KIRTASİYE SEKTÖRÜ ENTÜBE!  

30 Ağustos 2021 00:39
A
a
Ercan Kardeşler Kuyumculuk

‘Ne söyleyeyim diye başta düşünmek, niçin söyledim diye sonunda pişman olmaktan iyidir.’ Der Şirazlı Sadi…
 
Lafı hiç eğip bükmeyelim, direk deyiverelim…
 
Lütfen okul malzemelerimizi /kırtasiyelerimizi kırtasiyeciden alalım…
 
Alalım ki ahilik geleneğimizi yaşatalım…
Alalım ki kırtasiyecilerimizi yaşatalım…
Alalım ki sağlıklı bir toplum olalım…
Alalım ki hep birlikte kalkınalım…
 
…/…
 
Hemen her eğitim-öğretim yılı başında benzeri yazılar alırız kaleme…
 
Karar alıcıların kılının kıpırdamaması, alınan kararlarda denetlemelerin az olması, ne idüğü belirsiz yerlerde kırtasiyelerin ulu orta satılması, zincir market sızısı vb. etkenler sevk ediyor bizi kırtasiye konusunda yazmaya...
 
Dünden bugüne değişen bir şeyin olmaması da başka bir sızı!
 
O yüzden bazı kelime ve dahi kelimelere bürünen cümleler benzerlik gösterebilir, affola!
Keşke düzenlemeler yapılsa da bizlerde güzel bürüsek kelimeleri cümlelere!
 
Hal böyleyken tekrara düşmek, her dönem benzeri konuları gündeme getirmek bizim değil, sorumluların sıkılması gereken bir husus…
 
Dönelim konumuza…
 
…/…
 
KIRTASİYE, KIRTASİYECİDEN ALINIR!
 
Öğrencisinden öğretmenine, hizmetlisinden, servisine, kantininden, kırtasiyecisine bir bütündür Eğitim-Öğretim…
 
Türkiye’de sadece öğrenci sayısının 150 ülkenin nüfusundan daha fazla olduğunu söylesek ne demek istediğimiz anlaşılır sanırım!
 
O yüzden ülkemizde Kırtasiye oldukça büyük /dev bir sektör…
Haliyle bu sektörden pay kapma uğraşı var…
 
‘Kırtasiyeler harici’ ürünler satanların çokta denetimlere tabi tutulmadığı anlaşılıyor…
 
Simli, allı pullu, bilmem kaç yüzlü market zincirlerinde, büyük marketlerde, toptan /perakende satış yapan hemen her yerde kırtasiye bulmak mümkün…
 
Liracıları /milyoncuları saymıyorum bile… Onlar bu pazarın patlamaya hazır bombaları gibi zaten…
 
Peki, bu durum ne kadar sağlıklı?
Bunları önleyecek ilgili devlet görevlileridir…
Çin malları ve taklit ürünler gökten zembille raflara inmiyor ya!
O yüzden kırtasiyeler daha denetlenebilir, daha sağlıklı…
Çocuklarımızın sağlığını doğrudan etkileyen kırtasiye ürünlerinde bu denli /Çin mallarının cirit atması ciddi eksiklik…
 
…/…
 
Şimdi diyebilirsiniz ki ne yapalım ekonomik kriz kapıda!
Haklısınız da…
Lakin kapıda değil beğim, hanelere, ocaklara giriş durumda…
Bunu biliyoruz eyvallah…
Peki, çocuklarımızdan daha kıymetli ne var?
Üstelik /iddia ediyorum, dolaşın piyasayı, sonra kırtasiyeleri gezin ve farkı görün… İnanın fiyatlar çok farklı değil…
 
PARA-ÇOKOMEL EĞRİSİ…
 
Birileri ‘Para çokomel eğrisi’ ‘ne kadar para, o kadar çokomel’de diyebilir…
Haklıdır… Lakin kırtasiyelerden aldığınızda lütfen verdiğiniz miktarı, kaliteyi, sağlığı hesap ettiğinizde siz, çocuklarımız karlı çıkacaktır emin olun…
 
KIRTASİYECİ, ÖĞRETMEN DEMEK…
 
Kırtasiye demek, okul demek…
Kırtasiyeci de öğretmen…
Önemli yani…
Kırtasiye ihtiyaçlarımızı hanelerimize en yakın kırtasiye dükkânlarından yapabiliriz /yapmalıyız da…
Kırtasiyelerde eğitime dair ne ararsanız bulmak mümkün…
Kırtasiye konusunda tavrım net!
Kırtasiye, kırtasiyeciden alınır!
 
1 ay değil, 12 ay hizmet!
 
 ‘Büyük alışveriş merkezleri zaten büyük bütçelerle /yatırımlarla yönetiliyor… Kırtasiye satmasa ne olur, Ekmek satışlarını fırınlara, bakkala bıraksa ne kaybeder!’ diyenlerdenim…
Farklı düşünenler olabilir, saygı duyarım /lakin gelenekten, geleceğe bazı değerlerimizi taşımalıyız öyle değil mi? Okul ve kırtasiyeci ikiz gibi, ayırmayalım lütfen…
 
Geçtiğimiz yılarda yazmıştık benzeri yazıları…
 
Bu yükün üzerine salgın yükü de bindi üstelik… 
 
…/…
 
UCUZ MAL ALACAK KADAR ZENGİN DEĞİLİZ HİÇBİRİMİZ!
 
T anında herhangi bir kırtasiyeye girip sorun, sorunlarınızı tespih gibi dizeceklerdir /inanın!
 
Geçtiğimiz yıllarda salgın nedeniyle eğitimin yyarıda bırakılması türlü sıkıntılara sebebiyet vermişti…
 
‘Okullar açılmazsa batmaya doğru gideceğiz’ diyordu geçen yıl esnaflar… Malumunuz 1 buçuk yıldır kapalı okullar… Kırtasiyelerin sesleri kesilme noktasına geldi…
 
Maalesef kanunlarda bir boşluk var!
Bir düzenleme yapılması gerektiğini yazdık, söyledik…
 
Serbest piyasa ekonomisinde zincir marketler burunlarını hemen her sektöre soktukları gibi, kırtasiye sektörüne de sokmuş durumdalar…
 
Kırtasiyeler sezonluk çalışıyorlar… Ödemelerini ona göre düzenliyorlar…
 
Zincir marketlerde, çarşıda pazarda kırtasiye ürünlerinin de satılıyor olması bu sektörün kanayan yarası!
 
Özellikle üç harfli zincir marketler kırtasiyelerden daha ucuza satıyorlar, çünkü aynı marka /kalite değil!
 
Hiçbir kırtasiye büyük çaplı sermaye ile yarışamaz, bunu biliyoruz…
 
…/…
 
Kırtasiyeci Abdullah Çatan bakın ne diyor;
 
  • ‘Sayın veliler, duyarlı vatandaşlar, sağlıklı malzeme yani kaliteli malzemelere rağbet edin… Bizim tek ekmek teknemiz okul sektörü, oradan kazanç elde edebiliyoruz. Şu an epey durgunluk var. Geçen sene bu zamanlar ‘iğne atsan yere düşmez.’ tabirini kullanıyorduk. Ama bu sene gördüğünüz gibi tek bir müşteri yok. Hayırlısı diyelim, inşallah düzelir.’ Üstelik bunu salgın başlangıcında ifade etmişti…
 
Diğer yandan,
 
  • ‘Marketlerin getirdiği ürünlerin hiçbirinde CE veya TSE belgelidir yazmıyor. Yurtdışından gelen ürünlerdir ve ucuzdur onlar. Biz o tür ürünleri satmayız, çünkü onlar sağlığa zararlıdır’ diye de ilave ediyor…
 
Demiştik ya Türkiye’de sadece öğrenci sayısının 150 ülkenin nüfusundan daha fazla’ diye, sırf kırtasiyelerden ekmek yiyenlerin sayısının 5 yüz bin olduğu ifade ediliyor… Bu sektörün okullar ile ayakta kaldığını söylemek mümkün…
 
Lütfen;
 
  • Aldığınız ürünlerin arkasında CE ve TSE belgelerini kontrol ediniz…
  • Ürünün nerede ve hangi tarihte üretildiğini kontrol ediniz…
  • T.C Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere onaylı mı bakınız…
 
Kırtasiye harici satılan ürünlerin ucuz olması tüketiciyi ilk etapta cezbediyor… Kaliteye de bakılmıyor!
Sonrası kırılıyor, büzülüyor, patlıyor, çatlıyor pişman olunuyor lakin ne fayda!
 
‘Ucuz mal alacak kadar zengin değiliz hiçbirimiz!’
ÖNCE KAFALAR, SONRA YASALAR!
 
Üretici ve dahi perakendeci türlü sıkıntılarla boğuşuyor…
Küçük esnaf zaten kredilerle ayakta duruyor…
Borçlarını ödeyebilmek için de tekrar borç alıyor, borcunu borçla kapatıyor, delik her geçen gün büyüyor…
Küçük esnaf bırakın para kazanmayı, ayakta kalma hatta yaşam mücadelesi veriyor!
Bu minvalde sorumluluk ilk önce tüketiciye daha sonra yasa koyucuya düşüyor…
Yasalardan önce, yıllardır esnafın sıkıntılarına göz yuman sorumlu kafaların değişmesi lazım!
Ves’selam
 
 
 
 
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat