Aslıcan Özgür İleli

BEYAZ BASTON

11 Ocak 2021 00:30
A
a
Ercan Kardeşler Kuyumculuk
Merhaba, Değerli Okurlar
Toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla her yıl dünyada 7-14 Ocak tarihleri arası Beyaz Baston Körler Haftası olarak anılmaktadır.
Beyaz Baston, 1921 yılında Londra'da trafik kazası sonucu görme yetisini kaybeden bir fotoğraf sanatçısı, dış dünyanın kendisini fark etmesi ve dikkat çekmesi için bastonunu beyaza boyayarak dolaşmaya başlar. Bu hareketle birlikte,1931′de Fransız Körler Örgütü, körlerin bastonunun beyaza boyanmasını ve beyaz baston adıyla simgeleştirilmesini kararlaştırır. Ve bu simgeyle beraber Dünyada her yıl Ocak ayının ikinci haftası olan 7-14 Ocak tarihleri ‘Beyaz Baston Körler Haftası’  olarak kabul edilerek,  resmi ve sivil çeşitli kuruluşlar yaptıkları etkinliklerle göz sağlığının önemini vurgulamakta, görme özürlü kişilerin bu durumdan kaynaklanan sorunlarına çözüm yolları araştırılmaktadır.
Görme yeteneğinin bulunmaması ya da yitirilmiş olması anlamına gelen körlük, görme merkezinin ya da görme sinirinin zarar görmesi, ya da çeşitli hastalıklar sonucu sonradan ortaya çıkabildiği gibi, doğuştan da gelebilir. Dünyada 10 milyon kadar kişinin, çoğunlukla önlenebilir nedenler yüzünden görme yeteneğinden yoksun kaldığı sanılmaktadır. Görme duyusu hayati önem arz ettiği için göz sağlığını koruyarak sonradan oluşabilecek görme kaybının önüne geçilebilir. Özellikle periyodik göz kontrollerinin yapılması, birçok göz hastalığının henüz belirtileri başlamadan önlenmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasını sağlayacaktır.
GÖRMEMEK KÖTÜ BİR ŞEY MİDİR?
İnsanoğluna yaratılış gereği diğer canlılardan ayırt edici bazı özellikler verilmiştir.Bunlardan en temeli ise takdir ederseniz ki akıldır.Diğer canlıların ise (canlılar dünyasının geneli) insanla ortak özelliği 5 duyu organına sahip olmasıdır.Bu 5 duyu organından birisi olan görme yeteneği en temel ihtiyaçlarımızdan birisidir.
Peki, görme yeteneğinin kaybolması insanı kötü, acınası, üzücü bir duruma düşürür mü?
Kesinlikle hayır.
Görme engelli kişi, himayeye muhtaç, acınacak ve çaresiz bir insan değildir.Görme engelli bir birey toplumun kendisine acımasını üzülmesini istemez.Yani görme engelli bir kişinin yaşadığı en önemlisorun, gözlerinin görmemesi değil, toplumun görme engellilerle ilgili yanlış anlayış ve önyargılarıdır; kendisine sağlanan olanakların yetersizliği ve diğer insanlarla arasındaki fırsat eşitsizliğidir.
Eğer görme engellilere de yaşamın her alanında gerekli fırsat eşitliği ve yeterli olanaklar sağlanırsa, görme sorunu olması o insanlar için basit bir fiziksel sorun düzeyine inecektir. Bugün ülkemizde görme engellilerin ulaşmak istediği başlıca hedef, herkesle eşit hak ve olanaklara sahip olmak,toplumla kaynaşmak ve günlük yaşamlarını sürdürürken bağımsız ve özgür olabilecekleri koşullara sahip olmaktır.
GÖRME ENGELLİ VATANDAŞLARIMIZA NASIL YARDIMCI OLABİLİRİZ?
Bu konu ile alakalı daha önce gerçekleştirdiğim bir sosyal sorumluluk projesi kapsamında görme engelli bireylerin sorunlarını bir nebze olsa da yakından dinleme fırsatı bulup onların sesi olmaya çalışmıştım. Derneklerde,benimle paylaştıkları en büyük sorunları olarak ise bana“Kendilerine toplumdan farklı görülen birisi gibi davranılmasından rahatsız olduklarını söylemişlerdi”.Kendilerine karşı nasıl davranılması, nasıl yardımcı olunması gerektiği ile alakalı konularda beni aydınlatmışlardı ve bununla ilgili olarak hazırladıkları broşürü vermişlerdi.
O BROŞÜRDEAŞAĞIDAKİBİLGİLERYAZMAKTAYDI
  • Siz onun koluna değil, o sizin kolunuza girmelidir. Çünkü kaldırım kenarı veya merdiveni anlaması için yarım adım gerinizden gelmesi gerekmektedir.
  • Merdiven inerken yol gösterici olabilirsiniz.
  • Kaldırım iniş ve çıkışlarında sürekli sözlü uyarılara gerek yoktur. O sizi yarım adım geriden izlediği için biraz yavaşlamanız yeterlidir.
  • Ona ismiyle hitap ediniz. Aksi halde kiminle konuştuğunuzu anlayamayabilir. Konuşurken görmek gibi kelimeleri kullanmaktan çekinmeyin ve yanından ayrılacağınız zaman sözlü olarak bildiriniz.
  • Eğer size yol veya yön sorarsa, sözcüklerle kesin ve anlaşılır biçimde izah ediniz. El ile işaret etmenin veya göze hitap eden işaretler kullanmanın yararı yoktur. Görme engelli birini uzaktan bağırarak yönlendirmeniz hem rahatsız edici hem de tehlike yaratıcı olabilir. Olanağınız varsa yardım etmek için yanına gidiniz. Duraklarda hangi otobüsün geldiğini öğrenmek isteyip istemediğini sorabilirsiniz. Sizin otobüsünüz daha önce gelirse ayrılacağınızı mutlaka belirtiniz. Yardıma ihtiyacı olmayan bir görme engelliye yardım etmeye kalkışmanız sadece size vakit kaybettirir.
  • Kapıları yarı açık bırakmayınız. Onunla daha önce tanımadığı bir odaya girerseniz, onu odanın ortasında yalnız bırakmayınız. Bir sandalye veya koltuğa kadar götürünüz.
  • Yemekte et varsa, kesmekte yardım isteyip istemediğini sorabilirsiniz. Yemeklerin yerini ayrıntılı olarak tarif ediniz.
  • Yatılı konuk olarak evinize geldiğinde ona tuvaletin, gardrobun, pencerenin, prizin ve elektrik düğmesinin yerini gösteriniz. Ayrıca, lambaların açık olup olmadığını, elektrik düğmelerinin hangi yönde açık ya da kapalı olduğunu bilmek isteyebilir.
GÖRME ENGELLİLER İÇİN NE GİBİÇALIŞMALARYAPILMAKTADIR?
Ülkemizde 16 görme engelli ilköğretim okulu bulunmaktadır.Aslında bu sayı ülkemiz standartlarınagöre oldukça düşük bir sayıdır.Her ilde bir tane okul olması ya da bu sayının artmasıgerekmektedir.
Bunun dışında görme engelli kardeşlerimiz açısından son yıllarda yapılan birçok çalışmalar sözkonusudur.
Teknolojinin gelişimi ile birlikte hayatımızın birçok yerinde ve alanında bu çalışmalara rastlıyoruz.Son yıllarda yapılan engelleri kaldıralım projesi ile birlikte gelen bu çalışmalar engelli kardeşlerimize biraz da olsa yardımcı olabilmektedir.
Ayrıca görme engelliler 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 53. maddesine göre çıkarılan"Sakatların Devlet Memurluğuna Alınma Şartları ile Hangi İşlerde Çalıştırılacakları Hakkında Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde Devlet Memuru olarak çalışabilmektedirler.Bir kamu kuruluşunun çalıştırdığı memurların %3'ü oranında engelli memur çalıştırma zorunluluğu vardır.
Yine 4857 Sayılı İş Kanunun 30.maddesine göre 50 ve 50'nin üzerinde işçi çalıştıran kamu ve özel işyerlerinin %3 oranında engelli işçi çalıştırmaları zorunludur.
UNUTMAMALIYIZ Kİ ;
Gözler engelli olabilir ama gönüller engelli olmasın…
Haftaya görüşmek üzere…
 HUKUKLU GÜNLER
AV.ASLICAN ÖZGÜR İLELİ
 
 
 
 

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat