CHP Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ayşe Ünlüce, ES TV’de yayınlanan ‘Soruyoruz’ programında Gazeteciler Tarkan Demir ve Murat Taşkın’ın sorularını yanıtladı.

Doğma, büyüme Eskişehirli olduğunu yalnızca mesleği gereği bir dönem Eskişehir’den ayrılmak zorunda kaldığını anlatan Ünlüce, “Hep aklımda Eskişehir’de yerleşik bir hayat yaşamak vardı. Tayinli meslekler, gittiğimiz yerler bana çok zor geldi. Sadece üniversite için Eskişehir’den ayrılmıştım. Onun dışında hep buradaydım” dedi. Eskişehir’e döndükten sonra Türk Telekom’da ve Osmangazi Üniversitesi’nde görev yaptığını ardından belediyeye atandığını belirten Ünlüce, Kadın Hakları Komisyon Başkanlığı, Çevre Kurulu, Kadın Platformu, Kent Konseyi, Kadın Meclisi gibi birçok alanda çalışmalar yürüttüğünü söyledi.

Yüzügüllü Mutallip’de vatandaşlarla buluştu Yüzügüllü Mutallip’de vatandaşlarla buluştu

CHP’NİN İÇİNDE BÜYÜDÜM

Ünlüce çocukluğundan beri CHP’nin içinde büyüdüğünü belirterek, “Aydın’la beraber 1996 yılındaki parti üyeliği ile beraber bir gönüldaşlığımız var ama öncesinde de zaten babam, amcam, halam parti üyesi olduğu için çocukluğumdan beri CHP’nin içinde büyümüş birisiyim. Onlar mahalle delegeliği yapardı. O yıllarda Zeki Ünal, Kazım Kurt isimlerini duyduğumu hatırlıyorum çocukken bile. Aydın’la beraber arkadaş çevremiz, dostlarımız CHP içinden oluştu” dedi.

ÇALIŞMALARIMLA BU GÖREVE GELDİM

Büyükşehir Belediyesi Adaylığına uzanan süreci anlatan Ünlüce, “Aslında Genel Sekreter olduğumdan beri bu konu hep gündemdeydi. Sebebini bilmiyorum. Aslında bu konuda herhangi bir atılımım, gayretim de olmadı. Milletvekili seçimlerinden başlayarak adım anılıyordu. Benim bildiğim kadarıyla, belki bu sorulara Yılmaz Hoca veya İl Başkanımız Talat Bey daha net açıklayabilir. Sürecin bir kısmını biliyorum. O yüzden süreci anlatırsam bazı şeyler eksik kalabilir diye çok ayrıntısına girmek istemiyorum. Süreçle ilgili şunu söyleyebilirim; Yılmaz Hoca’yla hem hukuk müşavirliğim hem genel sekreterlik döneminde yaklaşık 8 yıl beraber çalıştık ama öncesi de var. Öncesinde de benim sivil toplum çalışmaları nedeniyle Yılmaz Hoca 1999’da seçimi kazandığı andan itibaren, ki Ahmet Ataç da öyledir, Kazım Bey zaten meslektaşım, pek çok çalışmanın içinde zaten beraberdik. Yani Yılmaz Hoca’yla belediyeye geldiğimde tanışmış değiliz. Belki Genel Sekreter olarak atanmamda da o çalışmaların etkisi olmuştur. Çünkü geldiğimiz her görev, geçmişte bizi besleyen şeyler. Sonrasında eğer böyle bir göreve de geldiysem mutlaka belediyede yaptıklarımız da etkili olmuştur diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

BÜYÜKERŞEN OKUL GİBİDİR

Özellikle son 6 yılda Yılmaz Büyükerşen’le çok yakın çalıştıklarını belirten Ünlüce, “Onun çalışmalarını, vizyonunu, yaptıklarını, yapmak istediklerini çok net gözlemleme şansım oldu. Gerçekten benim için bir okul gibi oldu. Sadece belediyecilik hizmetleri anlamında değil. Belediyecilikte gerçekten okul gibidir ama yöneticilik anlayışı, insan ilişkileri, parti ile diyaloğu anlamında da çok gözlemleme şansım oldu. İyi de gözlemlediğimi düşünüyorum bu süreci. Adaylık sürecine gelince, ben Yılmaz Hoca’nın çok istekli olmadığını düşünüyorum başında. Konuşmalarımızda hep aslında ‘bırakabilirim, belki bir kadın aday olabilir’ gibi şeyler söylüyordu ama benim ismim açıkça zikredilmiş değildi. Yaşanan süreç gelişti. Biraz da örgüt, siyaset, merkez, Yılmaz Hoca, İl Başkanım bu olayın pek çok paydaşı var. Sonucunda ben aday oldum. Bazı konuların tamamını biliyorum, bazı konuları çok bilmiyorum. Ama bugün için çok mutluyum. Bence Eskişehir’de, geldiğimiz noktada CHP’ye bir kadın adayın çok yakıştığını düşünüyorum. Benim adaylığımın da şehirde kadın aday olarak, hukukçu olarak çok güzel karşılıkları gördüğünü düşünüyorum” dedi.

BELEDİYECİLİKTE RAKİBİM YOK

“CHP adayı olarak seçmen size neden oy vermeli” sorusunu yanıtlayan Ünlüce, “Ben belediyeciliği çok iyi öğrendim. Bu anlamda bir rakibim olduğunu düşünmüyorum. Belki başka konularda konuşabiliriz birbirimizle üstün ya da daha düşük profil yanlarımız olabilir. Bunları tartışabiliriz ama belediyeciliği iyi bilmek, belediyecilik nedir, yerel yönetim nedir, bunun mevzuatı nedir, projeler nasıl üretilir, nasıl yürütülür, nasıl yapılır…  Özellikle muhalefet belediyesi olarak, hatta azınlıkta olduğumuz dönemler de oldu Meclis’te, yine de hizmetler kesintisiz ve bu kadar güzel bir şekilde yürütülür bunları çok iyi bildiğimi düşünüyorum. Büyükşehir’e bağlı 540 tane mahallemiz var. 2014 yılında Büyükşehir Mevzuatı değiştikten sonra çok geniş bir alana bakar olduk. Ben bir de kırsalda çalışmayı çok sevdim, çok sık ilçe ziyaretleri yaptım. Mahalle ziyaretlerini çok yaptım. Dönem dönem muhtarlarımızdan da, şehrimizdeki en önemli sorunları ne görüyorlar, nelerin çözümlenmesini istiyorlar, ara ara bunların raporlarını alırız. Dolayısıyla bu şehirde iyi belediyecilik nasıl yapılır, şimdiye kadar neler yapıldı, neleri yapamadık, yapamadıklarımızı neden yapamadık, bunları yapmak için yöntemlerimiz neler olabilir, bunları yapmak için ne kadar zorlayabiliriz, yapılan hizmetleri nasıl koruyabiliriz, bunları hem koruyup hem yaşatıp hem de daha ileriye nasıl taşıyabiliriz, konularında çok bilgili olduğumu düşünüyorum” dedi.

HAYAT BİR SİYASET

Bürokrasiden gelmesinin bir dezavantaj yaratmadığını söyleyen Ünlüce, “Zaten siyasetten ari bir insan değildim. Hepimizin bir siyasi düşüncesi var. Hayat bir siyaset zaten... Ben belki biraz daha eşimden, sosyal hayatımdan, biraz sivil toplum çalışımlarımdan dolayı hiçbir zaman uzak olmadım. Bununla ilgili de bir tepki almadım. Parti örgütümüzle birlikte, onu da çok önemsedim gerçekten. İlk ziyaretlerimi öncelikle il örgütümüzle, ilçe örgütlerimizle, belediye başkanlarımızla yapmaya çalışıyorum. Onlarla birlikte ilerlemek istiyorum. Doğrusunun da bu olduğunu düşünüyorum. Kendileri de çok büyük bir sevgiyle saygıyla kucakladılar beni. Güzel bir şekilde hep beraber, kol kola çalışacağız diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

KIRSALDAKİ HAYATI

CANLANDIRMALIYIZ

Büyükşehir mevzuatı değiştikten sonra kırsaldaki çalışmalarını anlatan Ünlüce, “Ben il merkezlerinde nüfusun biraz kontrol edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Kontrolsüz göç, kontrolsüz nüfus illerde çok büyük sıkıntılara yol açacağı düşüncesindeyim. Kazandığımda da buna çok önem vereceğim, bence biz birkaç ilçemizi yerleşilebilir kılabilirsek, bazı ilçelerimiz için bu çok zor görünüyor. Sivrihisar, Çifteler, Seyitgazi olabilir. Biraz daha yerleşimi dağıtabileceğimiz yerler olursa şehirdeki hayatımızın konforunu daha yüksek tutacağımızı düşünüyorum. Ne yazık ki Eskişehir’imizin şöyle bir kaderi var, ilçelerimiz çok küçük. İlçelerimiz çok küçük olduğu için merkeze çok fazla nüfus geliyor. Zaten çok göç aldık. Depremle beraber çok göç aldık. Mültecilerle beraber çok göç aldık. Ve biz kırsaldan da göç alıyoruz. Köyler boşalıyor yavaş yavaş. Biz eğer kırsalda hizmet verirsek, kırsal hayatı canlı tutabilirsek, hem sosyal hem oradaki üretimi canlı tutabilirsek buradaki hayatı daha konforlu kılarız diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

HALK BAKLİYAT ÇOK YAKINDA

Kırsaldaki çalışmaları geliştirmeye devam ettiklerinin altını çizen Ünlüce, “Halk Ekmek’le başlamıştık. Süte, süt ürünlerine dönüştü. Şimdi Halk Bakliyat üzerinde çalışıyoruz. Çok yakında ona da başlayacağız. Kasa fabrikamızı kurduk. Şimdi suyu da tasarruflu kullanmaya ilişkin, borulama sistemleriyle ilgili tesisler kurmayı düşünüyoruz. Hiç olmayacak bir şey gibiydi, zeytinyağı üretmeye başladık Sarıcakaya’da. Çok güzel çalışmalar yapılıyor. Ben bunların yapılması gerektiğini düşünüyorum. Çok da keyif alıyorum” açıklamasını yaptı.

ALTYAPI ÇALIŞMALARI GÖRÜNÜR DEĞİL

Yılmaz Büyükerşen’in ‘son 10 yılda hiçbir şey yapmadığı’ yönündeki eleştirilere yanıt veren Ünlüce, “Kesinlikle buna katılmıyorum. Bir kere, ilk yapılan hamleler Eskişehir’in kaderini değiştirecek hamlelerdi. Tramvay, Porsuk rehabilitasyonu, büyük parklar, yeşil alanların artması, müzelerin kurulması, senfoninin kurulması… Gerçekten inanılmaz vizyon işler bunlar. Sonrasında yine pek çok iş yapıldı ama ondan önce çok az şey yapıldı. Eskişehir hakikaten yaşam kalitesinin çok düşük olduğu bir şehirdi. Ben üniversite yıllarında okurken hatırlıyorum, arkadaşlarımla Eskişehir’e geldiğimde, ‘Nasıl yani hiç yeşillik yok mu, ağaç yok mu’ dediklerini çok iyi hatırlıyorum. Çamurdan, tozdan biliyorsunuz. Ama Eskişehir inanılmaz bir dönüşüm yaşadı. O dönem çok görünür kılındı. Sonrasında biz inanılmaz altyapı yatırımı yaptık. Bütün ilçelerimizde kanalizasyonları tamamladık. Bunlar o kadar önemli çalışmalar ki... Alpu’yu tamamladık, Çukurhisar’ı bitirdik. Bu bahsettiklerim 150 – 200 milyon liralık işler. Basit işler değil. Altyapı çok görünür değil biliyorsunuz. Yapılan işlerin muhafazası, devamı,  bunların üzerine katarak ilerlemek, bunların hepsi çok büyük çalışmalar ve güç gerektiriyor. Bizim en büyük şanslarımızdan birisi de burada pek çok şeyi kendimizin yapıyor olması. Atölyelerimiz, fabrikalarımız var. Yılmaz Hoca’nın kurduğu inanılmaz atölyelerimiz var. Son 10 yıldır, 2014’ten beri yaşadığımız kırsal sürecimiz var. Kırsalda da hizmet yapmak durumundayız zaten. Örneğin, Yazılıkaya’ya beton yol yapmanın maliyeti dudak uçuklatan rakamlar ama Yazılıkaya’nın kaderi değişti. O yol yapıldığından beri, son 3-4 yıldır Yazılıkaya ne kadar tanınır hale geldi. Yazılıkaya ve Yunus Emre bizim en önemli değerlerimiz. Önümüzdeki dönemde de aynı benzer yolu Yunus Emre’ye de yapmayı planlıyoruz” dedi.

MONTAJ DEĞİL GERÇEK ÇEKİM

Sosyal medyada bazı hesapların tanıtım videosunu stüdyoda çektiği yönündeki iddiaları değerlendiren Ünlüce, “O gün biz çekim için arkadaşlarla çıktık. 4 çekim yapıldı. Bazıların yürüyerek, bazıları sabit oldu. Sokaktaydık, gerçek bir çekimdi. Öyle bir algı oldu. Dışarda yapıldı, gerçek bir çekimdi” diye belirtti.

ADALETE ÖNEM VERİYORUM

Başkan Büyükerşen’in kendisi için, “Mesela belediyede bir vatandaşın sorunu olmuş, belediyenin yanlış bir uygulamada bulunduğunu tespit edip vatandaşa ‘belediyeyi dava edin’ demiş” sözleri hatırlatılan Ünlüce, hukukçu kimliğinin bir belediyecilikte avantaj olduğunu söyledi. Ünlüce, “Bir şehri adaletle yöneteceğine söz vermek, bu inançla başlamak çok kıymetlidir diye düşünüyorum. 6 yıla yakın yönetici olarak çalışma dönemimde bunu çok önemsedim. Kendiliğinden oldu zaten. Adalet duygusu içselleştirdiğim bir şey demek ki. Yılmaz Hocamın bu takdirini de sevinçle karşılıyorum. Hem belediye içinde hem de şehri yönetirken adalete çok önem vereceğimi söylüyorum. Mesele biz kırsalda bir çalışma yaparken, ilk başladığımda pek çok kullanmadığımız arazi vardı. Kullanmak istediğinizde de çok ciddi yatırım yapmamız gerekiyordu. ‘Biz 12 ilçe belediye başkanımızla görüşelim. Bu arazileri protokolle kendilerine verelim. Eksinler, biçsinler, yüzde 10’unun, yüzde 20’sini bize versinler. Biz de aşevlerimizle kent yoksullarımıza dağıtalım’ dedik. 12 ilçe başkanımıza bunu götürmemize çok şaşırdı bazıları. Genelde insanlarda ‘her siyasi parti kendi partililerine hizmet eder’ diye bir algı var. Ama öyle bir şey yok. Yılmaz Hoca da hep siyaset üstü durdu, buna dikkat etti” şeklinde konuştu.

KİMSE ‘GÖLGE’ BAŞKANLIĞI KABUL ETMEZ

Büyükerşen’in arkasında ‘gölge başkan’ olacak iddialarını yorumlayan Ünlüce, “Gölge başkanlık diye bir şey hiçbirimizin kabul edeceği bir şey değildir. Şehirde de zaten bunu kimse kabul etmez. Bizler Yılmaz Hocamız da dahil, Ahmet Başkanımızın ve Kazım Başkanımızın da deneyimleri ile zaten birlikte çalışacağız. Sadece ben değil, hangi başkan gelirse gelsin, hangi partiden gelirse gelsin, Yılma Hoca’nın yaptıklarından esinlenmesi lazım. Ondan fikir alması lazım, projeleriyle görüşmesi lazım diye düşünüyorum. Gerçekten farklı bir belediyecilik ortaya koydu. Ama onun fikirlerini almak demek hiçbir zaman gölge başkanlık şeklinde olamaz. Zaten bir şehri gölge şeklinde yönetemezsiniz” dedi.

ŞEHRE KADIN DOKUNUŞUNA İHTİYAÇ VAR

Seçimi kazanırsa Eskişehir’in ilk Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olmanın gururunu taşıdığını vurgulayan Ünlüce, oy potansiyeli olarak sadece gençler ve kadınlar değil, herkese hitap edeceğini söyledi. Kadınlardan çok önemli destek gördüğünü ifade eden Ünlüce, “Gelen tepkiler çok olumlu görüyorum. Başka siyasi partilerin bile arayıp ‘biz kadın adayı destekleyeceğiz’ dediğini duyuyorum. Gerçekten şehirde bir kadın dokunuşuna, anaçlığına, adaletine ihtiyaç var gibi geliyor. Ama 65 yaş grubundan, orta yaş grubundan oy almayacağım anlamına gelmiyor. Onlardan da alacağım” ifadelerini kullandı. Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Ahmet Ataç ve Kazım Kurt’un da adının geçtiği ve gelinen süreçte Parti Merkezi’nin verdiği karara herkesin saygı duyduğunu ifade eden Ünlüce, “Üçümüz beraber kol kola bu seçim sürecini yürüteceğiz. Gerçekten ikisi de abilik yapıyor şu an bana. Çok şanslı olduğumu düşünüyorum” dedi.

SEÇİM SİYASİ NEZAKETLE GEÇECEK

Büyükşehir Belediye Başkan Adayı rakiplerini değerlendiren Ünlüce, “Ben yapı olarak, siyasi nezaketsizliğe uygun herhangi bir şey yapacağımı düşünmüyorum. Nebi Bey’in de Melih Bey’in de adaylık sürecinde arayıp beni tebrik etmeleri, iyi dileklerini sunmaları çok güzeldi. Siyasi nezakete çok uygundu. Çok güzel bir başlangıç yaptığımızı düşünüyorum. Ben de kendilerinin bu şekilde devam edeceklerini düşünüyorum. Bu bir yarış. Elbette ki hepimiz kazanmak için çalışacağız. Bunun için birtakım siyasi manevralar geliştirmeye gerek yok diye düşünüyorum. Hepimiz projelerimizi anlatacağız. Projelerimizle yarışalım. Siyasi ayak oyunlarıyla bir şey yaparsak, insanların ayağına dolaşacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı. 

ŞİKAYET EDEN BİR BELEDİYE OLMADIK

İktidar partisinden bir belediye olmamanın dezavantajları olduğunu ancak bunu bahane olarak sunmadıklarını söyleyen Ünlüce, “Mutlaka iktidar partisinden olanların daha avantajlı olduğu konular vardır. Yasal mevzuat belli, bütçeden aynı oranda yararlanıyoruz. Mesela birtakım hibelerden, birtakım kredilerden yararlanma şansımız daha yüksek olabilirdi ama biz oturup ağlanan, şikayet eden, engellendik diyen bir belediye değil. Biz her zaman en iyi şekilde hizmet etmeye çalıştık. Yine aynı şekilde hizmet etmeye çalışacağız. Bazen bizim belediye meclisimizde, önemli konularda oy birliğiyle o kadar güzel kararlar çıkıyor ki. Biliyorsunuz, suyla ilgili ciddi bir problemimiz var. Çifteler’deki suyun buraya taşınması ile ilgili konu meclise geldiğinde, sadece Çifteler belediye başkanımız dışında karar oy birliğiyle geçti. DSİ konuyu sahiplendi ve biz şu anda hep beraber bunun için çabalıyoruz. Muhalefet belediyesiyiz diye her şeyden mahrum diye bir şey yok. Birtakım haksızlıklar oluyordur ama biz bunu lehimize çevirmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.             

KADIN ADAY ÇOK YAKIŞACAK

Ünlüce, Eskişehirlilere seslenerek, “Bence bizim bu şehirde inşa ettiğimiz şehircilik anlayışını en iyi özümseyen, en iyi koruyacak olan, yaşatacak olan, bunu daha ileriye taşıyacak olan, belediyeciliği bilen benim diye düşünüyorum. Bu konuda kendimi şanslı görüyorum. Eskişehir’e bir kadın büyükşehir belediye başkanı çok yakışacak diye düşünüyorum” dedi.

Muhabir: M. ANIL AKSOY