Alpagut ve Atalan’daki Altın-Gümüş Madeni Projesinde “ÇED Olumlu” Kararına İptal Görüşü Raporda, projeye verilen “ÇED Olumlu” kararının iptal edilmesi yönünde görüş bildirildi. Söz konusu maden projesi kapsamında hazırlanan değerlendirmede, ulaşım başlığı dışında kalan birçok alanda Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporunun bilimsel esaslardan uzak bir yaklaşımla hazırlandığı ifade edildi. Bilirkişi heyeti, 18 Ekim 2025 tarihli “ÇED Olumlu” kararının iptal edilmesinin uygun olacağı kanaatine vardı.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, verilen raporun bilimsel ve hukuki gerçekleri ortaya koyduğunu belirterek çevre mücadelesinin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

Eskişehirspor 4 isimle daha anlaştı!
Eskişehirspor 4 isimle daha anlaştı!
İçeriği Görüntüle

Başkan Ataç açıklamasında, “Bu mücadele yalnızca bugünün değil, çocuklarımızın geleceğinin mücadelesidir. Toprağımızı, suyumuzu, kültürel mirasımızı ve insan yaşamını korumaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.

Bilirkişi raporunun ardından gözler yargı sürecine çevrilirken, projenin geleceğine ilişkin nihai kararın mahkeme tarafından verilmesi bekleniyor.

“Bu topraklar yalnızca maden sahası olarak görülemez”
Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, bilirkişi raporuna ilişkin yaptığı değerlendirmede, Alpagut ve Atalan’ın yalnızca doğal güzellikleriyle değil, tarihsel ve kültürel değerleriyle de korunması gereken özel bir bölge olduğunu vurguladı. Başkan Ataç, “Alpagut ve Atalan’ı yalnızca yerin altındaki maden rezervleri üzerinden değerlendirmek, bu toprakların binlerce yıllık tarihini, kültürünü, suyunu, ormanını ve insanını yok saymaktır. Bu bölge, geçmişten geleceğe taşımakla sorumlu olduğumuz ortak mirasımızdır. Bilirkişi raporu da maden projesinin arkeolojik sit alanı ve çevresindeki kültürel varlıklar üzerinde yaratabileceği tehlikeyi açık biçimde ortaya koymuştur” dedi.

“Doğayı korumak, insanı korumaktır”
Doğaya verilecek zararın insan yaşamından ayrı düşünülemeyeceğini belirten Ataç, şöyle devam etti:“Toprak zarar görürse tarım zarar görür, su kirlenirse yaşam zarar görür, orman yok edilirse insanın nefesi kesilir. Doğayı korumak, doğrudan doğruya insanı korumaktır. Bu nedenle mesele yalnızca çevresel bir mesele değildir; halk sağlığı, yaşam hakkı, kültürel miras ve kuşaklar arası adalet meselesidir. Hiçbir ekonomik faaliyet, insan yaşamından ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkından daha değerli değildir.”
“Çocuklarımıza yaşanabilir bir kent bırakmak zorundayız”
Mücadelenin gelecek kuşaklara karşı bir sorumluluk olduğunu ifade eden Başkan Ataç, “Çocuklarımıza siyanürle, ağır metallerle ve geri dönüşü olmayan çevresel tahribatlarla anılan bir bölge değil; temiz suyu, verimli toprağı, tarihi ve kültürel değerleri korunmuş bir kent bırakmak zorundayız. Bugün vereceğimiz kararlar, çocuklarımızın nasıl bir çevrede yaşayacağını belirleyecek” diye konuştu.
“Mücadelemiz mahkeme kararına kadar ve sonrasında da sürecek”
Bilirkişi raporunun önemli bir bilimsel ve hukuki aşama olduğunu, ancak yargılama sürecinin devam ettiğini hatırlatan Ataç, nihai kararın mahkeme tarafından verileceğini belirtti.
Ataç, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bilirkişi raporu, başından beri dile getirdiğimiz kaygıların ne kadar haklı ve bilimsel temellere dayandığını göstermiştir. Ancak mücadelemiz henüz tamamlanmış değildir. Yargı sürecini yakından takip edecek; bölge halkımızla, meslek odalarıyla, çevre örgütleriyle ve yaşamı savunan tüm yurttaşlarımızla dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz. ÇED Olumlu kararı iptal edilene, Alpagut ve Atalan’ın doğası, tarihi ve geleceği güvence altına alınana kadar mücadelemiz kararlılıkla sürecektir. Bu mücadele toprağın, suyun, tarihin, çocuklarımızın ve yaşamın mücadelesidir.”

Kaynak: HABER MERKEZİ