Eskişehir’de Türkiye’nin Atatürk temalı ilk kolektif anıtı olma özelliğini taşıyan “Atatürk ve Çocuklar” eseri açıldı. Tepebaşı Belediyesi tarafından bu yıl 18’incisi düzenlenen Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu kapsamında sanatçılar ve çocukların katkılarıyla hazırlanan anıt, Tepebaşı Belediyesi Hizmet Binası’nın bahçesine yerleştirildi. Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen 18. Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu kapsamında hayata geçirilen “Atatürk ve Çocuklar” anıtının açılış töreni gerçekleştirildi.

Sanatçıların ve çocukların emeğiyle hazırlanan eser, Türkiye’de Atatürk temalı ilk kolektif anıt olma özelliğiyle öne çıkıyor. Tepebaşı Belediyesi Hizmet Binası’nın bahçesine yerleştirilen anıt, ziyaretçilerin ilgisine sunuldu. Anıtın açılış törenine Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ve Pişmiş Toprak Sempozyumu Düzenleme Komitesi Başkanı Prof. Dr. Bilgehan Uzuner’in yanı sıra Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Utku Çakırözer, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ile eski Sanayi Odası Başkanı ve Endel Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Özaydemir katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ile Prof. Dr. Bilgehan Uzuner kürsüye çıkarak konuşma yaptı. Türkiye’nin Atatürk temalı ilk kolektif anıtı olma özelliğini taşıyan eser, ziyaretçilerini Tepebaşı Belediyesi Hizmet Binası’nın bahçesinde bekliyor.

Sempozyumun her yıl şehre kattığı eserlerden bahseden Başkan Ataç, “Önceki eserlerimiz de çok değerliydi. Özellikle kolektif çalışmalarımızda sanatçılarımızın, güzel sanatlar öğrencilerimizin ve vatandaşlarımızın katılımı oldukça yüksekti. Sağlık çalışanları için hazırladığımız anıtta çok sayıda sanatçımız görev almıştı. Cumhuriyet Anıtı’nda da önemli bir katılım vardı. Bu yıl Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu’nun 18’incisini gerçekleştirdik. Artık dünyada da ses getiren bir etkinlik haline geldiğimizi görüyoruz. Özellikle yurt dışından gelen sanatçılarımız bunu bize açıkça ifade ediyor. Belki biz bunun yeterince farkında değiliz ancak geriye dönüp baktığımızda gerçekten önemli bir birikim ortaya çıktığını görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Eskişehirspor maçı için bilet alacaklar dikkat son saatler!
Eskişehirspor maçı için bilet alacaklar dikkat son saatler!
İçeriği Görüntüle


"Türkiye’de gerçekleştirmek kolay değil"

Bugüne kadar sempozyuma 165 Türk ve 71 yabancı olmak üzere toplam 236 sanatçı katıldığını, güzel sanatlar fakültelerinden yaklaşık 700 öğrenci ve asistanın çalışmalara destek verdiğini kaydeden Ataç, “Bütün bu çalışmaların sonucunda Eskişehir’e 244 pişmiş toprak heykel kazandırdık. Bunlara ek olarak 4 kolektif eser ortaya çıkardık. Böylesine kapsamlı ve uzun soluklu bir çalışmayı Türkiye’de gerçekleştirmek kolay değil. Hatta yurt dışında da benzer örneklerine çok sık rastlanmıyor. Elbette dünyanın farklı ülkelerinde çok güzel sanat eserleri var. Ancak artık bizim de anıtsal nitelikte, son derece değerli eserlerimiz bulunuyor. Bütün bunları yıllardır büyük bir kararlılıkla, yorulmadan ve birlikte çalışarak gerçekleştirdik. Bundan sonra da devam edeceğiz. Hiç kimsenin endişesi olmasın. Tepebaşı Belediyesi bu konuda kararlı” şeklinde konuştu.

"Hangi isim seçilirse seçilsin, o ismi memnuniyetle kabul edeceğiz"

Daha önce Sonsuz Cumhuriyet Anıtı ve Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı’ndaki eserlerin isimlendirilmesinde Eskişehirlilerin görüşlerine başvurduklarını hatırlatan Başkan Ataç, “Bu eserimizde de aynı yöntemi uygulayacağız. 4 isim önerimiz bulunuyor: Cumhuriyet’in Çocukları, Atatürk’ün Çiçekleri, Atatürk’ün Dünya Çocukları ve Atatürk’ün Çiçek Bahçesi. Bu 4 isimden biri vatandaşlarımızın oylarıyla belirlenecek ve eserimizin resmi adı ortaya çıkacak. Kendi düşüncemi de paylaşmak isterim. Elbette kimseyi etkilemek istemiyorum ama bana ‘Atatürk’ün Dünya Çocukları’ ismi biraz daha sıcak geliyor. Çünkü Atatürk, 23 Nisan’ı yalnızca Türk çocuklarına değil, bütün dünya çocuklarına armağan etti. Bu nedenle bu ismin eserin anlamını çok güzel yansıttığını düşünüyorum. Ancak hemşehrilerimizin vereceği karar bizim için her şeyden değerlidir. Hangi isim seçilirse seçilsin, o ismi memnuniyetle kabul edeceğiz. Sonucu da kamuoyuyla paylaşacağız” dedi.

"Emeği geçen herkesin ellerine sağlık”

Cumhuriyetin ilanının 103’üncü yılında hazırlanan anıtın Cumhuriyet Bayramı ile buluşmasının çok anlamlı olduğunu vurgulayan Uzuner, “Atatürk’ün çocuklara verdiği değeri ve geleceğe yönelik bakış açısını bu eserle yaşatmak istedik. Ortaya gerçekten çok güzel bir çalışma çıktı” ifadelerini kullandı. Sempozyumda eserlere hayat veren sanatçılardan da bahseden Uzuner, “Bu yılki sempozyumumuzda Çin’den ve Japonya’dan iki yabancı sanatçımız da yer aldı. Her ikisi de çok başarılı çalışmalar gerçekleştirdi. Sanatçılarımız arasında Ercan Dural, Nilgün Salur, Tuğba Önder, Ümit Gürsoy, Özgür Yıldız, İzmir’den Ayşegül Veryeri, Çin’den Ying Chen ve Japonya’dan Mariko bulunuyordu. Eserin genel tasarımını ben üstlendim. Sempozyum komitemizden Oya Uzuner, Özgür Kaptan ve Veysel Özel de çalışmalara katkı sağladı. Çalışmalara 30 Ağustos’ta başladık. İlk bakışta 15 günde tamamlanmış gibi görünse de son ayrıntılarına kadar çalışmalarımız devam etti. Sonunda bütün detayları tamamlanmış, temiz ve özenli bir eser ortaya çıktı. Emeği geçen herkesin ellerine sağlık” şeklinde konuştu.


"Bu bizim için çok büyük bir şans"

Anıta ilişkin önemli bir ayrıntıdan bahseden Uzuner, “Anıtın tam ortasına, alt bölümüne girdiğinizde Atatürk’ün silüetiyle karşılaşıyorsunuz. Oradan yukarıya baktığınızda Atatürk’ün ışığını ve o ışığın arasından geleceğe uzanan dünya çocuklarını görüyorsunuz. Tasarımımızın çıkış noktası tam olarak buydu. Belirli günlerde ve saatlerde güneş ışığının oluşturduğu görüntüler de bu tasarımı farklı bir boyuta taşıyor. Biz Mustafa Kemal Atatürk’ü geleceği görebilen, ufku son derece geniş, dünya çapında bir lider olarak değerlendiriyoruz. Bu nedenle onun ileriye dönük bakışını, sonsuzluğa uzanan bir anlayışla yansıtmak istedik. Anıtın içinden yukarıya bakıldığında hem Atatürk’ün silüeti hem de dünya çocukları görülebiliyor. Eserin temel düşüncesi bu şekilde oluştu. Her geçen gün değeri daha iyi anlaşılan bir lidere sahibiz. Bu bizim için çok büyük bir şans. Tepebaşı’nda Ahmet Ataç Başkanımızla birlikte Cumhuriyet Anıtı’nı ve Atatürk’ün Dünya Çocukları Anıtı’nı hayata geçirerek Atatürk’e olan vefa borcumuzun bir bölümünü ödeyebiliyorsak ne mutlu bize” dedi.


"El ele, omuz omuza Cumhuriyetimizi yaşatmaya devam edeceğiz”

Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Utku Çakırözer, Cumhuriyet Bayramı’nı böylesine anlamlı bir sanat eseriyle kutlamanın ayrı bir güzellik ve onur olduğunu belirterek, Pişmiş Toprak Sempozyumu’nun bugüne kadar yaşatılmasında emeği geçenlere teşekkür etti. Sempozyumun yalnızca bir festival olmadığını vurgulayan Çakırözer, “Aynı zamanda sanatın ve sanatçıların buluştuğu çok değerli bir ortam. Türkiye’nin farklı şehirlerinden, Eskişehir’den ve yurt dışından gelen sanatçılarımızı, onların yanında çalışan asistanları, geleceğin sanatçılarını ve akademisyenlerini bir araya getiriyor. Biz Eskişehirlilere de sanatla iç içe olma fırsatı sunuyor” dedi. Eskişehir’in sanat, kültür, festival ve müzeleriyle öne çıktığını ifade eden Çakırözer, Kurşunlu Külliyesi’ndeki müzelerin tahliye edilmek istenmesine tepki gösterdi. Çakırözer, söz konusu karardan vazgeçilmesi çağrısında bulunarak, “Eskişehir festivalleriyle, müzeleriyle, sanatıyla güzel diyoruz. Ancak bütün bu değerleri ortadan kaldırmaya yönelik anlayışı da buradan kınadığımı ifade etmek istiyorum. Bu yanlıştan mutlaka dönülmelidir” dedi. Çakırözer, sözlerini şöyle noktaladı: “Yaşasın Cumhuriyet. Cumhuriyetimiz sonsuza kadar yaşasın. Bizler de Atatürk’ün bize gösterdiği doğrultuda, el ele, omuz omuza Cumhuriyetimizi yaşatmaya devam edeceğiz.”


Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce adına konuşan Vural Yörük, Cumhuriyet Bayramı’nın coşkusunu Atatürk ve Çocuklar Anıtı’nın açılışıyla birlikte yaşamanın mutluluğunu dile getirdi. Anıtın, Atatürk’ün çocuklara duyduğu sevginin ve yarınlara olan inancının simgesi olduğunu belirten Yörük, “Bize düşen görev; bu inancı yaşatmak, her çocuğun eşit, özgür, bilim ve sanatla büyüyebildiği bir ülke için çalışmaktır. Çünkü Cumhuriyeti yaşatmak, çocuklarımızın hayallerine sahip çıkmakla başlar. Onların okuyabildiği, düşünebildiği ve geleceğe umutla bakabildiği bir Türkiye hepimizin ortak sorumluluğudur” dedi. Eseri kente kazandıran Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’a, sanatçılara ve emeği geçenlere teşekkür eden Yörük, “Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Cumhuriyetimizin bütün kahramanlarını saygı, minnet ve rahmetle anıyorum. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun” ifadelerini kullandı.

"Çocuklarımıza aktarabilmek bizim için büyük bir şeref"


Endel Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Özaydemir, anıtın yapıldığı alanın geçmişte Kılıçoğlu Toprak Sanayisine ait olduğunu belirterek, “Ben aslında burada, bu arazinin de geçmişinde yer alan Kılıçoğlu Toprak Sanayisini temsilen bulunuyorum. Bu anıtın burada yapılması benim için ayrı bir önem taşıyor. Çünkü 20 yıl önce burada bir elma bahçesi vardı. Bugün ise Atatürk’ün gölgesindeyiz” dedi. Eskişehir’de toprak sektörünün özellikle Tepebaşı bölgesinde geliştiğini ifade eden Özaydemir, bir dönem bölgede 8-9 fabrikanın faaliyet gösterdiğini söyledi. Özaydemir, “Toprak sektörünü ayakta tutan, geçmişini yaşatan ve 25 yıldır bu alandaki çalışmaları destekleyen Ahmet Başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Biz de sponsor olarak her zaman bu çalışmaların arkasındayız. Atatürk’ün gölgesinde olmak ve bu mirası gelecek nesillere, çocuklarımıza aktarabilmek bizim için büyük bir şeref” diye konuştu. Tören açılış kurdelesi kesilmesi ve hatıra fotoğrafı çektirilmesiyle son buldu.

Kaynak: HABER MERKEZİ