TÜED Şube Başkanı Muhsin Dilbaz, Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’ne (TES) ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, uygulamanın çalışanlar ve emekliler açısından yeni mağduriyetler yaratacağını söyledi. Dilbaz, TES’in emeklilik sistemindeki temel sorunları çözmekten uzak olduğunu vurguladı. İşverenlerin de katkısıyla ikinci basamak emeklilik sistemine dönüşecek olan TES’in, 2026 yılının Nisan ayında devreye girmesi planlanıyor. Sistem kapsamında asgari ücretliden en yüksek maaşlı çalışana kadar herkesin bordrosundan her ay brüt ücretin yüzde 3’ü kesilecek. İşverenin yüzde 3 katkı yapacağı, devletin ise yüzde 30 oranında destek vereceği belirtiliyor.

“Tamamlayıcı değil, zorunlu emeklilik sistemi”
TES’in yeni bir uygulama olmadığını hatırlatan Dilbaz, sistemin BES’in devamı gibi sunulduğunu ancak arada kritik farklar bulunduğunu söyledi. Dilbaz, şu ifadeleri kullandı: “Aslında hayatımıza BES sistemi olarak girdi ama BES sistemi bireysel emeklilik, yani kişilerin kendi isteğine bağlıydı. Bu sistemden ayrılmak 2 ay sonra mevcuttu, yapılabiliyordu. TES sistemiyle emeklilere doğru dürüst maaş bağlanamadığı için hükümet emeklileri sırtından atmak istiyor. Dolayısıyla TES diye bir ucube yarattılar ve bu sistem 2026 yılının Nisan ayında devreye girecek sözde. Ama bazı özel kurumlarda yaklaşık bir yıldır bu sistem zorunlu olarak kullanılıyor. TES’in “tamamlayıcı” olarak sunulmasının gerçeği yansıtmadığını savunan Dilbaz, hükümetin sorumluluğu emeklinin üzerinden atmaya çalıştığını belirterek şöyle konuştu: “Tamamlayıcı değil, zorunlu emeklilik sistemi. ‘Ben size bundan fazla maaş veremiyorum, ikinci bir emekliliği bankalardan yapın, tazminatınızı da oradan alın, ikinci maaşınızı da oradan alın’ diyerek sırtından atmaya çalışıyor hükümet.”
Fonlar devletin tasarrufunda
Sistemin kamuoyuna anlatılmayan yönleri olduğuna dikkat çeken Dilbaz, toplanan paraların tek bir fonda birikeceğini ve bu fonun kullanımına ilişkin ciddi belirsizlikler bulunduğunu dile getirdi: “Yüzde 3 çalışandan kesilecek, yüzde 3 işveren katkısı olacak, yüzde 30 da devlet katkısı olacak. Ama bu sistemin görünmeyen, gösterilmeyen yüzü ise bir fonda bu paralar birikecek. Bu fonu da devlet istediği gibi kullanacağını söylüyor.” TES’in herhangi bir devlet ya da getiri garantisi sunmadığını vurgulayan Dilbaz, bankaların önceliğinin kendi kârları olacağını belirtti: “Banka para kazanmadığı şeyi size aktif olarak yansıtır mı? Asla böyle bir şey olmaz. Banka önce kendi kazanacak, sonra size verecek.”
“Bu sürdürülebilir değil demek maaş ödeyemiyoruz demek”
Emeklilere sık sık “sürdürülebilirlik” gerekçesi sunulduğunu hatırlatan Dilbaz, bu söylemin arkasındaki anlamın açık olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Zaman zaman emeklilere söylüyorlar ‘bu sürdürülebilir değil’ diye. Ne demek sürdürülebilir değil? ‘Yani biz sizin maaşlarınızı artık ödeyemeyeceğiz’ demek. Öyle bir durumda işte ‘ben seni zaten sisteme soktum, git oradan maaşını al’ diyebilir.”
“TES’e pes diyoruz”
TES’in emeklileri daha büyük bir belirsizliğe sürükleyeceğini savunan Dilbaz, sözlerini net bir dille tamamladı: “Bizi daha çok bunalıma, daha çok kaosa sürüklemek adına yapılmış bir uygulamadır. Bunu asla kabul etmiyoruz. Böyle bir emeklilik sistemi de olmaz. Pes diyoruz.”



