Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), nisan ayına ilişkin enflasyon verilerini 4 Mayıs Pazartesi günü açıklayacak. SSK ve Bağ-Kur emeklileri yılda iki kez, ocak ve temmuz aylarında maaş artışı alırken, bu artışın temelini 6 aylık enflasyon verileri oluşturuyor. Nisan verisi, bu sürecin dördüncü ayağını oluşturarak temmuz zammının şekillenmesinde belirleyici rol oynayacak. Konuyu değerlendiren Tüm Emeklilerin Sendikası Şube Başkanı Şanlı, DİSK Emeklisen Şube Başkanı Kılıç ile Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Şube Başkanı Dilbaz, açıklanacak verilerin emeklilerin yaşam koşulları üzerindeki etkisine dikkat çekti.

"İKTİDAR, GERÇEKTEN ADALETLİ GELİR DAĞILIMINI SAĞLAMAK İSTİYORSA..."
Tüm Emeklilerin Sendikası Şube Başkanı Şanlı, iktidarın hep aynı yöntemle istediği verileri TÜİK’e sipariş verircesine belirlediğini savunarak, “TÜİK; maaş belirleme öncesi aylarda sürekli aylık enflasyon verilerini düşürerek, iktidarın sipariş rakamları açıklıyor. Maaş artışları açıklandığı gibi, enflasyon artışını serbest bıraktığında, gerçek yaşamda doğru olmasada artışını gizleyemiyor. Sürekli aynı yol ve yöntemle, gerçek yaşamdaki enflasyon rakamlarının yüzde 100’lerin üzerinde enflasyonu gizleyemezler. Maaş artışlarını TÜİK’in yalanlarına göre değil, gerçek yaşama uygun verilere göre, BESAR’ın açlık ve yoksulluk verileri ile ENAG’ın enflasyon verileri temel alınarak belirlenmelidir. Kazanımlarımızı ortan kaldıran bu iktidar, gerçekten adaletli gelir dağılımını sağlamak istiyorsa; Derhal çıkardığı 5510 sayılı kölelik yasasını derhal iptal etmelidir” diye konuştu.

"YOKSULLUĞU GİZLEYEMEZLER"
DEV Disk Emeklisen Şube Başkanı Kılıç, TÜİK’in açıklayacağı nisan ayı enflasyon verisinin, milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisi için bir kez daha yaşam mücadelesinin boyutunu ortaya koyacağını belirterek, “2026 yılının ilk üç ayında açıklanan enflasyon oranları; ocakta yüzde 4,84, şubatta yüzde 2,96 ve martta yüzde 1,94 olmuştur. Nisan verisinin açıklanmasıyla birlikte dört aylık enflasyon farkı netleşecek, altı aylık toplam artışın ise yaklaşık yüzde 15 civarında olacağı ifade edilmektedir. Ancak açıkça söylüyoruz: Emeklilerin gerçek hayatında enflasyon çok daha yüksektir. Pazarda, markette, kirada, elektrikte ve sağlık harcamalarında yaşanan artışlar resmi rakamların çok üzerindedir. Bu nedenle yalnızca açıklanan enflasyon oranına bağlı maaş artışları, emeklilerin yaşadığı yoksulluğu gizleyemez” ifadelerini kullandı.

"EMEKLİYİ MUTLU ETMESİ MÜMKÜN DEĞİL"
TÜED Şube Başkanı Dilbaz ise, "4447 sayılı yasa kapsamında son altı ayın enflasyon toplamı maaşlara enflasyon oranında eklenir diyerek emekliyi ateşe atmıştır. O zamandan bu yana emekli sürekli değer kaybetmiş Cumhurbaşkanı’nın iki dudağı arasından çıkacak rakamlara terk edilmiştir. Emekliler bu zulmü hak edecek ne yapmıştır? Ne soframızda et var, ne evimizde sıcaklık var. Beklentimiz elbette çok ama olacağına inanmıyoruz. Çünkü bugüne kadar sistematik bir şekilde emekli açlığa mahkum edildi. Artık açlık bile değil bu; resmen sefalet. Emekli, yaşamakla yaşayamamak arasında bir çizgide gidip geliyor. Enflasyon rakamları güven vermiyor. Emekliyi mutlu etmiyor. Yüzde 100 bile açıklansa emeklinin rahatlayacağı bir durum değildir. Önümüzdeki ay bayram var ikramiye ikramiye olmaktan çıktı. Bunu bile veremeyen iktidarın Emekliyi mutlu etmesi mümkün değil” dedi.

