<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Eskişehir Yenigün Gazetesi | Eskişehir Haberleri</title>
    <link>https://www.esyenigun.com</link>
    <description>Eskişehir haberleri ve Eskişehirspor ile ilgili son dakika gelişmeleri Eskişehir Yenigün Gazetesi sayfalarında</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.esyenigun.com/rss/sureler" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright  © Eskişehir Yenigün Gazetesi 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 19 Apr 2026 09:07:12 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/rss/sureler"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Taha Suresi Okunuşu- Taha Suresi Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Diyanet Meali & Dinle)]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/taha-suresi-okunusu-taha-suresi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/taha-suresi-okunusu-taha-suresi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Taha Suresi, Meryem Suresinden sonra, Vâkıa sûresinden önce Mekke’de inmiştir. 135 ayetten olmuştur ve adını birinci ayette yer alan harflerden almıştır.Taha Suresinin Anlamı, Okunuşu ve faziletlerinin detaylarını sizler için derledik...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v) görevini en başarılı şekilde yerine getireceğini ve ona karşı çıkanların karşılaşacağı sonuçları konu edinen Taha Suresi, 135 ayetten olışmaktadır. Adını ilk ayette geçen kelimeden almıştır. İşte Müslüman âlemi için mühim bir yere sahip olan Taha Suresi Okunuşu, Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Faziletleri hakkında bilmek istediğiniz tüm detaylar…</p>

<h2><strong>Taha Suresi Okunuşu</strong></h2>

<p><strong>Bismillahirrahmanirrahim.</strong></p>

<p>1.Taha</p>

<p>2.Ma enzelna aleykel kur'ane li teşka</p>

<p>3.İlla tezkiratel limey yahşa</p>

<p>4.Tenziylem mimmen halekal erda ves semavatil ula</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>5.Errahmanü alel arşisteva</p>

<p>6.Lehu ma fis semavati ve ma fil erdı ve ma beynehüma ve ma tahtes sera</p>

<p>7.Ve in techer bil kavli fe innehu ya'lemüs sirra ve ahfa</p>

<p>8.Allahü la ilahe illa huve lehül esmaül husna</p>

<p>9.Ve hel etake hadiysü musa</p>

<p>10.İz raa naran fe kale li ehlihimküsu innı anestü naral leallı atıküm minha bi kabesin ev ecidü alen nari hüda</p>

<p>11.Felemma etaha nudiye ya musa</p>

<p>12.İnnı ene rabbüke fahla' na'leyk inneke bil vadil mukaddesi tuva</p>

<p>13.Ve enahtertüke festemı' lima yuha</p>

<p>14.İnnenı enallahü la ilahe illa ene fa'büdnı ve ekımıs salate li zikrı</p>

<p>15.İnnes saate atiyetün ekadü uhfıha li tücza küllü nefsim bi ma tes'a</p>

<p>16.Fe la yesuddenneke anha mel la yü'minü biha vettebea hevahü fe terda</p>

<p>17.Ve ma tilke bi yemınike ya musa</p>

<p>18.Kale hiye asay etevekkeü aleyha ve ehüşşü biha ala ğanemı ve liye fıha mearibü uhra</p>

<p>19.Kale elkıha ya musa</p>

<p>20.Fe elkaha fe iza hiye hayyetün tes'a</p>

<p>21.Kale huzha ve la tehaf se nüıydüha sıratehel ula</p>

<p>22.Vadmün yedeke ila cenahıke tahrüc beydae min ğayri suin ayeten uhra</p>

<p>23.Li nüriyeke min ayatinel kübra</p>

<p>24.İzheb ila fir'avne innehu tağa</p>

<p>25.Kale rabbişrah lı sadrı</p>

<p>26.Ve yessir lı emrı</p>

<p>27.Vahlül ukdetem mil lisanı</p>

<p>28.Yefkahu kavlı</p>

<p>29.Vec'al li vezıram min ehlı</p>

<p>30.Harune ehıy</p>

<p>31.Üşdüd bihı ezrı</p>

<p>32.Ve eşrikhü fı emrı</p>

<p>33.Key nüsebbihake kesıra</p>

<p>34.Ve nezkürake kesıra</p>

<p>35.İnneke künte bina besıyra</p>

<p>36.Kale kad ütiyte sü'leke ya musa</p>

<p>37.Ve lekad menenna aleyke merraten uhra</p>

<p>38.İz evhayna ila ümmike ma yuha</p>

<p>39.Enıkzi fıhi fit tabuti fakzi fıhi fil yemmi fel yülkıhil yemnü bis sahıli ye'huzhü adüvvül lı ve adüvvül leh ve elkaytü aleyke mehabbetem minnı ve li tusnea ala aynı</p>

<p>40.İz temşı uhtüke fe raca'nake ila ümmike key tekarra aynüha ve la tahzen ve katelte nefsen fe necceynake minel ğammi ve fetennake fütunen fe lebiste sinıne fı ehli medyene sümme ci'te ala kaderiy ya musa</p>

<p>41.Vastana'tüke li nefsı</p>

<p>42.İzheb ente ve ehuke bi ayatı ve la teniya fı zikrı</p>

<p>43.İzheba ila fir'avne innehu tağa</p>

<p>44.Fe kula lehu kevlel leyyinel leallehu yetezekkeru ev yahşa</p>

<p>45.Kala rabbena innena nehafü ey yefruta aleyna ev ey yatğa</p>

<p>46.Kale la tehafa innenı meaküma esmeu ve era</p>

<p>47.Fe'tiyahü fe kula inna rasula rabbike fe ersel meana benı israıle ve la tüazzibhüm kad ci'nake bi ayetim mir rabbik vesselamü ala menittebeal hüda</p>

<p>48.İnna kad uhıye ileyna ennel azabe ala men kezzebe ve tevella</p>

<p>49.Kale fe mer rabbüküma ya musa</p>

<p>50.Kale rabbünellezı a'ta külle şey'in halkahu sümme heda</p>

<p>51.Kale fema balül kurunil ula</p>

<p>52.Kale ılmüha ınde rabbı fı kitab la yedıllü rabbı ve la yensa</p>

<p>53.Ellezı ceale lekümül erda mehdev ve selek leküm fıha sübülev ve enzele mines semai maa fe ahracna bihı ezvacem min nebatin şetta</p>

<p>54.Külu ver'av en'ameküm inne fı zalike le ayatil li ülin nüha</p>

<p>55.Minha halaknaküm ve fıha nüıydüküm ve minha nuhricüküm taraten uhra</p>

<p>56.Ve lekad eraynahü ayatina külleha fe kezzebe ve eba</p>

<p>57.Kale ec'tena li tuhricena min erdına bi sıhrike ya musa</p>

<p>58.Fe le ne'tiyenneke bi sıhrim mislihı fec'al beynena ve belneke mev'ıdel la nuhlifühu nahnü ve la ente mekanen süva</p>

<p>59.Kale mev'ıdüküm yevmüz zınet ve ey yuhşeran nasü duha</p>

<p>60.Fe tevella fir'avnü fe cemea keydehu sümme eta</p>

<p>61.Kale lehüm musa veyleküm la tefteru alellahi keziben fe yüshıteküm bi azab ve kad habe meniftera</p>

<p>62.Fe tenazeu emrahüm beynehüm ve eserrun necva</p>

<p>63.Kalu in hazani le sahırani yürıdani ey yuhricaküm min erdıküm bi sıhrihima ve yezheba bi tarıkatikümül müsla</p>

<p>64.Fe ecmiu keydeküm sümme'tu saffa ve kad eflehal yevme menista'la</p>

<p>65.Kalu ya musa imma en tülkıye ve imma en nekune evvele men elka</p>

<p>66.Kale bel elku fe iza hıbalühüm ve ısıyyühüm yühayyehü ileyhi min sıhrihim enneha tes'a</p>

<p>67.Fe evcese fı nefsihı hıyfetem musa</p>

<p>68.Kulna la tehaf inneke entel a'la</p>

<p>69.Ve elkı ma fı yemınike telkaf ma saneu innema saneu keydü sahır ve la yüflihus sahırü haysü eta</p>

<p>70.Fe ülkıyes seharatü sücceden kalu amenna bi rabbi harune ve musa</p>

<p>71.Kale amentüm lehu kable en azene leküm innehu le kebırukümüllezı allemekümüs sıhr fe le ükattıanne eydiyeküm ve ercüleküm min hılafiv ve le üsallibenneküm fı cüzuın nahli ve le ta'lemünne eyyüna eşeddü azabev ve ebka</p>

<p>72.Kalu len nü'sirake ala ma caena minel beyyinati vellazı fetarana fakdı ma ente kad innema takdıy hazihil hayated dünya</p>

<p>73.İnna amenna bi rabbina li yağfira lena hatayana ve ma ekrahtena aleyhi mines sıhr vallahü hayruv ve ebka</p>

<p>74.İnnehu mey ye'ti rabbehu mürimen fe inne lehu cehennem la yemutü fıha ve la yahya</p>

<p>75.Ve mey ye'tihı mü'minen kad amiles salihati fe ülaike lehümüd deracatül ula</p>

<p>76.Cennatü adnin tecrı min tahtihel enharu halidıne fıha ve zalyike cezaü men tezekka</p>

<p>77.Ve lekad evhayna ila musa en esri bi ıbadı fadrib lehüm tarıkan fil bahri yebesa la tehafü derakev ve la tahşa</p>

<p>78.Fe etbeahüm fir'avnü bi cünudihı fe ğaşiyehüm minel yemmi ma ğaşiyehüm</p>

<p>79.Ve edalle fir'avnü kavmehu ve ma heda</p>

<p>80.Ya benı israıle kad enceynaküm min adüvviküm ve vaadnaküm canibet turil eymene ve nezzelna aleykümül menne ves selva</p>

<p>81.Külu min tayyibati ma razaknnaküm ve la tatğav fıhi fe yehılle aleyküm ğadabı ve mey yahlil aleyhi ğadabı fe kad heva</p>

<p>82.Ve innı le ğaffarul limen tabe ve amene ve amile salihan sümmehteda</p>

<p>83.Ve am a'celek an kavmike ya musa</p>

<p>84.Kale hüm ülai ala eserı ve aciltü ileyke rabbi li terda</p>

<p>85.Kale fe inna kad fetenna kavmeke mim ba'dike ve edallehümüs samiriyy</p>

<p>86.Fe racea musa ila kavmihı ğadbane esifa kale ya kavmi elem yeıdküm rabbüküm va'den hasena e fe tale aleykümül ahdü em eradtüm ey yehılle aleyküm ğadabüm mir rabbiküm fe ahleftüm mev'ıdı</p>

<p>87.Kalu ma ahlefna mev'ıdeke bi melkina velakinna hummilna evzaram min zınetil kavmi fe kazefnaha fe kezalike elkas samiriyy</p>

<p>88.Fe ahrace lehüm ıclen cesedel lehu huvarun fe kalu haza ilahüküm ve ilahü musa fe nesiy</p>

<p>89.E fe la yeravne ella yarciu ileyhim kavlev ve la yemlikü lehüm darrav ve la nef'a</p>

<p>90.Ve le kad kale lehüm harunü min kablü ya kavmi innema fütintüm bih ve inne rabbekümür rahmanü fettebiuni ve etıy'u emrı</p>

<p>91.Kalu len nebreha aleyhi akifıne hatta yarcia ileyna musa</p>

<p>92.Kale ya harunü ma meneake iz raeytehüm dallu</p>

<p>93.Ella tettebian e fe esayte emri</p>

<p>94.Kale yebneümme la te'huz bi lıhyetı ve la bi ra'si innı haşıtü en tekule ferrakte beyne benı israıle ve lem terkub kavlı</p>

<p>95.Kale fe ma hatbüke ya samiriyy</p>

<p>96.Kale besurtü bi ma lem yebsuru bihı fe kabadtü kabdatem min eserir rasuli fe nebeztüha ve kezalike sevvelet lı nefsı</p>

<p>97.Kale fezheb fe inne leke fil hayati en tekule la misase ve inne leke mev'ıdel len tuhlefeh venzur ila ilahikellezı zalte aleyhi akifale nüharrıkannehu sümme le nensifennehu fil yemmi nesfa</p>

<p>98.İnnema ilahükümüllahüllezı la ilahe illa hu vesia külle şey'in ılma</p>

<p>99.Kezalike nekussu aleyke min embai ma kad sebak ve kad ateynake mil ledünna zikra</p>

<p>100.Men a'rada anhü fe innehu yahmilü yevmel kıyameti vizra</p>

<p>101.Halidıne fıh ve sae lehüm yevmel kıyameti hımla</p>

<p>102.Yevme yünfehu fis suri ve nahşürul mücrimıne yevmeizin zürka</p>

<p>103.Yetehafetune beynehüm il lebistüm illa aşra</p>

<p>104.Nahnü a'lemü bima yekulune iz yekulü emselühüm tarıkaten il lebistüm illa yevma</p>

<p>105.Ve yes'eluneke anil cibali fe kul yensifüha rabbı nesfa</p>

<p>106.Fe yezeruha kaan safsafa</p>

<p>107.La tera fıha ıvecev ve la emta</p>

<p>108.Yevmeiziy yettebiuned daıye la ıvece leh ve haşeatil asvatü lir rahmani fe la tesmeu illa hemsa</p>

<p>109.Yevmeizil la tenfeuş şefaatü illa men ezine lehür rahmanü ve radıye lehu kavla</p>

<p>110.Ya'lemü ma beyne eydıhim ve ma halfehüm ve la yühıytune bihı ılma</p>

<p>111.Ve anetil vücuhü lil hayyil kayyum ve kad habe men hamele zulma</p>

<p>112.Ve mey ya'mel mines salihüti ve hüve mü'minün fe la yehafü zulmev ve la hadma</p>

<p>113.Ve kezalike enzelnahü kur'anen arabiyyev ve sarrafna fıhi minel veıydi leallehüm yettekune ev yuhdisü lehüm zikra</p>

<p>114.Fe teallellahül melikül hakk ve la ta'cel bil kur'ani min kabli ey yukda ileyke vahyühu ve kur rabbi zidnı ılma</p>

<p>115.Ve lekad ahıdna ila ademe min kablü fe nesiye ve lem necid lehu azma</p>

<p>116.Ve iz kulna lil melaiketiscüdu li ademe fe secedu illa iblıs eba</p>

<p>117.Fe kulna ya ademü inne haza adüvvül leke ve li zevcike fe la yuhricenneküma minel cenneti fe teşka</p>

<p>118.İnne leke ella tecua fıha ve la ta'ra</p>

<p>119.Ve enneke la tazmeü fıha ve la tadha</p>

<p>120.Fe vesvese ileyhiş şeytanü kale ya ademü hel edüllüke ala şeceratil huldi ve mülkil la yebla</p>

<p>121.Fe ekela minha fe bedet lehüma sev'atühüma ve tafika yahsıfani aleyhima miv verakıl cenneti ve asa ademü rabbehu fe ğava</p>

<p>122.Sümmectebahü rabbühu fe tabe aleyhi ve heda</p>

<p>123.Kelehbita minha cemıam ba'duküm li ba'dın adüvv fe imma ye'tiyenneküm minnı hüden fe menittebea hüdaye fe la yedıllü ve la yeşka</p>

<p>124.Ve men a'rada an zikrı fe innel lehu meıyşeten dankev ve nahşüruhu yevmel kıyameti a'ma</p>

<p>125.Kale rabbi lime haşertenı a'ma ve kad küntü besıyra</p>

<p>126.Kale kezalike etetke ayatüna fe nesıteha ve kezalikel yevme tünsa</p>

<p>127.Ve kezalike neczı men esrafe ve lem yü'mim bi ayati rabbih ve le azabül ahırati eşeddü ve ebka</p>

<p>128.E fe lem yehdi lehüm kem ehleknü kablehüm minel kuruni yemşune fı mesakinihim inne fı zalike le ayatil li ülin nüha</p>

<p>129.Velev la kelimetün sebekat mir rabbike le kane lizamev ve ecelüm müsemma</p>

<p>130.Fasbir ala ma yekulune ve sebbıh bi hamdi rabbike kable tuluış şemsi ve kable ğurubiha ve min anail leyli fe sebbıh ve atrafen nehari lealleke terda</p>

<p>131.Ve la temüddenne aynelke ila ma metta'na bihı ezvacem minhüm zehratel hayatid dünya li neftinehüm fıh ve rizku rabbike hayrun ve beka</p>

<p>132.Ve'mur ehleke bis salati vastabir aleyha la nes'elüke rizka nahnü nerzükuk vel akıbetü lit takva</p>

<p>133.Ve kalu lev la ye'tiyna bi ayetim mir rabbih e ve lem te'tihim beyyinetü ma fis suhufil ula</p>

<p>134.Ve lev enna ehleknahüm bi azabim min kablihı le kalu rabbena lev la erselte ileyna rasulen fe nettebia ayatike min kabli en nezille ve nahza</p>

<p>135.Kul küllüm müterabbisun fe terabbesu fe se ta'lemune men ashabüs sıratıs seviyyi ve menihteda</p>

<h2><strong>Taha Suresi Türkçe Okunuşu</strong></h2>

<p>1.Ta Ha.</p>

<p>2, 3.(Ey Muhammed!) Biz Kur'an'ı sana sıkıntı çekesin diye değil, ancak (Allah'ın azabından) korkacaklara bir öğüt (bir uyarı) olsun diye indirdik.</p>

<p>4.(O) yüksek gökleri yaratanın katından peyderpey indirilmiştir.</p>

<p>5.Rahman, Arş'a kurulmuştur.</p>

<p>6.Göklerdeki, yerdeki bu ikisi arasındaki ve toprağın altındaki her şey, yalnızca O'nundur.</p>

<p>7.Sen sözü açığa vursan da, gizlesen de Allah için birdir. Çünkü O, gizliyi de bilir, ondan daha gizli olanı da.</p>

<p>8.Allah, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayandır. En güzel isimler O'nundur.</p>

<p>9.Musa'nın haberi sana ulaştı mı?</p>

<p>10.Hani bir ateş görmüştü de ailesine, "Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm (oraya gidiyorum). Umarım ondan size bir kor ateş getiririm, yahut ateşin başında, yol gösterecek birini bulurum" demişti.</p>

<p>11.Ateşin yanına varınca, ona şöyle seslenildi: "Ey Musa!"</p>

<p>12."Şüphe yok ki, ben senin Rabbinim. Hemen ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen mukaddes vadi Tuva'dasın."</p>

<p>13."Ben seni (peygamber olarak) seçtim. Şimdi vahyolunacak şeyleri dinle."</p>

<p>14."Şüphe yok ki ben Allah'ım. Benden başka hiçbir ilah yoktur. O halde bana ibadet et ve beni anmak için namaz kıl."</p>

<p>15."Kıyamet mutlaka gelecektir. Herkes işlediğinin karşılığını görsün diye, neredeyse onu gizleyecek (geleceğinden hiç söz etmeyecek)tim."</p>

<p>16."Buna inanmayan ve nefsinin arzusuna uyan kimseler seni ondan (ona hazırlanmaktan) sakın alıkoymasın, sonra helak olursun!"</p>

<p>17."Şu sağ elindeki nedir ey Musa?"</p>

<p>18.Musa dedi ki: "O benim değneğimdir. Ona dayanırım, onunla koyunlarıma yaprak silkelerim. Onunla başka işlerimi de görürüm."</p>

<p>19.Allah, "Onu yere at ey Musa!" dedi.</p>

<p>20.Musa da onu attı. Bir de ne görsün o, hızla akan bir yılan olmuş!</p>

<p>21.Allah şöyle dedi: "Tut onu. Korkma! Biz onu yine eski durumuna döndüreceğiz."</p>

<p>22, 23."Sana büyük mucizelerimizden birini daha göstermemiz için elini koynuna sok ki bir başka mucize olarak, (alaca hastalığı gibi) bir hastalık sebebiyle olmaksızın bembeyaz bir halde çıksın."</p>

<p>24."Firavun'a git, çünkü o azmıştır."</p>

<p>25.Musa dedi ki: "Rabbim! Gönlüme ferahlık ver."</p>

<p>26."İşimi bana kolaylaştır."</p>

<p>27, 28."Dilimdeki tutukluğu çöz ki sözümü anlasınlar."</p>

<p>29."Bana ailemden birini yardımcı yap,"</p>

<p>30."Kardeşim Harun'u."</p>

<p>31."Onunla gücümü artır."</p>

<p>32."Onu işime ortak et."</p>

<p>33."Seni çok tespih edelim diye",</p>

<p>34."Seni çok zikredelim diye."</p>

<p>35."Çünkü sen bizi hakkıyla görmektesin."</p>

<p>36.Allah şöyle dedi: "İstediğin sana verildi ey Musa!"</p>

<p>37."Andolsun, biz sana bir kere daha iyilikte bulunmuştuk."</p>

<p>38."Hani annene ilham edilmesi gereken şeyleri ilham etmiştik:"</p>

<p>39."Onu (bebek Musa'yı) sandığın içine koy ve denize (Nil'e) bırak ki, deniz onu kıyıya atsın da kendisini, hem bana düşman, hem de ona düşman olan birisi (Firavun) alsın. Sana da, ey Musa, sevilesin ve gözetimimizde yetiştirilesin diye tarafımızdan bir sevgi bırakmıştım."</p>

<p>40."Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin diye seni annene döndürdük. (Sana baktı, büyüdün) ve (kazara) bir cana kıydın da biz seni kederden kurtardık seni sıkı bir denemeden geçirdik (ve kaçıp Medyen'e gittin). Medyen halkı içinde yıllarca kaldın sonra (peygamber olman için) takdir edilmiş bir zamanda (Tur'a) geldin ey Musa!"</p>

<p>41."Ben seni kendim için seçtim."</p>

<p>42."Sen ve kardeşin mucizelerim ile (desteklenmiş olarak) gidin ve beni anmakta gevşeklik göstermeyin."</p>

<p>43."Firavun'a gidin. Çünkü o azmıştır."</p>

<p>44."Ona yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt alır, yahut korkar."</p>

<p>45.Musa ve Harun şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Şüphesiz biz, onun bize karşı aşırı davranmasından yahut azmasından korkuyoruz."</p>

<p>46.Allah şöyle dedi: "Korkmayın, çünkü ben sizinle beraberim. İşitirim ve görürüm."</p>

<p>47."Ona gidin ve şöyle deyin:&nbsp;Şüphesiz biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını (serbest bırak ve) bizimle gönder. Onlara işkence etme. Sana Rabbinin katından bir mucize getirdik. Selam, doğru yola uyanlara olsun.' "</p>

<p>48."Şüphesiz bize, azabın yalanlayan ve yüz çevirenlere olacağı vahyolundu."</p>

<p>49.Firavun, "Sizin Rabbiniz kim, ey Musa?" dedi.</p>

<p>50.Musa, "Rabbimiz her şeye hilkatini (yaratılış özelliklerini) veren, sonra onlara yol gösterendir" dedi.</p>

<p>51.Firavun, "Ya geçmiş nesillerin hali ne olacak?" dedi.</p>

<p>52.Musa şöyle dedi: "Onlar hakkındaki bilgi Rabbimin katında bir kitapta (levh-i mahfuzda yazılı)dır. Rabbim yanılmaz ve unutmaz."</p>

<p>53."Rabbim, yeryüzünü size beşik yapan, orada size yollar açan ve size gökten yağmur indirendir." Böylece onunla sizin için yerden türlü türlü bitkileri çift çift çıkardık.</p>

<p>54.Yiyin, hayvanlarınızı yayın. Şüphesiz bunda akıl sahipleri için (Allah'ın varlığını ve birliğini gösteren) deliller vardır.</p>

<p>55.(Ey insanlar!) Sizi topraktan yarattık, (ölümünüzle) sizi oraya döndüreceğiz ve sizi bir kere daha oradan çıkaracağız.</p>

<p>56.Andolsun, biz ona (Firavun'a) bütün mucizelerimizi gösterdik de o bunları yalanladı ve reddetti.</p>

<p>57.Şöyle dedi: "Ey Musa! Sihrin ile bizi yurdumuzdan çıkarmak için mi geldin?"</p>

<p>58."Biz de mutlaka sana karşı onun gibi bir sihir yapacağız. Bunun için seninle bizim aramızda; uygun bir yerde, senin de, bizim de caymayacağımız bir buluşma vakti belirle."</p>

<p>59.Musa, "Buluşma vaktimiz, bayram günü, insanların toplandığı kuşluk vaktidir" dedi.</p>

<p>60.Bunun üzerine Firavun ayrılıp, hilesini kuracak sihirbazlarını topladı, sonra geldi.</p>

<p>61.Musa onlara şöyle dedi: "Yazıklar olsun size! Allaha karşı yalan uydurmayın, yoksa sizi azap ile yok eder. Allah'a karşı yalan uyduran mutlaka hüsrana uğramıştır."</p>

<p>62.Sihirbazlar, işlerini kendi aralarında tartıştılar ve gizli gizli konuştular.</p>

<p>63.Şöyle dediler: "Şüphesiz bu ikisi, sihirleri ile sizi yurdunuzdan çıkarmak ve en üstün olan dininizi ortadan kaldırmak isteyen birer sihirbazdırlar."</p>

<p>64."Öyleyse, hilelerinizi toplayın (birbirinize destek olun) sonra sıra halinde gelin. Bu gün üstün gelen muhakkak başarıya ulaşmıştır."</p>

<p>65.Sihirbazlar: "Ey Musa! Ya önce atmayı tercih edersin, ya da ilk atan biz oluruz" dediler.</p>

<p>66.Musa: "Yok, (önce) siz atın" dedi. Bir de ne görsün, onların ipleri ve değnekleri yaptıkları sihirden dolayı kendisine hızla sürünür gibi görünüyor.</p>

<p>67.Bunun üzerine Musa içinde bir korku hissetti.</p>

<p>68.Şöyle dedik: "Korkma (ey Musa!). Çünkü, sensin en üstün olan."</p>

<p>69."Sağ elindekini (değneğini) at ki, onların yaptıklarını yutsun. Şüphesiz yaptıkları bir sihirbaz hilesidir. Sihirbaz ise nereye varsa kurtuluşa eremez."</p>

<p>70.(Musa'nın değneği, sihirbazların ipleriyle değneklerini yutunca) sihirbazlar hemen secdeye kapandılar ve, "Harun ve Musa'nın Rabbine inandık" dediler.</p>

<p>71.Firavun, "Demek, ben size izin vermeden önce ona (Musa'ya) inandınız ha! Şüphe yok, o size sihiri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi andolsun sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve mutlaka sizi hurma dallarına asacağım. Hangimizin azabı daha şiddetli ve daha kalıcıymış, mutlaka göreceksiniz."</p>

<p>72.Sihirbazlar şöyle dediler: "Bize gelen apaçık delillere ve bizi yaratana seni asla tercih etmeyeceğiz. Artık sen vereceğin hükmü ver. Sen ancak bu dünya hayatında hüküm verirsin."</p>

<p>73."Şüphesiz ki biz; günahlarımızı ve bize zorla yaptırdığın sihri affetmesi için, Rabbimize inandık. Allah'ın vereceği mükafat daha hayırlı ve daha kalıcıdır."</p>

<p>74.Şüphesiz, kim Rabbine günahkar olarak varırsa, kesinlikle ona cehennem vardır. Orada ne ölür, ne de (güzel bir hayat) yaşar.</p>

<p>75, 76.Her kim de O'na salih ameller işlemiş bir mü'min olarak varırsa, işte onlar için en yüksek dereceler, içinden ırmaklar akan, içinde ebediyyen kalacakları Adn cennetleri vardır. İşte bu günahlardan temizlenenlerin mükafatıdır.</p>

<p>77.(Firavun'un imana yanaşmaması üzerine) Musa'ya, "Kullarımı (İsrailoğullarını) geceleyin (Mısır'dan) yürütüp çıkar. Yakalanmaktan korkmaksızın, endişe etmeksizin onlara denizde kuru bir yol aç" diye vahyettik.</p>

<p>78.Bunun üzerine Firavun askerleriyle birlikte onların peşine düştü de, deniz onları görülmedik bir şekilde kuşatıp yuttu.</p>

<p>79.Firavun halkını saptırdı, onlara doğru yolu göstermedi.</p>

<p>80.(Allah şöyle dedi:) "Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık, size Tur'un sağ yanını vadettik ve size kudret helvası ile bıldırcın indirdik."</p>

<p>81."Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin temiz ve helal olanlarından yiyin. Bu konuda aşırı da gitmeyin, yoksa üzerinize gazabım iner. Gazabım da kimin üzerine inerse o muhakkak helak olmuş demektir."</p>

<p>82."Şüphe yok ki ben, tövbe edip inanan ve salih ameller işleyen, sonra da doğru yol üzere devam eden kimse için son derece affediciyim."</p>

<p>83.(Musa Tur'a varınca): "Seni, acele ile kavminden uzaklaştıran nedir, ey Musa?" (dedik.)</p>

<p>84.Musa şöyle dedi: "Onlar, işte onlar hemen arkamdalar. Rabbim! Sen hoşnut olasın diye, acele ederek sana geldim."</p>

<p>85.Allah, "Şüphesiz, biz senden sonra halkını sınadık; Samiri onları saptırdı" dedi.</p>

<p>86.Bunun üzerine Musa öfke dolu ve üzgün bir halde halkına döndü. "Ey kavmim! Rabbiniz size güzel bir vaadde bulunmadı mı? (Ayrılışımdan sonra) çok zaman mı geçti, yoksa üzerinize Rabbinizden bir gazap inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz söze uymadınız (ve buzağıya taptınız)?" dedi.</p>

<p>87.Şöyle dediler: "Sana verdiğimiz sözden kendi isteğimizle caymış değiliz. Fakat biz Mısır halkının mücevheratından yüklü miktarlarda takınmıştık. İşte onları ateşe attık. Samiri de aynı şekilde attı."</p>

<p>88.Böylece (Samiri) onlar için böğürmesi olan bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. (Samiri ve adamları) "Bu sizin de ilahınızdır, Musa'nın da ilahıdır. Öyle iken Musa, (İlahını burada) unuttu (da onu Tur'da aramaya gitti)" dediler.</p>

<p>89.Onlar bu heykelin, sözlerine karşılık vermediğini, kendilerinden hiçbir zararı uzaklaştıramayacağını ve onlara hiçbir fayda sağlayamayacağını görmezler mi?</p>

<p>90.Andolsun, Harun onlara daha önce şöyle demişti: "Ey kavmim! Siz bununla yalnızca imtihan edildiniz. Doğrusu sizin Rabbiniz ancak Rahman'dır. Öyleyse bana uyun ve emrime itaat edin."</p>

<p>91.Onlar da, "Musa bize dönünceye kadar buzağıya ibadet etmeye devam edeceğiz" dediler.</p>

<p>92, 93.Musa: (Tur'dan dönünce) şöyle dedi: "Ey Harun! Saptıklarını gördüğün zaman bana uymana ne engel oldu? Yoksa emrime karşı mı geldin?"</p>

<p>94.Harun: "Ey anam oğlu! Saçımı sakalımı çekme. Şüphesiz ben, İsrailoğullarının arasını açtın, sözüme uymadın demenden korktum" dedi.</p>

<p>95.Musa, "Ya senin derdin neydi ey Samiri?" dedi.</p>

<p>96.Samiri şöyle dedi: "Ben onların görmediği şeyi gördüm. Elçinin izinden bir avuç avuçladım da onu attım. Böyle yapmayı bana nefsim güzel gösterdi."</p>

<p>97.Musa, "Çekil git! Artık sen hayatın boyunca (hastalanıp) "Bana dokunmak yok!" diyeceksin.9 Senin için, asla kaçamayacağın bir ceza daha var. Hele şu ibadet edip durduğun ilahına bak! Biz onu elbette yakacağız ve onu muhakkak denize savuracağız.</p>

<p>98.Sizin ilahınız ancak kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayan Allah'tır. O ilmiyle her şeyi kuşatmıştır</p>

<p>99.(Ey Muhammed!) Sana geçmişin haberlerinden bir kısmını böylece anlatıyoruz. Şüphe yok ki sana katımızdan bir zikir (Kur'an) verdik.</p>

<p>100.Kim ondan yüz çevirirse şüphesiz ki o, kıyamet gününde ağır bir günah yükü yüklenecektir.</p>

<p>101.Onlar o günahın cezası içinde ebediyen kalacaklardır. Sura üfürüleceği gün1 bu ağır yük onlar için ne kötü bir yüktür!</p>

<p>102.O gün günahkarları, (gözleri korkudan donup) gömgök kesilmiş olarak haşredeceğiz.</p>

<p>103, 104.Aralarında birbirlerine "(Dünya'da) sadece on (gün) kaldınız" diye gizli gizli konuşacaklar.&nbsp;Onların, hakkında konuşacakları&nbsp;şeyi biz daha iyi biliriz.- O vakit içlerinden en aklı&nbsp;başında olanları, "Siz sadece bir gün kaldınız" diyecektir.</p>

<p>105.(Ey Muhammed!) Sana dağların (kıyamet günündeki) halini soruyorlar. De ki: "Rabbim onları toz edip savuracak."</p>

<p>106."Onların yerlerini dümdüz, boş bir alan halinde bırakacaktır."</p>

<p>107."Orada hiçbir çukur, hiçbir tümsek göremeyeceksin."</p>

<p>108.O gün kendisinden yan çizmek mümkün olmayan davetçiye (İsrafil'e) uyarlar. Sesler, Rahman'ın azametinden dolayı kısılmıştır. Artık sadece fısıltı işitebilirsin.</p>

<p>109.O gün, Rahman'ın izin verdiği ve sözünden razı olduğu kimseden başkasının şefaati fayda vermez.</p>

<p>110.O, önlerindekini ve arkalarındakini (dünyadaki ve ahiretteki durumlarını) bilir. Onların bilgisi ise Rahman'ı kuşatamaz.</p>

<p>111.Bütün yüzler; diri, yaratıklarına hakim ve onları koruyup gözeten Allah'a boyun eğmiştir. Zulüm yüklenen mutlaka hüsrana uğramıştır.</p>

<p>112.Kim de inanmış olarak salih ameller işlerse o, ne zulme uğramaktan korkar, ne yoksun bırakılmaktan.</p>

<p>113.İşte böylece biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar, yahut onlara bir uyarı versin diye onda tehditleri teker teker sıraladık.</p>

<p>114.Gerçek hükümdar olan Allah yücedir. Sana vahyedilmesi tamamlanmadan önce Kur'an'ı okumakta acele etme. "Rabbim! İlmimi arttır" de.</p>

<p>115.Andolsun, bundan önce biz Adem'e (cennetteki ağacın meyvesinden yeme diye) emrettik. O ise bunu unutuverdi. Biz onda bir kararlılık bulmadık.</p>

<p>116.Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de, İblis'ten başka melekler hemen saygı ile eğilmişler; İblis bundan kaçınmıştı.</p>

<p>117.Biz de şöyle dedik: "Ey Adem! Şüphesiz bu (İblis) sen ve eşin için bir düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın; sonra mutsuz olursun."</p>

<p>118."Şüphesiz senin için orada aç kalmak, çıplak kalmak yoktur."</p>

<p>119."Orada ne susuzluk çekersin, ne de güneş altında kalırsın."</p>

<p>120.Nihayet şeytan ona vesvese verip şöyle dedi: "Ey Adem! Sana ebedilik ağacını ve yok olmayan bir saltanatı göstereyim mi?"</p>

<p>121.Bunun üzerine onlar (Adem ve eşi Havva) o ağacın meyvesinden yediler. Bu sebeple ayıp yerleri kendilerine göründü ve cennet yaprağından üzerlerine örtmeye başladılar. Adem Rabbine isyan etti ve yolunu şaşırdı.</p>

<p>122.Sonra Rabbi onu seçti, tövbesini kabul etti ve ona doğru yolu gösterdi.</p>

<p>123.Allah şöyle dedi: "Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Eğer tarafımdan size bir yol gösterici (kitap) gelir de, kim benim yol göstericime uyarsa artık o, ne (dünyada) sapar ne de (ahirette) sıkıntı çeker."</p>

<p>124."Her kim de benim zikrimden (Kur'an'dan) yüz çevirirse mutlaka ona dar bir geçim vardır. Bir de onu kıyamet gününde kör olarak haşrederiz."</p>

<p>125.O da şöyle der: "Rabbim! Dünyada gören bir kimse olduğum halde, niçin beni kör olarak haşrettin?"</p>

<p>126.Allah "Evet, öyle. Ayetlerimiz sana geldi de sen onları unuttun. Aynı şekilde bugün de sen unutuluyorsun" der.</p>

<p>127.Haddi aşan ve Rabbi'nin ayetlerine inanmayanları işte böyle cezalandırırız. Şüphesiz ahiret azabı daha şiddetli ve daha kalıcıdır.</p>

<p>128.Yurtlarında dolaşıp durdukları, kendilerinden önceki nice nesilleri helak etmiş olmamız, onları doğru yola iletmedi mi? Şüphesiz bunda akıl sahipleri için ibretler vardır.</p>

<p>129.Rabbin tarafından daha önce söylenmiş bir hüküm ve belirlenmiş bir süre olmasaydı onlar da hemen cezalandırılırlardı.</p>

<p>130.O halde, onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tespih et. Gece vakitlerinde ve gündüzün uçlarında da tespih et ki hoşnut olasın</p>

<p>131.Onlardan bazı kesimlere, kendilerini sınamak için dünya hayatının süsü olarak verdiğimiz şeylere gözünü dikme. Rabbinin rızkı daha hayırlı ve daha kalıcıdır.</p>

<p>132.Ailene namazı emret ve kendin de ona devam et. Senden rızık istemiyoruz. Sana da biz rızık veriyoruz. Güzel sonuç Allah'a karşı gelmekten sakınanlarındır.</p>

<p>133.İnanmayanlar, "Doğru söylediğine dair bize Rabbinden açık bir delil (bir mucize) getirse ya!" dediler. Önceki kitaplarda olanların apaçık delili (olan Kur'an) onlara gelmedi mi?</p>

<p>134.Eğer biz onları o Kur'an'dan önce bir azap ile helak etseydik mutlaka, "Ey Rabbimiz! Keşke bize bir peygamber gönderseydin de alçalıp rezil olmadan önce ayetlerine uysaydık" derlerdi.</p>

<p>135.Ey Muhammed, de ki: "Herkes beklemektedir, siz de bekleyin. Yakında kimin düz yolun sahipleri olduğunu, kimin doğru yolu bulduğunu bileceksiniz!"</p>

<h2><strong>Taha Suresi Dinle</strong></h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/TiUwFEqZONM?si=1aDyrQN0iYRXh2Ch" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p>

<h2></h2>

<h2><strong>Taha Suresi Konusu</strong></h2>

<p>Taha Suresi, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v) maneviyatını yükselten ve Allah'ın kudretini vurgulayan ifadelerle başlar. Ardından, Hz. Mûsâ'nın Firavun'la mücadelesine dair anlatımlar yer alır. İsrâiloğulları'na Cenâb-ı Hakk'ın lütfettiği nimetler ve onların hatalı davranışları detaylı bir şekilde aktarılmıştır. Hz. Adem'in yaratılışı ve şeytanın onları kandırarak cennetten çıkarmasına dair anlatılar da bulunmaktadır. İnkâr edenlerin karşılaşacakları sonuçlar hatırlatılmış, ebedî mutluluğun Allah'a saygıda kusur etmeyenler için olduğu açıkça vurgulanmıştır.</p>

<p></p>

<h2><strong>Taha Suresi Fazileti</strong></h2>

<p>Hz. Peygamber’den rivayet edilen bir hadiste anlatıldığına göre, Tâhâ ve Yâsîn sûrelerini işiten melekler şöyle demişlerdir: Bun­ların kendilerine gönderileceği ümmete ne mutlu, bunları taşıyan gönül­lere ne mutlu, bunları okuyan dillere ne mutlu!” (Dârimî, “Fezâ­ilü’l-Kur’ân”, 20).</p>

<p>Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Her kim Taha Suresini okumaya devam ederse, Kıyamet günü muhacir ve ensarın sevabı verilir.</p>

<p>Her kim bu sureyi 21 kere okursa, bekarsa kısmeti açılır.</p>

<p>Her kim sözlerinin anlaşılmasını, dili peltekse peltekliğinin gitmesini, göğsünün genişlemesini ve imtihan sırasında başarıluı olmak isterse, Taha Suresinin 25-28. ayetlerini çokça okusun. (ki bu ayetler Musa (a.s.)’în Allah’u Teala’ya (c.c.) yaptığı Duadır.)</p>

<p>Bir türlü evlenmeye yanaşmayan veya evlenemeyen (kısmeti kapalı) çocuğunun evlenip hayırlı bir yuva kurmasını isteyen anne ve baba, evlenmesini istediği çocuğunun üzerine, Taha suresinin ilk 12 ayetini 21 kere okuyup üflerse, Allah’u Teala’nın izni ile en kısa zamanda evlenip hayırlı bir yuva kurar.</p>

<p>Siğil, çıban, sedef vb. gibi cilt rahatsızlıklarına karşı Taha suresinin 105-107 ayetleri bir kağıda yazılıp içinde menekşe yağı olan bir kabın içinde bekletir ve o cildin üzerine bu ayetler okunarak sürülürse, Allah’ın izni ile şifa olur.</p>

<h3><strong>Taha Suresi Kaçıncı Sayfa ve Cüzde Yer Alıyor ve Kaç Ayettir?</strong></h3>

<p>Taha Suresi 135 ayetten oluşmaktadırTaha Suresi, Kur’an-ı Kerim’de 311. Sayfada başlayıp 320. Sayfada biter ve 16. cüzde yer alır. &nbsp;Taha Suresi 135 ayetten oluşmaktadır.</p>

<h3><strong>Taha Suresi Adetliyken Okunur Mu?</strong></h3>

<p>Taha suresinin adetliyken Kur'an-ı Kerim'den ya da ezberden okunması caiz olmamaktadır.</p>

<h2></h2>

<h3><strong>EZBERLEMENİZ İÇİN DİĞER DUALAR VE SURELER</strong></h3>

<p><a href="https://www.esyenigun.com/rahman-suresi-okunusu-rahman-duasi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle"><strong>Rahman Suresi</strong></a></p>

<p><a href="https://www.esyenigun.com/felak-nas-suresi-okunusu-felak-nas-suresi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-dinle"><strong>Felak Nas Suresi</strong></a></p>

<p><a href="https://www.esyenigun.com/yasin-suresi-okunusu-eraeytellezi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle"><strong>Yasin Suresi</strong></a></p>

<p><strong><a href="https://www.esyenigun.com/ihlas-suresi-okunusu-ihlas-suresi-okunusu-kulhu-veya-kulfu-duasi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydala">İhlas Suresi Okunuşu</a></strong></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tuğçe Kaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/taha-suresi-okunusu-taha-suresi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jan 2024 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2024/01/kurann.jpg" type="image/jpeg" length="77701"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zilzal Suresi Okunuşu- Zelzele Suresi Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Diyanet Meali & Dinle)]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/zilzal-suresi-okunusu-zelzele-suresi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/zilzal-suresi-okunusu-zelzele-suresi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zilzal Suresi, vahiylerin Medine döneminde indirildiği 8 ayetten oluşan bir suredir. "Zilzal" kelimesi, sarsıntı veya deprem anlamına gelir. İşte Zilzal Suresi Okunuşu- Zilzal Suresi Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları hakkında detaylı bilgi için haberimizi okuyunuz…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zilzal Suresi, Kur’an-ı Kerim’in 99. Suresinde olan ve toplanda 8 ayetten oluşur. Halk arasında Zelzele Suresi olarakta bilinmektedir. Türkçe deprem, sarsıntı anlamlarına gelmektedir. Zilzal Suresi Okunuşu&nbsp;en sık araştırılan konular arasında yer alıyor. İşte Zilzal Suresi Okunuşu- Zilzal Suresi Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Faziletleri hakkında detaylı bilgi haberimizin devamında…</p>

<h2><strong>Zilzal Suresi Okunuşu</strong></h2>

<p>Bismillahirrahmânirrahîm.<br />
1- İza zülziletil erdu zilzaleha<br />
2- Ve ahracetilerdu eskaleha<br />
3- Ve kalel insanü ma leha<br />
4- Yevmeizin tühaddisü ahbaraha<br />
5- Bienne rabbeke evha leha<br />
6- Yevmeiziy yasdürun nasü eştatel li yürav a'malehüm<br />
7- Fe mey ya'mel miskale zerratin hayray yerah<br />
8- Ve mey ya'mel miskale zerratin şerray yerah</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Zilzal Suresi Türkçe Okunuşu ve Meali</strong></h2>

<p>1- Yer o yaman sarsıntı ile sarsıldığı,<br />
2- Yer, içindeki ağırlıkları çıkarıp dışarı attığı,<br />
3- Ve insan: "Ona ne oluyor?" dediği zaman.<br />
4- O gün yer, bütün haberlerini anlatır.<br />
5- Çünkü Rabbin ona vahyetmiştir.<br />
6- O gün insanlar, amellerinin karşılığı kendilerine gösterilmek üzere bölük bölük çıkacaklardır.<br />
7- Her kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecektir.<br />
8- Her kim, zerre kadar şer işlemişse onu görecektir.</p>

<h2><strong>Zilzal Suresi’nin Konusu</strong></h2>

<p>Zilzal Suresi'nde temel olarak kıyamet kopması anındaki dehşet verici hallerden söz edilmektedir. Sure, yerin büyük bir sarsıntı ile sarsılacağı ve içindeki ağırlıkları dışarı atacağı ifadeleri ile başlamaktadır. Surede ayrıca dünyada işlenen hayır ve şerrin karşılığının ahirette ödül ya da ceza olarak alınacağı vurgulanmıştır.</p>

<h2><strong>Zilzal Suresi’nin Fazileti</strong></h2>

<p>Müslüman âlemi için mühim bir yere sahip olan Zilzal Suresi fazileti ile ilgili olarak birçok hadis kaynağında çeşitli bilgiler yer almıştır. Aşağıda yer alan hadislerde Zilzal Suresinin önemine vurgu yapılmıştır.</p>

<p>Zilzal Suresi ile ilgili bir hadise göre, bir sahâbî Resûlullah'ın huzuruna gelip kendisine Kur'an okutmasını istemiş, Hz. Peygamber "elif lâm râ'", "hâ mîm" veya tesbih kavramıyla başlayan sûrelerden okumasını söylemiş, sahâbî bunların her biri için, "Yaşım ilerlemiş, kalbim sıkıntılı hale gelmiş, dilim de kalınlaşmış" şeklinde mazeret beyan ederek kendisine özlü bir sûre okutmasını talep etmiştir. Resûl-i Ekrem ona Zilzâl sûresini okutmuştur. Sahâbî okumasını bitirince, "Seni hak peygamber olarak gönderen Allah'a yemin ederim ki hayatımın sonuna kadar buna başka bir şey ilâve etmeyeceğim" demiş ve oradan ayrılmıştır. Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle demiştir: "Bu adam kurtuluş yolunu bulmuş, kurtuluş yolunu bulmuştur" (Müsned, II, 169; a.e. [Arnaût], XI, 139-141; Ebû Dâvûd, "Şehru ramażân", 9; İbrâhim Ali, s. 302-303, 360-361).</p>

<p>Abdullah b. Abbas'tan rivayet edilen bir hadiste de Resûlullah, Zilzâl sûresinin Kur'an'ın yarısına, İhlâs'ın üçte birine, Kâfirûn sûresinin de dörtte birine denk geldiğini söylemiştir (Tirmizî, "Feżâʾilü'l-Ḳurʾân", 10; İbrâhim Ali, s. 360-363; Kâfirûn sûresiyle ilgili beyanın sıhhati hakkında bk. DİA, XXIV, 149). Şehâbeddin Mahmûd el-Âlûsî, Zilzâl sûresinin Kur'an'ın yarısına denk gelişini onun içerdiği hükümlerin dünyaya ve âhirete dair olmasına, sûrenin âhiret ahkâmını kısaca içermesi özelliğine bağlamıştır.</p>

<p>Müslüman âlemi için mühim bir yere sahip olan Zilzal Suresi fazileti ile ilgili olarak birçok hadis kaynağında çeşitli bilgiler yer almıştır. Aşağıda yer alan hadislerde Zilzal Suresinin önemine vurgu yapılmıştır.</p>

<p>Zilzal Suresi ile ilgili bir hadise göre, bir sahâbî Resûlullah'ın huzuruna gelip kendisine Kur'an okutmasını istemiş, Hz. Peygamber "elif lâm râ'", "hâ mîm" veya tesbih kavramıyla başlayan sûrelerden okumasını söylemiş, sahâbî bunların her biri için, "Yaşım ilerlemiş, kalbim sıkıntılı hale gelmiş, dilim de kalınlaşmış" şeklinde mazeret beyan ederek kendisine özlü bir sûre okutmasını talep etmiştir. Resûl-i Ekrem ona Zilzâl sûresini okutmuştur. Sahâbî okumasını bitirince, "Seni hak peygamber olarak gönderen Allah'a yemin ederim ki hayatımın sonuna kadar buna başka bir şey ilâve etmeyeceğim" demiş ve oradan ayrılmıştır. Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle demiştir: "Bu adam kurtuluş yolunu bulmuş, kurtuluş yolunu bulmuştur" (Müsned, II, 169; a.e. [Arnaût], XI, 139-141; Ebû Dâvûd, "Şehru ramażân", 9; İbrâhim Ali, s. 302-303, 360-361).</p>

<p>Abdullah b. Abbas'tan rivayet edilen bir hadiste de Resûlullah, Zilzâl sûresinin Kur'an'ın yarısına, İhlâs'ın üçte birine, Kâfirûn sûresinin de dörtte birine denk geldiğini söylemiştir (Tirmizî, "Feżâʾilü'l-Ḳurʾân", 10; İbrâhim Ali, s. 360-363; Kâfirûn sûresiyle ilgili beyanın sıhhati hakkında bk. DİA, XXIV, 149). Şehâbeddin Mahmûd el-Âlûsî, Zilzâl sûresinin Kur'an'ın yarısına denk gelişini onun içerdiği hükümlerin dünyaya ve âhirete dair olmasına, sûrenin âhiret ahkâmını kısaca içermesi özelliğine bağlamıştır.</p>

<h2><strong>Zilzal Sures Dinle</strong></h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/Y84cuUKQLL0?si=oTQfsB_41Bl6uiq7" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p>

<p></p>

<p></p>

<h3><b>Zilzal Suresi Kaçıncı Sayfa ve Cüzde Yer Alıyor?</b></h3>

<p>Zilzal Suresi, Kur’an-ı Kerim’de 599. Sayfada başlayıp aynı sayfada biter ve 30. cüzde yer alır.</p>

<h3><strong>Zilzal Suresi Ne Zaman Okunur?</strong></h3>

<p>Zilzal Suresi, herhangi bir zamanda ve mekânda okunabilen evrensel bir suredir. Bu sureyi sadece deprem anlarında okumak gerektiği düşüncesi yaygındır; ancak surede anlatılanlar, depremin ötesinde kıyamet günündeki büyük felaketlere vurgu yapmaktadır. Zilzal Suresi'nin tefsirine göre; yeryüzündeki hazinelerin açığa çıkması, kabirlerdeki ölülerin dirilip dışarı çıkması, yer altındaki madenlerin, gazların ve lavların ortaya çıkması gibi büyük olaylar gerçekleşecektir.</p>

<p>Hz. Enes'in rivayetine göre, Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "İza Zülzilet suresi, Kur'an-ı Kerim'in dörtte birine denktir." (Tirmizi)</p>

<p>İbnu Abbas'ın rivayetine göre, Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "İza Zülzilet suresi, Kur'an-ı Kerim'in yarısına denktir. Kul hüvallahü ehad (İhlas) suresi, Kur'an-ı Kerim'in üçte birine, Kul ya eyyühe'l Kafirun suresi ise Kur'an-ı Kerim'in dörtte birine denktir." (Tirmizi)</p>

<h3><b>Zilzal Suresi Adetliyken Okunur Mu?</b></h3>

<p>Zilzal suresinin adetliyken Kur'an-ı Kerim'den ya da ezberden okunması caiz olmamaktadır.</p>

<h3><strong>Zilzal Suresi Deprem İçin Okunur Mu?</strong></h3>

<p>Zilzal Suresi, toplum arasında genellikle deprem anlarında okunması gereken bir sure olarak bilinse de, aslında surede depremden ziyade kıyamet gününün dehşeti ve ansızın karşılaşacağımız o günün vahşeti üzerinde vurgulanmaktadır.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tuğçe Kaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/zilzal-suresi-okunusu-zelzele-suresi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jan 2024 12:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2024/01/kuran-2.jpg" type="image/jpeg" length="41519"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nisa Suresi Okunuşu-Nisa Suresi Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Diyanet Meali & Dinle)]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/nisa-suresi-okunusu-nisa-suresi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/nisa-suresi-okunusu-nisa-suresi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nisa Suresi, pek çok kişi tarafından merak edilmektedir. Medine döneminde inan Nisa Suresi, 176 ayettir. 'Nisa' kadınlar demektir.  İşte Nisa Suresi'nin Okunuşu, Türkçe Anlamı, Türkçe Meali ve Faziletleri gibi merak ettiğiniz konular haberimizin devamında...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nisa Suresi Medine döneminde inmiştir. 176 âyettir. ‘Nisâ’ kadınlar demektir. Nisa Suresi, pek çok kişi tarafından merak edilmektedir.&nbsp;İşte Nisa Suresi'nin Okunuşu, Türkçe Anlamı, Türkçe Meali ve Faziletleri gibi merak ettiğiniz konular haberimizin devamında...</p>

<h2><strong>Nisa Suresi Okunuşu</strong></h2>

<p><strong>&nbsp;Bismillahirrahmânirrahîm.</strong></p>

<p><b>1.</b>Ya eyyühen nasütteku rabbekümüllezı halekaküm min nefsiv vahıdetiv ve haleka minha zevcelna ve besse minhüma ricalen kesırav ve nisaa* vettekullahellezı tesaelune bihı vel erham innellahe kane aleyküm rakıyba</p>

<p><b>2.</b>Ve atül yetama emvalehüm ve la tetebeddelül habise bit tayyibi ve la te'külu emvalehüm ila emvaliküm innehu kane huben kebıra</p>

<p><b>3.</b>Ve in hıftüm illa tuksitu fil yetama fenkihu ma tabe leküm minen nisai mesna ve sülase ve ruba' fe in hıftüm ella ta'dilu fe vahıdeten ev ma leleket eymanüküm zalike edna ella teulu</p>

<p><b>4.</b>Ve antün nisae sadükatihinne nıhleh fe in tıbne leküm an şey'im minhü nefsen fe küluhü henıem merıa</p>

<p><b>5.</b>Ve la tü'tüs süfehae emvalekümülletı cealellahü leküm kıyamev verzükuhüm fıha veksuhüm ve kulu lehüm kavlem ma'rufa</p>

<p><b>6.</b>Vebtelül yetama hatta iza beleğun nikah fe in anestüm minhüm ruşden fedfeu ileyhim emvalehüm ve la te'küluha israfev ve bidaran ey yekberu ve men kane ğaniyyen felyesta'fif ve men kane fekıyran felye'kül bil ma'ruf fe iza defa'tüm ileyhim emvalehüm fe eşhidu aleyhim ve kefa billahi hasıba</p>

<p><b>7.</b>Lir ricali nasıybüm mimma terakel validani vel akrabune ve lin nisai nasıybüm mimma terakel validani vel akrabune mimma kalle minhü evkesür nasıybem mefruda</p>

<p><b>8.</b>Ve iza hadaral kısmete ülül kurba vel yetama vel mesakınü ferzükuhüm minhü ve kulu lehüm kavlem ma'rufa</p>

<p><b>9.</b>Velyahşellezıne lev teraku min halfihim zürriyyeten dıafen hafu aleyhim felyettekullahe velyekulu kavlen sedıda</p>

<p><b>10.</b>İnnellezıne ye'külune emvalel yetama zulmen innema ye'külune fı bütunihim nara ve seyaslevne seıyra</p>

<p><b>11.</b>Yusıykümüllahü fı evladiküm lizzekeri mislü hazzıl ünseyeyn fe in künne nisaen fevkasneteyni fe lehünne sülüsa ma terakv ve in kanet vahıdeten fe lene nısf ve li ebeveyhi li külli vahıdüm minhümes südüsü mimma terake in kane lehu veled fe il lem yekül lehu veledüv ve verisehu ebevahü fe li ümmihis sülüs fe in kane lehu ıhvetün fe li ümmihis südüs mim ba'di vesıyyetiy yusıy biha ev deyn abaüküm ve ebnaüküm la tedrune eyyühüm akrabü leküm nef'a ferıdatem minellah innellahe kane alımen hakıma</p>

<p><b>12.</b>Ve leküm nısfü ma terake ezvacüküm il lem yekül lehünne veled fe in kane lehünne veledün fe lekümür rubüu mimma terakne mim ba'di vesıyyetiy yusıyne biha ev deyn ve lehünner rübüu mimma teraktüm il lem yekül leküm veled fe in kane leküm veledün fe lehünnes sümünü mimma teraktüm mim ba7di vesıyyetin tusune biha ev deyn ve in kane racülüy yurasü kelaleten evimraetüv ve lehu ehun ev uhtün fe li külli vahıdim minhümes südüs fe in kanu eksera min zalike fe hüm şürakaü fis sülüsi mim ba'di vesıyyetiy yusa biha ev deynin ğayra mudarr vesıyyetem minellah vellahü alımün halım</p>

<p><b>13.</b>Tilke hududüllah ve mey yütııllahe ve rasulehu yudhılhü cennatin tecrı min tahtihel enharu halidıne fıhav ve zalikel fevzül azıym</p>

<p><b>14.</b>Ve mey ya'sıllahe ve rasulehu ve yeteadde hududehu yudhılhü naran haledn fıha ve lehu azabüm mühın</p>

<p><b>15.</b>Vellatı ye'tınel fahışete min nisaiküm festeşhidu aleyhinne erbeatem minküm fe in şehidu fe emsikuhünne fil büyuti hatta yeteveffahünnel mevtü ev yec'alellahü lehünne sebıla</p>

<p><b>16.</b>Vellezani ye'tiyaniha minküm fe azuhüma fe in taba ve asleha fe a'ridu anhüma innellahe kane tevvaber rahıyma</p>

<p><b>17.</b>İnnemet tevbetü alellahi lillezıne ya'melunes sue bi cehaletin sümme yetubune min karıbin fe ülaike yetubüllahü aleyhim ve kanellahü alımen hakıma</p>

<p><b>18.</b>Ve leysetit tevbetü lillezıne ya'melunes seyyiat hatta iza hadara ehadehümül mevtü kale innı tübtül ane ve lellezıne yemutune ve hüm küffar ülaike a'tedna lehüm azaben elıma</p>

<p><b>19.</b>Ya eyyühellezıne amenu la yehıllü leküm en terisün nisae kerha ve la ta'duluhünne li tezhebu bi ba'dı ma ateytümuhünne illa ey ye'tıne bi fahışetim mübeyyineh ve aşiruhünne bil ma'ruf fe in kerihtümuhünne fe asa en tekrahu şey7ev ve yec'alellahü fıhi hayran kesıra</p>

<p><b>20.</b>Ve in eradtümüstibdale zevcim mekane zevciv ve ateytüm ıhdalünne kıntaran fe la te'huzu minhü şey'a e te'huzunehu bühtanev ve ismem mübına</p>

<p><b>21.</b>Ve keyfe te'huzunehu ve kad efda ba7duküm ila ba'dıv ve ehazne minküm mısakan ğalıza</p>

<p><b>22.</b>Ve la tenkihu ma nekeha abaüküm minen nisai illa ma kad selefv innehu kane fahışetev ve makta ve sae sebıla</p>

<p><b>23.</b>Hurrimet aleyküm ümmehatüküm ve benatüküm ve ehavatüküm ve ammatüküm ve halatüküm ve benatül ehı ve benatül uhti ve ümmehatükümüllatı erda'neküm ve ehavatüküm miner radaati ve ümmehatü nisaiküm ve rabaibükümüllatı fı hucuriküm min nisaikümüllatı dehatüm bihınne fe il lem tekunu dehaltüm bihinne fe la cünaha aleyküm ve halailü ebnaikümül lezıne min aslabiküm ve ne tecmeu beynel uhteyni illa ma kad selef innellahe kane ğafurar rahıyma</p>

<p><b>24.</b>Vel muhsanatü minen nisai illa ma meleket eymanüküm kitabellahi aleyküm ve ühılle leküm ma verae zaliküm en tebteğu bi emvaliküm muhsıniyne ğayra müsafihıyn femestemta'tüm bihı minhünne fe atuhünne ücurahünne ferıdah ve la cünaha aleyküm fıma teradaytüm bihı mim ba'dil ferıdah innellahe kane alımen hakıma</p>

<p><b>25.</b>Ve mel lem yestetı' minküm tavlen ey yenkihal muhsanatil mü'minati fe mim ma meleket eymaüküm min feteyatikümül mü'minat vellahü a'lemü bi ımaniküm ba'duküm mim ba'd fenkihuhünne bi izni ehlihinne ve atuhünne ücurahünne bil ma'rufi muhsanatin ğayra müsafihativ ve la müttehızati ahdan fe iza uhsınne fe in eteyne bi fahışetin fe aleyhinne nısfü ma alel muhsanati minel azab zalike li men haşiyel anete minküm ve en tasbiru harul leküm vellahü ğafurur rahıym</p>

<p><b>26.</b>Yürıdüllahü li yübeyyine leküm ve yehdiyeküm sünenellezıne min kabliküm ve yetube aleyküm vellahü alımün hakım</p>

<p><b>27.</b>Vallahü yürıdü ey yetube aleyküm ve yürıdüllezıne yettebiuneş şehevati en temılu meylen azıyma</p>

<p><b>28.</b>Yürıdüllahü ey yuhaffife anküm ve hulikal insanü daıyfa</p>

<p><b>29.</b>Ya eyyühellezıne amenu la te'külu emvaleküm beyneküm bil batıli illa en tekune ticaraten an teradım minküm ve la taktülu enfüseküm innellahe kane biküm rahıyma</p>

<p><b>30.</b>Ve mey yef'al zalike udvanev ve zulmen fe sevfe nuslıhi nara ve kane zalike alellahi yesıra</p>

<p><b>31.</b>İn tectenibu kebaira ma tünhevne anhü nükeffir anküm seyyiatiküm ve nüdhılküm müdhalen kerıma</p>

<p><b>32.</b>Ve la tetemennev ma faddalelelahü bihı ba'daküm ala ba'd lir ricali nasıybüm mimmektesebu ve lin nisai nasıybüm mimmektesebn ves'elüllahe min fadlih innellahe kane bi külli şey'in alıma</p>

<p><b>33.</b>Ve li küllin cealna mevaliye mimma terakel validani vel akrabun vellezıne akadet eymanüküm fe atuhüm nasıybehüm innellahe kane ala külli şey'in şehıda</p>

<p><b>34.</b>Er ricalü kavvamune alen nisai bi ma faddalellahü ba'dahüm ala ba'dıv ve bi ma enfeku min emvalihim fes salihatü kanitatün hafizatül lil ğaybi bi ma hafızallah vellatı tehafune nüşüzehünne fe ızuhünne vehcüruhünne fil medaciı vadribuhünn fe in eta'neküm fe la tebğu aleyhinne sebıla innellahe kane aliyyen kebıra</p>

<p><b>35.</b>Ve in hıftüm şikaka beynihima feb'asu hakemem min ehlihı ve hakemem min ehliha iy yürıda ıslahay yüveffikıllahü beynehüma innellahe kane alımen habıra</p>

<p><b>36.</b>Va'büdüllahe ve la tüşriku bihı şey'ev ve bil valideyni ıhsanev ve bizil kurba vel yetama vel mesakıni vel cari zil kurba vel caril cünübi ves sahıbi vil cembi vebnis sebıli ve ma meleket eymanüküm innellahe la yühıbbü men kane muhtalen fehura</p>

<p><b>37.</b>Ellezıne yebhalune ve ye'mürunen nase bil buhli ve yektümune ma atahümüllahü min fadlih ve a'tedna lil kafirıne azabem mühına</p>

<p><b>38.</b>Vellezıne yünfikune emvalehüm riaen nasi ve la yü'minune billahi ve la bil yevmil ahır ve mey yeküniş şeytanü lehu karınen fe sae karına</p>

<p><b>39.</b>Ve maza aleyhim lev amenu billahi vel yevmil ahıri ve enfeku mimma razekahümüllah ve kanellahü bihim alıma</p>

<p><b>40.</b>İnnellahe la yazlimü miskale zerrah ve in tekü hasenetey yüdaıfha ve yü'ti mil ledünhü ecran azıyma</p>

<p><b>41.</b>Fe keyfe iza ci'na min külli ümmetim bi şehıdiv ve ci'nabike ala haülai şehıda</p>

<p><b>42.</b>Yevmeiziy yeveddüllezıne keferu ve asavür rasule lev tüsevva bihimül ard ve la yüktümunellahe hadısa</p>

<p><b>43.</b>Ya eyyühellezıne amenu la takrabus salate ve entüm sükara hatta ta'lemu ma tekulune ve la cünüben illa abirı sebılin hatta tağtesiluv ve in küntüm merda ev ala seferin ev cae ehadüm minküm minel ğaitı ev lamestümün nisae fe lem tecidu maen fe teyemmemu saıyden tayyiben femsehu bi vücuhiküm ve eydıküm innellahe kane afüvven ğafura</p>

<p><b>44.</b>E lem tera ilellezıne utu nasıybem minel kitabi yeşteruned dalalete ve yürıdune en tedıllüs sebıl</p>

<p><b>45.</b>Vallahü a7lemü bi a'daiküm ve kefa billahi veliyyev ve kefa billahi nasıyra</p>

<p><b>46.</b>Minellezıne hadu yüharrifunel kelime am mevadııhı ve yekulune semı'na ve asayna vesma' ğayra müsmeıv ve raına leyyem bi elinetihim ve ta'nen fid dın ve lev ennehüm kalu semı'na ve eta'na vesma' venzurna leane hayral lehüm ve akveme ve lakil leanehümüllahü bi küfrihim fe la yü'minune illa kalıla</p>

<p><b>47.</b>Ya eyyühellezıne utül kitabe aminu bi ma nezzelna müsaddikal li ma meaküm min kabli en natmise vücuhen fe neruddeha ala edbariha ev nel'anehüm ke ma leanna ashabes sebt ve kane emrullahi mef'ula</p>

<p><b>48.</b>İnnellahe la yağfiru eyyüşrake bihı ve yağfiru ma dune zalike li mey yeşa' ve mey yüşrik billahi fe kadiftera ismen azıyma</p>

<p><b>49.</b>E lem tera ilellezıne yüzekkune enfüsehüm belillahü yüzekkı mey yeşaü ve la yüzlemune fetıla</p>

<p><b>50.</b>Ünzur keyfe yefterune alellahül kezib ve kefa bihı ismem mübına</p>

<p><b>51.</b>E lem tera ilellezıne utu nasıybem minel kitabi yü'minune bil cibti vet tağuti ve yekulune lillizıne keferu haülai ehda minellezıne amenu sebıla</p>

<p><b>52.</b>Ülaikellezıne leanehümüllah ve mey yel'anillahü fe len tecide lehu nesıyra</p>

<p><b>53.</b>Em lehüm nesıybüm minel mülki fe izel la yü'tunen nase nekıyra</p>

<p><b>54.</b>Em yahsüdunen nase ala ma atahümüllahü min fadlih fe kad ateyna ale ibrahımel kitabe vel hıkmete ve ateynahüm mülken azıyma</p>

<p><b>55.</b>Fe minhüm men amene bihı ve minhüm men saddeanh ve kefa bi cehenneme seıyra</p>

<p><b>56.</b>İnnellezıne keferu bi ayatina sevfe nuslıhim nara küllema nedıcet cüludühüm beddelnahüm cüluden ğayraha li yezukul azab innellahe kane azızen hakıma</p>

<p><b>57.</b>Vellezine amenu ve amilus salihati senüdhılühüm cennatin tecri min tahtihel enharu halidıne fıha ebeda lehüm fıha ezvacüm mütühheratüv ve nüdhılühüm zıllen zalıla</p>

<p><b>58.</b>İnnellahe ye'müruküm en tüeddül emanati ila ehliha ve iza hakemtüm beynen nasi en tahkümü bil adlv innellahe niımma yeızuküm bih innellahe kane semıam basıyra</p>

<p><b>59.</b>Ya eyyühellezıne amenu etıy'ullahe ve etıy'ur rasule ve ülil emri minküm fe in tenaze'tüm fı şey'in fe rudduhü ilellahi ves rasuli in küntüm tü'minune billahi vel yevmil ahırv zalike hayruv ve ahsenü te'vıla</p>

<p><b>60.</b>Elem tera ilellezıne yez'umune ennehüm amenu bi ma ünzile ileyke ve ma ünzile min kablike yürıdune ey yetehakemu ilet tağuti ve kad ümiru ey yekfüru bih ve yürıdüş şeytanü ey yüdıllehüm dalalem beıyda</p>

<p><b>61.</b>Ve iza kıyle lehüm tealev ila ma enzelellahü ve iler rasuli raeytel münafikıyne yesuddune anke sududa</p>

<p><b>62.</b>Fe keyfe iza esabethüm müsıybetüm bi ma kaddemet eydıhim sümme cauke yahlifune billahi in eradna illa ıhsanev ve etvfıka</p>

<p><b>63.</b>Ülaikellezıne ya'lemüllahü ma fı kulubihim fe a'rıd anhüm veızhüm ve kul lehüm fı enfüsihim kavlem belığa</p>

<p><b>64.</b>Ve ma erselna mir rasulin illa li yütaa bi iznillah ve lev ennehüm iz zalemu enfüsehüm cauke festağferullahe vestağfera lehümür rasulü le vecedüllahe tevvaber rahıyma</p>

<p><b>65.</b>Fe la ve rabbike la yü'minune hatta yühakkimuke fıma şecera beynehüm sümme la yecidu fı enfüsihim haracem mimma kadayte ve yüsellimu teslıma</p>

<p><b>66.</b>Ve lev enna ketebna aleyhim enıktülu enfüseküm evıhrucu min diyariküm ma fealuhü illa kalılüm minhümv ve lev ennehüm fealu ma yuazune bihı lekane hayran lehüm ve eşedde tesbita</p>

<p><b>67.</b>Ve izel le ateynahüm mil ledünna ecran azıyma</p>

<p><b>68.</b>Ve le hedeynahüm sıratam müstekıyma</p>

<p><b>69.</b>Ve mey yütıılahe ver rasule fe ülaike meallezıne en'amellahü alehim minen nebiyyıne ves sıddıkıyne veş şühedai ves salihıyn ve hasüne ülaike rafıka</p>

<p><b>70.</b>Zalikel fadlü minellah ve kefa billahi alıma</p>

<p><b>71.</b>Ya eyyühellezıne amenu huzu hızraküm fenfiru sübatin evinfiru cemıa</p>

<p><b>72.</b>Ve inne minküm le mel leyübettıenn fe in esabetküm müsıybetün kale kad en'amellahü aleyye iz lem eküm meahüm şehıda</p>

<p><b>73.</b>Ve lein esabeküm fadlüm minellahi le yekulenne ke el lem teküm beyneküm ve beynehu meveddetüy ya leytenı küntü meahüm fe efuze fevzen azıyma</p>

<p><b>74.</b>Fel yükatil fı sebılillahillezıne yeşrunel hayated dünya bil ahırah ve mey yükatil fı sebılillahi fe yuktel ev yağlib fe sevfe nü'tıhi ecran azıyma</p>

<p><b>75.</b>Ve ma leküm la tükatilune fı sebılillahi vel müstad'afıne miner ricali ven nisai vel vildanillezıne yekulune rabbena ahricna min hazihil rayetiz zalimi ehlüha vec'al lena mil ledünke veliyya vec'al lena mil ledünke nesıyra</p>

<p><b>76.</b>Ellezıne amenu yükatilune fı sebılillah vellezıne keferu yükatilune fı sebılit tağuti fe katilu evliyaeş şeytan inne keydeş şeytani kane daıyfa</p>

<p><b>77.</b>E lem tera ilellezıne kıyle lehüm küffu eydiyeküm ve ekıymüs salet ve atüz zekah fe lemma kütibe aleyhimül kıtalü iza ferıkum minhüm yahşevnen nase ke haşyetillahi ev eşedde haşyeh ve kalu rabbena lime ketebte aleynel kıtal lev la ehhartena ila ecelin karıb kul metaud dünya kalıl vel ahıratü hayrul li menitteka ve la tuzlemune fetıla</p>

<p><b>78.</b>Eyne ma tekunu yüdrikümül mevtü ve lev küntüm fı burucim müşeyyedeh ve in tüsıbhüm hasenetüy yekulu hazihı min ındillah ve in tüsıbhüm seyyetüy yekulu hazihı min ındik kul küllüm min ındillah fe mali haülail kavmi la yekadune yefkahune hadısa</p>

<p><b>79.</b>Ma esabeke min hasenetin fe minellah ve ma esabeke min seyyietin fe min nefsik ve erselnake lin nasi rasula ve kefa billahi şehıda</p>

<p><b>80.</b>Mey yütıır rasule fe kad etaallah ve men tevella fe ma erselnake aleyhim hafıyza</p>

<p><b>81.</b>Ve yekulune taatün fe iza berazu min ındike beyyete taifetüm minhüm ğayrallezı tekul vallahü yektübü ma yübeyyitun fe a'rıd anhüm ve tevekkel alellah ve kefa billahi vekıla</p>

<p><b>82.</b>E fe la yetedebberunel kur'an ve lev kane min ındi ğayrullahi le vcedu fıhıhtilafen kesıra</p>

<p><b>83.</b>Ve iza caehüm emrum minel emni evil havfi ezau bih ve lev radduhü iler rasuli ve ila ülil emri minhüm lealimehüllezıne yesmebitunehu minhüm ve lev la fadlüllahi aleyküm ve rahmetühu letteba'tümüş şeytane illa kalıla</p>

<p><b>84.</b>Fe katil fı sebılillah la tükellefü illa nefseke ve harridıl mü'minınv asellahü ey yeküffe be'sellezıne keferu vallahü eşddü be'sev ve eşeddü tenkıla</p>

<p><b>85.</b>Mey yeşfa'şefaaten hasenetey yekül lehu nesiybüm minha ve mey yeşfa'şefaaten seyyietey yekül lehu kiflüm minha ve kanellahü ala külli şey'im mükıyta</p>

<p><b>86.</b>Ve iza huyyıtüm bi tehıyyetin fe hayyu bi ahsene minha ev rudduha innellahe kane ala külli şey'in hasıba</p>

<p><b>87.</b>Allahü la ilahe illa hu le yecmeanneküm ila yevmil kıyameti la raybe fıh ve men asdeku minellahi hadısa</p>

<p><b>88.</b>Fe ma leküm fil münafikıyne fieteyni vallahü erkesehüm bi ma kesebu e türıdune en tehdu men edallellah ve mey yudlilillahü fe len tecide lehu sebıla</p>

<p><b>89.</b>Veddu lev tekfürune kema keferu fe tekunune sevaen fe la tettehızu minhüm evliyae hatta yühaciru fı sebılillah fe in tevellev fe huzuhüm vaktüluhüm haysü vecedtümuhüm ve la tettehızu minhüm veliyyev ve la nesıyra</p>

<p><b>90.</b>İlillezıne yesılune ila kavmim beyneküm ve beynehüm mısakun ev cauküm hasırat suduruhüm ey yükatiluküm ev yükatilu kavmehüm ve lev şaellahü le selletahüm aleyküm fe le kateluküm fe inı'tezeluküm fe lem yükatiluküm ve elkav ileykümüs selem fe ma cealelahü leküm aleyhim sebıla</p>

<p><b>91</b>.Setecidune aharıne yürıdune ey ye'menuküm ev ye'menu kavmehüm küllema ruddu ilel fitneti ürkisu fıha fe il lem ya'teziluküm ve yulku ileykümüs selem ve yeküffu eydiyehüm fe huzuhüm vaktüluhüm haysü sekftümuhüm ve ülaiküm cealna leküm aleyhim sültanem mübına</p>

<p><b>92.</b>Ve ma kane li mü'minin ey yaktüle mü'minen illa hataa ve men katele mü'mine hataen fe tahrıru rakabetim mü'minetiv ve diyetüm müsellemetün ila ehlihı illa ey yessaddeku fe in kane min kavmin adüvvil leküm ve hüve mü'minün fe tahrıru rakabetim mü'mineh ve in kane mni kavmim beyneküm ve beynehüm mısakun fediyetüm müsellemetün ila ehlihı ve tahrıru rakabetim mü'mineh fe mel lem yecid fe sıyamü şehrayni mütetabiayni tevbetem minellah ve kanellahü alımen hakıma</p>

<p><b>93.</b>Ve mey yaktül mü'minem müteammiden fe cezaühu cehnnemü haliden fıha ve ğadıbellahü aleyhi ve leanehu ve eadde lehu azaben azıyma</p>

<p><b>94.</b>Ya eyyühellezıne amenu iza darabtüm fı sebılillahi fe tebeyyenu ve la tekulu li men elka ileykümüs selame leste mü'mina tebteğune aradal hayatid dünya fe ındellahi meğanimü kesırah kezalike küntüm min kablü fe mennellahü aleyküm fe tebeyyenu innellahe kane bi ma ta'melune habıra</p>

<p><b>95.</b>La yestevil kaıdune minel mü'minıne ğayru ülid darari vel mücahidune fı sebılillahi bi emvalihim ve enfüsihim feddalellahül mücahidıne bi emvalihim ve enfüsihim alel kaıdıne deraceh ve küllev veadellahül husna ve feddalellahül mücahidıne alel kaıdıne ecran azıyma</p>

<p><b>96.</b>Deracatim minhü ve mağfiratev ve rahmehv ve kanellahü ğafurar rahıyma</p>

<p><b>97.</b>İnnellezıne teveffahümül melaiketü zalimı enfüsihim kalu fıme küntüm kalu künna müstad'afıne fil ard kalu e lem tekün erdullahi vasiaten fe tühaciru fıha fe ülaike me'vahüm cehennem ve saet mesıyra</p>

<p><b>98.</b>İllel müstad'afıne miner ricali ven nisai vel vildani la yestetıy'une hıyletev ve la yehtedune sebıla</p>

<p><b>99.</b>Fe ülaike asellahü ey ya'füve anhüm ve kanellahü afüvven ğafura</p>

<p><b>100.</b>Ve mey yühacir fı sebılillahi yecid fil erdı mürağamen kesırav veseah ve mey yahruc mim beytihı mühaciran ilellahi ve rasulihı sümme yüdrikhül mevtü fe ad vekaa ercuhu alellah ve kanellahü ğafurar rahıyma</p>

<p><b>101.</b>Ve iza darabtüm fil erdı fe leyse aleyküm cünahun en taksuru mines salah in hıftüm ey yeftinekümüllezıne keferu innel kafirune kanu leküm adüvvem mübına</p>

<p><b>102.</b>Ve iza künte fıhim fe ekamte lehümüs salate feltekum taifetüm minhüm meake vel ye'huzu eslihatehümv fe iza secedu felyekunu miv veraikümv velte'ti taifetün uhra lem yüsallu fel yüsallu meake vel ye'huzu hızrahüm ve eslihatehüm veddellezıne keferu lev tağfülune an eslihatiküm ve emtiatiküm fe yemılune aleyküm meyletev vahıdehv ve la cünüha aleyküm in kane bi küm ezem mim metarin ev küntüm merda en tedau eslihateküm ve huzu hızrakümv innellahe eadde lil kafirıne azabem mühına</p>

<p><b>103.</b>Fe iza kadaytümüs salate fezkürullahe kıyamev ve kuudev ve ala cünubiküm fe izatme'nentüm fe ekıymüs salah innes salate kanet alel mü'minıne kitabem mevkuta</p>

<p><b>104.</b>Ve la tahinu fibtiğail kavm in tekunu te'lemune fe innehüm ye'lemune kema te'lemune ve tercune minellahi mala yercun ve kanellahi alımen hakıma</p>

<p><b>105.</b>İnna enzelna ileykel kitabe bil hakkı li tahküme beynen nasi bima erakellah ve la tekül lil hainıne hasıyma</p>

<p><b>106.</b>Vestağfirillah innellahe kane ğafurar rahıyma</p>

<p><b>107.</b>Ve la tücadil anillezıne yahtanune enfüsehümv innellahe la yühıbbü men kane havvanen esıma</p>

<p><b>108.</b>Yestahfune minen nasi ve la yestahfune minellahi ve hüve meahüm iz yübeyyitune ma la yerda minel kavl ve kanellahü bi ma ya'melune mühıyta</p>

<p><b>109.</b>Ha entüm haülai cadeltüm anhüm fil hayatid dünya fe mey yücadilüllahe anhüm yevmel kıyameti em mey yekunü aleyhim vekıla</p>

<p><b>110.</b>Ve mey ya'mel suen ev yazlim nefsehu sümme yestağfirillahe yecidillahe ğafurar rahıyma</p>

<p><b>111.</b>Ve mey yeksib ismen fe innema yeksibühu ala nefsih ve kanellahü alımen hakıma</p>

<p><b>112.</b>Ve mey yeksib hatıy'eten ev ismen sümme yermi bihı berıen fe kadıhtemele bühtanev ve ismem mübına</p>

<p><b>113.</b>Ve lev la fadlüllahi aleyke ve rahmetühu lehemmet taifetüm minhüm ey yüdılluk ve ma yüdıllune illa enfüsehüm ve ma yedurruneke min şey' ve enzellellahü aleykel kitabe vel hıkmete ve allemeke ma lem tekün ta'lemv ve kane fadlüllahi aleyke azıyma</p>

<p><b>114.</b>La hayra fı kesırim min necvahüm illa men emera bi sadekatin ev ma'rufin ev ıslahım beynen nas ve mey yef'al zalikebtiğae merdatillahi fe sevfe nü'tıhi ecran azıyma</p>

<p><b>115.</b>Ve mey yüşakıkır rasule mim ba'di ma tebeyyene lehül hüda ve yettebı' ğayra sebılil mü'minıne nüvellihı ma tevella ve nuslihı cehennem ve saet mesıyra</p>

<p><b>116.</b>İnnellahe la yağfiru ey yüşrake bihı ve yağfiru ma dune zalike li mey yeşa' ve mey yuşrik billahi fe kad dalle dalalem beıyda</p>

<p><b>117.</b>İy yed'une min dunihı illa inasa ve iy yad'une illa şeytanem merıda</p>

<p><b>118.</b>leanehüllah ve kale le ettehızenne min ıbadike nasıybem mefruda</p>

<p><b>119.</b>Ve le üdıllennehüm ve le ümenniyennehüm ve le amürrannehüm fe le yübettikünne azanel en'ami ve le amürannehüm fe le yüğayyirunne halkallah ve mey yettehıziş şeytane veliyyem min dunillahi fe kad hasira husranem mübına</p>

<p><b>120.</b>Yeıdühüm ve yümennıhim ve ma yeıdühümüş şeytanü illa ğurura</p>

<p><b>121.</b>Ülaike me'vahüm cehennemü ve la yecidune</p>

<p><b>122.</b>Vellezıne amenu ve amilus salihati senüdhılühüm cennatin tecrı min tahtihel enharu halidıne fıha ebeda va'dellahi hakka ve men asdeku minellahi kıyla</p>

<p><b>123.</b>Leyse bi emaniyyiküm ve la emaniyyi ehlil kitab mey ya'mel suey yücze bihı ve la yecid lehu min dunillahi veliyyev ve la nesıyra</p>

<p><b>124.</b>Ve mey ya'mel mines salihati min zekerin ev ünsa ve hüve mü'minün fe ülaike yedhulunel cennete ve la yuzlemune nekıyra</p>

<p><b>125.</b>Ve men ahsenü dınem mimmen esleme vechehu lillahi ve hüve muhsinüv vettebea millete ibrahıme hanıfa vetetehazellahü ibrahıme halila</p>

<p><b>126.</b>Ve lillahi ma fis semavati ve ma fil ard ve kanellahü bi külli şey'im mühıyta</p>

<p><b>127.</b>Ve yesteftuneke fin nisa' kulillahü yüftıküm fıhinne ve ma yütla aleyküm fil kitabi fı yetamen nisaillatı la tü'tunehünne ma kütibe lehünne ve terğabune en tenkihuhünne vel müstad'afıne minel vildani ve en tekumu lil yetama bil kıst ve ma tef'alu min hayrin fe inellahe kane bihı alıma</p>

<p><b>128.</b>Ve inimraetün hafet mim ba'liha nüşuzen ev ı'radan fe la cünaha aleyhima ey yusliha beynehüma sulha ves sulhu hayr ve uhdıratil enfüsüş şuhh ve in tuhsinu ve tetteku fe innellahe kane bi ma ta'melune habıra</p>

<p><b>129.</b>Ve len testetıy'u en ta'dilu beynen nisai ve lev harastüm fe la temılu küllel meyli fe tezeruha kel müalekah ve in tuslihu ve tetteku fe innellahe kane ğafurar rahıyma</p>

<p><b>130.</b>Ve iy yeteferraka yuğnillahü küllem min seatih ve kanellahü vasian hakıma</p>

<p><b>131.</b>Ve lillahi ma fis semavati ve ma fil ard ve le kad vessaynellezıne utül kitabe min kabliküm ve iyyaküm enittekullah ve in tekfüru fe inne lillahi ma fis semavati ve ma fil ard ve kanellahü ğaniyyen hamıda</p>

<p><b>132.</b>Ve lillahi ma fis semavati ve ma fil ard ve kefa billahi vekıla</p>

<p><b>133.</b>İy yeşe' yüzhibküm eyyühen nasü ve ye7ti bi aharın ve kanellahü ala zalike kadıra</p>

<p><b>134.</b>Men kane yürıdü sevabed dünya fe ınellahi sevabüd dünya vel ahırah ve kanellahü semıam besıyra</p>

<p><b>135.</b>Ya eyyühellezıne amenu kunu kavvamıne bil kıstı şühedae lillahi ve lev ala enfüsiküm evil valideyni vel akrabın iy yekün ğaniyyen ev fekıyran fellahü evla bihima fe la tettebiul heva en ta'dilu ve in telvu ev tu'ridu fe innellahe kane bi ma ta'melune habıra</p>

<p><b>136.</b>Ya eyyühellezıne amenu aminu billahi ve rasulihı vel kitabillezı nezzele ala rasulihı vel kitabillezı enzele min kabl ve me yekfür billahi ve melaiketihı ve kütübihı ve rusülihı vel yevmil ahıri fe kad dalle dalalem beıyda</p>

<p><b>137.</b>İnnellezıne amenu sümme keferu sümme amenu sümme keferu sümmezdadu küfral lem yekünillahü li yağfira lehüm ve la li yehdiyehüm sebıla</p>

<p><b>138.</b>Beşşiril münafikıyne bi enne lehüm azaben elıma</p>

<p><b>139.</b>Ellezıne yettehızunel kafirıne evliyae min dunil mü'minın e yebteğune ındehümül ızzete fe innel ızzete lillahi cemıa</p>

<p><b>140.</b>Ve kad nezzele aleyküm fil kitabi en iza semı'tüm ayatillahi yükferu biha ve yüstehzeü biha fe la tak'udu meahüm hatta yehudu fı hadısin ğayrihı inneküm izem müslühüm innellahe camiul münafikıyne vel kafirıne fı cehenneme cemıa</p>

<p><b>141.</b>Ellezıne yeterabbesune biküm fe in kane leküm fethum minellahi kalu e lem neküm meaküm ve in kane lil kafirıne nasıybün kalu elem nestahviz aleyküm ve nemna'küm minel mü'minın fellahü yahkümü beyneküm yevmel kıyameh ve ley yec'alellahü lil kafirıne alel mü'minıne sebıla</p>

<p><b>142.</b>İnnel münafikıyne yühadiunellahe ve hüve hadıuhüm ve iza kamu iles salati kamu küsala yüraunen nase ve la yezkürunellahe illa kalıla</p>

<p><b>143.</b>Müzebzebıne beyne zalike la ila haülai ve la ila haüla' ve mey yudlilillahü fe len tecide lehu sebıla</p>

<p><b>144.</b>Ya eyyühellezıne amenu la tettehızül kafirıne evliyae min dunil mü'minın e türıdune en tec'alu lillahi aleyküm sültanem mübına</p>

<p><b>145.</b>İnnel münafikıyne fid derkil esfeli minen nar ve len tecide lehüm nesıyra</p>

<p><b>146.</b>İllellezıne tabu ve aslehu va'tesamu billahi va ahlesu dınehüm lillahi fe ülaike meal mü'minın ve sevfe yü'tillahül mü'minıne ecran azıyma</p>

<p><b>147.</b>Ma yef'alüllahü bi azabiküm in şekartüm ve amentüm ve kanellahü şakian alıma</p>

<p><b>148.</b>La yühıbbüllahül cehra bis sui minel kavli illa men zulim v kanellahü semıan alıma</p>

<p><b>149.</b>İn tübdu hayran ev tuhfuhü ev ta'fü an suin fe innellahe kane afüvven kadıra</p>

<p><b>150.</b>İnnellezıne yekfürune billah ive rusülihı ve yürıdune ey yüferriku beynellahi ve rusülihı ve yekulune nü'minü bi ba'dıv ve nekfürü bi ba'dıv ve yürıdune ey yettehızu beyne zalike sebıla</p>

<p><b>151.</b>Ülaike hümül kafirune hakka ve a'tedna lil kafirıne azabem mühiyna</p>

<p><b>152.</b>Vellezıne amenu billahi ve rusülihı ve lem yüferriku beyne ehadim minhüm ülaike sevfe yü'tıhim ücurahüm ve kanellahü ğafurar rahıyam</p>

<p><b>153.</b>Yes'elüke ehlül ehlül kitabi en tünezzile aleyhim kitabem mines semai fe kad seelü musa ekbera min zalike fe kalu erinellah cehratem fe ehazethümüs saıkatü bi sulmihim sümmettehazül ıcle mim ba'di ma caethümül beyyinatü fe afevna an zalik ve ateyna musa sültanem mübına</p>

<p><b>154.</b>Ve rafa'na fevkahümüt tura bi mısakıhim ve kulna lehümüdhulül babe sücedev ve kulna lehüm la ta'du fis sebti ve ehazna minhüm mısakan ğalıza</p>

<p><b>155.</b>Fe bima nakdıhim mısakahüm ve küfrihim bi ayatillahi ve katlihimül embiyae bi ğayri hakkıv ve kavlihim kulubüna ğulf bel tabeallahü aleyha bi küfrihim fe la yü'minune illa kalıla</p>

<p><b>156.</b>Ve bi küfrihim ve kavlihim ala meryeme bühtanen azıyam</p>

<p>.<b>157.</b>Ve kavlihim inna katelnel mesıha ıysebne meryeme raulellah ve ma kateluhü ve ma salebuhü ve lakin şübbihe lehüm ve innellezınahtelefu fıhi le fı şekkim minh ma lehüm bihı min ılmin illettibaaz zann ve ma kateluhü yekıyna</p>

<p><b>158.</b>Ber rafeahüllahü ileyh ve kanellahü azızen hakıma</p>

<p><b>159.</b>Ve im min ehlil kitabi illa le yü'minenne bihı kable mevtih ve yevmel kıyameti yekunü aleyhim şehıda</p>

<p><b>160.</b>Fe bi zulmim minellezıne hadu harramna aleyhim tayyibatin ühıllet lehüm ve bi saddihim an sebılillahi kesıra</p>

<p><b>161.</b>Ve ahzihimür riba ve kad nühu anhü ve eklihim emvalen nasi bil ba'tıl ve a'tedna lil kafirıne minhüm azaben elıma</p>

<p><b>162.</b>Lakinir rasihune fil ılmi minhüm vel mü'minune yü'minune bi ma ünzile ileyke ve ma ünzile min kabileke vel mükıymınes salate vel mü'tunez zekate vel mü'minune billahi vel yevmil ahır ülaike se nü'tıhim ecran azıyma</p>

<p><b>163.</b>İnna evhayna ileyke kema evhayna ila nuhıv ven nebiyyıne mim ba'dih ve evhayna ila ibrahıme ve ismaıyle ve ishaka ve ya'kube vel esbatı ve ıysa ve eyyube ve yunüse ve harune ve süleyman ve ateyna davude zebura</p>

<p><b>164.</b>Ve rusülen kad kasasnahüm aleyke min kablü ve rusülel lem naksushüm aleyk ve kellemellahü musa teklıma</p>

<p><b>165.</b>Rusülem mübeşşirıne ve münzirıne li ella yekune lin nasi alellahi huccetüm ba'der rusül ve kanellahü azızen hakıma</p>

<p><b>166.</b>Lakinillahü yeşhedü bi ma enzele ileyke enzelehu bi ılmih vel melaiketü yeşhedun ve kefa billahi şehıda</p>

<p><b>167.</b>İnnellezıne keferu ve saddu an sebılillahi kad dallu dalalem beıyda</p>

<p>168.İnnellezıne keferu ve zalemu lem yekünillahü li yağfira lehüm ve la li yehdiyehüm tarıka</p>

<p><b>169.</b>İlla tarika cehenneme halidıne fıha ebeda ve kane zalike alellahi yesıra</p>

<p><b>170.</b>Ya eyyühen nasü kad caekümür rasulü bil hakkı mir rabbiküm fe aminu hayral leküm ve in tekfüru fe inne lillahi ma fis semavati vel ard ve kanellahü alımen hakıma</p>

<p><b>171.</b>Ya ehlel kitabi la tağlu fı dıniküm ve la tekulu alellahi illel hakk innemel mesıhu ıysebnü meryeme rasulüllahi ve kelimetüh elkaha ila meryeme ve ruhum minhü fe aminu billahi ve rusülih ve la tekulu selaseh intehu hayral leküm innemellahü ilahüv vahıd sübhanehu ey yekune lehu veled lehu ma fis semavati ve ma fil ard ve kefa billahi vekıla</p>

<p><b>172.</b>Ley yestenkifel mesıhu ey yekune abdel lillahi ve lel melaiketül mükarrabun ve mey yestenkif an ıbadetihı ve yestekbir fe seyahşüruhüm ileyhi cemıa</p>

<p><b>173.</b>Fe emmellezıne amenu ve amilus salihati fe yüveffıhim ücurahüm ve yezıdühüm min fadlih ve emmellezınestenkefu vestekberu fe yüazzibühüm azaben elımev ve la yecidune lehüm min dunillahi veliyyev ve la nesıyra</p>

<p><b>174.</b>Ya eyyühen nasü kad caeküm bürhanüm mir rabbiküm ve enzelna ileyküm nuram mübına</p>

<p><b>175.</b>Fe emmellezıne amenu billahi va'tesamu bihı fe seyüdhılühüm fı rahmetim minhü ve fadliv ve yehdıhim ileyhi sıratam müstekıyma</p>

<p><b>176.</b>Yesteftunek kulillahü yüftiküm fil kelaleh inimruün heleke leyse lehu veledüv ve lehu uhtün fe leha nısfü ma terak ve hüve yerisüha il lem yekül leha veled fe in kanetesneteyni fe lehümes sülüsani mimma terak ve in kanu ıhveter ricalev ve nisaen fe lizzekeri mislü hazzıl ünseyeyen yübeyyinüllahü leküm en tedıllu vallahü bi külli şey'in alım.</p>

<h2><b>Nisa Suresi Anlamı ve Türkçe Meali</b></h2>

<p><strong>1 -&nbsp;</strong>Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan eşini yaratıp ikisinden bir çok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinizden korkun; kendi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'dan ve akrabalık (bağlarını kırmak)tan sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözeticidir.</p>

<p><strong>2 -&nbsp;</strong>Öksüzlere mallarını verin ve kötüsünü (onlara vererek) iyisiyle değiştirmeyin. Onların mallarını, kendi mallarınıza karıştırıp yemeyin. Zira bu, büyük bir günahtır.</p>

<p><strong>3 -&nbsp;</strong>Eğer öksüz kızlarla evlendiğinizde onlara karşı adaletli davranamamaktan korkarsanız, hoşunuza giden diğer kadınlardan iki, üç ve dörde kadar evlenebilirsiniz. Eğer adaleti gözetmemekten korkarsanız, o zaman bir tane ile veya elinizin altındakiyle (sahip olduğunuz câriye ile) yetinin. Doğruluktan ayrılmamak için bu daha elverişlidir.</p>

<p><strong>4 -&nbsp;</strong>Kadınlara mehirlerini gönül hoşluğuyla verin. Eğer onlar gönül rızasıyla size bir şey bağışlarlarsa onu afiyetle yiyin.</p>

<p><strong>5 -&nbsp;</strong>Allah'ın, sizi başına diktiği mallarınızı aklı ermezlere vermeyin; o mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.</p>

<p><strong>6 -&nbsp;</strong>Evlenme çağına gelinceye kadar yetimleri gözetip deneyin. Onların akılca olgunlaştıklarını görürseniz, mallarını kendilerine teslim edin. "Büyüyecekler de mallarına sahip olacaklar" endişesiyle onları israf ederek, tez elden yemeyin. Zengin olan, onların malını yemekten çekinsin. Fakir olan ise, meşrû sûrette yesin. Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman, bunu şahitler karşısında yapın. Hesap görücü olarak Allah yeter.</p>

<p><strong>7 -&nbsp;</strong>Ana, baba ve akrabaların miras olarak bıraktıklarında erkeklerin hissesi vardır. Kadınların da ana, baba ve akrabaların bıraktıklarında hisseleri vardır. Bunlar, az olsun çok olsun, farz kılınmış bir hissedir.</p>

<p><strong>8 -&nbsp;</strong>Paylaşma sırasında akrabalar, öksüzler, yoksullar hazır bulunurlarsa, onlara da bir şey verin ve onlara güzelce sözler söyleyerek gönüllerini alın.</p>

<p><strong>9 -&nbsp;</strong>Kendileri, geriye zayıf çocuklar bıraktıkları takdirde, onların geleceğinden endişe duyacak olanlar, (yetimler hakkında da aynı) endişeyi duysunlar, Allah'dan sakınsınlar ve doğru söz söylesinler.</p>

<p><strong>10 -&nbsp;</strong>Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, muhakkak ki karınlarını ateşle doldurmuş olurlar ve cehennemi boylarlar.</p>

<p><strong>11 -&nbsp;</strong>Allah size evlatlarınızın miras taksimini şöyle emrediyor: Çocuklarınızda, erkeğe iki kadın payı kadar, eğer hepsi kadın olmak üzere ikiden de fazla iseler, bunlara mirasın üçte ikisi ve eğer bir tek kadın ise o zaman ona malın yarısı vardır. Eğer ölen, ana ve baba ile birlikte çocuklar da bırakmışsa ana babanın her birine ölenin terekesinden altıda bir; şâyet ölenin çocuğu yok da, mirasçı olarak ana ve babası kalmışsa, ananın payı üçte birdir. Eğer ölenin kardeşleri varsa terekenin altıda biri ananındır. Bu paylar, ölenin borçları ödenip, vasiyeti de yerine getirildikten sonra hak sahiplerine verilir. Baba ve çocuklardan, hangisinin size fayda bakımından daha yakın olduğunu, siz bilmezsiniz. Bütün bunlar Allah tarafından farz kılınmıştır. Şüphesiz Allah alîmdir, hakîmdir.</p>

<p><strong>12 -&nbsp;</strong>Eğer hanımlarınızın çocukları yoksa, bıraktıkları mirasın yarısı sizindir. Şâyet bir çocukları varsa o zaman mirasın dörtte biri sizindir. Bu paylar, ölenin vasiyeti yerine getirildikten ve varsa, borcu ödendikten sonra verilir. Eğer siz çocuk bırakmadan ölürseniz, geriye bıraktığınız mirasın dörtte biri hanımlarınızındır. Şâyet çocuklarınız varsa o zaman bıraktığınız mirasın sekizde biri hanımlarınızındır. Bu paylar, yaptığınız vasiyetler yerine getirilip ve varsa borcunuz ödendikten sonra verilir. Eğer ölen bir erkek veya kadının çocuğu ve babası bulunmadığı halde kelâle olarak (yan koldan) mirasına konuluyor ve kendisinin bir erkek veya kızkardeşi bulunuyorsa, bunlardan herbirinin miras payı terekenin altıda biridir. Eğer mevcut olan kardeşler bundan daha çok iseler, bu takdirde kardeşler mirasın üçte birini zarara uğratılmaksızın aralarında eşit olarak taksim ederler. Bu paylar ölenin vasiyeti yerine getirilip ve varsa borcu ödendikten sonra verilir. Bunlar, Allah tarafından bir emirdir. Allah her şeyi bilen ve yarattıklarına çok yumuşak davranandır.</p>

<p><strong>13 -</strong>&nbsp;İşte bütün bu hükümler, Allah'ın koyduğu hükümler ve çizdiği sınırlardır. Kim Allah'a ve Peygamberine itâat ederse Allah onu altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. Onlar, orada ebedî olarak kalacaklardır. İşte büyük kurtuluş budur.</p>

<p><strong>14 -&nbsp;</strong>Kim de Allah'a ve Peygamberine isyan eder ve Allah'ın koyduğu sınırları aşarsa Allah onu da ebedî kalacağı cehennem ateşine koyar. Onun için alçaltıcı bir azab vardır.</p>

<p><strong>15 -&nbsp;</strong>Kadınlarınızdan zina edenlere karşı, içinizden dört şahit getirin. Eğer onlar, şahitlik yaparlarsa, bu kadınları, ölüm alıp götürünceye kadar veya Allah onlara bir çıkış yolu açıncaya kadar evlerde hapsedin.</p>

<p><strong>16 -&nbsp;</strong>Sizlerden zina edenlerin her ikisine de eziyet edin. Eğer onlar tevbe edip kendilerini ıslah ederlerse onlardan vazgeçin. Çünkü Allah tevbeleri kabul eden ve çok merhamet edendir.</p>

<p><strong>17 -&nbsp;</strong>Ancak Allah'ın kabul etmesini vaad buyurduğu tevbe, o kimseler içindir ki, bilmeyerek günah işleyip hemen tevbe edenlerin tevbesidir. İşte Allah bunların tevbelerini kabul eder. Allah alîmdir hakîmdir. (Her şeyi bilendir, hikmet sahibidir).</p>

<p><strong>18 -</strong>&nbsp;Yoksa günah işleyip de kendisine ölüm gelince: "İşte ben şimdi tevbe ettim." diyen kimselerin tevbesi kabul edilmez. Kâfir olarak ölenlerin de tevbeleri kabul edilmez. İşte bunlara ahirette can yakıcı bir azap hazırlamışızdır.</p>

<p><strong>19 -&nbsp;</strong>Ey iman edenler! Kadınlara zorla varis olmanız size helal değildir. Verdiğiniz mehrin bir kısmını kurtaracaksınız diye, onları sıkıştırmanız da helal değildir. Ancak açık bir hayasızlık yapmış olurlarsa başka. Onlarla iyi geçinin. Eğer kendilerinden hoşlanmadınızsa, olabilir ki, siz bir şeyden hoşlanmasanız da Allah onda bir çok hayır takdir etmiş bulunur.</p>

<p><strong>20 -&nbsp;</strong>Eğer bir eşi bırakıp da yerine diğer bir eş almak isterseniz, öncekine yüklerle mehir vermiş de bulunsanız, ondan bir şey geri almayın. O malı bir iftira ve açık bir günah isnadı yaparak geri alır mısınız?</p>

<p><strong>21 -</strong>&nbsp;Birbirinizle kaynaşıp başbaşa kalmışken ve onlar sizden kuvvetli bir teminat almışken verdiğinizi nasıl geri alabilirsiniz?</p>

<p><strong>22 -</strong>&nbsp;Cahiliye devrinde geçenler müstesna, babalarınızın nikahladığı kadınlarla evlenmeyiniz. Şüphe yok ki o, pek çirkindi, iğrenç idi, o ne fena bir âdetti.</p>

<p><strong>23 -&nbsp;</strong>Size şunları nikahlamak haram kılındı: Anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek ve kız kardeşlerinizin kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kızkardeşleriniz ve karılarınızın anneleri, ve kendileri ile zifafa girdiğiniz kadınlarınızdan olan ve evlerinizde bulunan üvey kızlarınız. Eğer üvey kızlarınızın anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. Sulbünüzden gelen (öz) oğullarınızın hanımları ile evlenmeniz ve iki kız kardeşi birlikte nikahlamanız da haramdır. Ancak cahiliyyet devrinde geçen geçmiştir. Şüphesiz ki Allah gafur (çok bağışlayıcı) ve çok merhamet edicidir.</p>

<p><strong>24 -&nbsp;</strong>Bir de harb esiri olarak sahibi bulunduğunuz cariyeler müstesna, evli kadınlarla evlenmeniz de size haram kılındı. Bütün bunlar Allah'ın üzerinize farz kıldığı hükümlerdir. Bunların dışında kalanlar ise iffetli olarak zina etmeksizin mallarınızla mehir vermek suretiyle evlenmek istemeniz size helal kılındı. O halde onlardan nikah ile faydalanmanıza karşılık mehirlerini kendilerine verin ki, bu farzdır. O mehri takdir edip kesinleştirdikten sonra birbirinizi razı etmenizde bir mahzur yoktur. Şüphesiz ki Allah her şeyi çok iyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.</p>

<p><strong>25 -&nbsp;</strong>Sizden her kim hür mümin kadınları nikah edecek bir zenginliğe gücü yetmiyorsa, ona da ellerinizin altındaki mümin cariyelerinizden efendilerinin rızası ile nikahlamak var. Allah sizin imanınızı daha iyi bilir. Siz birbirinizdensiniz. O halde sahiplerinin izni ile ve mehirlerini örfe göre vermek suretiyle cariyelerden iffetli olan, zina etmeyen, dost da edinmeyenlerle evlenin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, o vakit hür kadınlar hakkında gerekli bulunan cezanın yarısı kendilerine lazım gelir. Bu hükümler, içinizden günah işlemekten korkanlaradır. Sabretmeniz ise, sizin için daha hayırlıdır. Allah Gafûrdur, Rahimdir (çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir).</p>

<p><strong>26 -&nbsp;</strong>Allah, sizlere bilmediklerinizi bildirmek, sizden öncekilerin yollarını size göstermek ve tevbenizi kabul etmek istiyor. Allah, her şeyi çok iyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.</p>

<p><strong>27 -</strong>&nbsp;Allah sizin tevbenizi kabul etmek istiyor. Halbuki şehvetlerine uyanlar ise, sizin doğru yoldan büyük bir meyl ile sapmanızı istiyorlar.</p>

<p><strong>28 -&nbsp;</strong>Allah, din hususundaki ağır teklifleri sizden hafifletmek istiyor. Çünkü insan sabır ve tahammül bakımından zayıf yaratılmıştır.</p>

<p><strong>29 -&nbsp;</strong>Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin. Ancak kendi rızanızla yaptığınız ticaretle yemeniz helaldir. Birbirinizin canına kıymayın. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir.</p>

<p><strong>30 -&nbsp;</strong>Kim, zulüm ve tecavüz yolu ile bu yasakları işlerse, yakında onu cehennem ateşine atacağız. Onu ateşe atmak da Allah'a pek kolaydır.</p>

<p><strong>31 -</strong>&nbsp;Eğer siz, yasaklandığınız büyük günahlardan sakınırsanız, diğer kusurlarınızı örter, sizi güzel bir makama koyarız.</p>

<p><strong>32 -&nbsp;</strong>Bir de Allah'ın bazınıza, diğerinden fazla verdiği şeyleri temenni etmeyin. Erkeklere hak ettiklerinden bir pay vardır. Kadınlara da kendi kazandıklarından bir pay vardır. İsteklerinizi Allah'ın fazlından ve kereminden isteyin. Gerçekten Allah her şeyi hakkıyla bilendir.</p>

<p><strong>33 -&nbsp;</strong>Anne, baba ve akrabaların bıraktıkları her şey için bir mirasçı tayin ettik. Yemin akdiyle mirasçı kıldıklarınızın paylarını da verin. Şüphesiz Allah, her şeye şahittir.</p>

<p><strong>34 -&nbsp;</strong>Erkekler, kadın üzerine idareci ve hakimdirler. Çünkü Allah birini (cihad, imamet, miras gibi işlerde) diğerinden üstün yaratmıştır. Bir de erkekler mallarından (aile fertlerine) harcamaktadırlar. İyi kadınlar, itaatkar olanlar ve Allah'ın korunmasını emrettiği şeyleri kocalarının bulunmadığı zamanlarda da koruyanlardır. Fenalık ve geçimsizliklerinden korktuğunuz kadınlara gelince: Önce kendilerine öğüt verin, yataklarından ayrılın. Bunlar da fayda vermezse dövün. Eğer size itaat ederlerse kendilerini incitmeye başka bir bahane aramayın. Çünkü Allah çok yücedir, çok büyüktür.</p>

<p><strong>35 -</strong>&nbsp;Eğer karı-koca arasının açılmasından endişeye düşerseniz bir hakem erkeğin tarafından, bir hakem de kadının ailesinden kendilerine gönderin. Bu arabulucu hakemler gerçekten barıştırmak isterlerse, Allah karı-koca arasındaki dargınlık yerine geçim verir. Şüphesiz ki Allah hakkıyla bilendir, her şeyin aslından haberdardır.</p>

<p><strong>36 -&nbsp;</strong>Allah'a ibadet edin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Sonra anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, akraba olan komşulara, yakın komşulara, yanında bulunan arkadaşa, yolda kalanlara, sahip olduğunuz kölelere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseyi sevmez.</p>

<p><strong>37 -&nbsp;</strong>Onlar ki hem kıskanır, cimrilik ederler, hem de herkese cimrilik tavsiye ederler ve Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimeti gizlerler. Biz kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırladık.</p>

<p><strong>38 -</strong>&nbsp;Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe iman etmedikleri halde mallarını, insanlara gösteriş yapmak için harcarlar. Şeytan kimin arkadaşı olursa, o ne kötü arkadaştır!</p>

<p><strong>39 -&nbsp;</strong>Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe iman etselerdi ve Allah'ın verdiği rızıktan gösterişsiz harcasalardı kendilerine ne zarar gelirdi? Allah onların söz ve işlerini çok iyi bilendir.</p>

<p><strong>40 -&nbsp;</strong>Şüphesiz ki Allah, hiç kimseye zerre kadar zulüm etmez. Eğer yapılan iyilik zerre kadar da olsa, onun sevabını kat kat artırır. Ve kendi katından büyük bir mükafat verir.</p>

<p><strong>41 -&nbsp;</strong>Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onların üzerine bir şahit yaptığımız zaman bakalım kâfirlerin hali ne olacak!..</p>

<p><strong>42 -&nbsp;</strong>Allah'ı, inkar edip peygambere isyan edenler, o kıyamet günü yerle bir olmayı isterler. Allah'tan hiçbir sözü gizleyemezler.</p>

<p><strong>43 -&nbsp;</strong>Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın. Cünüb iken de yolcu olanlar müstesna gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur, veya yolculukta bulunursanız veyahut biriniz abdest bozmaktan gelince veya cinsî münasebette bulunup, su da bulamazsanız o zaman tertemiz bir toprak ile teyemmüm edin. Niyetle yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz ki Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.</p>

<p><strong>44 -&nbsp;</strong>Kendilerine kitaptan bir nasib verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar, sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar.</p>

<p><strong>45 -&nbsp;</strong>Allah sizin düşmanlarınızı çok iyi bilir. Gerçek bir dost olarak Allah yeter. Ve yardımcı olarak da Allah yeter.</p>

<p><strong>46 -&nbsp;</strong>Yahudilerden bir kısmı, (Allah'ın kitabındaki) kelimeleri esas mânâsından kaydırıp; dillerini eğerek ve dine saldırarak, "Sözünü işittik, emirlerine isyan ettik, dinle, dinlemez olası ve râinâ (bizi gözet)" diyorlar. Halbuki onlar, "İşittik ve itaat ettik; dinle ve bize de bak" deselerdi bu, kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat Allah, küfürleri yüzünden kendilerini lanetlemiştir. Artık onlar, pek azı müstesna, iman etmezler.</p>

<p><strong>47 -&nbsp;</strong>Ey kendilerine kitap verilenler! Gelin yanınızda bulunan (Tevrat)ı tasdik etmek üzere indirdiğimiz bu kitaba iman edin. Biz birtakım yüzleri silip de enselerine çevirmeden yahut cumartesi halkını (yahudileri) lanetlediğimiz gibi onları lanetlemeden önce iman edin. Yoksa Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.</p>

<p><strong>48 -&nbsp;</strong>Doğrusu Allah, kendisine ortak koşulmasını asla affetmez. Ondan başkasını (diğer günahları) ise, dilediği kimseler için bağışlar ve mağfiret buyurur. Her kim Allah'a şirk koşarsa gerçekten pek büyük bir günah ile iftira etmiş olur.</p>

<p><strong>49 -</strong>&nbsp;Kendi nefislerini temize çıkaranları görmüyor musun? Hayır! Ancak Allah, dilediğini temize çıkarır. Onlara kıl kadar zulmedilmez.</p>

<p><strong>50 -&nbsp;</strong>Bak nasıl da Allah'a yalan uyduruyorlar. Apaçık bir günah olarak bu yeter.</p>

<p align="center"><b>&nbsp;</b></p>

<p><strong>51 -</strong>&nbsp;"Şu kendilerine kitaptan (okuma yazmadan) bir nasib verilmiş olanları görmüyor musun! Onlar puta ve şeytana inanıyorlar. Ve Allah'ı tanımayanlara, "Bunlar, müminlerden daha doğru yoldadır." diyorlar.</p>

<p><strong>52 -&nbsp;</strong>Onlar, Allah'ın lanet ettiği kimselerdir. Allah kime lanet ederse artık ona asla bir yardımcı bulamazsın.</p>

<p><strong>53 -&nbsp;</strong>Yoksa onların mülkten bir payı mı vardır. Eğer öyle olsaydı, insanlara bir çekirdeğin zerresini bile vermezlerdi.</p>

<p><strong>54 -&nbsp;</strong>Yoksa onlar, Allah'ın lütuf ve kereminden insanlara verdiği nimetleri kıskanıyorlar mı? Şüphesiz biz, İbrahim ailesine de kitap ve hikmeti vermiştik. Hem de onlara büyük bir mülk ve saltanat ihsan ettik.</p>

<p><strong>55 -&nbsp;</strong>İşte o yahudilerden bir kısmı ona iman etti. Bir kısmı da ondan yüz çevirdi. O iman etmeyenlere cehennem alevi yeter.</p>

<p><strong>56 -</strong>&nbsp;Şüphesiz ki âyetlerimizi inkâr eden kâfirleri biz yarın bir ateşe atacağız. Derileri piştikçe azabı duysunlar diye, kendilerine başka deriler vereceğiz. Çünkü, Allah gerçekten çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.</p>

<p><strong>57 -&nbsp;</strong>İman edip salih ameller işliyenleri ise, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Orada ebedî olarak kalacaklar. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları, koyu gölgeler altında bulunduracağız.</p>

<p><strong>58 -</strong>&nbsp;Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.</p>

<p><strong>59 -&nbsp;</strong>Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygambere de itaat edin ve sizden olan emir sahibine de itaat edin. Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz; Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resulüne arz edin. Bu, daha iyidir ve sonuç bakımından da daha güzeldir.</p>

<p><strong>60 -</strong>&nbsp;Şunları görmüyor musun? Kendilerinin sana indirilene ve senden önce indirilene inandıklarını ileri sürüyorlar da tağuta inanmamaları kendilerine emrolunduğu halde, tağut önünde muhakemeleşmek istiyorlar. Şeytan da onları bir daha dönemeyecekleri kadar iyice sapıklığa düşürmek istiyor.</p>

<p><strong>61 -&nbsp;</strong>Onlara: "Allah'ın indirdiğine ve Peygambere gelin!" denince, münafıkların senden büsbütün uzaklaştıklarını görürsün.</p>

<p><strong>62 -</strong>&nbsp;Ya nasıl, elleriyle yaptıkları yüzünden başlarına bir felaket gelince, hemen sana geldiler de: "Biz sadece iyilik etmek ve arayı bulmak istedik." diye Allah'a yemin ediyorlar.</p>

<p><strong>63 -&nbsp;</strong>Onlar, Allah'ın kalblerindekini bildiği kimselerdir; Onlara aldırma, onlara öğüt ver ve onların içlerine tesir edecek güzel söz söyle!</p>

<p><strong>64 -&nbsp;</strong>Biz hangi peygamberi gönderdikse, sırf Allah'ın izni ile itaat edilmek üzere gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler de Allah'tan günahlarının bağışlanmasını dileselerdi ve Resul de onların bağışlanmasını dileseydi, elbette Allah'ı affedici, merhametli bulurlardı.</p>

<p><strong>65 -&nbsp;</strong>Hayır! Rabbine andolsun ki iş bildikleri gibi değil, onlar aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp sonra da senin verdiğin hükme karşı içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olamazlar.</p>

<p><strong>66 -</strong>&nbsp;Eğer biz onlara: "Kendinizi öldürün, veya yurtlarınızdan çıkın." diye yazmış olsaydık, içlerinden pek azı hariç, bunu yapamazlardı. Fakat kendilerine verilen öğütleri tutsalardı, elbette haklarında hem daha hayırlı, hem de daha sağlam olurdu.</p>

<p><strong>67 -&nbsp;</strong>Ve o zaman elbette kendilerine katımızdan büyük mükafat verirdik.</p>

<p><strong>68 -</strong>&nbsp;Ve onları elbette doğru yola iletirdik.</p>

<p><strong>69 -</strong>&nbsp;Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehidlerle, iyilerle birliktedir. Bunlar ne güzel arkadaştır!</p>

<p><strong>70 -&nbsp;</strong>Bu lütuf Allah'tandır. Bilen olarak Allah yeter.</p>

<p><strong>71 -&nbsp;</strong>Ey iman edenler! Düşmana karşı her türlü savunma tedbirinizi alınız. Onlara karşı ya küçük birlikler halinde hareket ediniz veya topyekün seferber olunuz.</p>

<p><strong>72 -&nbsp;</strong>Şüphesiz içinizden bir kısmı vardır ki, pek ağır davranır. Eğer başınıza bir musibet gelirse: "Allah bana lutfetti de onlarla beraber bulunmadım." der.</p>

<p><strong>73 -</strong>&nbsp;Ve eğer Allah'tan size bir lütuf ve zafer erişecek olsa, sizinle kendisi arasında hiç sevgi yokmuş gibi, bu sefer de hiç şüphesiz şöyle diyecek: "Ah ne olurdu, onlarla beraber olaydım da büyük murada ereydim."</p>

<p><strong>74 -</strong>&nbsp;O halde geçici dünya hayatını, ebedî ahiret hayatı karşılığında satacak olanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Her kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, her iki durumda da biz ona yarın pek büyük bir mükafat vereceğiz.</p>

<p><strong>75 -&nbsp;</strong>Hem size ne oluyor ki, Allah yolunda: "Ey Rabbimiz! bizleri bu halkı zâlim olan memleketten çıkar, tarafından bizi iyi idare edecek bir sahip ve bize katından bir kurtarıcı gönder" diye yalvarıp duran zayıf ve zavallı erkekler, kadınlar ve çocukların kurtarılması uğrunda savaşa çıkmıyorsunuz?</p>

<p><strong>76 -&nbsp;</strong>İman edenler, Allah yolunda savaşırlar. İnkâr edenler de tağut yolunda savaşırlar. O halde siz şeytanın taraftarlarına karşı savaşın. Çünkü şeytanın hilesi zayıftır.</p>

<p><strong>77 -&nbsp;</strong>Kendilerine, "Ellerinizi savaştan çekin, namazı kılın, zekatı verin" denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca hemen içlerinden bir kısmı insanlardan, Allah'tan korkar gibi, hatta daha çok korkarlar ve "Rabbimiz! Niçin bize savaş yazdın? Ne olurdu bize azıcık bir müddet daha tanımış olsaydın da biraz daha yaşasaydık?" derler. Onlara de ki: "Dünya zevki ne de olsa azdır, ahiret, Allah'a karşı gelmekten sakınan için daha hayırlıdır ve size kıl kadar haksızlık edilmez."</p>

<p><strong>78 -</strong>&nbsp;Her nerede olursanız olun ölüm size yetişir, son derece sağlam kaleler içinde de bulunsanız yine kurtulamazsınız. Onlara bir iyilik erişirse "Bu, Allahtandır" derler, bir kötülüğe uğrarlarsa, "Bu, senin yüzündendir." derler. Ey Muhammed! De ki: "Hepsi Allah'tandır." Bu topluma ne oluyor ki, hiç söz anlamaya yanaşmıyorlar?</p>

<p><strong>79 -&nbsp;</strong>(Ey insanoğlu!) sana gelen her iyilik Allah'tandır, sana ne kötülük dokunursa kendindendir. Ey Muhammed! Biz seni bütün insanlara bir elçi olarak gönderdik. Buna şahit olarak da Allah yeter.</p>

<p><strong>80 -</strong>&nbsp;Kim peygambere itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur. Kim de yüz çevirirse, biz seni onlara bekçi olarak göndermedik.</p>

<p><strong>81 -&nbsp;</strong>Sana "Peki" derler, fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden birtakımı, geceleyin (gündüz) söylemiş olduklarının tersini kurarlar. Allah onların geceleyin tasarladıklarını yazıyor. Sen onlara aldırma. Allah'a güven. Vekil olarak Allah yeter.</p>

<p><strong>82 -&nbsp;</strong>Onlar hâlâ Kur'ân'ı gereği gibi düşünüp anlamaya çalışmazlar mı? Eğer o Allah'tan başkası tarafından indirilmiş olsaydı mutlaka onda birçok çelişkiler bulurlardı.</p>

<p><strong>83 -</strong>&nbsp;Kendilerine güven veya korku hususunda bir haber geldiğinde onu hemen yayıverirler. Halbuki onu peygambere ve aralarında yetkili kimselere götürselerdi, onlardan sonuç çıkarmaya gücü yetenler, onu anlarlardı. Allah'ın üzerinizdeki lütfu ve rahmeti olmasaydı, pek azınız hariç, şeytana uyardınız.</p>

<p><strong>84 -</strong>&nbsp;(Ey Muhammed) Allah yolunda savaş! Sen ancak kendi yaptığından sorumlusun. Müminleri de savaşa teşvik et. Umulur ki, Allah kâfirlerin gücünü kırar. Hiç şüphesiz ki Allah kuvvet ve kudretçe çok daha güçlü, ve cezası daha çetindir.</p>

<p><strong>85 -&nbsp;</strong>Kim güzel bir işte aracılık ederse, ona o işin sevabından bir pay vardır. Kim de kötü bir şeyde aracılık yaparsa, ona da o kötülükten bir pay vardır. Allah her şeyi gözetip karşılığını verir.</p>

<p><strong>86 -&nbsp;</strong>Siz bir selam ile selamlandığınız zaman, siz de ondan daha güzeliyle karşılık verin veya verilen selamı aynen iade edin. Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını gereği gibi yapandır.</p>

<p><strong>87 -&nbsp;</strong>Kendinden başka ilâh olmayan Allah, sizi kıyamet gününde mutlaka biraraya toplayacaktır. Bunda asla şüphe yoktur. Allah'tan daha doğru sözlü kim olabilir?</p>

<p><strong>88 -</strong>&nbsp;O halde, siz niçin münafıklar hakkında iki gruba ayrılıyorsunuz? Allah onları kazandıkları günah yüzünden terslerine döndürdüğü halde Allah'ın saptırdığını yola getirmek mi istiyorsunuz? Allah kimi saptırırsa, sen onun için bir çıkış yolu bulamazsın.</p>

<p><strong>89 -</strong>&nbsp;Onlar, küfür işledikleri gibi, sizin de küfür işleyip kendileriyle bir olmanızı arzu ettiler. Onun için, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün; Onlardan ne bir dost, ne de bir yardımcı edinmeyin.</p>

<p><strong>90 -&nbsp;</strong>Ancak o kimselere dokunmayın ki, sizinle aralarında anlaşma olan bir kavme sığınmış bulunurlar. Yahut ne sizinle, ne de kendi kavimleriyle savaşmayı gönüllerine sığdıramayıp tarafsız olarak size gelmişlerdir. Eğer Allah dileseydi, onları size musallat kılardı, onlar da sizinle savaşırlardı. Eğer onlar sizden uzak dururlar, sizinle savaşmayıp size barış teklif ederlerse, Allah, sizin için onlar aleyhine bir yol vermemiştir.</p>

<p><strong>91 -&nbsp;</strong>Diğer birtakım kimseleri de bulacaksınız ki; hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak isterler. Fitne için her davet olunuşlarında onun içine başaşağı dalarlar. Eğer bunlar sizden çekinmezlerse, kendilerini bulduğunuz yerde yakalayın ve öldürün. İşte bunlar aleyhinde size açık bir ferman verdik.</p>

<p><strong>92 -&nbsp;</strong>Hata dışında bir mümin, diğer bir mümini öldüremez. Ve kim bir mümini yanlışlıkla öldürürse, mümin bir köle azad etmesi ve ölenin ailesine (varislerine) teslim edilecek bir diyet vermesi gerekir. Ancak ölünün ailesinin bağışlaması müstesnadır. Eğer öldürülen, mümin olmakla beraber size düşman bir kavimden ise, o zaman, öldürenin bir köle azad etmesi gerekir. Eğer öldürülen sizinle aralarında antlaşma olan bir kavimden ise, öldürenin, ölenin ailesine diyet vermesi ve mümin bir köle azad etmesi gerekir. Bunlara gücü yetmeyenin de Allah tarafından tevbesinin kabulü için arka arkaya iki ay oruç tutması gerekir. Allah, Alimdir (her şeyi bilendir), Hakimdir (hüküm ve hikmet sahibidir).</p>

<p><strong>93 -&nbsp;</strong>Kim bir mümini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedî olarak kalacağı cehennemdir. Allah ona gazab ve lanet etmiş ve onun için büyük bir azab hazırlamıştır.</p>

<p><strong>94 -</strong>&nbsp;Ey İman edenler! Allah yolunda cihada çıktığınız zaman, mümini kâfirden ayırmak için iyice araştırın. Size selam veren kimseye, dünya hayatının menfaatini gözeterek, "Sen mümin değilsin" demeyin. Allah katında çok ganimetler var. İslâm'a ilk önce girdiğiniz zaman siz de öyle idiniz. Sonra Allah size lutufta bulundu. Onun için iyice araştırın. Şüphesiz ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.</p>

<p><strong>95 -</strong>&nbsp;Müminlerden özür sahibi olmaksızın oturanlarla Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler eşit olamazlar. Allah, mallarıyla, canlarıyla cihad edenleri, derece itibariyle, oturanlardan üstün kıldı. Allah onların hepsine de cenneti vaad etmiştir. Bununla beraber Allah mücahitlere, oturanların üzerinde büyük bir ecir vermiştir.</p>

<p><strong>96 -&nbsp;</strong>Kendi katından derece derece rütbeler, bir mağfiret ve rahmet vermiştir. Öyle ya, O çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.</p>

<p><strong>97 -</strong>&nbsp;Melekler, kendilerine zulmeden kişilerin canlarını aldıklarında, onlara, "Ne işte idiniz?" derler. Onlar da: "Biz yer yüzünde zayıf kimselerdik." derler. Melekler: "Allah'ın yeryüzü geniş değil miydi, siz de orada hicret etseydiniz ya?" derler. İşte bunların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü gidiş yeridir.</p>

<p><strong>98 -</strong>&nbsp;Ancak gerçekten aciz ve zayıf olan, çaresiz kalan ve hicret etmeye yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar hariç...</p>

<p><strong>99 -</strong>&nbsp;Umulur ki, Allah bu kimseleri affeder. Allah çok affedici, çok bağışlayıcıdır.</p>

<p><strong>100 -&nbsp;</strong>Her kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer de bulur, genişlik de bulur. Her kim Allah'a ve Peygamberine hicret etmek maksadıyla evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse, kuşkusuz onun mükafatı Allah'a düşer. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.</p>

<p><strong>101 -&nbsp;</strong>Yeryüzünde sefere çıktığınızda kâfirlerin size bir kötülük yapacağından korkarsanız namazı kısaltmanızda size bir vebal yoktur. Kuşkusuz kâfirler sizin apaçık düşmanınızdır.</p>

<p><strong>102 -</strong>&nbsp;Sen onların aralarında bulunup da onlara namaz kıldırdığında içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında diğer bir kısmı arkanızda beklesin. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silahlarını yanlarına alsınlar. Kâfirler arzu ederler ki, silahlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Eğer size yağmur gibi bir eziyet erişir veya hasta olursanız silahlarınızı bırakmanızda bir vebal yoktur. Bununla beraber ihtiyatı elden bırakmayın. Kuşkusuz Allah kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.</p>

<p><strong>103 -&nbsp;</strong>O korkulu zamanda namazı kıldınız mı gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yanlarınız üzerinde hep Allah'ı zikredin. Korkudan kurtulduğunuzda namazı tam erkanı ile kılın. Çünkü namaz müminlere belirli vakitlerde yazılı bir farzdır.</p>

<p><strong>104 -</strong>&nbsp;Düşman topluluğunu takip etmede gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı duyuyorsanız, kuşkusuz onlar da sizin acı duyduğunuz gibi acı çekiyorlar. Oysa siz Allah'tan onların ümit edemeyecekleri şeyleri umuyorsunuz. Kuşkusuz Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.</p>

<p><strong>105 -</strong>&nbsp;Biz sana Kitab (Kur'ân)ı hak olarak indirdik ki, insanlar arasında Allah'ın sana gösterdiği şekilde hüküm veresin. Sakın hainlerin savunucusu olma!</p>

<p><strong>106 -</strong>&nbsp;Allah'tan bağışlanmanı dile. Şüphesiz, Allah bağışlayıcıdır, esirgeyicidir.</p>

<p><strong>107 -</strong>&nbsp;Kendilerine hainlik edenleri savunma. Muhakkak Allah hain günahkârları sevmez.</p>

<p><strong>108 -&nbsp;</strong>Bunlar, insanlardan (hainliklerini) gizlerler de, Allah'tan gizlemezler. Oysa O, geceleyin istemediği şeyi kurarlarken onların yanı başlarındadır. Allah, onların yaptıklarını (ilmiyle) kuşatmıştır.</p>

<p><strong>109 -</strong>&nbsp;Haydi siz dünya hayatında onları savunuverdiniz (diyelim). Peki kıyamet gününde Allah'ın huzurunda onları kim savunacaktır? Yahut onlara kim vekil olacaktır?</p>

<p><strong>110 -&nbsp;</strong>Kim bir kötülük işler, yahut nefsine zulmeder, sonra da Allah'tan bağışlanmasını dilerse, Allah'ı bağışlayıcı ve esirgeyici bulur.</p>

<p><strong>111 -&nbsp;</strong>Kim bir kötülük işlerse, kendi nefsine kötülük etmiş olur. Allah her şeyi hakkıyle bilendir, hikmet sahibidir.</p>

<p><strong>112 -&nbsp;</strong>Kim bir hata veya bir günah işler de sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, muhakkak iftira etmiş ve apaçık bir günah yüklenmiş olur.</p>

<p><strong>113 -&nbsp;</strong>Eğer Allah'ın sana lütuf ve merhameti olmasaydı, onlardan bir güruh seni sapıtmaya çalışırdı. Halbuki onlar, ancak kendi nefislerini saptırırlar, sana hiçbir zarar veremezler. Allah, sana Kitab (Kur'an)ı ve hikmeti indirmiş ve sana bilmediğin şeyleri öğretmiştir. Allah'ın sana olan lütfu büyüktür.</p>

<p><strong>114 -</strong>&nbsp;Bir sadaka vermeyi yahut iyilik yapmayı veyahut da insanlar arasını düzeltmeyi emreden(ler)inki hariç, onların aralarındaki gizli gizli konuşmalarının çoğunda hiçbir hayır yoktur. Kim bunları sırf Allah'ın rızasını kazanmak için yaparsa, yakında ona büyük bir mükafat vereceğiz.</p>

<p><strong>115 -&nbsp;</strong>Kim kendisine doğru yol besbelli olduktan sonra Peygamber'e karşı çıkar, müminlerin yolundan başkasına uyup giderse onu döndüğü yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir gidiş yeridir.</p>

<p><strong>116 -</strong>&nbsp;Şüphesiz Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında dilediğini bağışlar. Allah'a ortak koşan, muhakkak ki, derin bir sapıklığa düşmüştür.</p>

<p><strong>117 -&nbsp;</strong>Onlar, Allah'ı bırakırlar da, yalnız dişilere taparlar. Böylece ancak inatçı şeytana tapmış olurlar.</p>

<p><strong>118-119 -</strong>&nbsp;Allah o şeytana lanet etti. Ve o da: "Elbette senin kullarından belirli bir pay alacağım, onları mutlaka saptıracağım, onları boş kuruntulara sokacağım, ve onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar, onlara emredeceğim de Allah'ın yaratışını değiştirecekler" dedi. Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, şüphesiz o, apaçık bir ziyana uğramış olur.</p>

<p><strong>120 -&nbsp;</strong>Şeytan onlara vaad eder ve onları boş umutlarla oyalar. Oysa şeytanın onlara vaadi, aldatmadan başka bir şey değildir.</p>

<p><strong>121 -&nbsp;</strong>Bunların varacakları yer cehennemdir. Ondan kurtulmak için çare bulamazlar.</p>

<p><strong>122 -&nbsp;</strong>İman edip iyi işler yapanları da altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağız, orada ebedî olarak kalacaklardır. Bu, Allah'ın gerçek vaadidir. Allah'dan daha doğru sözlü kim olabilir?</p>

<p><strong>123 -&nbsp;</strong>(İş), ne sizin kuruntunuza, ne de kitap ehlinin kuruntusuna göredir. Kötülük yapan, o yüzden cezalandırılır. O, kendisine Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilir.</p>

<p><strong>124 -&nbsp;</strong>Erkek veya kadın, kim mümin olur da güzel amellerden işlerse, işte onlar cennete girerler. Zerre kadar da haksızlığa uğratılmazlar.</p>

<p><strong>125 -</strong>&nbsp;İyilik yaparak kendisini Allah'a teslim eden ve İbrahim'in dinine dosdoğru olarak tâbi olan kimseden, din bakımından daha iyi kim olabilir? Allah, İbrahim'i dost edinmişti.</p>

<p><strong>126 -&nbsp;</strong>Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ındır. Allah, her şeyi kuşatıcıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>127 -&nbsp;</strong>Kadınlar hakkında senden fetva isterler. De ki: Onlar hakkındaki fetvayı size Allah veriyor: Yazılmış hakları olan mirası kendilerine vermediğiniz ve nikahlanmayı istemediğiniz öksüz kızlar ve zavallı çocuklara ve bir de yetimlere adaletle davranmanız hakkında Kitap'ta size okunan âyetler vardır. Sizin her yaptığınız iyiliği, muhakkak Allah bilir.</p>

<p><strong>128 -</strong>&nbsp;Eğer bir kadın kocasının geçimsizliğinden, yahut kendisinden yüz çevirmesinden endişe ederse, aralarında bir sulh yapmalarında, onlara bir günah yoktur. Sulh hep hayırlıdır. Zaten nefisler kıskançlığa hazırdır. Eğer iyi geçinir ve geçimsizlikten sakınırsanız, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.</p>

<p><strong>129 -&nbsp;</strong>Kadınlarınız arasında her yönden adaletli davranmaya ne kadar uğraşsanız buna güç yetiremezsiniz. Bari birisine tamamen kapılıp da diğerini askıya alınmış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve haksızlıktan korunursanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.</p>

<p><strong>130 -&nbsp;</strong>Eğer karı-koca birbirlerinden ayrılacak olurlarsa, Allah, onların her birini geniş lutfuyla muhtaç bırakmaz. Allah'ın lutfu geniştir, hikmeti büyüktür.</p>

<p><strong>131 -</strong>&nbsp;Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere ve size Allah'tan korkmanızı emrettik. Eğer inkâr ederseniz, biliniz ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Allah hiçbir şeye muhtaç değildir, hamd ve senâ O'na yakışır.</p>

<p><strong>132-&nbsp;</strong>Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Vekil olarak Allah yeter.</p>

<p><strong>133 -</strong>&nbsp;Ey insanlar! Eğer Allah dilerse sizi giderir de başkalarını getirir. Ve Allah, buna kadirdir.</p>

<p><strong>134 -</strong>&nbsp;Kim dünya nimetini isterse, bilsin ki dünya ve ahiret nimeti Allah katındadır. Allah her şeyi çok iyi işiten ve çok iyi görendir.</p>

<p><strong>135 -&nbsp;</strong>Ey iman edenler! Adaleti ayakta tutan ve kendiniz, ana-babanız ve yakın akrabanız aleyhine de olsa, yalnız Allah için şahitlik eden kimseler olunuz. Zira zengin de olsa, fakir de olsa, Allah ikisine de (sizden) daha yakındır. Nefsinizin arzusuna uyarak adaletten uzaklaşmayın. Eğer (şahitlik ederken) dilinizi eğer, bükerseniz veya çekinirseniz, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.</p>

<p><strong>136 -</strong>&nbsp;Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitab'a, ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse sapıklığın en koyusuna düşmüş olur.</p>

<p><strong>137 - İ</strong>man edip sonra inkâr eden, sonra iman edip tekrar inkâr eden, sonra da inkârlarında ileri gidenleri Allah ne bağışlayacak, ne de doğru yola eriştirecektir.</p>

<p><strong>138 -&nbsp;</strong>Münafıklara da haber ver ki, kendileri için çok acı bir azab vardır.</p>

<p><strong>139 -&nbsp;</strong>Onlar, müminleri bırakıp kâfirleri dost ediniyorlar. Onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Halbuki bütün izzet ve şeref Allah'a aittir.</p>

<p><strong>140 -</strong>&nbsp;Allah size Kitab (Kur'an)da: "Allah'ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri müddetçe, o kâfirlerle oturmayın. Aksi halde siz de onlar gibi olursunuz" diye hüküm indirdi. Muhakkak ki Allah, münafıkların ve kâfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.</p>

<p><strong>141 -</strong>&nbsp;Onlar sizi gözetleyip dururlar. Eğer Allah tarafından size bir zafer nasip olursa: "Biz sizinle beraber değil miydik?" derler. Şayet kâfirlerin zaferden bir payı olursa: (Bu defa da onlara): "Size üstünlük sağlayarak sizi müminlerden korumadık mı?" derler. Allah, kıyamet gününde aranızda hükmünü verecektir. Allah, müminlerin aleyhine kâfirlere hiçbir yol vermeyecektir.</p>

<p><strong>142 -&nbsp;</strong>Münafıklar, Allah'ı aldatmaya çalışırlar. Halbuki Allah, onların oyunlarını başlarına geçirecektir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar. İnsanlara gösteriş yaparlar. Allah'ı pek az anarlar.</p>

<p><strong>143 -&nbsp;</strong>Münafıklar, küfür ile iman arasında bocalamaktadırlar. Ne bu müminlere bağlanırlar, ne de şu kâfirlere. Allah kimi doğru yoldan saptırırsa, sen artık ona kurtuluş yolu bulamazsın.</p>

<p><strong>144 -&nbsp;</strong>Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinizde Allah'a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?</p>

<p><strong>145 -&nbsp;</strong>Şüphesiz ki münafıklar, cehennem ateşinin en aşağı tabakasındadırlar. Onlara bir yardım edici de bulamazsın.</p>

<p><strong>146 -&nbsp;</strong>Ancak tevbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah'a sarılanlar ve Allah için dinlerine samimi olarak bağlananlar müstesna. İşte bunlar müminlerle beraberdirler. Allah, müminlere büyük bir mükafat verecektir.</p>

<p><strong>147 -&nbsp;</strong>Eğer şükreder ve iman ederseniz Allah size azabı ne yapar? Allah, şükredenlerin mükafatını veren ve her şeyi bilendir.</p>

<p><strong>148-</strong>Allah, zulme uğrayanların dışında, çirkin sözün açıkça söylenmesinden hoşlanmaz. Allah her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla bilendir.</p>

<p><strong>149 -&nbsp;</strong>Bir hayrı açıklar yahut gizlerseniz, yahut da bir kötülüğü bağışlarsanız, biliniz ki, Allah da çok bağışlayıcıdır, her şeye hakkıyla kadirdir.</p>

<p><strong>150 -</strong>&nbsp;Onlar, Allah'ı ve peygamberlerini inkâr ederler, Allah ile peygamberlerinin arasını ayırmak isterler. "Kimine inanırız, kimini inkâr ederiz" derler. Bu ikisinin (imanla küfrün) arasında bir yol tutmak isterler.</p>

<p><!--[if mso & !supportInlineShapes & supportFields]><span
style='color:black;mso-color-alt:windowtext'><span style='mso-element:field-begin;
mso-field-lock:yes'></span><span style='mso-spacerun:yes'> </span>SHAPE <span
style='mso-spacerun:yes'> </span>\* MERGEFORMAT <span style='mso-element:field-separator'></span></span><![endif]--><!--[if gte vml 1]><v:rect id="Dikdörtgen_x0020_1"
 o:spid="_x0000_s1026" alt="Nisa Suresi Okunuşu - Nisa Suresi Meali, Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı ve Diyanet Tefsiri (34 Ayet ve Tamamı)"
 href="https://iasbh.tmgrup.com.tr/c23fae/0/0/0/0/0/0?u=https://isbh.tmgrup.com.tr/sb/album/2022/11/04/nisa-suresi-okunusu-nisa-suresi-meali-turkce-anlami-arapca-yazilisi-ve-diyanet-tefsiri-d1-1667548773535.jpg"
 style='width:23.75pt;height:23.75pt;visibility:visible;mso-wrap-style:square;
 mso-left-percent:-10001;mso-top-percent:-10001;mso-position-horizontal:absolute;
 mso-position-horizontal-relative:char;mso-position-vertical:absolute;
 mso-position-vertical-relative:line;mso-left-percent:-10001;mso-top-percent:-10001;
 v-text-anchor:top' o:gfxdata="UEsDBBQABgAIAAAAIQC75UiUBQEAAB4CAAATAAAAW0NvbnRlbnRfVHlwZXNdLnhtbKSRvU7DMBSF
dyTewfKKEqcMCKEmHfgZgaE8wMW+SSwc27JvS/v23KTJgkoXFsu+P+c7Ol5vDoMTe0zZBl/LVVlJ
gV4HY31Xy4/tS3EvRSbwBlzwWMsjZrlprq/W22PELHjb51r2RPFBqax7HCCXIaLnThvSAMTP1KkI
+gs6VLdVdad08ISeCho1ZLN+whZ2jsTzgcsnJwldluLxNDiyagkxOquB2Knae/OLUsyEkjenmdzb
mG/YhlRnCWPnb8C898bRJGtQvEOiVxjYhtLOxs8AySiT4JuDystlVV4WPeM6tK3VaILeDZxIOSsu
ti/jidNGNZ3/J08yC1dNv9v8AAAA//8DAFBLAwQUAAYACAAAACEArTA/8cEAAAAyAQAACwAAAF9y
ZWxzLy5yZWxzhI/NCsIwEITvgu8Q9m7TehCRpr2I4FX0AdZk2wbbJGTj39ubi6AgeJtl2G9m6vYx
jeJGka13CqqiBEFOe2Ndr+B03C3WIDihMzh6RwqexNA281l9oBFTfuLBBhaZ4ljBkFLYSMl6oAm5
8IFcdjofJ0z5jL0MqC/Yk1yW5UrGTwY0X0yxNwri3lQgjs+Qk/+zfddZTVuvrxO59CNCmoj3vCwj
MfaUFOjRhrPHaN4Wv0VV5OYgm1p+LW1eAAAA//8DAFBLAwQUAAYACAAAACEAN2aXBZcDAACeBwAA
HwAAAGNsaXBib2FyZC9kcmF3aW5ncy9kcmF3aW5nMS54bWykVUtv2zgQvi+w/4HgaReoIsmWX0KV
wrHsokDaBLF72CMj0RZhitSSlB9d7G/psedc9rS3pP+rQ0qOnWQfQOuDTA6HH2e++YZ8/WZXcrSh
SjMpEhyeBRhRkcmciVWCPy5m3hAjbYjICZeCJnhPNX5z/vNPr0m8UqQqWIYAQeiYJLgwpop9X2cF
LYk+kxUVsLaUqiQGpmrl54psAbnkficI+n5JmMDnR6iUGIJqxb4DistsTfMJERuiAZJn8amljZFn
P45MYrF5q6p5da1s5NmHzbVCLE8wMCdICRRhv11o3WDqP9u1OgLslqq0/nK5RDuHsrdfh0F3BmVg
7AZhv9PDKIOldtycUVz9w66smP7nPgimORQGJ4HoyoYhNi8zC7vDbtDrRZ3BIcWUrfP7v5RZUYFC
jHKqM5XgD0wTNK8V1QxdrWtRf/1cIw+dmt9TwtkrtLj/W63vv1A0FpyUD3ev0BjEdP+FoN/Ip4c7
/nD39fPDHegSpWxPBDVoQZeaKYZ+6UZovAcDrC1IaTf/6iRUcCbWE86ydVtsCOj/BQmss4ymMqtL
KkyjSkU5MdAOumCVxkjFtrrqXR7aogBnruRtiQ9k6eoSBKiRkJOCiBUd64pmBhoKGDuYlJLbgpJc
W/MjVIPgBHIEA0ndbt/LHNREaiNdgt8vlMeCk7hS2rylskR2AFlBkA6cbC61aWI6uDg1yBnj3GmN
iycGwGwsoFHYatesWl3z/jEKRtPhdBh5Uac/9aIgTb3xbBJ5/Vk46KXddDJJwz/tuWEUFyzPqbDH
HC6SMHpRuZJlSmq5NGeZLP2maIfLBIoWBserREvOcgtnQ9JqdTvhCm0IT/DM/VrmT9z8p2G4GkMu
z1IKO1Fw0Rl5s/5w4EWzqOeNBsHQC8LRxagfRKMonT1N6ZIJ+uMpoW2CRz1ofpfOv+YWuN/L3Ehc
MkMV4qxM8PDRicRWiFORu9IawngzPqHChn+kAsp9KDQMdXv5md3cXRpmdyHzvY3wFv5BvEqCuOBC
hIfFXMFnySXkkXFWYVRI9em5zfpB0WEFoy3cBAnWv9dEUYz4OwH9MgqjCOCMm0S9QQcm6nTl9nSF
iAygEmwwaoYTAzPYUleKrQo4KXR0CjmG5lqyVvhN7DYLrs3c7Dl17LgMqciviSI3kBuH/gZs5S1u
Wr7BA0g5klBrOq9uoLWahmpYcrSB47OXyW1tX1L7/J3Oz78BAAD//wMAUEsDBBQABgAIAAAAIQCS
fYfgHQcAAEkgAAAaAAAAY2xpcGJvYXJkL3RoZW1lL3RoZW1lMS54bWzsWUtvGzcQvhfof1jsvbFk
vWIjcmDJctzEL0RKihwpidplzF0uSMqObkVy6qVAgbTooQF666EoGqABGvTSH2PAQZv+iA65L1Ki
4gdcIChsAcbu7DfD4czszOzwzt1nEfWOMReExW2/eqviezgesTGJg7b/aLD92W3fExLFY0RZjNv+
DAv/7sann9xB6yNKkiFDfDwIcYQ9EBSLddT2QymT9ZUVMQIyErdYgmN4NmE8QhJuebAy5ugEFojo
ymql0lyJEIn9DZAolaAehX+xFIoworyvxGAvRhGsfjCZkBHW2PFRVSHETHQp944Rbfsgc8xOBviZ
9D2KhIQHbb+i//yVjTsraD1jonIJr8G3rf8yvoxhfLSq1+TBsFi0Xm/Um5uFfA2gchHXa/WavWYh
TwPQaAQ7TXWxZbZWu/UMa4DSS4fsrdZWrWrhDfm1BZ03G+pn4TUolV9fwG9vd8GKFl6DUnxjAd/o
rHW2bPkalOKbC/hWZXOr3rLka1BISXy0gK40mrVuvtsCMmF0xwlfa9S3W6uZ8BIF0VBEl1piwmK5
LNYi9JTxbQAoIEWSxJ6cJXiCRhCTXUTJkBNvlwQhBF6CYiaAXFmtbFdq8F/96vpKexStY2RwK71A
E7FAUvp4YsRJItv+fZDqG5Czt29Pn785ff776YsXp89/zdbWoiy+HRQHJt/7n77559WX3t+//fj+
5bfp0vN4YeLf/fLVuz/+/JB42HFpirPvXr978/rs+6//+vmlQ/omR0MTPiARFt4+PvEesgg26NAf
D/nlOAYhIibHZhwIFCO1ikN+T4YWen+GKHLgOti242MOqcYFvDd9aincD/lUEofEB2FkAfcYox3G
nVZ4oNYyzDyYxoF7cT41cQ8ROnat3UWx5eXeNIEcS1wiuyG21DykKJYowDGWnnrGjjB27O4JIZZd
98iIM8Em0ntCvA4iTpMMyNCKppJph0Tgl5lLQfC3ZZu9x16HUdeut/CxjYR3A1GH8gNMLTPeQ1OJ
IpfIAYqoafBdJEOXkv0ZH5m4npDg6QBT5vXGWAgXzwGH/RpOfwBpxu32PTqLbCSX5MglcxcxZiK3
2FE3RFHiwvZJHJrYz8URhCjyDpl0wfeY/Yaoe/ADipe6+zHBlrvPzwaPIMOaKpUBop5MucOX9zCz
4rc/oxOEXalmk0dWit3kxBkdnWlghfYuxhSdoDHG3qPPHRp0WGLZvFT6fghZZQe7Aus+smNV3cdY
YE83N4t5cpcIK2T7OGBL9NmbzSWeGYojxJdJ3gevmzbvQamLXAFwQEdHJnCfQL8H8eI0yoEAGUZw
L5V6GCKrgKl74Y7XGbf8d5F3DN7Lp5YaF3gvgQdfmgcSu8nzQdsMELUWKANmgKDLcKVbYLHcX7Ko
4qrZpk6+if3Slm6A7shqeiISn9sBzfU+jf+u94EO4+yHV46X7Xr6HbdgK1ldstNZlkx25vqbZbj5
rqbL+Jh8/E3NFprGhxjqyGLGuulpbnoa/3/f0yx7n286mWX9xk0n40OHcdPJZMOV6+lkyuYF+ho1
8EgHPXrsEy2d+kwIpX05o3hX6MGPgO+Z8TYQFZ+ebuJiCpiEcKnKHCxg4QKONI/HmfyCyLAfogSm
Q1VfCQlEJjoQXsIEDI002Slb4ek02mPjdNhZrarBZlpZBZIlvdIo6DCokim62SoHeIV4rW2gB625
Aor3MkoYi9lK1BxKtHKiMpIe64LRHEronV2LFmsOLW4r8bmrFrQA1QqvwAe3B5/pbb9RBxZggnkc
NOdj5afU1bl3tTOv09PLjGlFADTYeQSUnl5Tui7dntpdGmoX8LSlhBFuthLaMrrBEyF8BmfRqagX
UeOyvl4rXWqpp0yh14PQKtVo3f6QFlf1NfDN5wYam5mCxt5J22/WGhAyI5S0/QkMjeEySiB2hPrm
QjSA45aR5OkLf5XMknAht5AIU4PrpJNmg4hIzD1Koravtl+4gcY6h2jdqquQED5a5dYgrXxsyoHT
bSfjyQSPpOl2g6Isnd5Chk9zhfOpZr86WHGyKbi7H45PvCGd8ocIQqzRqioDjomAs4Nqas0xgcOw
IpGV8TdXmLK0a55G6RhK6YgmIcoqipnMU7hO5YU6+q6wgXGX7RkMapgkK4TDQBVY06hWNS2qRqrD
0qp7PpOynJE0y5ppZRVVNd1ZzFohLwNztrxakTe0yk0MOc2s8Gnqnk+5a3mum+sTiioBBi/s56i6
FygIhmrlYpZqSuPFNKxydka1a0e+wXNUu0iRMLJ+Mxc7Z7eiRjiXA+KVKj/wzUctkCZ5X6kt7TrY
3kOJNwyqbR8Ol2E4+Ayu4HjaB9qqoq0qGlzBmTOUi/SguO1nFzkFnqeUAlPLKbUcU88p9ZzSyCmN
nNLMKU3f0yeqcIqvDlN9Lz8whRqWHbBmvYV9+r/xLwAAAP//AwBQSwMEFAAGAAgAAAAhAMp7qKpO
AQAAfQIAACoAAABjbGlwYm9hcmQvZHJhd2luZ3MvX3JlbHMvZHJhd2luZzEueG1sLnJlbHOsUstO
wzAQvCPxD5HvtpP0KdS0F0DqgQsqH7B1NomJH5EfVcPXY6igRVTigixZ8q5ndmbs1eaoVXZA56U1
FSlYTjI0wtbStBV52T3SJcl8AFODsgYrMqInm/XtzeoZFYQE8p0cfJZYjK9IF8Jwx7kXHWrwzA5o
UqexTkNIR9fyAUQPLfIyz+fcXXKQ9Q/ObFtXxG3rkmS7cUiT/+a2TSMF3lsRNZpwZQQPSRcmQnAt
hoowdqqc9oIlrYRfl1H8p4wuGXJKmv4s5cOdT9FJ8PuOBd26ODBhNQuOi3LSAPL8vDax+gb8vu/3
HNQ+6pRAWfKi4PmUG+mB+ujQS2r7aKKP9LKmEZSkIbpeIAWjQEsKDgYBdIQ3qWTCHZDWcgSDgQZs
vHSS1gUt5vPFbLpcLCazyYy9Du2XqSdbp2d7OAZ0Bj6D5T8+zfodAAD//wMAUEsBAi0AFAAGAAgA
AAAhALvlSJQFAQAAHgIAABMAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAFtDb250ZW50X1R5cGVzXS54bWxQSwEC
LQAUAAYACAAAACEArTA/8cEAAAAyAQAACwAAAAAAAAAAAAAAAAA2AQAAX3JlbHMvLnJlbHNQSwEC
LQAUAAYACAAAACEAN2aXBZcDAACeBwAAHwAAAAAAAAAAAAAAAAAgAgAAY2xpcGJvYXJkL2RyYXdp
bmdzL2RyYXdpbmcxLnhtbFBLAQItABQABgAIAAAAIQCSfYfgHQcAAEkgAAAaAAAAAAAAAAAAAAAA
APQFAABjbGlwYm9hcmQvdGhlbWUvdGhlbWUxLnhtbFBLAQItABQABgAIAAAAIQDKe6iqTgEAAH0C
AAAqAAAAAAAAAAAAAAAAAEkNAABjbGlwYm9hcmQvZHJhd2luZ3MvX3JlbHMvZHJhd2luZzEueG1s
LnJlbHNQSwUGAAAAAAUABQBnAQAA3w4AAAAA
" o:button="t" filled="f" stroked="f">
 <v:fill o:detectmouseclick="t"/>
 <o:lock v:ext="edit" aspectratio="t"/>
 <w:wrap type="none"/>
 <w:anchorlock/>
</v:rect><![endif]--><a href="https://iasbh.tmgrup.com.tr/c23fae/0/0/0/0/0/0?u=https://isbh.tmgrup.com.tr/sb/album/2022/11/04/nisa-suresi-okunusu-nisa-suresi-meali-turkce-anlami-arapca-yazilisi-ve-diyanet-tefsiri-d1-1667548773535.jpg" rel="nofollow"><img alt="Nisa Suresi Okunuşu - Nisa Suresi Meali, Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı ve Diyanet Tefsiri (34 Ayet ve Tamamı)" border="0" height="31" src="file:///C:/Users/90544/AppData/Local/Temp/msohtmlclip1/01/clip_image001.gif" v:shapes="Dikdörtgen_x0020_1" width="31" /></a><!--[if gte vml 1]><v:shapetype
 id="_x0000_t75" coordsize="21600,21600" o:spt="75" o:preferrelative="t"
 path="m@4@5l@4@11@9@11@9@5xe" filled="f" stroked="f">
 <v:stroke joinstyle="miter"/>
 <v:formulas>
  <v:f eqn="if lineDrawn pixelLineWidth 0"/>
  <v:f eqn="sum @0 1 0"/>
  <v:f eqn="sum 0 0 @1"/>
  <v:f eqn="prod @2 1 2"/>
  <v:f eqn="prod @3 21600 pixelWidth"/>
  <v:f eqn="prod @3 21600 pixelHeight"/>
  <v:f eqn="sum @0 0 1"/>
  <v:f eqn="prod @6 1 2"/>
  <v:f eqn="prod @7 21600 pixelWidth"/>
  <v:f eqn="sum @8 21600 0"/>
  <v:f eqn="prod @7 21600 pixelHeight"/>
  <v:f eqn="sum @10 21600 0"/>
 </v:formulas>
 <v:path o:extrusionok="f" gradientshapeok="t" o:connecttype="rect"/>
 <o:lock v:ext="edit" aspectratio="t"/>
</v:shapetype><![endif]--><!--[if mso & !supportInlineShapes & supportFields]><span
style='color:black;mso-color-alt:windowtext'><v:shape id="_x0000_i1025" type="#_x0000_t75"
 style='width:23.75pt;height:23.75pt'>
 <v:imagedata croptop="-65520f" cropbottom="65520f"/>
</v:shape><span style='mso-element:field-end'></span></span><![endif]--></p>

<p><strong>151 -&nbsp;</strong>İşte onlar gerçek kâfirlerdir. Biz de kâfirlere alçaltıcı bir azab hazırlamışızdır.</p>

<p><strong>152 -&nbsp;</strong>Allah'a ve peygamberlerine iman edenler ve onlar arasında ayırım yapmayanlara (Allah) pek yakında mükafatlarını verecektir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.</p>

<p><strong>153 -&nbsp;</strong>Kitap ehli, senden, kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişler ve: "Allah'ı bize açıkça göster" demişlerdi. Haksızlıkları sebebiyle onları yıldırım çarptı. Sonra kendilerine açık deliller geldiği halde buzağıyı (tanrı) edinmişlerdi. Onları bundan dolayı da affettik. Ve Musa'ya açık bir delil (yetki) verdik.</p>

<p><strong>154 -&nbsp;</strong>Söz vermeleri için Tur dağını üzerlerine kaldırdık. Onlara: "O kapıdan secde ederek girin" dedik. Yine onlara: "Cumartesi yasağını çiğnemeyin" dedik ve onlardan sağlam bir söz aldık.</p>

<p><strong>155 -&nbsp;</strong>Verdikleri sözden dönmeleri, Allah'ın âyetlerini inkâr etmeleri, haksız yere peygamberlerini öldürmeleri ve "kalblerimiz kılıflıdır" demelerinden dolayı (başlarına türlü belalar verdik). Doğrusu Allah, inkârları sebebiyle onların kalplerini mühürlemiştir. Pek azı hariç onlar inanmazlar.</p>

<p><strong>156 -</strong>(Kalblerinin mühürlenmesinin diğer bir sebebi de İsa'yı) inkâr etmeleri ve Meryem'e büyük bir iftirada bulunmalarıdır.</p>

<p><strong>157 -</strong>&nbsp;Bir de "Biz Allah'ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük" demeleridir. Oysa onu ne öldürdüler, ne de astılar. Fakat öldürdükleri kimse, onlara İsa gibi gösterildi. Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, ondan yana tam bir kuşku içindedirler. O hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Onu kesinlikle öldürmediler.</p>

<p><strong>158 -&nbsp;</strong>Fakat Allah onu kendisine yükseltmiştir. Allah, aziz (daima üstün)dir, hikmet sahibidir.</p>

<p><strong>159 -&nbsp;</strong>Kitap ehlinden hiçbir kimse yoktur ki, ölmeden önce ona (İsa'ya) iman etmiş olmasın. Kıyamet gününde o, onlara şahitlik edecektir.</p>

<p><strong>160-</strong>161 - Yahudilerin zulmetmeleri ve birçok kimseleri Allah yolundan alıkoymaları, yasaklandıkları halde faiz almaları ve insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle daha önce kendilerine helâl kılınan temiz şeyleri haram kıldık. Onlardan kâfir olanlara can yakıcı bir azap hazırladık.</p>

<p><strong>162 -&nbsp;</strong>Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve iman edenler, sana indirilene ve senden önce indirilenlere iman ederler. Onlar, namazı kılan, zekatı veren, Allah'a ve ahiret gününe iman edenlerdir. İşte onlara büyük bir mükafat vereceğiz.</p>

<p><strong>163 -&nbsp;</strong>Muhakkak biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyûb'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyettik. Davud'a da Zebur'u verdik.</p>

<p><strong>164 -&nbsp;</strong>Daha önce sana anlattığımız peygamberlerle, anlatmadığımız başka peygamberlere de (vahyettik). Ve Allah Musa ile de konuştu.</p>

<p><strong>165 -&nbsp;</strong>Peygamberleri müjdeciler ve azab habercileri olarak gönderdik ki, peygamberlerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah mutlak üstündür, yegane hikmet sahibidir.</p>

<p><strong>166 -</strong>&nbsp;Fakat Allah, sana indirdiğini kendi ilmiyle indirmiş olduğuna şahitlik eder. Melekler de buna şahitlik ederler. Allah'ın şahitliği de kafidir.</p>

<p><strong>167 -&nbsp;</strong>Şüphesiz inkâr edip, insanları Allah yolundan alıkoyanlar, derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.</p>

<p><strong>168 -</strong>&nbsp;Muhakkak Allah, inkâr edenleri ve zulmedenleri ne bağışlar, ne de doğru bir yola eriştirir.</p>

<p><strong>169 -&nbsp;</strong>Onları ancak cehennemin yoluna (iletecek ve) onlar orada ebedî olarak kalacaklardır. Bu ise Allah'a çok kolaydır.</p>

<p><strong>170 -&nbsp;</strong>Ey insanlar, Resul size, Rabbi'nizden hakkı (gerçeği) getirdi. Kendi yararınıza olarak ona inanın. Eğer inkâr ederseniz, bilin ki göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ındır. Allah bilendir, hikmet sahibidir.</p>

<p><strong>171 -&nbsp;</strong>Ey kitab ehli! Dininizde taşkınlık etmeyin ve Allah hakkında ancak doğru olanı söyleyin! Meryem oğlu İsa Mesih, sadece Allah'ın elçisi, Meryem'e atmış olduğu kelimesi ve O'ndan bir ruhtur. Allah'a ve peygamberlerine inanın (Allah) üçtür demeyin. Kendi yararınız için buna son verin. Muhakkak ki Allah tek bir ilâhtır. O, çocuk sahibi olmaktan yüce (münezzeh)dir. Göklerdeki ve yerdekilerin hepsi O'nundur. Vekil olarak Allah yeter.</p>

<p><strong>172 -&nbsp;</strong>Hiçbir zaman Mesih de Allah'ın bir kulu olmaktan çekinmez, Allah'a yakın melekler de. Kim O'na kulluk etmekten çekinir ve büyüklük taslarsa bilsin ki O, onların hepsini huzuruna toplayacaktır.</p>

<p><strong>173 -&nbsp;</strong>İnanıp güzel işler yapanlara gelince, onların mükafatlarını eksiksiz ödeyecek ve lütfundan onlara daha fazlasını da verecektir. Allah'a kulluktan çekinip büyüklük taslayanlara da şiddetli bir şekilde azab edecek ve onlar Allah'dan başka kendilerine ne bir dost, ne de bir yardımcı bulamayacaklardır.</p>

<p><strong>174 -&nbsp;</strong>Ey insanlar! Size Rabbinizden bir delil (Muhammed) geldi ve size apaçık bir nur indirdik.</p>

<p><strong>175 -&nbsp;</strong>Allah'a inanıp O'na sımsıkı sarılanları (Allah), kendisinden bir rahmet ve lutfa sokacak ve kendisine varan dosdoğru yola iletecektir.</p>

<p><strong>176 -&nbsp;</strong>Senden fetva istiyorlar. Deki: "Allah size kelâle (babasız ve çocuksuz kimse) nin mirası hakkında hükmünü açıklıyor: Çocuğu olmayan, fakat kız kardeşi bulunan bir kişi ölürse, bıraktığı malın yarısı o (kız kardeşi)nundur. Çocuğu olmayan kız kardeş ölürse, erkek kardeş ona varis olur. Eğer (ölenin) iki kız kardeşi varsa, bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kardeşler erkek ve kız olurlarsa, erkeğin hissesi, iki kızın hissesi kadardır. Şaşırmamanız için Allah size (hükümlerini) açıklıyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.</p>

<h2><strong>Nisa Suresi Dinle</strong></h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/ylhBFgITZR4?si=2CKXwr02jh2mdXDg" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p>

<p></p>

<h2><b>Nisa Suresi Konusu</b></h2>

<p>Kur'an-ı Kerim'in temel ve özü niteliğindeki Fâtiha suresinde, müminler şu sözleri dile getirirler: "(Rabbimiz!) Ancak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz. Bizi dosdoğru yola ilet." (1/5-6). Bu surede, Fâtiha'da yer alan prensiplerin, özellikle kulluk ve doğru yolla ilgili detayları, üç ayrı alanda açıklanmaktadır:</p>

<p>a) Kadın-erkek ilişkisi ve aile hayatı: Bütün insanların aynı kökten geldiği, kadının da aynı nefisten yaratıldığı vurgulanarak, insanların hemcinslerine iyi davranmaları, aile hayatının kuralları, miras hükümleri ve kadın hakları konularına detaylı bir şekilde yer verilmiştir. Ayrıca, akrabalık ilişkisinin doğurduğu hakları unutmamaları gerektiği ifade edilmiş, kadınların akraba, eş, analı-babalı, yetim, hür ve câriye olarak sahip oldukları haklar açıklanmıştır.</p>

<p>b) İnanan muhatapların, kadın-erkek ve aile ilişkilerinde Allah'a kulluk etmelerinin yanı sıra, inanan ve inanmayan diğer insanlarla ilişkilerinde de Allah'a kul olma şuuruyla hareket etmeleri gerektiği vurgulanmıştır. Adalet, iyilik, yardımlaşma, emanete riayet gibi konularda hükümlere ve prensiplere yer verilmiştir. Aynı zamanda, müminlerle diğer topluluklar arasındaki ilişkilere dair temel kurallar belirlenmiş, hicretin hükümleri açıklanmış ve câhiliye dönemine ait olumsuz alışkanlıkların terk edilmesi teşvik edilerek alkol kullanımına karşı ilk adımlar atılmıştır.</p>

<p>c) Üçüncü olarak, çeşitli ayetlerde vakit namazı, korku namazı, namaz için gerekli temizlik (tahâret) gibi ibadetlere, ferdî ve sosyal ahlak kurallarına detaylı bir şekilde yer verilmiştir. Bu sayede, sosyal kurallar, düzenlemeler ve kurumların, sağlıklı bir "Allah-kul ilişkisi" kurmaya ve yalnızca Allah'a kul olmak isteyenlerin önündeki engelleri kaldırmaya yönelik olduğuna vurgu yapılmıştır.</p>

<form>
<h2><b>Nisa Suresi Fazileti</b></h2>

<p>İbn Abbas (r.a.) şöyle der:</p>

<p>Nisâ suresinde bulunan sekiz âyet, bu ümmet için güneşin üzerine doğduğu ve battığı şeylerin hepsinden hayırlıdır:</p>

<p>“Allah, haramları ve helâlleri size apaçık bildirerek yolunuzu aydınlatmak istiyor …” (Nisâ 4/26)</p>

<p>“Allah sizi günahlardan, yanlış yollara gitmekten koruyup affına ve rahmetine yöneltmek diliyor.…” (Nisâ 4/27)</p>

<p>“Allah sizin yükünüzü hafifletip dinî hayatı yaşanılır kılmak istiyor. …” (Nisâ 4/28)</p>

<p>“Siz eğer yasaklanan büyük günahlardan sakınırsanız, biz sizin küçük günahlarınızı örteriz…” (Nisâ 4/31)</p>

<p>“Allah zerre kadar bile olsa kimseye zulmetmez.” (Nisâ 4/40)</p>

<p>“Allah, kendisine şirk koşulmasını kesinlikle bağışlamaz. Bunun altındaki günahları ise dilediği kimse için affeder…” (Nisâ 4/48)</p>

<p>“Kim bir kötülük yapar veya nefsine zulmeder de sonra Allah’tan bağışlanma dilerse, şüphesiz Allah’ı çok bağışlayıcı ve çok merhamet edici olarak bulur.” (Nisâ 4/110)</p>

<p>“Eğer siz şükredip inanırsanız Allah size ne diye azap etsin.” (Nisâ 4/147) (İbn Kesîr, Tefsîru’l-Kur’ân, I, 448)</p>
</form></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tuğçe Kaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/nisa-suresi-okunusu-nisa-suresi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jan 2024 23:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2024/01/nisa-suresi.jpg" type="image/jpeg" length="76937"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tekasür Suresi Okunuşu – Tekasür Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Diyanet Meali & Dinle)]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/tekasur-suresi-okunusu-tekasur-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/tekasur-suresi-okunusu-tekasur-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekasür Suresi, 8 ayetten oluşmaktadır ve Mekke'de inmiştir. Halk arasında 'Elhâküm ve Makbûre' olarakta bilinmektedir. Çokluk yarışı ve çoklukla övünmek demektir. Peki, Tekasür Suresi Okunuşu, Tekasür Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Faziletleri hakkında bilmek istediğiniz pek çok konu haberimizin devamında...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Tekasür Suresi Türkçe Okunuşu</strong></h2>

<p><strong>Bismillahirrahmânirrahîm.</strong><br />
1- Elhakümüt tekasür<br />
2- Hatta zürtümülmekabir<br />
3- Kella sevfe ta'lemun<br />
4- Sümme kella sevfe ta'lemun<br />
5- Kella lev ta'lemune ılmel yekıyn<br />
6- Le teravünnelcehıym<br />
7- Sümme leteravünneha aynelyakıyn<br />
8- Sümme le tüs'elünne yevmeizin anin neıym.</p>

<h2><b>Tekasür Suresi Arapça Yazılışı</b></h2>

<p><b>&nbsp;<img alt="" src="https://esyeniguncom.teimg.com/esyenigun-com/uploads/2024/01/tekasur-suresi-okunusu.jpg" style="width: 450px; height: 240px;" /></b></p>

<h2><b>Tekasür Suresi Türkçe Anlamı </b></h2>

<p><b>Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.</b></p>

<p>1- O çokluk kuruntusu sizleri oyaladı,</p>

<p>2- Ta kabirlere kadar gidip ziyaret edişinize kadar!</p>

<p>3- Öyle değil, ileride bileceksiniz!</p>

<p>4- Sonra yine öyle değil, ileride bileceksiniz!</p>

<p>5- Öyle değil, kesin olarak bilseniz,</p>

<p>6- Andolsun ki, cehennemi mutlaka göreceksiniz!</p>

<p>7- Sonra yine andolsun ki, onu yakın gözüyle göreceksiniz!</p>

<p>8- Sonra andolsun ki, o gün her nimetten sorgulanacaksınız!</p>

<h2><b>Tekasür Suresi Dinle</b></h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/vX1v1N2HF-U?si=J8x7TYnqyMV_0gos" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p>

<p></p>

<h3><strong>Tekasür Kelimesi Ne Demek?</strong></h3>

<p>Sure adını ilk ayette geçen ve çoklukla övünme anlamına gelen tekasür kelimesinden alır.</p>

<h2><b>Tekasür Suresi Konusu</b></h2>

<p>Dünya tutkusunun, mal ve evlat çokluğu ile övünmenin kötülüğü bildirilir. Bu tür davranışların insanı ebedî felâkete uğratacağı hatırlatılır. Resûlullah (s.a.s.) bir gün Tekâsür sûresini okuduktan sonra şöyle buyurdu: “Âdem oğlu malım malım deyip duruyor. Ey Âdem oğlu! Yiyip tükettiğin, giyip eskittiğin veya sadaka olarak verip sevap kazanmak üzere gönderdiğinden başka malın var mı ki?” (Müslim, Zühd 3-4; Tirmizî, Zühd 31)</p>

<h3><strong>Tekasür Suresi Ne İçin Okunur?</strong></h3>

<p>Tekasür Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 102. suresidir ve bu sure, birçok Müslüman tarafından çeşitli niyetlerle okunan bir dua olarak kabul edilir. Darlık anlarında okunduğuna inanılan bu sure, kişinin rahatlamasına ve ferahlamasına yardımcı olabilir. Aynı zamanda fiziksel hastalıkların şifası için de başvurulan bir duadır.</p>

<p>Özellikle strese bağlı baş ağrılarıyla baş etmek isteyenler, ikindi namazının ardından Tekasür Suresi'ni okuyarak kısa süre içinde rahatlama bulabilirler. Ayrıca, işlerin yolunda gitmesi, kazanç artışı, borçların ortadan kalkması, dünyevi ve uhrevi belalardan korunma gibi çeşitli niyetlerle günde en az bir veya üç defa okunması önerilmektedir.</p>

<p>Ancak, bu tür duaların bir inanç ve ibadet pratiği olduğunu unutmamak önemlidir. Herkesin inançlarına ve yaşam tarzına göre farklı dua ve ibadetler tercih edebileceği unutulmamalıdır.</p>

<h3><strong>Tekasür Suresi Kaçıncı Sayfa, Cüzde Yer Alıyor? Kaç Ayet?</strong></h3>

<p>Tekasür Suresi, Kur’an-ı Kerim’de 600. sayfada yer alır ve 30. cüzde bulunur.Tekasür Suresi 8 ayetten oluşmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><b>Tekasür Suresi Ne Zaman Nerede İndirilmiştir?</b></h3>

<p>Mushaftaki sıralamada yüz ikinci, iniş sırasına göre on altıncı sûredir. Kevser sûresinden sonra, Mâ‘ûn sûresinden önce Mekke’de inmiştir. Medine’de indiğine dair rivayet de vardır (bk. Buhârî, “Rikāk” 10; Şevkânî, V, 575).</p>

<h3><b>Tekasür Suresi Adetliyken Okunur Mu?</b></h3>

<p>Tekasür Suresi’nin adetliyken Kur'an-ı Kerim'den ya da ezberden okunması caiz olmamaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tuğçe Kaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/tekasur-suresi-okunusu-tekasur-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jan 2024 17:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2024/01/tekasur.jpg" type="image/jpeg" length="20077"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tin Suresi Okunuşu-Tin Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Diyanet Meali & Dinle)]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/tin-suresi-okunusu-tin-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/tin-suresi-okunusu-tin-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tin Suresi, Mekke döneminde inmiştir ve 8 ayettir. Tin, incir demektir. İşte Tin Suresi Okunuşu - Tin Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları hakkında merak ettiğiniz her şey haberimizde…

 ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tin Suresi, Mekke'de nazil olmuş ve 8 ayetten oluşan bir suredir. Adını birinci ayette geçen "incir" kelimesinden alır. Mushaf sıralamasına göre 95. sırada yer alırken, iniş sırasına göre 28. suredir. Surede Allah'ın hüküm verenlerin en üstün olduğu ifade edilir. Tin Suresi'nin Okunuşu- Tin Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları hakkında bilmek istedikleriniz yazımızın devamında...</p>

<h2><b>Tin Suresi Arapça Okunuşu</b></h2>

<p><b>Bismillahirrahmânirrahîm.</b></p>

<p>1- Vettiyni vezzeytuni</p>

<p>2- Ve turi siyniyne</p>

<p>3- Ve hazelbeledil'emiyni</p>

<p>4- Lekad halaknel'insane fiy ahseni takviymin</p>

<p>5- Sümme redednahü esfele safiliyne</p>

<p>6- İllelleziyne amenu ve amilussalihati felehum ecrun gayru memnuun</p>

<p>7- Fema yukezzibuke ba'du biddiin</p>

<p>8- Eleysallahu bi ahkemil hakimiyn</p>

<h2><b>Tin Suresi Arapça Yazılışı</b></h2>

<p><img height="464" src="https://esyeniguncom.teimg.com/esyenigun-com/uploads/2024/01/image-40.png" style="width: 579px; height: 332px;" width="809" /></p>

<p><b>&nbsp;</b></p>

<h2><b>Tin Suresi Türkçe Anlamı </b></h2>

<p><b>Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.</b></p>

<p>1- Andolsun o incire, o zeytine,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2- Sinin (Sina) dağına</p>

<p>3- ve bu güvenli beldeye ki,</p>

<p>4- Biz insanı en güzel biçimde yarattık.</p>

<p>5- Sonra da çevirdik aşağıların aşağısına kaktık.</p>

<p>6- Ancak iman edip yararlı işler yapan kimseler başka; onlar için kesilmez bir mükafat vardır.</p>

<p>7- O halde artık sana dini ne yalanlatabilir?</p>

<p>8- Allah hakimlerin hakimi değil mi?</p>

<p><b>&nbsp;</b></p>

<h2><b>Tin Suresi Suresi Dinle</b></h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/PIcJx979hyg?si=yXh_pDoXXT1BaZ-Q" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p>

<p><b>&nbsp;</b></p>

<h2><strong>Tin Suresi Konusu </strong></h2>

<p>Tin Suresi&nbsp;konusu da merak edilenler arasında yer alır. Bu sure de diğer sureler gibi insanları belli konularda bilgilendirir. Bazı önemli varlıklar arasında insanların ne kadar değerli olduğundan bahseder. Kötü ahlakın insana verdiği zararlardan bahseden bir rüyadır. İman edenlerin ve her daim güzel işler yapanlardan her zaman övgü ile bahseden bir suredir. Surede hesap gününü yalanlayanların ise şiddetle kınandığından bahsedilmiştir.</p>

<h3><b>Tin Suresi Anlamı</b></h3>

<p>&nbsp;<br />
Mushaftaki sıralamada doksan beşinci, iniş sırasına göre yirmi sekizinci sûredir. Bürûc sûresinden sonra, Kureyş sûresinden önce Mekke’de inmiştir. Sûre adını 1. âyette geçen ve “incir” anlamına gelen tîn kelimesinden almıştır. Ayrıca “Ve’t-tîn” ismiyle de anılmaktadır. İman edip iyi işler yapanlar övülmüş, hesap ve cezayı yalan sayanlar kınanmış, hüküm verenlerin en üstününün Allah olduğu bildirilmiştir.</p>

<h3><b>Tin Suresi Fazileti</b></h3>

<p><br />
Tin Suresi, günümüzde oldukça merak edilen ve araştırılan sureler arasında yer almaktadır. Bu surenin birçok fazileti bulunmaktadır ve bu fazilelerden faydalanmak isteyenler, düzenli olarak sureyi okuyabilirler. Tin Suresi, özellikle yolculuk öncesinde yazılıp üzerinde taşındığında, kişiyi her türlü beladan koruduğuna inanılmaktadır.</p>

<p>Tin Suresi'ni 70 defa okuyan kişi, toplum içinde saygın ve sevilen bir kişi haline gelir. İnsanların gözünde olumlu bir imaj oluşturmak isteyenler, bu sureyi düzenli olarak okumayı tercih edebilirler. Ayrıca, sureyi bir cam kaba yazıp içini yağmur suyuyla doldurarak, bu suyu bahçe veya bağlarına döken kişilerin mahsulleri daha bereketli ve verimli olacağına inanılmaktadır. Sebze ve meyve üretimi artar, bereketlenir.</p>

<h3><b>Tin Suresi Kaç Ayet?</b></h3>

<p><br />
Tin Suresi, Mushaf'ta 95. sırada yer alan 8 ayetlik bir suredir. İniş sırasına göre ise 78. sıradadır. Mekke döneminde nazil olmuş önemli surelerden biridir. Sure, Buruc Suresi'nden sonra gelmekte olup Kureyş Suresi'nden önce yer alır.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tuğçe Kaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/tin-suresi-okunusu-tin-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jan 2024 17:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2024/01/kurann-1.jpg" type="image/jpeg" length="45736"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tevbe Suresi Okunuşu -Tevbe Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Diyanet Meali & Dinle)]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/tevbe-suresi-okunusu-tevbe-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/tevbe-suresi-okunusu-tevbe-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tevbe Suresi, Kuran'ı Kerim'in 9. suresidir ve 133 ayetten oluşmaktadır. Halk arasında Berae Suresi olarakta bilinmektedir. Tevbe Suresi'nin son iki ayeti hariç hepsi Mekke'de indirilmiştir. İşte Tevbe Suresi Okunuşu -Tevbe Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları hakkında merak ettiğiniz pek çok konu haberimizin detayında...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tevbe Suresi,&nbsp;Kur’an’ın dokuzuncu suresidir. Halk arasında &nbsp;Berae Suresi olarakta bilinir ve 133 ayetten oluşmaktadır.&nbsp;Tevbe Suresi'nin son 2 ayeti hariç tamamı Medine’de indirilmiştir.&nbsp;Peki, Tevbe Suresi Okunuşu -Tevbe Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti gibi merak ettiğiniz konulara işte haberimizde...</p>

<p></p>

<h2><strong>Tevbe Suresi Arapça Okunuşu</strong></h2>

<h2><strong>Bismillahirrahmanirrahim</strong></h2>

<p>1. Beraetüm minallahi ve rasulihı ilellezıne ahettüm minel müşrikın<br />
2. Fe siyhu fil erdı erbeate eşhüriv va'lemu enneküm ğayru ma'cizillahi ve ennellahe muhzil kafirın<br />
3. Ve ezanüm minallahi ve rasulihı ilen nasi yevmel haccil ekberi ennallahe berıüm minel müşrikıne ve rasulüh fe in tübtüm fe hüve hayrul leküm ve in tevelleytüm fa'lemu enneküm ğayru mu'cizillah ve beşşirillezıne keferu bi azabin elım<br />
4. İllellezıne ahettüm minle müşrikıne sümme lem yenkusuküm şey'ev ve lem yüzahiru aleyküm ehaden fe etimmu ileyhim ahdehüm ila müddetihim innellahe yühıbbül müttekıyn<br />
5. Fe izenselehal eşhürul hurumü faktülül müşrikıne hayüs vecedtümuhüm ve huzuhüm vahsuruhüm vak'udu lehüm külle mersad fe in tabu ve ekamüs salate ve atevüz zekate fe hallu sebılehüm innellahe ğafurur rahıym<br />
6. Ve in ehadüm minel müşrikınestecarake fe ecirhü hatta yesmea kelamellahi sümme eblığhu me'meneh zalik bi ennehüm kavmül la ya'lemun<br />
7. Keyfe yekunü lil müşrikıne ahdün ındellahi ve ınde rasulihı illellezıne ahettüm ındel mescidil haram fe mestekamu leküm festekıymu lehüm innellahe yühıbbül mütekeyın<br />
8. Keyfe ve iy yazheru aleyküm la yerkubu fiküm illevve la zimmeh yürduneküm bi efvahihim ve te'ba kulubühüm ve ekseruhüm fasikun<br />
9. İşterav ve ayatillahi semenen kalılen fe saddu an sebılih innehüm sae ma kanu ya'melun<br />
10. La yerkubune fı mü'minın illev ve la zimmeh ve laike hümül mu'tedun<br />
11. Fe in tabu ve ekamüs salate ve atevüz zekate fe ıhvanüküm fid dın ve nüfassılül ayati le kavmiy ya'lemun<br />
12. Ve in nekesu eymanehüm mim ba'di ahdihim ve taanu fı dıniküm fe katilu eimmetel küfri innehüm la eymane lehüm leallehüm yentehun<br />
13. Ela tükatilune kavmen nekesu eymanehüm ve hemmu bi ıhracir rasuli ve hüm bedeuküm evvele merrah e tahşevnehüm fellahü ehakku en tahşevhü in küntüm mü'minın<br />
14. Katiluhüm yüazzibhümüllahü bi eydıküm ve yuhzihim ve yensurküm aleyhim ve yeşfi sudura kavmim mü'minın<br />
15. Ve yüzhib ğayza kulubihim ve yetubüllahü ala mey yeşa' vallahü alımün hakım<br />
16. Em hasibtüm en tütraku ve lemma ya'lemillahüllezıne cahedu minküm ve lem yetehızu min dunillahi ve la rasulihı ve lel mü'minıne velıceh vallahü habırum bi ma ta'melun<br />
17. Ma kane lil müşrikıne ey ya'müru mesacidellahi şahidıne ala enfüsihm bil küfr ülaike habitat a'malühüm ve fin nari hüm halidun<br />
18. İnnema ya'müru mesacidellahi men amene billahi vel yvmil ahıri ve ekames salate ve atez zekate ve lem yahşe illallahe fe asa ülaike ey yekunu minel mühtedın<br />
19. E cealtüm sikayetel hacci ve ımaratel mescidil harami ke men amen billahi vel yevmil ahıri ve cahede fı sebılillah la yestevune ındellah vallahü la yehdil kavmez zalimın<br />
20. Ellezıne amenu ve haceru ve cahdu fı sebılillahi bi emvalihim ve enfüsihim a'zamü deracetem ındellah ve ülaike hümül faizun<br />
21. Yübeşşiruhüm rabbühüm bi rahmetim minhü ve rıdvaniv ve cennatil lehüm fıha neıymüm mükıym<br />
22. Halidıne fıha ebeda innellahe ındehu ecrun azıym<br />
23. Ya eyyühellezıne amenu la tettehızu abaeküm ve ıhvaneküm evliyae inistehabbül kküfra alel ıman ve mey yetevellehüm minküm fe ülaike hümüz zalimun<br />
24. Kul in kane abaüküm ve ebnaüküm ve ıhvanüküm ve ezvacüküm ve aşıratüküm ve emvalü nıkteraftümuha ve ticaratün tahşevne kesadeha ve mesakinü terdavneha ehabbe ileyküm minallahi ve rasulihı ve cihadin fı sebılihı fe terabbesu hatta ye'tiyallahü bi emrih vallahü la yehdil kavmel fasikıyn<br />
25. Le kad nasarakümüllahü fı mevatıne kesırativ ve yevme hıneynin iz a'cebetküm kesratüküm fe lem tuğni anküm şey'ev ve dakat aleykümül erdu bi ma rahubet sümme velleytüm müdbirın<br />
26. Sümme enezlellahü sekınetehu ala rasulihı ve alel mü'minıne ve enzele cünudel lem teravha ve azzebellezıne keferu ve zalike cezaül kafirın<br />
27. Sümme yetubüllahü min ba'di zalike ala mey yeşa' vallahü ğafurur rahıym<br />
28. Ya eyyühellezıne amenu innemel müşrikun necesün fe la yakrabül mescidel haram ba'de amihim haza ve in hıftüm ayleten fe sevfe yuğnıkümüllahü min fadlihı in şa' innellahe alımün hakım<br />
29. Katilüllezıne la yü'minune billahi ve la bil yevmil ahıri ve la yühürrimune ma harremallahü ve rasulühu ve la yedınune dınel hakkı minellezıne utül kitübe hatta yu'tul cizyete ay yediv vehüm sağırun<br />
30. Ve kaletil yehudü uzeyrunibnüllahi ve kaletin nesaral mesıhubnüllah zalike kavlühüm bi efvahaham yüdahiune kavlellezıne keferu min kabl katellehümullahü enna yü'fekun<br />
31. İttehazu ahbarahüm ve ruhbanehüm erbabem min dunillahi vel mesıhabne meryem ve ma ümiru illa li ya'büdu ilahev vahıda la ilahe illa hu sübhanehu amma yüşrikun<br />
32. Yürıdune ey yutfiu nurallahi bi efvahihim ve ye'bellahü illa ey yütimme nurahu ve lev kerihel kafirun<br />
33. Hüvellezı ersele rasulehu bil hüda ve dınil hakkı li yuzhirahu aled dıni küllihı ve lev kerihel müşrikun<br />
34. Ya eyyühellezıne amenu inne kesıram minel ahbari ver ruhbani le ye'külune emvalen nasi bil batıli ve yesuddune an sebılillah vellezıne yeknizunez zehebe vel fiddate ve la yünfikuneha fı sebılillahi fe beşşirhüm bi azabin elım<br />
35. Yevme yuhma aleyha fı nari cehenneme fe tükva biha cibahühüm ve cünubühüm ve zuhuruhüm haza ma keneztüm li enfüsiküm fe zuku ma küntüm teknizun<br />
36. İnne ıddeş şühuri ındellahisna aşera şehran fı kitabillahi yevme halekas semavati vel erda miha erbeatüm hurum zaliked dınül kayyimü fe la tazlimu fıhinne enfüseküm ve katilül müşrikıne kaffeten kema yükatiluneküm kaffeh va'lemu ennallahe meal müttekıyn<br />
37. İnnemen nesıü ziyadetün fil küfri yüdallü bihillezıne keferu yühıllünehu amev ve yüharrimunehu amel li yüvatıu ıddete ma harramellahü fe yühıllu ma harremellah züyyine lehüm suü a'malihim vallahü la yehdil kavmel kafirın<br />
38. Ya eyyühellezıne amenu ma leküm iza kıyle lekümünfiru fı sebılillahis sakaltüm ilel ard e radıytüm bil hayatid dünya minel ahırah fe ma metaul hayatid dünya minel ahırah fe ma metaul hayatid dünya fil ahırati illa kalıl<br />
39. İlla tenfiru yüazzibküm azaben elımev ve yestebdil kavmen ğayraküm ve la teduruhu şey'a vallahü ala külli şey'in kadır<br />
40. İlla tensuruhü fe kad nesarahüllahü iz ahracehüllezıne keferu saniyesneyni iz hüma fil ğayri iz yekül li sahıbihı la tahzen innallahe meana fe enzelellahü sekınetehu aleyhi ve eyyedehu bi cünudil lem teravha ve ceale kelimetellezıne keferus süfla ve kelimetüllahi hiyel ulya vallahü azızün hakım<br />
41. İnfiru hıfafev ve sikalev ve cahidu bi emvaliküm ve enfüsiküm fı sebılillah zaliküm hayrul leküm in küntüm ta'lemun<br />
42. Lev kane aradan karıbev ve seferan kasıdel lettebeuke ve lakim beudet aleyhimüş şükkah ve se yahlifune billahi levisteta'na le haracna meaküm yühlikune enfüsehüm vallahü ya'lemü innehüm le kazibun<br />
43. Afallahü ank li me ezinte lehüm hatta yetebeyyene lekellezıne sadeku ve ta'lemel kazibın<br />
44. La yeste'zinükellezıne yü'minune billahi vel yevmil ahıri ey yücahidu bi emvalihim ve enfüsihim vallahü alımüm bil müttekıyn<br />
45. İnnema yeste'zinükellezıne la yü'minune billahi vel yevmil ahıri vertabet kulubühüm fe hüm fı raybihim yeteraddedun<br />
46. Ve lev eradül huruce le eaddu lehu uddetev ve lakin kerihellahümbiasehüm fe sebbetahüm ve kıylek'udu meal kaıdın<br />
47. Lev haracu fıküm ma zaduküm illa habalev ve le evdau hılaleküm yebğunekümül fitneh ve fıküm semmaune lehüm vallahü alımüm biz zalimın<br />
48. Lekadibteğavül fitnete min kablü ve kallebu lekel ümura hatta cael hakku ve zahera emrullahi vehüm karihun<br />
49. Ve minhüm mey yekulü'zel lı ve la teftinnı e la fil fitneti sekatu ve inne cehenneme le mühıytatüm bil kafirın<br />
50. İn tüsıbke hasenetün tesü'hüm ve in tüsıbke müsıybetüy yekulu kad ehazna emrana min kablü ve yetevellev vehüm ferihun<br />
51. Kul ley yüsıybena illa ma ketebellahü lena hüve mevlana ve alellahi fel yetevekkelil mü'minun<br />
52. Kul hel terabbesune bina illa ıhdel husneyeyn ve nahnü neterabbesu biküm ey yüsıybekümüllahü bi azabim min ındihı ev bi eydına fe terabbesu inna meaküm müterabbisun<br />
53. Kul enfiku tav'an ev kerhel len yütekabbele minküm inneküm küntüm kavmen fasikıyn<br />
54. Ve ma meneahüm en tukbele minhüm nefekatühüm illa ennehüm keferu billahi ve bi rasulihı ve la ye'tunes salate illa vehüm küsala ve la yünfikune illa vehüm karihun<br />
55. Fe la tü'cibke emvalühüm ve la evladühüm innema yürıdüllahü li yüazzibehüm biha fil hayatid dünya ve tezheka enfüsühm ve hüm kafirun<br />
56. Ve yahlifune billahi innehüm le minküm ve ma hüm minküm ve lakinnehüm kavmüy yefrakun<br />
57. Lev yecidune melceen ev meğaratin ev müddehalel le vellev ileyhi vehüm yecmehun<br />
58. Ve minhüm mey yelmizüke fis sadekat fe in u'tu minha radu ve il lem yu'tav minha iza hüm yeshatun<br />
59. Ve lev ennehüm radu ma atahümlahü ve rasulühu ve kalu hasbünallahü se yü'tınellahü min fadlihı ye rasulühu inna ilallahi rağıbun<br />
60. İnnemas sadekatü lil fükarai vel mesakıni vel amilıne aleyha vel müellefeti kulubühüm ve firrikabi vle ğarimıne ve fı sebılillahi vebnis sebıl ferıdatem minallah vallahü alımün hakım<br />
61. Ve minhümüllezıne yü'zunen nebiyye ve yekulune hüve üzün kul üzünü hayril leküm yü'minü billahi ve yü'minü lil mü'minıne ve rahmetül lillezıne amenu minküm vellezıne yü'zune rasulellahi lehüm azabün elım<br />
62. Yahlifune billahi leküm li yürduküm vallahü ve rasulühu ehakku ey yürduhü in kanu mü'minın<br />
63. E lem ya'lemu ennehu mey yühadidillahe ve rasulehu fe enne lehu nara cehenneme haliden fıha zalikel hızyül azıym<br />
64. Yahzerul münafikune en tünezzele aleyhim suratün tünebbiühüm bi ma fı kulubihim kulistehziu innellahe muhricüm ma tahzerun<br />
65. Ve lein seeltehüm le yekulünne innema künna nehudu ve nel'ab kul e billahi ve ayatihı ve rasulihı küntüm testehziun<br />
66. La ta'teziru kad kefartüm ba'de ımaniküm in na'fü an taifetim minküm nüazzib taifetem bi ennehüm kanu mücrimın<br />
67. El münafikun vel münafikatü ba'duhüm min ba'd ye'mürune bil münkeri ve yenhevne anil ma'rufi ve yakbidune eydiyehüm nesüllahe fe nesiyehüm innel münafikıyne hümül fasikun<br />
68. Veadellahül münafikıyne vel münafikati vel küffara nara cehenneme halidıne fıha hiye hasbühüm ve leanehümüllah ve lehüm azabüm mükıym<br />
69. Kellezıne min kabliküm kanu eşedde minküm kuvvetev ve eksera emvalev ve evlada festemteu bi halakıhim festemta'tüm bi halaıküm kemestem teallazıne min kabliküm bi halakıhüm ve hudtüm kellezı hadu ülaike habitat a'malühüm fid dünya vel ahırah ve ülaike hümül hasirun<br />
70. E lem ye'tihim nebüllezıne min kablihim kavmi nuhıv ve adiv ve semude ve kavmi ibrahıme ve ashabi medyene vel mü'tefikat etethüm rusülühüm bil beyyinat fe ma kanellahü li yazlimehüm ve lakin kanu enfüsehüm yazlimun<br />
71. Vel mü'minune vel mü'miratü ba'duhüm evliyaü ba'd ye'mürune bil ma'rufi ve yenhevne anil münkeri ve yükıymunes salate ve yü'tunez zekate ve yütıy'unellahe ve rasuleh ülaike se yerhamühümüllah innellaha azızün hakım<br />
72. Veadellahül mü'minıne vel mü'minati cennatin tecrı min tahtihel enharu halidıne fıha ve mesakine teyyibeten fı cennati adn ve rıdvanüm minallahi ekber zalike hüvel fevzül azıym<br />
73. Ya eyyühen nebiyyü cahidil küffara vel münafikıyne vağluz aleyhim ve me'vahüm cehennem ve bi'sel mesıyr<br />
74. Yahlifune billahi ma kalu ve le kad kalu kelimetel küfri ve keferu ba'de islamihim ve hemmu bi ma lem yenalu ve ma nekamu illa en ağnahümüllahü ve rasulühu min fadlih fe iy yetubu yekü hayral lehüm ve iy yetevellev yüazzibhümüllahü azaben elımen fid dünya vel ahırah ve ma lehüm fil erdı miv veliyyiv ve la nasıyr<br />
75. Ve minhüm men ahedellahe le in atana min fadlihı le nessaddekanne ve le nekunenne mines salihıyn<br />
76. Felemma atahüm min fadlihı behılu bihı ve tevellev ve hüm mu'ridun<br />
77. Fe a'kabehüm nifakan fı kulubihim ila yevmi yelkavnehu bi ma ahlefüllahe ma veaduhü ve bi ma kanu yekzibun<br />
78. E lem ya'lemu ennellahe ya'lemü sirrahüm ve necvahüm ve ennellahe allamül ğuyub<br />
79. Ellezıne yelmizunel mütteavviıyne minel mü'minıne fis sadekati vellezıne la yecidune illa cühdehüm fe yesharune minhüm sehırallahü minhüm ve lehüm azabün elım<br />
80. İstağfir lehüm ev la testağfir lehüm in testağfir lehüm seb'ıyne merraten fe ley yağfirallahü lehüm zalike bi ennehüm keferu billahi ve rasulih vallahü la yehdil kavmel fasikıyn<br />
81. Ferihal mühallefune bi mak'adihim hılafe rasulillahi ve kerehu ey yücahidu bi emvalihim ve enfüsihim fı sebılillahi ve kalu la tenfiru fil harr kul naru cehenneme eşddü harra lev kanu yefkahun<br />
82. Fel yadhaku kalılev vel yebku kezıra cezaem bi ma kanu yeksibun<br />
83. Fe ir raceakellahü ila taifetim minhüm feste'zenuke lil huruci fe kul len tahrucu meıye ebedev ve len tükatilu meıye adüvva inneküm radıytüm bil kuudi evvele merratin fak'udu meal halifın<br />
84. Ve la tüsalli ala ehadim minhüm mate ebedev ve la tekum ala kabrih innehüm keferu billahi ve rasulihı ve matu ve hüm fasikun<br />
85. Ve la tu'cibke emvalühüm ve evladühüm innema yürıdüllahü ey yüazzibehüm biha fid dünya ve tezheka enfüsühüm ve hüm kafirun<br />
86. Ve iza ünzilet suratün en aminu billahi ve cahidu mea rasulihiste'zeneke ülüt tavli minhüm ve kalu zerna neküm meal kaıdın<br />
87. Radu bi ey yekunu meal havalifi ve tubia ala kulubihim fehüm la yefkahun<br />
88. Lakinir rasulü vellezıne amenu meahu cahedu bi emvalihim ve enfüsihim ve ülaike lehümül hayratü ve ülaikehümül müflihun<br />
89. Eaddellahü lehüm cennati tecrı min tahtihel enharu halidıne fıha zalikel fevzül azıym<br />
90. Ve cael müazzirune minel a'rabi li yü'zene lehüm ve kaadellezıne kezebüllahe ve rasuleh se yüsıybüllezıne keferu minhüm azabün elım<br />
91. Leyse aled duafai ve la alel merda ve la alellezıne la yecidune me yünfikune haracün iza nesahu lillahi ve rasulih ma alel muhsinıne min sebıl vallahü ğafurur rahıym<br />
92. Ve la alellezıne iza ma etevke li tahmilehüm kulte la ecidü ma ahmilüküm aleyhi tevellev ve a'yünühüm tefıdu mined dem'ı hazenen ella yecidu ma yünfikun<br />
93. İnnemes sebılü alellezıne yeste'zinuneke ve hüm ağniya' radu bi ey yekunu meal havalifi ve tabeallahü ala kulubihim fehüm la ya'lemun<br />
94. Ya'tezirune ilyküm iza raca'tüm ileyhim kul la ta'teziru len nü'mine leküm kad nebbeenellahü min ahbariküm ve se yerallahü ameleküm ve rasulühu sümme türaddune ila alimil ğaybi veş şehadeti fe yünebbiüküm bi ma küntüm ta'melun<br />
95. Se yahlifune billahi leküm izenkalebtüm ileyhim li tu'ridu anhüm fe a'ridu anhüm innehüm ricsüv ve me'vahüm cehennem cezaem bi ma kanu yeksibun<br />
96. Yahlifune leküm li terdav anhüm fe in terdav anhüm fe innellahe la yerda anil kavmil fasikıyn<br />
97. El a'rabü eşeddü küfrav ve nifakav ve ecderu ella ya'lemu hudude ma enzelellahü ala rasulih vallahü alımün hakım<br />
98. Ve minel a'rabi mey yettehızü ma yünfiku mağramev ve yeterabbesu bikümüd devair aleyhim dairatüs sev' vallahü semıun alım<br />
99. Ve minel a'rabi mey yü'minü billahi vel yevmil ahıri ve yettehızü ma yünfiku kurubatin ındellahi ve salevatir rasul ela inneha kurbetül lehüm se yüdhılühümüllahü fı rahmetih innellahe ğafurur rahıym<br />
100. Ves sabikunel evvelune minel mühacirıne vel ensari vellezınettebeuhüm bi ıhsanir radıyallahü anhüm ve radu anhü ve eadde lehüm cennatin tecrı tahtehel enharu halidıne fıha ebeda zalikel fevzül azıym<br />
101. Ve mimmen havleküm minel a'rabi münafikun ve min ehlil medıneti meradu alen nifakı la ta'lemühüm nahnü na'lemühüm se nüazzibühüm merrateyni sümme yüraddune ila azabin azıym<br />
102. Ve aharuna'terafu bi zünubbihim haletu amelen salihav ve ahara seyyia asellahü ey yetube aleyhim innellahe ğafurur rahıym<br />
103. Huz min emvalihim sadekaten tütahhiruhüm ve tüzekkıhim biha ve salli aleyhim inne salateke sekenül lehüm vallahü semıun alım<br />
104. E lem ya'lemu ennellahe hüve yakbelüt tevbete an ıbadihı ve ye'huzüs sadekati ve ennellahe hüvet tevvabür rahıym<br />
105. Ve kulı'melu fe se yerallahü ameleküm ve rasulühu vel mü'minun ve se türaddune ila alimil ğaybi veş şehadeti fe yünebbiüküm bi ma küntüm ta'melun<br />
106. Ve aharune mürcevne li emrillahi imma yüazzibühüm ve imma yetubü aleyhim vallahü alımün hakım<br />
107. Vellezınettehazu mesciden dırarav ve küfrav ve tefrıkam beynel mü'minıne ve irsadel li men habellahe ve rasulehu min kabl ve le yahlifünne in eradna illel husna vallahü yeşhedü innehüm le kazibun<br />
108. La tekum fıhi ebeda le mescidün üssise alet takva min evveli yevmin ehakku en tekume fıh fıhi ricalüy yühıbbune ey yetetahheru vallahü yühıbbül müttahhirın<br />
109. E fe men essese bünyanehu ala katva minallahi ve rıdvanin hayrun em men essese bünyanehu ala şefacürufin harin fenhara bihı fı nari cehennem vallahü la yehdil havmez zalimın<br />
110. La yezalü bünyanühümlezı benev rıbeten fı kulubihim illa en tekattaa kulubühüm yallahü alımün hakım<br />
111. İnnellaheştera minel mü'minıne enfüshehüm ve emvalehüm bi enne lehümül cenneh yükatilune fı sebılillahi fe yaktülune ve yuktelune va'den aleyhi hakkan fit tevrati vel incıli vel kur'an ve men evfa bi ahdihı festebşiru bi bey'ıkümlezı bay'tüm bih ve zalike hümvel fevzül azıym<br />
112. Ettaibunel abidunel hamidunes saihuner rakiunes sacidunel amirune bil ma'rufi ven nahune anil mümkeri vel hafizune li hududillah ve beşşiril mü'minın<br />
113. Ma kane lin nebiyyi vellezıne amenu ey yestağfiru lil müşrikıne velev kanu ülı kurba mim ba'di ma tebeyyene lehüm ennehüm ashabül cehıym<br />
114. Ve ma kanestiğfaru ibrahıme li ebıhi illa am mev'ıdetiv veadeha iyyah felemma tebeyyene lehu ennehu adüvvül lilhahi teberrae minh inne ibrahıme le evvahün halım<br />
115. Ve ma kanellahü li yüdılle kavmem ba'de iz hedahüm hatta yübeyyine lehüm ma yettekun innellahe bi külli şey'in alım<br />
116. İnnellahe lehu mülküs semavati vel ard yuhyı ve yümıt ve ma leküm min dunillahi miv veliyyiv ve la nasıyr<br />
117. Le kad tabellahü alen nebiyyi vel mühacirıne vel ensarillezınettebeuhü fı saatil usrati mim ba'di ma kade yezığu kulubü ferıkım minhüm sümme tabe aleyhim innehu bihim raufür rahıym<br />
118. Ve ales selasetillezıne hulifu hatta iza dakat aleyhimül erdu bi ma rahubet ve dakat aleyhim enfüsühüm ve zannu el la melcee minallahi illa ileyh sümme tabe aleyhim li yetubu innellahe hüvet tevvabür rahıym<br />
119. Ya eyyühellezıne amenüttekullahe ve kunu meas sadikıyn<br />
120. Ma kane li ehlil medıneti ve men havlehüm minel a'rabi ey yetehallefu ar rasulillahi ve la yerğabu bi enfüsihim an nefsih zalike bi ennehüm la yüsıybühüm zameüv ve la nesabü v ve la mahmesatün fı sebılillahi ve la yetaune mevtıey yeğıyzul küffara ve la yenalune min adüvvin neylen illa kütibe lehüm bihı amelün salıh innellahe la yüdıy'u ecral muhsinın<br />
121. Ve la yünfikune nefekaten sağıyratev ve la kebıratev ve la kebıratev ve la yaktaune vadiyen illa kütibe lehüm li yecziyehümullahü ahsene ma kanu ya'melun<br />
122. Ve ma kanel mü'minune li yenfiru kaffeh fe lev la nefera min külli firkatim minhüm taifetül li yetefekkahu fid dıni ve li yünziru kavmehüm iza raceu ileyhim leallehüm yahzerun<br />
123. Ya eyyühellezıne amenu katilüllezıne yaluneküm minel küffari vel yecidu fıküm ğılzah va'lemu ennallahe meal müttekıyn<br />
124. Ve iza ma ünzilet zuratün fe minhüm mey yekulü eyyüküm zadethü hazihı ımana fe emmellezıne amenu fe zadethüm ımanev vehüm yestebşirun<br />
125. Ve emmellezıne fı kulubihim meradnu fe zadethüm ricsen ila ricsihim ve matu ve hüm kafirun<br />
126. E ve la yeravne ennehüm yüftenune fı külli amim merraten ev merrateyni sümme la yetubune ve la hüm yezzekkerun<br />
127. Ve iza ma ünzilet suratün nezara ba'duhüm ila ba'd hel yeraküm min ehadin sümmensarafu sarafellahü kulubehüm bi ennehüm kavmül la yefkahun<br />
128. Le kad caeküm rasulüm min enfüsiküm azızün aleyhi ma anittüm harısun aleyküm bil mü'minıne raufür rahıym<br />
129. Fe in tevellev fe kul hasbiyallahü la ilahe illa hu aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil azıym</p>

<h2><b>Tevbe Suresi Türkçe Anlamı </b></h2>

<p>Allah ve Resûlünden,kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere bir ültimatomdur:</p>

<p>Yeryüzünde dört ay daha dolaşın. Şunu bilin ki, siz Allah'ı âciz bırakacak değilsiniz; Allah ise, inkârcıları perişan edecektir.</p>

<p>Hacc-ı ekber gününde1, Allah ve Resûlünden bütün insanlara bir bildiridir: Allah ve Resûlü, Allah'a ortak koşanlardan uzaktır. Eğer tövbe ederseniz, bu sizin için hayırlıdır. Ama yüz çevirirseniz, şunu iyi bilin ki, siz Allah'ı âciz bırakabilecek değilsiniz. İnkârcılara, elem dolu bir azabı müjdele!</p>

<p>Ancak Allah'a ortak koşanlardan, kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz, sonra da antlaşmalarında size karşı hiçbir eksiklik yapmamış ve sizin aleyhinize hiç kimseye yardım etmemiş olanlar, bu hükmün dışındadır. Onların antlaşmalarını, süreleri bitinceye kadar tamamlayın. Şüphesiz Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları sever.</p>

<p>Haram aylar çıkınca bu Allah'a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekâtı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.</p>

<p>Eğer Allah'a ortak koşanlardan biri senden sığınma talebinde bulunursa, Allah'ın kelâmını işitebilmesi için ona sığınma hakkı tanı. Sonra da onu güven içinde olacağı yere ulaştır. Bu, onların bilmeyen bir kavim olmaları sebebiyledir.</p>

<p>Allah'a ortak koşanların Allah katında ve Resûlü yanında bir ahdi nasıl olabilir? Ancak Mescid-i Haram'ın yanında kendileriyle antlaşma yaptıklarınız başkadır. Bunlar size karşı dürüst davrandığı sürece, siz de onlara dürüst davranın. Çünkü Allah kendine karşı gelmekten sakınanları sever.</p>

<p>Onların bir ahdi nasıl olabilir ki! Eğer onlar size üstün gelselerdi, ne akrabalık (bağlarını), ne de antlaşma (yükümlülüğünü) gözetirlerdi. Ağızlarıyla sizi hoşnut etmeye çalışıyorlar, oysa kalpleri buna karşı çıkıyor. Onların pek çoğu fasık kimselerdir.</p>

<p>Allah'ın âyetlerini az bir karşılığa değiştiler de insanları onun yolundan alıkoydular. Bunların yapmakta oldukları şeyler gerçekten ne kötüdür!</p>

<p>Bir mü'min hakkında ne akrabalık (bağlarını), ne de antlaşma (yükümlülüğünü) gözetirler. İşte onlar taşkınlık yapanların ta kendileridir.</p>

<p>Fakat tövbe edip, namazı kılar ve zekâtı verirlerse, artık onlar sizin din kardeşlerinizdir. Bilen bir kavme âyetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.</p>

<p>Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozup dininize dil uzatırlarsa, küfrün ele başlarıyla savaşın. Çünkü onlar yeminlerine riâyet etmeyen kimselerdir. Umulur ki, vazgeçerler.</p>

<p>Yeminlerini bozan, peygamberi yurdundan çıkarmaya kalkışan ve üstelik size tecavüzü ilk defa kendileri başlatan bir kavimle savaşmaz mısınız? Yoksa onlardan korkuyor musunuz? Oysa Allah, -eğer siz gerçek mü'minler iseniz- kendisinden korkmanıza daha lâyıktır.</p>

<p>14, 15. Onlarla savaşın ki, Allah onlara sizin ellerinizle azap etsin, onları rezil etsin, onlara karşı size yardım etsin, mü'min topluluğun gönüllerini ferahlatsın ve onların kalplerindeki öfkeyi gidersin. Allah dilediğinin tövbesini kabul eder. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.</p>

<p>Yoksa; Allah içinizden, Allah'tan, Resûlünden ve mü'minlerden başkasını kendilerine sırdaş edinmeksizin cihad edenleri ayırt etmeden bırakılacağınızı mı sandınız? Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.</p>

<p>Allah'a ortak koşanların, inkârlarına bizzat kendileri şahitlik edip dururken, Allah'ın mescitlerini imar etmeleri düşünülemez. Onların bütün amelleri boşa gitmiştir. Onlar ateşte ebedî kalacaklardır.</p>

<p>Allah'ın mescitlerini, ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur.</p>

<p>Siz hacılara su dağıtmayı ve Mescid-i Haram'ın bakım ve onarımını, Allah'a ve âhiret gününe iman edip Allah yolunda cihad eden kimse(lerin amelleri) gibi mi tuttunuz? Bunlar Allah katında eşit olmazlar. Allah zâlim topluluğu doğru yola erdirmez.</p>

<p>İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad eden kimselerin mertebeleri, Allah katında daha üstündür. İşte onlar, başarıya erenlerin ta kendileridir.</p>

<p>Rableri onlara, kendi katından bir rahmet, bir hoşnutluk ve kendilerine içinde tükenmez nimetler bulunan cennetler müjdelemektedir.</p>

<p>Onlar orada ebedi kalacaklardır. Şüphesiz, Allah katında büyük bir mükafat vardır.</p>

<p>Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ederlerse, babalarınızı ve kardeşlerinizi bile dost edinmeyin. İçinizden kim onları dost edinirse, işte onlar, zalimlerin ta kendileridir.</p>

<p>De ki: "Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticâret ve beğendiğiniz meskenler size Allah'tan, peygamberinden ve onun yolunda cihattan daha sevgili ise, artık Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyin! Allah fasık topluluğu doğru yola erdirmez."</p>

<p>Andolsun, Allah birçok yerde ve Huneyn savaşı gününde size yardım etmiştir. Hani, çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat (bu çokluk) size hiçbir yarar sağlamamış, yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti. Nihayet (bozularak) gerisin geriye dönüp kaçmıştınız.</p>

<p>Sonra Allah, Resûlü ile mü'minler üzerine kendi katından güven duygusu ve huzur indirdi. Bir de sizin göremediğiniz ordular indirdi ve inkar edenlere azap verdi. İşte bu, inkârcıların cezasıdır.</p>

<p>Sonra Allah, bunun ardından yine dilediği kimsenin tövbesini kabul eder. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.</p>

<p>Ey iman edenler! Allah'a ortak koşanlar ancak bir pislikten ibarettir. Artık bu yıllarından sonra, Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan korkarsanız, Allah dilerse lütfuyla sizi zengin kılar. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.</p>

<p>Kendilerine kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe iman etmeyen, Allah'ın ve Resûlünün haram kıldığını haram saymayan ve hak din İslam'ı din edinmeyen kimselerle, küçülerek (boyun eğerek) kendi elleriyle cizyeyi verinceye kadar savaşın.</p>

<p>Yahudiler, "Üzeyr Allah'ın oğludur" dediler. Hırıstiyanlar ise, "İsa Mesih Allah'ın oğludur" dediler. Bu onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir. Onların bu sözleri daha önce inkar etmiş kimselerin söylediklerine benziyor. Allah onları kahretsin. Nasıl da haktan çevriliyorlar!</p>

<p>(Yahudiler) Allah'ı bırakıp, hahamlarını; (hırıstiyanlar ise) rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih'i rab edindiler. Oysa, bunlar da ancak, bir olan Allah'a ibadet etmekle emrolunmuşlardır. Ondan başka hiçbir ilah yoktur. O, onların ortak koştukları her şeyden uzaktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa kafirler hoşlanmasalar da Allah, nurunu tamamlamaktan başka bir şeye razı olmaz.</p>

<p>O, Allah'a ortak koşanlar hoşlanmasalar bile dinini, bütün dinlere üstün kılmak için, peygamberini hidayetle ve hak dinle gönderendir.</p>

<p>Ey iman edenler! Hahamlardan ve rahiplerden birçoğu, insanların mallarını haksız yollarla yiyorlar ve Allah'ın yolundan alıkoyuyorlar. Altın ve gümüşü biriktirip gizleyerek onları Allah yolunda harcamayanları elem dolu bir azapla müjdele.</p>

<p>O gün bunlar cehennem ateşinde kızdırılacak da onların alınları, böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak ve, "İşte bu, kendiniz için biriktirip sakladığınız şeylerdir. Haydi tadın bakalım biriktirip sakladıklarınızı"! denilecek.</p>

<p>Şüphesiz Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu Allah'ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin. Fakat Allah'a ortak koşanlar sizinle nasıl topyekûn savaşıyorlarsa, siz de onlarla topyekûn savaşın. Bilin ki Allah, kendine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.</p>

<p>Haram ayları ertelemek, ancak inkarda daha da ileri gitmektir ki bununla inkar edenler saptırılır. Allah'ın haram kıldığı ayların sayısına uygun getirip böylece Allah'ın haram kıldığını helal kılmak için Haram ayı bir yıl helâl, bir yıl haram sayıyorlar. Onların bu çirkin işleri, kendilerine süslenip güzel gösterildi. Allah inkarcı toplumu doğru yola iletmez.</p>

<p>Ey iman edenler! Ne oldunuz ki, size "Allah yolunda sefere çıkın" denilince, yere çakılıp kaldınız.Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatını mı seçtiniz? Oysa ahirete göre dünya hayatının yararı, pek az bir şeydir.</p>

<p>Eğer Allah yolunda sefere çıkmazsanız, sizi elem dolu bir azap ile cezalandırır ve yerinize sizden başka bir toplum getirir. Siz ise ona hiçbir zarar veremezsiniz. Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.</p>

<p>Eğer siz ona (Peygamber'e) yardım etmezseniz, (biliyorsunuz ki) inkar edenler onu iki kişiden biri olarak (Mekke'den) çıkardıkları zaman, ona bizzat Allah yardım etmişti. Hani onlar mağarada bulunuyorlardı. Hani o arkadaşına, "Üzülme, çünkü Allah bizimle berâber" diyordu. Allah da onun üzerine güven duygusu ve huzur indirmiş, sizin kendilerini görmediğiniz bir takım ordularla onu desteklemiş, böylece inkar edenlerin sözünü alçaltmıştı. Allah'ın sözü ise en yücedir. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.</p>

<p>Gerek yaya olarak, gerek binek üzerinde Allah yolunda sefere çıkın. Mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.</p>

<p>Eğer yakın bir dünya menfaati ve kolay bir yolculuk olsaydı, (sefere katılmayan münafıklar da) mutlaka sana uyarlardı. Fakat meşakkatli yol, onlara uzak geldi. Gerçi onlar, "Eğer gücümüz yetseydi, elbette sizinle beraber çıkardık" diye Allah'a yemin edeceklerdir. Onlar kendilerini helâke sürüklüyorlar. Allah biliyor ki onlar kesinlikle yalancıdırlar.</p>

<p>Allah seni affetsin! Doğru söyleyenler sana iyice belli olup, yalancıları bilinceye kadar beklemeden niçin onlara izin verdin?</p>

<p>Allah'a ve âhiret gününe iman edenler, mallarıyla ve canlarıyla cihad etmekten geri kalmak için senden izin istemezler. Allah kendine karşı gelmekten sakınanları çok iyi bilendir.</p>

<p>Ancak Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, kalpleri şüpheye düşüp kendileri de o şüphelerinin içinde bocalayan kimseler senden izin isterler.</p>

<p>Onlar eğer savaşa çıkmak isteselerdi, elbette bunun için bir hazırlık yaparlardı. Fakat Allah onların harekete geçmelerini istemedi de onları geri bıraktı ve onlara, "Oturun oturan acizlerle beraber" denildi.</p>

<p>Eğer onlar da sizin içinizde (sefere) çıksalardı, size bozgunculuktan başka bir katkıları olmayacak ve sizi fitneye düşürmek için aranızda koşuşturacaklardı. Aranızda onları dinleyecek kişiler de vardı. Allah zalimleri hakkıyla bilendir.</p>

<p>Andolsun bunlar daha önce de fitne çıkarmak istemişler ve sana karşı türlü türlü işler çevirmişlerdi. Nihayet hak geldi ve onlar istemedikleri halde Allah'ın dini galip geldi.</p>

<p>Onlardan "Bana izin ver, beni fitneye (isyana) sevketme" diyen de vardır. Bilesiniz ki onlar (böyle diyerek) fitnenin ta içine düştüler. Şüphesiz ki cehennem kâfirleri elbette kuşatacaktır.</p>

<p>Sana bir iyilik gelirse, bu onları üzer. Eğer başına bir musîbet gelirse, "Biz tedbirimizi önceden almıştık" derler ve sevinerek dönüp giderler.</p>

<p>De ki: "Bizim başımıza ancak, Allah'ın bizim için yazdığı şeyler gelir. O bizim yardımcımızdır. Öyleyse mü'minler, yalnız Allah'a güvensinler."</p>

<p>De ki: "Bizim için siz, (şehitlik veya zafer olmak üzere) ancak iki güzellikten birini bekleyebilirsiniz. Biz de, Allah'ın kendi katından veya bizim ellerimizle size ulaştıracağı bir azabı bekliyoruz. Haydi bekleyedurun. Şüphesiz biz de sizinle birlikte beklemekteyiz."</p>

<p>Yine de ki: "İster gönüllü, ister gönülsüz olarak harcayın, sizden asla kabul olunmayacaktır. Çünkü siz fasık bir topluluksunuz."</p>

<p>Harcamalarının kabul edilmesine, yalnızca, Allah'ı ve Rasûlünü inkar etmeleri, namaza ancak üşene üşene gelmeleri ve ancak gönülsüzce harcamaları engel olmuştur.</p>

<p>Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Allah bununla ancak onlara dünya hayatında azap etmeyi ve canlarının kâfir olarak çıkmasını istiyor.</p>

<p>Kesinlikle sizden olduklarına dâir Allah'a yemin ederler. Oysa onlar sizden değillerdir. Fakat onlar korkudan ödleri patlayan bir topluluktur.</p>

<p>Eğer sığınacak bir yer veya (gizlenecek) mağaralar yahut girilecek bir delik bulsalardı, hemen koşarak oraya kaçarlardı.</p>

<p>İçlerinden sadakalar konusunda sana dil uzatanlar da var. Kendilerine ondan bir pay verilirse, hoşnut olurlar; eğer kendilerine ondan bir pay verilmezse, hemen kızarlar.</p>

<p>Eğer onlar Allah ve Resûlünün kendilerine verdiğine razı olup, "Bize Allah yeter. Lütuf ve ihsanıyla Allah ve Resûlü ileride bize yine verir. Biz yalnız Allah'a rağbet eder (onun ihsanını ister)iz" deselerdi, kendileri için daha hayırlı olurdu.</p>

<p>Sadakalar (zekatlar), Allah'tan bir farz olarak ancak fakirler, düşkünler, zekât toplayan memurlar, kalpleri İslam'a ısındırılacak olanlarla (özgürlüğüne kavuşturulacak) köleler, borçlular, Allah yolunda cihad edenler ve yolda kalmış yolcular içindir. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.</p>

<p>Yine onlardan peygamberi inciten ve "O (her söyleneni dinleyen) bir kulaktır" diyen kimseler de vardır. De ki: "O sizin için bir hayır kulağıdır ki Allah'a inanır, mü'minlere inanır (güvenir). İçinizden inanan kimseler için bir rahmettir. Allah'ın Resûlünü incitenler için ise elem dolu bir azap vardır."</p>

<p>Sizi razı etmek için, Allah'a yemin ederler. Eğer gerçekten mü'min iseler (bilsinler ki), Allah ve Resûlü'nü razı etmeleri daha önceliklidir.</p>

<p>Allah'a ve Resûlüne karşı gelen kimseye, içinde ebedî kalacağı cehennem ateşinin olduğunu bilmediler mi? İşte bu, büyük bir rezilliktir.</p>

<p>Münafıklar, kalplerinde olan şeyleri, yüzlerine karşı açıkça haber verecek bir sûrenin üzerlerine indirilmesinden çekinirler. De ki: "Siz alay ede durun! Allah, çekindiğiniz o şeyi ortaya çıkaracaktır."</p>

<p>Şâyet kendilerine (niçin alay ettiklerini) sorsan, "Biz sadece lâfa dalmıştık ve aramızda eğleniyorduk", derler. De ki: "Allah'la, onun âyetleriyle ve peygamberiyle mi eğleniyordunuz?"</p>

<p>Boşuna özür dilemeyin! Çünkü siz, (sözde) iman ettikten sonra küfrünüzü açığa vurdunuz. İçinizden (tövbe eden) bir zümreyi affetsek bile, suçlarında ısrar etmeleri sebebiyle, diğer bir zümreye azap edeceğiz.</p>

<p>Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerindendir (birbirlerinin benzeridir). Kötülüğü emredip, iyiliği yasaklarlar, ellerini de sıkı tutarlar. Onlar Allah'ı unuttular; Allah da onları unuttu. Şüphesiz münafıklar, fasıkların ta kendileridir.</p>

<p>Allah erkek münafıklara, kadın münafıklara ve kafirlere, içinde ebedî kalmak üzere cehennem ateşini vadetti. O, onlara yeter. Allah onlara lanet etmiştir. Onlar için sürekli bir azap vardır.</p>

<p>(Ey münafıklar!), siz de tıpkı, sizden öncekiler gibisiniz: Onlar sizden daha güçlü, malları ve çocukları daha fazlaydı. Onlar paylarına düşenden faydalanmışlardı. Sizden öncekilerin, paylarına düşenden faydalandığı gibi siz de payınıza düşenden öylece faydalandınız ve onların daldığı gibi, siz de (dünya zevkine) daldınız. İşte onların dünyada da ahirette de amelleri boşa gitmiştir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.</p>

<p>Onlara kendilerinden öncekilerin; Nûh, Âd ve Semûd kavimlerinin; İbrahim'in kavminin; Medyen halkının ve yerle bir olan şehirlerin haberleri ulaşmadı mı? Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getirmişti. (Ama inanmadılar Allah da onları cezalandırdı.) Demek ki Allah onlara zulmediyor değildi, ama onlar kendilerine zulmediyorlardı.</p>

<p>Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoğru kılar, zekâtı verirler. Allah'a ve Resûlüne itaat ederler. İşte bunlara Allah merhamet edecektir. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.</p>

<p>Allah mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, ebedi olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde çok güzel köşkler vadetti. Allah'ın rızası ise, bunların hepsinden daha büyüktür. İşte bu büyük başarıdır.</p>

<p>Ey peygamber! Kafirlere ve münafıklara karşı cihad et ve onlara karşı çetin ol. Onların varacakları yer cehennemdir. Ne kötü bir varış yeridir orası!</p>

<p>Bir şey söylemediklerine dair Allah'a yemin ediyorlar. Halbuki o küfür sözünü söylediler ve (sözde) müslüman olduktan sonra inkar ettiler. Ayrıca başaramadıkları şeye (peygamberi öldürmeye) de yeltendiler. Sırf, Allah ve Resûlü kendi lütfu ile onları zengin kıldığı için intikam almaya kalktılar. Eğer tövbe ederlerse kendileri için hayırlı olur. Şayet yüz çevirirlerse Allah onları dünyada ve ahirette elem dolu bir azaba çarptıracaktır. Artık onlar için yeryüzünde ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.</p>

<p>İçlerinden, "Eğer Allah bize lütuf ve kereminden verirse mutlaka bol bol sadaka veririz ve mutlaka salihlerden oluruz" diye Allah'a söz verenler de vardır.</p>

<p>Fakat Allah lütuf ve kereminden onlara verince, onda cimrilik ettiler ve yüz çevirerek dönüp gittiler.</p>

<p>Allah'a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söyledikleri için o da kalplerine, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar (sürecek) bir nifak soktu.</p>

<p>Allah'ın, içlerinde gizlediklerini ve fısıltılarını bildiğini ve Allah'ın gaybleri çok iyi bilen olduğunu bilmediler mi?</p>

<p>Sadakalar hususunda gönüllü bağışta bulunan mü'minlerle, güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları çekiştirip onlarla alay edenler var ya; işte Allah asıl onları maskaraya çevirmiştir. Onlar için elem dolu bir azap vardır.</p>

<p>Onlar için ister bağışlanma dile ister dileme (farketmez.) Onlar için yetmiş kez bağışlanma dilesen de, Allah onları asla affetmeyecektir. Bu, onların Allah ve Resûlünü inkâr etmiş olmaları sebebiyledir. Allah fasık topluluğu doğru yola iletmez.</p>

<p>Allah'ın Resûlüne karşı gelerek (sefere çıkmayıp) geri bırakılanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad etmek hoşlarına gitmedi ve "Bu sıcakta sefere çıkmayın" dediler. De ki: "Cehennemin ateşi daha sıcaktır." Keşke anlasalardı.</p>

<p>Artık kazandıklarının karşılığı olarak, az gülsünler, çok ağlasınlar.</p>

<p>Eğer (bundan böyle) Allah seni onlardan bir zümrenin yanına döndürür de, onlar (sefere) çıkmak için senden izin isterlerse, de ki: "Artık siz benimle birlikte ebediyyen çıkmayacak ve benimle birlikte hiçbir düşmanla asla savaşmayacaksınız. Çünkü siz baştan yerinizde oturup kalmaya razı oldunuz. Şimdi de geri kalan (kadın ve çocuk)larla birlikte oturun."</p>

<p>Onlardan ölen hiçbirine asla namaz kılma ve kabrinin başında durma. Çünkü onlar Allah'ı ve Resûlünü inkâr ettiler ve fasık olarak öldüler.</p>

<p>Onların malları ve evlatları seni imrendirmesin. Allah bunlarla ancak, dünyada kendilerine azap etmeyi ve canlarının kafir olarak çıkmasını istiyor.</p>

<p>"Allah'a iman edin ve Resûlü ile birlikte cihat edin" diye bir sûre indirildiğinde, onlardan servet sahibi olanlar, senden izin istediler ve "Bizi bırak da oturup kalanlarla birlikte olalım" dediler.</p>

<p>Onlar geride kalan (kadın ve çocuk)larla birlikte olmaya razı oldular ve kalpleri mühürlendi. Artık onlar anlamazlar.</p>

<p>Fakat peygamber ve beraberindeki mü'minler, mallarıyla, canlarıyla cihat ettiler. Bütün hayırlar işte bunlarındır. İşte bunlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.</p>

<p>Allah onlara, içinde ebedî kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük başarıdır.</p>

<p>Bedevîlerden mazeret ileri sürenler, kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah'a ve Resûlüne yalan söyleyenler ise (mazeret bile belirtmeden) oturup kaldılar. Onlardan kâfir olanlara elem dolu bir azap isabet edecektir.</p>

<p>Allah'a ve Resûlüne karşı sadık ve samimi oldukları takdirde, güçsüzlere, hastalara ve (seferde) harcayacakları bir şey bulamayanlara (sefere katılmadıkları için) bir günah yoktur. İyilikte bulunan kimselerin (kınanması) için de bir sebep yoktur. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.</p>

<p>Kendilerini bindirip (cepheye) sevk edesin diye sana geldikleri zaman, senin, "Sizi bindirebileceğim bir şey bulamıyorum" dediğin; bu uğurda harcayacakları bir şey bulamadıklarından dolayı üzüntüden gözleri yaş döke döke geri dönen kimselere de bir sorumluluk yoktur.</p>

<p>Sorumluluk ancak, zengin oldukları halde senden izin isteyenleredir. Bunlar, geri kalan (kadınlarla) birlikte olmaya razı oldular. Allah ta kalplerini mühürledi. Artık onlar bilmezler.</p>

<p>Onlara döndüğünüzde, size mazeret beyan edeceklerdir. De ki: "Mazeret beyan etmeyin. Size kesinlikle inanmayız. Çünkü Allah bize sizin durumunuzu bildirdi. Bundan böyle davranışlarınızı Allah da Resûlü de görecek. Sonra hepiniz, gaybı da görülen âlemi de bilene döndürüleceksiniz de yapmakta olduğunuz şeyleri size haber verecek."</p>

<p>Yanlarına döndüğünüz zaman, kendilerini rahat bırakmanız için size Allah adıyla yemin edeceklerdir. Artık onların peşini bırakın. Çünkü onlar pistir. Kazandıklarının karşılığı olarak, varacakları yer de cehennemdir.</p>

<p>Kendilerinden razı olasınız diye, size yemin edeceklerdir. Siz onlardan razı olsanız bile, Allah o fasıklar topluluğundan asla razı olmaz.</p>

<p>Bedevîler inkâr ve nifak bakımından daha ileri ve Allah'ın peygamberine indirdiği hükümlerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.</p>

<p>Bedevîlerden öyleleri vardır ki, (Allah yolunda) harcayacakları şeyi bir zarar sayar ve (bundan kurtulmak için) size belalar gelmesini beklerler. Kötü belâlar kendi başlarına olsun. Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.</p>

<p>Bedevîlerden kimileri de vardır ki, Allah'a ve ahiret gününe inanır. Harcayacaklarını, Allah katında yakınlığa ve Peygamberin dualarını almağa vesile sayarlar. Bilesiniz ki bu, (Allah katında) onlar için yakınlıktır. Allah onları rahmetine sokacaktır. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.</p>

<p>İslâm'ı ilk önce kabul eden muhâcirler ve ensar ile, iyilikle onlara uyanlar var ya, Allah onlardan razı olmuş; onlar da O'ndan razı olmuşlardır. Allah onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük başarıdır.</p>

<p>Çevrenizdeki bedevîlerden birtakım münafıklar vardır. Medine halkından da münafıklıkta direnenler var ki sen onları bilmezsin. Biz onları biliriz. Onlara iki defa azap edeceğiz. Sonra da büyük bir azaba itileceklerdir.</p>

<p>Diğer bir kısmı ise, günahlarını itiraf ettiler. Bunlar salih amelle kötü ameli birbirine karıştırmışlardır. Umulur ki Allah tövbelerini kabul eder. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.</p>

<p>Onların mallarından, onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka (zekat) al ve onlara dua et. Çünkü senin duan onlar için sükûnettir (Onların kalplerini yatıştırır.) Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.</p>

<p>Onlar, kullarının tövbesini kabul edenin ve sadakaları alanın Allah olduğunu; tövbeyi çok kabul edenin, çok merhametli olanın Allah olduğunu bilmediler mi?</p>

<p>De ki: "Çalışın, yapın. Yaptıklarınızı Allah da, Rasûlü de, mü'minler de göreceklerdir. Sonra gaybı da, görülen âlemi de bilen Allah'ın huzuruna döndürüleceksiniz. O da size bütün yapmakta olduğunuz şeyleri haber verecektir."</p>

<p>(Sefere katılmayanlardan) diğer bir kısmı da, Allah'ın emrine bırakılmışlardır. Bunlara ya azap eder ya da tövbelerini kabul eder. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.</p>

<p>Bir de zararlı faaliyetlerde bulunmak, küfre yardım etmek, mü'minler arasına ayrılık sokmak için ve öteden beri Allah ve Resûlüne karşı savaşanlara üs olsun diye bir mescit yapanlar vardır. Bunlar, "Bizim iyilikten başka hiçbir kasdımız yok" diye de mutlaka yemin ederler. Ama Allah şâhitlik eder ki bunlar mutlaka yalancıdırlar.</p>

<p>Onun içinde asla namaz kılma. İlk günden temeli takva (Allah'a karşı gelmekten sakınmak) üzerine kurulan mescit (Kuba mescidi), içinde namaz kılmana elbette daha layıktır. Orada temizlenmeyi seven adamlar vardır. Allah da tertemiz onları sever.</p>

<p>Binâsını takva (Allah'a karşı gelmekten sakınmak) ve onun rızasını kazanmak temeli üzerine kuran kimse mi daha hayırlıdır, yoksa binasını çökmeye yüz tutmuş bir yarın kenarına kurup, onunla birlikte kendisi de cehennem ateşine yuvarlanan kimse mi? Allah zalimler topluluğunu doğru yola erdirmez.</p>

<p>Kurmuş oldukları binaları, (ölüp de) kalpleri paramparça olmadıkça yüreklerinde sürekli bir kuşku olarak kalmaya devam edecektir. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.</p>

<p>Şüphesiz Allah, mü'minlerden canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği cennet karşılığında satın almıştır. Artık, onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve ölürler. Allah bunu Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'an'da kesin olarak va'detmiştir. Kimdir sözünü Allah'tan daha iyi yerine getiren? O halde, yapmış olduğunuz bu alışverişten dolayı sevinin. İşte asıl bu büyük başarıdır.</p>

<p>Bunlar, tövbe edenler, ibâdet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rükû' ve secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah'ın koyduğu sınırları hakkıyla koruyanlardır. Mü'minleri müjdele.</p>

<p>Cehennem ehli oldukları açıkça kendilerine belli olduktan sonra, -yakınları da olsalar- Allah'a ortak koşanlar için af dilemek ne Peygambere yaraşır ne de mü'minlere.</p>

<p>İbrahim'in, babası için af dilemesi, sadece ona verdiği bir söz yüzündendi. Onun bir Allah düşmanı olduğu kendisine açıkça belli olunca, ondan uzaklaştı. Şüphesiz İbrahim, çok içli, yumuşak huylu bir kişiydi.</p>

<p>Doğru yola ilettikten sonra, sakınacakları şeyleri kendilerine apaçık bildirmedikçe, Allah bir toplumu saptıracak değildir. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilendir.</p>

<p>Şüphesiz göklerin ve yerin hükümranlığı yalnız Allah'ındır. O diriltir ve öldürür. Sizin için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.</p>

<p>Andolsun Allah; Peygamber ile içlerinden bir kısmının kalpleri eğrilmeğe yüz tuttuktan sonra, sıkıntılı bir zamanda ona uyan muhacirlerle ensarın tövbelerini kabul etmiştir. Evet, onların tövbelerini kabul etmiştir.</p>

<p>Savaştan geri kalan üç kişinin de tövbelerini kabul etti. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen onlara dar gelmiş, vicdanları da kendilerini sıktıkça sıkmış, böylece Allah(ın azabın)dan yine ona sığınmaktan başka çare olmadığını anlamışlardı. Sonra (eski hallerine) dönsünler diye, onların tövbelerini de kabul etti. Şüphesiz Allah, tövbeyi çok kabul eden ve çok merhamet edendir.</p>

<p>Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun.</p>

<p>Medine halkı ve onların çevresinde bulunan bedevîlere, Allah'ın Resûlünden geri kalmak, kendi canlarını onun canından üstün tutmak yaraşmaz. Çünkü onların, Allah yolunda çektikleri susuzluk, yorgunluk, açlık, kâfirleri öfkelendirmek üzere bir yere adım atmaları ve düşmana karşı herhangi bir başarı kazanmaları gibi hiçbir olay yoktur ki karşılığında kendilerine iyi bir amel (in sevabı) yazılmış olmasın. Şüphesiz Allah iyilik yapanların mükafatını elbette zayi etmez.</p>

<p>Allah yolunda küçük, büyük bir harcama yapmazlar ve bir vadiyi katetmezler ki (bunlar), Allah'ın, yaptıklarının daha güzeliyle kendilerini mükafatlandırması için hesaplarına yazılmış olmasın.</p>

<p>(Ne var ki) mü'minlerin hepsi toptan seferber olacak değillerdir. Öyleyse onların her kesiminden bir grup da, din konusunda köklü ve derin bilgi sahibi olmak ve döndükleri zaman kavimlerini uyarmak için geri kalsa ya! Umulur ki sakınırlar.</p>

<p>Ey iman edenler! Kafirlerden (öncelikle) yakınınızda olanlarla savaşın ve sizde bir sertlik bulsunlar. Bilin ki Allah kendisine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.</p>

<p>Herhangi bir sûre indirildiğinde, içlerinden, (alaylı bir şekilde) "Bu hanginizin imanını artırdı?" diyenler olur. İman etmiş olanlara gelince, inen sûre onların imanını artırmıştır. Onlar bunu birbirlerine müjdelerler.</p>

<p>Kalplerinde hastalık olanların ise, pisliklerine pislik katmış (küfürlerini artırmış), böylece kâfir olarak ölüp gitmişlerdir.</p>

<p>Görmüyorlar mı ki, onlar her yıl bir veya iki kere belaya çarptırılıp imtihan ediliyorlar. Sonra ne tövbe ederler, ne de ibret alırlar.</p>

<p>Bir sûre indirildi mi, "Sizi bir kimse görüyor mu?" diye birbirlerine göz ederler, sonra da sıvışıp giderler. Anlamayan bir toplum olmalarından dolayı, Allah onların kalplerini çevirmiştir.</p>

<p>Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O size çok düşkün, mü'minlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.</p>

<p>Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Bana Allah yeter. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Ben ancak O'na tevekkül ettim. O, yüce Arşın sahibidir."</p>

<h2><strong>Tevbe Suresi Dinle</strong></h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/q3E3YaO021Q?si=qHo-vVDmIbe5Uc4W" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p>

<p><b>&nbsp;</b></p>

<h2><b>Tevbe Suresi Konusu </b></h2>

<p>Berat Suresi, son iki ayeti hariç, Peygamber Efendimizin irtihaline yakın bir dönemde, Medine'de nazil olmuştur. Toplamda 129 ayetten oluşan bu sure, adını Allah'ın kullarının tövbesini kabul edeceğini bildirdiği 104. ayetten almıştır. İlk ayette geçen "berâet" kelimesinden dolayı bu sureye Berâe Suresi de denilmektedir. Besmele ile başlamayan tek sure olma özelliğine sahiptir. Bu durumu, bazı bilginler, Berat Suresi'nin bir önceki sure olan Tövbe Suresi'nin devamı niteliğinde oluşuyla açıklamışlardır.</p>

<p>Surenin ana konuları arasında, antlaşmalara uymayan düşmanlarla ilişkilerin kesilmesi, antlaşmalara bağlı kalanlara karşı ise bağlı kalınması gerekliliği; Tebük seferine hazırlık, Tebük seferi öncesi ve dönüşü sırasında münafıkların sergilediği iki yüzlü tavır, ehl-i kitapla ilişkiler, cizye ve zekât hükümleri, çölde yaşayan Arapların Kur'an talimatları karşısındaki tavırları, Kur'an'ın müslümanlar üzerinde oluşturduğu etki ve Hz. Peygamber'in müslümanlar adına duyduğu endişe gibi konular yer almaktadır.</p>

<h2><strong>Tevbe Suresini Okumanın Fazileti ve Faydaları</strong></h2>

<p>Allah'ın Gafur ve Rahim sıfatlarının da hatırlatıldığı Tevbe suresi en faziletli sureler içerisinde yer alır. Kalben iman etmiş Müslümanlar birçok konuda kesin bir şekilde uyarılır. Bir müminin babası ya da yakın akrabası şirk ve küfür içerisine düşmüşse, onların da dost edinmemesi gerektiği söylenir. İslam soy / nesep birliğine vermez. İslam için önemli olan sebep birliğidir. Hz. Muhammed'in veda hutbesinde de bildirdiği üzere her Müslüman soyuna, kanına ve ten rengine bakılmaksızın kardeştir.</p>

<h3><strong>Tevbe Suresinin Hikmeti ve Sırları</strong></h3>

<p>Tevbe Suresi, Müslümanlara müşrik ve kâfirlere karşı sert olmalarını ve birbirleriyle yardımlaşmalarını öğütler. Surenin 107. ayetinde, İslam'ı fırkalara bölmek isteyen kişilerin yaptıkları mescitlerde ibadet edilmemesi gerektiği vurgulanır. Sıcağı bahane gösterip cihat etmek istemeyenlere ise cehennem sıcağı hatırlatılır. 125. ayette ise kâfirlerin kalplerinin hastalıklı olduğu belirtilir. Kalbi temiz olan müminler ise sadece Allah'a ve hayra yönelirler.</p>

<h3><b>Tevbe Suresi Ne İçin, Ne Zaman, Neden ve Nasıl Okunur?</b></h3>

<p>Her Müslüman, tövbe etmekle sorumludur. Hz. Muhammed (A.S) gibi bir peygamber bile gün içinde defalarca şükretmekte ve Allah'a tövbe etmektedir. Bir gün kendisine cennetle müjdelenmiş olmasına rağmen, neden tövbe ettiği sorulduğunda, Allah'a şükretmek için yaptığını belirtir. Tövbe, affedilmek için dilekte bulunmanın yanı sıra Allah'ın verdiği nimetlere şükretmek amacıyla da yapılır. Bu nedenle Tevbe Suresi, geçmiş günahları tekrarlamamak ve Allah'ın verdiği nimetlere şükretmek için okunur. Namazlar ve günlük ibadetler sırasında da okunabilir.</p>

<h3><b>Tevbe Suresi Kaç Ayet ve Sayfa? Ne Zaman İndirilmiştir?</b></h3>

<p>Tevbe Suresi, toplamda 129 ayetten oluşmaktadır ancak son iki ayeti hariç tamamı Medine döneminde inmiştir. Surenin adını, içeriğinde tövbenin öneminin vurgulanmasından almıştır.</p>

<h3><b>Tevbe Suresini Üzerinde Taşımak</b></h3>

<p>Müslümanlar, hastalıklardan ve musibetlerden korunmak amacıyla Tevbe Suresi'ni üzerlerinde taşıyabilirler.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tuğçe Kaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/tevbe-suresi-okunusu-tevbe-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jan 2024 22:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2024/01/mosque-4812260-1280.jpg" type="image/jpeg" length="23355"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalem Suresi Okunuşu - Kalem Suresi Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Diyanet Meali & Dinle)]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/kalem-suresi-okunusu-kalem-suresi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/kalem-suresi-okunusu-kalem-suresi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kalem Suresi okunuşu ve anlamı  pek çok kişi tarafından araştırılan bir konudur. Kur’an-ı Kerim’in sıralamada 68., iniş sırasına göre ikinci sûresi olan Kalem Suresi'nin Okunuşu - Kalem Suresi Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kalem Suresi'nin Türkçe okunuşu ve anlamı, bu sureyi okumak isteyen ve ayrıca faziletleri hakkında bilgi edinmek isteyen birçok kişiyi cezbetmektedir. Okunan surelerin içeriğini ve ele aldığı konuları bilmek, elbette daha anlamlı bir deneyim sunar. Bu sebeple, Kalem Suresi'nin Okunuşu,&nbsp;&nbsp;Kalem Suresi Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları hakkında öğrenmek istediğiniz tüm detaylar haberimizde...</p>

<p><b>&nbsp;</b></p>

<h2><b>Kalem Suresi Arapça Okunuşu</b></h2>

<p><strong>Bismillahirrahmanirrahim</strong></p>

<p>1. Nun velkalemi ve ma yesturune.</p>

<p>2. Ma ente binı'meti rabbike bimecnunin.</p>

<p>3. Ve inne leke leecren ğayre memnunin.</p>

<p>4. Ve inneke le'ala hulukın 'azıymin.</p>

<p>5. Fesetubsıru ve yubsırune.</p>

<p>6. Bieyyikumulmeftunu.</p>

<p>7. İnne rabbeke huve a'lemu bimen dalle'an sebiylihi ve huve a'lemu bilmuhtediyne.</p>

<p>8. Fela tutı'ılmukezzibiyne</p>

<p>9. Veddu lev tudhinu feyudhinune.</p>

<p>10. Ve la tutı' kulle hallafin mehiyni.</p>

<p>11. Hemmazin meşşain binemiymin.</p>

<p>12. Menna'ın lilhayri mu'tedin esiymin.</p>

<p>13. 'utullin ba'de zalike zeniymen.</p>

<p>14. En kane za malin ve beniyne.</p>

<p>15. İza tutla 'aleyhi ayatuna kale esatıyrulevveliyne.</p>

<p>16. Senesimuhu 'alelhurtumi.</p>

<p>17. İnna belevnahum kema belevna ashabelcenneti iz aksemu leyasri munneha musbihıyne.</p>

<p>18. Ve la yestesnune.</p>

<p>19. Fetafe 'aleyha taifun min rabbike ve hum naimune.</p>

<p>20. Feasbehat kessariymi.</p>

<p>21. Fetenadev musbihıyne.</p>

<p>22. Eniğdu 'ala harsikum in kuntum sarimiyne.</p>

<p>23. Fentaleku ve hum yetehafetune.</p>

<p>24. En la yedhulennehelyevme 'aleykum miskiynun.</p>

<p>25. Ve ğadev 'ala hardin kadiriyne.</p>

<p>26. Felemma reevha kalu inna ledallune.</p>

<p>27. Bel nahnu mahrumune.</p>

<p>28. Kale evsetuhum elem ekul lekum levha tusebbihune.</p>

<p>29. Kalu subhane rabbina inna kunna zalimiyne.</p>

<p>30. Feakbele ba'duhum 'ala ba'dın yetelavemune.</p>

<p>31. Kalu ya veylena inna kunna tağıyne.</p>

<p>32. 'asa rabbuna en yubdilena hayren minha inna ila rabbina rağıbune.</p>

<p>33. Kezalikel'azabu ve le'azabul'ahıreti ekberu lev kanu ya'lemune.</p>

<p>34. İnne lilmuttekıyne 'ınde rabbihim cennatin ne'ıymi.</p>

<p>35. Efenec'alulmuslimiyne kelmucrimiyne.</p>

<p>36. Ma lekum keyfe tahkumune.</p>

<p>37. Emlekum kitabun fiyhi tedrusune.</p>

<p>38. İnne lekum fiyhu lema tehayyerune.</p>

<p>39. Em lekum eymanun 'aleyna baliğatun ila yevmilkıyameti inne lekum lema tahkumune.</p>

<p>40. Selhum eyyuhum bizalike ze'ıymun.</p>

<p>41. Emlehum şureka'u felye'tu bişurekaihim in kanu sadikıyne.</p>

<p>42. Yevme yukşefu 'an sakın ve yud'avne ilessucudi fela yestetıy'une.</p>

<p>43. Haşi'aten ebsaruhum terhekuhum zillefun ve kad kanu yud'avne ilessucudi ve lum salimune.</p>

<p>44. Fezerniy ve men yukezzibu bihazelhadiysi senestedricuhum min haysu la ya'lemune.</p>

<p>45. Ve umliy lehum inne keydiy metiynun.</p>

<p>46. Em tes'eluhum ecren fehum min mağremin muskalune.</p>

<p>47. Em 'ındehumulğaybu fehum yektubune.</p>

<p>48. Fasbir lihukmi rabbike ve la tekun kesahıbilhuti iz nada ve huve mekzumun.</p>

<p>49. Levla en tedarekehu nı'metun min rabbihi lenubize bil'arai ve huve mezmumun.</p>

<p>50. Fectebahu rabbuhu fece'alehu minessalihıyne.</p>

<p>51. Ve in yekadulleziyne keferu leyuzlikuneke biebsarihim lemma semi'uzzikre ve yekulune innehu lemecnunun.</p>

<p>52. Ve ma huve illa zikrun lil'alemiyne.</p>

<p></p>

<h2><strong>Kalem Suresi Türkçe Anlamı </strong></h2>

<p><strong>Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Adıyla</strong></p>

<p>1 - Nûn, Kaleme ve yazdıklarına andolsun.</p>

<p>2 - Sen Rabbinin nimetiyle mecnun değilsin.</p>

<p>3 - Kuşkusuz senin için tükenmez bir ecir var.</p>

<p>4 - Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin.</p>

<p>5 - Sen de göreceksin, onlar da görecek.</p>

<p>6 - Hanginizde imiş o fitne ve cinnet.</p>

<p>7 - Doğrusu Rabbin, yolundan sapanı en iyi bilendir. Hidayete ereni de en iyi bilen O'dur.</p>

<p>8 - O halde, yalanlayıcılara itaat etme.</p>

<p>9 - Onlar istediler ki yumuşak davranasın da onlar da sana yumuşak davransınlar.</p>

<p>10 - Şunların hiçbirine boyun eğme: Yemin edip duran aşağılık,</p>

<p>11 - Daima kusur arayıp kınayan, hep lâf götürüp getiren,</p>

<p>12 - Hayra engel olan, saldırgan, günahkâr,</p>

<p>13 - Kaba ve haşin, sonra da kötülükle damgalı,</p>

<p>14 - Mal ve oğulları var diye (böyle davranır).</p>

<p>15 - Kendisine âyetlerimiz okunduğunda: "Eskilerin masalları" der.</p>

<p>16 - Yakında biz onu hortumunun (burnunun) üzerinden damgalayacağız.</p>

<p>17 - Biz onlara da belâ verdik, bahçe sahiplerine verdiğimiz gibi. Hani onlar sabah olunca bahçeyi mutlaka devşireceklerine yemin etmişlerdi.</p>

<p>18 - İstisna da etmiyorlardı ("inşaallah" demiyorlardı).</p>

<p>19 - Fakat onlar uyurken dolaşıcı bir belâ onu sardı da,</p>

<p>20 - Bahçe simsiyah kesiliverdi.</p>

<p>21 - Derken sabahleyin birbirlerine seslendiler:</p>

<p>22 - "Haydi, devşirecekseniz erkenden ekininize gidin" diye.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>23 - Derken fırladılar, aralarında fısıldaşıyorlardı.</p>

<p>24 - "Sakın bugün hiçbir yoksul bahçeye girip yanınıza sokulmasın" diyorlardı.</p>

<p>25 - (Zanlarınca yoksulları) engellemeye güçleri yeterek erkenden gittiler.</p>

<p>26 - Fakat bahçeyi gördüklerinde: "Biz herhalde yanlış gelmişiz" dediler .</p>

<p>27 - "Yok, biz mahrum edilmişiz." (dediler).</p>

<p>28 - İçlerinde en makul olanı şöyle dedi: "Ben size Rabbinizi tesbih etsenize dememiş miydim?"</p>

<p>29 - "Rabbimizi tesbih ederiz, doğrusu biz zalimler imişiz." (dediler).</p>

<p>30 - Ardından suçu birbirlerine yüklemeye başladılar.</p>

<p>31 - Yazıklar olsun bize, dediler, biz azgınlarmışız.</p>

<p>32 - Ola ki Rabbimiz bize onun yerine daha hayırlısını verir. Biz Rabbimize yönelir, ondan umarız.</p>

<p>33 - İşte azap böyledir. Elbette ahiret azabı daha büyüktür. Fakat bilselerdi.</p>

<p>34 - Kuşkusuz korunanlar için de, Rableri katında nimetleri bol bahçeler vardır.</p>

<p>35 - Öyle ya, teslimiyet gösterenleri suçlular gibi tutar mıyız hiç?</p>

<p>36 - Neyiniz var, nasıl hüküm veriyorsunuz?</p>

<p>37 - Yoksa size ait bir kitap var da onda mı okuyorsunuz?</p>

<p>38 - O kitapta, "beğendiğiniz her şey sizindir" diye mi yazılı?</p>

<p>39 - Yoksa, "ne hükmederseniz mutlaka sizindir" diye sizin lehinize olarak tarafımızdan verilmiş, kıyamet gününe kadar geçerli kesin sözler mi var?</p>

<p>40 - Sor bakalım onlara, içlerinden ona kefil hangisi?</p>

<p>41 - Yoksa ortakları mı var onların? Doğru iseler ortaklarını getirsinler.</p>

<p>42 - O gün işler zorlaşır ve secdeye davet edilirler. Fakat güç yetiremezler.</p>

<p>43 - Gözleri düşük bir halde kendilerini bir zillet kaplar. Oysa onlar sapasağlam iken de secdeye davet ediliyorlardı.</p>

<p>44 - Bu sözü yalanlayanı bana bırak. Onları bilmedikleri yönden derece derece azaba yaklaştıracağız.</p>

<p>45 - Onlara mühlet veriyorum. Doğrusu benim tuzağım sağlamdır.</p>

<p>46 - Yoksa onlardan bir ücret istiyorsun da bu yüzden onlar ağır bir borç altında mı kalıyorlar?</p>

<p>47 - Yoksa gayb onların yanlarında da onlar mı yazıyorlar?</p>

<p>48 - Rabbinin hükmüne sabret, balık sahibi gibi olma. Hani o öfkeye boğulmuş da nida etmişti.</p>

<p>49 - Rabbinden bir nimet yetişmiş olmasaydı, elbette kınanacak bir halde ıssız bir diyara atılacaktı.</p>

<p>50 - Fakat Rabbi onu seçti de iyilerden kıldı.</p>

<p>51 - O kafirler Kur'ân'ı işittikleri zaman neredeyse seni gözleri ile devireceklerdi. Bir de durmuşlar "o bir deli" diyorlar.</p>

<p>52 - Halbuki o âlemler için bir öğüttür.</p>

<p><b>&nbsp;</b></p>

<h2><strong>Kalem Suresi Dinle</strong></h2>

<p><b>&nbsp;</b></p>

<h2><b>Kalem Suresinin Konusu</b></h2>

<p>&nbsp;Kalem Suresi, Hz. Muhammed'in Allah'ın peygamberi olduğunu vurgulayarak, Mekkelilerin Müslümanlara yönelik kötülüklerinin gelecekteki sonuçlarına dikkat çekmektedir. Surenin içerisinde Müslümanlara cennet müjdelenirken, Ahiret gününde yaşanan sıkıntıların son bulacağı ifade edilmiştir.</p>

<p>Hz. Muhammed'e sabırlı olma tavsiyesi de bu surede yer alır. Sabırsızlık göstermenin, önceki peygamberlerin yaşadığı zorlukları hatırlatır ve bu davranışın sonuçlarına dikkat çeker. Aynı zamanda nimetlere karşı şükretmenin önemi vurgulanır ve Allah'a nankörlük yapmamak gerektiği öğütlenir.</p>

<h2><b>Kalem Suresi Faziletleri</b></h2>

<p>Kalem Suresi&nbsp;faziletleri bakımından oldukça mucizevi bir suredir. Dara düşenler, zulüm görenler ve iç sıkıntısı yaşayanların bu sureyi okuması alimler tarafından önerilmiştir.</p>

<p>Zihin açıklığı isteyenler, işlerinde ve derslerinde kolaylık için, kötü ve ziyankar insanlardan korunmak için, kıskanç kimselerin hasedinden korunmak için, zalimin zulmünden korunmak için Kalem Suresinin okunması tavsiye edilmiştir.</p>

<p>Özellikle nazar ve kem gözden sakınmak için Kalem Suresinin 51. ve 52. Ayetlerinin okunması ayrıca tavsiye edilmiştir. Ayrıca sınavdan önce&nbsp;Kalem Suresi&nbsp;okumanın zihin açıklığı verdiği, Kalem Suresinin 51. ve 52. Ayetlerinin 25 kez okunması halinde nazar ve kem gözden koruduğu bilinmektedir.</p>

<h3><b>Kalem Suresi 4. Ayet Neyi Anlatır?</b></h3>

<p>Ve şüphe yok ki sen, pek büyük bir ahlaka sahipsin elbette. (Kalem Suresi / 4)</p>

<p>Bu ayet-i kerimenin tefsirinde şöyle bir açıklamada bulunulmuştur: Bu ayet-i kerime gerçi Peygamber Efendimizin (s.a.a) güzel ahlakına değiniyor olsa da daha çok onun toplumsal ahlakının güzelliğine işaret etmektedir. Örnek verecek olursak sırasıyla bazılarını şöyle sayabiliriz: İnsanlarla olan ilişkilerde güzel ahlak, hak yolunda sağlam durmak, insanlardan gelecek olan eziyetlere ve tehlikelere karşı sabırlı olarak af ve bağışta bulunmak, eli açıklık, müdara etmek, tevazu ve diğer birçok örnek. Allame Tabatabai, el-Mizan Tefsirinde 6. cildin sonlarında Peygamber Efendimizin (s.a.a) ahlaki, ruhi ve cismi özellikleri hakkında 183 rivayet naklederek, açıklamaya çalışmıştır. Cenabet dışında hiçbir şey Peygamber Efendimizin (s.a.a) Kuran okumasına mani olmuyordu.</p>

<h3><b>Kalem Suresi Ne Zaman Okunur?</b></h3>

<p>Kalem Suresi, özel bir zaman gerektirmeksizin her an okunabilecek bir suredir. Allah'tan yardım dilemek için her an bu sureyi okuma imkanı bulunmaktadır. Özellikle sınav veya yarışma öncesi, yarışmacılar, öğrenciler ve veliler tarafından okunmaktadır. Aynı zamanda, kötü huylu kişilerden ve nazardan korunmak amacıyla da her zaman okunabilir.</p>

<h3><b>Kalem Suresi Kaç Ayet, Kaçıncı Sayfa ve Cüzde Yer Alıyor?</b></h3>

<p>Kalem Suresi 52 ayetten oluşmaktadır. Kalem Suresi, Kur’an-ı Kerim’de 563. Sayfada başlayıp 565. Sayfada biter ve 29. Cüzde yer alır.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tuğçe Kaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/kalem-suresi-okunusu-kalem-suresi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jan 2024 13:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2024/01/kurannek.jpg" type="image/jpeg" length="45464"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yusuf Suresi Okunuşu-Yusuf Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Diyanet Meali & Dinle)]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/yusuf-suresi-okunusu-yusuf-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/yusuf-suresi-okunusu-yusuf-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yusuf Suresi, Kur'an-ı Kerim'in sırlarını ve faziletlerini kavramak isteyen her mümin bu duayı anlamalıdır. 11 ayetten oluşan Yusuf Suresi, baştan sona tek bir konu anlatıldığı için bu özellikteki tek sure olması yönüyle önemlidir. İşte Yusuf Suresi Okunuşu - Yusuf Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yusuf Suresi'nin Türkçe Anlamını okudumanız&nbsp;Kur'an-ı Kerim'in mana derinliğini idrak etmenizi&nbsp;kolaylaştıracaktır.&nbsp;Hz. Yûsuf Peygamber'in kıssasının yer aldığı Yusuf Suresi'nin fazileti&nbsp;boldur ve 11 ayetten oluşmaktadır.&nbsp;&nbsp;İşte Yusuf Suresi Okunuşu - Yusuf Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları hakkında öğrenmek istediğiniz bilgileri sizler için derledik...</p>

<h2><strong>Yusuf Suresi&nbsp; Okunuşu</strong></h2>

<p>1. Elif lam ra tilke ayatül kitabil mübın</p>

<p>2. İnna enzelnahü kur'anen arabiyyel lealleküm ta'kılun</p>

<p>3. Nahnü nekussu aleyke ahsenel kasası bima evhayna ileyke hazel kur'ane ve in künte min kablihı le minel ğafilın</p>

<p>4. İz kale yusüfü li ebıhi ya ebeti innı raeytü ehade aşera kevkebev veş şemse vel kamera raeytühüm li sacidın</p>

<p>5. Kale ya büneyye la taksus rü'yake ala ıhvetike fe yekıdu leke keyda inneş şeytane lil insani adüvvüm mübın</p>

<p>6. Ve kezalike yectebıke rabbüke ve yüallimüke min te'vilil ehadısi ve yütimmü nı'metehu aleyke ve ala ali ya'kube kema etemmeha ala ebeveyke min kablü ibrahıme ishak inne rabbeke alımün hakım</p>

<p>7. Le kad kane fı yusüfe ıhvetihı ayatül lis sailın</p>

<p>8. İz kalu le yusüfü ve ehuhü ehabbü ila ebına minna ve nahnü usbeh inne ebana le fı dalalim mübın</p>

<p>9. Uktülu yusüfe evitrahuhü erday yahlü leküm vechü ebıküm ve tekunu mim ba'dihı kavmen salihıyn</p>

<p>10. Kale kailüm minhüm la taktülu yusüfe ve elkuhü fı ğayabetil cübbi yeltekıthü ba'düs seyyarati in küntüm faılın</p>

<p>11. Kalu ya ebana ma leke la te'menna ala yusüfe inna lehu lenasihun</p>

<p>12. Ersilhü meana ğadey yerta' ve yel'ab ve inna lehu lehafizun</p>

<p>13. Kale innı le yahzününı en tezhebu bihı ve ehafü ey ye'külehüz zi'bü ve entüm anhü ğafilun</p>

<p>14. Kalu le in ekelehüz zi'bü ve nahnü usbetün inna izel le hasirun</p>

<p>15. Fe lemma zehebu bihı ve ecmeu ey yec'aluhü fı ğayabetil cübb ve evhayna ileyhi le tünebbiennehüm bi emrihim haza ve hüm la yeş'urun</p>

<p>16. Ve cau ebahüm ışaey yebkun</p>

<p>17. Kalu ya ebana inna zehebna nestebiku ve terakna yusüfe ınde metaına fe ekelehüz zi'b ve ma ente bi mü'minil lena ve lev künna sadikıyn</p>

<p>18. Ve cau ala kamısıhı bi demin kezib kale bel sevvelet leküm enfüsüküm emra fe sabrun cemıl vallahül müsteanü ala ma tesıfun</p>

<p>19. Ve caet seyyaratün fe erselu varidehüm fe edla delveh kale ya büşra haza ğulam ve eserruhü bidaah vallahü alımün bi ma ya'melun</p>

<p>20. Ve şeravhü bi semenim bahsin derahime ma'dudeh ve kanu fıhi minez zahidın</p>

<p>21. Ve kalellezişterahü mim mısra limraetihı ekrimı mesvahü asa ey yenfeana ev nettehızehu veleda ve kezalike mekkenna li yusüfe fil erdı ve li nuallimehu min te'vılil ehdıs vallahü ğalibün ala emrihı ve lakinne ekseran nasi la ya'lemun</p>

<p>22. Ve lemma beleğa eşüddehu ateynahü hukmev ve ılma ve kezalike neczil muhsinın</p>

<p>23. Ve ravedethülletı hüve fı beytiha an nefsihı ve ğallekatil ebvabe ve kalet heyte lek kale meazellahi innehu rabbı ahsene mesvay innehu la yüflihuz zalimun</p>

<p>24. Ve le kad hemmet bihı ve hemme biha lev la er raa bürhane rabbih kezalike li nasrife anhüs sue vel fahşa' innehu min ıbadinel muhlesıyn</p>

<p>25. Vestebekal babe ve kaddet kamısahu min dübüriv ve elfeya seyyideha ledel bab kalet ma ceazü men erade bi ehlike suen illa ey yüscene ev azabün elım</p>

<p>26. Kale hiye ravedetnı an nefsı ve şehide şahidüm min ehliha in kane kamısuhu kudde min kubulin fe sadekat ve hüve minel kazibın</p>

<p>27. Ve in kane kamısuhu kudde min dübürin fe kezebet ve hüve mines sadikıyn</p>

<p>28. Felemma raaa kamısahu kudde min dübürin kale innehu min keydikünn inne keydekünne azıym</p>

<p>29. Yusüfü a'rıd an haza vestağfirı li zembik inneki künti minel hatıın</p>

<p>30. Ve kale nisvetün fil medınetimraetül azızi türavidü fetaha an nefsih kad şeğafeha hubba inna leneraha fı dalalim mübın</p>

<p>31. Felemma semiat bi mekrihinne erselet ileyhinne ve a'tedet lehünne müttekeev ve atet külla vahıdetim minhünne sikkınev ve kaletıhruc aleyhinn felemma raeynehu ekbernehu ve katta'ne eydiyehünne ve kulne haşe lillahi ma haza beşera in haza illa melekün kerım</p>

<p>32. Kalet fe zalikünnellezı lümtünnenı fıh ve le kad ravedtühu an nefsihı festa'sam ve leil lem yef'al ma amürruhu le yüscenenne ve leyekunem mines sağırın</p>

<p>33. Kale rabbis sicnü ehabbü ileyye mimma yed'unenı ileyh ve illa tasrif annı keydehünne asbü ileyhinne ve eküm minel cahilın</p>

<p>34. Festecabe lehu rabbühu fe sarafe anhü keydehünn innehu hüves semıul alım</p>

<p>35. Sümme beda lehüm mim ba'di ma raevül ayati le yescününnehu hatta hıyn</p>

<p>36. Ve dehale meahüs sicne feteyan kale ehadühüma innı eranı a'sıru hamra ve kalel aharu innı eranı ahmilü fevka ra'sı hubzen te'külüt tayru minh nebbi'na bi te'vılih inna nerake minel muhsinın</p>

<p>37. Kale la ye'tiküma taamün türzekanihı illa nebbe'tüküma bi te'vılihı kable ey ye'tiyeküma zaliküma mimma alemenı rabbı innı teraktü millete kavmil la yü'minune billahi ve hüm bil ahırati hüm bil ahırati hüm kafirun</p>

<p>38. Vetteba'tü millete abai ibrahıme ve ishaka ve ya'kub ma kane lena en nüşrike billahi min şey' zalike min fadlillahi aleyna ve alen nasi ve lakinne ekseran nasi la yeşkürun</p>

<p>39. Ya sahıbeyis sicni e erbabüm müteferrikune hayrun emillahül vahıdül kahhar</p>

<p>40. Ma ta'büdune min dunihı illa esmaen semmeytümuha entüm ve abaüküm ma enzelellahü biha min sültan inil hukmü illa lillah emera ella ta'büdu illa iyyah zaliked dınül kayyimü ve lakinne ekseran nasi la ya'lemun</p>

<p>41. Ya sahıbeyis sicni emma ehadüküma fe yeskıy rabbehu hamra ve emmel aharu fe yuslebü fe te'külüt tayru mir ra'sih kudıyel emrullezı fıhi testeftiyan</p>

<p>42. Ve kale lillezı zanne ennehu nacim minhümezkürnı ınde rabbike fe ensahüş şeytanü zikra rabbihı fe lebise fis sicni bid'a sinın</p>

<p>43. Ve kalel melikü innı era seb'a bekaratin simaniy ye'külühünne seb'un ıcafüv ve seb'a sümbülatin hudriv ve uhara yabisat ya eyyühel meleü eftunı fı rü'yaye in küntüm lir rü'ya ta'bürun</p>

<p>44. Kalu adğasü ahlam ve ma nahnü bi te'vılil ahlami bi alimın</p>

<p>45. Ve kalellezı neca minhüma veddekera ba'de ümmetin ene ünebbiüküm bi te'vılihı fe ersilun</p>

<p>46. Yusüfü eyyühes sıddıku eftina fı seb'ı bekaratin simaniy ye'külününne seb'un ıcafüv ve seb'ı sümbülatin hudriv ve ühara yabisatil leallı erciu ilen nasi leallehüm ya'lemun</p>

<p>47. Kale tezraune seb'a sinıne deeba fe ma hasadtüm fezeruhü fı sümbülihı illa kalılem mimma te'külun</p>

<p>48. Sümme ye'tı mim ba'di zalike seb'un şidadüy ye'külne ma kaddemtüm lehünne illa kalılem mimma tuhsınun</p>

<p>49. Sümme ye'tı mim ba'di zalike amün fıhi yüğasün nasü ve fıhi ya'sırun</p>

<p>50. Ve kalel melikü'tunı bih fe lemma caehür rasulü kalercı'ila rabbike fes'elhü ma balün nisvetillatı katta'ne eydiyehünn inne rabbı bi keydihinne alım</p>

<p>51. Kale ma hatbükünne iz ravedtünne yusüfe an nefsih kulne haşe lillahi ma alimna aleyhi min su' kaletimraetül azızil ane hashasal hakku ene ravedtühu an nefsihı ve innehu le mines sadikıyn</p>

<p>52. Zalike li ya'leme ennı lem ehunhü bil ğaybi ve ennellahe la yehdı keydel hainın</p>

<p>53. Ve ma überriü nefsı innen nefse le emmaratüm bis sui illa ma rahıme rabbı inne rabbı ğafurur rahıym</p>

<p>54. Ve kalel melikü'tunı bihı estahlıshü li nefsı fe lemma kellemehu kale innekel yevme ledeyna mekınün emın</p>

<p>55. Kalec'alnı ala hazainil ard innı hafıyzun alım</p>

<p>56. Ve kezalike mekkenna li yusüfe fil ard yetebevveü minha haysü yeşa' nüsıybü bi rahmetina men neşaü ve la nüdıy'u ecral muhsinın</p>

<p>57. Ve le ecrul ahırati hayrul lillezıne amenu ve kanu yettekun</p>

<p>58. Ve cae ıhvetü yusüfe fe dehalu aleyhi fe arafehüm ve hüm lehu münkirun</p>

<p>59. Ve lemma cehhezehüm bi cehazihim kale'tunı bi ehıl leküm min ebıküm ela teravne ennı ufil keyle ve ene hayrul münzilın</p>

<p>60. Fe il lem te'tunı bihı fe la keyle leküm ındı ve la takrabun</p>

<p>61. Kalu senüravidü anhü ebahü ve inne le faılun</p>

<p>62. Ve kaleli fityanihic'alu bidaatehüm fı rihalihim leallehüm ya'rifuneha izenkalebu ila ehlihim leallehüm yarciun</p>

<p>63. Fe lemma raceu ila ebıhim kalu ya ebana münia minnel keylü fe ersil meana ehana nektel ve inna lehu lehafizun</p>

<p>64. Kale hel amenüküm aleyhi illa kema emintüküm ala ehıyhi min kabl fellahü hayrun hafizav ve hüve erhamür rahımın</p>

<p>65. Ve lemma fetehu metaahüm vecedu bidaatehüm ruddet ileyhim kalu ya ebana ma nebğıy hazihı bidaatüna ruddet ileyna ve nemıru ehlena ve nahfezu ehana ve nezdadü keyle beıyr zalike keylüy yesır</p>

<p>66. Kale len ürsilehu meaküm hatta tü'tuni mevsikam minellahi lete'tünnenı bihı illa ey yühata biküm fe lemma atevhü mevsikahüm kalellahü ala ma nekulü vekıl</p>

<p>67. Ve kale ya beniyye la tedhulu mim babiv vahıdiv vedhulu min ebvabim müteferrikah ve ma uğnı anküm minellahi min şey' inil hukmü illa lillah aleyhi tevekkelt ve aleyhi fel yetevekkelil mütevekkilun</p>

<p>68. Ve lemma dehalu min haysü emerahüm ebuhüm ma kane yuğnı anhüm minellahi min şey'in illa laceten fı nefsi ya'kube kadaha ve innehu le zu ılmil lima allemnahü ve lakinne ekseran nasi la ya'lemun</p>

<p>69. Ve lemma dehalu ala yusüfe ave ileyhi ehahü kale innı ene ehuke fe la tebteis bima kanu ya'melun</p>

<p>70. Fe lemma cehhezehüm bi cehazihim ceales sikayete fı rahli ehıyhi sümme ezzene müezzinün eyyetühel ıyru inneküm le sarikun</p>

<p>71. Kalu ve akbelu aleyhim maza tefkıdun</p>

<p>72. Kalu nefkıdü suvaal meliki ve li men cae bihı hımlü beıyriv ve ene bihı zeıym</p>

<p>73. Kalu tellahi le kad alimtüm ma ci'na li nüfside fil erdı ve ma künna sarikıyn</p>

<p>74. Kalu fe ma cezaühu in küntüm kazibın</p>

<p>75. Kalu cezaühu mev vücide fı rahlihı fe hüve cezaüh kezalike necziz zalimın</p>

<p>76. Fe bedee bi ev'ıyetihim kable viai ehıyhi sümmestahraceha min viai ehıyh kezalike kidna li yusüf ma kane li ye'huze ehahü fı dınil melikı illa ey yeşaellah nerfeu deracatim men neşa' ve fevka külli zı ılmin alım</p>

<p>77. Kalu iy yesrık fe kad seraka ehul lehu min kabl fe eserraha yusüfü fı nefsihı ve lem yübdiha lehüm kale entüm şerrum mekana vallahü a'lemü bima tesıfun</p>

<p>78. Kalu ya eyyühel azızü inne lehu eben şeyhan kebıran fe huz ehadena mekaneh inna nerake minel muhsinın</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>79. Kale meazellahi en ne'huze illa mev vecedna metaana ındehu inna izel le zalimun</p>

<p>80. Fe lemmestey'esu minhü halesu neciyya kale kebıruhüm e lem ta'lemu enne ebaküm kad ehaze aleyküm mevsikam minellahi ve min kablü ma ferrattüm fı yusüf fe len ebrahal erda hatta ye'zene lı ebı ev yahkümellahü lı ve hüve hayrul hakimın</p>

<p>81. İrciu illa ebıküm fe kulu ya ebana innebneke serak ve ma şehidna illa bima alimna ve ma künna lilğaybi hafizıyn</p>

<p>82. Ves'elil karyetelletı künna fıha vel ıyralletı akbelna fıha ve inna lesadikun</p>

<p>83. Kale bel sevvelet leküm enfüsüküm emra fe sabrun cemıl asellahü ey ye'tiyenı bihim cemıa innehu hüvel alımül hakım</p>

<p>84. Ve tevella anhüm ve kale ya esefa ala yusüfe vebyaddat aynahü minel huzni fe hüve kezıym</p>

<p>85. Kalu tellahi tefteü tezküru yusüfe hatta tekune haradan ev teküru yusüfe hatta tekune haradan ev tekune minel halikın</p>

<p>86. Kale innema eşku bessı ve huznı ilellahi ve a'lemü minellahi ma la ta'lemun</p>

<p>87. Ya beniyyezhebu fe tehassesu miy yusüfe ve ehıyhi ve la tey'esu mir ravhıllahi illel kavmül kafirun</p>

<p>88. Fe lemma dehalu aleyhi kalu ya eyyühel azızü messena ve ehlened durru ve ci'na bi bidaatim müzcatin fe evfi lenel keyle ve tesaddak aleynav innellahe yeczil mütesaddikıyn</p>

<p>89. Kale hel alimtüm ma fealtüm bi yusüfe ve ehıyhi iz entüm cahilun</p>

<p>90. Kalu einneke le ente yusüf kale ene yusüfü ve haza ehıy kad mennellahü aleyna innehu mey yettekı ve yasbir fe innellahe la yüdıy'u ecral muhsinın</p>

<p>91. Kalu tellahi le kad aserakellahü aleyna ve in künna le hatıın</p>

<p>92. Kale la tesrıbe aleykümül yevm yağfirullahü leküm ve hüve erhamür rahımın</p>

<p>93. İzhebu bi kamısıy haza fe elkuhü ala vechi ebı ye'ti besıyra ve'tunı bi ehliküm ecmeıyn</p>

<p>94. Ve lemma fesaletil ıyru kale ebuhüm innı le ecidü rıha yusüfe lev la en tüfennidun</p>

<p>95. Kalu tellahi inneke le fı dalalikel kadım</p>

<p>96. Fe lemma en cael beşıru elkahü ala vechihı fertedde besıyra kale elem ekul leküm innı a'lemü minellahi ma la ta'lemun</p>

<p>97. Kalu ya ebanestağfir lena zünubena inna künna hatıın</p>

<p>98. Kale sevfe estağfiru leküm rabbı innehu hüvel ğafurur rahıym</p>

<p>99. Fe lemma dehalu ala yusüfe ava ileyhi ebeveyhi ve kaledhulu mısra in şaellahü aminın</p>

<p>100. Ve rafea ebeveyhi alel arşi ve harru lehu sücceda ve kale ya ebeti haza te'vılü rü'yaye min kablü kad cealeha ribbı hakka ve kad ahsene bı iz ahracenı mines sicni ve cae biküm minel bedvi mim ba'di en nezeğaş şeytanü beynı ve beyne ıhvetı inne rabbı latıyfül lima yeşa' innehu hüvel alımül hakım</p>

<p>101. Rabbi kad ateytenı minel mülki ve allemtenı min te'vılil ehadıs fatıras semavati vel erdı ente veliyyı fid dünya vel ahırah teveffenı müslimev ve elhıknı bis salihıyn</p>

<p>102. Zalike min embail ğaybi nuhıyhi ileyk ve ma künte ledeyhim iz ecmeu emrahüm ve hüm yemkürun</p>

<p>103. Ve ma ekserun nasi ve lev haraste bi mü'minın</p>

<p>104. Ve ma tes'elühüm aleyhi min ecr in hüve illa zikrul lil alemın</p>

<p>105. Ve keeyyim min ayetin fis semavati vel erdı yemürrune aleyha ve hüm anhü mu'ridun</p>

<p>106. Ve ma yü'minü ekseruhüm billahi illa ve hüm müşrikun</p>

<p>107. E fe eminu en te'tiyehüm ğaşiyetüm min azabillahi ev te'tiyehümüs saatü bağtetev ve hüm la yeş'urun</p>

<p>108. Kul hazihı sebılı ed'u ilellahi ala besıyratin ene ve menittebeanı ve sübhanellahi ve ma ene minel müşrikın</p>

<p>109. Ve ma erselna min kablike illa ricalen nuhıy ileyhim min ehlil kura e fe lem yesıru fil erdı fe yenzuru keyfe kane akıbetüllezıne min kablihim ve la darul ahırati hayrul lillezınettekav e fe la ta'kılun</p>

<p>110. Hatta izestey'eser rusülü ve zannu ennehüm kad küzibu caehüm nasruna fe nücciye men neşa' ve la yüraddü be'süna anil kavmil mücrimın</p>

<p>111. Le kad kane fı kasasıhum ıbratül li ülil elbab ma kane hadısey yüftera ve lakin tasdıkallezı beyne yedeyhi ve tefsıyle külli şey'iv ve hüdev ve rahmetel li kavmiy yü'minun</p>

<p></p>

<p><img alt="" src="https://esyeniguncom.teimg.com/esyenigun-com/uploads/2024/01/yusuf.jpg" style="width: 450px; height: 240px;" /></p>

<h2><strong>Yusuf Suresi Anlamı</strong></h2>

<p>1 - Elif, Lâm, Râ. İşte bunlar sana o açık seçik kitabın âyetleridir.</p>

<p>2 - Muhakkak ki, biz onu anlayasınız diye Arapça bir kitap olarak indirdik.</p>

<p>3 - Sana bu Kur'ân'ı vahyetmekle biz, sana kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Gerçek şu ki, daha önce senin bundan hiç haberin yoktu.</p>

<p>4 - Hani bir vakitler Yusuf, babasına demişti ki: "Babacığım, ben rüyada onbir yıldızla güneşi ve ayı bana secde ederken gördüm."</p>

<p>5 - (Babası) "Yavrucuğum! "dedi, "rüyanı kardeşlerine anlatma. Sonra sana bir tuzak kurarlar. Çünkü şeytan insanın açıkça düşmanıdır."</p>

<p>6 - "Ve işte böyle, Rabbin seni seçecek ve sana rüya tabirinden bilgiler öğretecek. Bundan önce ataların İbrahim'e ve İshak'a tamamladığı gibi, nimetini hem sana, hem de Yakup soyuna tamamlayacaktır. Muhakkak ki, Rabbin alîmdir, hakîmdir."</p>

<p>7 - Andolsun ki, Yusuf ve kardeşleri kıssasında soranlara ibret alacak âyetler vardır.</p>

<p>8 - Hani demişlerdi ki: "Yusuf ve kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgili, biz ise güçlü ve tutkun bir grubuz. Doğrusu, babamız belli ki, çok açık bir yanılgı içindedir."</p>

<p>9 - "Yusuf'u öldürün, ya da bir yere atın ki, babanızın yüzü (sevgisi) size kalsın, sonra yine salih bir kavim olursunuz."</p>

<p>10 - İçlerinden bir söz sahibi şöyle dedi: "Yusuf'u öldürmeyin, bir kuyunun dibine bırakın da ordan geçen kafilenin biri onu bulup alsın. Eğer yapacaksanız böyle yapın."</p>

<p>11 - Dediler ki: "Ey babamız! Sen bize Yusuf için neden güvenmiyorsun? Halbuki biz onun iyiliğini istiyoruz."</p>

<p>12 - "Yarın onu bizimle beraber gönder de gezsin, oynasın. Kesinlikle biz onu koruruz."</p>

<p>13 - Babaları dedi ki: "Onu götürmeniz beni üzer, korkarım ki onu kurt yer de sizin haberiniz bile olmaz."</p>

<p>14 - Dediler ki: "Vallahi biz böyle güçlü kuvvetli bir topluluk iken, buna rağmen onu kurt yerse, o zaman biz kesinlikle hüsrana uğrayanlardan olmuş oluruz."</p>

<p>15 - Nihayet kardeşleri, Yusuf'u alıp götürdüler ve kuyunun dibine bırakmaya topluca karar verdiler. Biz de ona şöyle vahyettik: "Andolsun ki, sen onlara ilerde hiç beklemedikleri bir sırada bu yaptıklarını haber vereceksin".</p>

<p>16 - Ve yatsı vakti, ağlayarak babalarına geldiler.</p>

<p>17 - Dediler ki: "Ey babamız! Biz gittik, aramızda yarış yapıyorduk. Yusuf'u da eşyamızın yanına bırakmıştık. Bir de baktık ki, onu kurt yemiş. şu anda biz doğru da söylesek, yine de sen bize inanacak değilsin."</p>

<p>18 - Bir de gömleğinin üzerinde yalandan bir kan getirmişlerdi. Babaları dedi ki: "Hayır, nefisleriniz aldatmış da size bir iş yaptırtmış. Artık bana güzel bir sabır gerekiyor. Bu anlattıklarınıza karşılık yardımına sığınılacak olan ancak Allah'dır."</p>

<p>19 - Daha sonra bir kafile gelmiş, sucularını da göndermişlerdi. Vardı, kovasını kuyuya saldı, "Müjde hey, müjde! İşte bir çocuk!" dedi. Ve onu satılık bir mal olarak gizleyip korudular. Allah ise onların ne yapacaklarını biliyordu.</p>

<p>20 - Ve onu düşük bir değerle birkaç dirheme sattılar. Ona fazla önem vermemişlerdi.</p>

<p>21 - Onu satın alan Mısırlı, eşine dedi ki: "Buna güzel bak. Bize faydalı olabilir, ya da evlat ediniriz." Yusuf'u böylece oraya yerleştirdik. Ona rüyaların tabirini de öğrettik. Allah emrinde galiptir. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.</p>

<p>22 - O, tam erginlik çağına gelince, kendisine ilim ve hüküm verdik. İşte biz, güzel iş yapanları böyle mükafatlandırırız.</p>

<p>23 - Derken, evinde bulunduğu hanım, onun nefsinden murad alıp yararlanmak istedi. Kapıları kilitledi ve "Haydi beri gel!" dedi. Yusuf: "Allah'a sığınırım! Muhakkak ki, o (kocan), benim efendim, bana çok güzel baktı. Doğrusu zalimler hiç iflah olmazlar" dedi.</p>

<p>24 - O hanım, ona gerçekten niyeti bozmuştu. Eğer Rabbinin burhanını görmese idi. Yusuf da ona özenip gitmişti. Aslında ondan fuhşu ve fenalığı uzak tutalım diye böyle olmuştu. Çünkü o bizim ihlasa erdirilmiş kullarımızdan biriydi.</p>

<p>25 - İkisi de kapıya koştular. Hanım, onun gömleğini arkadan yırttı. Ve kapının yanında hanımın efendisiyle karşı karşıya geldiler. Hanım hemen dedi ki: "Senin eşine fenalık yapmak isteyenin cezası, zindana atılmaktan veya acı bir azaba uğratılmaktan başka ne olabilir?"</p>

<p>26 - Yusuf: "kendisi benden yararlanmak istedi" dedi. Hanımın akrabasından biri de şöyle şahitlik etti: "Eğer gömleği önden yırtılmış ise hanım doğru söylemiştir, o zaman bu, yalancılardandır."</p>

<p>27 - "Yok eğer gömleği arkadan yırtılmış ise hanım yalan söylemiştir, o zaman bu doğru söyleyenlerdendir."</p>

<p>28 - Ne zaman ki, gömleğin arkadan yırtılmış olduğunu gördü, o zaman dedi ki: "Bu iş, siz kadınların tuzağındandır. Gerçekten de sizin tuzağınız çok büyüktür".</p>

<p>29 - "Yusuf! Sakın sen bundan bahsetme! Kadın! Sen de günahından dolayı istiğfar et. Sen gerçekten günahkarlardan oldun".</p>

<p>30 - Şehirde bazı kadınlar da "Azizin karısı, delikanlısından murad almaya kalkmış, sevgi yüreğini yakıp kavuruyormuş, görüyoruz ki, kadın çıldırmış besbelli..." dediler.</p>

<p>31 - Azizin karısı, onların gizliden gizliye dedikodu yaydıklarını işitince, onlara davetçi gönderdi ve onlara mükellef bir sofra hazırladı. Her birine bir bıçak verdi, beri taraftan da Yusuf'a "çık karşılarına" dedi. Görür görmez hepsi onu gözlerinde çok büyüttüler ve (şaşkınlıkla) ellerini kestiler. Dediler ki: "Hâşâ! Allah için, bu bir insan değil, olsa olsa yüce bir melektir."</p>

<p>32 - "İşte" dedi, "bu gördüğünüz, beni hakkında kınadığınız (gençtir). Yemin ederim ki, ben bunun nefsinden yararlanmak istedim de o, namuslu davrandı. Yine yemin ederim ki, emrimi yerine getirmezse, muhakkak zindana atılacak ve kesinlikle zelillerden olacaktır".</p>

<p>33 - Yusuf dedi ki: "Ey Rabbim! Zindan bana, bunların beni davet ettikleri şeyden daha sevimlidir. Eğer sen, bu kadınların tuzaklarını benden uzak tutmazsan, ben onların tuzağına düşerim ve cahillik edenlerden olurum".</p>

<p>34 - Bunun üzerine Rabbi, onun duasını kabul buyurdu da ondan onların tuzaklarını bertaraf etti. Muhakkak ki O, evet O, hakkiyle işiten, hakkiyle bilendir.</p>

<p>35 - Bu kadar delili gördükleri halde, sonra yine de Yusuf'u bir süre için zindana atma düşüncesi ağır bastı.</p>

<p>36 - Zindana onunla birlikte iki delikanlı daha girdi. Birisi dedi ki: "Rüyada kendimi şarap sıkarken gördüm". Öteki de dedi ki: "Ben de başımın üstünde ekmek taşıdığımı, kuşların da ondan yediğini gördüm. Bize bunun yorumunu haber ver. Çünkü biz seni iyilik edenlerden görüyoruz."</p>

<p>37 - Yusuf dedi ki: "Size yiyecek olarak verilecek bir yemek gelmeden önce onun tabirini size bildiririm. Bu, Rabbimin bana öğrettiği ilimlerdendir. Çünkü ben Allah'a inanmayan ve ahireti inkâr eden bir kavmin dinini terkettim."</p>

<p>38 - "Atalarım İbrahim, İshak ve Yakub'un dinine uydum. Bizim, Allah'a hiçbir şeyi ortak tutmamız olmaz. Bu, bize ve insanlara Allah'ın bir lutfudur. Fakat insanların çoğu şükretmezler."</p>

<p>39 - "Ey benim zindan arkadaşlarım! Ayrı ayrı birçok tanrılar mı daha hayırlı, yoksa herşeye hakim ve galip olan bir tek Allah mı?"</p>

<p>40 - "Sizin Allah'ı bırakıp da o taptıklarınız, sizin ve atalarınızın uydurduğu birtakım isimlerden başka bir şey değildir. Bunlara tapmanız için Allah hiçbir delil indirmiş değildir. Hüküm ancak Allah'a aittir: O, size, kendisinden başkasına tapmamanızı emretti. İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler."</p>

<p>41 - "Ey benim zindan arkadaşlarım! Biriniz efendisine yine şarap sunacak. Diğeri de asılacak, kuşlar başından yiyecekler. İşte öğrenmek istediğiniz iş böylece halloldu."</p>

<p>42 - Yusuf, hapisten kurtulacağına inandığı o ikiden birine dedi ki: "Beni efendinin yanında an". (Benden söz et ki, beni kurtarsın). Fakat Şeytan, ona, efendisinin yanında anmayı unutturdu. Bu yüzden Yusuf, daha yıllarca zindanda kaldı.</p>

<p>43 - Bir gün melik (hükümdar) dedi ki: "Ben rüyamda yedi cılız ineğin yedi semiz ineği yediğini ve yedi yeşil başakla yedi kuru başak görüyorum. Ey ileri gelenler! Siz rüya tabir edebiliyorsanız benim bu rüyamın tabirini bana bildirin."</p>

<p>44 - Dediler ki: "Rüya dediğin şey karmakarışık hayallerdir. Biz ise böyle karışık hayallerin yorumunu bilemeyiz."</p>

<p>45 - O ikiden kurtulmuş olanı nice zamandan sonra hatırladı da dedi ki: "Ben size o rüyanın tabirini haber veririm, hemen beni gönderin."</p>

<p>46 - "Ey Yusuf, ey doğru sözlü! Bize şunu hallet: Yedi semiz ineği, yedi cılız inek yiyor. Ve yedi yeşil başakla diğer yedi kuru başak. Umarım ki, o insanlara doğru cevap ile dönerim, onlar da (senin kadrini) bilirler."</p>

<p>47 - Dedi ki: "Yedi sene eskisi gibi ekeceksiniz, biçtiklerinizi başağında bırakınız, biraz yiyeceğinizden başka. "</p>

<p>48 - "Sonra onun arkasından yedi kurak sene gelecek, önceki biriktirdiklerinizin biraz saklayacağınızdan başkasını yiyip bitirecek."</p>

<p>49 - "Sonra da onun arkasından yağışlı bir sene gelecek ki, halk onda sıkıntıdan kurtulacak, (üzüm, zeytin gibi mahsülleri) sıkıp faydalanacak."</p>

<p>50 - O hükümdar "Onu bana getirin" dedi. Emir üzerine Yusuf'a gönderilen adam yanına gelince, Yusuf ona dedi ki: "Haydi efendine geri dön de, ona sor bakalım, o ellerini kesen kadınların maksatları ne imiş? Hiç şüphe yok ki, Rabbim, onların oyunlarını çok iyi bilir."</p>

<p>51 - Hükümdar, o kadınlara "Derdiniz neydi ki, o vakit Yusuf'un nefsinden murad almaya kalktınız?" dedi. Onlar "Hâşâ, Allah için, biz onun aleyhinde hiçbir fenalık bilmiyoruz" dediler. Aziz'in, karısı da: "Şimdi hak ve hakikat olduğu gibi ortaya çıktı. Aslında onun nefsinden ben murad almak istedim. O ise şeksiz şüphesiz doğrulardandır" dedi.</p>

<p>52 - (Yusuf dedi ki): İşte bu şunun içindir: Bilsin ki, ben ona arkasından hainlik etmedim. Gerçekten Allah hainlerin hilesini başarıya ulaştırmaz.</p>

<p>53 - Ben yine de nefsimi temize çıkarmıyorum. Çünkü nefis şiddetle kötülüğü emreder. Ancak Rabbimin rahmetiyle yarlığadığı müstesna. Muhakkak ki, Rabbim bağışlayıcı ve merhametlidir.</p>

<p>54 - Hükümdar dedi ki: "Onu bana getirin, kendime tahsis edeyim." Sonra onunla konuşunca da: "Sen bugün yanımızda gerçekten büyük bir mevki sahibisin, güvenilir birisin" dedi.</p>

<p>55 - O da, ona dedi ki: "Beni bu ülkenin hazineleri üzerine getir. Çünkü iyi korurum, iyi bilirim."</p>

<p>56 - Ve işte biz böylece Yusuf'u o yerde temkin ettik (yerleştirdik). Neresinde isterse orada makam tutuyordu. Biz rahmetimizi dilediğimize nasip ederiz. Ve iyilik edenlerin mükafatını zayi etmeyiz.</p>

<p>57 - İman edip takva yolunu tutanlar için elbette ahiret mükafatı daha hayırlıdır.</p>

<p>58 - (Bir gün) Yusuf'un kardeşleri çıkageldiler ve onun yanına girdiler. O, onları görür görmez tanıdı, oysa onlar onu tanıyamamışlardı.</p>

<p>59 - Ne zaman ki onların bütün hazırlıklarını tamamladı, o zaman dedi ki: "Babanızdan olan öbür kardeşinizi de bana getirin. Görüyorsunuz ya, ben ölçeği tam ölçüyorum ve ben konukseverlerin en hayırlısıyım."</p>

<p>60 - "Siz eğer onu bana getirmezseniz, bir daha size hiç kile yok, (bir ölçek bile zahire alamazsınız) yanıma da yaklaşmayın".</p>

<p>61 - Dediler ki: "Onun için babasından izin almaya çalışacağız. Her hâlü kârda bunu yapacağz."</p>

<p>62 - Yusuf bir taraftan da adamlarına tenbih etti: "Sermayelerini yüklerinin içine koyuverin, belki ailelerinin yanına dönünce farkına varırlar ve belki yine gelirler" dedi.</p>

<p>63 - Böylece dönüp babalarına geldikleri vakit, dediler ki: "Ey babamız! Bizden ölçek menedildi (bize zahire verilmeyecek). Bu kere kardeşimizi de bizimle gönder ki, ölçek alabilelim. Biz onu kesinlikle koruyacağız."</p>

<p>64 - Babaları dedi ki: "Ben onu size nasıl emanet ederim? Ya bundan önce kardeşini emanet ettiğimde olan gibi olursa! En hayırlı koruyucu Allah'dır ve O, merhamet edenlerin en merhametlisidir."</p>

<p>65 - Derken yüklerini açtılar ve sermayelerini kendilerine geri verilmiş olarak buldular. Dediler ki: "Ey babamız! Daha ne isteriz? İşte sermayelerimiz de bize iade edilmiş. Bununla yine ailemize zahire alır getiririz, kardeşimizi de koruruz, üstelik bir yük daha fazla zahire alırız. Zaten bu aldığımız pek az bir zahiredir."</p>

<p>66 - Babaları dedi ki: "Hepiniz çaresiz kalmadıkça onu bana mutlaka getireceğinize dair Allah'dan bir yemin vermedikçe, onu, kesinlikle sizinle göndermem". Onlar da Allah'a and içerek babalarına söz verince, babaları dedi ki: "Bu söylediklerinize Allah vekildir".</p>

<p>67 - Ve dedi ki: "Ey yavrularım! (şehre) hepiniz bir kapıdan girmeyin de ayrı ayrı kapılardan girin. Gerçi ben ne yapsam, Allah'ın takdirini sizden engelleyemem. Hüküm yalnızca Allah'ındır. Onun için bütün tevekkül edenler O'na tevekkül etmelidirler."</p>

<p>68 - Ne zaman ki, şehre vardılar, o zaman babalarının kendilerine emrettiği şekilde girdiler. (Gerçi bu şekilde girmeleri) onlar hakında Allah'ın takdir ettiği hiçbir şeyi önleyemezdi, bu sadece Yakub'un içinden geçirdiği bir isteğin yerine getirilmesi oldu. Şüphesiz o, ilim sahibiydi, çünkü ona biz öğretmiştik. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.</p>

<p>69 - Yusuf'un yanına girdikleri vakit, o, kardeşini (Bünyamin'i) yanında alıkoydu. Dedi ki: "Bilesin, ben, senin kardeşinim! İşte bundan dolayı onların yapacaklarına sakın üzülme!"</p>

<p>70 - Sonra onların bütün hazırlıklarını görünce, su kabını kardeşinin yükünün içine koydu. Sonra bir tellal şöyle bağırdı: "Hey kervan! Siz hırsızsınız, hırsız!"</p>

<p>71 - Bunlara döndüler de dediler ki: "Ne arıyorsunuz?</p>

<p>72 - Onlar da dediler ki: "Hükümdarın su kabını arıyoruz. Onu bulup getirene bir yük zahire var. Üstelik o tas bana zimmetlidir".</p>

<p>73 - "Allah'a yemin ederiz ki," dediler, "Muhakkak siz de anlamışsınızdır ya, biz buraya fesat çıkarmak için gelmedik. Biz hırsız da değiliz."</p>

<p>74 - "Peki yalancı çıkarsanız onun (hırsızlık edenin) cezası nedir?" dediler.</p>

<p>75 - "Kimin yükünde çıkarsa, o kendisi onun cezasıdır. Biz zalimlere işte böyle ceza veririz."</p>

<p>76 - Bunun üzerine Yusuf, kardeşinin eşyalarından önce onların eşyalarını aramaya başladı. Sonra su kabını kardeşinin yükünün içinden çıkardı. İşte Yusuf'a biz böyle bir oyun öğrettik. Melikin kanunlarına göre, kardeşini alıkoymasına imkan yoktu. Ancak Allah dilerse o başka. Biz dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Ve her bilgi sahibinin üstünde bir başka bilen vardır.</p>

<p>77 - Dediler ki: "Eğer o çalmışsa, daha önce bunun kardeşi de çalmıştı". O vakit Yusuf bunu içine attı, onlara hiç belli etmeden: "Siz çok fena bir mevkidesiniz, ne sıfat verdiğinizi Allah çok iyi biliyor" dedi.</p>

<p>78 - Dediler ki: "Ey vezir! Emin ol ki, bunun çok yaşlı bir babası var. Onun için yerine birimizi al. Gerçekten de biz seni iyilik edenlerden görüyoruz."</p>

<p>79 - O dedi ki: "Eşyamızı yanında bulduğumuzdan başkasını tutuklamaktan Allah korusun. Çünkü öyle yaparsak zalimlerden oluruz."</p>

<p>80 - Ne zaman ki, onlar, onu kurtarmaktan ümit kestiler, o zaman fısıldaşarak oradan uzaklaştılar. Büyükleri dedi ki: "Babanızın sizden Allah adına ahit aldığını ve daha önce Yusuf konusunda ettiğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Babam bana izin verinceye veya Allah hakkımda bir hüküm verinceye kadar ben artık burdan ayrılmam. Allah, hüküm verenlerin en hayırlısıdır."</p>

<p>81 - "Siz dönün de babanıza deyin ki: Ey babamız! İnan ki, oğlun hırsızlık yaptı. Biz ancak bildiğimize şahitlik ediyoruz. Yoksa gaybın bekçileri değiliz."</p>

<p>82 - "Hem orada bulunduğumuz şehir halkına, hem içinde bulunduğumuz kervana sor. Ve emin ol ki, biz kesinlikle doğru söylüyoruz."</p>

<p>83 - Babaları dedi ki: "Hayır, sizi nefisleriniz altadıp bir işe sürüklemiş. Artık bana güzel güzel sabretmek düşüyor. Belki Allah hepsini birden bana geri getirir. Çünkü O, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir."</p>

<p>84 - Ve onlardan yüz çevirdi de: "Ey Yusuf'un ateşi, yetti artık, yetti!" dedi. Ve üzüntüden gözlerine ak düştü. Artık yutkunuyor da yutkunuyordu.</p>

<p>85 - Dediler ki: "Hâlâ Yusuf'u sayıklayıp duruyorsun. Allah'a yemin ederiz ki, sonunda eriyip gideceksin, tükenip helak olacaksın. Hayret doğrusu!"</p>

<p>86 - Dedi ki: "Ben hüznümü, kederimi ancak Allah'a şikayet ederim ve Allah tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri de bilirim."</p>

<p>87 - "Ey oğullarım, gidin, Yusuf'u ve kardeşini araştırın. Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin; zira kâfir kavimden başkası Allah'ın rahmetinden ümit kesmez."</p>

<p>88 - Sonra (Mısır'a gidip) onun huzuruna girince, dediler ki: "Ey şanlı vezir! Biz ve çoluk çocuğumuz sıkıntı içindeyiz. Pek az bir sermaye ile geldik. Sen bize yine ölçek (zahire) ver, ayrıca sadaka da ihsan eyle. Çünkü Allah sadaka verenleri muhakkak mükafatlandırır."</p>

<p>89 - O dedi ki: "Siz cahilliğinizde Yusuf'a ve kardeşine ne yaptığınızı biliyor musunuz?"</p>

<p>90 - Onlar "Yoksa sen, sahiden Yusuf musun?" dediler. O da "Ben Yusuf'um, bu da kardeşim" dedi, "Doğrusu Allah, bizi, lutfuyla nimetlendirdi. Gerçekten de kim Allah'dan korkar ve sabrederse, Allah, muhakkak ki, güzel işler yapanların mükafatını zayi etmez."</p>

<p>91 - Dediler ki: "Allah'a yemin olsun, Allah seni bize üstün kıldı. Biz gerçekten de büyük hata işlemiştik".</p>

<p>92 - Yusuf dedi: "Bugün size bir ayıplama ve azarlama yoktur. Allah, sizi, mağfiretiyle bağışlasın. O, merhamet edenlerin en merhametlisidir."</p>

<p>93 - Alın şu gömleğimi götürün de babamın yüzüne sürün, gözü açılır. Ve bütün ailenizle toplanıp bana gelin."</p>

<p>94 - Ne zaman ki, kafile &#40;Mısır'dan&#41; ayrıldı, öteden babaları dedi ki: "Eğer bana bunak demezseniz, doğrusu ben Yusuf'un kokusunu alıyorum."</p>

<p>95 - Dediler ki: "Vallahi sen hâlâ o eski şaşkınlığındasın."</p>

<p>96 - Fakat ne zaman ki, gerçekten müjdeci geldi, gömleği Yakub'un yüzüne koydu, hemen gözü açıldı. "Ben size demedim mi, ben Allah'dan sizin bilmediklerinizi bilirim." dedi.</p>

<p>97 - Dediler ki: "Ey babamız, bizim için Allah'a istiğfar eyle. Biz gerçekten büyük günah işlemiştik."</p>

<p>98 - Dedi ki: "Sizin için Rabbimden ilerde bağışlanma dileyeceğim. Şüphesiz o çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.</p>

<p>99 - Ne zaman ki, onlar Yusuf'un yanına vardılar, işte o zaman Yusuf anasını ve babasını kucakladı, yanına aldı ve "Buyurun Allah'ın dilemesiyle güven içinde Mısır'a girin" dedi.</p>

<p>100 - Anasıyla babasını yüksek bir taht üzerine oturttu ve hepsi birden Yusuf için secdeye kapandılar. Bunun üzerine Yusuf dedi ki: "İşte bu durum, o rüyamın çıkmasıdır. Gerçekten Rabbim onu hak rüya kıldı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, beni zindandan çıkarmakla ve sizi çölden getirmekle Rabbim bana hakikaten ihsan buyurdu. Doğrusu Rabbim dilediğine lutfunu ihsan eder. Şüphesiz O, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir."</p>

<p>101 - "Ey Rabbim! Sen bana dünya mülkünden nasip verdin ve bana rüyaların tabirinden bir ilim öğrettin. Ey gökleri ve yeri yoktan var eden Rabbim! Benim velim sensin, benim canımı müslüman olarak al ve beni salih kulların arasına kat!" {*} Hasılı, ne zaman ki, Yusuf'a vardılar, yani Yusuf'un daha önce kardeşlerine tenbih edip istediği gibi, başta babaları olmak üzere bütün aile bireyleri topluca Mısır'a gelip Yusuf'un yanına vardılar. Rivayet olunur ki, Yusuf ve Melik, yanlarında dört bin asker, birtakım devlet adamları ve Mısır halkından çok sayıda insan, gelen kafileyi karşılamaya çıkmışlardı. Yakub Aleyhisselam, oğlu Yahuda'ya dayanarak yürüyordu, karşıdan gelen kafileye ve atlılara bakıp, "Ey Yahuda, şu karşıdaki adam Mısır'ın Firavun'u mu?" diye sordu. O da "Hayır, Firavun değil, oğlun" dedi. Yaklaştıkları zaman Yusuf'dan önce Yakup selam verdi ve "Selam sana ey hüzünleri gideren" dedi{*}ilh.</p>

<p>102 - İşte bu, sana vahiyle bildirdiğimiz gayb haberlerindendir. Yoksa onlar yapacaklarına karar verip mekir (oyun) yaparlarken sen yanlarında değildin.</p>

<p>103 - Sen ne kadar şiddetle arzulasan da, insanların çoğu iman edecek değildir.</p>

<p>104 - Buna karşılık onlardan herhangi bir ücret de istemiyorsun. O Kur'ân, âlemlere ancak bir öğüttür.</p>

<p>105 - Bununla beraber göklerde ve yerde ne kadar âyet var ki, onunla yüz yüze gelirler de yine de yüz çevirip geçerler.</p>

<p>106 - Onların çoğu şirk koşmadan Allah'a iman etmezler (imanlarına az çok bir şirk karıştırırlar).</p>

<p>107 - Yoksa bunlar Allah'ın azabından hepsini saracak bir felaket gelmesinden veya farkında değillerken ansızın başlarına kıyametin kopuvermesinden güven içinde midirler?</p>

<p>108 - De ki: İşte benim yolum budur; basiret üzere Allah'a davet ediyorum. Ben ve bana uyanlar (işte böyleyiz). Ben Allah'ı tesbih ederim ve ben müşriklerden değilim.</p>

<p>109 - Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de o memleketlerin halkındandı, onlar da kendilerine vahiy verdiğimiz birtakım erkeklerden başkası değillerdi. Şimdi o yerlerde şöyle bir gezip görmediler mi? Kendilerinden önce gelip geçenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bir baksalar ya!... Elbette ahiret yurdu müttakiler için daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı başınıza toplamayacak mısınız?</p>

<p>110 - Nihayet peygamberleri (onların iman etmelerinden) ümit kesecek hale gelince ve kendilerinin yalancı durumuna düştüklerini sanınca, onlara yardımımız geldi, yetişti; dilediklerimiz kurtarıldı. Suçlular topluluğundan bizim azabımız geri çevrilemez.</p>

<p>111 - Gerçekten de onların kıssalarında üstün akıllılar için bir ibret vardır. Bu Kur'ân uydurulmuş herhangi bir söz değildir. Lâkin kendisinden önce gelen kitapların tasdiki her şeyin ayrıntılarıyla açıklayıcısı ve iman edecek bir kavim için hidayet ve rahmettir.</p>

<p></p>

<h2><strong>Yusuf Suresi Dinle</strong></h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/RVHGegARjPw?si=rRoe4hshxHbpPm38" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p>

<p><b>&nbsp;</b></p>

<h2><b>Yusuf Suresi Fazileti</b></h2>

<p>Yusuf Suresinin son âyetinde yüce Allah (c.c) şöyle buyurmaktadır: "Andolsun onların kıssalarında akıl sahipleri için ibretler vardır." Hz. Yûsuf'un kıssası hakkında da şöyle buyurmuştur: "Andolsun ki Yûsuf ve kardeşlerinde, almak isteyenler için ibretler vardır" (Yûsuf 12/7).</p>

<p></p>

<h3><b>Yusuf Suresi’nin Önemi</b></h3>

<p>Yusuf Suresi&nbsp;Kur'an-ı Kerim'de baştan sonra kadar tek bir konuyu işleyen tek suredir. Bu yönüyle büyük bir önem taşıyan sureyle ilgili bir diğer önemli husus da barındırdığı ibretlik hadiselerdir. Yûsuf Peygamber'in yaşadığı büyük zorluklar, bunlara karşı takındığı tavır ve gösterdiği sabır Müslüman alemi için ibret alınması gereken önemli hadiselerdir.</p>

<h3><b>Yusuf Suresi 21. Ayeti Neyi Anlatır?</b></h3>

<p>Yusuf Suresi'nin 21. ayetinde, Hz. Yusuf'un Yüce Allah'ın yardımıyla tehlikelerden kurtulması ve Mısırlı bir devlet adamına köle olarak satılması anlatılmaktadır. Bazı kaynaklarda, onu satın alan şahsın Mısır kralının maliye nazırı veya Mısır (Menfîs) şehrinin valisi ve muhafız askerlerin kumandanı Potifar olduğu belirtilmiştir (Tekvîn, 37/36, 39/1; İbn Âşûr, XII, 245).</p>

<p>Kur'an bu zatı ismiyle değil, "el-azîz" unvanıyla anar (Yûsuf 12/30, 51). Hz. Yusuf ileride yüksek bir makama getirilecektir ve aynı unvanla anılacaktır (Yûsuf 12/78). Bu durum, "el-azîz" sıfatının Mısır'da yüksek bir resmi unvan olduğunu ifade eder. "El-azîz" kelimesinin sözlük anlamı da "kudretli ve itibarlı kimse" olarak tanımlanır.</p>

<h3><b>Yusuf Suresi Kuran’da Kaçıncı Cüz ve Kaç Sayfa?</b></h3>

<p>Kuran'ın 12'nci suresi olan&nbsp;Yusuf Suresi 12'nci cüzde başlayıp 13'üncü cüzde tamamlanır. İniş sırasına göre ise 53'üncü suredir.</p>

<p>111 ayetten müteşekkil olan&nbsp;Yusuf Suresi Kur'an-ı Kerim'in 234'üncü sayfasında başlayıp 247'nci sayfasında tamamlanmaktadır.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tuğçe Kaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/yusuf-suresi-okunusu-yusuf-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jan 2024 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2024/01/yusuf-suresi.jpg" type="image/jpeg" length="46554"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alak Suresi Okunuşu- Alak Suresi Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Diyanet Meali & Dinle)]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/alak-suresi-okunusu-alak-suresi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/alak-suresi-okunusu-alak-suresi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alak Suresi, Kur'an'ın 96. suresi olarak bilinir ve Mekke'de inmiştir. Toplamda 19 ayetten oluşan Alak Suresi, Ramazan ayının ortasında ve Hz. Muhammed 41 yaşındayken indirildiği bilinmektedir. İşte Alak Suresi Okunuşu - Alak Suresi Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları hakkında bilmek istediğiniz her şey haberimizin detayında…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>&nbsp;</b>Alak Suresi, Mekke döneminde inmiş ve toplamda 19 ayetten oluşmaktadır. Alak Suresi, adını ikinci ayette geçen ‘alak’ kelimesinden almıştır. &nbsp;Surenin Ikra (Oku) sözcüğüyle başlaması, Müslümanlara göre bu sözcüğün Allah'ın ilk emri olmasının yanında, İslam'ın okumaya verdiği önemi göstermektedir. Alak Suresi Okunuşu - Alak Suresi Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları hakkında bilgi sahibi olmak için doğru yerdesiniz. İşte Alak Suresi Okunuşu - Alak Suresi Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları…</p>

<h2><b>Alak Suresi Okunuşu</b></h2>

<p><b>Bismillahirrahmânirrahîm.</b></p>

<p>1- Ikra' bismi rabbikelleziy halak</p>

<p>2- Halekal'insane min 'alak</p>

<p>3- Ikre' ve rabbükel'ekrem</p>

<p>4- Elleziy 'alleme bilkalem</p>

<p>5- Allemel'insane ma lem ya'lem</p>

<p>6- Kella innel'insane leyatğa</p>

<p>7- Erra a hustağna</p>

<p>8- İnne ila rabbikerrü'câ</p>

<p>9- Eraeytelleziy yenha</p>

<p>10- Abden iza salla</p>

<p>11- Eraeyte in kane 'alelhüda</p>

<p>12- Ev emara bittakva</p>

<p>13- Eraeyte in kezzebe ve tevella</p>

<p>14- Elem ya'lem biennallahe yera</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>15- Kella lein lem yentehi lenesfe'an binnasıyeh</p>

<p>16- Nasıyetin kezibetin hatıeh</p>

<p>17- Felyed'u nadiyehu.</p>

<p>18- Sened'uzzebaniyete.</p>

<p>19- Kella la tütı'hü vescüd vakterib</p>

<p></p>

<h2><b>Alak Suresi Türkçe Okunuşu ve Anlamı</b></h2>

<p><b>Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.</b></p>

<p>1- Yaratan Rabbinin adıyla oku!</p>

<p>2- İnsanı bir kan pıhtısından yarattı!</p>

<p>3- Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir.</p>

<p>4- O Rab ki kalemle yazmayı öğretti.</p>

<p>5- İnsana bilmediği şeyleri öğretti.</p>

<p>6- Hayır! Doğrusu (kâfir) insan azgınlık eder.</p>

<p>7- Kendisinin muhtaç olmadığını zannettiği için.</p>

<p>8- Muhakkak ki dönüş mutlaka Rabbinedir.</p>

<p>9-10 - Namaz kıldığı zaman, bir kulu engelleyeni gördün mü?</p>

<p>11- Gördün mü (ne dersin?), ya o (kul) doğru yolda olur,</p>

<p>12- Veya kötülüklerden sakınmayı emrederse?</p>

<p>13- Gördün mü, ya bu (adam, hakkı) yalanlar, yüzçevirirse,</p>

<p>14- O adam, Allah'ın kendini gördüğünü hiç bilmiyor mu?</p>

<p>15-16 - Hayır, hayır! Eğer o, bu davranışından vazgeçmezse, and olsun ki biz, onu perçeminden, o günahkâr ve yalancı perçeminden tutup cehenneme sürükleriz.</p>

<p>17- O zaman o taraftarlarını yardıma çağırsın.</p>

<p>18- Biz de Zebanileri çağıracağız.</p>

<p>19- Hayır, sakın onu dinleme de, secde et ve yaklaş!</p>

<p><b>&nbsp;</b></p>

<h2><b>Alak Suresi suresi Dinle</b></h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/qf2ij9kRvmw?si=4DsBh2m63kH9dnw3" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p>

<p></p>

<h2><b>Alak Ne Demek?</b></h2>

<p>Genellikle “kan pıhtısı” diye açıklanan alakın, döllenmiş hücrenin ana rahminde tutunan, yani embriyon safhasından önceki halini (nidation) ifade ettiğini söylemek mümkündür.</p>

<p></p>

<h2><b>Alak Suresi Konusu</b></h2>

<p>Surede okumanın önemi vurgulanmakta, insanın neden yara­tıldığına dikkat çekilmekte, kendini kendine yeterli görüp nankörlük eden insanın taşkınlığı ve bunun acı sonuçları anlatılmaktadır.</p>

<h3><b>Alak Suresi Kaç Ayet, Kaçıncı Sayfa ve Cüzde Yer Alıyor?</b></h3>

<p>Alak Suresi 19 ayetten oluşmaktadır. Kur'an’ın 597. sayfasına bakıldığında Alak Suresi görülür. Bu sure Kur'an-ı Kerim'in 30. cüzü içerisinde bulunur.</p>

<h3><b>Alak Suresi Ne Zaman ve Nerede İnmiştir?</b></h3>

<p>• Mekke döneminde inmiştir.</p>

<p>• Mushaftaki sıralamada doksan altıncı, iniş sırasına göre birinci suredir.</p>

<p>• İlk beş ayetinin Ramazan ayının son 10 günü içerisindeki tek günlerden birinde, yani Kadir Gecesi'nde indiğine inanılır.</p>

<h3><b>Alak Suresi Abdestsiz Okunur Mu? </b></h3>

<p>Vakıa suresi, 79. ayette “Temizlenmiş olanlardan başkası ona el süremez.” şeklinde emredilir. Abdesti olmayan birisi, Kur’an-ı Kerim’e el dokundurmadan ezberinden bildiği ayet ve sureleri okuyabilir. Bu caizdir; ancak&nbsp;abdestsiz olan birisi Kur’an’a dokunarak Alak suresini okuyamaz.&nbsp;Ayet el-Kürsi, Fatiha ve İhlas gibi ayet ve sureleri okumak isteyen kimse, bunları dua niyetiyle okursa caizdir. (Elmalılı Hamdi YAZAR, Tefsir, Vakıa 79. ayet in izahı; Celal Yıldırım, İslam fıkhı, IV/157)</p>

<p>Keza, başörtüsü olmadan da Alak suresi okunabilir; ancak Kur'an'a saygıdan dolayı başörtülü olmak daha iyidir.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tuğçe Kaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/alak-suresi-okunusu-alak-suresi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jan 2024 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2024/01/alak-suresi-okunusu.jpg" type="image/jpeg" length="97327"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nebe Suresi Okunuşu- Amme Suresi Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Diyanet Meali & Dinle)]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/nebe-suresi-okunusu-amme-suresi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/nebe-suresi-okunusu-amme-suresi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nebe Suresi, halk arasında da Amme Suresi olarakta bilinir. Nebe Suresi'nin 33. ayeti, müjde niteliğindeki bu önemli mesajlar arasında öne çıkar. İşte Nebe Suresi Okunuşu - Amme Suresi Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları hakkında bilmek istediğiniz tüm konular haberimizde...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nebe Suresi'nin okunuşu, her Müslüman için önemli dini bilgiler arasında yer almaktadır. Halk arasında da Amme Suresi olarakta geçer. Bu sure, Mekke döneminde nazil olmuş olup, içerdiği mesajlarla kişilere çeşitli konularda önemli bilgiler iletmektedir. Özellikle, Nebe Suresi'nin 33. ayeti, müjde niteliğindeki bu önemli mesajlar arasında öne çıkar. Surenin verdiği mesajları tam olarak anlayabilmek için&nbsp;Nebe Suresi Okunuşu &nbsp;da incelenmelidir. Bu bakımdan&nbsp;Nebe Suresi Okunuşu- Arapça yazılışı, Amme Suresi meali ve tefsiri hakkında tüm detayları araştırarak haberimizin devamında paylaştık.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Nebe (Amme) Suresi Ne Demek?</strong></h2>

<p>Nebe Suresi, adını ikinci âyette geçen 'enNebe’' kelimesinden almıştır. Nebe, haber&nbsp;demektir.</p>

<p><img alt="" src="https://esyeniguncom.teimg.com/esyenigun-com/uploads/2024/01/amme-suresi.jpg" style="width: 450px; height: 640px;" /></p>

<h2><strong>Nebe Suresi Arapça Okunuşu</strong></h2>

<p><strong>Bismillahirrahmanirrahim</strong><br />
<br />
1. Amme yetesâelûn(yetesâelûne).<br />
<br />
2. Anin nebeil azîm(azîmi).<br />
<br />
3. Ellezî hum fîhi muhtelifûn(muhtelifûne).<br />
<br />
4. Kellâ se ya'lemûn(ya'lemûne).<br />
<br />
5. Summe kellâ se ya'lemûn(ya'lemûne).<br />
<br />
6. E lem nec'alil arda mihâdâ(mihâden).<br />
<br />
7. Vel cibâle evtâdâ(evtâden).<br />
<br />
8. Ve halaknâkum ezvâcâ(ezvacen).<br />
<br />
9. Ve cealnâ nevmekum subâtâ(subâten).<br />
<br />
10. Ve cealnâl leyle libâsâ(libâsen).<br />
<br />
11. Ve cealnân nehâre meâşâ(meâşen).<br />
<br />
12. Ve beneynâ fevkakum seb'an şidâdâ(şidâden).<br />
<br />
13. Ve cealnâ sirâcen vehhâcâ(vehhâcen).<br />
<br />
14. Ve enzelnâ minel mu'sırâti mâen seccâcâ(seccâcen).<br />
<br />
15. Li nuhrice bihî habben ve nebâtâ(nebâten).<br />
<br />
16. Ve cennâtin elfâfâ(elfâfen).<br />
<br />
17. İnne yevmel faslı kâne mîkâtâ(mîkâten).<br />
<br />
18. Yevme yunfehu fîs sûri fe te'tûne efvâcâ(efvâcen).<br />
<br />
19. Ve futihatis semâu fe kânet ebvâbâ(ebvâben).<br />
<br />
20. Ve suyyiratil cibâlu fe kânet serâbâ(serâben).<br />
<br />
21. İnne cehenneme kânet mirsâdâ(mirsâden).<br />
<br />
22. Lit tâgîne meâbâ(meâben).<br />
<br />
23. Lâbisîne fîhâ ahkâbâ(ahkâben).<br />
<br />
24. Lâ yezûkûne fîhâ berden ve lâ şerâbâ(şerâben).<br />
<br />
25. İllâ hamîmen ve gassâkâ(gassâkan).<br />
<br />
26. Cezâen vifâkâ(vifâkan).<br />
<br />
27. İnnehum kânû lâ yercûne hısâbâ(hısâben).<br />
<br />
28. Ve kezzebû bi âyâtinâ kizzâbâ(kizzâben).<br />
<br />
29. Ve kulle şey'in ahsaynâhu kitâbâ(kitâben).<br />
<br />
30. Fe zûkû fe len nezîdekum illâ azâbâ(azâben).<br />
<br />
31. İnne lil muttakîne mefâzâ(mefâzen).<br />
<br />
32. Hadâika ve a'nâbâ(a'nâben).<br />
<br />
33. Ve kevâıbe etrâbâ(etrâben).<br />
<br />
34. Ve ke'sen dihâkâ(dihâkan).<br />
<br />
35. Lâ yesmeûne fîhâ lagven ve lâ kizzâbâ(kizzâben).<br />
<br />
36. Cezâen min rabbike atâen hısâbâ(hısâben).<br />
<br />
37. Rabbis semâvâti vel ardı ve mâ beynehumâr rahmâni lâ yemlikûne minhu hitâbâ(hitâben).<br />
<br />
38. Yevme yekûmur rûhu vel melâiketu saffâ(saffen), lâ yetekellemûne illâ men ezine lehur rahmânu ve kâle sevâbâ(sevâben).<br />
<br />
39. Zâlikel yevmul hakku, fe men şâettehaze ilâ rabbihî meâbâ(meâben).<br />
<br />
40. İnnâ enzernâkum azâben karîbâ(karîben), yevme yanzurul mer'u mâ kaddemet yedâhu ve yekûlul kâfiru yâ leytenî kuntu turâbâ(turâben).</p>

<p><img alt="" src="https://esyeniguncom.teimg.com/esyenigun-com/uploads/2024/01/amme-suresiii.jpg" style="width: 450px; height: 671px;" /></p>

<h2><strong>Nebe Suresi Türkçe Anlamı</strong></h2>

<p>Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla...<br />
<br />
1. Birbirlerine hangi şeyi sorup duruyorlar?<br />
<br />
2. O büyük haberi mi?<br />
<br />
3. Ki kendileri hakkında anlaşmazlık içindedirler.<br />
<br />
4. Hayır; yakında bileceklerdir.<br />
<br />
5. Yine hayır; yakında bileceklerdir.<br />
<br />
6. Biz, yeryüzünü bir döşek kılmadık mı?<br />
<br />
7. Dağları da birer kazık?<br />
<br />
8. Sizi çift çift yarattık.<br />
<br />
9. Uykunuzu bir dinlenme yaptık.<br />
<br />
10. Geceyi bir örtü yaptık.<br />
<br />
11. Gündüzü bir geçim-vakti kıldık.<br />
<br />
12. Sizin üstünüze sapasağlam yedi-gök bina ettik.<br />
<br />
13. Parıldadıkça parıldayan bir kandil (güneş) kıldık.<br />
<br />
14. Sıkıp suyu çıkaran (bulut)lardan 'bardaktan boşanırcasına su' indirdik.<br />
<br />
15. Bununla taneler ve bitkiler bitirip-çıkaralım diye.<br />
<br />
16. Ve birbirine sarmaş-dolaş bahçeleri de.<br />
<br />
17. Şüphesiz o hüküm (fasl) günü, belirlenmiş bir vakittir.<br />
<br />
18. Sur'a üfürüleceği gün, artık siz dalga dalga geleceksiniz.<br />
<br />
19. O sırada gök açılmış ve kapı kapı olmuştur.<br />
<br />
20. Dağlar yürütülmüş, artık bir serab oluvermiştir.<br />
<br />
21. Gerçekten cehennem, bir gözetleme yeridir.<br />
<br />
22. Taşkınlık edip-azanlar için son bir varış yeridir.<br />
<br />
23. Bütün zamanlar boyunca içinde kalacaklardır.<br />
<br />
24. Orada ne serinlik tadacaklar, ne bir içecek.<br />
<br />
25. Kaynar sudan ve irinden başka.<br />
<br />
26. (İşlediklerine) Uygun olan bir ceza olarak,<br />
<br />
27. Doğrusu onlar, hesaba çekileceklerini ummuyorlardı.<br />
<br />
28. Bizim ayetlerimizi yalanlayabildikleri kadar yalanlıyorlardı.<br />
<br />
29. Oysa Biz, herşeyi yazıp saymışızdır.<br />
<br />
30. Şimdi tadın. Size artık azaptan başkasını arttırmayacağız;<br />
<br />
31. Gerçek şu ki, muttakiler için 'bir kurtuluş ve mutluluk' vardır.<br />
<br />
32. Nice bahçeler ve üzüm bağları.<br />
<br />
33. Göğüsleri henüz tomurcuklanmış yaşıt kızlar.<br />
<br />
34. Dopdolu kadehler.<br />
<br />
35. İçinde, ne 'boş ve saçma bir söz' işitirler, ne bir yalan.<br />
<br />
36. Rabbinden bir karşılık olmak üzere yeterli bir bağış(tır bu).<br />
<br />
37. Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi Rahman olan (Allah); O'na hitap etmeye güç yetiremezler.<br />
<br />
38. Ruh ve meleklerin saflar halinde duracakları gün; Rahman'ın kendilerine izin verdikleri dışında olanlar konuşmazlar. (Konuşacak olan da,) Doğruyu söyleyecektir.<br />
<br />
39. İşte bu, hak gündür. Şu halde dileyen Rabbine bir dönüş yolu edinsin.<br />
<br />
40. Gerçekten Biz sizi yakın bir azab ile uyardık. Kişinin kendi ellerinin önceden takdim ettiklerine bakacağı gün, kafir olan da: "Ah, keşke ben bir toprak oluverseydim" diyecek.</p>

<p></p>

<h2><b>Nebe Suresi dinle</b></h2>

<h2><b>&nbsp;</b></h2>

<h2><b>Nebe Suresi Konusu</b></h2>

<p>Surede ağırlıklı olarak Allah’ın insanlığa çeşitli lütufları, kıyamet, öldükten sonra dirilme, hesap, ceza ve mükafat konuları ele alınmış, Allah’ın varlık ve kudretini gösteren deliller ile melekler konusuna da yer verilmiştir.</p>

<h2><b>Nebe Suresi Tesfiri</b></h2>

<p>Nebe’ “önemli haber” demektir. Burada ise “kıyamet haberi” anlamında kullanılmıştır. Kıyamet gününde evrendeki mevcut kozmik düzenin bozulması, Allah’tan başka var olan her şeyin yok olması, öldükten sonra yeniden dirilme, hesaba çekilme vb. önemli olaylar meydana geleceği için onunla ilgili bilgilere “büyük haber” denilmiştir. “Haberden maksat kıyamet olayları değil onu bildiren Kur’an’dır veya Hz. Muhammed’in peygamberliğidir” diyenler de vardır (Ateş, X, 286; krş. Sad 38/67). Tefsirlerde anlatıldığına göre Hz. Peygamber müşriklere Allah’ın birliğinden ve öldükten sonra dirilmenin gerçekleşeceğinden bahsedip de onlara Kur’an ayetlerini okuyunca, “Muhammed ne getirdi? Neler anlatıyor?” diye birbirlerine sormaya başlamışlar, bunun üzerine açıklanan ayetler inmiştir (Şevkani, V, 419-420).</p>

<h3><b>Nebe Suresi Kaç Ayet, Kaçıncı Sayfa ve Cüzde Yer Alıyor?</b></h3>

<p>Nebe Suresi 40 ayetten oluşmaktadır. Nebe Suresi, Kur’an-ı Kerim’de 581. Sayfada başlayıp 582. Sayfada biter ve 30. Cüzde yer alır.</p>

<h3><strong>Nebe Suresi Abdestsiz Okunur Mu?</strong></h3>

<p><br />
Vakıa Suresi'nin 79. ayetinde, "Temizlenmiş olanlardan başkası ona el süremez." ifadesiyle belirtilmiştir ki, bu nedenle cünüp olan ya da abdestsiz olan bir kişi, Kur'an-ı Kerim'e el sürmemeli ve herhangi bir ayeti okuyamamalıdır.</p>

<p>Özetle, abdestsiz bir kişi, Kur'an-ı Kerim'e el sürmeden ezberlediği ayet ve sureleri okuyabilir. Bu durum caizdir; ancak abdestsiz bir kişi, Kur'an'a dokunarak Nebe Suresi'ni okuyamaz. Ayet el-Kürsi, Fatiha ve İhlas gibi ayet ve sureleri okumak isteyen bir kimse, bunları dua niyetiyle okursa bu durum caizdir. (Elmalılı Hamdi YAZAR, Tefsir, Vakıa 79. ayetin izahı; Celal Yıldırım, İslam fıkhı, IV/157) Aynı şekilde, başörtüsüz bir şekilde de Nebe Suresi okunabilir; ancak Kur'an'a saygı göstermek adına başörtülü olmak tavsiye edilmektedir.</p>

<h3><b>Nebe Suresi Adetliyken Okunur Mu?</b></h3>

<p>Nebe suresinin adetliyken Kur'an-ı Kerim'den ya da ezberden okunması caiz olmamaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tuğçe Kaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/nebe-suresi-okunusu-amme-suresi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jan 2024 16:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2024/01/amme.jpg" type="image/jpeg" length="71275"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kehf Suresi Okunuşu – Kehf Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Diyanet Meali & Dinle)]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/kehf-suresi-okunusu-kehf-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/kehf-suresi-okunusu-kehf-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kehf Suresi, adını "Mağara" anlamına gelen "Kehf" kelimesinden almıştır. Kehf Suresi, toplamda 110 ayetten oluşur. İşte Kehf Suresi Okunuşu – Kehf Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları ve merak ettiğiniz tüm konular haberimizin detayında…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kehf Suresi, Mekke döneminde inmiştir. 28. âyetin Medine döneminde indiği de rivayet edilmiştir. 110 âyettir.&nbsp;Sûre, adını; ilk defa dokuzuncu âyette olmak üzere,birkaç yerde geçen “kehf ” kelimesinden almıştır. Kehf, mağara demektir. Ayrıca Hz. Musa ve Zülkarneyn’i anlatan bu sure,&nbsp;Kehf Suresi, okunuşu ve Arapça yazılışı ile vatandaşlar tarafından da merak edilmektedir. İşte Kehf Suresi Okunuşu – Kehf Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları ve merak ettiğiniz tüm konular haberimizin detayında…</p>

<h2><b>Kehf Suresi Arapça Okunuşu</b></h2>

<p><strong>Bismillahirrahmanirrahim</strong></p>

<p>1. El hamdü lillahillezı enzele ala abdihil kitabe ve lem yec'al lehu ıveca</p>

<p>2. Kayyimel li yünzira be'sen şedıdem mil ledünhü ve yübeşşiral mü'minınellezıne ya'melunes salihati enne lehüm ecran hasena</p>

<p>3. Makisıne fıhi ebeda</p>

<p>4. Ve yünzirallezıne kalüttehazellahü veleda</p>

<p>5. Ma lehüm bihı min ılmiv ve la li abaihim kebürat kelimeten tahrucü min efvahihim iy yekulune illa keziba</p>

<p>6. Fe lealleke bahıun nefseke ala asarihim il lem yü'minu bi hazel hadısi esefa</p>

<p>7. İnna cealna ma alel erdı zınetel leh ali neblüvehüm eyyühüm ahsenü amela</p>

<p>8. Ve inna le caılune ma aleyha saıydem cüruza</p>

<p>9. Em hasibte enne ashabel kehfi ver rakıymi kanu min ayatina aceba</p>

<p>10. İz evel fityetü ilel kehfi fe kalu rabbena atina mil ledünke rahmetev ve heyyi' lena min emrina raşeda</p>

<p>11. Fe darabna ala azanihim fil kehfi sinıne adeda</p>

<p>12. Sümme beasnahüm li na'leme eyyül hızbeyni ahsa lima lebisu emeda</p>

<p>13. Nahnü nekussu aleyke nebeehüm bil hakk innehüm fityetün amenu bi rabbihim ve zidnahüm hüda</p>

<p>14. Ve rabatna ala kulubihim iz kamu fe kalu rabbüna rabbüs semavati vel erdı len ned'uve min dunihı ilahel le kad kulna izen şetata</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>15. Haülai kavmünettehazu min dunihı aliheh lev la ye'tune aleyhim bi sültanim beyyin fe men azlemü mimmeniftera alellahi keziba</p>

<p>16. Ve izı'tezeltümuhüm ve ma ya'büdune illallahe fe'vu ilel kehfi yenşur leküm rabbüküm mir rahmetihı ve yüheyyi' leküm min emriküm mirfeka</p>

<p>17. Ve teraş şemse iza taleat tezaveru an kehfihim zatel yemıni ve iza ğarabet takriduhüm zateş şimali ve hüm fı fecvetim minh zalike min ayatillah mey yehdillahü fe hüvel mühted ve mey yudlil fe len tecide lehu veliyyem mürşida</p>

<p>18. Ve tahsebühüm eykazav ve hüm rukudüv ve nükallibühüm zatel yemıni ve zateş şimali ve kelbühüm basitun ziraayhi bil vesıyd levit tala'te aleyhim le velleyte minhüm firarav ve le müli''e minhüm ru''a</p>

<p>19. Ve kezalike beasnahüm li yetesaelu beynehüm kale kailüm minhüm kem lebistüm kalu lebisna yevmen ev ba'da yevm kalu rabbüküm a'lemü bi ma lebistüm feb'asu ehadeküm bi verikılüm hazihı ilel medıneti fel yenzur eyyüha ezka taamen fel ye'tiküm bi rizkım minhü vel yetelattaf ve la yüş'ıranne biküm ehada</p>

<p>20. İnnehüm iy yazheru aleyküm yercümuküm ev yüıyduküm fı milletihim ve len tüflihu izen ebeda</p>

<p>21. Ve kezalike a'serna aleyhim li ya'lemu enne va'dellahi hakkuv ve ennes saate la raybe fıha iz yetenazeune beynehüm emrahüm fe kalübnu aleyhim bünyana rabbühüm a'lemü bihim kalellezıne ğalebu ala emrihim le nettehızenne aleyhim mescida</p>

<p>22. Se yekulune selasetür rabiuhüm kelbühüm ve yekulune hamsetün sadisühüm kelbühüm racmem bil ğayb ve yekulune seb'atüv ve saminühüm kelbühüm kur rabbı a'lemü bi ıddetihim ma ya'lemühüm illa kalılün fe la tümari fıhim illa miraen zahirav ve la testefti fıhim minhüm ehada</p>

<p>23. Ve la tekulenne li şey'in innı faılün zalike ğada</p>

<p>24. İlla ey yeşaellahü vezkür rabbeke iza nesıte ve kul asa ey yehdiyeni rabbı li akrabe min haza raşeda</p>

<p>25. Ve lebisu fı kehfihim selase mietin sinıne vazdadu tis'a</p>

<p>26. Kulillahü a'lemü bima lebisu lehu ğaybüs semavati vel ard ebsır bihı ve esmı' ma lehüm min dunihı miv veliyyiv ve la yüşrikü fı hukmihı ehada</p>

<p>27. Vetlü ma uhıye ileyke min kitabi rabbik la mübeddile li kelimatihı ve len tecide min dunihı mültehada</p>

<p>28. Vasbir nefseke meallezıne yed'une rabbehüm bil ğadati vel aşiyyi yürıdune vechehu ve la ta'dü aynake anhüm türıdü zınetel hayatid dünya ve la tütı' men ağfelna kalbehu an zikrina vettebea hevahü ve kane emruhu füruta</p>

<p>29. Ve kulil hakku mir rabbiküm fe men şae fel yü'miv ve men şae fel yekfür inna a'tedna liz zalimıne naran ehata bihim süradikuha ve iy yesteğıysu yüğasu bi mani kel mühli yeşvil vücuh bi'seş şerab ve saet mürtefeka</p>

<p>30. İnnellezıne amenu ve amilus salihati inna la nüdıy'u ecra men ahsene amela</p>

<p>31. Ülaike lehüm cennatü adnin tecrı min tahtihimül enharu yühallevne fıha min esavira min zehebiiv ve yelbesune siyaben hudram min sündüsiv ve istebrakım müttekiıne fıha alel eraik nı'mes sevab ve hasünet mürtefeka</p>

<p>32. Vadrib lehüm meseler racüleyni min a'nabiv ve hafefnahüma bi nahliv ve cealna beynehüma zer'a</p>

<p>33. Kiltel cenneteyni atet üküleha ve lem tazlim minhü şey'ev ve feccerna hılalehüma nehara</p>

<p>34. Ve kane lehu semer fe kale li sahıbihı ve hüve yühaviruhu ene ekseru minke malev ve eazzü nefera</p>

<p>35. Ve dehale cennetehu ve hüve zalimül li nefsih kale ma ezunnü en tebıde hazihı ebeda</p>

<p>36. Ve ma ezunnüs saate kaimetev ve leir rudidtü ila rabbı le ecidenne hayram minha münkaleba</p>

<p>37. Kale lehu sahıbühu ve hüve yühavirruhu e keferte billezı halekake min türabin sümme min nutfetin sümme sevvake racüla</p>

<p>38. Lakinne hüvellahü rabbı ve la üşrikü bi rabbı ehada</p>

<p>39. Ve lev la iz dehalte cenneteke kulte ma şaellahü la kuvvete illa billah in terani ene ekalle minke malev ve veleda</p>

<p>40. Fe asa rabbı ey yü'tiyeni hayram min cennetike ve yursile aleyha husbanem mines semai fe tusbiha saıyden zeleka</p>

<p>41. Ev yusbiha maüha ğavran fe len testetıy'a lehu taleba</p>

<p>42. Ve ühıyta bi semerihı fe asbeha yükallibü keffeyhi ala ma enfeka fıha ve hiye haviyetün ala uruşiha ve yekulü ya leytenı lem üşrik bi rabbı ehada</p>

<p>43. Ve lem tekül lehu fietüy yensurunehu min dunillahi ve ma kane müntesıra</p>

<p>44. Hünalikel velayetü lillahil hakk hüve hayrun sevabev ve hayrun ıkba</p>

<p>45. Vadrib lehüm meselel hayatid dünya ke main enzelnahü mines semai fahteleta bihı nebatül erdı fe asbeha heşımen tezruhür riyah ve kanellahü ala külli şey'im muktedira</p>

<p>46. Elmalü vel benune zınetül hayatid dünya vel bakıyatüs salihatü hayrun ınde rabbike sevabev ve hayrun emela</p>

<p>47. Ve yevme nüseyyirul cibale ve teral erda barizetev ve hasernahüm fe lem nüğadir minhüm ehada</p>

<p>48. Ve uridu ala rabbike saffa le kad ci'tümuna kema halaknaküm evvele merratim bel zeamtüm ellen nec'ale leküm mev'ıda</p>

<p>49. Ve vüdıal kitabü fe teral mücrimıne müşfikıyne mimma fıhi ve yekulune ya veyletena mali hazel kitabi la yüğadiru sağıyratev ve la kebıraten illa ahsaha ve vecedu ma amilu hadıra ve la yazlimü rabbüke ehada</p>

<p>50. Ve iz kulna lil melaiketiscüdu li ademe fe secedu illa iblıs kane minel cinni fe feseka an emri rabbih e fe tettehızunehu ve züriyyetehu evliyae min dunı ve hüm leküm adüvv bi'se liz zalimıne bedela</p>

<p>51. Ma eşhedtühüm halkas semavati vel erdı ve la halka enfüsihim ve ma küntü müttehızel müdıllıne aduda</p>

<p>52. Ve yevme yekulü nadu şürakaiyellezıne zeamtüm fe deavhüm fe lem yestecıbu lehüm ve cealna beynehüm mevbika</p>

<p>53. Verael mücrimunen nara fe zannu ennehüm müvakıuha ve lem yecidu anha masrifa</p>

<p>54. Ve le kad sarrafna fı hazel kur'ani lin nasi min külli mesel ve kanel insanü eksera şey'in cedela</p>

<p>55. Ve ma menean nase ey yü'minu iz caehümül hüda ve yestağfiru rabbehüm illa en te'tiyehüm sünnetül evvelıne ev ye'tiyehümül azabü kubüla</p>

<p>56. Ve ma nürsilül mürselıne illa mübeşşirıne ve münzirın ve yücadilüllezıne keferu bil batıli li yüdhıdu bihil hakka vettehazu ayatı ve ma ünziru hüzüva</p>

<p>57. Ve men azlemü mimmen zükkira bi ayati rabbihı fe a'rada anha ve nesiye ma kaddemet yedah inna cealna ala kulubihim ekinneten ey yefkahuhü ve fı azanihim vakra ve in ted'uhüm ilel hüda fe ley yehtedu izen ebeda</p>

<p>58. Ve rabbükel ğafuru zür rahmeh lev yüahızühüm bi ma kesebu le accele lehümül azab bel lehüm mev'ıdül ley yecidu min dunihı mev'ila</p>

<p>59. Ve tilkel kura ehleknahüm lemma zalemu ve cealna li mehlikihim mev'ıda</p>

<p>60. Ve iz kale musa li fetahü la ebrahu hatta eblüğa mecmeal bahrayni ev emdıye hukuba</p>

<p>61. Felemma beleğa mecmea beynihima nesiya hutehüma fettehaze zebılehu fil bahri seraba</p>

<p>62. Felemma caveza kaleli fetahü atina ğadaena le kad lekıyna min seferina haza nesaba</p>

<p>63. Kale eraeyte iz eveyna iles sahrati fe innı nesıtül hute ve ma ensanıhü illeş şeytanü en ezkürah vettehaze sebılehu fil bahri aceba</p>

<p>64. Kale zalike ma künna nebğı fertedda ala asarihima kasasa</p>

<p>65. Fe veceda abdem min ıbadina ateynahü rahmetem min ındina ve allemnahü mil ledünna ılma</p>

<p>66. Kale lehu musa hel ettebiuke ala en tüallimeni mimma ullimte ruşda</p>

<p>67. Kale inneke len testetıy'a meıye sabra</p>

<p>68. Ve keyfe tasbiru ala ma lem tühıt bihı hubra</p>

<p>69. Kale setecidünı in şaellahü sabirav ve la a'sıy leke emra</p>

<p>70. Kale fe initteba'tenı fe la tes'elnı an şey'in hatta uhdise leke minhü zikra</p>

<p>71. Fentaleka hatta iza rakiba fis sefıneti harakaha kale eharakteha li tüğrika ehleha le kad ci'te şey'en imra</p>

<p>72. Kale e lem e kul inneke len testetıy'a meıye sabra</p>

<p>73. Kale la tüahıznı bima nesıtü ve la türhıknı min emrı usra</p>

<p>74. Fentaleka hatta iza lekıya ğulamen fe katellehu kale e katelte nefsen zekiyyetem bi ğayri nefs le kad ci'te şey'en nükra</p>

<p>75. Kale elem e kul leke inneke len testetıy'a meıye sabra</p>

<p>76. Kale in seeltüke an şey'im ba'deha fe la tüsahıbnı kad belağte mil ledünnı uzra</p>

<p>77. Fentaleka hatta iza eteya ehle karyetinistet'ama ehleha fe ebev ey yüdayyifuhüma fe veceda fıha cidaray yürıdü ey yenkadda fe ekameh kale lev şi'te lettehazte aleyhi ecra</p>

<p>78. Kale haza firaku beynı ve beynik se ünebbiüke bi te'vıli ma lem testetı' aleyhi sabra</p>

<p>79. Emmes sefınetü fe kanet li mesakıne ya'melune fil bahri fe eradtü en eıybeha ve kane veraehüm meliküy ye'huzü külle sefınetin ğasba</p>

<p>80. Ve emmel ğulamü fekane ebevahü mü'mineyni fe haşına ey yürhikahüma tuğyanev ve küfra</p>

<p>81. Fe eradna ey yübdilehüma rabbühüma hayram minhü zekatev ve akrabe ruhma</p>

<p>82. Ve emmel cidaru fe kane li ğulameyni yetımeyni fil medineti ve kane tahtehu kenzül lehüma ve kane ebuhüma saliha fe erade rabbüke ey yeblüğa eşüddehüma ve yestahrica kenzehüma rahmetem mir rabbik ve ma fealtühu an emrı zalike te'vılü ma lem testı' aleyhi sabra</p>

<p>83. Ve yes'eluneke an zil karneyn kul seetlu aleyküm minhü zikra</p>

<p>84. İnna mekkenna lehu fil erdı ve ateynahü min külli şey'in sebeba</p>

<p>85. Fe etbea sebeba</p>

<p>86. Hatta iza belağa mağribeş şemsi vecedeha tağrubü fı aynin hamietiv ve vecede ındeha kavma kulna yazel karneyni imma en tüazzibe ve imma en tettehıze fıhim husna</p>

<p>87. Kale emma men zaleme fe sevfe nüazzibühu sümme yüraddü ila rabbihı fe yüazzibühu azaben nükra</p>

<p>88. Ve emma men amene ve amile salihan fe lehu cezaenil husna ve senekulü lehu min emrina yüsra</p>

<p>89. Sümme etbea sebeba</p>

<p>90. Hatta iza belağa matliaş şemsi vecedeha tatlüu ala kavmil lem nec'al lehüm min duniha sitra</p>

<p>91. Kezalik ve kad ehatna bima ledeyhi hubra</p>

<p>92. Sümme etbea sebeba</p>

<p>93. Hatta iza belağa beynes seddeyni vecede min dunihima kavmel la yekadune yefkahune kavla</p>

<p>94. Kalu ya zel karneyni inne ye'cuce ve me'cuce müfsidune fil erdı fe hel nec'alü leke harcen ala en tec'ale beynena ve beynehüm sedda</p>

<p>95. Kale ma mekkennı fıhi rabbı hayrun fe eıynunı bi kuvvetin ec'al beyneküm ve beynehüm redma</p>

<p>96. Atuni züberal hadıd hatta iza sava beynes sadafeyni kalenfühu hatta iza cealehu naran kale atunı üfriğ aleyhi kıdra</p>

<p>97. Femestau ey yazheruhü ve mestetau lehu nakba</p>

<p>98. Kale haza rahmetüm mir rabbı fe iza cae va'dü rabbı cealehu dekka' ve kane va'dü rabbı hakka</p>

<p>99. Ve terakna ba'dahüm yevmeiziy yemucü fı ba'dıv ve nüfiha fis suri fe cema'nahüm cem'a</p>

<p>100. Ve aradna cehenneme yevmeizil lil kafirıne arda</p>

<p>101. Ellezıne kanet a'yünühüm fı ğıtain an zikrı ve kanu la yestetıy'une sem'a</p>

<p>102. E fe hasibellezıne keferu ey yettehızu ıbadı min dunı evliya' inna a'tedna cehenneme lil kafirınenüzüla</p>

<p>103. Kul hel nünebbiüküm bil ahserıne a'mala</p>

<p>104. Ellezıne dalle sa'yühüm fil hayatid dünya ve hüm yahsebune ennehüm yuhsinune sun'a</p>

<p>105. Ülaikellezıne keferu bi ayati rabbihim ve likaihı fe habitat a'malühüm fe la nükıymü lehüm yevmel kıyameti vezna</p>

<p>106. Zalike cezaühüm cehennemü bima keferu vettehazu ayatı ve rusülı hüzüve</p>

<p>107. İnnellezıne amenu ve amilus salihati kanet lehüm cennatül firdevsi nüzüla</p>

<p>108. Halidıne fıha la yebğune anha hıvela</p>

<p>109. Kul lev kanel bahru midadel li kelimati rabbi le nefidel bahru kable en tenfede kelimatü rabbi ve lev ci'na bi mislihı mededa</p>

<p>110. Kul innema ene beşerum mislüküm yuha ileyye ennema ilahüküm ilahüv vahıd fe men kane yercu likae rabbihı felya'mel amelen salihav ve la yüşrik bi ıbadeti rabbihı ehada</p>

<h2><b>Kehf Suresi Türkçe Anlamı </b></h2>

<p><strong>Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla...</strong></p>

<p>1. Hamd, kuluna Kitab'ı (Kur'an'ı) indiren ve onda hiçbir eğrilik yapmayan Allah'a mahsustur.</p>

<p>2, 3, 4. (Allah onu), katından gelecek şiddetli bir azap ile (inanmayanları) uyarmak, salih ameller işleyen mü'minleri, içlerinde ebedi olarak kalacakları güzel bir mükâfat (cennet) ile müjdelemek ve "Allah bir çocuk edindi" diyenleri de uyarmak için dosdoğru bir kitap kıldı.</p>

<p>5. Bu konuda ne kendilerinin, ne de atalarının hiçbir bilgisi yoktur. Ne büyük bir söz (bu) ağızlarından çıkan! Onlar ancak yalan söylüyorlar.</p>

<p>6. Demek sen, bu söze (Kur'an'a) inanmazlarsa, arkalarından üzülerek âdeta kendini tüketeceksin!</p>

<p>7. İnsanların hangisinin daha güzel amel yaptığını deneyelim diye şüphesiz biz yeryüzündeki şeyleri ona bir zinet yaptık.</p>

<p>8. Biz, elbette (zamanı gelince) yeryüzündeki her şeyi bir kuru toprak haline getireceğiz.</p>

<p>9. Yoksa sen, (sadece) Ashab-ı Kehf ve Ashab-ı Rakîm'i mi bizim ibret verici delillerimizden sandın?</p>

<p>10. Hani o gençler mağaraya sığınmışlardı da, "Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluş ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır" demişlerdi.</p>

<p>11. Bunun üzerine biz de nice yıllar onların kulaklarını (dış dünyaya) kapattık. (Onları uyuttuk)</p>

<p>12. Sonra onları uyandırdık ki, iki zümreden hangisinin bekledikleri süreyi daha iyi hesap ettiğini bilelim.</p>

<p>13. Biz sana onların haberlerini gerçek olarak anlatıyoruz: Şüphesiz onlar Rablerine inanmış birkaç genç yiğitti. Biz de onların hidayetlerini artırmıştık.</p>

<p>14, 15. Kalkıp da, "Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. Ondan başkasına asla ilah demeyiz. Yoksa andolsun ki saçma bir söz söylemiş oluruz. Şunlar, şu kavmimiz, ondan başka tanrılar edindiler. Onlar hakkında açık bir delil getirselerdi ya! Artık kim Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalimdir?" dediklerinde onların kalplerine kuvvet vermiştik.</p>

<p>16. (İçlerinden biri şöyle dedi:) "Madem ki onlardan ve Allah'tan başkasına tapmakta olduklarından yüz çevirip ayrıldınız, o halde mağaraya çekilin ki, Rabbiniz size rahmetini yaysın ve içinde bulunduğunuz durumda yararlanacağınız şeyler hazırlasın."</p>

<p>17. (Orada olsaydın) güneş doğduğunda onun; mağaralarının sağ tarafına kaydığını, batarken de onlara dokunmadan sol tarafa gittiğini görürdün. Kendileri ise mağaranın geniş bir yerinde idiler. Bu, Allah'ın mucizelerindendir. Allah kime hidayet ederse işte o, doğru yolu bulandır. Kimi de şaşırtırsa, artık ona doğru yolu gösterecek bir dost bulamazsın.</p>

<p>18. Uykuda oldukları halde sen onları uyanık sanırsın. Biz onları sağa sola çeviriyorduk. Köpekleri de mağaranın girişinde iki kolunu uzatmış (yatmakta idi.) Onları görseydin, mutlaka onlardan yüz çevirip kaçardın ve gördüklerin yüzünden için korku ile dolardı.</p>

<p>19. Böylece biz, birbirlerine sorsunlar diye onları uyandırdık. İçlerinden biri: "Ne kadar kaldınız"? dedi. (Bir kısmı) "Bir gün, ya da bir günden az", dediler. (Diğerleri de) şöyle dediler: "Ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir. Şimdi siz birinizi şu gümüş para ile kente gönderin de baksın; (şehir halkından) hangisinin yiyeceği daha temiz ve lezzetli ise ondan size bir rızık getirsin. Ayrıca, çok nazik davransın (da dikkat çekmesin) ve sizi hiçbir kimseye sakın sezdirmesin."</p>

<p>20. "Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse ya taşlayarak öldürürler, yahut kendi dinlerine döndürürler. O zaman da bir daha asla kurtuluşa eremezsiniz."</p>

<p>21. Böylece biz, (insanları) onların halinden haberdar ettik ki, Allah'ın va'dinin hak olduğunu ve kıyametin gerçekleşmesinde de hiçbir şüphe olmadığını bilsinler. Hani onlar (olayın mucizevi tarafını ve asıl hikmetini bırakmışlar da) aralarında onların durumunu tartışıyorlardı. (Bazıları), "Onların üstüne bir bina yapın, Rableri onların halini daha iyi bilir" dediler. Duruma hakim olanlar ise, "Üzerlerine mutlaka bir mescit yapacağız" dediler.</p>

<p>22. (Ey Muhammed!) Bazıları bilmedikleri şey hakkında atıp tutarak: "Onlar üç kişidirler, dördüncüleri köpekleridir" diyecekler. Yine, "Beş kişidirler, altıncıları köpekleridir" diyecekler. Şöyle de diyecekler: "Yedi kişidirler, sekizincileri köpekleridir." De ki: "Onların sayısını Rabbim daha iyi bilir. Zaten onları pek az kimse bilir. O halde onlar hakkında (Kur'an'daki) apaçık tartışma (yı aktarmak) dan başka tartışmaya girme ve bunlar hakkında onlardan hiçbirine bir şey sorma.</p>

<p>23. Hiçbir şey hakkında sakın "yarın şunu yapacağım" deme!</p>

<p>24. Ancak, "Allah dilerse yapacağım" de. Unuttuğun zaman Rabbini an ve "Umarım Rabbim beni, bundan daha doğru olana ulaştırır" de.</p>

<p>25. Onlar mağaralarında üç yüz yıl kaldılar. Buna dokuz daha eklediler.</p>

<p>26. De ki: "Kaldıkları süreyi Allah daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gaybını bilmek O'na aittir. O ne güzel görür, O ne güzel işitir! Onların, ondan başka hiçbir dostu da yoktur. O hükmüne hiçbir kimseyi ortak etmez."</p>

<p>27. Rabbinin kitabından sana vahyedileni oku. O'nun kelimelerini değiştirecek hiçbir kimse yoktur. O'ndan başka asla bir sığınak da bulamazsın.</p>

<p>28. Sabah akşam Rablerine, O'nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte ol. Dünya hayatının zînetini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma. Kalbini bizi anmaktan gafil kıldığımız, boş arzularına uymuş ve işi hep aşırılık olmuş kimselere boyun eğme.</p>

<p>29. De ki: "Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkar etsin." Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, onun alevden duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. (Susuzluktan) feryat edip yardım dilediklerinde, maden eriyiği gibi, yüzleri yakıp kavuran bir su ile kendilerine yardım edilir. O ne kötü bir içecektir! Cehennem ne korkunç bir yaslanacak yerdir.</p>

<p>30. Gerçek şu ki iman edip iyi işler yapanlara gelince, elbette biz iyi iş yapanların ecrini zayi etmeyiz.</p>

<p>31. İşte onlar için içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada tahtlar üzerine kurularak altın bileziklerle süslenecekler, ince ve kalın ipekten yeşil giysiler giyeceklerdir. O ne güzel karşılıktır! Cennet de ne güzel bir yaslanacak yerdir!</p>

<p>32. Onlara şu iki adamı örnek ver: Onlardan birine iki üzüm bağı vermiş, bağların çevresini hurmalarla donatmış, ikisinin arasına da bir ekinlik koymuştuk.</p>

<p>33. Her iki bağ da meyvelerini vermiş ve ürünlerinden hiçbir şeyi eksik bırakmamıştı. Bu iki bağın arasından bir de nehir fışkırtmıştık.</p>

<p>34. Derken onun büyük bir serveti oldu. Arkadaşıyla konuşurken ona dedi ki: "Benim malım seninkinden daha çok. Adamlardan yana da senden daha üstünüm."</p>

<p>35. Derken kendine zulmederek bağına girdi. Şöyle dedi: "Bunun sonsuza değin yok olacağını sanmıyorum."</p>

<p>36. "Kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Rabbime döndürülsem bile andolsun bundan daha iyi bir sonuç bulurum."</p>

<p>37. Arkadaşı ona cevap vererek dedi ki: "Seni topraktan, sonra bir damla döl suyundan yaratan, sonra da seni (eksiksiz) bir insan şeklinde düzenleyen Allah'ı inkâr mı ediyorsun?"</p>

<p>38. "Fakat O Allah benim Rabbimdir. Ben Rabbime hiç kimseyi ortak koşmam."</p>

<p>39, 40. "Bağına girdiğinde ?Mâşaallah! Kuvvet yalnız Allah'ındır' deseydin ya!.. Eğer benim malımı ve çocuklarımı kendininkilerden daha az görüyorsan, belki Rabbim bana, senin bağından daha iyisini verir. Seninkinin üzerine de gökten bir afet indirir de bağ kupkuru ve yalçın bir toprak haline geliverir."</p>

<p>41. "Ya da suyu çekiliverir de (bırak bir daha bulmayı) artık onu arayamazsın bile."</p>

<p>42. Derken bütün serveti helak edildi. (Yıkılmış) çardakları üzerine çökmüş haldeki bağına yaptığı harcamalar karşısında ellerini oğuşturuyor ve şöyle diyordu: "Keşke Rabbime hiçbir kimseyi ortak koşmasaydım..."</p>

<p>43. Onun, Allah'tan başka kendisine yardım edebilecek kimseleri yoktu. Kendi kendini kurtaracak güçte de değildi.</p>

<p>44. İşte bu durumda velayet (himaye ve koruyuculuk) yalnızca hak olan Allah'a mahsustur. Onun mükâfatı da daha hayırlıdır, vereceği sonuç da daha hayırlıdır.</p>

<p>45. Onlara dünya hayatının örneğini ver: (Dünya hayatı), gökten indirdiğimiz yağmur gibidir ki, onun sebebiyle yeryüzünün bitkileri boy verip birbirine karışırlar. Fakat bütün bu canlılık sonunda rüzgarın savurduğu kuru bir çer çöpe döner. Allah, her şey üzerinde kudret sahibidir.</p>

<p>46. Mallar ve evlatlar, dünya hayatının süsüdür. Baki kalacak salih ameller ise, Rabbinin katında, sevap olarak da ümit olarak da daha hayırlıdır.</p>

<p>47. Dağları yürüteceğimiz ve senin yeryüzünü çırılçıplak göreceğin günü bir hatırla. Biz onları mahşerde toplarız da içlerinden hiçbirini bırakmayız.</p>

<p>48. Hepsi saf saf Rabbinin huzuruna çıkarılırlar. Onlara, "Andolsun, sizi ilk önce yarattığımız gibi bize geldiniz. Oysa siz, sizin için hesaba çekileceğiniz bir zaman belirlemediğimizi sanmıştınız" denir.</p>

<p>49. Kitap ortaya konur. Suçluları, kitabın içindekilerden korkuya kapılmış görürsün. "Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük, büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!" derler. Onlar bütün yaptıklarını karşılarında bulurlar. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.</p>

<p>50. Hani biz meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis'ten başka hepsi saygı ile eğilmişlerdi. İblis ise cinlerdendi de Rabbinin emri dışına çıktı. Şimdi siz, beni bırakıp da İblis'i ve neslini, kendinize dostlar mı ediniyorsunuz? Halbuki onlar sizin için birer düşmandırlar. Bu, zalimler için ne kötü bir bedeldir!</p>

<p>51. Ben onları ne göklerin ve yerin yaratılışına, ne de kendilerinin yaratılışına şahit tuttum. Saptıranları da hiçbir zaman yardımcı edinmiş değilim.</p>

<p>52. (Ey Muhammed!) Allah'ın, "Ortağım olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın" diyeceği, onların da çağıracakları, fakat kendilerine (çağırdıklarının) cevap vermeyecekleri ve bizim de aralarına bir uçurum koyacağımız günü hatırla!</p>

<p>53. Suçlular (o gün) ateşi görünce onun içine düşeceklerini iyice anlayacaklar ve ondan kurtuluş yolu da bulamayacaklardır.</p>

<p>54. Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Fakat insan tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür.</p>

<p>55. İnsanlara hidayet geldikten sonra onların inanmalarına ve Rab'lerinden mağfiret dilemelerine, ancak, öncekilerin başına gelenlerin kendi başlarına da gelmesi, ya da kendilerine azabın göz göre göre gelmesi (yönündeki beklentileri) engel olmuştur.</p>

<p>56. Biz, peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. İnkar edenler ise, hakkı batılla çürütmek için mücadele ederler. Âyetlerimizi ve kendilerine yapılan uyarıları alaya alırlar.</p>

<p>57. Kim, kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren ve elleriyle yaptığını unutandan daha zalimdir? Şüphesiz biz, onu anlamamaları için, kalplerine perdeler gerdik, kulaklarına da ağırlıklar koyduk. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayet bulamazlar.</p>

<p>58. Rabbin, çok bağışlayıcıdır, merhamet sahibidir. Eğer yaptıkları yüzünden onları (dünyada) cezaya çarptırsaydı, elbette azaplarını çarçabuk verirdi. Hayır, onlar için belirlenmiş bir gün vardır ki (o gün gelince) hiçbir kurtuluş çaresi bulamazlar.</p>

<p>59. İşte zulmettiklerinde yok ettiğimiz memleketler... Helak edilmeleri için de belli bir zaman tayin etmiştik.</p>

<p>60. Hani Mûsâ beraberindeki gence şöyle demişti: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım, ya da uzun zaman gideceğim."</p>

<p>61. Onlar iki denizin birleştiği yere varınca balıklarını unuttular. Balık denizde yolunu tutup kayıp gitti.</p>

<p>62. Oradan uzaklaştıklarında Mûsâ beraberindeki gence "Öğle yemeğimizi getir, bu yolculuğumuzdan dolayı çok yorgun düştük" dedi.</p>

<p>63. Genç, "Gördün mü! Kayaya sığındığımız sırada balığı unutmuşum. ?Doğrusu onu sana söylememi bana ancak şeytan unutturdu- Balık şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti" dedi.</p>

<p>64. Mûsâ: "İşte aradığımız bu idi" dedi. Bunun üzerine tekrar izlerini takip ederek gerisin geri döndüler.</p>

<p>65. Derken kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, kendisine tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.</p>

<p>66. Mûsâ ona, "Sana öğretilen bilgilerden bana, doğruya iletici bir bilgi öğretmen için sana tabi olayım mı?" dedi.</p>

<p>67. Adam şöyle dedi: "Doğrusu sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin."</p>

<p>68. "İç yüzünü kavrayamadığın bir şeye nasıl sabredebilirsin?"</p>

<p>69. Mûsâ, "İnşaallah beni sabırlı bulacaksın. Hiçbir işte de sana karşı gelmeyeceğim" dedi.</p>

<p>70. O da şöyle dedi: "O halde eğer bana tabi olacaksan, ben sana söylemedikçe hiçbir şey hakkında bana soru sormayacaksın."</p>

<p>71. Derken yola koyuldular. Nihayet, bir gemiye bindiklerinde (adam) gemiyi deldi. Mûsâ, "Sen onu içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu, şaşılacak bir iş yaptın." dedi.</p>

<p>72. Adam, "Sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin, demedim mi?" dedi.</p>

<p>73. Mûsâ, "Unuttuğum için bana çıkışma ve bu işimde bana güçlük çıkarma!" dedi.</p>

<p>74. Yine yola koyuldular. Nihayet bir erkek çocukla karşılaştıklarında adam (hemen) onu öldürdü. Mûsâ, "Bir cana karşılık olmaksızın suçsuz birini mi öldürdün? Andolsun çok kötü bir iş yaptın!" dedi.</p>

<p>75. Adam, "Sana, benimle beraberliğe asla sabredemezsin demedim mi?" dedi.</p>

<p>76. Mûsâ, "Eğer bundan sonra sana bir şey hakkında soru sorarsam, artık benimle arkadaşlık etme. Doğrusu, tarafımdan (dilenecek son) özre ulaştın (bu son özür dileyişim)" dedi.</p>

<p>77. Yine yola koyuldular. Nihayet bir şehir halkına varıp onlardan yiyecek istediler. Halk onları konuk etmek istemedi. Derken orada yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar gördüler. Adam hemen o duvarı doğrulttu. Mûsâ, "İsteseydin bu iş için bir ücret alırdın" dedi.</p>

<p>78. Adam, "İşte bu birbirimizden ayrılmamız demektir" dedi. "Şimdi sana sabredemediğin şeylerin içyüzünü anlatacağım."</p>

<p>79. "O gemi, denizde çalışan bir takım yoksul kimselere ait idi. Onu yaralamak istedim, çünkü onların ilerisinde, her gemiyi zorla ele geçiren bir kral vardı."</p>

<p>80. "Çocuğa gelince, anası babası mü'min insanlardı. Onları azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk."</p>

<p>81. "Böylece, Rablerinin onlara, bu çocuğun yerine daha hayırlı ve daha merhametli bir çocuk vermesini diledik."</p>

<p>82. "Duvar ise şehirdeki iki yetim çocuğa ait idi. Altında onlara ait bir define vardı. Babaları da iyi bir insandı. Rabbin, onların olgunluk çağına ulaşmalarını ve Rabbinden bir rahmet olarak definelerini çıkarmalarını istedi. Bunları ben kendi görüşüme göre yapmadım. İşte senin, sabredemediğin şeylerin içyüzü budur."</p>

<p>83. (Ey Muhammed!) Bir de sana Zülkarneyn hakkında soru soruyorlar. De ki: "Size ondan bir anı okuyacağım."</p>

<p>84. Biz onu yeryüzünde kudret sahibi kıldık ve kendisine her konuda (amacına ulaşabileceği) bir yol verdik.</p>

<p>85. O da (Batı'ya gitmek istedi ve) bir yol tuttu.</p>

<p>86. Güneşin battığı yere varınca, onu siyah balçıklı bir su gözesinde batar (gibi) buldu. Orada (kâfir) bir kavim gördü. "Ey Zülkarneyn! Ya (onları) cezalandırırsın ya da haklarında iyilik yolunu tutarsın" dedik.</p>

<p>87. Zülkarneyn, "Her kim zulmederse, biz onu cezalandıracağız. Sonra o Rabbine döndürülür. O da kendisini görülmedik bir azaba uğratır" dedi.</p>

<p>88. "Her kim de iman eder ve salih amel işlerse ona mükafat olarak daha güzeli var. (Üstelik) ona emrimizden kolay olanı söyleyeceğiz."</p>

<p>89. Sonra yine (doğuya doğru) bir yol tuttu.</p>

<p>90. Güneşin doğduğu yere ulaşınca onu, kendileriyle güneş arasına örtü koymadığımız bir halk üzerine doğar buldu.</p>

<p>91. İşte böyle. Şüphesiz biz onun yanındakileri ilmimizle kuşatmışızdır.</p>

<p>92. Sonra yine bir yol tuttu.</p>

<p>93. İki dağ arasına ulaşınca, bunların önünde, neredeyse hiçbir sözü anlamayan bir halk buldu.</p>

<p>94. Dediler ki: "Ey Zülkarneyn! Ye'cüc ve Me'cüc (adlı kavimler) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktadırlar. Onlarla bizim aramıza bir engel yapman karşılığında sana bir vergi verelim mi?"</p>

<p>95. Zülkarneyn, "Rabbimin bana verdiği (imkan ve kudret, sizin vereceğiniz vergiden) daha hayırlıdır. Şimdi siz bana gücünüzle yardım edin de, sizinle onların arasına sağlam bir engel yapayım" dedi.</p>

<p>96. "Bana (yeterince) demir madeni getirin" dedi. İki yamacın arasındaki boşluğu (dağlarla) bir hizaya getirince "körükleyin!" dedi. Demiri eritip kor (gibi) yapınca da, "Bana erimiş bakır getirin, bunun üzerine boşaltayım" dedi.</p>

<p>97. Artık onu ne aşabildiler, ne de delebildiler.</p>

<p>98. Zülkarneyn, "Bu, Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin vaadi (kıyametin kopma vakti) gelince onu yerle bir eder. Rabbimin vaadi gerçektir" dedi.</p>

<p>99. O gün biz onları bırakırız, dalga dalga birbirlerine karışırlar. Sonra sûra üfürülür de onları toptan bir araya getiririz.</p>

<p>100, 101. O gün cehennemi; gözleri Zikr'ime (Kur'an'a) karşı perdeli olan ve onu dinleme zahmetine dahi katlanamayan kafirlerin karşısına (bütün dehşetiyle) dikeriz!</p>

<p>102. İnkar edenler, beni bırakıp da kullarımı dost edineceklerini mi sandılar? Biz cehennemi kâfirlere konak olarak hazırladık.</p>

<p>103, 104. (Ey Muhammed!) De ki: "Amelce en çok ziyana uğrayan; iyi iş yaptıklarını sandıkları halde dünya hayatındaki çabaları kaybolup giden kimseleri size haber verelim mi?"</p>

<p>105. Onlar, Rab'lerinin âyetlerini ve O'na kavuşacaklarını inkar eden, böylece amelleri boşa çıkan, o yüzden de kıyamet gününde amelleri için bir terazi kurmayacağımız kimselerdir.</p>

<p>106. İşte böyle. İnkar etmeleri, âyetlerimi ve Peygamberlerimi alay konusu yapmaları yüzünden onların cezası cehennemdir.</p>

<p>107, 108. Şüphesiz, inanıp yararlı işler yapanlara gelince onlar için, içlerinde ebedi kalacakları Firdevs cennetleri bir konaktır. Oradan ayrılmak istemezler.</p>

<p>109. De ki: "Rabbimin sözlerini yazmak için denizler mürekkep olsa ve bir o kadar da ilave etsek (denizlere deniz katsak); Rabbimin sözleri tükenmeden önce denizler tükenirdi."</p>

<p>110. De ki: "Ben de ancak sizin gibi bir insanım, (Ne var ki) bana, Sizin ilah'ınız ancak bir tek ilâhtır" diye vahyolunuyor. Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa yararlı bir iş yapsın ve Rabbine ibadette kimseyi ortak koşmasın."</p>

<h2><b>Kehf Suresi Fazileti</b></h2>

<p>Kehf Suresi'ni özellikle Cuma günü okumak oldukça faziletlidir. Pek çok hadis kaynağı ile faziletleri sabitlenen bu sure, Allah'ın rahmetine sığınarak her şeyi O'ndan istemenin gerekliliğini vurgular. Bu sureyi okumayı alışkanlık haline getirenler dert ve tasalarının yükünün hafiflediğini, gönlünün ferahladığını görecektir.</p>

<p>Bu sureyi okuyan kişi, kendisini Allah yolundan saptırmak isteyenlerin tuzaklarından emin olur, fitnecilerin şerrinden korunur. Allah yolunda huzurlu ve hayırlı bir hayat yaşar.</p>

<p>Cuma gecesi bu sureyi okumak en faziletlisidir. Cuma gecesi abdestli halde Kehf Suresi'ni okuyan kimse ahirette bunun karşılığını alır ve deccalin şerrinden muhafaza edilir.</p>

<h2><b>Kehf Suresi Dinle</b></h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/RXF9RQHPGFM?si=OD9dzcg6UJMJ_ry-" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p>

<h2><b>Kehf Suresi Konusu</b></h2>

<p>Kehf Suresi, Kur'an-ı Kerim'in Mekke döneminde nazil olan surelerinden biridir. Toplamda 110 ayetten oluşan bu sure, adını içerdiği "mağara" kelimesinden almıştır. Bu kelime, sûrede dokuzuncu âyette ilk kez geçmektedir.</p>

<p>Surenin temel konusu, inançları nedeniyle öldürülmekten kurtulmak için bir mağaraya sığınan gençlerin mucizevi halleridir. Ayrıca, Hz. Mûsâ ve Zülkarneyn gibi peygamberlerin hikayeleri de bu surede detaylı bir şekilde anlatılmaktadır. Özellikle 28. âyetin, Medine döneminde indiği rivayet edilmiştir. Kehf Suresi, içerdiği öğütler, hikayeler ve Allah'a olan güçlü iman vurgularıyla Müslümanlara rehberlik etmektedir.</p>

<h3><b>Kehf Suresi Okumak Neye İyi Gelir?</b></h3>

<p>Kehf Suresi'ni okumak, kişinin içsel sıkıntılarını hafifletmenin yanı sıra Allah katında büyük sevaplar kazanmasına vesile olabilir. Bu sureyi Türkçe anlamıyla okuyan kişi, surenin içerdiği derin anlamı fark eder ve Allah'a olan bağlılığına daha fazla derinlik katar. Allah'ın mucizelerine şahit olan kimse, zor zamanlarda yalnız olmadığını bilerek imanını güçlendirir.</p>

<p>Kehf Suresi, dileklerin kabul edilmesi için okunduğunda, kısa bir süre içinde bu dileklere ulaşmanın kapılarının açıldığını gösterir. Bu surenin okunması, Allah'a olan yakınlığı artırarak, imanını tazeler ve Allah'ın rahmetine olan inancını güçlendirir.</p>

<h3><strong>Kehf Suresi Kaç Sayfa?</strong></h3>

<p>Kur'an-ı Kerim'in on sekizinci suresi olan ve 15'inci cüzde yer alan Kehf Suresi, sayfa 292'de başlamakta ve 303'üncü sayfada tamamlanmaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tuğçe Kaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/kehf-suresi-okunusu-kehf-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jan 2024 15:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2024/01/kehf-suresi-okunusu-kehf-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle.jpg" type="image/jpeg" length="84523"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Duhan Suresi-Duhan Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Diyanet Meali & Dinle)]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/duhan-suresi-duhan-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/duhan-suresi-duhan-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Duhan suresi adını onuncu âyette geçen 'duhân' kelimesinden almıştır. Duhan kelime olarak ‘’duman’’ anlamını taşımaktadır. İşte Duhan Suresi-Duhan Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları hakkında bilmek istedikleriniz haberimizin detayında...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Duhan Suresi, Kur'an-ı Kerim'in kırk dokuzuncu suresidir ve Mekke devrinin sonlarına doğru nazil olmuştur. Bu sure, 59 ayetten oluşmaktadır ve adını onuncu ayette geçen "Duhan" kelimesinden almıştır, ki bu kelime "duman" anlamına gelmektedir.&nbsp; Müslüman toplumu için büyük bir öneme sahip olan Duhan Suresi'nin&nbsp;Arapça Türkçe okunuşu,&nbsp;Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları hakkındaki bilgileri sizler için derledik</p>

<h2><strong>Duhan Suresi Arapça Okunuşu</strong></h2>

<p>1. Ha mım<br />
2. Vel kitabil mübiyn<br />
3. İnna enzelnahü fı leyletim mübaraketin inna künna münzirın<br />
4. Fıha yüfraku küllü emrin hakiym<br />
5. Emram min ındina inna künna mürsiliyn<br />
6. Rahmeten mir rabbik innehu hüves semiy'ul aliym<br />
7. Rabbis semavati vel erdı ve ma beynehüma in küntüm mukıniyn<br />
8. La ilahe illa hüve yuhyı ve yümiyt rabbüküm ve rabbü abaikümül evveliyn<br />
9. Bel hüm fı şekkiy yel'abun<br />
10. Fertekıb yevme te'tis semaü bi dühanim mübiyn<br />
11. Yağşen nas haza azabün eliym<br />
12. Rabbenekşif annel azabe inna mü'minun<br />
13. Enna lehümüz zikra ve kad caehüm rasulüm mübiyn<br />
14. Sümme tevellev anhü ve kalu muallemüm mecnun<br />
15. İnna kaşifül azib kaliylen inneküm aidun<br />
16. Yevme nebtışül batşetel kübra inna müntekımun<br />
17. Ve le kad fetenna kablehüm kavme fir'avne ve caehüm rasulün keriym<br />
18. En eddu ileyye ıbadellah inni leküm rasulün emiyn<br />
19. Ve el la ta'lu alellah innı atıküm bi sültanim mübiyn<br />
20. Ve innı uztü bi rabbı ve rabbiküm en tercumun<br />
21. Ve il lem tü'minu lı fa'tezilun<br />
22. Fe dea rabbehu enne haülai kavmüm mücrimun<br />
23. Fe esri bi ıbadı leylen inneküm müttebeun<br />
24. Vetrukil bahra rahva innehüm cündüm muğrakun<br />
25. Kem teraku min cennativ ve uyun<br />
26. Ve züruıv ve mekamin keriym<br />
27. Ve na'metin kanu fiyha fakihiyn<br />
28. Kezalike ve evrasnaha kavmen ahariyn<br />
29. Fema beket aleyhimüs semaü vel erdu vema kanu münzariyn<br />
30. Ve le kad necceyna benı israiyle minel azabil mühiyn<br />
31. Min fir'avn innehu kane aliyem minel müsrifiyn<br />
32. Ve lekadıhternahüm ala ılmin alel alemiyn<br />
33. Ve ateynahüm minel ayati ma fıhi belaüm mübiyn<br />
34. İnne haülai le yekülün<br />
35. İn hiye illa mevtetünel ula ve ma nahnü bi münşeriyn<br />
36. Fe'tu bi abaina in küntüm sadikıyn<br />
37. E hüm hayrun em kamü tübbeıv vellezıne min kablihim ehleknahüm innehüm kanu mücrimiyn<br />
38. Ve ma halaknes semavati vel erda ve ma beynehüma laıbiyn<br />
39. Ma halaknahüma illa bil hakkı ve lakinne ekserahüm la ya'lemun<br />
40. İnne yevmel fasli mıkatühüm ecmeıyn<br />
41. Yevme la yuğni mevlen ammevlen şey'ev ve la hüm yünsarun<br />
42. İlla mer rahımellah innehu hüvel aziyzür rahıym<br />
43. İnne şeceratez zekkum<br />
44. Taamül esiym<br />
45. Kel mühl yağlı fil bütun<br />
46. Ke ğalyil hamiym<br />
47. Huzuhü fa'tiluhü ila sevail cehıym<br />
48. Sümme subbu fevka ra'sihı min azabil hamiym<br />
49. Zuk inneke entel aziyzül keriym<br />
50. İnne haza ma küntüm bihı temterun<br />
51. İnnel müttekıyne fı mekamin emiyn<br />
52. Fi cennativ ve uyun<br />
53. Yelbesune min sündüsiv ve istebrakım mütekabiliyn<br />
54. Kezali ve zevvecnahüm bi hurin ıyn<br />
55. Yed'une fiha bi külli fakihetin aminiyn<br />
56. La yezukune fiyhel mevte illel mevtetel ula ve vekahüm azabel cehıym<br />
57. Fadlem mir rabbik zalike hüvel fevzül azıym<br />
58. Fe innema yessernahü bi lisanike leallehüm yetezekkerun<br />
59. Fertekıb innehüm mirtek</p>

<h2><b>Duhan Suresi Türkçe Anlamı </b></h2>

<p>1. Ha mım<br />
2. Vel kitabil mübiyn<br />
3. İnna enzelnahü fı leyletim mübaraketin inna künna münzirın<br />
4. Fıha yüfraku küllü emrin hakiym<br />
5. Emram min ındina inna künna mürsiliyn<br />
6. Rahmeten mir rabbik innehu hüves semiy'ul aliym<br />
7. Rabbis semavati vel erdı ve ma beynehüma in küntüm mukıniyn<br />
8. La ilahe illa hüve yuhyı ve yümiyt rabbüküm ve rabbü abaikümül evveliyn<br />
9. Bel hüm fı şekkiy yel'abun<br />
10. Fertekıb yevme te'tis semaü bi dühanim mübiyn<br />
11. Yağşen nas haza azabün eliym<br />
12. Rabbenekşif annel azabe inna mü'minun<br />
13. Enna lehümüz zikra ve kad caehüm rasulüm mübiyn<br />
14. Sümme tevellev anhü ve kalu muallemüm mecnun<br />
15. İnna kaşifül azib kaliylen inneküm aidun<br />
16. Yevme nebtışül batşetel kübra inna müntekımun<br />
17. Ve le kad fetenna kablehüm kavme fir'avne ve caehüm rasulün keriym<br />
18. En eddu ileyye ıbadellah inni leküm rasulün emiyn<br />
19. Ve el la ta'lu alellah innı atıküm bi sültanim mübiyn<br />
20. Ve innı uztü bi rabbı ve rabbiküm en tercumun<br />
21. Ve il lem tü'minu lı fa'tezilun<br />
22. Fe dea rabbehu enne haülai kavmüm mücrimun<br />
23. Fe esri bi ıbadı leylen inneküm müttebeun<br />
24. Vetrukil bahra rahva innehüm cündüm muğrakun<br />
25. Kem teraku min cennativ ve uyun<br />
26. Ve züruıv ve mekamin keriym<br />
27. Ve na'metin kanu fiyha fakihiyn<br />
28. Kezalike ve evrasnaha kavmen ahariyn<br />
29. Fema beket aleyhimüs semaü vel erdu vema kanu münzariyn<br />
30. Ve le kad necceyna benı israiyle minel azabil mühiyn<br />
31. Min fir'avn innehu kane aliyem minel müsrifiyn<br />
32. Ve lekadıhternahüm ala ılmin alel alemiyn<br />
33. Ve ateynahüm minel ayati ma fıhi belaüm mübiyn<br />
34. İnne haülai le yekülün<br />
35. İn hiye illa mevtetünel ula ve ma nahnü bi münşeriyn<br />
36. Fe'tu bi abaina in küntüm sadikıyn<br />
37. E hüm hayrun em kamü tübbeıv vellezıne min kablihim ehleknahüm innehüm kanu mücrimiyn<br />
38. Ve ma halaknes semavati vel erda ve ma beynehüma laıbiyn<br />
39. Ma halaknahüma illa bil hakkı ve lakinne ekserahüm la ya'lemun<br />
40. İnne yevmel fasli mıkatühüm ecmeıyn<br />
41. Yevme la yuğni mevlen ammevlen şey'ev ve la hüm yünsarun<br />
42. İlla mer rahımellah innehu hüvel aziyzür rahıym<br />
43. İnne şeceratez zekkum<br />
44. Taamül esiym<br />
45. Kel mühl yağlı fil bütun<br />
46. Ke ğalyil hamiym<br />
47. Huzuhü fa'tiluhü ila sevail cehıym<br />
48. Sümme subbu fevka ra'sihı min azabil hamiym<br />
49. Zuk inneke entel aziyzül keriym<br />
50. İnne haza ma küntüm bihı temterun<br />
51. İnnel müttekıyne fı mekamin emiyn<br />
52. Fi cennativ ve uyun<br />
53. Yelbesune min sündüsiv ve istebrakım mütekabiliyn<br />
54. Kezali ve zevvecnahüm bi hurin ıyn<br />
55. Yed'une fiha bi külli fakihetin aminiyn<br />
56. La yezukune fiyhel mevte illel mevtetel ula ve vekahüm azabel cehıym<br />
57. Fadlem mir rabbik zalike hüvel fevzül azıym<br />
58. Fe innema yessernahü bi lisanike leallehüm yetezekkerun<br />
59. Fertekıb innehüm mirtek</p>

<p><b>&nbsp;</b></p>

<h2><strong>Duhan suresi Dinle</strong></h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/SZW3-fhUS9U?si=CqvmpY_uKCsgoiKl" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<h2><strong>Duhan Suresi Konusu Nedir?</strong></h2>

<p></p>

<p>Duhan Suresi, Kur'an-ı Kerim'in kırk dokuzuncu suresidir ve Mekke devrinin sonlarına doğru nazil olmuştur. Sure, içeriğinde önemli bilgiler barındırmaktadır. Bu surede, Kur'an-ı Kerim'in indirilişi ve müşriklerin bu kutsal kitaba karşı tutumları anlatılmaktadır. Aynı zamanda Firavun ve topluluğunun başlarına gelen azaplar da bu surede detaylı bir şekilde aktarılmıştır.</p>

<p>Duhan Suresi, Kureyş kabilesinin Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'i (s.a.s) yalanlaması ve inkar etmesine vurgu yapar. Ayrıca, iyilerin ve kötülerin karşılaşacağı sona dair öğütler de içermektedir. Sure, iman edenlerin sevaplarına, inkar edenlerin ise başlarına gelecek cezalara vurgu yaparak insanları doğru yola yönlendirmeyi amaçlar.</p>

<h2><strong>Duhan Suresi Fazileti</strong></h2>

<p>Duhân Suresi'nin faziletleri hakkında bazı hadis kaynaklarında önemli bilgiler bulunmaktadır. Ancak, bu hadislerin içerdiği bilgilerin doğruluğu konusunda dikkatli olunması gerekmektedir. Özellikle, "Kim geceleyin Duhân sûresini okursa sabaha kadar yetmiş bin melek kendisi için istiğfarda bulunur" ve "Kim cuma gecesi Duhân sûresini okursa günahları bağışlanır" şeklinde rivayet edilen hadislerin, özellikle ikincisinin zayıf bir senede sahip olduğu belirtilmiştir (Tirmizî, "Feżâʾilü'l-Ḳurʾân", 8). Tirmizî, bu hadislerin senedlerinin illetlere sahip olduğuna dikkat çekmiş ve garip olduğunu ifade etmiştir. Dolayısıyla, bu tür hadisleri değerlendirirken özenli olmak ve doğrulukları konusunda dikkatli bir yaklaşım sergilemek önemlidir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tuğçe Kaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/duhan-suresi-duhan-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jan 2024 13:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2024/01/dua-1.jpg" type="image/jpeg" length="12342"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Haşr Suresi Okunuşu - Haşr Duası Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Diyanet Meali & Dinle)]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/hasr-suresi-okunusu-hasr-duasi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/hasr-suresi-okunusu-hasr-duasi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haşr Suresi, her müminin sık sık tekrar etmesi gereken güzel amellerdendir. Haşr Suresi Medine döneminde inmiştir ve 24 ayettir. Sabah ve akşam Haşr Suresi Türkçe okunuşu ile son üç ayetini okuyanlar için büyük müjdeler içermektedir. İşte Haşr Suresi’nin Okunuşu - Haşr Duası Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı ve pek çok merak ettiğiniz konu haberimizde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Haşr Suresi adını ikinci ayetinde “elHaşr” kelimesinin geçmesi ile almıştır. Haşr Suresi Medine döneminde inmiştir ve Kuran’da 59. suredir, 24 ayetten oluşur. Pek çok vatandaş Haşr suresinin faziletinin ne olduğunun cevabını bulmak istemektedir. Haşr suresinin&nbsp;son&nbsp;ayetlerinin akşam namazından sonra okunması tavsiye edilmektedir. İşte Haşr Suresi’nin Okunuşu - Haşr Duası Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları ve birçok konu haberimizin detayında…</p>

<h2><b>&nbsp;Haşr Suresi Arapça Okunuşu</b></h2>

<p>1. Sebbeha lillahi ma fiyssemavati ve ma fiyl'arardı ve huvel'aziyzulhakiymu.<br />
2. Huvelleziy ahrecelleziyne keferu min ehlilkitabi min diyarihim lievvelil haşri ma zanantum en yahrucu ve zannu ennehum mani'atuhum husunuhum minallahi feetahumullahu min haysu lem yahtesibu ve kazefe fiy kulubihimurru'be yuhribune buyutehum bieydiyhim ve eydiylmu'miniyne fa'tebiru ya ulil'ebsari.<br />
3. Ve lev la en keteballahu 'aleyhimulcelae le'azzebehum fiyddunya ve lehum fiyl'ahıreti 'azabunnari.<br />
4. Zalike biennehum şakkullahe ve resulehu ve men yuşakkıllahe feinnallahe şediydul'ıkabi.<br />
5. Ma kata'tum min liynetin ev terektumuha kaimeten 'ala usuliha febiiznillahi ve liyuhziyelfasikıyne.<br />
6. Ve ma efaalahu 'ala resulihi minhum fema evceftum 'aleyhi min haylin ve la rikabin ve lakinnallahe yusellitu rusulehu 'ala men yeşa'u vallahu 'ala kulli şey'in kadiyrun.<br />
7. Ma efaallahu 'ala resulihi min ehlilkura felillahi ve lirresuli ve liziylkurba velyetama velmesakiyni vebnissebiyli key la yekune duleten beynel'ağniyai minkum ve ma atakumurresulu fehuzuhu ve ma nehakum 'anhu fentehu vettekullahe innallahe şediydul'ıkabi.<br />
8. Lelfukarailmuhaciriyn-elleziyne uhricu min diyarihim ve emvalihim yebteğune fadlen minallahi ve rıdvanen ve yensurunallahe ve resulehu ulaike humussadikune.<br />
9. Velleziyne tebevveuddare vel'iymane min kablihim yuhıbbune men hacere ileyhim ve la yecidune fiy sudurihim haceten mimma utu ve yu'sirune 'ala enfusihim ve lev kane bihim hasasatun ve men yuka şuhha nefsihi feulaike humulmuflihune.<br />
10. Velleziyne cau min ba'dihim yekulune rabbenağfir lena ve liıhvaninelleziyne sebekuna bil'iymani ve la tec'al fiy kulubina ğullen lilleziyne amenu rabbena inneke raufun rahıymun.<br />
11. Elem tere ilelleziyne nafeku yekulune liıhvanihimulleziyne keferu min ehlilkitabi lein uhrictum lenahrucenne me'akum ve la nutıy'u fiykum ehaden ebeden ve in kutiltum lenensurennekum vallahu yeşhedu innehum lekazibune.<br />
12. Lein uhricu la yahrucune me'ahum ve lein kutilu la yensurunehum ve lein nesaruhum leyuvellunel'edbare summe la yunsarune.<br />
13. Leentum eşeddu rehbeten fiy sudurihim minallahi zalike biennehum kavmun la yefkahune.<br />
14. La yukatilunekum cemiy'an illa iy kuran muhassenetin ev min verai cudurin be'suhum beynehum şediydun tahsebuhum cemiy'an ve kulubuhum şetta zalike biennehum kavmun la ya'kılune.<br />
15. Kemeselilleziyne min kablihim kariyben zaku vebule emrihim ve lehum 'azabun eliymun.<br />
16. Kemeselişşeytani iz kale lil'insanikfur felemma kefere kale inniy beriy'un minke inniy ehafullahe rabbel'alemiyne.<br />
17. Fekane 'akıbetehuma ennehuma fiynari halideyni fiyha ve zalike cezauzzalimiyne.<br />
18. Ya eyyuhelleziyne amenuttekullahe veltenzur nefsun ma kaddemet liğadin vettekullahe innallahe habiyrun bima ta'melune.<br />
19. Ve la tekunu kelleziyne nesullahe feensahum enfusehum ulaike humulfasikune.<br />
20. La yesteviy ashabunnari ve ashabulcenneti ashabulcenneti humulfaizune.<br />
21. Lev enzelna hazelkur'ane 'ala cebelin lereeytehu haşi'an mutesaddi 'an min haşyetillahi ve tilkel'emsalu nadribuha linnasi le'allehum yetefekkerune.<br />
22. Huvallahulleziy la ilahe illa huve 'alimulğaybi veşşehadeti huverrahmanurrahıymu.<br />
23. Huvallahulleziy la ilahe illa huve elmelikulkuddususselamul mu'minul muheyminul 'aziyzul cebbarul mutekebbiru subhanallahi 'amma yuşrikune.<br />
24. Huvallahul halikul - bariy-ulmusavviru lehum'esma ulhusna yusebbihu lehu ma fiyssemavati vel'ardı. Ve huvel'aziyzulhakiymu.</p>

<h2><b>Haşr Suresi Türkçe Anlamı </b></h2>

<p>1. Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ı tespih etmektedir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.</p>

<p>2. O, kitap ehlinden inkâr edenleri ilk toplu sürgünde yurtlarından çıkarandır. Siz onların çıkacaklarını sanmamıştınız. Onlar da kalelerinin, kendilerini Allah'tan koruyacağını sanmışlardı. Ama Allah'ın emri onlara ummadıkları yerden geldi. O, yüreklerine korku düşürdü. Öyle ki, evlerini hem kendi elleriyle, hem de mü'minlerin elleriyle yıkıyorlardı. Ey basiret sahipleri, ibret alın.[1]</p>

<p>3. Eğer Allah, onlar hakkında sürülmeye hükmetmemiş olsaydı, muhakkak kendilerine dünyada azap edecekti. Ahirette ise, onlar için cehennem azabı vardır.</p>

<p>4. Bu, onların Allah'a ve Resûlüne karşı gelmeleri sebebiyledir. Kim Allah'a karşı gelirse bilsin ki, Allah'ın azabı şiddetlidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>5. (Savaş gereği,) hurma ağaçlarından her neyi kestiniz, yahut (kesmeyip) kökleri üzerinde dikili bıraktınızsa hep Allah'ın izniyledir. Bu da fasıkları rezil etmesi içindir.</p>

<p>6. Onların mallarından Allah'ın, savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar için siz, at ya da deve koşturmuş değilsiniz. Fakat Allah, peygamberlerini, dilediği kimselerin üzerine salıp onlara üstün kılar. Allah'ın her şeye hakkıyla gücü yeter.</p>

<p>7. Allah'ın, (fethedilen) memleketlerin ahalisinden savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar; Allah'a, peygambere, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. O mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir servet (ve güç) hâline gelmesin diye (Allah böyle hükmetmiştir). Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah'ın azabı çetindir.</p>

<p>8. Bu mallar özellikle, Allah'tan bir lütuf ve hoşnudluk ararken ve Allah'ın dinine ve peygamberine yardım ederken yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerindir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir.</p>

<p>9. Onlardan (muhacirlerden) önce o yurda (Medine'ye) yerleşmiş ve imanı da gönüllerine yerleştirmiş olanlar, hicret edenleri severler. Onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık duymazlar. Kendileri son derece ihtiyaç içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden, hırsından korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.</p>

<p>10. Onlardan sonra gelenler ise şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin tutturma! Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen çok esirgeyicisin, çok merhametlisin."[4]</p>

<p>11. Kitap ehlinden o inkâr eden kardeşlerine, "Yemin ederiz ki, siz (Medine'den) çıkarılırsanız, muhakkak biz de sizinle beraber çıkarız. Sizin hakkınızda asla kimseye boyun eğmeyiz. Eğer size karşı savaşılırsa, size mutlaka yardım ederiz" diyerek münafıklık yapanlara bakmaz mısın? Hâlbuki Allah onların kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik eder.</p>

<p>12. Andolsun, eğer (kardeşleri Medine'den) çıkarılırsa, onlarla beraber çıkmazlar. Kendilerine karşı savaşılırsa, onlara yardım etmezler. Yardım edecek olsalar bile andolsun mutlaka arkalarını dönüp kaçarlar, sonra kendilerine de yardım edilmez.</p>

<p>13. Onların kalplerinde size karşı duydukları korku, Allah'a karşı duydukları korkudan daha baskındır. Bu, onların anlamaz bir toplum olmaları sebebiyledir.</p>

<p>14. Onlar müstahkem kaleler içinde veya duvarlar arkasında olmadan sizinle toplu hâlde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu sanırsın. Hâlbuki kalpleri darmadağınıktır. Bu, onların akılları ermez bir topluluk olmalarındandır.</p>

<p>15. Onların durumu, kendilerinden az öncekilerin (Mekkeli müşriklerin) durumu gibidir. Onlar (Bedir'de) yaptıklarının cezasını tatmışlardır. Onlara (Ahirette de) elem dolu bir azap vardır.</p>

<p>16. Münafıkların durumu ise tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana, "İnkâr et" der; insan inkâr edince de, "Şüphesiz ben senden uzağım. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım" der.</p>

<p>17. Nihayet ikisinin de (azdıranın da azanın da) akıbeti, ebediyen ateşte kalmaları olmuştur. İşte zalimlerin cezası budur.</p>

<p>18. Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve herkes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.</p>

<p>19. Allah'ı unutan ve bu yüzden Allah'ın da kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar fasık kimselerin ta kendileridir.</p>

<p>20. Cehennemliklerle cennetlikler bir olmaz. Cennetlikler kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.</p>

<p>21. Eğer biz, bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik, elbette sen onu Allah korkusundan başını eğerek parça parça olmuş görürdün. İşte misaller! Biz onları insanlara düşünsünler diye veriyoruz.</p>

<p>22. O, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayan Allah'tır. Gaybı[5] da, görünen âlemi de bilendir. O, Rahmân'dır, Rahîm'dir.[6]</p>

<p>23. O, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah'tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı, güvenlik veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte eşsiz olan Allah'tır. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır.</p>

<p>24. O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah'tır. Güzel isimler O'nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O'nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.</p>

<h2><b>&nbsp;</b></h2>

<h2><b>Haşr Suresi Dinle</b></h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/OEFN6CrujXs?si=AbtBGF1wGeL0SOTO" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p>

<h2><strong>Haşr Suresi Meali</strong></h2>

<p>Haşr Suresi&nbsp;Allah'ın gücünün sonsuzluğu ve yüceliği ile ilgilidir. Özellikle son üç ayette Allah'ın (c.c.) sınırsız ilminden ve rahmetinden bahsedilir. Bu sure, Allah'ın buyruklarını yerine getirerek O'nun rızasını kazanma, ebedi hayata hazırlanma öğüdü içerir.</p>

<h2><strong>Haşr Suresi Konusu</strong></h2>

<p>Haşr Suresi, 59. sure olarak Kur'an'da yer alır ve 22-24. ayetler arasında şu şekilde ifade edilir:</p>

<p>Gökte ve yerde bulunanlar, Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih ederler. O, yücedir, hikmet sahibidir.</p>

<p>Bilin ki Allah, güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.</p>

<p>O, onların yaptıklarını başlarına geçirir; onların yapmadıkları işi de bilir.</p>

<p>Bu ayetlerde, Allah'ın birliği, yüceliği, ilmi, rahmeti, şefkati, irade ve gücünün mutlaklığı vurgulanarak insanların kalplerine tevhid inancı, Allah sevgisi ve saygısının yerleştirilmesi amaçlanmaktadır. Günümüzde bu ayetlerin sabah namazından sonra okunması gelenek haline gelmiştir. Sure aynı zamanda, Mekke'li müşriklerle ittifak yapan Nadiroğulları'nın Medine'den sürülmesine ve Yahudilerle antlaşma yapan münafıkların durumuna da değinmektedir. İslam inancına göre, bu sure insanlara Allah'tan korkmayı, ebedî hayat için hazırlık yapmayı öğütleyen ifadeler içermektedir.</p>

<h3><strong>Haşr Suresi Kaçıncı Sayfada?</strong></h3>

<p>Lev Enzelna duası olarak da bilinen&nbsp;Haşr Suresi iniş sırasına göre 59'uncu suredir. 28. Cüzde ve 544'üncü sayfada başlar. 545, 546, 547. Sayfalarda yer alır.</p>

<h3><strong>Haşr Suresi Ayet Sayısı?</strong></h3>

<p>Medine döneminde inmiştir. 24 âyettir</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tuğçe Kaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/hasr-suresi-okunusu-hasr-duasi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jan 2024 23:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2024/01/kurann.jpg" type="image/jpeg" length="12735"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Meryem Suresi Okunuşu-Meryem Suresi Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti (Dinle)]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/meryem-suresi-okunusu-suresi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/meryem-suresi-okunusu-suresi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meryem Suresi Mekke döneminde inmiştir. Tefsir bilginlerine göre,  58 ve 71. ayetler Medine döneminde inmiştir. İşte Meryem Suresi Okunuşu, Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı ve merak ettiğiniz tüm bilgileri sizler için bir araya getirdik.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meryem Suresi, adını Hz. Meryem'in zorluklarla içerisinde geçen hayatını ele almasından alır. Bazı tefsir bilginlerine göre, Meryem Suresi, 58 ve 71. ayetler Medine döneminde inmiştir.&nbsp;Surenin Türkçe anlamını öğrenemek, sureyi daha iyi anlamamız açısından önemlidir. İşte&nbsp;Meryem Suresi Okunuşu- Meryem Suresi Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Faziletleri ve Faydaları hakkında öğrenmek istediğiniz bilgiler haberimizin detayında...&nbsp;</p>

<h2><b>Meryem Suresi&nbsp; Okunuşu</b></h2>

<p>Bismillahirrahmanirrahim</p>

<p><strong>1.</strong>&nbsp;Kef ha ya ayn sad</p>

<p><strong>2.</strong>&nbsp;Zikru rahmeti rabbike abdehu zekeriyya</p>

<p><strong>3.&nbsp;</strong>İz nada rabbehu nidaen hafiyya</p>

<p><strong>4.</strong>&nbsp;Kale rabbi innı vehenel azmü minnı veştealer ra'sü şeybev ve lem eküm bi düaike rabbi şekıyya</p>

<p><strong>5.&nbsp;</strong>Ve innı hıftül mevaliye miv veraı ve kanetimraetı akıran feheb lı mil ledünke veliyya</p>

<p><strong>6.&nbsp;</strong>Yerisüni ve yerisü min ali ya'kube vec'alhü rabbi radıyya</p>

<p><strong>7.</strong>&nbsp;Ya zekeriyya inna nübeşşiruke bi ğulaminismühu yahya lem nec'al lehu min kablü semiyya</p>

<p><strong>8.&nbsp;</strong>Kale rabbi enna yekunü lı ğulamüv ve kanetimraeti akırav ve kad belağtü minel kiberi ıtiyya</p>

<p><strong>9.</strong>&nbsp;Kale kezalik kale rabbüke hüve aleyye heyyinüv ve kad halaktüke min kablü ve lem tekü şey'a</p>

<p><strong>10.&nbsp;</strong>Kale rabbic'al lı ayeh kale ayetüke ella tükellimen nase selase leyalin seviyya</p>

<p><strong>11.</strong>&nbsp;Fe harace ala kavmihı minel mıhrabi fe evha ileyhim en sebbihu bükratev ve aşiyya</p>

<p><strong>12.</strong>&nbsp;Ya yahya huzil kitabe bi kuvveh ve ateynahül hukme abiyya</p>

<p><strong>13.&nbsp;</strong>Ve hananem mil ledünna ve zekah ve kane tekıyya</p>

<p><strong>14.</strong>&nbsp;Ve berram bi valideyhi ve lem yekün cebbaran asıyya</p>

<p><strong>15.&nbsp;</strong>Ve selamün aleyhi yevme vülide ve yevme yemutü ve yevme yüb'asü hayya</p>

<p><strong>16.</strong>&nbsp;Vezkür fil kitabi meryem izintebezet min ehliha mekanen şerkıyya</p>

<p><strong>17.&nbsp;</strong>Fettehazet min dunihim hıcaben fe erselna ileyha ruhana fe temessele leha beşaren seviyya</p>

<p><strong>18.&nbsp;</strong>Kalet innı euzü bir rahmani minke in künte tekıyya</p>

<p><strong>19.&nbsp;</strong>Kale innema ene rasulü rabbiki li ehebe leki ğulamen zekiyya</p>

<p><strong>20.&nbsp;</strong>Kalet enna yekunü li ğulamüv ve lem yemsesnı beşeruv ve lem ekü beğıyya</p>

<p><strong>21.</strong>&nbsp;Kale kezalik kale rabbüki hüve aleyye heyyin ve li nec'alehu ayetel linnasi ve rahmetem minna ve kane emram makdıyya</p>

<p><strong>22.&nbsp;</strong>Fe hamelethü fentebezet bihı mekanen kasıyya</p>

<p><strong>23.&nbsp;</strong>Fe ecaehel mehadu ila ciz'ın nahleh kaletya leytenı mittü kable haza ve küntü nesyem mensiyya</p>

<p><strong>24.&nbsp;</strong>Fe nadaha min tahtiha ella tahzenı kad ceale rabbüki tahteki seriyya</p>

<p><strong>25.&nbsp;</strong>Ve hüzzı ileyki bi ciz'ın nahleti tüsakıt aleyki rutaben ceniyya</p>

<p><strong>26.</strong>&nbsp;Fe külı veşrabı ve karrı ayna fe imma terayinne minel beşeri ehaden fe kulı innı nezertü lir rahmani savmen fe len ükellimel yevme insiyya</p>

<p><strong>27.</strong>&nbsp;Fe etet bihı kavmeha tahmilüh kalu ya meryemü le kad ci'ti şey'en feryya</p>

<p><strong>28.</strong>&nbsp;Ya uhte harune ma kane ebukimrae sev'iv ve ma kanet ümmüki beğıyya</p>

<p><strong>29.</strong>&nbsp;Fe eşarat ileyhi kalu keyfe nükelimü men kane fil mehdi sabiyya</p>

<p><strong>30.</strong>&nbsp;Kale innı abdüllahi ataniyel kitabe ve cealenı nebiyya</p>

<p><strong>31.</strong>&nbsp;Ve cealenı mübaraken eyne ma küntü ve evsanı bis salati vez zekati ma dümtü hayya</p>

<p><strong>32.</strong>&nbsp;Ve berram bi validetı ve lem yec'alnı cebbaran şekıyya</p>

<p><strong>33.&nbsp;</strong>Vesselamü aleyye yevme vülidtü ve yevme emutü ve yevme üb'asü hayya</p>

<p><strong>34.&nbsp;</strong>Zalike ıysebnü meryem kavlel hakkıllezı fıhi yemterun</p>

<p><strong>35.&nbsp;</strong>Ma kane lillahi ey yettehıze miv veledin sübhaneh iza kada emran fe innema yekulü lehu küm fe yekun</p>

<p><strong>36.</strong>&nbsp;Ve innellahe rabbı ve rabbüküm fa'büduh haza sıratum müstekıym</p>

<p><strong>37.</strong>&nbsp;Fahtelefel ahzabü mim beynihim fe veylül lillezıne keferu mim meşhedi yevmin azıym</p>

<p><strong>38.&nbsp;</strong>Esmı'bihim ve ebsır yevme ye'tunena lakiniz zalimunel yevme fı dalalim mübın</p>

<p><strong>39.</strong>&nbsp;Ve enzirhüm yevmel hasrati iz kudıyel emr ve hüm fı ğafletiv ve hüm la yü'minun</p>

<p><strong>40.&nbsp;</strong>İnna nahnü nerisül erda ve men aleyha ve ileyna yürceun</p>

<p><strong>41.&nbsp;</strong>Vezkür fil kitabi ibrahım innehu kane sıddıkan nebiyya</p>

<p><strong>42.&nbsp;</strong>İz kale li ebıhi ya ebeti lime ta'büdü ma la yesmeu ve la yübsıru ve la yuğnı anke şey'a</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>43.</strong>&nbsp;Ya ebeti innı kad caenı minel ılmi ma lem ye'tike fettebı'nı ehdike sıratan seviyya</p>

<p><strong>44.&nbsp;</strong>Ya ebeti la ta'büdiş şeytan inneş şeytane kane lir rahmani asıyya</p>

<p><strong>45.&nbsp;</strong>Ya ebeti ninı ehafü ey yemesseke azabüm miner rahmani fe tekune liş şeytani veliyya</p>

<p><strong>46.&nbsp;</strong>Kale erağıbün ente an alihetı ya ibrahım leil lem tentehi le ercümenneke vehcürnı meliyya</p>

<p><strong>47.</strong>&nbsp;Kale selamün aleyk se estağfiru leke rabbı innehu kane bı hafiyya</p>

<p><strong>48.&nbsp;</strong>Ve a'tezilüküm ve ma ted'une min dunillahi ve ed'u rabbı asa ella ekune bi düai rabbı şekıyya</p>

<p><strong>49.</strong>&nbsp;Felemma'tezelehüm ve ma ya'büdune min dunillahi vehebna lehu ishaka ve ya'kub ve küllen cealna nebiyya</p>

<p><strong>50.</strong>&nbsp;Ve vehebna lehüm mir rahmetina ve cealna lehüm lisane sıdkın aliyya</p>

<p><strong>51.&nbsp;</strong>Vezkür fil kitabi musa innehu kane muhlesav ve kane rasulen nebiyya</p>

<p><strong>52.&nbsp;</strong>Ve nadeynahü min canibit turil eymeni ve karrabnahü neciyya</p>

<p><strong>53.</strong>&nbsp;Ve vehebna lehu mir rahmetina ehahü harune nebiyya</p>

<p><strong>54.&nbsp;</strong>Vezkür fil kitabi ismaıyle innehu kane sadikal va'di ve kane rasulen nebiyya</p>

<p><strong>55.</strong>&nbsp;Ve kane ye'müru ehlehu bis salati vez zekati ve kane ınde rabbihı merdıyya</p>

<p><strong>56.</strong>&nbsp;Vezkür fil kitabi idrıse innehu kane sıddıkan nebiyya</p>

<p><strong>57.</strong>&nbsp;Ve rafa'nahü mekanen aliyya</p>

<p><strong>58.</strong>&nbsp;Ülaikellezıne en'amellahü aleyhim minen nebiyyıne min zürriyyeti ademe ve mimmen hamelna mea nuhıv ve min zürriyyeti ibrahıme ve israıle ve mimmen hedeyna vectebeyna iza tütla aleyhim ayatür rahmani harru süccedev ve bükiyya</p>

<p><strong>59.</strong>&nbsp;Fe halefe mim ba'dihim halfün edaus salate yettebeuş şehevati fe sevfe yelkavne ğayya</p>

<p><strong>60.</strong>&nbsp;İlla men tabe ve amene ve amile salihan fe ülaike yedhulunel cennete ve la yuzlemune şey'a</p>

<p><strong>61.</strong>&nbsp;Cennati adninilletı veader rahmanü ıbadehu bil ğayb innehu kane va'dühu me'tiyya</p>

<p><strong>62.</strong>&nbsp;La yesmeune fıha bükratev ve aşiyya</p>

<p><strong>63.&nbsp;</strong>Tilkel cennetülletı nurisü min ıbadina men kane tekıyya</p>

<p><strong>64.</strong>&nbsp;Ve ma netezzelü illa bi emri rabbik lehu ma beyne eydına ve ma halfena ve ma beyne zalik ve ma kane rabbüke nesiyya (58. Ayet secde ayetidir.)</p>

<p><strong>65.</strong>&nbsp;Rabbüs semavati vel erdı ve ma beynehüma fa'büdhü vastabir li ıbadetih hel ta'lemü lehu semiyya</p>

<p><strong>66.&nbsp;</strong>Ve yekulül insanü e iza ma mittü le sevfe uhracü hayya</p>

<p><strong>67.</strong>&nbsp;E ve la yezkürul insanü enna halaknahü min kablü ve lem yekü şey'a</p>

<p><strong>68.</strong>&nbsp;Fe ve rabbike le nahşürannehüm veş şeyatıyne sümme le nuhdırannehüm havle cehenneme cisiyya</p>

<p><strong>69.&nbsp;</strong>Sümme lenenzianne min külli şıatin eyyühüm eşeddü aler rahmani ıtiyya</p>

<p><strong>70.</strong>&nbsp;Sümme le nahnü a'lemü billezıne hüm evla biha sıliyya</p>

<p><strong>71.&nbsp;</strong>Ve im minküm illa varidüha kane ala kabbike hatmem makdıyya</p>

<p><strong>72.</strong>&nbsp;Sümme nüneccillezınet tekav ve nezeruz zalimıne fıha cisiyya</p>

<p><strong>73.&nbsp;</strong>Ve iza tütla aleyhim ayatüna beyyinatin kalellezıne keferu lillizıne amenu eyyül ferıkayni hayrum mekamev ve ahsenü nediyya</p>

<p><strong>74.&nbsp;</strong>Ve kem ehlekna kablehüm min karnin hüm ahsenü esasev ve ri'ya</p>

<p><strong>75.&nbsp;</strong>Kul men kane fid dalaleti felyemdüd lehür rahmanü medda hatta iza raev ma yuadune immel azabe ve immes saah fe seya'lemune men hüve şerrum mekanev ve ad'afü cünda</p>

<p><strong>76.&nbsp;</strong>Ve yezıdüllahüllezınehtedev hüda vel bakıyatüs salihatü hayrun ınde rabbike sevabev ve hayrum meradda</p>

<p><strong>77.</strong>&nbsp;E fe raeytellezı kefera bi ayatina ve kale leuteyenne malev ve veleda</p>

<p><strong>78.&nbsp;</strong>Ettaleal ğaybe emittehaze ınder rahmani ahda</p>

<p><strong>79.</strong>&nbsp;Kella senektübü ma yekulü ve nemüddü lehu minel azabi medda</p>

<p><strong>80.</strong>&nbsp;Ve nerisühu ma yekulü ve ye'tına ferda</p>

<p><strong>81.&nbsp;</strong>Vettehazu min dunillahi alihetel li yekunu lehüm ızza</p>

<p><strong>82.&nbsp;</strong>Kella seyekfürune bi ıbadetihim ve yekunune aleyhim dıdda</p>

<p><strong>83.&nbsp;</strong>E lem tera enna erselneş şeyatıyne alel kafirıne teüzzühüm ezza</p>

<p><strong>84.&nbsp;</strong>Fe la ta'cel aleyhim innema neuddülehüm adda</p>

<p><strong>85.&nbsp;</strong>Yevme nahşürul müttekıyne iler rahmani vefda</p>

<p><strong>86.&nbsp;</strong>Ve nesukul mücrimıne ila cehenneme virda</p>

<p><strong>87.</strong>&nbsp;La yemlikuneş şefaate illa menttehaze ınder rahmani ahda</p>

<p><strong>88.</strong>&nbsp;Ve kalittehazer rahmanü veleda</p>

<p><strong>89.&nbsp;</strong>Le kad ci'tüm şey'en idda</p>

<p><strong>90.</strong>&nbsp;Tekadüs semavatü yetefettarne minhü ve tenşekkul erdu ve tehırrul cibalü hedda</p>

<p><strong>91.</strong>&nbsp;En deav lirrahmani veleda</p>

<p><strong>92.</strong>&nbsp;Ve ma yembeğıy lir rahmani ey yettehıze veleda</p>

<p><strong>93.</strong>&nbsp;İn küllü men fis semavate vel erdı illa atir rahmani abda</p>

<p><strong>94.</strong>&nbsp;Le kad ahsahüm ve addehüm adda</p>

<p><strong>95.</strong>&nbsp;Ve küllühüm atıhi yevmel kıyameti ferda</p>

<p><strong>96.</strong>&nbsp;İnnellezıne amenu ve amilus salihati se yec'alü lehümür rahmanu vüdda</p>

<p><strong>97.&nbsp;</strong>Fe innema yessernahü bi lisanike li tübeşşira bihil müttekıyne ve tünzira bihı kavmel lüdda</p>

<p><strong>98.&nbsp;</strong>Ve kem ehlekna kablehüm min karn hel tühussü minhüm min ehadinev temeu lehüm rikza</p>

<h2><strong>Meryem Suresi&nbsp; Türkçe Anlamı</strong></h2>

<p>Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla</p>

<p><strong>1.</strong>&nbsp;Kâf Hâ Yâ Ayn Sâd.</p>

<p><strong>2.</strong>&nbsp;Bu, Rabbinin, Zekeriya kuluna olan merhametinin anılmasıdır.</p>

<p><strong>3.</strong>&nbsp;Hani o, Rabbine gizli bir sesle yalvarmıştı.</p>

<p><strong>4.</strong>&nbsp;O, şöyle demişti: "Rabbim! Şüphesiz kemiklerim gevşedi. Saçım sakalım ağardı. Sana yaptığım dualarda (cevapsız bırakılarak) hiç mahrum olmadım."</p>

<p><strong>5,6.</strong>&nbsp;"Gerçek şu ki ben, benden sonra gelecek akrabalarım(ın isyankâr olmaların)dan korkuyorum. Karım ise kısırdır. Bana kendi tarafından; bana ve Yakub hanedanına varis olacak bir çocuk bağışla ve onu hoşnutluğuna ulaşmış bir kimse kıl!"</p>

<p><strong>7.</strong>&nbsp;(Allah, şöyle dedi:) "Ey Zekeriyya! Haberin olsun ki biz sana Yahya adlı bir oğul müjdeliyoruz. Daha önce onun adını kimseye vermedik."</p>

<p><strong>8.</strong>&nbsp;Zekeriyya, "Rabbim!" "Hanımım kısır ve ben de ihtiyarlığın son noktasına ulaşmış iken, benim nasıl çocuğum olur?" dedi.</p>

<p><strong>9.&nbsp;</strong>(Vahiy meleği) dedi ki: Evet, öyle. (Ancak) Rabbin diyor ki: "Bu, bana göre kolaydır. Nitekim daha önce, hiçbir şey değil iken seni de yarattım."(2)</p>

<p><strong>10.</strong>&nbsp;Zekeriyya, "Rabbim, öyleyse bana (çocuğumun olacağına) bir işaret ver", dedi. Allah da, "Senin işaretin, sapasağlam olduğun hâlde insanlarla (üç gün) üç gece konuşamamandır" dedi.</p>

<p><strong>11.&nbsp;</strong>Derken Zekeriya ibadet yerinden halkının karşısına çıktı. (Konuşmak istedi, konuşamadı) ve onlara "Sabah akşam Allah'ı tespih edin" diye işaret etti.(3)</p>

<p><strong>12,13,14.</strong>&nbsp;(Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) "Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl" dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah'tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.</p>

<p><strong>15.</strong>&nbsp;Doğduğu gün, öleceği gün ve diriltileceği gün ona selâm olsun!</p>

<p><strong>16,17.</strong>&nbsp;(Ey Muhammed!) Kitap'ta (Kur'an'da) Meryem'i de an.(4) Hani ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmiş ve (kendini onlardan uzak tutmak için) onlarla arasında bir perde germişti. Biz, ona Cebrail'i göndermiştik de ona tam bir insan şeklinde görünmüştü.</p>

<p><strong>18.</strong>&nbsp;Meryem, "Senden, Rahmân'a sığınırım. Eğer Allah'tan çekinen biri isen (bana kötülük etme)" dedi.</p>

<p><strong>19.</strong>&nbsp;Cebrail, "Ben ancak Rabbinin elçisiyim. Sana tertemiz bir çocuk bağışlamak için gönderildim" dedi.</p>

<p><strong>20.</strong>&nbsp;Meryem, "Bana hiçbir insan dokunmadığı ve iffetsiz bir kadın olmadığım hâlde, benim nasıl çocuğum olabilir?" dedi.</p>

<p><strong>21.</strong>&nbsp;Cebrail, "Evet, öyle. Rabbin diyor ki: O benim için çok kolaydır. Onu insanlara bir mucize, katımızdan bir rahmet kılmak için böyle takdir ettik. Bu, zaten (ezelde) hükme bağlanmış bir iştir" dedi.</p>

<p><strong>22.</strong>&nbsp;Böylece Meryem, çocuğa gebe kaldı ve onunla uzak bir yere çekildi.</p>

<p><strong>23.&nbsp;</strong>Doğum sancısı onu bir hurma ağacına yöneltti. "Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitmiş olsaydım!" dedi.(5)</p>

<p><strong>24.</strong>&nbsp;Bunun üzerine (Cebrail) ağacın altından ona şöyle seslendi: "Üzülme, Rabbin senin alt tarafında bir dere akıttı."</p>

<p><strong>25.&nbsp;</strong>"Hurma ağacını kendine doğru silkele ki sana taze hurma dökülsün."</p>

<p><strong>26.</strong>&nbsp;"Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, "Şüphesiz ben Rahmân'a susmayı adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım" de.</p>

<p><strong>27.</strong>&nbsp;Kucağında çocuğu ile halkının yanına geldi. Onlar şöyle dediler: "Ey Meryem! Çok çirkin bir şey yaptın!"</p>

<p><strong>28.&nbsp;</strong>"Ey Hârûn'un kız kardeşi! Senin baban kötü bir kimse değildi. Annen de iffetsiz değildi."</p>

<p><strong>29.</strong>&nbsp;Bunun üzerine (Meryem, çocukla konuşun diye) ona işaret etti. "Beşikteki bir bebekle nasıl konuşuruz?" dediler.</p>

<p><strong>30.</strong>&nbsp;Bebek şöyle konuştu: "Şüphesiz ben Allah'ın kuluyum. Bana kitabı (İncil'i) verdi ve beni bir peygamber yaptı."</p>

<p><strong>31.</strong>&nbsp;"Nerede olursam olayım beni kutlu ve erdemli kıldı ve bana yaşadığım sürece namazı ve zekâtı emretti."</p>

<p><strong>32.&nbsp;</strong>"Beni anama saygılı kıldı. Beni azgın bir zorba kılmadı."</p>

<p><strong>33.</strong>&nbsp;"Doğduğum gün, öleceğim gün ve diriltileceğim gün bana selâm (esenlik verilmiştir).</p>

<p><strong>34.&nbsp;</strong>Hakkında şüpheye düştükleri hak söze göre Meryem oğlu İsa işte budur.</p>

<p><strong>35.</strong>&nbsp;Allah'ın çocuk edinmesi düşünülemez. O, bundan yücedir, uzaktır. Bir işe hükmettiği zaman ona sadece "ol!" der ve o da oluverir.</p>

<p><strong>36.</strong>&nbsp;Şüphesiz, Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse (yalnız) O'na kulluk edin. Bu, dosdoğru bir yoldur.</p>

<p><strong>37.</strong>&nbsp;(Fakat hıristiyan) gruplar, aralarında ayrılığa düştüler.(9) Büyük bir günü görüp yaşayacakları için vay kâfirlerin hâline!</p>

<p><strong>38.</strong>&nbsp;Bize gelecekleri gün (gerçekleri) ne iyi işitip ne iyi görecekler! Ama zalimler bugün apaçık bir sapıklık içindedirler.</p>

<p><strong>39.&nbsp;</strong>Onları, gaflet içinde bulunup iman etmezlerken işin bitirileceği o pişmanlık günüyle uyar.</p>

<p><strong>40.</strong>&nbsp;Şüphesiz yeryüzüne ve onun üzerindekilere biz varis olacağız, biz! Ancak bize döndürülecekler.</p>

<p><strong>41.&nbsp;</strong>Kitap'ta İbrahim'i de an. Gerçekten o, son derece dürüst bir kimse, bir peygamber idi.</p>

<p><strong>42.&nbsp;</strong>Hani babasına şöyle demişti: "Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?"</p>

<p><strong>43.&nbsp;</strong>"Babacığım! Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana uy ki seni doğru yola ileteyim."</p>

<p><strong>44.</strong>&nbsp;"Babacığım! Şeytana tapma! Çünkü şeytan Rahmân'a isyankâr olmuştur."</p>

<p><strong>45.</strong>&nbsp;"Babacığım! Doğrusu ben, sana, çok esirgeyici Rahmân tarafından bir azabın dokunmasından, böylece şeytana bir dost olmandan korkuyorum."</p>

<p><strong>46.</strong>&nbsp;Babası, "Ey İbrahim! Sen benim ilâhlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer vazgeçmezsen, mutlaka seni taşa tutarım. Uzun bir süre benden uzaklaş!" dedi.</p>

<p><strong>47.&nbsp;</strong>İbrahim, şöyle dedi: "Esen kal! Senin için Rabbimden af dileyeceğim. Şüphesiz O, beni nimetleriyle kuşatmıştır."</p>

<p>48. "Sizi ve Allah'tan başka taptıklarınızı terk ediyor ve Rabb'ime ibadet ediyorum. Rabbime ibadet etmekle de mutsuz olmayacağımı umuyorum."</p>

<p><strong>49.</strong>&nbsp;İbrahim, onları da onların taptıklarını da terk edince, ona İshak ile Yakub'u bağışladık ve her birini peygamber yaptık.</p>

<p><strong>50.</strong>&nbsp;Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk. Onlar için yüce bir doğruluk dili var ettik (güzel bir söz ile anılmalarını temin ettik).</p>

<p><strong>51.&nbsp;</strong>Kitap'ta, Mûsâ'yı da an. Şüphesiz o seçkin bir insan idi. Bir resûl, bir nebî idi.(10)</p>

<p><strong>52.&nbsp;</strong>Ona, Tûr dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile gizlice konuşmak için kendimize yaklaştırdık.</p>

<p><strong>53.</strong>&nbsp;Rahmetimiz sonucu kardeşi Hârûn'u bir nebî olarak kendisine bahşettik.</p>

<p><strong>54.</strong>&nbsp;Kitap'ta İsmail'i de an. Şüphesiz o, sözünde duran bir kimse idi. Bir resûl, bir nebî idi.</p>

<p><strong>55.</strong>&nbsp;Ailesine&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/namaz" rel="nofollow" target="_blank">namaz</a>&nbsp;ve zekâtı emrederdi. Rabb'inin katında da hoşnutluğa ulaşmıştı.</p>

<p><strong>56.&nbsp;</strong>Kitap'ta İdris'i de an. Şüphesiz o, doğru sözlü bir kimse, bir nebî idi.</p>

<p><strong>57.&nbsp;</strong>Onu yüce bir makama yükselttik.</p>

<p><strong>58.&nbsp;</strong>İşte bunlar, Âdem'in ve Nûh ile beraber (gemiye) bindirdiklerimizin soyundan, İbrahim'in, Yakub'un ve doğru yola iletip seçtiklerimizin soyundan kendilerine nimet verdiğimiz nebîlerdir. Kendilerine Rahmân'ın âyetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.</p>

<p><strong>59.&nbsp;</strong>Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevî tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır.</p>

<p><strong>60,61.</strong>&nbsp;Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka. Onlar cennete, Rahmân'ın, kullarına gıyaben vaad ettiği "Adn" cennetlerine girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır. Şüphesiz O'nun va'di kesinlikle gerçekleşir.</p>

<p><strong>62.</strong>&nbsp;Orada boş söz işitmezler. Yalnızca (meleklerin) "selâm!" (deyişini) işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır.</p>

<p><strong>63.</strong>&nbsp;İşte bu, kullarımızdan Allah'a karşı gelmekten sakınanlara miras kılacağımız cennettir.</p>

<p><strong>64.</strong>&nbsp;(Cebrail, şöyle dedi:) "Biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzdekiler, arkamızdakiler ve bunlar arasındakiler hep O'nundur. Rabbin unutkan değildir."</p>

<p><strong>65.&nbsp;</strong>(Allah) göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir. Şu hâlde, O'na ibadet et ve O'na ibadet etmede sabırlı ol. Hiç, O'nun adını taşıyan bir başkasını biliyor musun?</p>

<p><strong>66.&nbsp;</strong>İnsan, "Öldüğümde gerçekten diri olarak (topraktan) çıkarılacak mıyım?" der.</p>

<p><strong>67.</strong>&nbsp;İnsan, daha önce hiçbir şey değil iken kendisini yarattığımızı düşünmez mi?</p>

<p><strong>68.</strong>&nbsp;Rabbine andolsun, onları şeytanlarla beraber mutlaka haşredeceğiz. Sonra onları kesinlikle cehennemin çevresinde diz üstü hazır edeceğiz.</p>

<p><strong>69.</strong>&nbsp;Sonra her bir topluluktan, Rahman'a karşı en isyankâr olanları mutlaka çekip çıkaracağız.</p>

<p><strong>70.</strong>&nbsp;Sonra, oraya girmeye en lâyık olanları muhakkak ki en iyi biz biliriz.</p>

<p><strong>71.&nbsp;</strong>(Ey insanlar!) Sizden cehenneme varmayacak hiç kimse yoktur. Rabbin için bu, kesin olarak hükme bağlanmış bir iştir.</p>

<p><strong>72.</strong>&nbsp;Sonra Allah'a karşı gelmekten sakınanları kurtarırız da zalimleri orada diz üstü çökmüş hâlde bırakırız.</p>

<p><strong>73.</strong>&nbsp;Âyetlerimiz kendilerine apaçık bir şekilde okunduğu zaman, inkâr edenler, inananlara, "İki topluluktan hangisinin bulunduğu yer daha hayırlı meclis ve mahfili daha güzeldir?" dediler.</p>

<p><strong>74.</strong>&nbsp;Biz onlardan önce, mal-mülk ve görünümü daha güzel olan nice nesilleri helâk ettik.</p>

<p><strong>75.&nbsp;</strong>(Ey Muhammed!) De ki: "Kim sapıklık içinde ise Rahmân onlara, istenildiği kadar süre versin! Nihayet kendilerine vaad olunan azabı, ya da kıyameti gördüklerinde kimin yeri daha kötüymüş, kimin taraftarları daha zayıfmış bilecekler.</p>

<p><strong>76.</strong>&nbsp;Allah, doğruya erenlerin hidayetini artırır. Kalıcı salih ameller, Rabbinin katında sevap bakımından da daha hayırlıdır, sonuç itibari ile de.</p>

<p><strong>77.</strong>&nbsp;Âyetlerimizi inkâr edip "Bana elbette mal ve evlat verilecek!" diyen kimseyi gördün mü?</p>

<p><strong>78.&nbsp;</strong>Gaybı mı görüp bilmiş, yoksa Rahmân'dan bir söz mü almış?</p>

<p><strong>79</strong>. Hayır! (İş onun dediği gibi değil). Biz, onun söylediklerini yazacağız ve azabını arttırdıkça arttıracağız!</p>

<p><strong>80.</strong>&nbsp;Onun (ahirette sahip olacağını) söylediği şeylere biz varis olacağız ve o bize tek başına gelecek.</p>

<p><strong>81.&nbsp;</strong>Onlar, kendileri için kuvvet ve şeref (kaynağı) olsunlar diye, Allah'tan başka ilâhlar edindiler.</p>

<p><strong>82.&nbsp;</strong>Hayır! İlâhları, onların ibadetlerini inkâr edecekler ve kendilerine düşman olacaklar.</p>

<p><strong>83.&nbsp;</strong>Kâfirlerin başına, onları durmadan (günaha ve azgınlığa) tahrik eden şeytanları gönderdiğimizi görmedin mi?</p>

<p><strong>84.&nbsp;</strong>Ey Muhammed! Şu hâlde, onların azaba uğramalarını istemekte acele etme. Biz onlar için ancak (takdir ettiğimiz günleri) sayıp durmaktayız.</p>

<p><strong>85,86.&nbsp;</strong>Allah'a karşı gelmekten sakınanları Rahmân'ın huzurunda bir elçiler heyeti gibi toplayacağımız, suçluları da suya koşan susuz develer gibi cehenneme sevk edeceğimiz günü düşün!</p>

<p><strong>87.&nbsp;</strong>Rahmân'ın katında söz almış olanlardan başkaları şefaat hakkına sahip olmayacaklardır.</p>

<p><strong>88.&nbsp;</strong>Onlar, "Rahmân, bir çocuk edindi" dediler.</p>

<p><strong>89.</strong>&nbsp;Andolsun, siz çok çirkin bir şey ortaya attınız.</p>

<p><strong>90,91.</strong>&nbsp;Rahman'a çocuk isnat etmelerinden dolayı neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp çökecektir!</p>

<p><strong>92.&nbsp;</strong>Hâlbuki Rahmân'a bir çocuk edinmek yakışmaz.</p>

<p><strong>93.&nbsp;</strong>Göklerdeki ve yerdeki herkes Rahman'a kul olarak gelecektir.</p>

<p><strong>94.</strong>&nbsp;Andolsun, Allah onları ilmiyle kuşatmış ve tek tek saymıştır.</p>

<p><strong>95.</strong>&nbsp;Onlar(ın her biri) kıyamet günü O'na tek başına gelecektir.</p>

<p><strong>96.</strong>&nbsp;İnanıp salih ameller işleyenler için Rahmân, (gönüllere) bir sevgi koyacaktır.</p>

<p><strong>97.&nbsp;</strong>Ey Muhammed! Biz, Allah'a karşı gelmekten sakınanları Kur'an ile müjdeleyesin, inat eden bir topluluğu da uyarasın diye, onu senin dilin ile (indirip) kolaylaştırdık.</p>

<p><strong>98</strong>. Biz onlardan önce nice nesilleri helâk ettik. Onlardan hiçbirini hissediyor yahut onların bir fısıltısını olsun işitiyor musun?</p>

<p></p>

<h2><strong>Meryem Suresi&nbsp; Dinle</strong></h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/Kwp-UbUQark?si=8XNoVE1IfwYwzKH_" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p>

<h2><strong>Meryem ne demek?</strong></h2>

<p>Sûre, Meryem'in, oğlu İsa'yı nasıl dünyaya getirdiğini anlattığı için bu adla anılmıştır.</p>

<h2><b>Meryem Suresi Fazileti</b></h2>

<p>Bu sûrenin faziletiyle ilgili olarak bazı tefsirlerde yer alan, “Meryem sûresini okuyan kimseye Zekeriyyâ, Yahyâ, Meryem, Îsâ, İbrâhim, İshak, Ya‘kūb, Mûsâ, Hârûn, İsmâil ve İdrîs’i inkâr eden veya tasdik eden, dünyada Allah’a dua eden ve etmeyen kimselerin sayısının on katı sevap verilir” şeklindeki hadisin (meselâ bk. Zemahşerî, II, 527) sahih olmadığı anlaşılmaktadır (Muhammed et-Trablusî, II, 717).</p>

<h3><strong>Meryem Suresi Konusu</strong></h3>

<p>Sûre genel olarak tevhid inancının doğruluğunu ve peygamberlik müessesesinin gerçekliğini ispatlamayı hedeflemektedir. Bu cümleden olarak sûrede yahudilerin Hz. Meryem ve oğlu Hz. Îsâ hakkındaki iftiralarının reddedilmesi, Zekeriyyâ aleyhisselâma –ihtiyar olmasına rağmen– oğlu Yahyâ’nın verilmesi, Hz. Meryem’in –Allah’ın bir mûcizesi olarak– Hz. Îsâ’yı babasız dünyaya getirmesi, Hz. İbrâhim, Hz. Mûsâ, Hz. Hârûn ve diğer bazı peygamberlerin hak dine davet yolunda harcadıkları çaba dile getirilmektedir.</p>

<h3><strong>Meryem Suresi Kaç Sayfa ve Kaçıncı Sayfada?</strong></h3>

<p>Meryem Suresi 304. sayfada başlayıp 311. sayfada bitmektedir. Meryem Suresi 304. sayfadadır.</p>

<h3><strong>Meryem Suresi Ne İçin Okunur?</strong></h3>

<ul type="disc">
 <li>Bir hadisi şeriften nakledildiğine göre; Meryem Suresini okumakta devamlılık gösteren herkes bu dünyadan, bu surenin bereketinin vesilesiyle; can, mal ve evlat açısından tamamen ihtiyaçsız olmadan gitmez.”</li>
 <li>Devamlı okuyan kişi Allah’ın izni ile fakirlikten kurtulur.</li>
 <li>Kolay doğum yapmayı isteyen kimseler bu sureyi devamlı okumalıdır.</li>
 <li>Hayırlısı ile hamile kalmak isteyen kişiler bu niyet ile düzenli olarak bu sureyi okumaya devam etmelidir.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tuğçe Kaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/meryem-suresi-okunusu-suresi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jan 2024 23:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2024/01/meryem-suresi-okunusu.jpg" type="image/jpeg" length="22036"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Felak Nas Suresi Okunuşu- Felak Nas Suresi Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti (Dinle)]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/felak-nas-suresi-okunusu-felak-nas-suresi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/felak-nas-suresi-okunusu-felak-nas-suresi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslümanlar, görünen ve görünmeyen tüm kötülüklerden Yüce Allah'a sığınır. Felak ve Nas sureleri, Kuran-ı Kerim'in son iki suresi olup, sırasıyla 113. ve 114. surelerdir. İşte Felak Nas Suresi Okunuşu- Felak Nas Suresi Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları...
 ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Felak Nas Suresi, musibetlerden ve belalardan korunmak için günlük yaşantıda okunması tavsiye edilen dualardır. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V) Hadis-i Şeriflerinde bu surelerin okunmasını özellikle vurgulamıştır. &nbsp;İnananlar, Felak ve Nas surelerini düzenli olarak okuyarak ve üzerlerine üfleyerek, kötü etkilerden korunmayı ve manevi bir güç elde etmeyi hedeflerler. Kuran-ı Kerim'in son iki suresi olup, sırasıyla 113. ve 114. surelerdir. &nbsp; Felak Nas Suresi Türkçe okunuşu ve anlamı, Arapça yazılışı, faydaları, fazileti, Diyanet meali hakkında detaylı bilgilere haberimizin içeriğinde yer almaktadır.</p>

<h2>F<b>elak Nas Suresi Arapça Okunuşu</b></h2>

<p>1.&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kul e'ûzü birabbinnâs</p>

<p>2.&nbsp;&nbsp;&nbsp; Melikinnâs</p>

<p>3.&nbsp;&nbsp;&nbsp; İlâhinnâs</p>

<p>4.&nbsp;&nbsp;&nbsp; Min şerrilvesvâsilhannâs</p>

<p>5.&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi</p>

<p>6.&nbsp;&nbsp;&nbsp; Minelcinneti vennâs</p>

<h2><strong>F</strong><b>elak Nas Suresi Türkçe Anlamı</b></h2>

<p>1.&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kul e'ûzü birabbil felak</p>

<p>2.&nbsp;&nbsp;&nbsp; Min şerri mâ halak</p>

<p>3.&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ve min şerri ğasikın izâ vekab</p>

<p>4.&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ve min şerrinneffâsâti fil'ukad</p>

<p>5.&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ve min şerri hâsidin izâ hased</p>

<h2><strong>Fel</strong><b>ak Nas Suresi Dinle</b></h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/Gvt691pykJU?si=XH9m98H4hvT4gV5G" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p>

<p><b>&nbsp;</b></p>

<h2><strong>Felak Suresi Anlamı (Diyanet Meali)</strong></h2>

<p>Rahman ve Rahim olan Allah’ın adı ile. De ki: Yaratılmışların şerrinden, karanlık çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğümlere üfleyenlerin şerrinden ve haset edenin, içindeki hasedini dışarıya vurduğu vakit, şerrinden; şafak aydınlığının Rabbine (Allah’a) sığınırım.</p>

<h2><strong>Nas Suresi Anlamı (Diyanet Meali)</strong></h2>

<p>Rahman ve Rahim olan Allah’ın adı ile. De ki: Sığınırım Rabb’ine nâsın. Melikine nâsın. İlâhına nâsın; şerrinden o sinsi vesvâsın. Ki, fiskos eder sinelerinde nâsın; gerek cinden (olsun o sinsi) gerekse insden.”</p>

<h2><strong>Felak - Nas Suresi Okumanın Fazileti ve Faydaları</strong></h2>

<p>Bu iki sure de bize sadece Allah'a sığınmamız gerektiğini söyler. Bizi yaratan kudret, aynı zamanda bizi devamlı olarak gözlemekte ve korumaktadır. İnsanlar kendilerini yalnız hissettiğinde ya da vesveselere kapıldığında da bu surelerin hem Arapçasını hem de Türkçesini okuyabilir.</p>

<h2><strong>100 Felak 100 Nas Suresi Okumanın Fazileti</strong></h2>

<p>Allah'ın kudretini ve yüceliğini vurgulayan Felak ve Nas ayetlerini sık sık okumak ve gün içinde okumayı alışkanlık haline getirmek son derece faydalıdır. Sureleri belli tekrarlarla okumanın da çeşitli faziletleri olduğu bilinir. 100&nbsp;Felak Suresi 100 Nas Suresi&nbsp;okumak, kişiyi tüm kaza ve belalardan koruyarak adeta görünmez bir kalkan oluşturur. Haset, kıskanç ve kötü kalpli insanları kişiden uzak tutar. Bu surelerin 100 kere okunduğu evde bolluk, bereket ve huzur eksik olmaz. Şayet bir dilek ve temenni üzerine okunmuşsa bu temenniyle ilgili en hayırlı kapılar açılır.</p>

<p>Kişinin hayırlı emeline giden yoluna çıkacak tüm engeller ortadan kalkar. İç huzursuzluk, kaygı bozukluğu ve ruhsal problemi olan kimsenin bu duaları 100'er defa okuması ferahlığa çıkmasına vesile olur. Ruhsal sıkıntısı olan kimseye okunursa kısa süre içinde hafifleyerek şifa bulur. Bedensel hastalığı olan kimsenin de dertleri hafifler, ağrı ve acısı diner. Ölmek üzere olan kimseye 100 defa Felak ve Nas okunursa ruhunu kolayca teslim eder. Sihir ve büyü etkisiz hale gelir.</p>

<h3><strong>Felak ve Nas Suresi Ne Zaman Okunmalı?</strong></h3>

<p>Allah-u Teala insanları ve cinleri yalnızca kendisine ibadet etsinler diye yarattı. Nasıl ki insanların mümin ve müşrik olanları varsa, cinlerin de Müslüman ve kafir olanları vardır. Kafir cinler sıklıkla insanlarla alay eder ve onların kalbine vesvese üfler. Bu vesveselerden kurtulmak isteyen müminler Felak ve Nas surelerini okuyabilir.</p>

<h3><strong>Felak - Nas Suresi Nasıl Ezberlenir?</strong></h3>

<p>Her iki sure de çok kısa olduğu için kolay bir şekilde ezberlenebilir. Günlük namaz ibadetlerinde bu sureler okuyarak akılda kalması sağlanabilir. Özellikle Arapça telaffuzunda zorlanan kişiler internette yer alan programları ücretsiz olarak indirebiliyor. Bu programlarda hafızlar başta Felak ve Bas olmak üzere tüm sureleri okumaktadır. Sureler tekrar tekrar dinlenebildiği için ezberleme ve öğrenme aşamasında bol bol pratik yapılabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Felak ve Nas Suresi Kaç Ayet ve Sayfa? Ne Zaman İndirilmiştir?</strong></h3>

<p>Felak 5, Nas Suresi ise 6 ayettir. Her ikisi de Mekke döneminde inmiştir.</p>

<h3><b>Felak Nas Suresi Abdestsiz Okunur Mu?</b></h3>

<p>Vakıa suresi, 79. ayette “Temizlenmiş olanlardan başkası ona el süremez.” şeklinde emredilir. Bu nedenle, cünüp olan ya da abdestsiz birisinin Kur’an-ı Kerim’e el süremeyeceği gibi herhangi bir ayeti de okuyamaz.</p>

<p>Özetle, abdesti olmayan birisi, Kur’an-ı Kerim’e el dokundurmadan ezberinden bildiği ayet ve sureleri okuyabilir. Bu caizdir; ancak&nbsp;abdestsiz olan birisi Kur’an’a dokunarak Felak Nas suresini okuyamaz.&nbsp;Ayet el-Kürsi, Fatiha ve İhlas gibi ayet ve sureleri okumak isteyen kimse, bunları dua niyetiyle okursa caizdir. (Elmalılı Hamdi YAZAR, Tefsir, Vakıa 79. ayet in izahı; Celal Yıldırım, İslam fıkhı, IV/157)</p>

<p>Keza, başörtüsü olmadan da Felak Nas suresi okunabilir; ancak Kur'an'a saygıdan dolayı başörtülü olunması tavsiye edilmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tuğçe Kaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/felak-nas-suresi-okunusu-felak-nas-suresi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-dinle</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jan 2024 23:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2024/01/felak-nas-suresi-oku.jpg" type="image/jpeg" length="69518"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nasr Suresi Okunuşu- Nasr Suresi Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları (Diyanet Meali & Dinle)]]></title>
      <link>https://www.esyenigun.com/nasr-suresi-okunusu-nasr-suresi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esyenigun.com/nasr-suresi-okunusu-nasr-suresi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nasr Suresi, Kuran'ın 110. suresi olup toplam 3 ayetten oluşmaktadır ve son inen suredir. İşte Nasr Suresi Okunuşu -   Nasr Suresi Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları hakkında merak edilenleri sizler için derledik.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nasr Suresi, Medine'de Hz. Muhammed'e indirilen son surelerden biridir. Kur'an-ı Kerim'de 110. sırada yer alan bu sure, 3 ayetten oluşması sebebiyle ezberlemesi oldukça kolaydır. . Sure, kısa olmasına rağmen derin manalar ifade eder. Namazlarda okunan dualardan biri olması sebebiyle Nasr Suresi Okunuşu - &nbsp; Nasr Suresi&nbsp;Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı, Fazileti ve Faydaları ve merak ettiğiniz konular hakkında bilgileri sizler için hazırladık.&nbsp;</p>

<h2><b>Nasr Suresi Arapça Okunuşu</b></h2>

<p>-Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm.</p>

<p>1- “İzâ câe nasrullâhi ve’l-fethu.</p>

<p>2- Ve raeyte’n-nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ.</p>

<p>3- Fe sebbih bi-hamdi Rabbike vestağfirhu innehû kâne tevvâbâ.</p>

<h2><b>Nasr Suresi Türkçe Anlamı</b></h2>

<p>-Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.</p>

<p>1- “Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman,</p>

<p>2- Ve insanların, Allah’ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğün zaman,</p>

<p>3- Hemen Rabbini överek tesbih et ve O’ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.</p>

<h2><b>Nasr Suresi Arapça Yazılışı</b></h2>

<p><img height="285" src="https://esyeniguncom.teimg.com/esyenigun-com/uploads/2024/01/image-37.png" style="width: 680px; height: 205px;" width="945" /></p>

<p><b>&nbsp;</b></p>

<h2><b>Nasr Suresi Dinle</b></h2>

<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/qElATQ0unE4?si=S3KZCXdztciNnS0_" title="YouTube video player" width="560"></iframe></p>

<h3><b>Nasr Suresinin İndiriliş Sebebi</b></h3>

<p>Nasr Suresi, Hz. Muhammed'e indirilen son suredir. Hz. Muhammed'in vefatının da habercisi olmuştur. Bu sebeple son dönemlerinde Hz. Muhammed'e daha çok ibadet ile vakit geçirmesi gerektiği söylenmiştir. Kısa bir süreden sonra&nbsp;Kuran’da&nbsp;Nasr Suresi ile tamamlanarak Hz. Muhammed vefat etmiştir.</p>

<h3><b>Nasr Suresi Yerine Hangi Sure Okunabilir?</b></h3>

<p>Kur'an-ı Kerim'de her surenin ayrı bir anlamı, fazileti ve indiriliş sebepleri bulunmaktadır. Nasr Suresi de bu surelerden biridir ve yerini dolduran başka bir sure bulunmamaktadır. Her surenin kendine özgü bir önemi vardır. Eğer Nasr Suresi hatırlanamadığında, Allah'tan yardım istemek ve tövbe etmek amacıyla başka bir dua ya da sure okunabilir.</p>

<p>Namaz esnasında veya günlük hayatta Nasr Suresi hatırlanamadığında, diğer namaz duaları ve sureleri tercih edilebilir. Ancak bilinen sureler varsa, öncelikle onlar okunmalıdır. İbadetlerde eksiklik olmamasına özen gösterilmelidir. Allah'a yönelmek ve O'ndan yardım dilemek, her zaman anlam ve önem taşıyan bir eylemdir.</p>

<h3><b>Nasr Suresi Ölüler İçin Okunur mu?</b></h3>

<p>Din alimlerinin ölülere okunan dualar ve sureler konusunda farklı görüşleri bulunmaktadır.</p>

<p>Ortak görüşe göre, Nasr suresinin ölülere okunmasında bir sakınca yoktur. Mezarlık ziyaretlerinde dua amaçlı okunabilir.</p>

<h3><b>Nasr Suresi Kaç Ayet,Kaçıncı Sayfa ve Cüzde Yer Alıyor?</b></h3>

<p>Nasr Suresi 3 ayetten oluşmaktadır. Nasr Suresi, Kur’an-ı Kerim’de 603. Sayfada başlayıp aynı sayfada biter ve 30. cüzde yer alır.</p>

<h3><strong>Nasr Suresi Abdestsiz Okunur Mu?</strong></h3>

<p>Vakıa suresi, 79. ayette “Temizlenmiş olanlardan başkası ona el süremez.” şeklinde emredilir. Bu nedenle, cünüp olan ya da abdestsiz birisinin Kur’an-ı Kerim’e el süremeyeceği gibi herhangi bir ayeti de okuyamaz.</p>

<p>Özetle, abdesti olmayan birisi, Kur’an-ı Kerim’e el dokundurmadan ezberinden bildiği ayet ve sureleri okuyabilir. Bu caizdir; ancak&nbsp;abdestsiz olan birisi Kur’an’a dokunarak Nasr suresini okuyamaz.&nbsp;Ayet el-Kürsi, Fatiha ve İhlas gibi ayet ve sureleri okumak isteyen kimse, bunları dua niyetiyle okursa caizdir. (Elmalılı Hamdi YAZAR, Tefsir, Vakıa 79. ayet in izahı; Celal Yıldırım, İslam fıkhı, IV/157)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Keza, başörtüsü olmadan da Nasr suresi okunabilir; ancak Kur'an'a saygıdan dolayı başörtülü olunması tavsiye edilmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tuğçe Kaş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sureler</category>
      <guid>https://www.esyenigun.com/nasr-suresi-okunusu-nasr-suresi-turkce-anlami-arapca-yazilisi-fazileti-ve-faydalari-diyanet-meali-dinle</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jan 2024 22:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esyeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/esyenigun-com/uploads/2024/01/nasr-suresi-okunusu.jpg" type="image/jpeg" length="30664"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
