TÖVBE İSTİĞFAR İLE YENİLENMEK  

Din Hizmetleri Uzmanı Hafize Değirmenci'nin yazısı...

11 Haziran 2021 00:40
A
a
Ercan Kardeşler Kuyumculuk

Tövbe ve istiğfar; insanın yanlışının farkına vardığında, uzaklaştığı yere, yani özüne Rabbine dönüşüdür.
Rabbimizle aramızdaki sevgi bağını zayıflatan günah; manevi kişiliğimizi zedeleyerek, gönül dünyamızı karartır. Rabbimizin ihsanına ve rahmetine perde olarak, olumsuzluklar silsilesini meydana getirir. İnsan bunları bazen zaruri hallerden olan (yeme, içme ve hayat mücadelesinin) mecburiyetinden, bazen de nefsani arzularının veya şeytanın yönlendirmesiyle (doğru yoldan uzaklaşmakla) yapar.
Her insan, hata yapabilir veya nitelik ve niceliği değişik olan günahlardan işleyebilir. Ama gerçek iman ve erdem sahibi mümin; tövbelerin kabul merciinin sadece Allah(cc) olduğunu bildiği için günah ve hatasında bile bile ısrar etmeyerek, günah ve hatasını terk eder ve işlediği günah veya yaptığı hatadan, pişman olarak Yüce Rabbine sığınır.
 Tövbe istiğfar; dua ve niyazda bulunarak, af ve bağışlanma dileğiyle Rabbine yönelmektir. Bu Rabbe yönelme, Allah (cc) ile kul arasındaki sevgi bağının kuvvetinden ve günahla zedelenen gönül dünyasının onarma isteğindendir. Bu istek kişinin günah olan şeyi terk ederek, iyi olan şeye başlangıç yapmasıyla mümkün olur. İnsan yasaklanan fiillerden uzaklaşırken aynı zamanda Allah (cc) rızasını da gözetmelidir. Mesela içkiyi; sağlığıma zarar veriyor diye, kumarı; malımı heder ediyor diye, yalan ve dolanı; halk yanında itibarımı sarsıyor diye terk ederse, günah olan şeyleri bırakmış olur, fakat tövbe etmiş olmaz. İnsan haram olan şeyleri yapmadığında, amel defterine günah yazılmaz ama daha önce işlemiş olduğu günahlarından da tövbe etmesi gerekir.
Tövbe ve istiğfar insanın her nasılsa (bilerek veya hatayla) günaha bulaştığında bunlardan uzaklaşması ve temiz bir hayata başlaması için tanınan kolaylıktır. Geçmişte işlediği hata ve günahıyla kirlendiğinin farkına varan insan, arınmak ve amel defterindeki suçlarının silinerek bağışlanmasını istediğinde günah ve hatasını terk eder. Günahının cezasından da korunmak için uzaklaştığı yere yani özüne döner.  Tövbe ve istiğfar ile pişman olmuş bir kalp, tövbe eden bir dil ve günahlardan korkan ve uzak durmaya gayret eden bir vücut ile Allah-ü Teâla’ya yani Rabbine samimi bir dönüş olan nasuh tövbesiyle iltica eder. İnsan hayatını yaşarken kalp, dil ve tüm bedenini korumaya özen göstererek Yaradanın huzuruna varırsa, Yaradanı da o zaman ona merhametiyle af ve mağfirette bulunur.
İnsanı şeytan, “Allah ğafurdur” diyerek günaha yönlendirir. Bazı insanlar da, buna inanarak Allah (cc) tövbeleri nasıl olsa kabul ediyor düşüncesi ile günah işlemeye cüret ederler. Aslında Cenabı Hakkın bu merhameti ve mağfireti günaha davet için değil, tövbeye teşvik içindir. İnsan yapacak olduğu veya ilerde yaparım düşüncesiyle ertelediği tövbesine fırsat bulamayabilir. Allah (cc) Fatır Suresi 5. ayeti kerimesinde  “Ey insanlar! Allah’ın vâdi gerçektir, sakın dünya hayatı sizi aldatmasın ve o aldatıcı (şeytan) da Allah hakkında sizi kandırmasın!” buyurmaktadır.  Peygamber efendimiz (sav): “Allah, can boğaza gelmedikçe kulunun tövbesini kabul eder.” (Tirmizi, Daavat, 98) buyurmuşlardır. Tövbeyi ölüm döşeğine yatıncaya kadar geciktirilmemeli, can tende, vücut zinde ve irade elde iken Allah yoluna dönüş yapılmalıdır. Çünkü ölüm anı geldiğinde kişinin dili dönmeyebilir, aklı da ermeyebilir veya ahiret yolcusu olabilir.
Cenabı Hak kendisine gönülden yönelen kulunun, samimiyetle açılan ellerini asla boş çevirmez. Yüce Allah (cc) Hûd suresi 11. ayeti kerimesinde; “Rabbinizden mağfiret dileyin, sonra Ona tövbe edin” buyurmaktadır.  Günahları sebebiyle umutsuzluğa düşen, hayata, topluma küsen insan, işlediği günahlar nedeniyle hem topluma hem kendisine zarar verir. İnsanların affedilebilme umudu olan tövbe ise onları hayata bağlayan en önemli etkendir.  Peygamber Efendimiz (sav) “Bütün insanlar hata yapar, hata yapanların en hayırlısı ise hatasından dönendir.” buyurmaktadır (İbn Mace, Zühd, 37/30). Diğer bir Hadisi Şerifte ise Peygamber Efendimiz (sav) “Kulunun tövbe etmesinden dolayı Allah Teâlâ’nın duyduğu memnuniyet, sizden birinin ıssız çölde kaybettiği devesini bulduğu zamanki sevincinden çok daha fazladır” buyurmaktadır (Buhârî, Daavât, 4). Bu müjdeyi alan insan, bataklıktan kurtulmuşçasına günahından uzaklaşarak, tövbe ve istiğfarından aldığı yeni bir güçle kendi özüne ve topluma döner.
 

 
Günün Duası:
Allah’ım! Sen benim Rabbimsin! Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Beni sen yarattın. Ben Senin kulunum; gücüm yettiği kadarıyla Senin ahdin ve va’din üzere bulunuyorum. Yaptığım fenalıkların şerrinden Sana sığınırım. Üzerimde olan nimetlerini itiraf ederim; günahımı da itiraf ederim. Beni bağışla; çünkü Senden başka hiçbir kimse günahları bağışlamaz (Buhârî, Deavât, 2).
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat