Jeoloji Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Merve Edizkan Cihan, geçtiğimiz günlerde Kütahya Simav’da meydana gelen 4.8 büyüklüğündeki depremin ardından önemli açıklamalarda bulundu. Sadece Eskişehir’in içinde bulunduğu fayın risklerine odaklanmak yerine çevre illerde meydana gelen depremlerin de kenti etkileyebileceğini belirten Cihan, kenti bekleyen deprem gerçeğine dikkat çekti. Yapılan değerlendirmelere göre Eskişehir Fayı’nın 6.5 ile 7.2 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeli bulunduğunu hatırlatan Cihan, “Kütahya’da yaşanan depremi hepimiz hissettik. Aslında bizim uzun zamandır vurguladığımız bir konu var: Eskişehir’de aktif bir fay hattı bulunuyor ama çevre illerde meydana gelen depremler de şehrimizi etkileyebiliyor. Yapılan güncel bilimsel çalışmalara göre Eskişehir Fayı’nın tekrarlanma periyodunu doldurduğu ifade ediliyor yani yakın zamanda bu fay üzerinde bir deprem yaşanabileceği öngörülüyor. Eskişehir Fayı 4 segmentten oluşuyor. Bu segmentlerden yalnızca birinde kırılma meydana gelebileceği gibi, birbirini tetikleyen birden fazla kırılma da söz konusu olabilir. Bu kırılmaya bağlı olarak 6.5 ile 7.2 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeli bulunuyor”
"Kentsel dönüşüm değil, daha çok ‘yerinde dönüşüm’ yaşıyoruz"
Eskişehir’in en önemli sorunlarından birinin yapı stoğu olduğunu vurgulayan Cihan, olası bir depremde porsuk barajının da zarar görebileceğine dikkat çekti. Cihan, “Eskişehir’de yaşı oldukça yüksek, eski ve dayanıksız çok sayıda bina bulunuyor. Bu nedenle bir an önce güvenli ve yeni yapılara geçilmesi gerekiyor. Kentsel dönüşüm çalışmalarına baktığımızda ise mevcut uygulamaları yeterli bulmuyorum. Çünkü biz şu anda gerçek anlamda bir kentsel dönüşüm değil, daha çok ‘yerinde dönüşüm’ yaşıyoruz. Yani iki eski binanın arasında tek bir bina yenileniyor, oysa deprem anında bu yapıların birbirine etkisi olacağı için yeterli bir çözüm sunmuyor. Depremle ilgili bir diğer önemli risk de ikincil afetler. Eskişehir’in içinden geçen Porsuk Nehri de bu riskler arasında yer alıyor. Barajın inşa edildiği dönemde fay hatlarının bugünkü kadar net bilinmemesi nedeniyle, yapılan bazı çalışmalar olası bir Eskişehir depreminde barajın zarar görebileceğini ortaya koyuyor. Zemin yapısına baktığımızda ise Eskişehir’in büyük ölçüde alüvyon zemin üzerine kurulu olduğunu görüyoruz. Bu da özellikle eski ve çok katlı yapıların bulunduğu bölgelerde riski artırıyor. Atatürk Caddesi, Yunus Emre Caddesi ve Kızılcıklı Caddesi gibi bölgelerde hem yapıların yaşı hem de zemin özellikleri nedeniyle riskin daha yüksek olduğunu söyleyebiliriz” diye konuştu.


