Sağlık Bakanlığı’nın yataklı kamu hastanelerinin “çok tehlikeli işyeri” sınıfından “tehlikeli işyeri” statüsüne düşürülmesi ve Aile Sağlığı Merkezleri’nde ücretsiz sunulan raporların ücretli hale getirilmesine ilişkin konuşan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Şube Eş Başkanı Bülent Yıldırım, söz konusu uygulamaların sağlık çalışanlarının güvenliğini ve vatandaşların sağlık hakkını doğrudan zedelediğini ifade ederek, bu adımların geri çekilmesi gerektiğini söyledi. Şube Eş Başkanı Yıldırım, Sağlık Bakanlığı’nın yataklı kamu hastanelerinin “çok tehlikeli işyeri” sınıfından çıkarılarak “tehlikeli işyeri” sınıfına alınmasını istediğine yönelik iddiaların kabul edilemez olduğunu belirterek, “Bu çok ciddi bir konu ve bunu önerenler nasıl bir bilimsel temele dayanmış, nasıl bir akıl yürütmüşler; inanmak ve kabul etmek çok zor. Sağlık iş kolu ‘çok tehlikeli’ iş kolu grubundadır. Pandemide de gördük; yüzlerce sağlık emekçisi hayatını kaybetti ve önlenebilir nedenlerle ölümler oluştu. Keza hastanelerde, acil servislerde sağlık çalışanlarına yönelik şiddet ve bunların sonucunda sakat kalan, uzun süre tedavi gerektiren, ölen, hayatını kaybeden sağlık emekçilerinin olduğu bir ortamda Sağlık Bakanlığı’nın böyle bir öneriyi Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na sunması hezeyandır bizim açımızdan” diye konuştu.
HASTANE DEĞİL TİCARETHANE
Bakanlığın, kesi, iğne batması, yere düşme, çarpma gibi gerekçeleri sunduğunu kaydeden Yıldırım, “Ancak bunlar insanların hayatını kalıcı bir hastalıkla geçirmesine neden olabileceği gibi hayatını kaybetmesine de neden olabilecek şeylerdir. Bulaşıcı hastalıklar HIV, Hepatit C ve şiddeti bertaraf etme ya da yokmuş gibi davranarak tehlike sınıfını değiştirmek çok sorunludur. Aslında bunun nedenini biz çok iyi biliyoruz. Sağlık tesislerinin birçoğunu işletiyorlar, işletmelere vermişler. Biz onlara hastaneler değil de ‘ticarethane’ diyoruz. Bu ticarethanelerin bu sınıfı, statüyü düşürmesinde aslında tasarruf etme gerekçeleri de olduğunu görüyoruz. Bir işletmenin tasarruf etmesi için sağlık çalışanlarının sağlığı, iş sağlığı, güvenliği, çalışma ortamı asla tehlikeye atılamaz. Bu kabul edilebilir bir durum değil” ifadelerini kullandı.
İNSANİ BİR UYGULAMA DEĞİL
Yıldırım, birinci basamak sağlık hizmetlerinde “ücretsizdir” yazısıyla karşılaşıldığını ancak görünür de ücretsiz bir şeyin kalmadığını gördüklerini vurgulayarak alınan rapor ücretlerine tepki gösterdi. Yıldırım, “Ücretler, ikinci ve üçüncü basamağa sevk edildiği zaman bin 250 lira sağlık kurulu rapor ücretine kadar artabiliyor. Burada önemli olan şu: Vatandaşlar ödediği primlerin, sağlıkla ilgili güvencelerinin, çalışırken gelecek yaşamda refahını artırıcı tüm kesintilerinin karşılığını alamıyorlar. Birinci basamakta ücretsiz olması gereken hizmetler üzerinden vatandaşı sağlık çalışanlarıyla karşı karşıya getiren bir uygulamayla karşı karşıyayız. Bu uygulamadan derhal vazgeçilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Zaten paralı olan sağlık hizmeti daha da paralı hale getirilmek isteniyor. Bu kabul edilebilir, insani bir uygulama değil. Bu vatandaşların temel sağlık hakkına ulaşımı, erişimini önünde çok büyük bir sorundur ve ücretsiz olması gerekiyor” dedi.




