21 Eylül 2020 00:45
-A +A
Hüseyin Güven

Hüseyin Güven

(KOVİD-19) SAYILARA GÜVEN YOK MU?

Türkiye’de ilk Covid-19 vakası 11 Mart’ta görüldü malumunuz…
 
Pandemi psikolojik bir kavram ve şakası yok /bildiğin öldürüyor!
 
Maalesef insanoğlu virüsten ziyade kısıtlanmıştık, engellenmiştik, belirsizlik ve baş edilemez bir tehlike algısıyla yüz yüze kaldı ilk günlerde…
 
Karantinalar, yasaklar, alınan önlemlerle birlikte özgürlüklerimiz kısıtlandı /tüm bunları hep birlikte yaşadık…
 
Ekonomik, toplumsal yaşam ve dahi her şeyin hızla değiştiğine şahit olduk /oluyoruz…
 
Alınan tedbirler ve sokağa çıkma kısıtlamaları ile verilen mücadele neticesinde vaka sayıları 900’lü rakamların altına düşmüştü… Fakat çeşitli nedenlerle vaka sayılarında ciddi artış gözlendiği bir gerçek…
 
Son aylarda biraz rahatız!
 
Bu rahatlık maalesef doğrudan vaka artışlarına sebebiyet verdi…
 
Telaffuz edilen rakamlar vatandaşları korkutur oldu! Korkutmalı da…
 
BAKIN NE DİYOR HABERDE!
 
Burada duralım ve geçtiğimiz hafta arkadaşlarımızın yapmış olduğu bir haberden dem vuralım…
 
Haber içeriğinde aynen şunlar yazıyordu;
 
  • Eskişehirli vatandaşlar, pandeminin ilk dönemlerinde açıklanan vaka sayılarına inandıklarını fakat son süreçte açıklanan sayılara inanmadıklarını ifade ediyor…
  • Bir kısım vatandaş pandeminin ilk dönemlerinde açıklanan sayılara inandıklarını, fakat son dönemde gerçek sayıların gizlendiğini düşünüyor.’
 
Ve dahası…
Bu haber gazetemizde de yayınlandı /okumuşsunuzdur…
 
Yapılan röportajlarda bakın ne düşünüyor vatandaş!
 
TEVHİDE ÇORAK:
Ben evde geçirdim pandemiyi genelde. Çok az dışarı çıktım. Rakamlara inanmıyorum. Çünkü kurallara uyulmuyor. Kendi kendimizi korumalıyız. Bakan Koca’ya teşekkür ediyorum. Ama şöyle çevreye baktığımda verilen verilere inanmıyorum. Bir güvensizlik var maalesef.
 
MUALLA ESER:
Evdeyiz daha çok. Piknik, düğün, tatil yok bizde. Artış var vakalarda. Yetkililer hep uyarıyor insanları. Ama kurallara uymayan çok. Vaka sayıları artmış. Ben bakıyorum şöyle çevreme de vaka sayılarının daha fazla olması lazım. Bakın düğünler, eğlenceler, piknikler herkes kalabalıkta.
 
ABDULLAH AL:
Herkesin ağzı açık. Televizyondan takip ediyoruz artış var vakalarda. Komşumuzun karantina durumu oldu. Sağlık kurumunu aramış. ‘Hangi birini karantinaya alalım’ demişler. Eskişehir’de çok varmış deniyor ama ne kadar doğru ne kadar yanlış bilmiyoruz. Vaka sayıları daha yüksek bence.
 
NURSEL AL:
Vaka sayıları yükseliyor bence. Hatta tam olarak söylenmiyor bence. Saklanılıyor yani. Çok tedirginiz. Çöp atmaya bile çıksam maske takıyorum. Korkuyorum. Ama gençler özellikle hiç uymuyor kurallara. Bu şekilde rahat olursa insanlar tabi vaka sayılar artar. Dikkatli olmalıyız
 
Ve dahası…
 
Şimdi gelin lütfen birlikte yorumlayalım…
 
***
 
YORUM(lu)YORUM…
 
‘Bir gerçek var ki artış çok fazla.’
 
Görüyoruz ki artık vakalar konu-komşu, hısım-akraba hatta bazılarımızın hanelerimize geldi çattı kaşlarını...
 
İlk günkü gibi olmadığı da kesin, hatta kat be kat daha fazlası...
 
Şu ana kadar hısım, akraba ve arkadaşlarımdan kaybettiklerim oldu, şaka değil gerçek, birçok olaya da şahitlik ettim birçoğumuz gibi…
 
Velev ki vaka sayıları açıklanandan daha fazda!
 
  • Peki, öyle olunca takacak mıyız oramıza buramıza taktığımız maskemizi ağzımıza burnumuza?
  • Daha mı fazla uyacağız /aldırmadığımız kurallara?
  • Uyacak mıyız bizim için alınan (uymadığımız) kurallara?
  • Fiziksel mesafeyi daha mı fazla koruyacağız açıklanmıyor denilen rakamlar açıklandığında?
  • Düğünü-bayramı, çarşıyı-pazarı, tatili-plajı, keyfi ala gezmeleri, tozmaları daha mı az yapacağız?
 
Kurallara uymak için illa rakamların patlaması mı gerekiyor?
 
Kaldı ki her rakam bir insan…
 
KİM DEMİŞ KABİR AZABI YOK DİYE!
 
Buyurun ben ifade edeyim Eskişehir’i kısaca…
 
  • Hastanelerimizin kapasitesi her geçen gün hızla doluyor…
  • Aciller fıkır fıkır hasta kaynıyor,
  • Hastalardan ziyade temaslılar evlerinde karantinadalar…
Ve dahası…
 
Bir yakınımın iş arkadaşı karantina günlerini anlatıyor /inançlıda birisi…
Kim demiş kabir azabı yok diye’ diyerek özetliyor durumu kaldı ki evinden 14 gün çıkamadı hepsi bu…
 
  • O 14 gün hastane de tedavi olarak ta geçebilirdi,
  • Kim bilir belki yoğun bakım ünitesinde,
  • Belki de entübe cihazına bağlı olarak hayattan bir haber…
Ve belki de ölümle de sonuçlanabilirdi…
 
BEN ŞAHİT OLDUM!
 
  • Siz hiçbir yakınınızın /akrabanızın virüse yakalandığını, akabinde yoğun bakıma alındığını ve Kovid-19’dan öldüğü haberini aldınız mı?
 
Ben aldım!
 
  • Peki, siz, abi dediğiniz, muhabbet ettiğiniz bir arkadaşınızın virüse yakalandığını, ertesi gün yoğun bakıma alındığını, ‘immün plazma’ tedavisi için gönüllü plazma bağışçısı arayıp, 2 gün sonra ölüm haberini aldınız mı?
 
Ben aldım!
 
  • Peki virüse yakalanmış, iyileşmiş(!) kişilerle veyahut yakınlarıyla konuştunuz mu?
 
  • ‘Abi eşim artık zor yürüyor, apartman katı çıkamıyor, nefes almakta bile zorlanıyor.’ dediklerine şahit oldunuz mu?
 
Ben oldum!
 
Yatmayın kulağınızın üzerine sizlerde oldunuz, duydunuz benzeri şeyleri, etrafınıza bakın kâfi!
 
Bu örnekler o kadar fazla ki anlatamam!
                                                   
KURALLARA NEDEN UYMUYORUZ?
 
Allah cc aşkına soralım kendimize…
 
Pandemiye, tüm bu ölümlere rağmen insanları kurallara neden uymuyoruz?
 
Bilim insanları harıl harıl çalışıyor aşı, tedavi yöntemleri için… Diğer yandan da bu insanlar neden urllara uymuyor diye çalışıyorar /eminim bu daha çok yoruyordur onları…
 
İnsanoğlu tedbirlere ne kadar bağlı kalınırsa pandemi de o kadar çabuk atlatılacağını düşünmeli…
 
Gerçeklerden kaçarak, kurallara uymayı redderek bir yere varılamayacağını bilmeli!
 
Bilim insanları kuralları çiğnenin, aykırı davranışların kültürel, demografik ve psikolojik faktörlerle şiddetlendiğini düşünüyorlar...
 
Hadi diyelim ki bireyci kültürlerdeki insanlar kuralları reddediyor, peki bize ne oluyor Allah cc aşkına?
 
Biz Türk Milletiyiz /farklıyız…
 
Londra'daki King’s College Politika Enstitüsü'nden Michael Sanders ise ‘Örneğin, maske takmanın başkalarını korumaya yardımcı olacağını söylerseniz, bireysel kültürlerdeki insanlar daha az ilgilenir’ diyor…
 
İLLA KORKU SALMAK MI GEREKLİ?
 
Bilim insanları buna da ‘evet’ diyor /tabi dozunda!
 
İlginç olan ise siyasi bölünmelerin olduğu toplumlarda, insanoğlu yöneticilerin tavsiyelerine uymuyor hatta karşıt söylemler oluşturuyor…
 
Fiziksel mesafeyi korumak zor çünkü genetik kodlalrımızda muhabbet ve etkileşim var, lakin mesafeyi korumak zorundayız…
                 
HEP BİRLİKTE SAVAŞMALIYIZ!
 
Ezcümle;
 
Bu bir pandemi…
Dünyanın problemi ve bunu hep birlikte aşacağız…
 
Eğer ki birçok kişi kurallara uymaz, esnetir azıcık ihlal ederse bile, sonuç kimsenin kurallara uymadığı durumdan farklı olmaz /olamaz bu da bilimsel bir gerçek…
 
Hepimiz aynı cephedeyiz…
Dünyada epi-topu 10 gr olduğu varsayılan bir virüs hepimizi dört duvar arasına tıktı…
 
Hani diyor ya yarasa ‘Naber la eve tıktıklarım?’ Daha da tıkılmak istemiyorsak kurallara uyalım…
 
Sevdiklerimizden ayrı kalmak, hastalıklarına şahit olup ölmelerini istemiyorsak, her gün açıklanan veri tablosunda yer almalarını istemiyorsa lütfen kurallara uyalım, uymayanları ‘Yunus diliyle’ uyaralım…
Kaldı ki o tabloya herkes eşit mesafede unutmayalım!
Ve her rakam bir insan…
Önce tedbir, sonra tevekkül…
Ves’selam…
 

Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Sayfalar
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...

Eskişehir Yenigün GazetesiHaber Yazılımı Haber Scripti