Yıldırım, sosyal hizmet alanında çalışan emekçilerin iş yükünün her geçen gün arttığını, buna karşın çalışma koşullarının iyileştirilmediğini ifade etti.
Ülkede yoksulluk ve yoksunluğun giderek derinleştiğini belirten Yıldırım, bu durumun sosyal hizmetlere olan ihtiyacı artırdığını söyledi. Artan ihtiyaçlara rağmen personel sayısının yetersiz kaldığını vurgulayan Yıldırım, sosyal hizmet emekçilerinin ağır iş yükü altında çalışmak zorunda bırakıldığını dile getirdi. Farklı ücret uygulamaları ve güvencesiz çalışma koşullarının da çalışanlar üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu ifade etti.
Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının aldıkları ücretlerin yoksulluk sınırının altında kaldığını söyleyen Yıldırım, bu tablonun yıllardır değişmediğini belirtti. 2026 yılına ilişkin ücret ortalamalarına bakıldığında da çalışanların ekonomik koşullarında bir iyileşme görülmediğini ifade eden Yıldırım, emekçilerin geçim sıkıntısının giderek arttığını dile getirdi.
Yıldırım, Türkiye’nin jeopolitik konumu nedeniyle sürekli göç aldığını ve kontrolsüz göçün nüfus politikaları açısından çeşitli sorunlara yol açtığını da sözlerine ekledi. Bu durumun sosyal hizmet alanındaki iş yükünü daha da artırdığını belirten Yıldırım, özellikle sosyal hizmet emekçilerinin bu süreçten doğrudan etkilendiğini söyledi. Artan nüfus, göç ve sosyal sorunların, yeterli planlama ve destek olmadan çalışanların omuzlarına yüklendiğini ifade etti.
SES Eş Başkanı Bülent Yıldırım, sosyal hizmet emekçilerinin insanca çalışma koşullarına kavuşabilmesi için kadrolu istihdamın artırılması, ücret adaletsizliğinin giderilmesi ve güvenceli çalışma koşullarının sağlanması gerektiğini vurguladı. Mevcut koşulların sürdürülemez olduğunu belirten Yıldırım, sosyal hizmet emekçilerinin yaşadığı sorunların görmezden gelinmemesi çağrısında bulundu.

