<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Eskişehir Yenigün Gazetesi | Eskişehir Haberleri</title>
    <link>https://www.esyenigun.com</link>
    <description>Eskişehir haberleri ve Eskişehirspor ile ilgili son dakika gelişmeleri Eskişehir Yenigün Gazetesi sayfalarında</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.esyenigun.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright  © Eskişehir Yenigün Gazetesi 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 12 May 2026 15:00:05 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıcaklıklar arttı, tehlike yeniden hortladı!]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/sicakliklar-artti-tehlike-yeniden-hortladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/sicakliklar-artti-tehlike-yeniden-hortladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB), bahar ve yaz aylarında artış gösteren kene vakalarına karşı uyarıda bulunarak Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) riskine dikkat çekti. Yapılan açıklamada, kene kaynaklı hastalıkların yalnızca insan sağlığını değil, hayvan sağlığı ve ekosistem dengesi açısından da önemli bir tehdit oluşturduğu vurgulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB), Türkiye’de 2002 yılından bu yana görülen KKKA vakalarının bazı bölgelerde endemik hale geldiğini, ancak kene popülasyonunun yayılımı nedeniyle riskin ülke genelinde sürdüğünü belirtti. Açıklamada, özellikle bahar ve yaz aylarında kırsal alanlarda vakaların artış gösterdiği ifade edildi.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Bahar Aylarında Kene Alarmı: Uzmanlardan Uyarı Açıklaması</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Kamuoyunda yanlış bilinen bilgilere de değinilen açıklamada, kenelerin ağaçlardan atlamadığı veya uçmadığı, otluk ve çalılık alanlarda konaklayarak insan ve hayvanlara tutunduğu hatırlatıldı. Bu nedenle riskin yalnızca ormanlık alanlarla sınırlı olmadığı, piknik ve bahçe gibi alanlarda da dikkatli olunması gerektiği belirtildi.<br />
Ayrıca bilinçsiz kimyasal ilaçlamanın doğru bir mücadele yöntemi olmadığına dikkat çekilerek, bu tür uygulamaların çevreye ve ekolojik dengeye zarar verebileceği uyarısı yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">TVHB, bireysel korunma önlemlerinin hayati önem taşıdığını belirterek vatandaşlara açık renkli ve vücudu örten kıyafetler tercih etmeleri, doğa dönüşlerinde vücutlarını kontrol etmeleri ve kene kovucu ürünler kullanmaları tavsiyesinde bulundu. Kenenin erken fark edilip doğru şekilde çıkarılmasının hastalık riskini önemli ölçüde azalttığı ifade edildi. Açıklamada ayrıca, kene kaynaklı hastalıklarla mücadelenin yalnızca bireysel önlemlerle sınırlı kalmaması gerektiği, Sağlık ve Tarım kurumlarının koordineli çalışmasının önem taşıdığı vurgulandı. TVHB, “Tek Sağlık” yaklaşımının bu süreçte temel alınması gerektiğini belirterek veteriner hekimlerin zoonotik hastalıklarla mücadelede kritik rol oynadığını hatırlattı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/sicakliklar-artti-tehlike-yeniden-hortladi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 12:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2026/05/keneee.jpg" type="image/jpeg" length="60510"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hashimoto Hastalığı nedir? Belirtiler, tanı ve tedavi süreci]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/hashimoto-hastaligi-nedir-belirtiler-tani-ve-tedavi-sureci</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/hashimoto-hastaligi-nedir-belirtiler-tani-ve-tedavi-sureci" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genel Cerrahi Uzmanı Kayıhan Çağlar, Hashimoto hastalığın hakkında bilgilendirmelerde bulunarak, erken tanının önemine dikkat çekti. Çağlar, hastaların dikkat etmesi gereken tüm noktaları ayrıntılarıyla paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Genel Cerrahi Uzmanı Kayıhan Çağlar, Tiroid hormon yetmezliğinin en yaygın nedenlerinden biri olan Hashimoto hastalığı hakkında açıklamalarda bulundu. Sigara ve stresin hastalığı olumsuz etkilediğini belirten Çağlar, hastalığın tanı süreci, belirtileri ve korunma yöntemlerine ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Hastalığa dair bilgilendirmelerde bulunan Çağlar, “Tiroid bezi, T3 ve T4 dediğimiz hormonların az üretilmesi durumunda hipotiroidi dediğimiz tablo ortaya çıkar. Fazla üretilmesi durumunda ise hipertiroidi görülür. Hashimoto hastalığı tiroid hormon yetmezliği görülen hastaların yaklaşık yüzde 80’inden sorumlu olan bir hastalıktır. Tanı koyarken kanda tiroid hormonlarına bakıyoruz. T3 ve T4 hormonları düşük çıkarken, TSH dediğimiz ve hipofiz bezinden salgılanarak tiroid bezinin çalışmasını düzenleyen hormon ise yüksek bulunur. Bu tablo bize hipotiroidiyi gösterir. Anti TPO ve Anti TG dediğimiz antikorlar yüksek bulunduğunda ise Hashimoto hastalığının tanısı netleşmiş olur” diye konuştu.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>"STRES VE SİGARA TÜKETİMİNE DİKKAT"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Hastaların dikkat etmesi gerekenlere de dikkat çeken Çağlar, “Öncelikle sigara kullanılmamalıdır. Kişi sigara içmese bile sigara dumanına maruz kalması bile olumsuz etki yaratabilir. Stres de istemediğimiz önemli faktörlerden biridir. Beslenme konusunda da dikkat edilmesi gereken noktalar vardır. Özellikle selenyum ve mineral açısından zengin gıdaların tüketilmesini öneriyoruz. Bunun yanında kafeinli içecekler, glutenli gıdalar, aşırı karbonhidratlı ve yağlı yiyeceklerden uzak durulması gerekir” dedi. Ameliyatın gerekli olduğu durumlara da vurgu yapan Çağlar, “Tiroid bezinin hemen arkasında soluk borusu, yemek borusu ve ses sinirleri bulunur. Eğer tiroid bezi bu yapılara baskı yaparsa hastada nefes darlığı, yutkunurken takılma hissi ve ses kısıklığı gibi şikayetler ortaya çıkabilir. Bu bası belirtilerini ortadan kaldırmak amacıyla ameliyat gerekebilir. 2’nci önemli durum ise nodül gelişmesidir” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/hashimoto-hastaligi-nedir-belirtiler-tani-ve-tedavi-sureci</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 17:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2026/05/d-s-c-f5829.JPG" type="image/jpeg" length="35376"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman isimden migren uyarısı: İlk yapılması gereken...]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/uzman-isimden-migren-uyarisi-ilk-yapilmasi-gereken</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/uzman-isimden-migren-uyarisi-ilk-yapilmasi-gereken" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nöroloji Uzmanı Dr. Nuray Can Uluğ, migren tedavisinde en önemli adımın hastaların kendi ataklarını tetikleyen unsurları fark etmesi olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Migrenin yalnızca baş ağrısından ibaret olmadığını vurgulayan Uluğ, bu rahatsızlığın yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüren önemli bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Migrenin çocukluk çağından itibaren görülebileceğini ifade eden Dr. Uluğ, doğru tanı ve kişiye özel tedavi planlamasının hastalığın kontrol altına alınmasında büyük rol oynadığını söyledi.</p>

<h2><strong>“Her baş ağrısı migren değildir”</strong></h2>

<p>Baş ağrısı şikayetlerinin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dr. Uluğ, her ağrının migren olarak kabul edilmemesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Öncelikle migreni taklit edebilen damarsal hastalıklar ve farklı sağlık sorunlarının araştırılması gerektiğini söyleyen Uluğ, gerekli durumlarda görüntüleme yöntemleri ve kan tahlillerinin devreye girdiğini belirtti.</p>

<p>Ayda bir ya da iki kez görülen seyrek ataklarda sadece ağrıyı hafifletmeye yönelik tedavilerin yeterli olabileceğini kaydeden uzman isim, haftada birkaç güne yayılan ve kişinin sık sık acil servise başvurmasına neden olan durumlarda ise koruyucu tedavilerin ön plana çıktığını aktardı.</p>

<h2><strong>Migren botoksu ve yeni nesil tedaviler</strong></h2>

<p>Günümüzde migren tedavisinde farklı yöntemlerin başarıyla uygulandığını belirten Dr. Uluğ, halk arasında “migren aşısı” olarak bilinen uygulamalar ile migren botoksunun artık rutin tedaviler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bu yöntemlerin özellikle sık atak yaşayan hastalarda olumlu sonuçlar verdiğini ifade eden Uluğ, migrenin sadece ağrı değil; ışığa hassasiyet, mide bulantısı, kusma ve genel keyifsizlik gibi belirtilerle de günlük yaşamı olumsuz etkilediğini vurguladı.</p>

<h2><strong>Lodos, açlık ve bazı gıdalar atağı tetikleyebilir</strong></h2>

<p>Migren ataklarının çevresel ve beslenmeye bağlı birçok faktörle tetiklenebileceğini söyleyen Dr. Uluğ, özellikle adet dönemleri, uzun süreli açlık, lodoslu hava ve bazı yiyeceklerin risk oluşturduğunu belirtti.</p>

<p>Mayalı içecekler, yoğun aromalı gıdalar ve aşırı şeker tüketiminin de migren üzerinde doğrudan etkili olabileceğini ifade eden Uluğ, hastaların bu tetikleyicileri fark etmesinin tedavinin temel noktası olduğunu dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Amaç yaşam kalitesini artırmak</strong></h2>

<p>Tedavide asıl hedefin yalnızca ağrıyı kesmek olmadığını belirten Dr. Uluğ, hastaların kendi migren düzenini tanımasının ve buna göre yaşam alışkanlıklarını düzenlemesinin büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Uzmanlar, düzenli uyku, dengeli beslenme, stres kontrolü ve tetikleyici faktörlerden uzak durmanın migrenle mücadelede ilaç kadar önemli olduğuna dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/uzman-isimden-migren-uyarisi-ilk-yapilmasi-gereken</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 15:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2026/05/thumbs-b-c-ee8edf906f6064fba2e346133ef33672.jpg" type="image/jpeg" length="59340"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir’de doktordan anlamlı davranış: Vücudunu bilime bağışladı!]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/eskisehirde-doktordan-anlamli-davranis-vucudunu-bilime-bagisladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/eskisehirde-doktordan-anlamli-davranis-vucudunu-bilime-bagisladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’de görev yapan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mesut Cevadi, vefatının ardından vücudunun tıp eğitiminde kullanılmak üzere kadavra olarak bağışlanmasına karar verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde görev yapan 63 yaşındaki Dr. Cevadi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı ile yaptığı görüşme sonrası hem organlarını hem de vücudunu bağışladı. Bu kararın, tıp öğrencilerinin eğitimine katkı sağlaması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">“Vücudumuz toprak altında çürüyeceğine bir işe yarasın” sözleriyle kararını açıklayan Dr. Cevadi, yaşamı boyunca insanlığa hizmet etmeye devam etmek istediğini belirtti. Eşinin de kararına destek verdiği öğrenildi. ESOGÜ Tıp Fakültesi yetkilileri ise kadavra bağışının tıp eğitiminde büyük önem taşıdığını vurgulayarak, Dr. Cevadi’nin bu örnek davranışının öğrenciler için değerli bir katkı olacağını ifade etti.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>"Kadavra olmadan yapılan simülasyonlar hala yeterli durumda değil"</strong><br />
ESOGÜ Anatomi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdullah Ortadeveci, organ ve kadavra bağışının önemine dikkat çekti. Ortadeveci, şunları söyledi:<br />
"Özellikle beden bağışı, kişinin bedenini kadavra olarak tıp eğitiminde kullanılması için bağışlaması bizim için çok önemli. Çünkü gerek anatomi eğitiminde, gerekse tıp fakültesini bitirmiş cerrahların eğitiminde kadavra olmazsa olmaz. Kadavra olmadan yapılan simülasyonlar hala yeterli durumda değil. Burada ülkemizde kadavra bağışı konusunda bir problem var. Ülkemizdeki bu kadavra yetersizliğinden dolayı pek çok tıp fakültesinde hala kadavrasız eğitim yapılabiliyor. Bazen cerrahlar kendi operasyonunu, kendi alanının en sık karşılaşılan operasyonlarını bile yapmadan uzman cerrah olabiliyorlar ne yazık ki."</p>

<p style="text-align:justify"><strong>"Mesut hocamızın böyle bir bağışta bulunması çok anlamlı"</strong><br />
Vücudunu kadavra olarak bağışlamayı düşünen ancak dini endişeleri olan vatandaşlara da seslenen Doç. Dr. Ortadeveci, "Tabii insanımız, ‘Dinen bu caiz mi?' diye düşünüyor. Diyanet'in bu konudaki fetvası çok net. Allah bizi yoktan var ediyor ve biz buna inanıyoruz. Diyanet İşleri, kadavra bağışının caiz olduğuna dair çok kez fetva verdi. Bir de insanlarda kültürel olarak, ‘Acaba biz beden bağışında bulunduğumuz zaman bir mezarımız, bir kabrimiz olmayacak mı, torunumuz, nesillerimiz bizi ziyaret edemeyecek mi?' kaygısı var. Burada sizin tercih edeceğiniz bir sürede bedeniniz kullanıldıktan sonra tıp fakültesi öğrencileri, öğretim üyeleri ve bağışçının yakınlarının katılımıyla birlikte gerçekleştirilen bir törenle ailesine teslim ediliyor. Hem mezarı oluyor hem gerçekten unutulmaz bir tören oluyor. Bugün de bir genel cerrahımızın, Mesut hocamızın böyle bir bağışta bulunması çok anlamlı. Halk bazen, 'Doktorlar bunu yaptı mı? Madem çok önemli, önce doktorlar yapsın' diyorlar. İşte bugün önce onu yapmış bir doktor var karşımızda" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/eskisehirde-doktordan-anlamli-davranis-vucudunu-bilime-bagisladi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 12:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2026/04/screenshot-2-353.jpg" type="image/jpeg" length="67808"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan kritik uyarı: Hastalığın en büyük risk faktörü sigara!]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/uzmanlardan-kritik-uyari-hastaligin-en-buyuk-risk-faktoru-sigara</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/uzmanlardan-kritik-uyari-hastaligin-en-buyuk-risk-faktoru-sigara" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Muzaffer Metintaş, akciğer kanserine ilişkin önemli uyarılarda bulundu. Hastalığın en önemli nedeninin sigara olduğunu vurgulayan Metintaş, hem aktif içiciliğin hem de pasif sigara dumanına maruz kalmanın ciddi risk oluşturduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Sigaranın akciğer dokusuna doğrudan zarar verdiğini ifade eden Metintaş, tütün dumanında çok sayıda kanserojen madde bulunduğuna dikkat çekerek, akciğer kanseri vakalarının büyük bölümünde sigaranın temel etken olduğunu söyledi.</p>

<p style="text-align:justify">Sigaranın bırakılmasının ardından vücudun kendini toparlamaya başladığını dile getiren Metintaş, uzun yıllar sigara kullanılsa dahi bırakmanın riski zamanla azalttığını vurguladı. “Sigarayı bırakmak için hiçbir zaman geç değildir” diyen Metintaş, her geçen yılın sağlık açısından önemli kazanım sağladığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Akciğer Kanserinde Yeni Tedaviler Umut Veriyor</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Akciğer kanserinin yalnızca sigarayla sınırlı olmadığını da belirten Metintaş, asbest, hava kirliliği ve radon gazı gibi çevresel faktörlerin de hastalığın gelişiminde rol oynadığını söyledi. Özellikle kentleşme, yıkım çalışmaları ve toz maruziyetinin riski artırabileceğine dikkat çekti.</p>

<p style="text-align:justify">Erken tanının hayati önem taşıdığını vurgulayan Metintaş, öksürükte değişiklik, kanlı balgam, nefes darlığı, göğüs ağrısı, kilo kaybı ve halsizlik gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. Toplumda biyopsi ile ilgili yanlış inanışların bulunduğunu ifade eden Metintaş, bu tür korkuların tanıyı geciktirdiğini ve tedavi şansını düşürdüğünü söyledi. Son yıllarda akciğer kanseri tedavisinde önemli gelişmeler yaşandığını da aktaran Metintaş, immünoterapi, akıllı ilaçlar ve modern cerrahi yöntemlerle daha başarılı sonuçlar elde edildiğini ifade etti. Erken tanı ve multidisipliner yaklaşımın tedavide başarıyı artıran en önemli unsur olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/uzmanlardan-kritik-uyari-hastaligin-en-buyuk-risk-faktoru-sigara</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2026/04/screenshot-5-213.jpg" type="image/jpeg" length="90963"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Bülent Görenek’e uluslararası görev]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/prof-dr-bulent-goreneke-uluslararasi-gorev</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/prof-dr-bulent-goreneke-uluslararasi-gorev" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bülent Görenek, Amerikan Aritmi Derneği’nde komite üyeliğine seçildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p style="text-align:justify">Prof. Dr. Bülent Görenek, Amerika Birleşik Devletleri’nin Chicago kentinde düzenlenen ve dünya çapında “Amerikan Aritmi Kongresi” olarak bilinen Heart Rhythm Society (HRS) 2026 Kongresi’nde önemli bir göreve seçildi. Görenek, kongre kapsamında komite üyeliğine getirilerek uluslararası bilim dünyasında bir kez daha Türkiye’yi temsil etti.<br />
Bu görev çerçevesinde Prof. Dr. Görenek’in, önümüzdeki yıl San Francisco’da düzenlenecek olan kongrenin bilimsel organizasyonunda görev alacak kurulda yer alacağı bildirildi. Kongre sırasında ayrıca Avrupa Aritmi Birliği’nin gelecek başkanı Prof. Dr. Haran Burri ile birlikte bir bilimsel oturuma başkanlık eden Görenek, Avrupa ve Amerika’daki uzmanlar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine katkı sağladı.<br />
Öte yandan Prof. Dr. Görenek, HRS 2026’dan kısa süre önce Paris’te gerçekleştirilen Avrupa Aritmi Kongresi’nde (EHRA) de konuşmacı olarak yer aldı. Bu toplantıda, kalp pili ve implante edilebilir kardiyak cihaz taşıyan hastalarda MR güvenliği üzerine bilimsel bir sunum gerçekleştirdi.<br />
Uluslararası platformlarda aktif rol almaya devam eden Görenek’in bu başarısı, Türk tıp camiası açısından da önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/prof-dr-bulent-goreneke-uluslararasi-gorev</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2026/04/screenshot-1-518.jpg" type="image/jpeg" length="76651"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü'nden önemli duyuru: Belirtiler görülünce geç kalmayın!]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/eskisehir-il-saglik-mudurlugunden-onemli-duyuru-belirtiler-gorulunce-gec-kalmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/eskisehir-il-saglik-mudurlugunden-onemli-duyuru-belirtiler-gorulunce-gec-kalmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, 25 Nisan Dünya Sıtma Günü kapsamında açıklamalarda bulunan sıtmanın dünya genelinde önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p style="text-align:justify">Sıtmanın, plasmodium cinsi paraziti taşıyan dişi anofel sivrisineklerin ısırmasıyla bulaştığını ifade eden Bildirici, hastalığın kırmızı kan hücrelerini etkileyerek ciddi sağlık sorunlarına ve tedavi edilmediğinde ölüme yol açabileceğini söyledi. Hastalığın genellikle 10–15 günlük kuluçka süresinin ardından ateş, titreme ve baş ağrısı gibi belirtilerle ortaya çıktığını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Dünya Sıtma Günü’nde İçin Kritik Açıklama</strong></h2>

<p style="text-align:justify"><br />
İnsanlarda hastalığa yol açan beş farklı plasmodium türü bulunduğunu belirten Bildirici, özellikle P. falciparum ve P. vivax türlerinin en riskli grubu oluşturduğunu, falciparum türünün tedavi edilmediği durumlarda hızlı seyrederek ölümcül olabileceğini vurguladı. Dünya nüfusunun yaklaşık yarısının sıtma riski altında olduğunu ifade eden Bildirici, bu riskin özellikle Sahra Altı Afrika ülkelerinde yoğunlaştığını söyledi. Türkiye’de ise geçmişte yaygın görülen sıtmanın yürütülen çalışmalar sayesinde yerli bulaşının sona erdiğini hatırlattı. Bildirici, buna rağmen ülkemizde hastalığı taşıyabilecek sivrisinek türlerinin bulunduğuna dikkat çekerek, iklim değişikliği, uluslararası seyahatler ve düzensiz göç hareketlerinin yurtdışı kaynaklı vakaları gündemde tuttuğunu belirtti.<br />
Sıtma riskinin tamamen ortadan kalkmadığını vurgulayan Bildirici, Sıtma Eliminasyon Programı kapsamında çalışmaların sürdüğünü ifade ederek vatandaşlara özellikle riskli bölgelere seyahat öncesinde korunma önlemleri almaları ve belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmaları çağrısında bulundu.</p>
</section>

<section dir="auto">
<p><img alt="" src="https://esyeniguncom.teimg.com/esyenigun-com/uploads/2026/04/screenshot-1-517.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="450" /></p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/eskisehir-il-saglik-mudurlugunden-onemli-duyuru-belirtiler-gorulunce-gec-kalmayin</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2024/01/agency/iha/saglik-muduru-bildiriciden-beyaz-baston-gorme-engelliler-haftasi-aciklamasi.jpg" type="image/jpeg" length="11804"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Göğüs ağrısını hafife almayın: Bu belirtiler habercisi olabilir!]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/gogus-agrisini-hafife-almayin-bu-belirtiler-habercisi-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/gogus-agrisini-hafife-almayin-bu-belirtiler-habercisi-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kardiyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Mustafa Kaplangöray, kalp krizinde erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekerek vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Göğüs ağrısı, nefes darlığı ve ani halsizlik gibi belirtilerin kesinlikle ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Kaplangöray, şüpheli durumlarda vakit kaybetmeden 112 Acil Servis’in aranması gerektiğini söyledi. Kalp krizinin, kalbi besleyen damarların ani tıkanması sonucu ortaya çıktığını belirten Kaplangöray, bu sürecin genellikle uzun yıllar içinde gelişen damar sertliği ile ilişkili olduğunu ifade etti. Damar duvarlarında biriken yağ ve kolesterol plaklarının zamanla çatlayarak pıhtı oluşturduğunu, bu pıhtının ise damarı tamamen tıkayarak kalp krizini tetiklediğini aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Kalp Krizinde İlk Dakikalar Hayati Önem Taşıyor</strong></h2>

<p>Kalp krizinin en sık belirtisinin göğüs ortasında hissedilen baskı, sıkışma ve yanma olduğunu söyleyen Kaplangöray, ağrının sol kola, boyuna, çeneye ve sırta yayılabileceğini belirtti. Nefes darlığı, soğuk terleme, mide bulantısı ve ani halsizlik gibi şikâyetlerin de tabloya eşlik edebileceğini ifade eden uzman, özellikle kadınlar, ileri yaş grubu ve diyabet hastalarında belirtilerin daha silik seyredebildiğine dikkat çekti.<br />
Sigara kullanımı, kontrolsüz tansiyon, yüksek kolesterol, diyabet, obezite, hareketsiz yaşam ve kronik stresin kalp krizi riskini artıran başlıca faktörler olduğunu belirten Kaplangöray, genetik yatkınlık ve sağlıksız beslenmenin de önemli rol oynadığını söyledi. Bu risk faktörlerinin erken dönemde kontrol altına alınmasının kalp krizi ihtimalini ciddi ölçüde azaltabileceğini vurguladı.</p>

<p>Kalp krizi şüphesi durumunda hastaların kendi imkânlarıyla hastaneye gitmemesi gerektiğini ifade eden Kaplangöray, ambulans çağırmanın kritik önem taşıdığını dile getirdi. Sağlık ekiplerinin olay yerinde ve nakil sırasında gerekli müdahaleleri yapabilmesinin hayat kurtarıcı olduğunu belirtti. Tedavi sürecinde damar açıcı ilaçlar, anjiyografi ve gerektiğinde stent uygulamalarının yapıldığını aktaran Kaplangöray, tedavi sonrası yaşam tarzı değişikliğinin de büyük önem taşıdığını söyledi. Düzenli ilaç kullanımı, sağlıklı beslenme, egzersiz, tuz ve yağ tüketiminin azaltılması ile sigaranın bırakılmasının, yeniden kalp krizi riskini önemli ölçüde düşürdüğünü ifade etti.<br />
Kaplangöray, düzenli kontroller ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla kalp krizi riskinin büyük oranda azaltılabileceğini de sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/gogus-agrisini-hafife-almayin-bu-belirtiler-habercisi-olabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 11:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2023/08/5-dakikadan-uzun-gogus-agrisi-7-8-23.jpg" type="image/jpeg" length="27716"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir'de fıtık şikayetiyle gitti, rahatsızlığı bambaşka çıktı!]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/eskisehirde-fitik-sikayetiyle-gitti-rahatsizligi-bambaska-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/eskisehirde-fitik-sikayetiyle-gitti-rahatsizligi-bambaska-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’de kasık fıtığı şikâyetiyle hastaneye başvuran 67 yaşındaki bir hastada, yapılan tetkikler sonucu kalın bağırsakta kanserli doku tespit edildi. Erken müdahale sayesinde hasta, ileri cerrahi yöntemle sağlığına kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Eskişehir Şehir Hastanesi’nde gerçekleştirilen operasyonda, Genel Cerrahi Uzmanı Dr. İsmail Zengin tarafından laparoskopik (kapalı) cerrahi yöntemi uygulandı. Karın bölgesine açılan küçük kesilerden yapılan müdahaleyle kanserli doku, yaklaşık 4 buçuk saat süren operasyonla başarıyla çıkarıldı.</p>

<p style="text-align:justify">Uzmanlar, kapalı ameliyat yönteminin hastaya daha az ağrı, daha hızlı iyileşme süreci ve daha düşük enfeksiyon riski sunduğunu belirtiyor. Hastanın tedavi sürecinin yakından takip edildiği öğrenildi.</p>

<p style="text-align:justify"><br />
<strong>"Bu konuda tecrübemiz ve deneyimimiz yeterli düzeyde"</strong><br />
Yapılan başarılı ameliyat hakkında bilgi veren Dr. İsmail Zengin, ameliyatın gelişmiş ve bazı imkânlara sahip sayılı hastanelerde yapılabildiğini anlattı. Kapalı ameliyatın açık ameliyata göre daha riskli olduğunu belirten Dr. İsmail Zengin yeterli tecrübeyle operasyonu rahat bir şekilde sorunsuz tamamladıklarını belirterek şunları söyledi: "Hastamız bize kasık fıtığı şikâyetiyle başvurdu. Bize gelen bütün hastalarımıza kasık fıtığı veya başka bir şikâyetle de gelse, genel taramalarını yaparak başka ek bir patoloji var mı diye bakıyoruz. Hastamızda da yaptığımız incelemede kalın bağırsağında bir kanser gördük, sağ kalın bağırsağında. Kalın bağırsak kanserleri açık ve kapalı yöntemlerle yapılabilmektedir ve hastamızdaki sağ kalın bağırsak, sağ taraftaki kanser; dünyada da dâhil, ülkemizde ve dünyada sadece gelişmiş merkezlerde laparoskopik olarak yapılabilmekte. Çok zor bir cerrahi işlemdir ve hayati riski yüksek olduğu için genellikle açık yapılması tercih edilir. Ancak bu konuda tecrübemiz ve deneyimimiz yeterli düzeyde olması nedeniyle hastamıza kapalı, laparoskopik cerrahi yöntemiyle ameliyatını başarılı bir şekilde tamamlayarak taburcu ettik ve hastamızın onkolojik süreci başladı. Yaklaşık 4 buçuk saat süren ameliyatımızı birkaç tane delikle tamamlamış olduk. Tümörü de yaklaşık 3 santimlik bir kesiyle tamamen vücuttan dışarıya almış olduk. Hastamız şu an gayet sağlıklı; hastamızı 7 gün yatırdıktan sonra taburcu ettik."<br />
Dr. İsmail Zengin, Şehir Hastanesi'nin bölge hastanesi olarak gerek yanık merkezi ve gerekse genel cerrahi alanında gelişmiş bir merkez olduğunu anlatarak, "Sağlık Müdürümüz Yaşar Hocamız, aynı zamanda Başhekimimiz Alper Hocamız da bize bu konuda çok destekleri olmaktadır. Aynı zamanda Klinik Şefimiz Murat hocamız ve Cem hocamız da bu konuda bizi desteklemektedir ve deneyim ve tecrübemize destek oldukları için biz de bu ameliyatları burada yapabiliyoruz. Yahya bey ilk hastamız değil, Yahya beyden önce de çok hastamızı yaptık ve sağlıklı bir şekilde taburcu ettik; hepsi de sağlığına kavuştu. Açık cerrahiye nazaran kapalı cerrahi daha hızlı iyileşmekte ve hasta yaşamı boyunca daha konforlu olmaktadır; hiç ameliyat olmamış gibi bir hayat yaşamaktadır, kendisi de zaten burada beyan edecektir" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>"İsmail hocam beni büyük bir dertten kurtardı"</strong><br />
Yapılan müdahale sonrasında kendini daha sağlıklı hissettiğini anlatan Yahya Adıgüzel ise şöyle konuştu; "Ben fıtığımı göstermek için geldim. O arada tespit yapıldı, ona göre ameliyata girdim. Şimdi daha iyiyim, operasyon öncesi de iyiydim, sadece hastalığımın ne olduğunu bilmiyordum. Şimdi ayılma durumunda biraz sıkıntı oluyor ama belli bir süre kaldıktan sonra yukarıya servise çıktım, ondan sonra düzeldim sağ olsunlar. Valla büyük bir dertten kurtardı İsmail Hocam. Kemoterapi tedavim de başladı, ilk kürümü aldım, ayın 29'unda ikinciye gireceğim. Hastanemiz çok iyi, doktorlarımız da iyi, çalışanlarımız, ekip komple iyi, hepsine ayrı ayrı teşekkür ederim."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/eskisehirde-fitik-sikayetiyle-gitti-rahatsizligi-bambaska-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2026/04/screenshot-1-506.jpg" type="image/jpeg" length="15898"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir'de uzmanından ailelere uyarı: "Çocuğun tamamen içine kapanması önemli sinyal"]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/eskisehirde-uzmanindan-ailelere-uyari-cocugun-tamamen-icine-kapanmasi-onemli-sinyal-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/eskisehirde-uzmanindan-ailelere-uyari-cocugun-tamamen-icine-kapanmasi-onemli-sinyal-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzman Klinik Psikolog Kardelen Sevim, hafta başında Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda meydana gelen saldırılar üzerinden çocuk ve ergen psikolojisini ele alarak, “Çocuğun tamamen içine kapanması önemli bir sinyal. Aile, sosyal yaşam, dijital içerikler gibi pek çok etken çocukta tehlikeli davranışları doğurabiliyor” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve tüm Türkiye’yi sarsan saldırılar, çocuk ve ergen psikolojisine dair kritik bir gerçeği yeniden gündeme taşıdı. Uzman Klinik Psikolog Kardelen Sevim, bu tür şiddet davranışları tek bir nedene indirgenemeyecek kadar karmaşık; aile içi iletişimden akran ilişkilerine, dijital dünyanın etkisinden kimlik arayışına kadar birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıktığını ifade ederken, özellikle ergenlik döneminde ani sınır değişimleri, duygusal ihmal ve kontrolsüz dijital içerik maruziyetine dikkat çekti.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="" src="https://esyeniguncom.teimg.com/esyenigun-com/uploads/2026/04/d-s-c-f4093-1.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="450" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Çocuklar akran zorbalığına maruz kalabiliyor</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Çocuklarda saldırgan davranışları tetikleyen çevresel ve duygusal faktörlerin bütüncül bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Sevim, “Çocuk yetiştirirken küçük yaşlardan itibaren çoğu zaman her şeye ‘evet’ diyoruz. Ancak çocuklar 14-15 yaşlarına geldiğinde, yani kimlik arayışının ve aynı zamanda cinsel kimlik karmaşasının yoğun yaşandığı dönemde, birden sınır koymaya başlıyoruz. Bu da ciddi çatışmalara yol açabiliyor. Bu yaş grubundaki çocuklar akran zorbalığına maruz kalabiliyor, aile içinde anne-baba çatışmalarına şahit olabiliyor ya da doğrudan bunları yaşayabiliyor. Bunun yanında dijital dünya çok yoğun bir şekilde hayatlarının içinde. Hatta bazı konularda ebeveynlerinden daha fazla bilgiye sahip olduklarını düşünüyorlar” ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:justify">Sosyal medya ve dizilerin güçlü bir rol model alanı olduğunu vurgulayan Sevim, “Şiddet içerikli oyunlar, 18 yaş üstü içerikler, agresif davranışların normalleştirildiği diziler ve filmler çocuklar üzerinde özendirici bir etki oluşturabiliyor. Bu içerikler çocukların beklentilerini yükseltiyor. Ancak gerçek hayatta bu beklentiler karşılanmadığında çocuk kendini yetersiz, değersiz hissedebiliyor. Bu noktada da bir ‘kendini deneme’ sürecine giriyor. Aynı zamanda bu süreçte kendini ispatlama ihtiyacı da devreye giriyor. Özellikle bu oyunların ve dijital ortamların çoğu bireysel değil, grup halinde ilerliyor. Bu gruplarda lider figürler oluyor ve çocuklar çoğu zaman kendi düşüncelerinden ziyade o liderlerin yönlendirmesiyle hareket ediyor. Bu da dürtüselliği artırıyor. Dikkat eksikliğiyle birleştiğinde daha riskli davranışlar ortaya çıkabiliyor” diye konuştu.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>“Aileler çoğu zaman çocukların davranışlarına odaklanıyor"</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Ailenin rolüne de dikkat çeken Sevim, “Aileler çoğu zaman çocukların davranışlarına odaklanıyor, duygularına değil. Yani çocuk öfkeli mi, içine kapanık mı, üzgün mü; bunun altında yatan duygu ne, bunu anlamaya çalışmıyor. Oysa çocuğun hissettiği şey belki sevilmeme, belki değersizlik ya da yetersizlik duygusu. Bu duygular fark edilmediğinde, çocuk kendini ifade edemediği için farklı ve bazen tehlikeli yollarla kendini göstermeye çalışabiliyor. Aileler çocuklarıyla mutlaka iletişim kurmalı. Ama bu iletişim “arkadaş gibi” olmak üzerinden değil, anne-baba rolünü koruyarak olmalı. Çünkü çocuğun zaten arkadaşları var; onun ihtiyacı olan şey sağlıklı bir ebeveyn figürü. Aksi halde çocuk, anne-babayı da arkadaş gibi görmeye başlıyor ve bu da otorite ve sınır sorunlarını beraberinde getiriyor” dedi.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>"‘Benimle ilgilenin, beni görün’ demenin bir yolu olabilir"</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Çocuğun şiddete eğilimli olabileceğini gösteren belirtileri de dile getiren Sevim, bu belirtilerin görülmesi halinde bir uzman desteği alınması noktasında da uyardı. Sevim, “Tamamen içine kapanması, sürekli odasında vakit geçirmesi, iletişim kurmaktan kaçınması önemli sinyaller. Günlük basit sorulara bile tepki vermemesi, duygularını paylaşmaması aslında ‘benimle ilgilenin, beni görün’ demenin bir yolu olabilir. Bu noktada sadece aileyi suçlamak doğru değil. Çünkü çocuklar okulda, sosyal çevrede ve toplumda da birçok etkene maruz kalıyor. Bu yüzden okullardaki psikolojik danışmanlık hizmetlerinin daha güçlü olması gerekiyor. Sadece öğrencilere değil, ailelere de yönelik bilinçlendirme çalışmaları yapılmalı” ifadelerinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/eskisehirde-uzmanindan-ailelere-uyari-cocugun-tamamen-icine-kapanmasi-onemli-sinyal-1</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 17:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2026/04/cocuk-sorun.jpg" type="image/jpeg" length="79978"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir’de hayat kurtaran müdahale]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/eskisehirde-hayat-kurtaran-mudahale</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/eskisehirde-hayat-kurtaran-mudahale" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'de bir özel hastaneye, şah damarında ileri derecede darlık tespit edilen 76 yaşındaki bir hastaya inme (felç) riskini azaltmak amacıyla karotis arter stentleme işlemi uygulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İşlemi gerçekleştiren Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Hakan Göçer, hastanın yapılan tetkikler sonucunda boyun bölgesindeki şah damarında ciddi düzeyde daralma tespit edildiğini belirtti. Açık cerrahiye gerek kalmadan gerçekleştirilen müdahalede, kasıktan girilerek endovasküler yöntem kullanıldı ve daralan bölgeye stent yerleştirildi.</p>

<p>Doç. Dr. Göçer, işlem sırasında hastanın bilincinin açık tutulduğunu ve kateter yardımıyla damar içindeki tıkalı bölgeye ulaşılarak kan akışının yeniden sağlandığını ifade etti. Yaklaşık 30-45 dakika süren uygulamanın ardından damar açıklığının normale döndüğü ve beyne giden kan akışının düzeldiği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="348" src="https://esyeniguncom.teimg.com/esyenigun-com/uploads/2026/04/image-3321.png" width="546" /></p>

<p>Karotis arter darlığının ciddi inme riskine yol açabileceğini vurgulayan Göçer, baş dönmesi, geçici konuşma bozukluğu, görme kaybı ve kol-bacak güçsüzlüğü gibi belirtilerde vakit kaybetmeden uzmanlara başvurulması gerektiğini söyledi.</p>

<p>İşlem sonrası hastanın kısa sürede mobilize olduğu ve genel sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/eskisehirde-hayat-kurtaran-mudahale</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 17:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2025/03/doktor-kontrolu.jpg" type="image/jpeg" length="89686"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir'de uzmanından uyarı: Kadınların çoğu yaptığı bu hatayı fark etmiyor!]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/eskisehirde-uzmanindan-uyari-kadinlarin-cogu-yaptigi-bu-hatayi-fark-etmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/eskisehirde-uzmanindan-uyari-kadinlarin-cogu-yaptigi-bu-hatayi-fark-etmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Acıbadem Eskişehir Hastanesi Uzmanı Dr. Sevgi Selen, menopoz sonrası ilk 10 yılın kadın sağlığı açısından kritik olduğunu belirterek, doğru zaman ve kişiye özel hormon tedavisinin kalp, kemik ve ruh sağlığını koruduğunu açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kadın sağlığında östrojen ve progesteron dengesinin temel rol oynadığını belirten Dr. Sevgi Selen, menopoz döneminde hormonal değişimlerin birçok sağlık sorununu tetikleyebileceğini söyledi. “Yaşam süresinin uzamasıyla birlikte menopoz dönemi de uzadı. Kadının sosyal, aile ve iş yaşamındaki sorumlulukları artarken, hormonal dengesizlikler yönetimi zorlaştırıyor” dedi.</p>

<h2><strong>İlk 10 yıl kritik</strong></h2>

<p>Selen, menopoz sonrası over fonksiyonlarının kaybıyla hormon dengesinin bozulduğunu ve kardiyovasküler hastalık, osteoporoz, bilişsel düşüş, ruhsal değişiklikler ve cinsel sağlık sorunlarının bu dönemde sık görüldüğünü ifade etti. Biyoeşdeğer hormon tedavisinin menopozdan sonraki ilk 10 yıl içinde başlanmasının önemine vurgu yapan Selen, “Bu tedavi, vücutta eksilen hormonları dışardan yerine koyuyor ve düzenli takip sağlanıyor. İlk 10 yıl kritik; bu sürenin aşılması kardiyovasküler riskler nedeniyle her hasta için uygun olmayabilir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Biyoeşdeğer hormonların etkisi</strong></h2>

<p>Dr. Selen, biyoeşdeğer hormonların kemik kaybını önlemede, osteopeni ve osteoporoz riskini azaltmada etkili olduğunu belirtti. “Ağızdan alınan sentetik hormonlarda risk artışı görülebilirken, ciltten uygulanan transdermal tedavilerde bu risk elimine ediliyor. Ayrıca cilt, kıkırdak ve bağ dokusundaki olumsuz etkiler de tedavi ile iyileşebiliyor” diye ekledi.</p>

<h2><strong>Psikolojik faydaları da bulunuyor</strong></h2>

<p>Vajinal östrojen desteği ile menopoz sonrası kuruluk, yanma, ağrılı ilişki ve idrar problemlerinin azaltılabildiğini söyleyen Selen, hormon tedavisinin bilişsel fonksiyonları desteklediğini ve depresyon eğilimini azalttığını belirtti.</p>

<h2><strong>Riskler ve kişiye özel planlama</strong></h2>

<p>Meme kanseri riskine dair uyarılarda bulunan Selen, sentetik progesteron kullanılan tedavilerde risk artışı görülebileceğini, mikronize progesteron kullanımında riskin daha düşük olduğunu ifade etti. Biyoeşdeğer hormon tedavisinin mutlaka kişiye özel planlanması gerektiğini vurgulayan Selen, doğru hasta seçimi ve düzenli takip ile menopoz döneminin daha konforlu geçirilebileceğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Eskişehir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/eskisehirde-uzmanindan-uyari-kadinlarin-cogu-yaptigi-bu-hatayi-fark-etmiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 15:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2026/01/kadin-saglik-1.jpg" type="image/jpeg" length="99088"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çiftler arasındaki ilişkiyi tehdit eden sorun!]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/ciftler-arasindaki-iliskiyi-tehdit-eden-sorun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/ciftler-arasindaki-iliskiyi-tehdit-eden-sorun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzman Psikolog Beste Çokaygil, romantik ilişkilerde sorunların her zaman kavgayla ortaya çıkmadığını belirterek, “İlişkiler çoğu zaman büyük çatışmalarla değil, konuşulamayan duygular nedeniyle zayıflar. Aynı evde olup duygusal olarak uzaklaşmak, sessiz kopuşun en önemli göstergesidir” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Sessiz kopuş, partnerlerin fiziksel olarak birlikte olmasına rağmen psikolojik olarak birbirlerinden uzaklaşması anlamına geliyor. Uzman Psikolog Beste Çokaygil, bu durumun duygusal bağın azalmasına ve ilişkinin görünürde devam etmesine rağmen yakınlık, bağlanma ve paylaşımın giderek eksilmesine yol açtığını ifade etti.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>"Tartışmalardan kaçınır, empati eksikliği görülür"</strong><br />
Bağlanma kuramına göre insanlar ilişkilerinde anlaşılma, kabul görme ve güven ihtiyacı hissediyor. Bu ihtiyaçlar karşılanmadığında birey, doğrudan ilişkiyi bitirmek yerine duygusal olarak geri çekilmeyi seçebiliyor. Çokaygil, “Bu süreçte kişiler tartışmalardan kaçınır, empati eksikliği görülür ve geleceğe dair planları konuşmamaya başlar. Birlikteyken yalnız hissetmek de sık rastlanan belirtiler arasında” dedi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Çözüm mümkün: Ben dili ve empati ön planda</strong><br />
Sessiz kopuşun geri döndürülebilir olduğunu vurgulayan Çokaygil, doğru müdahale ile ilişkinin yeniden güçlendirilebileceğini söyledi. Çift terapilerinde amaç, partnerler arasında duygusal farkındalık oluşturmak, güvenli bir iletişim alanı sağlamak ve ifade edilmeyen duyguları görünür kılmak. Ayrıca, “Ben dili” kullanmanın ilişkilerde çatışmayı derinleştirmeden duyguları aktarmayı kolaylaştırdığına dikkat çekti. Örneğin, “Sen beni anlamıyorsun” yerine “Kendimi anlaşılmamış hissediyorum” demek, bağın yeniden güçlenmesine yardımcı oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Çokaygil, ilişkilerde açık, empatik ve yargılayıcı olmayan iletişimin, sessiz kopuşun önüne geçerek çiftlerin yeniden yakınlaşmasını sağladığını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/ciftler-arasindaki-iliskiyi-tehdit-eden-sorun</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2025/10/eskisehir-cift.jpg" type="image/jpeg" length="38167"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir'de uzmanı uyardı: Baş dönmesine dikkat]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/eskisehirde-uzmani-uyardi-bas-donmesine-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/eskisehirde-uzmani-uyardi-bas-donmesine-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kulak Burun Boğaz Uzmanı Nargız Salahova, baş hareketiyle aniden başlayan baş dönmesinin vertigonun ilk belirtisi olabileceğini belirterek, özellikle şiddetli ve uzun süren şikâyetlerde vakit kaybedilmemesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vertigo; kişinin kendisinin ya da çevresinin dönüyormuş gibi hissettiği bir baş dönmesi türü olarak tanımlanıyor. Bu durum çoğu zaman denge kaybı, mide bulantısı ve günlük yaşam aktivitelerinde zorlanma gibi şikâyetlerle birlikte görülüyor. Uzmanlar, bu tür şikâyetlerle başvuran hastalarda ilk adımın detaylı değerlendirme olduğunu belirtiyor.</p>

<h2><strong>Tanı sürecinde detaylı inceleme</strong></h2>

<p>Dr. Salahova, baş dönmesi yaşayan hastalarda öncelikle ayrıntılı bir hasta öyküsü alındığını ifade ederek, “Şikâyetin ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü ve eşlik eden belirtiler bizim için önemli. Ardından yaptığımız muayene ile vertigonun kaynağını belirlemeye çalışıyoruz” dedi.</p>

<h2><strong>Santral mi, kulak kaynaklı mı?</strong></h2>

<p>Vertigonun farklı nedenlerle ortaya çıkabildiğine dikkat çeken Salahova, bazı vakalarda sorunun beyinden kaynaklanabildiğini söyledi. Bu tür durumlarda şiddetli baş dönmesi, yürüme güçlüğü, belirgin denge kaybı ve çift görme gibi nörolojik belirtiler görülebiliyor. Bu hastalar nöroloji uzmanlarına yönlendirilirken, KBB alanında en sık nedenin iç kulaktaki denge sistemiyle ilgili sorunlar olduğu ifade ediliyor.</p>

<h2><strong>En yaygın neden: BPPV</strong></h2>

<p>Halk arasında “kulak kristallerinin oynaması” olarak bilinen Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo (BPPV), en sık karşılaşılan vertigo türleri arasında yer alıyor. Genellikle kısa süreli ataklarla seyreden bu rahatsızlık, başın belirli pozisyonlarında ortaya çıkıyor. Özellikle yatağa uzanma, yatakta dönme ya da ani baş hareketleriyle tetiklenebiliyor. BPPV’nin 50 yaş üzeri bireylerde ve kadınlarda daha sık görüldüğü belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Tedavide manevralar ve egzersizler</strong></h2>

<p>Vertigonun bu türünde özel manevraların uygulandığını belirten Salahova, bu yöntemlerle kulak içindeki denge kristallerinin doğru konuma getirildiğini söyledi. Bazı hastalarda ise dengeyi güçlendiren egzersizler ve vertigo rehabilitasyonu uygulanıyor.</p>

<h2><strong>Hareketsizlik riski artırıyor</strong></h2>

<p>Baş dönmesi yaşayan kişilerin çoğu, şikâyetin tekrarlamasından korkarak hareketten kaçınıyor. Ancak uzmanlara göre bu yaklaşım doğru değil. Tedavi sürecinde hastaların kontrollü şekilde hareket etmeleri ve günlük aktivitelerine dönmeleri önem taşıyor.</p>

<h2><strong>Bu belirtiler varsa gecikmeyin</strong></h2>

<p>Uzmanlar, baş dönmesi hafif bile olsa bazı durumlarda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini belirtiyor. Özellikle şiddetli ve uzun süren baş dönmesi, yürüme güçlüğü, konuşma bozukluğu, çift görme ve ciddi denge kaybı gibi belirtiler varsa zaman kaybetmeden bir uzmana başvurulması öneriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/eskisehirde-uzmani-uyardi-bas-donmesine-dikkat</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 14:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2026/03/eskisehirde-uzmani-uyardi-bas-donmesine-dikkat.jpg" type="image/jpeg" length="18946"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kulak çubuğu kullananlar bir kez daha düşünün!]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/kulak-cubugu-kullananlar-bir-kez-daha-dusunun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/kulak-cubugu-kullananlar-bir-kez-daha-dusunun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Tarık Yağcı, günlük hayatta farkında olmadan yapılan bazı alışkanlıkların kulak sağlığını ciddi şekilde etkileyebileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Kulaktaki kiri temizlemek amacıyla birçoğumuzun kullandığı kulak temizleme çubukları göründüğü gibi masum değil. Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Tarık Yağcı, kulakların kendi kendini temizleyebilen organlar olduğunu vurgulayarak, “Kulak kiri, dışarıdan gelen toz ve mikroorganizmaları tutarak kulağı koruyan doğal bir salgıdır. Kulak içini temizlemeye çalışmak çoğu zaman faydadan çok zarar verir” dedi.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="" height="337" src="https://esyeniguncom.teimg.com/esyenigun-com/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-24-133752.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="450" /></p>

<p style="text-align:justify">Kulakların, çevreyle sağlıklı iletişim kurmayı sağlayan en önemli duyu organlarından biri olduğunu ifade eden Yağcı, işitmenin sosyal yaşam ve güvenlik açısından kritik olduğunu belirtti. Kulak sağlığı ihmal edildiğinde ise işitme problemlerinin ortaya çıkabileceğini, ancak basit önlemlerle kulakların korunabileceğini söyledi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Pamuklu Çubuk Kullanımı Tehlikeli</strong><br />
Kulak temizliği amacıyla kullanılan pamuklu çubukların ciddi riskler taşıdığını belirten Yağcı, “Pamuklu çubuklar kiri temizlemek yerine daha derine iter. Bu durum tıkanıklık, işitme kaybı, dolgunluk hissi ve bazen baş dönmesine yol açabilir. Kulak zarına zarar verme riski de vardır. Bu nedenle kulak içine hiçbir yabancı cisim sokulmamalıdır” uyarısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>Yüksek Ses ve Kulaklık Kullanımı Riskli</strong><br />
Yüksek ses maruziyetinin kulak sağlığına zarar verdiğini ifade eden Yağcı, “İç kulaktaki işitme hücreleri hassastır ve uzun süre yüksek sese maruz kalmak geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabilir. Kulaklık kullanırken ses seviyesi düşük tutulmalı ve aralıklarla mola verilmelidir” dedi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Çocuklarda Kulak Sağlığına Dikkat</strong><br />
Yağcı, çocukluk döneminde kulak sağlığının ayrı bir önem taşıdığını belirterek, orta kulak enfeksiyonlarının sık görüldüğünü söyledi. Kulak ağrısı, ateş, huzursuzluk ve işitmede azalma gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti. Çocuklarda yüksek sesle televizyon izleme veya isme tepki vermeme durumlarının fark edilmesi halinde mutlaka uzmana başvurulması gerektiğini vurguladı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Basit Önlemlerle Koruma Mümkün</strong><br />
Ani basınç değişimleri ve su teması gibi durumlara dikkat çekerek Yağcı, uçak yolculuğu veya dalış sırasında yutkunma ve sakız çiğnemenin basıncı dengelemeye yardımcı olduğunu, yüzme sonrası kulakların nemli bırakılmamasının enfeksiyon riskini azalttığını belirtti.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Erken Tanı Hayati Öneme Sahip</strong><br />
Kulak sağlığını korumanın temel kurallarını sıralayan Yağcı, “Kulak içine yabancı cisim sokulmamalı, pamuklu çubuk kullanılmamalı, yüksek sesten kaçınılmalı ve kulak enfeksiyonları ihmal edilmemelidir. En küçük şikayette bile doktora başvurmak işitme sağlığını korumak açısından kritik rol oynar” dedi.</p>

<p style="text-align:justify">Doç. Dr. Yağcı, sağlıklı kulakların yaşam kalitesinin önemli bir parçası olduğunu ve kulak sağlığının ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/kulak-cubugu-kullananlar-bir-kez-daha-dusunun</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 14:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2026/03/kulak-pamugu.jpg" type="image/jpeg" length="78096"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlar uyarıyor: Bu hastalık sessiz ilerliyor!]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/uzmanlar-uyariyor-bu-hastalik-sessiz-ilerliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/uzmanlar-uyariyor-bu-hastalik-sessiz-ilerliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmandan Dünya Böbrek Günü’nde önemli uyarılarda bulundu.  Dr. Eray Erdem, “Sağlıklı böbrekler için sağlıklı bir çevre, sağlıklı bir çevre için ise bilinçli bireyler gereklidir” ifadelerini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Dr. Eray Erdem, 12 Mart Dünya Böbrek Günü kapsamında böbrek sağlığı ve çevre bilincinin önemine dikkat çekti. Dr. Erdem, böbrek hastalıklarının dünya genelinde ciddi bir sağlık sorunu olduğunu belirterek, her yıl yaklaşık 11 milyon kişinin böbrek hastalıkları nedeniyle hayatını kaybettiğini ifade etti. Hastalıkların çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini vurgulayan Erdem, erken teşhisin hayati önem taşıdığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Sağlıklı bir yaşam için çevresel faktörlerin de büyük rol oynadığını dile getiren Erdem, temiz suya erişim, hava kirliliğinin azaltılması, sağlıklı besin zinciri ve sürdürülebilir yaşam koşullarının böbrek sağlığını korumada önemli olduğunu belirtti.</p>

<p style="text-align:justify">Vatandaşlara düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemeleri çağrısında bulunan Erdem, sağlıklı beslenme, fiziksel olarak aktif bir yaşam sürme ve sigara ile alkol gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durmanın böbrek sağlığı açısından büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/uzmanlar-uyariyor-bu-hastalik-sessiz-ilerliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Mar 2026 15:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2026/03/bobrek-1.jpg" type="image/jpeg" length="22345"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin 6.merkezi Eskişehir'de olacak: 24 Mart'ta açılıyor]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/turkiyenin-6merkezi-eskisehirde-olacak-24-martta-aciliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/turkiyenin-6merkezi-eskisehirde-olacak-24-martta-aciliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir sağlıkta bir eşiği daha aşıyor. Düzey III Tüberküloz Laboratuvarı açılıyor. Türkiye'nin 6. merkezi Eskişehir'de hastaların tanı süreci kısalacakken, laboratuvar 24 Mart'ta kapılarını açacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucunda, Eskişehir Halk Sağlığı Laboratuvarı bünyesindeki Tüberküloz Laboratuvarı önemli bir kapasite artışına ulaştı. Yapılan teknik altyapı ve donanım geliştirmeleriyle laboratuvar, Düzey III standartlarında hizmet verebilecek seviyeye çıkarıldı. Bu gelişmeyle birlikte Eskişehir, Türkiye’de halk sağlığı laboratuvarları bünyesinde Düzey III Tüberküloz Laboratuvarı bulunan 6’ncı merkez olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Daha önce ileri inceleme için farklı illere gönderilen birçok tetkik artık Eskişehir’de yapılabilecek. Böylece hem tanı süreçleri hızlanacak hem de hastaların tedavi planlamalarına daha kısa sürede başlanabilecek.</p>

<h2 style="text-align:justify"><strong>Tüberküloz Tanısında Yeni Dönem: İleri Tetkikler Artık Eskişehir’de</strong></h2>

<p style="text-align:justify">Laboratuvar, bugüne kadar Düzey II Tıbbi Laboratuvar olarak faaliyet gösteriyordu. Bu süreçte klinik örnekler klasik katı besiyeri yöntemleriyle inceleniyor, ileri analizler ise Ulusal Tüberküloz Referans Laboratuvarı’na gönderiliyordu. Yeni kapasiteyle birlikte PCR tabanlı moleküler tanı yöntemleri, sıvı otomatize kültür sistemleri, hızlı ilaç direnç testleri, mikobakterium tür tayini ve antibiyogram çalışmaları artık yerinde yapılabilecek.</p>

<p style="text-align:justify">Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Yaşar Bildirici, “İlimizde Düzey III laboratuvar şartlarının oluşturulmasıyla birlikte daha önce sevk edilerek sonuçlandırılan ileri tetkikleri artık kendi laboratuvarımızda çalışabileceğiz. Bu gelişme tanı süreçlerini ciddi şekilde hızlandıracak ve tedavi planlamasına daha erken başlanmasını sağlayacaktır. Vatandaşlarımızın tanı ve tedavi süreçlerinde zaman kaybı yaşamaması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:justify">Yeni altyapıyla birlikte laboratuvar yalnızca Eskişehir’e değil çevre illere de hizmet verebilecek bölgesel bir kapasiteye ulaşacak. Böylece bulaşıcı hastalıkların takibi ve kontrolünde daha hızlı ve etkin bir süreç yürütülmesi hedefleniyor. Eskişehir Halk Sağlığı Düzey III Tüberküloz Laboratuvarı, 24 Mart 2026 tarihinde düzenlenecek törenle resmi olarak hizmete açılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/turkiyenin-6merkezi-eskisehirde-olacak-24-martta-aciliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 14:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2026/03/a-w655414-02.jpg" type="image/jpeg" length="15110"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anksiyete ve depresyon sorunları artıyor]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/anksiyete-ve-depresyon-sorunlari-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/anksiyete-ve-depresyon-sorunlari-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Psikiyatri ve Psikoterapi Uzmanı Uzm. Dr. Sıdıka Oksay, psikiyatri polikliniğinde en sık karşılaşılan başvuruların anksiyete ve depresif yakınmalar olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Psikiyatri ve Psikoterapi Uzmanı Dr. Sıdıka Oksay, son yıllarda anksiyete temelli rahatsızlıklarda artış yaşandığını aktardı.  Oksay, özellikle kaygı temelli rahatsızlıkların son yıllarda belirgin şekilde arttığını belirtti. Oksay, 'Polikliniğimizde en sık anksiyete ve depresif yakınmalarla, ayrıca insan ilişkilerinde yaşanan sorunlarla karşılaşıyoruz. En sık tedavi ettiğimiz rahatsızlık kaygı bozukluklarıdır diyebiliriz' dedi.</p>

<p><strong>Kaygı bozukluğu ve panik atak</strong></p>

<p>Kaygı bozukluklarının tek bir hastalık olmadığını vurgulayan Dr. Sıdıka Oksay, panik bozukluk, yaygın kaygı bozukluğu, takıntı-zorlantı bozukluğu (OKB), sosyal fobi ve özgül fobilerin bu başlık altında değerlendirildiğini ifade etti. En sık görülen tabloların ise yaygın kaygı bozukluğu ve panik atak olduğunu söyledi. Kaygının aslında insanın hayatta kalma mekanizmasının bir parçası olduğunu hatırlatan Oksay, 'Kaygı tehlikelere karşı bizi tetikte tutan doğal bir duygudur. Ancak ortada gerçek bir tehdit yokken alarm sistemi sürekli devredeyse, bu durum hastalık halini alır' diye konuştu.</p>

<p><strong>Belirtiler neler?</strong></p>

<p>Anksiyete bozukluklarında sık görülen belirtileri ise Dr. Sıdıka Oksay şöyle sıraladı: 'Sürekli ve kontrol edilemeyen endişe, çarpıntı, nefes darlığı, göğüs sıkışması, terleme ve titreme, uyku bozuklukları, dikkat ve konsantrasyon güçlüğü'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Oksay, kaygının günlük yaşamı, iş hayatını ve sosyal ilişkileri belirgin şekilde etkilemeye başladığı noktada mutlaka uzman desteği alınması gerektiğini vurguladı. Tedavide psikoterapi ve gerekli durumlarda ilaç tedavisinin birlikte planlandığını belirten Oksay, erken başvurunun iyileşme sürecini hızlandırdığını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/anksiyete-ve-depresyon-sorunlari-artiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 13:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2025/01/bas-agrisina-iyi-gelecek-yontemler.jpg" type="image/jpeg" length="58596"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehirliler dikkat: Nezle değil, Covid!]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/eskisehirliler-dikkat-nezle-degil-covid</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/eskisehirliler-dikkat-nezle-degil-covid" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Bilecik Tabip Odası Başkanı Hamit Güçlüer, r, salgının bir soğuk hastalığı olmadığını belirterek, acil servislere günde bin 500 ila 2 bin hastanın başvurduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Tabipleri Birliği (TTB), son 1 aydır etkili olan salgının bir bahar nezlesi değil, ölümcül Influenza ve Covid salgını olduğunu belirtti. Konu ile ilgili değerlendirmede bulunan Eskişehir Bilecik Tabip Odası Başkanı Hamit Güçlüer, acil servislere günde bin 500 ila 2 bin hastanın başvurduğunu belirterek “Sağlık Bakanlığı veri paylaşmadığı için biz hastalığın yaygınlığını bilemiyoruz” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de son 1 aydır hastanelerin acil servisleri dolup taşıyor. Toplumun büyük kesimini hasta eden salgınla ilgili açıklamada bulunan Türk Tabipleri Birliği, "Yaşadığımız bahar nezlesi değil, ölümcül influenza (grip) ve Covid salgını. Yaşadığımız salgın basit bir nezle değildir. Toplum ve sağlık çalışanları salgınla ilgili sürekli bilgilendirilmeli, koruyucu önlemler hatırlatılmalı, eğitimler yapılmalıdır. Sağlık kurumlarında maske takılması zorunludur"&nbsp;dedi.</p>

<p><strong>ÖLÜMCÜL OLABİLİR UYARISI</strong></p>

<p>Konuyu değerlendiren Eskişehir Bilecik Tabip Odası Başkanı Hamit Güçlüer, salgının bir soğuk hastalığı olmadığını belirterek, “TTB, ölümcül olabilecek inluenza ve covid salgını olarak ifade etti bunu. Çünkü ölümcül olmasının gerekçesi risk gruplarında hakikaten çok ağır seyrediyor.&nbsp; Şu an yaklaşık aralık ayının başından itibaren aile hekimlerinin ve acillerin üst solunum yolu enfeksiyonu bulgularıyla çok başvuru var. Bunlar ateş halsizlik, kas eklem ağrısı, ishal. Bu başvuruların yeri aciller değil. Enfeksiyon hastalıkları veya dahiliye bölümleri olabilir. Ama genelde bizim ülkemizde herkes hastaneye giriş olarak acil bölümünü kullanıyor. Karma bir virüs atağı var” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>MASKE MUTLAKA TAKILMALI</strong></p>

<p>Salgının kış döneminde beklenen artışın çok üzerinde bir artış yaşandığını vurgulayan Güçlüer, “Şehir Hastanesi’ndeki arkadaşlarımın söylediğine göre günlük bin 500 - 2 bin acil servise başvuru olduğunu söylediler. Bu hastalıklardan korunmanın en önemli yolu, maske takmak. Mesafeye elbette dikkat etmek lazım ama maske takmak önemli. El hijyeni çok önemli. Bir de çok kalabalık olan toplu alanlardan uzak olmakta fayda var. Ama iş yerinde ve okulda olanlar toplu taşımaya binenler korunma yöntemi olarak maske takılmalı. Bir de hastaların kendilerini toplu ortamdan, iş yerlerinden uzak tutması bulaşmayı kırmak için önemli” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>EK YOĞUN BAKIM ÜNİTELERİ GELİYOR</strong></p>

<p>Acil servislere başvuru artışıyla birlikte risk gruplarının yoğun bakım servislerine yatırıldığının altını çizen Güçlüer, “Yoğun bakımlarda yüzde 100’e yakın artışlar olduğu söyleniyor. Bu demektir ki yarın öbür gün Covid döneminde yaşadığımız ek yoğun bakımların açılması gündeme gelecek. Sağlık Bakanlığı veri paylaşmadığı için biz hastalığın yaygınlığını bilemiyoruz. Yoğunluğu görüyoruz. Sağlık Bakanlığı bununla alakalı yoğun bakım hasta yatak doluluk oranı ve ölümlerle ilgili hem tanı koymada hem de bunlardan oluşan ölümlerle ilgili bilgi vermiyor. Bu hastalıkların öldürücülük nedeni zatürre dediğimiz ağır akciğer enfeksiyonu. Kronik hastalarda çok daha ciddi seyrediyor” açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>BAKANLIK CİDDİYE ALMALI</strong></p>

<p>Sağlık Bakanlığı’nın salgını nezle veya soğuk algınlığı olarak ifade ettiğini belirten Güçlüer, “Bakanın şunu demesi gerekir: Ciddi olarak maske kullanımının tekrar kapalı alanlarda, kamusal alanlarda, hastanelerde, okullarda veya iş yerlerinde gündeme gelmesi gerekli. Bu salgını başka türlü atlatamayız.&nbsp; Bu viral bir enfeksiyon. Bazen yanlışlıkla hastalar antibiyotik kullanıyorlar. Antibiyotik kullanımının bu viral enfeksiyonlarda yeri yok. Hatta antibiyotik direncini artırması bakımından da riskli. Ayrıca hastalıkları tanımak için test yapılması önemli. Grip, Covid-19, RSV virüslerini tanılamak da önemli. Bakanlığın olayı daha ciddi değerlendiren bir yaklaşım içerisinde testlere yönelik çalışmalarının olması lazım. Bu dönemde testler aktif olarak uygulanmıyor” diye konuştu.</p>

<p><strong>AMELİYATLAR ERTELENİYOR</strong></p>

<p>Risk gruplarını bu dönemde çok dikkatli olması gerektiği konusunda uyaran Güçlüer, “Bizi korkutan gruplar risk grupları. Kronik hastalar, 65 yaş üstü ve gebelerde hastalık ağır seyredebilir. Arkadaşlarımdan aldığım bilgiye göre, acil ameliyatların dışında bazı ameliyatların ertelendiğini öğrendik. Büyükşehirlerdeki arkadaşlarımızdan böyle bilgiler geliyor. Risk gruplarındakilerin kendilerini koruması lazım” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>M. ANIL AKSOY</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/eskisehirliler-dikkat-nezle-degil-covid</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jan 2024 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2024/01/salginnn.jpg" type="image/jpeg" length="16886"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Influenza belirtileri nelerdir, influenzadan korunma yöntemleri nelerdir, influenzaya iyi gelen besinler nelerdir?]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/influenza-belirtileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/influenza-belirtileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Influenza (grip), solunum yollarını etkileyen bir viral enfeksiyondur. İnfluenza belirtileri genellikle aniden başlar ve genellikle şunları içerir:]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Influenza (grip), solunum yollarını etkileyen bir viral enfeksiyondur. İnfluenza belirtileri genellikle aniden başlar ve genellikle şunları içerir:</p>

<ol>
 <li>
 <p><strong>Ateş:</strong> Yüksek ateş, grip belirtilerinin önemli bir özelliğidir. Ateş, genellikle 38°C (100.4°F) ve üzerindedir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Boğaz Ağrısı:</strong> Grip, boğazda ağrıya neden olabilir. Boğaz ağrısı genellikle hastalığın başlangıcında ortaya çıkar.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Öksürük:</strong> Kuru öksürük veya balgamla birlikte öksürük, influenza belirtileri arasında yaygındır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Burun Akıntısı ve Tıkanıklığı:</strong> Grip, burun tıkanıklığı, burun akıntısı veya geniz akıntısı ile ilişkilendirilebilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Baş Ağrısı:</strong> Şiddetli baş ağrıları, grip belirtilerinden biridir. Bu ağrı genellikle alın, gözler ve şakaklarda hissedilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kas Ağrıları:</strong> İnfluenza, vücutta genel olarak yayılan şiddetli kas ve eklem ağrılarına neden olabilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Halsizlik ve Yorgunluk:</strong> Grip, şiddetli halsizlik, bitkinlik ve genel bir yorgunluk hissi ile ilişkilidir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Baş Dönmesi ve Mide Problemleri:</strong> Bazı vakalarda, grip baş dönmesi, kusma veya ishale neden olabilir, özellikle çocuklarda daha sık görülebilir.</p>
 </li>
</ol>

<p>Bu belirtiler genellikle grip enfeksiyonunun tipik seyri boyunca ortaya çıkar. Ancak, belirtiler kişiden kişiye değişebilir ve başka bir solunum enfeksiyonu veya hastalıkla karıştırılabilir. İnfluenza şüphesi durumunda, bir sağlık profesyoneli ile iletişime geçmek ve uygun tedaviyi almak önemlidir.</p>

<p>Not: İnfluenza belirtileri, COVID-19 belirtileriyle benzerlik gösterir. COVID-19 şüphesi durumunda da bir sağlık profesyoneliyle iletişime geçmek önemlidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" src="https://esyeniguncom.teimg.com/esyenigun-com/uploads/2024/01/influenza-belirtileri-nelerdir.jpg" style="width: 1280px; height: 853px;" /></p>

<p>INFLUENZADAN KORUNMA YOLLARI</p>

<p>İnfluenzadan korunmak için aşağıdaki önlemleri alabilirsiniz:</p>

<ol>
 <li>
 <p><strong>Grip Aşısı:</strong> Her yıl grip mevsimi başlamadan önce grip aşısı olmak, influenza virüslerine karşı koruyucu bir etki sağlar. Özellikle risk grubundaki kişiler, hamile kadınlar ve sağlık çalışanları için grip aşısı önerilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>El Hijyeni:</strong> Ellerinizi sık sık yıkamak, grip virüsünün yayılmasını önlemek için önemlidir. Ellerinizi sabun ve su ile en az 20 saniye boyunca yıkayın veya alkol bazlı bir el antiseptiği kullanın.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yüz Maskeleri:</strong> Hasta insanlardan veya öksüren, hapşıran kişilerden korunmak için yüz maskesi takabilirsiniz. Ancak, maske kullanımının tek başına tam koruma sağlamadığını unutmayın.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Öksürme ve Hapşırma Etiketi:</strong> Öksürürken veya hapşırırken ağzınızı ve burnunuzu kapatmak için bir mendil veya dirseğin iç kısmını kullanın. Ellerinizle doğrudan ağzınıza veya burnunuza dokunmaktan kaçının.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Toplu Alanlardan Kaçınma:</strong> Grip mevsiminde, özellikle kalabalık yerlerde bulunmaktan kaçının. Toplu taşıma araçlarında ve kalabalık alışveriş merkezlerinde dikkatli olun.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hasta İnsanlarla Temas:</strong> Grip belirtileri gösteren kişilerden uzak durun. Özellikle grip belirtileri gösteren bir kişiyle temas etmekten kaçının.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sağlıklı Yaşam Tarzı:</strong> Sağlıklı bir yaşam tarzı, bağışıklık sistemini güçlendirebilir. Düzenli egzersiz, dengeli beslenme ve yeterli uyku alımına özen göstermek önemlidir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Grip Belirtileri Gösterenlerin İzolasyonu:</strong> Eğer grip belirtileri gösteriyorsanız, diğer insanlardan izole olun. Evde dinlenmek ve iyileşmek için gerekli önlemleri alın.</p>
 </li>
</ol>

<p>Bu önlemler, influenza virüslerinin yayılmasını önleme konusunda etkili olabilir. Ancak, grip belirtileri gösteren kişilerle teması sınırlamak ve kişisel hijyen kurallarına dikkat etmek önemlidir. Herhangi bir sağlık sorununuz varsa veya şüpheli bir durumla karşılaşırsanız, sağlık profesyoneliyle iletişime geçmek en iyisi olacaktır.<button></button></p>

<p>INFLUENZAYA İYİ GELEN BESİNLER</p>

<p>İnfluenza (grip) sırasında, vücudunuzun ihtiyaç duyduğu besinleri almak önemlidir. İşte influenza sırasında iyileşmeye yardımcı olabilecek bazı besinler:</p>

<ol>
 <li>
 <p><strong>Su:</strong> Vücut sıvı kaybına neden olan ateş ve terleme nedeniyle, yeterli su içmek önemlidir. Sıvılar, mukusu seyrelterek solunum yollarını rahatlatabilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Taze Meyve Suları:</strong> C vitamini içeren taze sıkılmış meyve suları, bağışıklık sistemini destekleyebilir. Portakal, greyfurt, mandalina gibi meyveler içerdikleri C vitamini ile iyileşmeye yardımcı olabilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Çorba:</strong> Sıcak çorbalar, besin alımını artırabilir ve boğazı yatıştırabilir. Özellikle tavuk suyu içeren tavuk çorbası, iyileşmeye yardımcı olabilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Zencefil:</strong> Zencefil, anti-inflamatuar özelliklere sahiptir ve mide rahatsızlıklarını hafifletebilir. Zencefil çayı veya taze zencefil içeren yemekler tüketilebilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bal:</strong> Bal, boğazı yatıştırabilir ve öksürüğü hafifletebilir. Sıcak suya bal ekleyerek içmek veya bal içeren çaylar tüketmek faydalı olabilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yoğurt:</strong> Probiyotik içeren yoğurt, bağırsak sağlığını destekleyebilir ve bağışıklık sistemini güçlendirebilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yulaf Ezmesi:</strong> Yulaf ezmesi, enerji sağlar ve lif içerir. Yulaf ezmesine meyve ekleyerek veya süt ile tüketerek besin alımınızı artırabilirsiniz.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Avokado:</strong> Avokado, sağlıklı yağlar, lif ve vitamin içerir. Yumuşak dokusu, grip sırasında kolayca tüketilebilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Balık:</strong> Omega-3 yağ asitleri içeren balıklar, anti-inflamatuar özelliklere sahiptir ve bağışıklık sistemini destekleyebilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Nane Çayı:</strong> Nane çayı, boğaz ağrısını hafifletebilir ve solunum yollarını rahatlatabilir. Taze nane veya nane yapraklarıyla demlenen çayı içebilirsiniz.</p>
 </li>
</ol>

<p>Beslenme, influenza sırasında iyileşmeyi destekleyebilir, ancak herhangi bir sağlık durumuyla ilgili endişeleriniz varsa veya belirtileriniz şiddetliyse, bir sağlık profesyoneli ile görüşmek önemlidir.<button></button></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sedat Aydoğan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/influenza-belirtileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jan 2024 15:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2024/01/influenza-belirtileri-nelerdir1.jpg" type="image/jpeg" length="96250"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
