İSLAM’IN ENGELLİLERE TANIDIĞI KOLAYLIKLAR

11 AYIN SULTANI RAMAZAN 29 Nisan 2022 00:42
Videoyu Aç İSLAM’IN ENGELLİLERE TANIDIĞI KOLAYLIKLAR
A
a

ESKİŞEHİR İL VAİZİ AYŞE ELSÖZ'ÜN YAZISI...


İslâm dininin özelliklerinden birisi de  kolaylık ilkesidir .Yüce Allah, insanların gücüne göre sorumluluklar yüklemiş ve bu bağlamda engel durumlarına göre de bir takım kolaylıklar sağlamıştır. Engeli olmayan insanla engeli olan kişiyi ibâdetler açısından aynı  ölçüde sorumlu tutmamıştır. Bu  durumda bizlere   İslam dininin ne kadar gerçekçi bir din olduğunu bize göstermektedir.
 Asr-ı saadette Hz. Peygamber’in engellilere sağladığı kolaylıklarla ilgili  pekçok örnekler vardır.
 Görme engeli olan sahâbî  Itbân b. Mâlik (r.a)  yakınlarına imamlık yapıyordu. O, Rasûlüllah (s.a.s.)’e gelerek şöyle dedi: “Ben görme güçlüğü çeken birisiyim. Kimi zaman karanlık, yağmur ve sel oluyor. Evime gelerek bir yerde namaz kılsanız da, ben orasını namaz kılma yeri edinsem. Bunun üzerine Allah’ın elçisi geldi ve yer olarak neresini sevdiğini sordu. Itbân evin bir yerini gösterdi ve Rasûlüllah (s.a.s) orada namaz kıldı.”  (Buhârî, Ezân 40) Engelli bir sahâbînin isteğine karşı ilgisiz kalmayan Hz. Peygamber, bu vefâkar tutumuyla engellilere verdiği önemi göstermiştir.

Rahatsızlığı yüzünden ayakta namaz kılmakta zorlanan İmrân b. Husayn (r.a)’ın sorusu üzerine Allah Rasûlü şöyle buyurmuştur: “Namazı ayakta kıl, eğer buna gücün yetmezse oturarak, yine gücün yetmezse yaslanarak kıl.”(Buhârî, Taksîr, 19; Tirmizî, Salât, 274) 
Ayakta kılmaya gücü yetmeyen kimse, oturarak, oturmaya da gücü yetmeyen kişi, namazını sırtüstü yatarak kılar. Ayaklarını kıbleye karşı uzatır, rükû ve secdesini imâ ile yapar. Yanı üzerine yatmakta olan bir hastanın yüzü kıbleye yönelik olduğu halde ima ile namaz kılması caizdir. Ancak sırtüstü yatarak ima ile namaz kılmak, yanı üzerine yatıp kılmaktan daha uygundur. Çünkü bu durumda, hastanın yüz kısmının kıbleye yönelmesi daha kolaydır. Başı ile de ima yapamayacak kadar rahatsız olan kişi, namazı iyileşme zamanına erteler. Rahatsızlığı yüzünden secdeye tam olarak eğilemeyen kimsenin, secde yerini sandalye veya yastık gibi bir şeyle yükseltmesi gerekmez. Rükû ve secdeleri gücünün yettiği kadar eğilerek ima ile yapar. İmâ; namazda başı önüne doğru eğmek sûretiyle yapılan işarettir.( Döndüren, “İslâm’ın Engellilere Tanıdığı Kolaylıklar ve Ruhsatlar”, s. 9)

Hz. Peygamber’e gelen bir adam, hafızasından şikayetle Kur'ân’dan hiçbir şeyi ezberinde tutamadığını, kendisine namazda yeterli olacak bir şeyi öğretmesini istemişti. Hz. Peygamber de ona “Allah’ım! Bana acı, rızık ver, beni affet ve beni doğru yola ilet.” gibi basit ve kısa bazı duâlar öğretti. Adam kalkıp gidince de şöyle buyurdu: “Bu adam söylediklerimi yaparsa, elini hayırla doldurmuş olur.” (Ebû Dâvûd, Salât, 135. Ahmed b. Hanbel., Müsned, IV, 356.)
Burada da Hz. Peygamber, hafızası zayıf olan sahâbî için kolaylaştırıcılık ilkesini devreye sokarak zor durumda olan bu kişinin durumuna çözüm getirmiştir.

 Kur'ân’da haccın farziyyetini anlatan “..oraya gitmeye gücü yeten kimselerin, Kâbe’yi ziyaret etmesi Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır”(Âl-i İmrân, 3/97)  âyetindeki “güç yetirme (istitâa)”, bedenî ve mâlî yeterliliği kapsar. Bedensel yeterlilik de, zihinsel ve bedensel önemli bir engelin bulunmamasını gerektirir.(Döndüren, “İslâm’ın Engellilere Tanıdığı Kolaylıklar ve Ruhsatlar”, s.12)

Aynı şekilde oruç ibâdeti de sağlıklı ve oruç tutabilecek güçte olan kişilere farzdır. Savaşa katılmak isteyip de özrü nedeniyle savaşa katılamayanların, iyi niyetlerinden dolayı savaşa katılanların ecrini/sevabını alacaklarını ifade eden hadisler vardır. Hz. Peygamber, Tebük savaşından dönerken, özründen dolayı Medine’de kalmış, savaşa katılamamış kişiler hakkında şöyle buyurmuştur:“Siz Medine’de bir takım kimseler bıraktınız ki, siz yürüdükçe ve bir vâdiyi geçtikçe, onlar da orada sizinle birliktedir.” “Onlar Medine’de iken, nasıl bizimle olurlar?” sorusuna: “Evet onlar Medine’de, fakat kendilerini özürleri alıkoydu.” buyurmuştur.( Buhârî, Cihâd, 35,)  Başka bir rivâyette ise “Şüphesiz siz Medine’de bir takım adamlar bıraktınız. Siz bir vadiyi geçmez, bir yola girmezsiniz ki, onlar size ecirde ortak olmasınlar. Çünkü onları özürleri alıkoymuştur.” şeklinde buyurmuştur.( İbn Mâce, Cihâd, 6)

Engellilere getirilen bu kolaylıklar bize gösteriyor ki ,  onlara gerekli olan kolaylıklar gösterilerek ibâdetlerden kopmamaları sağlanmış olmaktadır. Eğer engellilere bu tür kolaylıklar sağlanmamış olsaydı bu kişiler, kendi dertlerinin yanı sıra ilave zorluk ve sıkıntılar yaşayacaklardı. Belki bir kısmı, zorluklardan dolayı ibâdetlerini yerine getiremeyecek ve bunun üzüntüsünü çekeceklerdi.
Yüce Allah’a şükürler olsun ki     İslam dinini yaşamayı  bizlere her şartta kolaylaştırmış ve gücümüzün üzerinde bir sorumlulukla bizleri  mükellef kılmamıştır.
 Rabbim bizleri  ibadetlerini   ihlasla yapanlardan eylesin.
MEAL OKUYORUM
“O su ile sizin için ekinler, zeytinlikler, hurma ağaçları, üzüm bağları ve her türden daha nice ürünler yetiştirir. Şüphesiz ki bunda sistemlice düşünen bir toplum için elbette tevhidi gösteren kesin bir delil vardır.”
(Nahl 16/11)
GÜNÜN DUASI
"Allahım! Ömrümün sonunu hayatımın en hayırlı zamanı yap. Son amellerimi en hayırlı amellerim eyle. Sana kavuşacağım günü yaşadığım günlerimin en hayırlısı eyle."
 
(İmam Nevevî, el Ezkâr, n. 194)
HER GÜNE BİR HADİS
 
“İnsanlara merhamet etmeyene Allah da merhamet etmez.”
(Buhari, tevhid 2)
BİR SORU-BİR CEVAP
 
Zekât taksitle ödenebilir mi?
 Zekâtta asıl olan, kişinin üzerine terettüp eden zekâtı bir an önce ödemesidir. Ancak peşin ödeme imkânı bulunmayan durumlarda bir yıl içinde taksitle de ödenebilir (Bkz. İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, III, 191-192).
(Fetvalar,DİB Yay.syf.247)
ECC Tur
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

Göksel Tantuni Eskişehir