CHP'de hafta sonu gerçekleşen 'örgüt görüşlerinin alınması' sonucu ortaya çıkan raporun Ayhan Aydıner tarafından kamuoyuna yansıtılması ile gündemimiz tekrar CHP milletvekilliği adaylık listesine çevrildi.
Bu raporda kimi örgütün kimleri istediğini yazarken kimi örgütün de parametreleri belirlediğini gördük ve okuduk. Basına kapalı gerçekleştirilen ve gizli kalması gereken bir raporun basına sızması CHP'de hala bazı işlerin olması gibi yürümediğini gösteriyor. Bu konuda Kemal Aydoğmuş dün önemli tespitler ortaya koydu. O tespitlerin üstüne aksi olmadığı sürece yeni bir değerlendirme yapmaya gerek olmadığını düşünüyorum.
CHP İl ve İlçe Örgütleri ile kolların ortaya koyduğu görüşlerden hareketle CHP listesinde yer alması istenen isimleri okuduğumuz için o isimlerden hareket etmek gerekiyor. Dün bu konuyla ilgili CHP Genel Merkezinden ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na çok yakın isimlerden ve üst düzey yöneticilerden bir siyasetçi ile görüştüm.
Kendisi Eskişehir siyasetine de çok yakın ve hakim bir isim. Örgütlerin ortaya koyduğu değerlendirmelerin Genel Merkez yansımalarını ve nasıl bir sonucun ortaya çıkacağını Eskişehir'in çok merak ettiğini söyledim. İlk olarak örgüt değerlendirmelerinin basına sızmasından duydukları rahatsızlıkları dile getirdi. Bu değerlendirmelerin yeni tüzük gereği alındığını, o değerlendirmelerin kapalı zarf ile Genel Merkeze iletilmesi gerekirken basına sızdırılmış olmasının ciddi bir sorun olduğunu ifade etti.
Milletvekilliği listesi sıralaması ile ilgili olarak da çok önemli sayılabilecek bir bilgi paylaştı. Aktardığına göre; CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 1 Kasım 2015 seçimlerinden sonra oluşan CHP milletvekillerinin korunması yönünde düşüncesi bulunuyor. Kılıçdaroğlu, bu süre zarfında CHP'li milletvekillerinin genel anlamda hem TBMM bünyesinde hem de seçim bölgelerinde iyi bir dönem geçirdiklerine inanıyor.
Ama eklemeyi de ihmal etmedi: Mevcut milletvekilleri içinde büyük hata yaptığına inanılmayan tüm isimler tekrar milletvekili olabilecek.
'Bu durumda mevcut milletvekilleri Eskişehir'den tekrar aday gösterilecek gibi bir okuma yapabilir miyim?' Diye sordum.
'Mevcut milletvekilleri korunabilir diyebilirsin ama bu illa aynı seçim bölgesinden olacak diye bir okuma yapma' dedi.
Yorum sizin.
**--
DÖVİZ KURU NEDEN YÜKSELİYOR?
Döviz kurları neden yükselir, neden düşer, döviz kurlarının değişmesi neye göre gerçekleşir? Yani döviz fiyatlarını etkileyen faktörler nelerdir?

Kısaca anlatmak gerekirse döviz, yabancı ülkelerin para birimlerini ifade eden genel bir tanımdır. Döviz kurları nasıl oluşur? Bunun için arz talep dengesine bakmamız gerekir, bu dengeye göre döviz kuru oluşur. En temel iktisadi bilgi şudur ki, bir mal, ürün ya da hizmet azsa değerlidir, bolsa değeri düşüktür. O zaman döviz kuru eğer yüksekse o ülkede döviz az, kur düşükse döviz boldur. Bu birincisi…

Bunun üstüne koyarak ilerlemeye devam edelim. Döviz talebi nasıl ve neden doğar? Biliyoruz ki her ülke başka ülkelerle ticaret yapar. Yapılan ticarette oluşan aradaki fark ya da açık, ülkelerin döviz talebini ifade eder. Diğer bir ifade ile ülkenin döviz talebinin olması cari açığını anlatmaktadır diyebiliriz. Bu ikincisi…

Burada sorulması gereken soru döviz fiyatları neye göre değişir ve nasıl belirlenir?

CARİ AÇIK DÖVİZ KURLARINI YÜKSELTİR
Döviz kurları, ülkelerin sahip olduğu dövizin fazla olması ya da az olmasına göre belirlenir, buna göre şekillenir. Herhangi bir ülke düşünün ve o ülkenin iç piyasasında yeterli tutarda döviz bulunmasın. Bu ülkedeki şirketlerin veya insanların döviz taleplerinin karşılanamaması o ülkede cari açığın olması anlamına gelir. Bu da döviz kurlarının artması demektir.

SİYASİ GERGİNLİK VE SORUNLAR YATIRIMCI KAÇIRIR
Döviz fiyatlarının belirlenmesinde ikinci etken de siyasettir. Siyasi gerginlik ve sorunlar, o ülke ile iş yapan ülkelerin pozisyon almalarını sağlayabilir. Bu da döviz cinsinden araçların fiyatlarının artmasına neden olabilir. Aksi durum ise ülkenin başka ülkelerle olan alışverişlerinde ve ülkeye gelen turist sayısında artışa imkan sağlar. Bu sayede de ülkeye giren döviz miktarlarında artma görülür ve döviz fiyatları da buna bağlı olarak düşüş gösterir.

SONUÇ:
Unutulmasın ki ülkelerin döviz rezervleri açısından güçlü olmaları, o ülkedeki her türlü ticareti, borsayı, şirketleri, küçük ve büyük her işletmeyi olumlu yönde etkiler ve geliştirir.

Dolar kurundaki artış, enflasyonda yükselme eğilimine neden olur. Döviz kurlarında meydana gelen bir değişiklik fiyatlara yansır. Döviz kurundaki yükseliş, ithal mal fiyatlarını artırır ve özellikle önceki gün de bu pencereden işlediğim üzere hammadde ve enerji ithalatı yüksek olan ülkelerde kurdaki yükseliş nihai mala yansır ve fiyatlar artar.

Kısacası, bir ülkede döviz kuru yükseliyor, enflasyonist etki yapıyorsa o ülkeye az döviz giriyor, cari açık büyüyor, yatırımlar duruyor hatta azalıyor demektir. Tehditler bu sorunu çözmez daha da büyütür. Çünkü dediğimiz gibi siyasi gerginlik ve sorunlar, o ülke ile iş yapan ülkelerin pozisyon almalarını sağlayabilir. Ve kaçışlar olur.
Not: Bu yazıyı 17 Nisan 2018 tarihinde paylaşmıştım. Gündem üzerine tekrar paylaşıyorum.