Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde yaşandığı belirtilen olay, karşılıklı şikâyetlerle yargıya taşındı. 26 Eylül 2026 tarihinde meydana geldiği ifade edilen olayda, 12 yıldır öğretmenlik yaptığını belirten İ.K. ile hastanenin güvenlik görevlileri arasında tartışma yaşandığı öne sürüldü. Hasta ziyareti amacıyla hastaneye gittiğini belirten İ.K., yaşanan tartışmanın ardından güvenlik görevlilerinin fiziksel müdahalesine maruz kaldığını iddia etti.
Yüzde 38 engelli olduğunu ve avasküler nekroz hastalığı nedeniyle yürümekte güçlük çektiğini belirten İ.K., olay sırasında sürüklendiğini ve darp edildiğini iddia etti. İ.K., hastane güvenlik görevlilerinin kendisini darp ettiği yönündeki iddialarının yanı sıra, kendisinin de 6 kişiyi darp ettiği iddiasıyla şikayet edildiğini söyledi.
HASTA ZİYARETİ İÇİN GİTTİ
İ.K., 26 Eylül Cumartesi günü saat 20.30 sıralarında, sağlık durumunun kötü olduğunu öğrendiği bir hastayı ziyaret etmek için hastaneye gittiğini anlattı. Yanında çiçek bulunduğunu belirten İ.K., ziyaret saatinin geçtiğinin kendisine bildirildiğini, ancak hastanın durumunu kısa süre önce öğrendiğini ifade ederek görevlilerden içeri girmek için izin istediğini söyledi.
İlk görüşmenin ardından başka bir güvenlik görevlisine de soru yönelttiğini belirten İ.K., sorularına yanıt alamadığını ve kendisine yönelik tavırlardan rahatsızlık duyduğunu dile getirdi.
İ.K., olayın devamını şu sözlerle anlattı: “İçeride sonuçta ölüm riski taşıyan bir hastam var. İki bacağının, daha doğrusu iki ayağının kesilmesi söz konusuydu. Bundan bahsettim. Ondan sonra zaten görüntülerde gördüğünüz üzere 4-5 kişi kadar arkamdan kollarımdan tutup beni sürüklemeye başladılar.”
Yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle hareket etmekte zorlandığını belirten İ.K., güvenlik görevlilerinin kendisini sürükleyerek polis noktasına götürdüğünü öne sürdü. Burada da fiziksel ve sözlü şiddete maruz kaldığını iddia eden İ.K., daha sonra yeniden dışarı çıkarıldığını söyledi. İ.K., yürüyemediğini defalarca dile getirmesine rağmen kendisine müdahale edildiğini savunarak, “Yapmayın, avasküler nekroz hastasıyım ben, yürüyemiyorum” dediğini aktardı. Olay sonrasında darp raporu almak amacıyla yeniden hastaneye girmek istediğini belirten İ.K., X-Ray cihazının bulunduğu girişte de bir güvenlik görevlisinin kendisine fiziksel müdahalede bulunduğunu iddia etti.
Olay sırasında çevrede bulunan bazı vatandaşların kendisine yardım ettiğini anlatan İ.K., yaşananlara tepki gösteren kişilerin müdahalesinin ardından güvenlik görevlilerinin içeri girdiğini belirtti.
"Beş yaşında çocuk bile bana müdahalede bulunsa ben ona direnemem"
Hakkında 6 kişiyi darp ettiği iddiasıyla şikâyette bulunulduğunu söyleyen İ.K., kendisinin herhangi bir fiziksel müdahalede bulunmadığını savundu. Hastalığının kendisi açısından ciddi riskler taşıdığını belirten İ.K., en küçük bir düşmenin dahi ağır sonuçlara yol açabileceğini ifade etti. Bu nedenle herhangi bir kişiye vurmasının veya fiziksel bir karşılık vermesinin söz konusu olmadığını öne süren İ.K., şöyle konuştu: “Benim en ufak düşme durumumda avasküler nekroz rahatsızlığım dolayısıyla felç kalma, ömür boyu yatağa mahkûm kalma, hatta ölüm riski taşıyan bir hastalık bu. Benim onlara vurmayı bırakın, benim en ufak bir darp ve düşme durumunda başıma gelecekleri iki senedir tahmin ettiğim için böyle bir bilinçaltım oluşmuş. Beş yaşında çocuk bile bana müdahalede bulunsa ben ona direnemem.”
Kamera görüntülerinin incelenmesiyle olayın aydınlatılabileceğini savunan İ.K., “Onlar bana ne yaparsa yapsın benim ellerim hep arkada. Elimde zaten çiçek var. Kesinlikle hiç kimseye ne darp ne de darp girişiminde bulundum” ifadelerini kullandı.
İ.K., hastanede bulunduğu sırada küfür veya hakaret içeren herhangi bir söz kullanmadığını da ileri sürdü.
ANNEDEN TEPKİ: "Sonuna kadar arkasında duracağım"
Olayın ardından oğlu İ.K.’nin yanında olduğunu belirten annesi G.S. de yaşananlara tepki gösterdi. Oğlunun sağlık durumu nedeniyle günlük yaşamında dahi zorlandığını ifade eden G.S., güvenlik görevlilerinin müdahalesine ilişkin iddiaların kendisini derinden üzdüğünü dile getirdi. G.S., “Bu benim oğlum değil, herhangi bir engelli de olabilirdi. Sonuna kadar arkasında duracağım. Bu olayı esefle kınıyorum” dedi.
Oğlunun hastalığı nedeniyle kendi çorabını dahi giyemediğini belirten G.S., buna rağmen oğlunun başkalarını darp ettiği yönündeki iddiaları kabul etmediğini ifade etti. Hukuki sürecin takipçisi olacağını belirten G.S., “Sonuna kadar gideceğim, adalete güveniyorum. Bu davanın da peşinde olacağım, sadece onlara bırakmayacağım” ifadelerini kullandı.
AVUKATINDAN DA AÇIKLAMA GELDİ
İ.K.’nin avukatı Harun Günçay, olayın ardından başlatılan hukuki sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. Günçay, 26 Eylül 2026 tarihinde güvenlik görevlileri ve polis memurlarınca tutulan tutanaklar doğrultusunda müvekkilinin şüpheli sıfatıyla gözaltına alındığını, savcılık işlemlerinin ardından sulh ceza hâkimliğince uygulanan adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldığını söyledi. Savcılık dosyasına savunma ve adli kontrol kararına itiraz dilekçeleri sunduklarını belirten Günçay, kamera görüntülerini ve dosyadaki diğer belgeleri inceledikten sonra müvekkillerine yönelik haksız fiiller bulunduğu kanaatine vardıklarını ifade etti.
Bu değerlendirmeler doğrultusunda ayrıca suç duyurusunda bulunduklarını kaydeden Günçay, müvekkilinin CİMER üzerinden de başvuru yaptığını belirtti.
Dosyanın henüz soruşturma aşamasında olduğunu vurgulayan Günçay, “Şu anda dosyamız bir soruşturma aşamasında. Dosyayı yakından takip ediyoruz. Bu aşamada iddianamenin düzenlenip kovuşturma aşamasına geçilmesini bekliyoruz” diye konuştu.
"Bir tehdit yok, hakaret yok"
Müvekkilinin 6 kişiyi darp ettiği yönündeki iddiayı değerlendiren Günçay, dosyadaki görüntüleri teknik açıdan incelediklerini ve müvekkilinin herhangi bir kişiye yönelik fiziksel müdahalesi bulunmadığı kanaatinde olduklarını söyledi. Günçay, “Müvekkilin herhangi bir teması yok, fiziki müdahalesi yok, bir tehdit yok, hakaret yok. Ancak dosya kapsamında müvekkili şikâyet ettikleri ve yanlı tutanaklar tutulduğu için müvekkil şüpheli sıfatıyla yargılanıyor” ifadelerini kullandı.
Dosyanın yalnızca müvekkiline yöneltilen suçlamalar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Günçay, İ.K.’nin mağdur ve müşteki olduğu yönündeki iddiaların da araştırılması gerektiğini belirtti.
Soruşturma sonucu bekleniyor
Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde yaşandığı belirtilen olayla ilgili tarafların iddiaları ve karşılıklı şikâyetler bulunuyor. İ.K. ve annesi G.S., güvenlik görevlilerinin fiziksel müdahalesine maruz kaldıklarını öne sürerken, İ.K. hakkında da 6 kişiyi darp ettiği iddiasıyla şikâyet süreci yürütüldüğü belirtiliyor.
İ.K.’nin avukatı Harun Günçay, kamera görüntüleri ve dosyadaki belgeler doğrultusunda suç duyurusunda bulunduklarını açıklarken, soruşturmanın sonucunu beklediklerini bildirdi




