Eskişehir Basketbol Akademi'de yaz mesaisi sürüyor
Eskişehir Basketbol Akademi'de yaz mesaisi sürüyor
İçeriği Görüntüle

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, 2025 yılının ekim ayında ekimi yapılan buğdayın ilk hasadını Günyüzü ilçesine bağlı Gecek Mahallesi’nde gerçekleştirdi. Hasadın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Destici, buğday taban fiyatı, çiftçilerin artan girdi maliyetleri, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin kota uygulaması ile gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"Petrol fiyatları çok yükseldi, bu da direkt çiftçiye yansıyor"

Bu yılın çiftçi adına bereketli bir sene olduğunu kaydeden Genel Başkan Destici, “Yağışın bol olması çiftçilerimizin yüzünü güldürdü. Toprak Mahsulleri Ofisimizin bu sene açıkladığı taban fiyat, enflasyonun biraz altında kaldı. Yüzde 20-22’lik gibi bir artış açıklandı. Bize göre bunun en az yüzde 30 seviyesinde, enflasyonun biraz üstünde olması gerekiyordu. Verilen desteklerle bu tamamlanmaya çalışıldı. Elbette ki devletimiz, hükümetimiz dünya piyasalarının üstünde bir fiyat veriyor, taban fiyat veriyor ama tabii bir de maliyet hesabı var bunun. Özellikle Körfez savaşından dolayı, Amerika ve İsrail'in İran'a saldırısından dolayı petrol fiyatları çok yükseldi, bu da direkt çiftçiye yansıyor. Gübre kimyasaldan üretildiği için gübre fiyatlarına da direkt yansıyor, ilaç fiyatlarına da öyle. Bu yıl biçim parası 300 lira. Geçen sene 200 liraydı. Yüzde 50 artmış ama buğdaya verilen taban fiyat artışı yüzde 22. Hemen hemen bütün girdilerin maliyetleri yaklaşık olarak yüzde 40 ila 50 arasında artış gösterdi” diye konuştu.

"Bizim çiftçimizi korumamız lazım"

Genel Başkan Destici, yağmurların bol olmasının çiftçiyi kurtardığına dikkat çekerek, “Ama bu yıl böyle, gelecek yıl diyelim ki yağış az olduğu zaman ne olacak? Girdi maliyetleri yükseldiği zaman çiftçi kurtaramayacak duruma gelecek. Üretmek zorundayız, çiftçiyi desteklemek zorundayız. Eğer kendinize yetecek kadar üretemiyorsanız ki gıda bunların birincisi, paranız olsa da dışarıdan alamıyorsunuz. İşte 2000’li, 2004’lü yıllar arasında, pandemi döneminde bunu gördük. Rusya-Ukrayna savaşının ilk yıllarında gördük, buğday fiyatlarının ne kadar yükseğe çıktığını ve paranızla bile alamadığınızı; pek çok dünyanın pek çok ülkesinde bir buğday kıtlığı ve açlık çekildiğini biz çok net gördük. Onun için bizim çiftçimizi korumamız lazım. Çiftçinin kullandığı mazottan ÖTV ve KDV’nin alınmaması lazım mutlaka bu gübre meselesinin de çözülmesi lazım. Bakın şu anda köylerde genç nüfus yok, bizim köyümüzde daha önce 300 tane öğrenci vardı. Şu anda 3 tane öğrenci var” dedi.

“Çiftçimiz, Toprak Mahsulleri Ofisi’ne ne kadar ürün getirirse bunların hepsini taban fiyattan alacağız dendi ama bir kota uygulandığını görüyoruz” diyen Genel Başkan Destici, “Dolayısıyla bu kotanın kaldırılması lazım. Çiftçi ne kadar üretmişse bunların tamamını Toprak Mahsulleri Ofisimiz eksiksiz bir şekilde alması gerekiyor. Çiftçinin bu anlamda da mağduriyet yaşamaması gerekiyor. Toprak Mahsulleri Ofisi ürünü aldıktan sonra 20 ila 40 gün arasında ödeme yapıyor. Halbuki devletimiz bunu karşılayabilecek güçtedir. Maliye Bakanlığımızın da bu konuda daha özverili olması lazım. 1 yıl öncesinden bunların planlanması lazım ve çiftçimiz Toprak Mahsulleri Ofisi’ne ürününü teslim ettikten sonra en geç bir hafta içinde para hesabına yatması lazım” ifadelerini kullandı.

Genel Başkan Destici, ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonlarının son dönemde sıklaşmasına ve Ahpap Derneği yönelik iddialara yanıt vererek, “Maalesef ahlaki bir çürümüşlük var, manevi bir çürümüşlük var. Bu bir günde, bir yılda olmadı bu iş. Yıllardır bu asil ve necip Müslüman Türk milletini değerlerinden uzaklaştırmaya çalıştılar. Çocuklarımız maneviyattan koparıldı, dinden koparıldı, ahlaktan koparıldı. Manevi boşluğa düşünce de kendilerini uyuşturucuya verdiler, fuhuşa verdiler, başka kötü alışkanlıklara verdiler. Ahbap meselesi bunun somut bir örneği. Kızılay’ın o dönemki yönetimi ve başkanı depremin başladığı anda bir hata yaptı. Biz de o zaman bunun yanlış olduğunu söyledik. Ama bunun yanlış olduğunu söylerken diğer taraftan Kızılay’ımıza, AFAD’ımıza devletimizin kuruluşlarına sahip çıkmamız gerektiğini de söyledik. Ben o dönemde en yüksek bağış yapan siyasetçilerin başında geliyorum. 758 bin lira bağış yaptım. Nereye yaptım? AFAD’a yaptım. Nereye yaptık, parti olarak Kızılay’a yaptık. Gidip Ahbap gibi önü arkası belli olmayan bir derneğe ya da bir kuruluşa yapmadık. Bunun bedelini en ağır şekilde ödemesini bekliyoruz. Burada en ağır cezayı vermek gerekiyor” diye konuştu.

Kaynak: HABER MERKEZİ