Eskişehir'e bağlı olan Han ilçesi, geçmişiyle doğu ile batıyı ve güney ile kuzeyi birbirine bağlayan antik yol üzerindeki önemli kavşaklardan biridir. Aynı zamanda Hıristiyanlığın ilk barınağı olarak anılan bu ilçe, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde mola kenti olarak önem kazanmıştır. Antik Han, Roma ve Bizans dönemlerine ait kaya yerleşimleri ile çevrili bir zenginliğe sahiptir.

"İYİ Parti Eskişehir’de de cambaz gösterisini bozacaktır" "İYİ Parti Eskişehir’de de cambaz gösterisini bozacaktır"

Han ilçesi, sadece tarihi ve doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda Osmanlı Dönemi yapıları ve son zamanlarda ortaya çıkan arkeolojik alanlarla da dikkat çeken bir tarihî merkezdir. Doğu ile batı arasındaki stratejik konumu ve zengin tarihi, Han'ı daha yakından keşfetmeyi haklı kılıyor.

Han'ın Önemli Noktaları:

Han ilçesi, Türkiye genelinde en düşük nüfusa sahip ilçelerden biri olarak bilinir. Toplam 2052 kişilik nüfusuyla, 922 ilçe arasında sondan üçüncü sırada yer alıyor. Yoğun göç veren Han ilçesi, özellikle yaz aylarında yayla olarak tercih edilmektedir.

Tarım ve hayvancılık ön planda

Han'ın ekonomisi temel olarak tarım ve hayvancılık faaliyetlerine dayanmaktadır. Küçükbaş ve büyükbaş hayvan yetiştiriciliği, tarla bitkileri, arıcılık ve meyvecilik, ilçenin ana gelir kaynaklarını oluşturur.

Han'ın sınırları çok genişti

Han ilçesi, Kanuni Sultan Süleyman döneminde "Han-ı Barçın kazası" olarak anılan bir bölgeye aittir. O dönemde Han'ın sınırları günümüzdeki birçok ilçeyi içine alacak kadar genişti.

Afyon'da köydü

Afyonkarahisar'ın Emirdağ ilçesine bağlı bir köy olarak başlayan Han'ın sınırları zaman içinde değişime uğradı. Çeşitli evrelerden sonra Han, Eskişehir'in Çifteler ilçesine bağlanarak belde statüsü kazandı ve 1990 yılında ilçe statüsüne yükseldi.

Han ilçesi, zengin tarihi geçmişi ve kültürel değerleri ile sadece bölgesel değil, aynı zamanda ulusal ve uluslararası düzeyde ilgi çeken bir destinasyon olma potansiyeline sahiptir.

Editör: Tuğçe Kaş