Tepebaşı Belediyesi hizmet binası önünde bir araya gelen meslek örgütü temsilcileri ve üyeleri, "Boyun eğme, meslektaşına sahip çık" sloganları eşliğinde basın açıklaması yaptı. Grup adına açıklamayı okuyan TMMOB İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Betül Hacımusalar, kamu emekçilerine yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu belirterek, çalışma yaşamında yaşanan şiddet olaylarının önlenmesi için somut adımlar atılması gerektiğini söyledi.

Hacımusalar, "Emekçilerin güvenliğini sağlayacak düzenlemeleri hayata geçirmeyen, kamu kurumlarını güvenliksiz bırakan idareler şiddetin ortağıdır. Söz vermek yetmez, hesap sorulmalı." ifadelerini kullandı.

Kamu çalışanlarının güvenli çalışma ortamına sahip olmasının temel bir hak olduğunu vurgulayan Hacımusalar, şiddetin yalnızca bireylere değil, kamu hizmetine ve çalışma barışına da zarar verdiğini dile getirdi.

Eskişehirspor'da bir imza daha: O isimde kadroda!
Eskişehirspor'da bir imza daha: O isimde kadroda!
İçeriği Görüntüle


"SALDIRIYI ÖFKEYLLE KINIYORUZ"
Hacımusalar, kamu emekçilerine yönelik şiddetin gerçek sorumlusunun bu şiddeti besleyen sistem olduğuna vurgu yaparak, “Tepebaşı Belediyesi'nde görevini yerine getirmekte olan kamu emekçisi meslektaşlarımıza yönelik gerçekleştirilen saldırıyı öfkeyle kınıyoruz. Bu saldırı, tek bir bireyin öfkesiyle açıklanabilecek münferit bir olay değildir. Kamu emekçilerine yönelik şiddet; kamu hizmetlerinin ticarileştirildiği, emeğin değersizleştirildiği, halkın idareye olan güveninin bilinçli biçimde aşındırıldığı bir düzenin ürünüdür. Yurttaşı emekçiye, emekçiyi yurttaşa düşman gösteren bu çürümüş sistem, bugün meslektaşlarımıza yönelik fiziksel şiddet olarak karşımıza çıkmaktadır. Kamu çalışanları; yurttaşlara nitelikli, tarafsız ve kesintisiz hizmet sunmak için görev yapmaktadır” diye konuştu.


"SALDIRILAR TESADÜF DEĞİL"
Görevi başındaki bir emekçiye yönelen her türlü fiziksel ya da sözlü şiddetin; kamu hizmetine de saldırı olduğuna dikkat çeken Hacımusalar, şiddetin hiçbir bahanesi olamayacağını söyledi. Hacımusalar, “Son yıllarda kamu emekçilerine yönelik saldırıların sistematik biçimde artması tesadüf değildir. Bu tablo; çalışma barışını hedef alan, kamu hizmetini işlevsizleştiren, emekçilerin can güvenliğini hiçe sayan bir siyasi iradenin doğrudan sonucudur. Emekçilerin güvenliğini sağlayacak yasal düzenlemeleri hayata geçirmeyen, caydırıcı yaptırımları uygulamayan, kamu kurumlarını güvenliksiz bırakan idareler bu şiddetin ortağıdır. Söz vermek yetmez; hesap sorulmalıdır. ‘Ya istediğimi yaparsınız ya da zorla ve şiddet uygulayarak yaptırırım’ anlayışıyla bu saldırıyı gerçekleştiren kişi ya da kişilerin hukuk önünde hak ettikleri cezayı gecikmeksizin almaları, sürecin hiçbir ayrıcalığa ve hiçbir müdahaleye izin verilmeden titizlikle yürütülmesi en temel ve vazgeçilmez talebimizdir” dedi.

Kaynak: HABER MERKEZİ