesilerden karın boşluğuna girilerek ameliyat gerçekleştirilir” dedi.
AMELİYAT SONRAKİ DÖNEM    
Ameliyat sonrası beslenmeye daha çok dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Hüner, “Ameliyattan sonra küçük hacimlerde gıda alınmasıyla hastalar kolayca doygunluk hissedebilir ve bir süre sonra bu tokluk, iştah kaybına dönüşür. Total gıda alımı anlamlı şekilde azalır ve ameliyattan sonraki birkaç yıl içinde kilo fazlasının yüzde 80-90’ı kaybedilir” ifadelerini kullandı.
GASTRİK BYPASS NEDİR?
Obeziteyle mücadelede diğer bir yöntem olan gastrik bypass hakkında da bilgi veren Eskişehir Acıbadem Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Tolga Hüner şunları söyledi: “Gastrik bypass ameliyatlarında midenin büyük bir bölümü bypass edilerek küçük hacimli (yaklaşık 30-50 cc) bir mide bölümü hazırlanarak ince bağırsaklara dikilir. Bu ameliyatta hem diğer obezite cerrahisi ameliyatlarında olduğu gibi mide hacminin küçültülmesi hem de bağırsakların bir bölümünün devre dışı bırakılarak, tüketilen yiyeceklerin bir kısmının emilmeden atılması hedeflenir. Böylece hastalar hem daha az gıdayla doyar, hem de aldıkları gıdanın bir kısmı emilir. Cerrahiden sonra, küçük miktarlarda gıda alınmasıyla hastalar kolayca doygunluk hissedebilir ve bir süre sonra bu tokluk iştah kaybına dönüşmektedir. Total gıda alımı anlamlı şekilde azalır. Yeni oluşturulan midenin küçülmüş boyutuna ve azalmış gıda emilimine bağlı olarak, gerekli vitamin ve mineral desteklerin kullanımı için cerrahın ve diyetisyenlerin talimatlarının izlenmesi gerekir. Böylece hasta vitamin ve mineral kaybı yaşamadan kilo verebilir. Hastalar ameliyattan üç veya dört gün sonra evlerine gönderilir.”

Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar

Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
Eskişehir Yenigün GazetesiHaber Yazılımı Haber Scripti