ŞEHİRDE NE OLURSA MERKEZE BİLDİRDİK!

Gündem 24 Şubat 2021 17:20
A
a

 AK Parti İl Başkanı Zihni Çalışkan, ES TV'de yayınlanan Açıkça programının konuğu oldu. Çalışkan, gazeteciler Ali Baş, Soner Yüksel ve Meltem Karakaş Kaya'nın kongre süreciyle ilgili sorularını yanıtladı.

Ercan Kardeşler Kuyumculuk
AK Parti İl Başkanı Zihni Çalışkan, ES TV'de yayınlanan Açıkça programının konuğu oldu. Çalışkan, gazeteciler Ali Baş, Soner Yüksel ve Meltem Karakaş Kaya'nın kongre süreciyle ilgili sorularını yanıtladı.
Üç kongreyi arka arkaya yapmanın zor olduğunu ifade eden Çalışkan, "Arka arkaya kongre yapınca gençlik kolları ve kadın kolları bir gün aralıklarla yapıldı. Açıkçası zor bir süreç aynı hafta içerisinde üç kongreyi yapmak. Hem katılan üyelerimiz açısından hem kongre hazırlığı yapan arkadaşlarımız açısından zor bir süreçti. Hamd olsun her üç kongreyi de layıkıyla tamamlayıp yeni yönetimlerimiz gençlik kolları kadın kolları ana kademeleri  oluştu. Zor yorucu bir o kadar da mutluluk veren bir süreç. Hamd olsun tüm kademelerimizle kazasız belasız bu süreci tamamladığımız umuyoruz. Kongreyi geçirmek önemli özellikle pandeminin olduğu süreçte bunu tamamlamak mutluluk verici. İnşallah şehrimiz için de bu süreç hayırlı olur. Tekrar yönetim kuruluna seçilen arkadaşlarımı tebrik ediyorum" dedi.
ÇOK ZOR BİR SÜREÇTİ
Kongrenin detaylarını anlatan ve eleştirilere yanıt veren Çalışkan, şöyle konuştu: "Mevlüt kardeşimize rahmet diliyoruz. Onunla birlikte 13 şehidimize de Allah'tan rahmet diliyoruz. Değerli ailelerine ve milletimize baş sağlığı diliyoruz. Kongre süreci bizim bir kaç aşamadan oluşuyor. Öncelikle ilk kongre tarihi açıklandığında 5 Aralık'tı. Sonra 20 Ocak olarak açıklandı. En son da hatta onunda değiştirdik 17 Şubat'ı da 15 şubata çektik. Uzun soluklu bir süreç. Tabi pandeminin etkilediği bir süreç. Başlarken de biz Aralıktaki süreçte kısıtlamanın en başında yer aldı. O yüzden 5 Aralık sürecini erteledik. Kongre sürecimiz de mümkün olduğunca maske, mesafe hijyen meselesine dikkat etmek hemşerilerimizin sağlığını önemseyerek kongrelerimizi yaptık. HES koduyla aldık arkadaşlarımızı içeriye. Ateşlerini ölçerek aldık. Tehlike arz eden veya kısıtlaması olan arkadaşlarımızı kongreye almadık. Bir günü riske ederek çalıştık. O gece kongreye gelecek misafirlerimizi, teşkilatlarımızdan yani delegelerimiz çok kolay isimleri var. Kongreye gelecek misafirlerimizin isimlerini mahalle başkanlarımızdan aldık. Bu konuyla ilgili görevlendirdiğimiz arkadaşlarımız HES koduyla riskli olan arkadaşlarımızı çıkarttılar. Gündüz hızlı bir şekilde yine gelen olursa onların HES koduyla hem ateşlerini ölçerek kongremize aldık. Her tarafta dezenfektan ve kolonya bulundurduk. Mümkün olduğunca mesafe kurallarına da uymak suretiyle çift maske takarak süreci tamamladık. Tüm Türkiye' de bitirilmesi özellikle büyük kongrenin 24 Mart'ta olması sebebiyle bitirilmesi gereken bir süreçti. Hamd olsun bugün itibariyle birçok ilimizde kongremizi tamamladık. Büyük kongreye hazırlıklarımızı tamamıyla yapmış olacağız. Bu böyle bir süreçti. Zor bir süreç evet, bizim birçok programımız aslında daha önceden iptal edildi. Ama kongre ilanı resmi şekilde yapılması nedeniyle sıkıntılı süreç. Bundan önce genel başkan yardımcımız gelecekti, yine şehitlerimiz vardı. Hemen o gece organizasyona hazır olduğumuz halde iptal ettik. Biz buna önem veriyoruz. Bir öncekinde yaklaşık bir yıla yakın oldu hemen iptal ettik. Yine benzer şekilde 6 tane son gün iptal edilen etkinliklerimiz oldu. Biz bu hassasiyeti önemsiyoruz. Zor bir süreç. Hatta o gün biz Cumhurbaşkanımıza bir şarkı ve akabinde bir sevdasın  sen ömür boyu sürecek anlatan bir pankart yukarıdan aşağı süzülen bir pankart açarak tüm salonla söylemeyi hedefledik. Fakat siz de gördünüz bu süreçlerde kongre yapmak çok zor. Konuşma yapıyorsunuz işte o kongrenin adabına o kongrenin heyecanına maalesef uymayan bir şekilde bir sonuç. Mesela arkadaşlara anons yapıyoruz sakın alkış yapmayın, müzik vermeyeceksiniz. Şimdi bir konuşma yapıyorsunuz konuşmanın önemi seyirciye ve kamuoyuna sadece geçebildiği şekliyle geçiyor. Konuşmacılar için de salonda bulunanlar için de çok zor bir süreçti. Allah kimseye böyle bir kongre yaşatmasın. Biz bu süreçten geçtik ama mecburen resmi ilanlar yapılması sebebiyle. Ertelemenin büyük kongreyi etkileyecek olmasıyla kıymetli. Çünkü büyük kongre için de bir süreç var. Kongreyi ertelemek yerine bu tarzda kısıtlamalarla kongreyi yapmayı tercih ettik. Ve cenaze namazına da yine bakanımız ve milletvekilimiz Harun bey katıldı. Ben de katılacaktım fakat cumhurbaşkanının bağlanma saati o kadar kritik bir zamana denk geldi ki gidip yetişme şansımız ortadan kalktı. O yüzden kongreye ben devam etmek zorunda kaldım. Vekillerimiz ve bakanlarımız vali başta olmak üzere katılım sağlandı. Her ikisi de bizim için çok önemliydi. Şehitlerimize ilişkin hassasiyet hepsinin önüne geçtiği için kongremizi şehitlerimize dönük gerçekleştirdik. Yine Allah gani gani rahmet eylesin mekanları cennet olsun. Sonrasında şehit ailemizi ziyaret ettik. O zorluklarını gördük. Şehit ailemizle ve üç defa bir araya geldim. İnsanın içi yanıyor gerçekten. Şehit babamızı ziyaret ettik. Şehit annemiz çok fazla bir şey anlatıyor. Ama bu programın konusu değil. Ama bunlar da şehrimiz için çok kıymetli. Haklı eleştirileri var. Anlatımları var. Mektuba ilişkin söylemleri var. Bunlar çok önemli şeyler. O yüzden şehit ailemizin şehadete ilişkin acısını Eskişehir olarak Türk milleti olarak yaşadığımız bir süreçte bizim açımızdan herhangi bir provokasyona alet etmeksizin ve siyasete malzeme olarak kullanmadığımızı düşünerek süreci yürüttüğümüzü düşünüyorum. Her biri kendi içerisinde hassas olan süreçlerdi. Önemli olan kısımda şehitlerimizdi. Biz bunu düşünerek hareket ettik."
TEDİRGİNLİKLE KARŞILANACAK İSİMLER VARDI
Yönetim listesiyle ilgili konuşan Çalışkan, "Listeye çalışmaya başladığımızda şunu yapmaya çok özen gösterdim. Parti dışından bakış açısını çok önemsedim. Parti dışından farklı gözler farklı bir algı ve farklı bir yorumu çok önemseyerek devam ettik. Bugün hala hangi arkadaşımızdan destek aldığımızı kamuoyu ile çok paylaşmıyoruz. Bu bizim için kıymetli. Birçok arkadaşımızdan destek aldık ama bize farklı bakış açısını geliştirecek bir çözüm önemliydi. Eski dönemde darıldığını değerlendirdiğimiz kendini partide bulamadığını değerlendirdiğimiz birçok arkadaşı listeye dahil etmeye çalıştık. Fakat orada beni bu süreçte üzücü olarak biraz şu şey yaptı, hala eski rahatsızlıklarımız devam ediyor. İnsanlarımızın birbirine önyargılı bakış, eleştiri şimdi dışarıdan aldığınız bir ismi çok rahat alıyorsunuz. Niye? Tanımıyorlar, bilmiyorlar. Ona ilişkin bir eleştiri getirecek bilgi birikimleri yok birlikte bir sosyal yaşanmışlıkları yok. Ama içeride dahil olan arkadaşları dahil etmeye o kadar çok uğraşıyorsunuz ki daha önceki yönetimlerden, ilçe başkanlarının yönetimlerinden birilerini alıyorsunuz, istişareler yaptığınızda herkesin bir eleştirel yaklaşımı oluyor. Dışarıdan aldıklarınızda bu biraz daha az hatta yok denecek nitelikte. Çünkü tanımıyorlar. Bunu çok önemseyerek devam ettik. Daha önce geçmiş Parti'ye ilişkin çok çaba sarf etmiş, çalışmış, gece gündüz dememiş arkadaşlarımızdan başlamak suretiyle belli bir yönetim oluşturduk. Ben şimdi açıkçası yönetimi oluştururken zorlandım ama yürütmeyi oluştururken çok daha zorlanacağım gibi duruyor. Eskişehir kamuoyunun tanıdığı, bildiği arkadaşlarımıza teklif götürdük. Sevindirici olan şu, neredeyse teklif götürdüğümüz hemen herkes AK Parti ailesine katılmayı memnuniyetle karşıladı. Bu listede o kadar çok isim var ki babalarını bilip kızlarını bilmediğimiz camia var. Örnek olsun eski bir il başkanını aldığımızı söylüyorsunuz ya bir başka eski il başkanımızın da kızını aldık. Tabi soy ismi değişince birçok partili bilmiyor. Yine kıymetli iş insanlarımızı aldık. Siyaseten daha önce siyaset yapmış ticaret yapan arkadaşlarımıza teklif götürdük. Şunu çok önemsedik. Esnaf odalarından, sanayi odasından, sanayi bölgesinden, ticaret odasından, derneklerden, vakıflardan, Eskişehir'i kapsayan herkesten isim talep ettik, her camiadan. Buna ilişkin dönüşler olduğunda isimleri ayıklarken zorlandık. Ve daha önceden getirilen eleştirileri ortadan kaldırmak anlamında bir kaç kanaldan arkadaşlarımıza ilişkin referanslar almaya çalıştık. Tüm arkadaşlarımıza çok iyi referanslar geldi. Ayırırken bu sayı 85-90'a kadar gitti. Asil listeyi yerleştirmeye çalışırken. Üzülerek yedeğe aldığımız arkadaşları bugün asile koyun rahatlıkla görev yapabilecek arkadaşlar. Bunu yaparken şunu çok önemsedik. Bir arkadaşımıza bir daha sarılamayacaksak ona sizi yedeğe koymamızda bir sıkıntı olur mu dediğimde Allah razı olsun dava bilinci ve şuuru içerisinde şunu söylediler. Başkanım biz dava adamıyız siz nereye koyarsanız orada çalışmaya gayret ederiz dediler. Hatta ve hatta bazı arkadaşlar beni yedeğe koy ve hatta ve hatta sona koy dediler. Onları da böyle değerlendirdik. Arkadaşlarımıza yönetimin asilliğinde olur musunuz diye teklif götürdüğümüzde başkanım ben artık biraz yaş itibariyle ilerlemiş birisiyim beni şurada değerlendirir misiniz dediğinde çok mutlu oldum. Onu oraya yazdık. Mümkün olduğunca her arkadaşımıza kendi arzularına dönük yerlerde yer bulmaya çalıştık. Böyle hoş bir liste çıktı. Basın mensubu arkadaşlarımızdan böyle güzel eleştiri almak beni mutlu ediyor. Çünkü şehrin tamamını kapsayan uç noktada isimler olsa da gerçekten uç noktada iki üç isimle çalıştık ona rağmen o isimleri yazarken cesaretsiz davrandık. Böyle bir iki tane arkadaşımızı çıkarttık. Bu niye bu listede denebilecek AK Parti camiasında tedirginlikle karşılanacak isimler de vardı. Sebep ne? Bizim bu davayı daha çok insana ulaşmamız, daha geniş kitlelere her kesime ulaşmamız. Bu önemliydi. Buna dönük bir çalışma yaptık. Hoş bir liste çıktı, bizim de içimize sinen bir liste çıktı. Eskilere yenileri harmanlandık. Süleyman beyin nezaketinden dolayı teşekkür ediyorum. Eski il başkanı olmasına rağmen listemizde olmayı abi sıfatıyla kabul etti. Bunu hiçbir şekilde ben il başkanlığı yaptım diyerek değerlendirmedi. Bu davaya tekrar hizmet etmek istemesi bizim için önemli. Biz de önemsedik. Diğer arkadaşlarımız da aynı şekilde yaptık. Eskişehirspor camiasına bir bakalım dedik. Camiaya ilişkin isimleri almaya çalıştık. Bunda bizim için kıymetli. Her camianın yer alacağı her kesimin ifade edilebileceği bir liste oluşturduğumuz düşünüyoruz. Benim geçmişteki yönetimim de çok kıymetli arkadaşlardı. Yaklaşık 3 yıl boyunca ciddi çaba sarf ettiler. Onlara da teşekkür ediyorum. Pandemi sebebiyle onlara bir veda organizasyonu yapamadık. İnşallah en kısa sürede bu pandemi dönemi bizi rahatlatır da daha önce görev yapan arkadaşlarımıza teşekkür etme fırsatı buluruz" ifadelerini kullandı.
YÖNETİMDE KADIN SAYIMIZ AZ KALDI
Kadın kolları ve gençlik kollarının listesine dair açıklamalarda bulunan Çalışkan, "Kadın kolları çok farklı alanda açılması gereken bir pencere. Açıkçası kadın kollarımızda giden tüm arkadaşlarımız çok kıymetliydi. Birbirinden değerli arkadaşlarımız. Kadın kollarımızın farklı değerlendirme kriterleri var. Ana kademe belirleme kriterlerine çok benzemiyor. Burada bizim daha önce çalıştığımız arkadaşlarımız vardı. Ana kademede olmayıp yönetim kuruluna aldığımız arkadaşlarımız oldu. Daha önce ilçe kadın kolları başkanı olan kardeşimizi yeni il yönetimine kazandırdık. Bunların daha önceki tecrübeleri kıymetli. Bunları kaybetmememiz lazım. Bir başka bir şey söyleyeyim. Eski ilçe başkanlarımızdan birine teklif götürdüm. Maalesef yaşlar gidince hanımlardan izin almak zor oluyor. Teklifimizi kibarca kabuk edemedi. İnşallah önümüzdeki süreçlerde farklı görevlerde kendisini görmek nasip olur. Hem il hem ilçe hem de kadın kolları başkanlıklarımızdan bir karma liste oluşturduk. Kadın kollarıyla ilgili şöyle bir hassasiyetimiz oldu. Bendeki ana kademedeki kadın kardeşlerimiz biraz bana belki darıldılar ama onların hepsine kadın il yönetimine yönlendirdik. Çünkü oranın güçlenmesi lazım. Daha önce de çok güçlü kadın kolları başkanlarımız vardı. Onlara da çok teşekkür ediyoruz. Ama kadın sayısını ana kademede 50 tene bulmak 25 tane yedek bulmak aynı anda 3 kademeli Tepebaşı, Odunpazarı yapmış olmak çok zor bir şey. Bir anda 50 tane kadına ihtiyacınız oluyor. Havuz oluşturduğunuz zaman bu sayı çok daha fazla. Benim kadın sayımın iki üç sayı daha fazla olması lazımdı. Ama maalesef bunu kadın kollarının buna çok fazla ihtiyacı olması sebebiyle kadın kollarında değerlendirmek adına aşağıya çektik. Çok kıymetli kadın arkadaşlarımız var. Ana kademede kadın kollarımızın Tepebaşı ve Odunpazarı'nda. Bunlar bizim için çok kıymetli. Her biri görevine yeni başladı. Üçü de birbirinden güzide pırıl pırıl kardeşlerimizden oluştu. Bizim için mutluluk verici. Bu şey değil daha öncekiler bu dava için sonuna kadar çaba sarf ettiler. Bir önceki dönem kadın kolları başkanımız Özlem hanım da bu dava için sonuna kadar çaba sarf etti. Hiçbir il başkanımızın ana kadememizin ilçe başkanlarımızın birbirinden daha az çaba sarf ettiğini söyleyemeyiz. Dönem içerisinde her biri AK Parti davasına o günün koşulları içerisinde en iyiye taşımak için çaba sarf etti. Biz bunların hepsine şahidiz. Biz de kendi içimizde AK Parti'ye ilişkin davayı bayrağı yerel siyasete ilişkin özellikle yerel belediyeleri kazanmak için en iyi noktaya taşıma anlamında çaba sarf ediyoruz. Bu konuya ilişkin tüm arkadaşlarımızdan ciddi destek görüyoruz. Ben eski isyan ettiğim eski il başkanlarına da teşekkür ediyorum. Milletvekillerimize çok teşekkür ediyorum. Onların verdiği isimleri bu listede olabildiğince yerleştirmeye çalıştık. Bazısı asil listede yer bulduk bazısına yedek listede yer bulduk. Ama hepsini iyi kötü yerleştirmeye çalıştık. Kimseyi kırmamaya, gücendirmemeye ve sisteme dahil etmeye tekrar kazandırmaya gayret ettik. Bazı arkadaşlarımıza görevler vereceğiz. Özellikle eleştiri anlamında dışarıda kaldığını değerlendiren arkadaşlarımıza şu görevi vermeyi düşünüyoruz.  Bir istişare kurulu oluşturacağız. Bu istişare kurulu çok geniş kapsamlı olmayacak. AK Parti'ye abilik yapacak arkadaşlarımızı bir araya getirmek suretiyle belki bu ilerleyen günlerde konuşmamız gereken bir konu ama bir araya getireceğiz. Bizi eleştiriyorsunuz ya sistemin içine girin. Sistemin içerisinde sistemde değerlendirdiğiniz hataları bize söyleyin. Birlikte özellikle 2024'teki yerel seçimlerde nasıl başarılı olabilirizin haritasını çıkartalım. Siz dışarıdan bakan bir bakış açısıyla neyi eksik yaptığımıza yönelik eleştiriyi çözümleri ve projeleriyle bize anlatın. Biz de sizi ayda bir dinleyelim. İnşallah pandemi geçerse pandemi öncesindeki bir araya gelmeli toplantıları, yemeklerin istişarelerin ne kadar kıymetli olduğunu gördük. Bugün bir araya gelmeye korkuyoruz. Bugün birbirimize yaklaşmaya korkuyoruz. Annemizden babamızdan uzak duruyoruz. Zor bir süreç yaşıyoruz. Şu arkadaki sevdamız bir ömür sürecek bizim için çok anlamlıydı. Genç kardeşlerimiz bunun provasında kaşkollarla el sallamak suretiyle tüm salon hep birlikte bu şarkıyı söyleyecektik ama Allah nasip etmedi. İnşallah bundan sonraki kongrelerimizde daha önceki bildiğimiz heyecanlı kongrelerimizi yaşarız" diye konuştu.
ELEŞTİRECEK ARKADAŞ LAZIM
Eski il başkanlarından Dündar Ünlü'ye de teklif götürdüğünü belirten Çalışkan, "Dündar beyle görüştüm. Ben tüm il başkanlarını aradım. Kendilerini ziyaret ettim. Telefonla konuştum. Hatta bazılarından destek istedim. Bu isim hakkında bana destek verir misin diye. Sonuna kadar desteklediler. Dündar bey de diğer il başkanları da çok kıymetli. Bizim şehrimizde bizim her türlü konuyu her türlü işleyişi eleştiren arkadaşlarımız var. Siz ne kadar doğruyu söylerseniz söyleyin muhalefet etmek için konuşan arkadaşlarımız var. Bu söylemim onlara. Onlara da en yumuşak haliyle böyle ifade ediyorum. Bakın arkadaşlarımızın bir iddiası var. Bizden daha fazla AK Parti'yi sevdikleri iddiasıyla bu söylemleri üretiyorlar. Bir başka şey de söyleyebilirsiniz ama ben bunu böyle ifade edilmesini daha doğru buluyorum. Bunu istişare kuruluyla birlikte ayda bir defa toplandığımızda bu 20 arkadaşla ama bu 20 arkadaşın hepsi de partili olmayacak. Partinin dışındaki arkadaşlara da teklif götüreceğiz. Farklı bakış açıları kazandıracağız. Bizim nerede eksik olduğumuzu içeriden baktığınızda girmek zor oluyor. Hep kendinizin en iyisini yaptığınızı düşünüyorsunuz. Çünkü size ilişkin kısımda ciddi bir teveccüh var. Gelenler hayırlı olsun, siz iyi yapıyorsunuz gibi söylemler üretiyor. Bizi eleştirecek arkadaşlara ihtiyacımız var. Bizi eleştirecek arkadaşlar şöyle eleştiriler getirmesinler. Kabul etmiyoruz, o olmaz, niye olmaz. O bizden değil. Veya  kötü. Neye göre kime göre. Böyle bir dünya yok. Herkes kendi bulunduğu koşulun şartları bulunduğu siyasi konvektöre göre değerlendirecek. Bizden önceki dönemlerin avantajları bizim dönemin dezavantajlıydı gitmedik diyemeyiz. Bu dönemde çok avantajlı bir il başkanı olduğumu değerlendiriyorum. Bu bizim için çok kıymetli. Herkes bize destek veriyor. Vekillerimiz başta olmak üzere, genel merkezimiz başta olmak üzere. Bu destekleri değerlendirmek suretiyle yolumuzda yürümüş olmak bizim için kıymetli. Ben bu yönetim kurulumuzla başaracağımızı düşünüyorum. Yönetim kurullarımızı ayda bir kere yedekler de dahil olmak üzere toplamayı planlıyoruz. Çünkü daha büyük kalabalıklardan ciddi farklı projeler çıkıyor" dedi.
ÖZGÜN ESER YOK
"Bu şehrin artık proje üretmek suretiyle halka inmesi ve halkı da dinlemesi gerekir" diyen Çalışkan, "Normalde anlatıyoruz anlatıyoruz bitiyor. Sıralamada il başkanı konuşuyor, milletvekili konuşuyor, bakan konuşuyor bitiyor. Hayır, bizim dinlememiz lazım daha çok dinlememiz lazım. İlçe başkanlarımıza da burada çok önemli görevler düşüyor. İlçe başkanlarımız burada özellikle pandemi dönemindeki fiziki eksikliklerimizi hızla kapatması lazım. Çünkü ilçe başkanlarımız mahalle başkanlarımızı dinlemesi önemli. Dinlediğiniz zaman sahadan çok ciddi veriler alıyorsunuz. Doğruyu yapmak adına hangi konuda çaba sarf etmeniz gerektiğini görüyorsunuz. Bu bizim için kıymetli. Mahalle başkanlarımızı daha çok dinleyeceğiz. Mahalle teşkilatlarımızı daha iyi anlayacağız. Mahalle sorunlarını anlatılmaya devam edeceğiz. Benim bir avantajım var. Meclis üyeliğinden geldiğim için meraklı olduğum için dış ilçelerimiz de dahil olmak üzere sahada ne olduğunu çok önemsiyorum. Diyelim ki bir çukur var, aracın biri zarar görmüş. Ben bunu takip ediyorum. Niye? Bu dava ne olacak, bu davada yerel yönetimlerde ne gibi eksikliği gösterecek. İyi yaptıkları şeyleri tabi ki destekleyeceğiz. Ama iyi yaptıkları şeylere ilişkin de bizim az önce yapmayı planladığımız gibi onların da partnerleriyle, STK'lar ile, derneklerle, vakıflara, odalarla istişare ederek gelecekteki yatırımlarına veya hizmetlere ilişkin yön vermeleri lazım. Hep ben bilirim biz seçimi bununla kazanıyoruz gibi söylemler maalesef üzülerek söylüyorum Eskişehir'i geleceğe götürmek anlamında ekonomik, sosyal ve kültürel alanda mevcut alanında bırakıyor. Eskişehir 20 yıl önce de aynı merkezi yapıya sahipti şimdi de şehir merkezinde 5 kilometrelik alanda Avrupa fikirlerinden birebir kopyalanmış eserler heykeller görseller bunların hepsi Avrupa'da bire bir olan eserler. Aynısını buraya kopyalıyorsunuz. Maalesef özgün eserler yok. Özgün eserler kazandırmamız lazım. Ama şehrin önceliklerini kaçırmamak lazım. Şehrin öncelikleri bizim için kıymetli. Özellikle trafik ve ulaşım noktasındaki şehre dönük yapılan veya yapılamayanları kovalamaya devam edeceğiz. Biz bunları önemsiyoruz" ifadelerini kullandı.
ALGI OLUŞTURMAK ADINA ÇABA SARF ETMEM
İl kongresinde son ana kadar farklı isimlerin de konuşulduğu hatırlatılan Çalışkan, “Tabi bu özellikle bulanık suda balık avlayanlar için belki böyle değerlendirilebilecek bir süreç ama gerek sürecin başında gerek sürecin devamında özellikle genel merkez teşkilat başkanımız genel başkan yardımcımızın önderliğinde şehirde ne oluyorsa bunu genel merkezle olduğu gibi paylaşmayı tercih eden bir yöntem izledik. Bana getirilen eleştiriler, yönetime getirilen eleştiriler, şehirde meydana gelen diğer olumsuz eleştiriler, her hususu ben genel merkezle paylaştım. Genel merkezi farklı yönlendirdiğimi değerlendirmedim. Genel merkeze ne olduysa olanı olduğu gibi, hatalıysam da evet böyle bir konu yaşandı ama bu konuda biz hata yaptık, buna ilişkin kısımda farklı davranmamız lazımdı, doğru yönetemedik, bunların hepsini olduğu gibi açıkça nasıl yaşandıysa anlatmaya gayret ettik. Dolayısıyla genel merkezi her konuda doğru bilgilendirdiğimi değerlendiriyorum. Bunun için de genel merkezin bize ilişkin kısımda karar alırken bunların etkili olduğunu düşünüyorum. Şanslı olduğum hususlardan bir tanesi özellikle hem genel başkan yardımcımız teşkilatlarımızdan gelen gençlik kolları başkanlığımızı, il başkanlığımızı yapmış sonrasında da genel merkezde teşkilat başkan yardımcılığı yapmış tecrübeli bir isim. Yine Halis Bey Bölge Koordinatörümüz İç Anadolu’ya ilişkin çok tecrübeli bir isim. Abdullah Bey dönem dönem bana ilişkin korumacılıkla eleştirilen Abdullah Bey İstanbul seçimlerinde İstanbul seçimlerinin özellikle hukuki kısımlarını yöneten bir milletvekilimiz. Dolayısıyla her birinin farklı bir bakış açısıyla şehri değerlendirdiğini düşünüyorum. Dolayısıyla hiçbir aşamada, ben Cumhurbaşkanımıza da çıktım, Cumhurbaşkanımızla da konuştum, hiçbir aşamada buna ilişkin bir endişeye mahal olmadı benim açımdan. Fakat benim şöyle bir tarzım var; kamuoyu oluşturmak, yönlendirmek veya algı oluşturmak adına çaba sarf etmem. Bunu bazen siyaseten AK Parti İl Başkanı olarak yapmayı tercih ederim. Algı oluşturmak, reklam yapmak, buna ilişkin eleştiriler getirmek… Ama bu siyaseten yapılan bir işlemdir. Bu işin doğasında var. Ama kendime ilişkin kısmı hiç böyle yapmayı tercih etmedim. Çünkü hep şunu değerlendirdim; benim oturduğum koltuk kıymetli, evet kıymetli. Ama bu koltuktan benim güç almamam lazım. Bu koltuğa verebildiğim kadar güç vermem, enerji sarf etmem, eğer oluşabilecek açıklar varsa bu açıkları kapatmam lazım geldiğini değerlendirdim. Hal böyle olunca neyin eksik olduğunu, neyin kapanması gerektiğini, hangi konuda çaba sarf edilmesi gerektiğini iyi değerlendirdiğimi düşünüyorum” dedi.
ELEŞTİRİLERİ YÜZÜNE SÖYLERİM
Çalışkan, “Yeni arkadaşlarımıza da daha önce de yeni arkadaşlarımızı yönetime ve yürütmeye katmıştık, bunlarla birlikte bir mücadele vermeye çalıştık. Farklı bir bakış açısı getirmeyi değerlendirdik. Parti içerisindeki eleştirileri en aza indirmeyi hedefledik. Benim dargınlığını değerlendirdiğim arkadaşlara en az 3-4 defa gidip ziyaret etmem söz konusudur. Mesele birisine yaptığı yanlışı yüzüne söyleyebilmek. Ben eleştirdiğim İl Başkanım varsa bunu yüzüne söylüyorum. Diyorum ki bakın siz bunu yapıyorsunuz. Direkt yüzüne söylüyorum. Memnun olur, olmaz, bilemem. Beni eleştiren insanlardan da yüzüme karşı eleştiri duymayı çok önemserim. O yüzden bizim için zorlayıcı bir süreç olmadı. Genel merkezle birlikte yürüttüğümüz, istişare ettiğimiz bir süreç oldu. Değiştirmek mümkün, az sonra da mümkün. Az sonra derler ki her ne kadar kongreyi yapmışsak da Zihni Bey bize müsaade eder misin, hemen. Biz böyle bir kültürün liderliğini yapmıyoruz. Bizim yaptığımız liderlik AK Parti Eskişehir’de bizden daha iyi olabileceğini değerlendirdiğimiz, eğer genel merkezin yapmış olduğu istişarelerde AK Parti’yi yerel hedeflerine en iyi taşıyabileceğini değerlendirdiğimiz her hangi bir arkadaşa her zaman koltuğu veririz. Bunda hiç kişisel anlamda bir endişemiz yok. Kendimizden de bir endişemiz yok. Özgüven eksikliğimiz yok. Listeye bakın. Listeye baktığınızda İl Başkanı olabilecek bir çok ismi görürsünüz. Benim listede buraya aldığım arkadaşlar acaba benden daha çok ön plana çıkar mı, acaba daha güçlü bir isim olarak değerlendirilir mi, hiç böyle bir derdim olmadı. Kendinize ilişkin endişeniz yoksa bunu listeye yansıtmaya çalışırsınız ben de güçlü arkadaşlarımızı listeye yansıttığımızı değerlendiriyorum. Diğer arkadaşlarımızın bundan sonraki süreçte de benzer çabalar içerisinde olacağını düşünüyorum. Bazen insanın mayasında, hamurunda oluyor bunlar. Yapacak bir şey yok, yani onları engellemek mümkün değil” ifadelerini kullandı.
Yerel seçimler için yapılacak hazırlıklardan bahseden Çalışkan, “Tanımlama olarak şöyle tanımlıyorum ben; Eskişehir AK Parti İl Başkanı’nın bir tane görevi var. Bunu Zihni Çalışkan olarak söylemiyorum. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanmak. Bir tane hedef var. Bu doğru bir hedef. Biz özellikle milletvekili seçimlerinde zaten her dönemde aynı başarıyı sağlayarak devam ediyoruz. Burası sosyal demokrat olan bir şehir değil. Bakın milletvekili sayılarına baktığınızda görürsünüz. Hiç de öyle değerlendirilecek bir şey değil. Biz bu şehri alırız. Bu şehri almada belki şunu önceliklememiz lazım; kendimize ilişkin özeleştiri yaptığımız ve eksik olduğunu değerlendirdiğimiz özellikle bize oy veren arkadaşlarımıza ilişkin gönülleri tekrar kazanmaya onlarla birbirimizi anlamaya devam etmemiz lazım. Biz en çok burada kaybediyoruz. Özellikle milletvekili ve cumhurbaşkanı seçimlerinde oy verenlerin oylarını niye alamadığımızı değerlendirmemiz lazım. O arkadaşlarımız hangi noktada yerelde farklı oy atmayı tercih ediyorlar? Daha önce de hatırlarsınız İl Genel Meclisi’nde biz çok daha fazla oy alıyorduk. Bunu çok iyi değerlendirmemiz lazım. Evet mevcut belediye başkanının buna ilişkin etkisi olabilir. Ama bizim bu etkiyi en aza indirecek ve algı yönetimini en aza indirecek şekilde yeni seçimlere gitmemiz lazım. Daha çok insanı kucaklamamız lazım. Diğer partilere oy veren arkadaşlarımızın oyuna da talip olmamız lazım. Bu sadece ittifaklarla olmaz. İttifaklardan daha fazlasına ihtiyaç var ise ittifaktan daha fazlasını sağlayacak bir yapılanma içerisinde hareket etmemiz lazım. Bizim klasik teşkilatçılık çalışmamız zaten olacak. Özellikle sandıklardan başlayarak en küçük birimlerden başlayacak şekilde müşahitlerimiz, sandık başkanlarımız, mahalle başkanlarımız, mahalle yönetimlerimiz, ilçe başkanlarımız… Buna ilişkin çalışmalarımız zaten sahada yürüyecek. Rutin olarak yürüyecek. Seçim işleri başkanlarımız, seçim eğitimlerimizi daha iyi yapacak. Sandıklarımıza daha iyi dahip çıkmak adına çaba sarf edeceğiz. Yerelde mevcut belediyelerimizde daha iyisinin nasıl yapıldığını belediye başkanlarımız vasıtasıyla göstermeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
ÜRETMEYE DEVAM EDECEĞİZ
Merkezde çok ciddi hizmetler ürettiklerini söyleyen Çalışkan, “25 milyar TL’yi aşan hizmetler ürettik. 2 tane park yaptık, çok ciddi bir memnuniyet oluşturdu. En son Millet Bahçesi’nin açılıyor olmuş olması, kullanılıyor olmuş olması çok güzel. Yerel belediyenin yapması gereken otoparkı orada yaptık. Hiçbir zaman bu bizim görevimiz değil diye düşünmedik. Asıl olan Eskişehirli hemşerilerimize hizmet etmek. Asıl olan Eskişehir. Eskişehir çok güzel bir şehir. Ama Eskişehir’in güzelliği, mevcut belediye başkanlarının yaptıklarından ibaret değil. Eskişehir geçmişinden beri çok güzel, çok güzide bir şehirdi. Eskişehirsporumuzla, TÜLOMSAŞ’la, Anadolu Üniversitesi’yle, Şeker Fabrikası’yla, Hava İkmal ile, üniversiteleriyle tamamıyla çok güzel bir şehirdi. Sadece fiziki görsel beş kilometrekarelik alana oluşturulanla Eskişehir güzelleşmedi. Eskişehir belki bazı şeylere benzedi. Özgün yapısıyla farklı bir yere oturdu mu, bunda bizim Odunpazarı Belediye Başkanımızın katkısını da önemsemek lazım. Odunpazarı’nın tarihi mekanın turizme kazandırılmış olmasındaki asıl yapılması gereken, asıl verilmesi gereken hak Burhan beyin hakkıdır. Burhan Bey zamanında iddialı bir yaklaşımla sokak sağlıklaştırılması ve dış cephe güzelleştirmesi Kültür Bakanlığı’nın desteğiyle yapılmasaydı bugün orası bu kadar güzel bir havaya bürünmezdi. Orada turizmin geliştiğini görenler o bölgeye özellikle 2014’ten sonra daha fazla sarılmaya, orayı çok daha fazla önemsemeye başladılar. Öncesinde oraya ilişkin yatırımı olmayanlar bugün koruma imar planı içerisindeki alanlarda belediye hizmet alanı üretmeye başladılar. Bunun öncesi, evveliyatı, başlangıcı Odunpazarı Belediyesi’nin AK Parti belediyeciliğinin anlayışıdır. Biz bunu Tepebaşı’nda da benzer tarz yaptık. Sosyal konutlar ürettik hemşerilerimize. Bugün de üretiyoruz, üretmeye de devam edeceğiz. İnşallah Odunpazarı bölgesinde özellikle 3 bin sosyal konutu hemşerilerimize yine kazandıracağız. Buna ilişkin çalışmalarımız devam ediyor. bakıyorum belediye başkanları dönüşümden bahsediyor. Dönüşüm yapmış olmak davulla zurnayla hemşerilerimizin evini yıkarak onlara ilişkin kısımda yeni, çağdaş, modern, yeşil alanlı, sosyal donatısı fazla olan konutlarla oluyor. Bunları mevcut belediye başkanlarımızın da yapması lazım. Gündoğdu-1’de yapması lazım, Gündoğdu-3’te yapması lazım. Hatta hatta kısmi afet riskli alanlarda çok küçük bir alanı daha önceki kendi hayallerine ilişkin özellikle 2001-2002 yıllarındaki Porsuk’un kıyısındaki gezi alanları ve kafeteryaya dönük alanları desteklemiş olmamıza rağmen henüz bu konunun gündeme ve hayata geçirilmesine ilişkin olumlu adımlar atılmadı. Biz bunları da önemsiyoruz. Şehrin dinamiklerini de önemsiyoruz, yerel belediyeleri önemsiyoruz, yerel belediyeleri kazanmak adına çaba sarf edeceğiz. En önemli hedefimiz bu. Bunu yaparken daha çok dinleyeceğiz. Daha geniş kesime hitap edeceğiz. Partinin, meclis üyelerinin daha geniş kesimlerden oluşmasını önemseyerek çalışmalarımıza hız kazandıracağız. Daha çok gönüllere gireceğiz. Partinin sadece AK Parti’ye oy verenlerle ve milliyetçi muhafazakar bir kesimle sınırlandırılması bize burada belediye kazandırırken bizi zorluyor. Daha fazlasını almak adına farklı gönüllere girmeyi onlara AK Parti’yi AK davayı anlatmaya gayret edeceğiz. Biraz yorulacağız ama ciddi anlamda bunu yapabileceğimize inanıyorum” şeklinde konuştu.
AK PARTİ’DE HERKESE YER VAR
“Yeni bir AK Parti görebilecek miyiz?” sorusuna Çalışkan, “Ben bunu yönetimi yaparken aksettirdiğimi değerlendiriyorum. Yani buna eleştiri alıyor muyum evet buna da eleştiri alıyorum. Partiyi partinin dava anlayışına ilişkin kısmı çok bilemeyebilecek veya partiye aşina olurken zorlanabilecek isimler var, evet var. Ama bu arkadaşlarımız da bu davaya hizmet etmek için gönüllerini açtılar, kendilerini ortaya koydular. Bu çok kıymetli. Biz kime teklif götürdüysek o arkadaşımızın kabule ilişkin yaklaşımı AK Parti’nin 19-20 yıla rağmen hala ciddi anlamda tabanda, halkta destek gördüğünün işareti. Hiç kimse ya ben olmasam mı, ben elimi taşın altına koymasam mı demedi. Ben yönetim kurulunu oluştururken çok zorlandım. Yedeğe koyduğum arkadaşlara da çok üzüldüm ve zorlandım. Yürütme kurulunu oluştururken çok zorlanıyorum. Birbirinden kıymetli arkadaşlarım var. Belki oluşturacağımız yürütme kurulunda 5-6 ay içerisinde arkadaşlarımızın adapte olup olmadığına bakacağız, farklılaştırarak yeni arkadaşlarımızı alarak değerlendireceğiz. Ama hep söylediğim gibi AK Parti’de herkese yer var. AK dava, Ak Parti, Sayın Cumhurbaşkanımız önderliğindeki bu dava çok geniş, herkese yeri olan, vefa duygusu çok yüksek olan bir hareket. Bir hizmet ve erdem hareketi. Bundan çok onur ve gurur duyuyoruz. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızın yeniden il başkanlığına bizi layık görmüş olması beni son derece mutlu ediyor” yanıtını verdi.
ANINDA MÜDAHALE
Pandemi sürecinde AK Parti’nin yaptığı çalışmalardan bahseden Çalışkan, “AK Parti teşkilatları olarak biz özellikle valiliğimiz, kaymakamlığımız ve sosyal destek fonlarımız, vakıflarımız vasıtasıyla yapılan hizmetlerin dışında mevcut belediye başkanlarımızla ve AK Parti ilçe teşkilatlarımızla, nasıl bir eksiklik varsa nasıl bir talep varsa gece gündüz demeden bunları karşılamak için çaba sarf ettik. Bizim çok ciddi bir sosyal ağımız, üye bağlantımız ve üyelere ilişkin iletişim ağımız var. Bunu çok hızlı bir şekilde kullanabiliyoruz. Bu da bizim teşkilatlarımızı özellikle sandıklarda bile 9 tane sandık kuruluna ilişkin yönetim kurulunu oluşturuyor olmamız da yönetim kurulunu oluşturuyor mahalle yönetim kurulu oluşturmamız da bunda çok kıymetli. Çünkü sahada kimin tırnağı acısa, kimin bir yardıma ihtiyacı olsa sokak sokak hane hane sahayı bildiğimiz için ilçe başkanlıklarımız vasıtasıyla anında müdahale ediyoruz. Bu çok güzel bir şey. Kim hangi noktada pandemi döneminde desteğe ihtiyaç duyduysa onu anında müdahale ettik. Ben telefonlarımı tüm teşkilatlarımıza verdim. Hiçbir teşkilat mensubumuzun telfonunu açmayı geciktirmiyorum. Diyelim ki programdayız, bir sürü çağrı geliyor. Ben bunların hepsini akşam saat 11’e kadar dönüyorum. Kimin ne derdi varsa bunu çözmeye çalışıyoruz. Bunları sayılı olarak verdiğimizde belediyelerimiz ayrı, teşkilatlarımız ayrı, dezenfektan, kolonya, maske dağıtımı, gıda yardımı, nakit yardım tarzında yaptığı gibi yine sosyal koruma kalkanı kapsamında özellikle hükümetimizin yaptığı yardımlar da sosyal destek programında faz-1 faz-2 faz-3’te toplam 66 bin 208 kişiye 66 milyon TL nakdi yardım yapıldı. Bu çok kıymetli bir şey” dedi
HEDEFİMİZ DEVLETİN KAYNAKLARINI YİNE MİLLETE HARCAMAK
Çalışkan, “Devletin kaynaklarını yine millete harcamayı hedefleyen bir çaba içerisindeyiz. Kısa çalışma ödeneği. Gerçekten pandemi döneminde bir çok iş kolunda çok iyi çalıştığını değerlendirdiğiniz iş kolundaki iş adamlarının dahil yararlandığını gördüğümüz iyi bir çalışma oldu bu. Kısa çalışma ödeneğinde 47 bin 269 kişiye 298 milyon kısa çalışma ödeneği sağlandı. 3 aydan fazla olmamak kaydıyla bu yapıldı. Keza nakdi ücret desteği. 25 bin 25 kişiye toplamda 76 milyon nakdi destek yapıldı. Normalleşme desteği. İş yeri kısa çalışmadan yararlanıyordu da sonra haziran temmuz itibariyle normalleşmeye başladı. Normalleşme desteği verdik. Özellikle şehrimizde 35 bin 666 kişiye 31 milyon normalleşme desteği verildi. Bu da çok kıymetli bir şey. Çünkü bir anda hızlanmak, bir anda çalışmak, bir anda adapte olmak, bir anda eski normal Türkiye’nin koşullarına yakalamak çok mümkün olmadı. Ama hamdolsun özellikle ihracata ilişkin kısımda ticaret odası da dahil olmak üzere sanayi bölgesinin ciddi üretim artışları oldu. İhracata ilişkin sanayicilerde bir memnuniyet oluştu. Esnafımıza ilişkin tabi ki çok ciddi sıkıntılı bir süreç yaşandı. Esnafımıza da destek olabildiğince sağlamaya çalışıyoruz, devam ediyoruz. Onların önerilerini önemsiyoruz. Özellikle esnaf odaları birliği başkanımızla neredeyse haftada bir görüşüyoruz. Onların bize ilettiklerini konfederasyon vasıtasıyla genel merkezimize ilettiğimi il başkanları toplantısında mutlaka cumhurbaşkanına iletiyorum ben. İletmeye devam edeceğim” ifadelerini kullandı.
ESKİŞEHİR İLK ETAPTA YER ALACAK İLLERDEN
Normalleşme sürecinde Eskişehir’in ilk etapta yer alıp almayacağı sorulan Çalışkan, “Ben Eskişehir’in ilk etapta yer alacak illerden biri olacağını değerlendiriyorum. Çünkü sayıları özellikle son dönemlerde 25 ile 40’ arası sayılarda tutmayı başarıyoruz. Bunda filyasyon ekiplerimizin, başta şehrimize özel olmak üzere ülke genelinde sayın cumhurbaşkanımız, sağlık bakanımız ve diğer bakanlarımızdan da Allah razı olsun. Bu süreç dünyada en iyi yönetilen ülkelerden bir tanesiyiz. Bunu diğer siyasi partilerden duyuyor olmuş olmak da neyi ne kadar doğru yapmış olduğumuzu gösteriyor. Hep söylüyorum; Yunus Emre Devlet Hastanesi, Eskişehir Şehir Hastanesi pandemi döneminde çok ciddi bir memnuniyet oluşturdu. Bizi şehrimize özelde vali bey, kaymakamlarımız, il sağlık müdürlerimiz, ilçe sağlık müdürlerimiz ve tüm sağlık çalışanlarımız çok ciddi çaba sarf etti. Gece gündüz çaba sarf etti, çok yoruldular, çok eziyet çektiler. En çok da sağlık çalışanlarımızda ciddi anlamda kayıplar yaşadık. Korona dönemi çok zor bir dönem oldu. Bziim hayatımızda yaşadığımız bizden sonraki nesillere anlatacağımız çok zor bir süreç oldu. Bugün bazen dönüp bakıyorum insanlar ağzında maskelerle ne kadar zor bir süreçten geçiyoruz. Hiç alışık olmadığımız, ön göremediğimiz… şimdi bu süreçten nasıl rahat çıkarıza bakıyoruz. Eskişehir inanıyorum ki bu süreçten en hızlı çıkacak illerden bir tanesidir. Yine üniversite rektörlerimize hibrit eğitim konusunda istişarelerimiz oluyor. Çünkü Eskişehir özellikle öğrencilere dönük hizmet sektörü konusunda öne çıkmış bir şehir. Eskişehir bu konuda maalesef öğrencileri çok hizmet ediyor olması sebebiyle en çok etkilenen şehirlerden oldu. En hızlı normalleşecek şehirlerden biri olacağını umut ediyorum” şeklinde konuştu.
NORMALLEŞME OLABİLİR
Kafe ve lokantaların açılıp açılmayacağı ile ilgili ise Çalışkan, “Mart başında belki sayın cumhurbaşkanımızın önderliğinde alınacak bakanlar kurulu kararı ve tavsiye kararları doğrultusunda bir normalleşme olabileceğini değerlendiriyoruz. Ama net şunu biliyor musunuz, hayır bilmiyoruz. Normalleşmenin olabileceğini değerlendiriyoruz ama pandemi kurallarına uygun bir şekilde kafeteryaların belki restoranların sayın cumhurbaşkanının talimatları doğrultusunda açılabilme ihtimali var. Ama şunu da çok iyi biliyoruz yani değerlendirme anlamında orada daha çok bulaşıyor, burada daha çok bulaşıyor, hiçbir yerde bulaşmasın. Biz her şeye tedbir alalım. Ama maskeyi çıkardığımız mekanlarda bulaşma ihtimali bir tık daha artıyor. O yüzden özellikle kafe, restoranlar bulaşmaya ilişkin kısımda belki eleştirilerin en çok getirildiği alanlar. Buna rağmen pandemi koşullarına uygun birer ikişer kişinin oturabileceği düzenleme yapılabilir mi evet yapılabilir. Bunu bundan sonraki süreçte Bilim Kurulu’nun önerileri doğrultusunda hep beraber yaşayarak göreceğiz. Hiç kimseyi günah keçisi yapmak adına bunu söylemiyorum. Umut ediyorum hep beraber en kısa sürede aşıların da etkilerini görmek suretiyle normalleşiriz. Bu sürece ilişkin hastalığı çok zor şartlarda atlatan hemşerilerimiz oldu. Gerçekten çok üzüntü verici. Tedbir çok önemli. Maske, mesafe, temizlik çok önemli” dedi.
BAKANLIKLARDAN DESTEK İSTEMELERİ LAZIM
Belediyelerimizin hemşerilerimizin önceliklerini kaçırmaması gerektiğini söyleyen Çalışkan, “Fiziki belediyeciliği önemsemeleri lazım. Proje üretmeleri lazım. Ürettiği projeleri de bakanlıklarla istişare etmek suretiyle bakanlıklardan destek istemeleri lazım. Bakanlıklar bize destek vermiyor. Hangi konlara ilişkin kısımda proje geliştirdiniz. İzmir’e destek veriyorlar da size mi destek vermiyorlar. Bizim şehrimizde hemşerilerimizi en iyi hizmete en kısa sürede kavuşmalarına yönelik çaba sarf etmesi lazım belediye başkanlarımızın. Belediye başkanlarımızın sahada olması, hemşerilerimizi dinlemesi, önceliklemesi lazım. Trafiğin, ulaşımın, fiziki olarak yolların çözülmesi lazım. Küresel iklim değişikliğinden kaynaklanan sebeple özellikle yağmur sularının bir an önce çözülmesi lazım. Dış ilçelerimizin üç tanesinde Mihalgazi, Sarıcakaya ve İnönü’de en kısa sürede atık su sorununun çözülmesi lazım. Bizim kullanım ve bazı yerlerde içme suyuna ilişkin kullandığımız bu sulara atık suları karıştırmamamız lazım. Bu çok önemli. Şimdi belediyelerimizi eleştiriyoruz. Bizim çevre ve doğaya ilişkin saygı duyduğumuz yerde söylemlerinizle eylemelerinizin bir olması lazım. Egzoz muayenesi için araştır. Çevreye ilişkin kısımda bazı konularda duyarlısınız egzoza da duyarlı olacaksınız. Yanlış yapmayacaksınız. Yanlışa müsaade etmeyeceksiniz, işinizin başında olacaksınız. Denetleyeceksiniz, daha çok çalışacaksınız. Hemşerilerimizin hedeflerine beklentilerine dönük dinamizmi yakalayacaksınız. Arzulu, istekli, heyecanlı olacaksınız. Şehri farklılaştırmaya çalışacaksınız. Taşımak zorundasınız. Küçük olsun yeter ki ben seçimi kazanayım derseniz bu şehirde göç almayan göç veren bir şehir. Göç almak iyi midir kötü müdür. Bunu tartışırız. Ama Şehrin her yönüyle büyümesi lazım. Şehrin sanayisi büyüsün, nüfusu büyümesin. Bu mümkün değil” dedi.
BİLGİ ALMADA SIKINTI YAŞIYORUZ
Çalışkan şöyle devam etti: “Şehre bir vizyon katmanız lazım. Şehri önemsemeniz lazım. Ben üniversiteden ayrıldım o zaman üniversite yoki hayır. Hala bizim için çok kıymetli. Eskişehir bizim için çok kıymetli bir şehir. Çok önemsediğimiz, içinde yaşadığımız ve içinde yaşamaktan da mutluluk duyduğumuz bir şehir. Belediye başkanlarımızın katkısı varsa evet Allah razı olsun. Ama hepsini kendisinden zannetmesinler. Bu şehir Anadolu için bulunduğu coğrafya için kavşakların kesiştiği bir şehir. Kendiliğinden gelişmesi olan bir şehir. Kendiliğinden gelişmeyi ortadan kaldırmamız, katkı sağlamaya sanayicileri iş adamlarını dinlemeye devam etmemiz lazım. Küçük esnafımızı dinlememiz lazım. Şehrin imar planlarını yapmamız lazım. Şehirde plansız yapılaşmaya belediye başkanı dahi olsa müsaade etmememiz lazım. Bir an önce şehrin her alanını Batıkent’teki gibi bahçeli, sosyal donatıların olduğu, yeşil alanların bol olduğu, herkesin bu alanlarda yaşama isteği doğacak alanlara dönüştürmemiz lazım. Aynı rakamsal oranlarla olmak kaydıyla bizim özellikle Vadişehir, Ihlamurkent bölgesinde imara açılan bizim dönemimizde planları yapılan yerlere baktığımızda aynı sonucu görüyoruz. İmar planı yapmazsanız, şehri geliştirmezseniz genişletmezseniz arsa paylarına ilişkin payları azaltmazsanız insanların ev sahibi olmakta zorlandığı bir süreci yaşarsınız. Bu şehirde 1, 1 buçuk, 2 milyona daireler satılıyor, kira fiyatları arttı. Bunların hepsini sizin çözmeniz lazım. Belediyecilik mazeret üretme yeri değil hizmet üretme yeridir. Hemşerilerimiz bizler için çok kıymetli. Onları üzmeden, yormadan, iyi niyetle, algısı yüksek bir şekilde geleceğe bakarak şehri geliştirerek, gençlerimizi anlayarak, özellikle hoş görülü olarak şehri yönetmeye devam etmemiz lazım. Birlikte hareket etmemiz lazım. Belediye başkanlarımıza tavsiyem; çıksınlar kamuoyunu bilgilendirsinler. Biz bilgi almada sıkıntı yaşıyoruz. Hiçbir belediye başkanımız yapmış oldukları hizmetlere ilişkin 15 günlük 1 aylık 3 aylık bilgilendirme toplantıları yapmıyorlar. Bilgi akışı olmadığı müddetçe her konuda sizi eleştiririz. Ne ulaşım master planınıza ilişkin ulaşıma dönük geleceğimizi biliyoruz, ne yollara ilişkin yapacaklarınızı biliyoruz, ne altyapıya ilişkin ESKİ Genel Müdürü’nün değişmesine rağmen yağmur suyu atıklarına ilişkin projelerinizi biliyoruz. Hiçbir şeyinizi bilmiyoruz. Bu şehre bir şey kazandırmak için enerjiniz de çabanız da yok. Bu şehir çok kıymetli. Bu şehre yazık etmeyelim hep birlikte bu şehri sanayi odamız, ticaret odamız, üniversitelerimizle geliştirmeye birbirimizi anlamaya dinlemeye devam etmemiz lazım.”
 
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat