Eskişehir Tepebaşı Şeker Mahallesi Muhtarı Canan Arı, yalnızca muhtarlık görevini yürüten bir isim değil. Aynı zamanda milli sporcu, tekvando antrenörü, hakem ve Türkiye Muhtarlar Derneği Genel Sekreteri. Canan Arı'nın muhtarlık öncesinde de topluma hizmet konusunda önemli bir geçmişi bulunuyor. Uzun yıllar Türk Kızılayı Eskişehir Şubesi Kadın Kolları Başkanlığı görevini yürüten Arı, yardım çalışmalarından sosyal sorumluluğa kadar pek çok alanda vatandaşlarla iç içe oldu. Bugün ise aynı anlayışı Şeker Mahallesi'nde sürdürüyor. Makam odasında oturup vatandaşın gelmesini beklemek yerine motosikletine binip sokağa çıkıyor; ihtiyaç sahibinin kapısını çalıyor, gençlerin sporla buluşması için çaba gösteriyor, mahalle sakinlerinin sorunlarını yerinde dinliyor.
Mahalle sakinleri de bu yakınlığı karşılıksız bırakmıyor. Ona resmi bir sıfatla değil, "Muhtar Bacı" diyerek sesleniyor. Çünkü Canan Arı için muhtarlık yalnızca evrak imzalamak, belge vermek ya da mühür basmak değil; insanın derdine ortak olmak, çözüm için kapı kapı dolaşmak ve mahallesinin yanında olmak. Şeker Mahallesi'nin sokaklarında motosikletiyle karşılaştığınızda onu bir muhtardan çok, mahallenin her işine koşan bir "abla" gibi görmeniz mümkün. Canan Arı ile muhtarlık anlayışını, Kızılay yıllarını, spor hayatını, Şeker Mahallesi'ne yönelik çalışmalarını, gençlere verdiği önemi ve "Muhtar Bacı" olarak üstlendiği sorumluluğu konuştuk.
CANAN HANIM, MUHTARLIK SİZİN İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?
Muhtarlık benim için öncelikle insanlarla iç içe olmak demek. Vatandaşın sorununu makam odasında oturarak anlamak her zaman mümkün değil. Mahalleye çıkacaksınız, sokakları gezeceksiniz, insanlarla konuşacaksınız, onların sıkıntılarını dinleyeceksiniz. Ben muhtarlığı bir makam olarak görmüyorum. Burası vatandaşın kapısını çalabileceği, derdini anlatabileceği bir yer olmalı. Bir vatandaş geldiğinde "Muhtara ulaşabilir miyim?" diye düşünmemeli. Benim anlayışım bu.
MOTOSİKLETİNİZ ARTIK MAHALLEDE SİZİNLE ÖZDEŞLEŞMİŞ DURUMDA. NEDEN MOTOSİKLET?
Şeker Mahallesi geniş bir mahalle. Sokakları dolaşmak, bir sorun olduğunda hızlı bir şekilde olay yerine gitmek için motosiklet büyük kolaylık sağlıyor. Bazen bir vatandaş arıyor, "Muhtarım burada bir problem var" diyor. Ben de beklemek yerine motosikletime binip gidiyorum. Sorunu yerinde görmek başka, telefonda dinlemek başka. Motosiklet benim için bir gezinti aracı değil, adeta hizmet aracım. Mahallenin bir ucundan diğer ucuna daha hızlı ulaşabiliyorum. Vatandaşın yanında olmak için elimden gelen bütün imkanları kullanıyorum.
MAHALLE SAKİNLERİ SİZE "MUHTAR BACI” DİYOR. BU SİZİN İÇİN NASIL BİR DUYGU?
Bu benim için çok güzel ve anlamlı bir ifade. Çünkü vatandaşın beni kendisine yakın gördüğünü gösteriyor. Muhtarlıkta insanlarla aranıza mesafe koyarsanız onların gerçek sorunlarını öğrenemezsiniz. Ben mahalle sakinlerimin beni çekinmeden aramasını, yanıma gelmesini istiyorum. Bazen bir vatandaş resmi bir iş için geliyor, bazen derdini anlatmak için geliyor. Bazen de sadece sohbet etmek istiyor. Hepsinin yeri ayrı. "Muhtar Bacı" denilmesi bana bir sorumluluk da yüklüyor. Çünkü bacı demek, sadece güzel bir hitap değil; insanların yanında olmak demek.
İHTİYAÇ SAHİPLERİYLE İLGİLİ ÇALIŞMALARINIZ DA VAR. BU KONUDA NELER YAPIYORSUNUZ?
Mahallede ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızı mümkün olduğunca tespit etmeye çalışıyoruz. Bazen vatandaş kendi gelip yardım talep ediyor, bazen de çevreden duyuyoruz. Burada en önemli konu, insanların onurunu kırmadan yardımcı olmak. Bir insanın ihtiyacı olabilir ama bunu herkesin içinde söylemek istemeyebilir. O nedenle mümkün olduğunca hassas davranıyoruz. Gıda, kıyafet, bayramlık, çeşitli ihtiyaçlar konusunda elimizden geldiğince destek olmaya çalışıyoruz. Bir ailenin sofrasına katkıda bulunmak, bir çocuğun yüzünü güldürmek benim için çok değerli.
SİZİN SPORLA DA YAKIN BİR İLİŞKİNİZ VAR. BU YÖNÜNÜZ MAHALLE ÇALIŞMALARINIZA NASIL YANSIYOR?
Spor benim hayatımda önemli bir yere sahip. Tekvando ile uzun yıllar ilgilendim. Milli sporculuk, antrenörlük ve hakemlik yaptım. Sporun insan hayatına neler kattığını çok iyi biliyorum. Özellikle çocukların ve gençlerin sporla tanışmasını çok önemsiyorum. Çünkü spor sadece madalya kazanmak değildir. Çocuğa disiplin kazandırır, özgüven kazandırır, mücadele etmeyi öğretir. Bu nedenle gençlere ulaşmaya, onları spor salonlarına yönlendirmeye çalışıyorum. Bir çocuğun elinden tutup onu spora kazandırabilirsek, bence çok önemli bir iş yapmış oluruz.
ŞEKER MAHALLESİ'NİN SORUNLARINA NE KADAR HAKİMSİNİZ? VATANDAŞTAN GELEN TALEPLERİ NASIL TAKİP EDİYORSUNUZ?
Mahallenin sorunlarını mümkün olduğunca yakından takip ediyoruz. Çünkü burada yaşayan insanların hangi konuda sıkıntı çektiğini bilmek muhtarın en önemli görevlerinden biri. Yol, çevre düzenlemesi, ulaşım, temizlik, aydınlatma ve benzeri konularda vatandaşlardan gelen talepleri ilgili kurumlara iletiyoruz. Ama benim için önemli olan sadece dilekçe vermek değil. Bir sorun ilgili kuruma iletildikten sonra arkasını takip etmek gerekiyor. Vatandaş "Muhtara söyledim ama ne oldu?" dememeli. Biz de elimizden geldiğince gelişmeleri takip ediyoruz.
SİZİ BAZEN SADECE MUHTARLIK YAPARKEN DEĞİL, MAHALLEDE BİRÇOK İŞİN İÇİNDE GÖRÜYORUZ. BUNUN SIRRI NEDİR?
Ben hareketli bir insanım. Bir iş yapılması gerekiyorsa "Bunu kim yapacak?" diye beklemek yerine, elimden ne geliyorsa yapmaya çalışıyorum. Gerektiğinde motosiklete biniyorum, gerektiğinde başka bir işin ucundan tutuyorum. Daha önce mahallede ilaçlama çalışmalarında traktörün başına geçtiğim de oldu. Muhtarlık sadece mühür basmak, evrak vermek değildir. Mahallenizde bir problem varsa çözümü için uğraşacaksınız. Vatandaşın işini kolaylaştıracaksınız. Bazen yoruluyoruz ama sonunda bir işin çözüldüğünü görmek bütün yorgunluğa değiyor.
MAHALLEDE ÇOCUKLAR VE GENÇLER SİZİN İÇİN NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?
Çünkü çocuklar ve gençler mahallenin geleceği. Onların kendilerini güvende ve değerli hissetmeleri gerekiyor. Özellikle gençlerin boş zamanlarını verimli değerlendirmelerini istiyorum. Spor bunun en güzel yollarından biri. Bir çocuğun spor yapmaya başlaması, bir takımın parçası olması, başarı için mücadele etmesi çok önemli. Ben gençlerin sadece bugününü değil, geleceğini de düşünerek hareket etmeye çalışıyorum.
MUHTARLIK GÖREVİNİZDE SİZİ EN ÇOK MUTLU EDEN ŞEY NEDİR?
Bir insanın işini çözebilmek. Bazen çok küçük gibi görünen bir konu vatandaş için çok büyük bir problem olabiliyor. Siz o sorunun çözülmesine yardımcı olduğunuzda vatandaşın yüzündeki mutluluğu görüyorsunuz. Bir ihtiyaç sahibine destek olduğumuzda, bir çocuğu spora kazandırdığımızda, mahalledeki bir sorunun çözümünü sağladığımızda gerçekten mutlu oluyorum. Bence muhtarlığın en güzel tarafı da bu. Yaptığınız işin sonucunu doğrudan insanların hayatında görüyorsunuz.
SON OLARAK ŞEKER MAHALLESİ SAKİNLERİNE NE SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?
Ben onların içinden biriyim. Onların yaşadığı sorunları, beklentileri ve ihtiyaçları mümkün olduğunca yakından takip etmeye devam edeceğim. Her sorunu tek başımıza çözmemiz mümkün olmayabilir. Ancak çözüm için mücadele etmekten hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz. Mahalle sakinlerimizden ricam, sorunlarını, taleplerini ve önerilerini bizimle paylaşmaları. Birlikte hareket edersek daha güzel işler yapabiliriz. Benim kapım da telefonum da vatandaşımıza açık. Şeker Mahallesi hepimizin mahallesi. Ben de bu mahallenin "Muhtar Bacısı" olarak elimden geldiğince çalışmaya, vatandaşın yanında olmaya ve güler yüzümü kaybetmeden hizmet etmeye devam edeceğim.


