Anadolu Dayanışma Ağı, Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi ve Lisa Dayanışma Ağı üyeleri ve Eğitim Fakültesi öğrencileri Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda yaşanan saldırıya tepki göstererek yürüyüş gerçekleştirdi.
"Emekçilerine boyun eğdiremeyeceksiniz”
Eğitim Fakültesi’nde yapılan basın açıklamasında öğrenci Eylül Tekin, “Urfa’da 16 kişinin yaralandığı lise saldırısından sadece bir gün sonra, Maraş’ta bir öğretmenin ve 8 öğrencinin hayatını kaybettiği, 19 kişinin yaralandığı ortaokul saldırısına tanık olduk. Bu iki olayın ardından her zaman olduğu gibi, meseleyi holding düzenine, eğitimi gericileştiren politikalara, yoksullaştırmaya ve toplumsal çürümeye bağlayan tartışmalar yerine, son derece yüzeysel ve kestirme açıklamalar ortalığı kapladı. Ancak bu tespit ve önerilerin hiçbirinde, ülkenin uzun yıllardır içine sürüklendiği gericilik, yoksullaşma ve toplumsal çürüme başlıklarının yer almaması tesadüf değildir. Oysa yaşadıklarımız tam da bu düzenle doğrudan bağlantılıdır. Okullarda istedikleri gibi faaliyet yürüten tarikat ve cemaat yapıları, öğrencileri karanlığa sürükleyen sistematik bir etki yaratmakta ve özellikle AKP iktidarı döneminde daha da güç kazanmaktadır. Sayın Yusuf Tekin’e açıkça söylüyoruz: Eğer zerre kadar sorumluluk ve vicdan hissediyorsanız, istifa etmeniz gerekir. Bugün direnen örgütlü eğitim emekçilerine boyun eğdiremeyeceksiniz” ifadelerini kullandı.
Kendilerini okullarda güvende hissetmediklerine vurgu yapan Lise Dayanışma Ağı üyeleri Ayşe Koca ve İlayda Özçelik, “Aynı anda öfkeliyiz, üzgünüz, belki de korkuyoruz. Devletin Eğitim kurumları içerisinde bile güvende olmamanın kaygısını yaşıyoruz. Ama biliyoruz ki korkuya, karanlığa teslim olmak hiçbir sorunu çözmez, aksine güncel sorunları besler. Biz bugün kabuğumuza çekilip sinmeyeceğimizi göstermeye, hesap sormaya, öfkemizi örgütlemeye geldik. Büyük bir azimle çalışan Yusuf Tekin en temel görevini bile yerine getirmekten, yani öğrencilerin can güvenliğini sağlamaktan bile aciz. Kardeşlerimiz öldürülürken neredeydin Yusuf Tekin? Durmaksızın suç üreten bu düzen artık sorgulanmalı, bunun da ötesinde yerle bir olmalıdır. Yusuf Tekin derhal istifa etmeli, suç ortaklarıyla birlikte milyonlarca yurttaşımıza, öğretmenlerimize, üniversiteli ve liseli sıra arkadaşlarımıza hesap vermelidir. Onurlu bir yaşam için, vicdanı olan herkesi dayanışmaya ve öfkesini örgütlemeye davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.
"Gelecek kaygısı olmayan gençler olacak”
Şiddetin temelinde siyasal, toplumsal, ekonomik yapı olduğuna dikkat çeken Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi Eskişehir Öğretmen İnisiyatifi Temsilcisi Cem Demir, “Geçen yıl MESEM’de ölen öğrenci sayısı 16, Maraş’taki katliamdan önce bir günde öldürülen kadın sayısı 3. Uyuşturucu, kumar, bahis, taciz, istismar, mafya, çeteleşme gibi ülkemizin önemli toplumsal sorunları en önce okullarda kendine yer buluyor. Okul dışları tarikatlara, okul içi tarikatlara teslim ediliyor. Gece ekranda izlenen dizilerde herkes alınıp satılabiliyor. Öpüşmek yasak ama kafaya sıkmak serbest. Şiddeti üreten toplumsal yapıyı değiştirmeliyiz. Toplumsal yapıyı eşitlikçi, özgürlükçü bir şekilde yeniden inşa etmeliyiz. Bizim okullarımız gidilecek yerler olacak. Bilimin, eşitliğin, sporun, sanatın üretildiği okullar olacak. Ülke ekonomisine katkı sağlayan, gelecek kaygısı olmayan gençler olacak” diye konuştu.




