SERACILIĞIN MERKEZİ
Mihalgazi ilçesi; doğuda Sarıcakaya İlçesi, batı ve kuzeyinde Bilecik, güneyinde Merkez İlçe ile çevrilidir. Belediye teşkilatı 1967 yılında kurulmuş, 1991 yılında ilçe olmuştur.İlçe halkının en önemli geçim kaynağı meyve ve sebze üreticiliğidir. Coğrafi konumu nedeni ile ilçe yazlık ve kışlık sebze yetiştiriciliğinde ve seracılıkta gelişme kaydetmiştir. Eskişehir merkezine yaklaşık 39 km uzaklıkta olan Mihalgazi ilçesinin tarihçesi 14. Yüzyıla dayanmaktadır.Osmanlı Devleti'nin kuruluşunun öncesinde Ertuğrul Gazi'nin yönetiminde Sakarya Nehri boylarındaki yöre 1292'de Müslümanlığı seçerek Osmangazi ile birlikte çok sayıda sefere katılan eski Harmankaya Tekfuru Köse Mihal'in yönetimine verilmiştir. Köse Mihal'in halk arasında bilinen adı olan Abdullah Mihalgazi ilçeye ad olarak verilmiştir. Sakarıılıca Kaplıcaları 55 derece ısısı ve 11litre/saniye su debisi ile romatizma ve birçok hastalığa iyi geldiği için çok sayıda ziyaretçi ağırlamaktadır.
GEÇİM KAYNAĞI TARIM
İlçenin yüzde 90'ının tarımla uğraştığını söyleyen Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Akgün, 'Yüzde 10 hayvancılık var ama ağırlıklı olan sera üzerine çalışma yapılarak geçim kaynağı oluşturuluyor. Mihalgazi'de yetişmediğini düşündüğümüz ürün sayısı çok az ama biz ağırlıklı olarak roka üretimi yapıyoruz. Alpagut Mahallemizde taze soğan üretimi ağırlıkta. Tere, maydanoz bunlar genellikle kış ürünleri. Bunun yanı sıra yazın domates, biber ve salatalık üretiliyor' dedi.
FİDE SERASINA
TALEP YOĞUN
İlçe tarımını katkıda bulunmak üzere ilçede kurulan fide serasına değinen Başkan Akgün, 'Burası 2007 yılında kadınlardan oluşturduğumuz tarımsal kalkınma kooperatifimizin talebi üzerine Sayın Maliye Bakanımız Kemal Unakıtan'ın desteğiyle kuruldu. Toprakla üretimin en temel esaslarından bir tanesi fide. Fideyi aldığınız zaman erkencilik sağlıyorsunuz. Antalya'dan ya da başka bir yerden gelen fidelere göre buranın iklim koşullarına göre yetiştiği için toprağa daha çabuk adapte olabiliyor. Burası bile bizim ilçenin kapasitesini karşılayamıyor ama bir nebze rahatlatıyor. Buraya çiftçi gelip kendi tohumunu verip burada yetişmesini sağlıyor. Ayrıca fidesinin ne halde olduğunu, hangi boyda olduğunu görebiliyor. Hem de ayağının altında, hemen vasıtasıyla gelip buradan fidesini alıp bahçesine götürebiliyor' diye konuştu. Seranın işletmesini yapan Seda Nur Arı ise, 'Ürettiğimiz fideler sezona göre değişiyor. Sezonda hangi fideler gidiyorsa müşterilerimizin siparişi üzerine ekimlerimiz yapılıyor. Üretim aşaması ekimden başlıyor. Biz çeşit önermiyoruz. Müşterilerimiz bu bölgede hangi çeşitlerin gittiğini biliyor zaten ona göre siparişini veriyor. Bizde istedikleri tohumları tedarik ediyoruz. Kaç adet istiyor, hangi tarihe istiyor ona göre yetiştirme süresi belirleniyor ve ekimlerimiz yapılıyor. Zamanında müşteriye teslim ediyoruz.Yoğun talep var. Hatta dar bile geliyor burası artık' ifadelerini kullandı.
TARIMIN MERKEZİ
İlçenin tarihiyle ilgili bilgi veren Akgün, 'Mihalgazi Roma dönemine dayanan bir yerleşim yeri. Toprakların çok bereketli olmasından dolayı çok eski çağlardan bu yana buralar yerleşim alanı olmuş. Orta Sakarya'da insanlar kümeleşme şeklinde yerleşmişler. O yerleşim yerleri de birbirlerine çok yakın ilçelerden oluşuyor. Tamamen tarım amaçlı olduğu için Roma devrinden de anlaşıldığı gibi genelde insanlar hep sebze üretimiyle uğraşmış. 1950'lerde Sekeler dediğimiz bölgede pamuk üretimi bile yapıldığı söyleniyor. Abdülhamit Han yakın korumalarını bu bölgeden istemiş ve 'Oranın insanları asla memleketlerine, vatanlarına, devletlerine ihanet etmezler' diyerek övgüde bulunmuştur. Aynı zamanda Köse Mihal, Osman Gazi'nin yakın bir arkadaşı. Müslüman olduktan sonra onunla birlikte Bizanslılara karşı mücadele etmiş önemli bir komutan' şeklinde konuştu.
PEŞKİR YENİDEN DOĞDU
Unutulmaya yüz tutmuş zanaatlardan biri olan 'peşkir' konusunda harekete geçen Başkan Akgün, peşkir üretilen tezgahları tekrar kurmuş. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a da bu peşkirlerden hediye eden Akgün, 'Peşkir,Osmanlı döneminde abdest alındığında, el yüz yıkandığında kurulama amacıyla kullanılıyor. Bunları önceden kendimiz tezgahlarda üretiyorduk ama zamanla yaşanan makineleşme nedeniyle tezgahlar ortadan kalktı. Biz bu tezgahlarımızı yeniden kurduk ve üretime yeniden başladık. Kaybolmaya yüz tutmuş peşkirleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a da bir ziyaretimizde hediye ettik' dedi.
HAVUZLAR DOLUP TAŞIYOR
İlçe turizmine katkıda bulunan Mihalgazi Olimpik Havuzları yoğun ilgi görmeye devam ediyor. Hijyen konusunda çok titiz olduklarını söyleyen Başkan Akgün, 'Mihalgazi Olimpik Havuzlarımız 1990'larda yapılmaya başlanmış. Bizim dönemimizde artık kemale erdi. Havuzlarımız tüm ilçeye hitap ettiği gibi Eskişehir merkez ve başka illerden de özellikle hafta sonları müşterilerimiz var. Kapasitemizin bile bazen üzerinde çalıştığımız oluyor. Cuma günleri ise sadece hanımlara yönelik olduğu için Eskişehir'in bütün hanımları Cuma günleri Mihalgazi Havuzlarında diyebiliriz. Havuzlarımızın en önemli özelliği, hijyen konusuna dikkat etmemiz. Bu konuda hiçbir masrafta kısıtlamaya gitmiyoruz. Havuzlarımız 24 saat temizleniyor. Akşam 7'den sonra havuzlarda hiç kimse olmasa dahi suyun temizliğine dikkat ediyoruz. Sürekli makinalar aktif şekilde çalışıyor. Belki bunun içindir ki havuzlarımız 3-4 yıldır günlük, haftalık kapatma yaşamadı. Düzenli olarak Sağlık İl Müdürlüğü'nden gelinip kontroller yapılıyor. Müşterilerimize burada hem ucuz hem kaliteli hizmeti sürdürüyoruz. Havuzlarımızın en küçüğü çocuklarımız için. Oranın standartlarını da biraz büyük yaptık. 3-4 yaşındaki çocuklarımızın rahatlıkla suda oynayabileceği özelliklerde. Onun yanında kaydırakların yer aldığı havuzlarımız ve özellikle profesyonel yüzücülerin kullandığı yarı olimpik havuzumuz var. Osmanlı'nın arması çınar ağacının gölgesinde oturma alanları yaptık' bilgilerini aktardı.
SAKARIILICA KAPLICALARI
FİZYOTERAPİ MERKEZİ
Mihalgazi denince akla ilk gelen yer şüphesiz Sakarıılıca Kaplıcaları. Köylüler tarafından imece usulü kurulan kaplıcaların yönetimi üyelerini Sakarıılıca köylülerinden oluşan Sakarıılıca Kaplıcaları Anonim Şirketi tarafından yürütülüyor. Yol sorunun çözülmesi halinde kaplıcalara talebin artacağını söyleyen Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tosun, 'Suyumuz ve kaplıcalarımız çok güzel fakat müşteri bakımından biraz durgunuz. Neden durgun olduğumuz da belli. Yolumuz düzelse sorun çözülecek.Bu kaplıcalar köylüler tarafından imece usulü yapılmış. 1992'de anonim şirketi kurulmuş. O günden bugüne Sakarıılıca halkı buraya üye. Üyeler bu şirkete yönetim kurulu başkanı seçiyor. Şu anda 5 yıldır ben başkanım. Mülkiyet önceden Sakarıılıca Kaplıcaları AŞ'deydi fakat biz mahalle olunca mülkiyet Mihalgazi Belediyesine geçti. Şu anda biz kiracı olarak devam ediyoruz. Odalarımızda kap kacak hariç her şey var. Ocağı, televizyonu, buzdolabı, banyosu… Ayrıca havuzlu odalarımız var. Fiyatlarımız oldukça uygun. Odabaşı 50 lira ile 100 lira arasında değişiyor. Kişi başı ücretlendirme yapmıyoruz. Hamamın ayrıca 10 lira ücreti var. Tesisimizde doktorumuz ve sürekli kalan hemşiremiz de var. Tedavi için gelenleri sürekli kontrol ediyorlar. Terapi merkezi olduğu için buraya raporla gelirlerse doktorumuzun onayıyla Sağlık Müdürlüğünden ödedikleri ücretleri tahsil edebiliyorlar' diye konuştu. ALİ OSMAN GÖRGEN
Muhabir: Yazar Silinmiş




