Son dönemde kamuoyunda geniş yankı uyandıran çocuk cinayetleri ve öldürülen çocuklar üzerinden yürüyen tartışmalar, çocukların korunması, suça sürüklenmesi ve yargı süreçlerini yeniden gündeme taşıdı. Eskişehir Barosu Çocuk Hakları İzleme Komisyonu Başkanı Ayten Balaban, çocuklara ilişkin sorunların yalnızca adli boyutla sınırlı olmadığını belirterek, suça sürüklenme riskinin azaltılmasında ailelerin rolünün kritik olduğunu söyledi.

Balaban, suça sürüklenen çocuk teriminin daha çok hukukçuların aşina olduğu bir terim olduğunu ancak son yıllarda yaşanan olaylar sebebiyle artık her kesimin bu terimin bildiğine dikkat çekerek, “Bunun sebebi neden? Çünkü artık bu gerçekten toplumun kanayan bir yarası haline geldi. Burada hem suça sürüklenen çocuklar açısından hem de mağdur çocuklar açısından ciddi bir problemle karşı karşıyayız. Ülkemizde yaşanan ekonomik çöküş, sosyal, ahlaki bozulma çocukları da nasıl büyük bireyleri etkiliyorsa çocuklarda da aynı şekilde kendisini kötü bir şekilde gösterdi. Cezalar arttırılabilir mi? Cezalar artışı tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmeler tarafından engelleniyor. Çocuğun üstün yararı, çocuğun korunması önceleniyor. Bunun alternatifi yok. Çocuğun üstün yararı vazgeçilmezdir, çocuğun korunması, çocuğa karşı şefkat... Bunlar vazgeçilmeyecek terimler. Ne kadar büyük suç işlemiş olursa olsun bu anlamda cezaların arttırılması gibi bir yol, bir yöntem olmayacaktır” diye konuştu.
SUÇ KONULARI DEĞİŞTİ
“20 yıl önce çocuk suçu dediğimizde; basit hırsızlık, ekonomik suçlar varken artık çocuk suçlarında özel hayatın gizliliği, ciddi yaralamalar, cinsel suçlar var” diyen Balaban, “Sebeplerine baktığımızda önceden ekonomik zorluk çekenler böyle suçlar işleyebiliyordu. Şu anda zengini, fakiri, hangi kültürden olduğunun hiçbir önemi kalmadı. Bütün çocuklarda aynı suçları görebiliyoruz Eskişehir'de. Özel hayatın gizliliği anlamında o kadar çok çocuk biliyorum ki okulunu değiştirmek zorunda kalıyor. Çünkü zamanında özel hayatın gizliliği konusunda eğitilmemiş, işte sosyal medyanın en kötü tarafı bu, bir şey hemen paylaşılabiliyor, hemen yayılabiliyor. Suçlarda ve sebeplerindeki değişiklikler de böyle. Bir yıl önce Eskişehir’de bir düğün esnasında 3 yaşındaki bir çocuk annesinin kucağında sigara içiyor. Mesela onunla ilgili ne yapıldı? O çocuk hala ailesiyle birlikte. O minvalde bir çocuğun suça sürüklenme oranı ne olur sizce? Zaten aile profiline baktığımız zaman yetersiz gelebilir. Her şey aileden başlıyor. Devletin kurumunun el atması gerekiyor” dedi.



