Eskişehir’in tarihi Odunpazarı semtinde yer alan Alaaddin Parkı, kentin geçmişiyle bugünü arasında güçlü bir bağ kuran özel yeşil alanlardan biri olarak öne çıkıyor. Tarihi ve kültürel yapılarla çevrili park, şehir merkezindeki yoğun tempodan uzaklaşmak isteyenlerin kısa süreli mola verdiği önemli duraklar arasında yer alıyor.
Parkın kalbi: Alaaddin Camii
Alaaddin Parkı’nın en dikkat çeken tarihi unsuru, Selçuklu dönemine uzanan Alaaddin Camii. Selçuklu Sultanı III. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde, 1267 yılında inşa edilen cami, Eskişehir’in en eski dini yapılarından biri olarak kabul ediliyor. Yapının baniliğini, Mevlana’nın takipçilerinden Nur al-Din ibn Jaja üstlenmiş durumda.
Müze döneminden restorasyona
Zaman içerisinde birçok onarım geçiren Alaaddin Camii, özellikle 1945 yılından sonra uzun süre müze olarak kullanıldı. Farklı dönemlerde yapılan müdahalelerle yapısı değişen cami, 2014 yılında gerçekleştirilen kapsamlı restorasyonun ardından özgün mimarisine daha yakın bir görünümle yeniden ibadete ve ziyarete açıldı.
Parkın oluşumu ve güncel kullanımı
Alaaddin Parkı, caminin çevresinde yer alan yeşil alanın halk arasında zamanla park olarak anılmasıyla şekillendi. Kısa yürüyüş yolları, gölgelik ağaçları ve sakin atmosferiyle Odunpazarı’nın tarihi dokusuna yeşil bir kontrast sunan parkta; yürüyüş yolları, oturma alanları ve dinlenme noktaları bulunuyor. Alan, hem Eskişehirlilerin hem de kenti ziyaret eden turistlerin sıkça tercih ettiği duraklardan biri olarak öne çıkıyor.
Sosyal hayatın parçası
Alaaddin Parkı yalnızca bir dinlenme alanı değil, aynı zamanda sosyal yaşamın da önemli bir parçası. Odunpazarı Belediyesi’nin düzenlemeleriyle hayata geçirilen Alaaddin Park Aile Çay Bahçesi gibi işletmeler sayesinde park, kent kültürünün içinde aktif kullanılan bir buluşma noktası haline geldi.



