AKORTSUZ  “DEMOKRASİ”

15 Haziran 2022 00:00
A
a

 
Demokrasi adını duyunca zevkten dört köşe oluyorum. Hemen müzik setini açıyorum.
Öyle bilgisayardan falan dinlemiyorum.
Zira müzik dinlemek zevk ister.  Bilgisayardan da dinlenmez.
 
Mekanda söyleyince de keyif alıyoruz.
Sevdiğim şarkılar, var. Konu başlığı demokrasi olunca bazı şarkılar bana çağrışım yapar.
Semahat Özdenses’ in uşşak bir eseri onlardan biri.
Her mevsim içimden gelir geçersin.                                                                          
Sen vefâsız yolcu kalbim virân edersin                                                                   
Merhabâ demeden elvedâ dersin
Sen vefâsız yolcu kalbim virân edersin.
Bu şarkıyı Haşim Ateş çok sever. Öyküsü vardır. Bana wapsattan göndermişti.
Aklıma geldikçe dinlerim! 
Kim bilir bunu dinlerken derin bir nefes aldıktan sonra duygusal olarak çarpan kalbinden neler geçmiştir!
 
Bizdeki Demokrasi alla turca müzik gibidir.
Ses ve beste güzel olursa! Dinlenir.
*****
Akortsuz sesler demokratik kulağı tırmalar.
Daha doğrusu “demokrasiyi” hiç mi hiç, bilmiyoruz.
Sadece, bildiğimizi sanıyoruz.
Kendimize göre demokrasi.
Demokrasi bizlere, Adana şalvarı gibi bol geliyor.
Hem de en ilerisinden. Bir sağa, bir sola gidiyor.
Seçim zamanı sandığa gidiyoruz.
Oyumuzu kullanıyoruz.
Bazılarımız, geçersiz oy kullanıyor.
Bazılarımız sandığa bile gitmiyor.
İradesini belirtmiyor.
Sonra? Nasıl bir demokrasi bu diye hayıflanıyoruz..
****
Yollar yürümekle aşınmaz..
Demokrasi diye, bas bas bağırıyoruz.
Yürüyüşler yapıyoruz.
Hak aradığımızı sanıyoruz.
Ama, kırıp döküyoruz.
Demokrasi nedir bilmiyoruz?
Demokrasi tramvaydır, istediğimiz durakta ineriz dediniz mi “ takkiye” yapmış olursunuz.
Takkiyeli demokrasi diyorlar buna.
Böyle olunca da Demokrasimizde, “takkeli” olur.
Eskiden Harbiyeli, Tıbbiyeli, Mülkiyeli üçlemesi vardı.
Demokrasimizin pardon Cumhuriyetimizin kodlarını bunlar yazıyordu. Şimdi bunları hatırlayan yok.
Yeni moda ileri demokrasi  “takkiye” yapabilecek meziyetlere sahip olmak yeterli. Bunlar varsa, liyakat sahibisiniz demektir.
Elhamdülillah!
*****
Aslında biz DEMOKRAT falan değiliz.
Sadece maskeler takıyoruz.
Sonra bas bas günlerce bağırıyoruz.
Ülkede demokrasi yok diye!
Bu kadar ikiyüzlülük olur mu?
Toplum olarak, demokratik düşünceye yatkın değiliz.
Fikirlerin hapsedilen bir ülkede demokrasi olmaz.
CHP döneminde de böyleydi.
Şimdi de böyle.
Değişen bir şey yok.
Demokrasiden anladığımız bu.
 
*****
Son zamanlarda herkes bir “role” soyunur oldu.
Dikkat! Ettiniz mi bilmem?
Hiçbir sorumluluğu bulunmayan fakat her yerden, her kareden başını uzatıp etkili olmak isteyen, yeni bir türler çıktı ortaya.
MUTASYON’lu tipler..
Kimisi, mafya, suç örgütü lideri.
Kimisi, yazar, çizer, kimisi sözde adamı.
Kimisi, ne demekse üst düzey memur.
Kimisi, sendikacı.
Kimisi sözde STK. Lideri..
Kimisi, gazeteci, TV ekâbirlerinden.
Kimisi,Covid lideri..
Merak etmeyin bunlar eskiden de vardı?
Vesayetçi sistemde, maşallah ganiydi.
Şimdilerde gani gani var.
*****
Biz bunlara “hariçten gazel” okuyanlar diyoruz.
Şimdi, bu sayı her geçen gün hızla artıyor..
Eskiden sınırlı sayıda idi.
Şimdi ise, sosyal medya da maşallah.
Komplo teorileri ekranda uçuşuyor.
Sosyal medya da klavye kahramanları, “avatarlar” çok...
Özgeçmişlerine göz atınca, siyasetçi, genel müdür, yaşam koçu, TV programcısı, gazeteci, yazar. İlçe başkanı.
Sıfatlar, unvanlar var, var, var...
Vay! Be diyorsun?
Ne mükemmel dolu dolu biri.
Tanıyorsun bu tipleri
Damlalar kadar değerleri yok.
180. derece “U” dönüşleri..
Metaverse dünyalarında hayal kuruyorlar! Neler neler olmuşlar?
****
Kısa kısa...
Müjdeler bir bir gerçekleşiyor...
2023 de, Karadeniz gazı artık mutfaklarda olacak.
Kim? Derdi ki Cumhuriyetimizin 100.yılında Karadeniz’den doğalgaz çıkacak ve mutfağımıza kadar gelecek.
O kadar alışmıştık ki “RUS” gazına.
Mavi Vatan'daki filonun “En güçlüsü” olarak görev yapacak olan sondaj geminin adını Abdülhamid Han koyduk.
Şimdi görün.
Seçimlere giderken ne gazlar çıkacak?
Gaz ucuzlayacak?
****
Temmuz da, işçi ve bağ kur emeklilerin enflasyon farkları verilecekmiş.
Bunu da zam yaptık diye reklam yapacaklar.
Farklar TÜİK enflasyonuna göre olacak elbette.
Fantastik rakamlar..
Bu rakamlar gerçek değil. Hayat pahalılaşmış. Elektrik ve doğal gaz artışlarına bir bakın.
Gıda fiyatları almış başını gitmiş.
Eskiden emekli olmuşlar büyük hayal kırıklığını yaşayacaklar.
Efendim; Enflasyon, 2023 yılının mart-nisan ayında düşecekmiş.
Hayır, duaları ile. İnşallah!
Enflasyonu nemlendirir.
 
BİZ BÜYÜK BİR AİLEYİZ..
Yılmaz Büyükerşen ev sahipliğini yaptı. 9 Belediye başkanı Eskişehir’de toplandı.
-İşbirliği, enerji giderleri, artan maliyetler ekonomik durum konuşuldu. Bu işin uzmanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen.

UMUTSUZ OLMAYIN.
"Bizlere güvenerek Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini veren değerli halkımız umutsuz olmasın. Ülkemizdeki hayat pahalılığı ve siyasal krizlere rağmen bu karanlık günleri birlikte aşacağız. Büyükşehir belediye başkanları olarak halkımızın üzerine çöken kara bulutları dağıtmak için hep birlikte canla başla yılmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
****
Masada Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı meselesi. Bir taraftan yuvarlak masa... Diğer taraftan umutlarımız!
Nasıl? Bir cumhurbaşkanı olmalı meselesi konuşuluyor.
Erdoğan 3. Dönem aday olabilir mi meselesi konuşuluyor..
Ah! Keşke Kılıçdaroğlu Parti meclisine danışsaydı. Keşke demokrat olsaydı. Keşke istişare etseydi. 2014 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde çatı aday olarak Ekmeleddin İhsanoğlu’ nu aday göstermeseydi.
Keşkeler ders olmalı.
Kılıçdaroğlu’nun affedilmez yanlışlığı.
Türkiye’nin nasıl? Bir Cumhurbaşkanına ihtiyacı var sorusunun cevabını vermeden aday belirlenemez.
İnşallah bu kez hata yapmazlar. 
 
Günün sözü..
Unutma! Doğru söz işine gelmeyenlerin zoruna gider..
AKORTSUZ  “DEMOKRASİ”
 
Demokrasi adını duyunca zevkten dört köşe oluyorum. Hemen müzik setini açıyorum.
Öyle bilgisayardan falan dinlemiyorum.
Zira müzik dinlemek zevk ister.  Bilgisayardan da dinlenmez.
 
Mekanda söyleyince de keyif alıyoruz.
Sevdiğim şarkılar, var. Konu başlığı demokrasi olunca bazı şarkılar bana çağrışım yapar.
Semahat Özdenses’ in uşşak bir eseri onlardan biri.
Her mevsim içimden gelir geçersin.                                                                           Sen vefâsız yolcu kalbim virân edersin                                                                    Merhabâ demeden elvedâ dersin
Sen vefâsız yolcu kalbim virân edersin.
Bu şarkıyı Haşim Ateş çok sever. Öyküsü vardır. Bana wapsattan göndermişti.
Aklıma geldikçe dinlerim!  Kim bilir bunu dinlerken derin bir nefes aldıktan sonra duygusal olarak çarpan kalbinden neler geçmiştir!
 
Bizdeki Demokrasi alla turca müzik gibidir.
Ses ve beste güzel olursa! Dinlenir.
*****
Akortsuz sesler demokratik kulağı tırmalar.
Daha doğrusu “demokrasiyi” hiç mi hiç, bilmiyoruz.
Sadece, bildiğimizi sanıyoruz.
Kendimize göre demokrasi.
Demokrasi bizlere, Adana şalvarı gibi bol geliyor.
Hem de en ilerisinden. Bir sağa, bir sola gidiyor.
Seçim zamanı sandığa gidiyoruz.
Oyumuzu kullanıyoruz.
Bazılarımız, geçersiz oy kullanıyor.
Bazılarımız sandığa bile gitmiyor.
İradesini belirtmiyor.
Sonra? Nasıl bir demokrasi bu diye hayıflanıyoruz..
****
Yollar yürümekle aşınmaz..
Demokrasi diye, bas bas bağırıyoruz.
Yürüyüşler yapıyoruz.
Hak aradığımızı sanıyoruz.
Ama, kırıp döküyoruz.
Demokrasi nedir bilmiyoruz?
Demokrasi tramvaydır, istediğimiz durakta ineriz dediniz mi “ takkiye” yapmış olursunuz.
Takkiyeli demokrasi diyorlar buna.
Böyle olunca da Demokrasimizde, “takkeli” olur.
Eskiden Harbiyeli, Tıbbiyeli, Mülkiyeli üçlemesi vardı. Demokrasimizin pardon Cumhuriyetimizin kodlarını bunlar yazıyordu. Şimdi bunları hatırlayan yok.
Yeni moda ileri demokrasi  “takkiye” yapabilecek meziyetlere sahip olmak yeterli. Bunlar varsa, liyakat sahibisiniz demektir.
Elhamdülillah!
*****
Aslında biz DEMOKRAT falan değiliz.
Sadece maskeler takıyoruz.
Sonra bas bas günlerce bağırıyoruz.
Ülkede demokrasi yok diye!
Bu kadar ikiyüzlülük olur mu?
Toplum olarak, demokratik düşünceye yatkın değiliz.
Fikirlerin hapsedilen bir ülkede demokrasi olmaz.
CHP döneminde de böyleydi.
Şimdi de böyle.
Değişen bir şey yok.
Demokrasiden anladığımız bu.
 
*****
Son zamanlarda herkes bir “role” soyunur oldu.
Dikkat! Ettiniz mi bilmem?
Hiçbir sorumluluğu bulunmayan fakat her yerden, her kareden başını uzatıp etkili olmak isteyen, yeni bir türler çıktı ortaya.
MUTASYON’lu tipler..
Kimisi, mafya, suç örgütü lideri.
Kimisi, yazar, çizer, kimisi sözde adamı.
Kimisi, ne demekse üst düzey memur.
Kimisi, sendikacı.
Kimisi sözde STK. Lideri..
Kimisi, gazeteci, TV ekâbirlerinden.
Kimisi,Covid lideri..
Merak etmeyin bunlar eskiden de vardı?
Vesayetçi sistemde, maşallah ganiydi.
Şimdilerde gani gani var.
*****
Biz bunlara “hariçten gazel” okuyanlar diyoruz.
Şimdi, bu sayı her geçen gün hızla artıyor..
Eskiden sınırlı sayıda idi.
Şimdi ise, sosyal medya da maşallah.
Komplo teorileri ekranda uçuşuyor.
Sosyal medya da klavye kahramanları, “avatarlar” çok...
Özgeçmişlerine göz atınca, siyasetçi, genel müdür, yaşam koçu, TV programcısı, gazeteci, yazar. İlçe başkanı.
Sıfatlar, unvanlar var, var, var...
Vay! Be diyorsun?
Ne mükemmel dolu dolu biri.
Tanıyorsun bu tipleri
Damlalar kadar değerleri yok.
180. derece “U” dönüşleri..
Metaverse dünyalarında hayal kuruyorlar! Neler neler olmuşlar?
****
Kısa kısa...
Müjdeler bir bir gerçekleşiyor...
2023 de, Karadeniz gazı artık mutfaklarda olacak.
Kim? Derdi ki Cumhuriyetimizin 100.yılında Karadeniz’den doğalgaz çıkacak ve mutfağımıza kadar gelecek.
O kadar alışmıştık ki “RUS” gazına.
Mavi Vatan'daki filonun “En güçlüsü” olarak görev yapacak olan sondaj geminin adını Abdülhamid Han koyduk.
Şimdi görün.
Seçimlere giderken ne gazlar çıkacak?
Gaz ucuzlayacak?
****
Temmuz da, işçi ve bağ kur emeklilerin enflasyon farkları verilecekmiş.
Bunu da zam yaptık diye reklam yapacaklar.
Farklar TÜİK enflasyonuna göre olacak elbette.
Fantastik rakamlar..
Bu rakamlar gerçek değil. Hayat pahalılaşmış. Elektrik ve doğal gaz artışlarına bir bakın.
Gıda fiyatları almış başını gitmiş.
Eskiden emekli olmuşlar büyük hayal kırıklığını yaşayacaklar.
Efendim; Enflasyon, 2023 yılının mart-nisan ayında düşecekmiş.
Hayır, duaları ile. İnşallah!
Enflasyonu nemlendirir.
 
BİZ BÜYÜK BİR AİLEYİZ..
Yılmaz Büyükerşen ev sahipliğini yaptı. 9 Belediye başkanı Eskişehir’de toplandı.
-İşbirliği, enerji giderleri, artan maliyetler ekonomik durum konuşuldu. Bu işin uzmanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen.

UMUTSUZ OLMAYIN.
"Bizlere güvenerek Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini veren değerli halkımız umutsuz olmasın. Ülkemizdeki hayat pahalılığı ve siyasal krizlere rağmen bu karanlık günleri birlikte aşacağız. Büyükşehir belediye başkanları olarak halkımızın üzerine çöken kara bulutları dağıtmak için hep birlikte canla başla yılmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
****
Masada Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı meselesi. Bir taraftan yuvarlak masa... Diğer taraftan umutlarımız!
Nasıl? Bir cumhurbaşkanı olmalı meselesi konuşuluyor.
Erdoğan 3. Dönem aday olabilir mi meselesi konuşuluyor..
Ah! Keşke Kılıçdaroğlu Parti meclisine danışsaydı. Keşke demokrat olsaydı. Keşke istişare etseydi. 2014 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde çatı aday olarak Ekmeleddin İhsanoğlu’ nu aday göstermeseydi.
Keşkeler ders olmalı.
Kılıçdaroğlu’nun affedilmez yanlışlığı.
Türkiye’nin nasıl? Bir Cumhurbaşkanına ihtiyacı var sorusunun cevabını vermeden aday belirlenemez.
İnşallah bu kez hata yapmazlar. 
 
Günün sözü..
Unutma! Doğru söz işine gelmeyenlerin zoruna gider..
 
ECC Tur
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

Göksel Tantuni Eskişehir