Eskişehir'de sokaklarında tehlike: Binanın taşları düştü!
Eskişehir'de sokaklarında tehlike: Binanın taşları düştü!
İçeriği Görüntüle

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Şubesi’nin geçtiğimiz günlerde kamuoyuyla paylaştığı “2026 için 7 Ulaşım Önerisi” raporunu detaylarıyla değerlendirdi. Şube Başkanı Orkun Kılıç, önerilerin kentin mevcut ve gelecekteki ulaşım ihtiyaçları dikkate alınarak hazırlandığını ifade etti.

YETKİ SADECE BELEDİYELERDE DEĞİL

Önerilerini belediyelere sunduklarını belirten İMO Şube Başkanı Kılıç, söz konusu konuların yalnızca belediyelerin sorumluluğunda olmadığını dile getirerek, “Bunlar belediyeler, Ulaştırma Bakanlığı ve çoğunda da Devlet Demiryolları ilgilendiren konular. Biliyorsunuz 2026 yılı, plakamızdan da esinlenilerek ‘Eskişehir Yılı’ ilan edildi. Şu an Eskişehir’imizde baktığımız zaman tüm siyasiler bu yıla ciddi anlamda odaklanmış durumdalar. Bunu gerek Cumhuriyet Halk Partisi tarafı, gerek AK Parti tarafı tatlı bir rekabete de dönüştürüyor. Burada bir ön alma çabasına da giriyorlar. Halkın yararına tatlı rekabetler her zaman olumlu sonuçlar doğurur. Biz de bu rekabeti ve bu olumlu yaklaşımı gördüğümüz için 7 tane ulaşım önerisi hazırladık ve bu 7 ulaşım önerisi bir araya gelerek yapabilecekleri şeyler. Çoğu zaten belediyenin yetkisinde değil. Bakanlık da belediyelerin desteği olmadan nasıl yapacak?” diye konuştu.

İLK SIRADA CAN GÜVENLİĞİ

Kılıç, konu başlıklarından en acil olanının can emniyeti olduğuna dikkat çekerek, “Maalesef çevre yolu üzerinde, Uluönder’deki DSİ kanalını geçen köprü, Fevzi Çakmak Şeker’in oradaki köprü; görsel olarak baktığınız zaman çok korkutucu durumdalar. Bir depremde Allah korusun bir deprem olduğu zaman, çevre yolumuzun üzerindeki bu köprüler eğer depremden etkilenir, yıkılır, hasar alırsa o hat kitlenmiş olacak. Bizim orada bir özel hastanemiz bir de şehir hastanemiz var. Aynı zamanda gelecek yardımların veya buradan çıkacak tırların da kullanacağı yol kitlenmiş oluyor. Eskişehir için çok büyük bir kaos ortamı olur bu durum. Dolayısıyla depremle ilgili konular en öncelikli konular. Bir kere bu çevre yolunun üzerindeki o köprü ve sanat yapılarını bir an önce incelenip, güçlendirilecek mi, yıkılıp yeniden mi yapılacak, onlara bakılması lazım” ifadelerini kullandı.

METRO ESKİŞEHİR’E FAZLA DEĞİL

Metro hattının bugün ki ihtiyaçları aştığı eleştirilerine yanıt veren Başkan Kılıç, “Eskişehir’e metro fazla gelmez. Eskişehir nüfusu artık 1 milyonu geçecek 2030 yılında. Bizim stadımızda 2030’da UEFA kupasında maçlar da oynanacak. Bunlara da bir hazırlıktır bu aynı zamanda. Bunun için bile düşünülebilir. 1 milyon nüfusu da geçen bir şehir zaten hedefleniyor. Artık metronun başlaması gerekiyor. M1 hattı olarak önerdiğimiz güzergahın, Eskişehir’in ilk metro hattı olmasını hedefliyoruz. Bizim önerdiğimiz M1 hattı Yeni Staddan başlayıp Atatürk Bulvarı’nda tam o orta refüjün altından geçen, Atatürk Lisesi’ne gelen, Atatürk Lisesi’nden adliyenin önünden Küçük Sanayi’ye, Küçük Sanayi’den otogara uğrayıp Şehir Hastanesi’ne uzanan bir hat. Tramvaylarda özellikle pik saatlerde duraktaki yolcuyu karşılayabilmek için arka arkaya çıkartmak zorundasınız. Bunu da iki dakikada bire kadar düşürebiliyorlar. Özellikle Atatürk Lisesi önünde, adliyenin önünde, Küçük Sanayi’nin orada tramvay hattıyla karayolu kesiştiği için buralarda trafik yoğunlukları oluşuyor. Şu an yaşadığımız sorunlardan birisi bu” dedi.

TRAMVAYI YERİN ALTINA ALMAK ZOR

Kılıç, “Tramvayı yerin altına alalım diye seçim zamanı da konuşuldu ama tramvayı yerin altına almak kolay bir iş değil. Bir de tramvayı yerin altına alacağınız süre boyunca da ne tramvayı kullanabileceksiniz ne yolu kullanabileceksiniz. Baya sıkıntılı süreçler. Biz de diyoruz ki: ‘Gelin bu metroyu yapalım.’ Bu zaten yapılacak, yapılmak zorunda. Bu M1 hattını yaptığımız zaman biz pik saatlerde bile şu an hani 2 dakikada bir kalkan tramvayları bile belki 5 dakikada, 10 dakikada bir kaldıracaksınız ama yerin altından metroyla siz daha büyük trenlerle belki 2 dakikada bir yolcu taşıyacaksınız. Dolayısıyla hem toplu ulaşımın konforu artmış olacak hem inşaat çalışmaları boyunca trafik aksamayacak hem de bu çalışma bittikten sonra da kalıcı bir çözüm olmuş olacak. Şehrin milletvekilleri bir araya gelip bu işi yaptırabilirler. Kim yaparsa halk da onu takdir eder, ona teşekkür eder, o ayrı bir konu; o siyasetin konusu” diye konuştu.

KÜTAHYA DEMİRYOLU KALDIRILMALI

Diğer bir sorunun, şehir içinde kalan mevcut Kütahya konvansiyonel demiryolu hattından kaynaklandığını belirten Kılıç, “Bu hat nedeniyle yeni stadyum ile Sazova Köprüsü’nü Çilem Caddesi ve Basın Şehitleri Caddesi’ne bağlayacak köprülerin yan bağlantı yolları yapılamıyor, çevre yolu bağlantıları sağlanamıyor. Bu durum, özellikle pik saatlerde hepimizin bildiği üzere ciddi trafik yoğunluğuna neden oluyor. Mevcut şehir içinde kalan Kütahya demiryolu kaldırılarak, Satılmışoğlu’ndaki YHT hattından ayrılacak bir makasla, yapılması planlanan Antalya hızlı tren hattına paralel üçüncü bir konvansiyonel hat oluşturulmalı ve bu hat Gökçekısık İstasyonu’na bağlanmalıdır. Bir bakıma şehir içinde kalan Kütahya demiryolu by-pass edilmelidir” dedi.

BANLİYÖYÜ ÖNEMSEMELİYİZ

Kılıç, Eskişehir ile Bozüyük arasında bulunan mevcut konvansiyonel demiryolu hattının banliyö taşımacılığına uygun hale getirilmesi önerisinde de bulunduklarını vurgulayarak, “Banliyö taşımacılığı niçin önemli? Aslında o da şehri yaymak için önemli. Eğer siz Eskişehir’in sanayisi büyüyecekse ki büyüyecek gibi duruyor, dışarıdan göç alacak gibi duruyor; bu sanayide çalışacak kişileri şehirde tek merkezde toplayarak bunu yapmak anlamsız bir şey. Yurt dışında, Almanya örneğinde olduğu gibi fabrikalar çok yayılmış vaziyetteler. Bizim de bunu yapabilmemiz için banliyö hatlarını önemsememiz gerekiyor. Banliyö hattı da onun aslında bir vizyonudur. Banliyö taşımacılığı sizin şehrinizde daha geniş alanlara yerleşmenizi sağlayan bir konu” ifadelerini kullandı.

KARARLARIN İŞLEYİŞİ DEĞİŞMELİ

Kesinleşmiş imar planlarına sonradan eklenen yol boyu ticaret kararlarının trafik yoğunluğunu artırdığını da kaydeden Kılıç, şunları söyledi: “İlçe belediyelerinin meclislerinde bir karar alınıyor, sonra Büyükşehir’e geliyor. Orada işleyişte bir farklılık olmasını istiyoruz. Büyükşehir bir yerde yol boyu ticaret kararı alınacaksa, önce ona Büyükşehir Belediyesi Ulaştırma Daire Başkanlığı bilimsel bir rapor hazırlasın, o rapor ilçe belediyesine gitsin komisyonuna, o rapordan sonra ilçe belediyesi o rapora göre bir karar yine de alacaksa kararı alsın, Büyükşehir'e geldiğinde o rapor görüldükten sonra alınmış kararlar gelsin. Kararlar, Büyükşehir’e geliyor, orada bir işleyişte bir farklılık oluyor. İleride bazı sorunlara yol açabilir. Çünkü bu yol boyu ticaretleri de verdiğiniz zaman onlar da bir trafik yükü getirebiliyor. Bir ilçe belediyesi onu düşünürken çok iyi niyetle orada hiçbir sorun çıkmayacağını görerek vermiş olabilir ama daha büyük resme bakabilmek için orada da böyle bir işleyiş değişikliği olmasını istiyoruz.”

Muhabir: MEHMET TOLGA TUNÇ