Günlük hayatın vazgeçilmezlerinden biri haline gelen telefonun yokluğunda yaşanan sıkıntıları anlatan şiir, sosyal medyada okuyanlardan büyük beğeni topladı. Eskişehir Şairler Derneği Başkanı Kenan Demirel, geçtiğimiz yıl katıldığı bir etkinlik sırasında şarja bıraktığı telefonunu geri döndüğünde yerinde bulamadı. Tüm aramalara rağmen ulaşılamayan telefonun kaybolması, mobil bankacılık ve kişisel verilere erişememesi nedeniyle kendisini zor durumda bıraktı. Yaşadığı bu süreci dizelere döken Demirel, yoğun tempo nedeniyle şiiri ancak geçtiğimiz günlerde tamamlayabildi.

SAMİMİ VE İÇTEN DİLLE ŞİİR YAZDI

Şiirini sosyal medya hesabından paylaşan Demirel, gelen yorumların hem kendisini şaşırttığını hem de mutlu ettiğini belirtti. Okuyucular, şiiri ilginç ve samimi bulurken, bazıları yaşanan kaybın sanata dönüşmesini esprili yorumlarla değerlendirdi. Şiirin ortaya çıkış hikâyesini anlatan Demirel, telefonun çalınmış olabileceğini düşündüğünü ancak kesin bir bilgiye ulaşamadıklarını ifade etti. Olay sonrası karakola giderek ifade verdiklerini belirten Demirel, telefonunu kaybettikten sonra adeta “eli kolu bağlanmış” gibi hissettiğini söyledi.

Teknolojinin hayatın merkezinde yer aldığını vurgulayan Demirel, rehber, bankacılık uygulamaları ve kişisel verilerin bir anda yok olmasının kendisinde hafıza kaybı hissi oluşturduğunu dile getirdi. Kaybolan telefonun yaklaşık 15 bin TL, yeni aldığı cihazın ise 20 bin TL civarında olduğunu da sözlerine ekledi.

Kenan Demirel'in 'Yanarım' başlıklı şiirinde şu ifadeler yer aldı:

Meteoroloji'den uyarı geldi ama Eskişehir kar görmedi
Meteoroloji'den uyarı geldi ama Eskişehir kar görmedi
İçeriği Görüntüle

"Dinlesin iyice dostum, düşmanım; bir iş ki başıma geldi, yanarım
Tedbirsizlik ettim, hayli pişmanım; androidim zayi oldu, yanarım
Cihazla birlikte aklım da gitti; gizli şifrelerim, saklım da gitti; fotoğrafım, dosyam, şarkım da gitti; hafızamı kökten sildi, yanarım
Aygıtı bulmaktı, inanın, derdim; karakola gittim, ifade verdim. İyice gerildim, fena ürperdim; kabahat bizlere kaldı, yanarım
Bulup buluşturup bir cihaz aldık. Kabını bulduk da beyinsiz kaldık. Aklını kurmaya servise saldık. Bildik gelen bir tek zildi, yanarım
Sim kart bulamadı operatörüm. İş asla beklemez, dedim müdürüm. Her nere gittimse işler kördüğüm. Bahaneler tüydü, kıldı, yanarım
Mobil bankalara giremez oldum; maaşı, ek dersi göremez oldum. Sıralı borçları veremez oldum. Hacizci kapıyı çaldı, yanarım
Menüyü dinlemek için tuşa bas; kareye, yıldıza, üçe, beşe bas. Telesekreteri dinle, boşa bas; o bile eğlendi, güldü, yanarım
Çözüme yaklaştık, olursa eğer; görüntüyü açtık, görmeye değer. Şarjımız yetmişten az imiş meğer; bağlantımız dondu, soldu, yanarım
Patronlarda para, bizde zaman çok; ambarlarla arpa, kulda saman çok. Piyasaya baksan işler yaman çok; o da geldi bizi buldu, yanarım
Temsilciye göre şarjımız düşük, tezgahtara göre tarzımız düşük, pazara göre de arzımız düşük. Sanki sürümümüz öldü, yanarım."

Kaynak: İHA