DİLİMİZE SAYGI

24 Eylül 2021 01:26
A
a
Ercan Kardeşler Kuyumculuk
Dil; insanlar arasında anlaşmayı sağlayan bir vasıta, kendi kanunları içinde yaşayan ve gelişen canlı bir varlık, temeli bilinmeyen zamanlarda atılmış bir gizli anlaşmalar sistemi ve seslerden meydana gelmiş sosyal bir kurumdur. Bizim dilimiz TÜRKÇE’dir.
Tarih metodu ile Türkçe’nin MÖ 4000.-5000. yıllarda var olduğunu öğreniyoruz.
Dilde esas olan, anlatımdır. Anlatım; bir ya da daha çok kelimenin ya da kelime grubunun birlik kurmasıdır. Yüklemli olanlarına yargılı anlatım (atasözleri; deyimler; cümleler); yüklemsiz olanlarına yargısız anlatım (tamlamalar; birleşik kelimeler; ikilemeler; cümle değerindeki sözler, söz sanatları, dolaylama, yan cümle, ara söz, ara cümle, eksiltili cümle...) denir.
Sözlü ya da yazılı her türlü iletideki en etkili, en güçlü ve en küçük birim, kelimedir.
Bir kavram bir de ses yönü olan; zihindeki tasavvurları dilden dile değişen ses mısralarıyla söz haline gelen; her dilin kaynaşmış ses ve bir düşünce birimidir.
Kelime mana ve gramer vazifesi bulunan, tek başına kullanılabilen ses veya sesler topluluğudur. Kelime dildeki başka ögelerle ilişkili bir anlatma ve anlama birimidir.
Kelimeyi grup ya da cümle içinde; cümleyi metinde; hece, ses, harfi kelimede değerlendirmeliyiz. Bu, birbiri içinde bir sistemdir.
Kelime tür (görev) yönünden aşağıdaki şekilde değerlendirilir: İsim, sıfat, zamir, zarf, edat, bağlaç, ünlem, fiil.
Bağlaç; anlamca ilgili cümleleri, kavramları ya da eş görevli kelimeleri hem biçim hem anlamca birbirine bağlamaya yarayan kelimelerdir. Bağlaçların tek başlarına anlamları yoktur. Kelimeler, cümleler ya da ortak bağlaçlar arasında bağlayıcı görevdedirler. Bağlamada ortaya çıkan anlam, bağlaçla ilgili değil kelime ya da cümle ile ilgilidir. Bağlaçlar cümledeki aşağıdaki görevlerdedir:
Anlamca birbirleriyle ilgili cümleleri bağlar: Söylerim ama müjdemi isterim.
Anlamca birbirleriyle ilgili cümlecikleri bağlar: Ya bu deveyi gütmeli ya bu diyardan gitmeli.
Eş görevli kelimeleri birbirine bağlayan belli başlı bağlaçlar şunlardır: ama, fakat, lakin, ancak, bari, belki, çünkü, dahi, de, demek ki, eğer, gerek, hatta, halbuki, hele, hem hem, hem de, ile, ise, ki, meğer, madem, ne … ne, nitekim, oysa, öyle ki, şayet, üstelik, ve, veya, veyahut, yahut, ya da, yalnız, yoksa, zira…
Bunların içinde son yıllarda en çok yanlış yaptığımız ‘ne … ne’ bağlacıdır.
Yazılı ve sözlü anlatımda özellikle medyada yapılan yanlışları pekiştirici olmamasını düşünerek örneklemeden bu bağlaç ile ilgili bilgileri paylaşmak isterim.
Cümledeki görevdeş kelimeleri bağlar, aynı zamanda olumsuzluk anlamı verir: Ne aradı ne sordu.
Ne yıktı ne üstünden indi. (Olumsuzluk anlamı kattığında yüklemlerin biçimce olması gerekir. Olumsuz fiillerle kullanılırsa anlatım kusuru olur: Ne seni ne beni davet etmedi bu sene yazlığa.)
Eşit cümleleri bağlar: Ne konuya hazırlanıyor ne dediğimi tutuyor.
‘abartma’ anlamı katar:
Ne tatlı ne tatlı ... (Tatlı değil)
Karşıtlar arasına gelerek  ‘orta’lık anlamı verir: Ne kısa ne uzun
Nesneleri bağlar: Ne parayı ne şöhreti önemsiyor.
Zarfları bağlar: Onunla ne bu ay ne geçen ay görüştüm.
Özneleri bağlar: Eve ne annesi ne kardeşi geldi.
Dolaylı tümleçleri bağlar: Ne evde ne barkta gözü var.
Dikkat edildiğinde fark edilecektir ki ‘ne … ne’ bağlacı cümlede olumlu kullanılıp olumsuzluk anlamı verir:
Atasözlerimiz ve deyimlerimizde bu kullanımı daha net fark ederiz.
Bağlaçların kullanımına dikkat etmezsek, edemezsek yakın bir gelecekte aşağıdaki atasözleri ve deyimleri de unutup gideceğiz.
akıl olmayınca başta; ne kuruda biter ne yaşta: Akılsızdan hiçbir alanda verim beklenemez.
ne akar ne kokar: Hiçbir işe yaramaz
ne alan memnun ne satandan ne bir akça katandan olmak: Hiçbir tarafla ilişkisi bulunmamak
ne bal etti ne mum: Bir işi sonuçlandıramadı.
ne balını isterim ne belasını: Üzüntüsü birlikte gelecekse öyle nimeti istemem.
ne benden sana bazlama ne senden bana gözleme: İlişkiler karşılıklı çıkara dayanmamalıdır.
ne bilirim ne gördüm: Hiç haberim yok.
ne çaldın yüzüme ne çalayım yüzüne: Sen bana ne yaptın ki karşılık bekliyorsun; benden sana yardım/destek yok
ne kızı veriyor ne dünürcüyü küstürüyor: Dileği yerine de getirmiyor, muhatabı da küstürmüyor.
ne kokar ne bulaşır: Ne kötülüğü olur ne de iyiliği; hiçbir işe yaramaz
ne od var ne ocak: Çok yoksul.
ne ölü görmüş ağlamış ne düğün görmüş oynamış: Dünyadan habersiz.
ne sakala minnet ne bıyığa: Kimseye minnetim yok.
ne selam ne sabah: Ahbaplık kesildi.
ne Şam’ın şekeri ne Arap’ın yüzü /zekeri: Hiçbir şeyini istemiyorum.
ne şap oldu ne şeker: Bir sonuca varılamadı, sürüncemede kaldı.
ne şiş yansın ne kebap: İki taraf da gücendirilmesin.
ne tadı var ne tuzu: Tadı tuzu yok
ne yârden geçer ne serden: Hiçbir şeyden vazgeçmez.
ne yer ne yedirir tükürür murdar eder: Kimsenin faydalanmasını istemez.
..
Evet; dilimize saygı, lütfen dilimize saygı…
 
1000
icon
Mehmet AKSOY 25 Eylül 2021 18:11

26 Eylül 1932 Türk Dili Tetkik Cemiyeti'nin 89.yılı kutlu olsun. Bir köşe yazarından öte, Türk Diline hakim bir edebiyat öğretmeni olarak Türkçe'mizin kurallarını,deyimlerin bir demetini yetkinlikle kullanarak dilimize olan saygıya ilgi çekmişsiniz. 26 Eylül 2021 "Dil Bayramı'mızı kutluyorum.Başarılı çalışmalarınızın devam etmesini diliyorum..

0 0 Cevap Yaz
alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat