Deniz Çağlar Fırat

COVİD-19 SONRASI

10 Aralık 2021 00:29
A
a
Ercan Kardeşler Kuyumculuk

2019’un sonunda Çin’de görülen ve 2020’nin başında tüm dünyaya yayılan yeni tip coronovirüs Covit-19’un dünya genelinde yarattığı dalga ekonomiden politikaya, sağlıktan bilime tüm kurumlara olan bakışları değiştirmiş ve yeni bir dünyanın habercisi olarak algılanmıştır. Salgından dolayı hükümetlerin sınırları kapatması, evde kal çağrılarının yapılması, evden çalışma sistemlerinin yaygınlaşması, korumacı ve kollayıcı devlet politikalarının tekrar gündeme gelerek devletlerin özellikle ekonomik işleyişi ön plana çıkarmak için destek paketlerini hayata geçirmesi bu dönemin en belirgin özellikleri olmuştur. Bu dönemde tüm dünyada öne çıkan anahtar sözcükler ise sağlık sistemi, gıda maddeleri, bilişim ve bilim olmuştur.
Ekonomik çarkın dönmesi için bu dört kavram aslında geleceğin nasıl şekilleneceğinin habercisidir. Bu salgınla beraber tarım ve hayvancılık, tarım toprakları, meralar, otlaklar, yaylalar sulak alanlar geçmişte olduğu gibi gelecekte de büyük önem kazanacaktır. Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuray Ekşi’nin ifadesiyle “Salgın, tarımla ilgili alanların korunması için ciddi önlemler alınması gerektiğini ortaya koymuştur. Bundan sonra tarım ve hayvancılık, aksayan sanayi üretimi sebebiyle açlıkla mücadele edilmesinde en önemli araç haline gelecektir. Küreselleşme, uluslararası seyahatlere sınırlama getirilmesi, sınır güvenliği, göç ve iltica akımlarında devletlerin duyarlılığı artacak; bu konularda önleyici politikalar geliştirilecektir."
Koronavirüs krizinde hayata geçirdiğimiz veya daha sık uygulamaya başladığımız en önemli değişiklik ise birçok sektörde işe gitmeyip evden çalışmak, yani "homeoffice" yapmak olmuştur. Birçok açıdan tartışmalı olsa da günümüzün en öne çıkan bu özelliği hiç şüphesiz bilişim teknolojisini ve beraberinde dijitalleşmeyi hiç olmadığı kadar gündeme getirmiş ve ele alınmasına neden olmuştur.
Connecticut Üniversitesi'nde Yapay Zeka, Zihin ve Toplum Grubu'nun direktörü olan Susan Schneider, "Salgının, online çalışabilmemizin mümkün olması için gerekli olan altyapının geliştirilme sürecini hızlandıracağını” ifade etmiştir. Dolayısıyla geleceğin belki de hiç gelmeyecek gibi görünen birçok teknolojisi hiç olmadığı kadar hızlı bir şekilde günlük hayatımıza girebilecektir. Bunların en başında da yapay zekâ gelmektedir. Oldukça fütürist ve uzak görünen bir gerçekliğin salgın sonrası dünya için konuşuluyor olması önemlidir ve altının çizilmesi gerekir.
Çünkü salgın sonrası dünyada şirketlerin insan emeğini daha az kullanması ve insan işçilerin yerini otomasyon ve yapay zekanın alması yüksek sesle dillendirilmeye başlanmıştır. Burada sorulması gereken sorular:
  • Biz bu gerçekliğin neresinde olacağız?
  • İnsanların gelişmesine olanak sağlayacak bir yol bulacak mıyız?
  • İnsanları finansal açıdan nasıl koruyabiliriz?
  • Yaygın teknolojik işsizlik tahminimizden çok daha erken mi gerçekleşecek?
Çünkü koronavirüs ivme kazandıkça, enfeksiyon korkusunun "insani" etkileşimleri sınırlandırdığı ve bu şekilde bizleri elektronik iletişim sistemlerini daha sık kullanmaya ittiği tartışmasız bir gerçekliktir.
Dijitalleşmenin ön plana çıktığı bu dönemde önem kazanacak belli başlı kavramlar mutlaka olacaktır. Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ferhan Odabaşı’nın Covid-19 Salgını Sonrası: Şehirlerde Sosyal Riskler ve Fırsatlar Toplantısı’nda altını çizdiği üç önemli husus bu dönemin belki de anahtar sözcükleri olacaktır:
( 1 ) - Açık erişim. Serbest dolaşım kavramı yeni dönemde internet dünyasının mottosu olacaktır. Birçok kaynak, dergi, toplantı açık erişime kavuşacak ve insanlar daha önceden ücretli olan birçok bilgiye ve enformatik etkinliğe ücretsiz ulaşacaktır.
( 2 ) - Yerel ve milli olmak evrensel olmak kadar önemli olup her ulus ve toplum kendi modellerini üretecektir.
( 3 ) - Bugünden görülebilecek en kolay hareket alanıysa internet alt yapısının daha da güçlendirilmesidir.
Geleceğin dünyasının bugünden yaşanıyor olması Eskişehir’in mevcut önemini ve potansiyelini daha da arttırmış ve öne çıkarmış durumdadır. Örneğin Eskişehir’in animasyon ve yazılım alanında sahip olduğu yüksek potansiyel ve avantajların yatırıma ve üretime dönüştürülmesi için büyük bir avantajdır. Geleceğin dünyasında dijitalleşmenin yaygınlaşacağı ön görülüyorsa Eskişehir’in bu alandaki potansiyelini hayata geçirmesi, 3 üniversite ile iş birliği projelerine girmesi kısacası bilim-sanayi iş birliklerine daha da ağırlık vermesi gerekmektedir. Üretimi ve ihracatı ön plana koyan bir Eskişehir’in covid-19 sonrası avantaj sağlaması mümkün hale gelir.
 
NOT: Bu satırları Celalettin Kesikbaş ile birlikte yazdığım “Eskişehir Hazır” kitabının 168 ve 169. Sayfalarından olduğu gibi paylaşıyorum. İçinde bulunduğumuz koşullarda aslında üzerinde durmamız gerçek gündemin bu olduğunu düşünmekteyim.
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

Göksel Tantuni Eskişehir