Yine bir deprem;
İzmir depremi.
Yıkılan binalar.
Yaşanan büyük kaos.
Dünyanın birçok yerinde yüzlerce deprem oluyor, depremi yaşayanların aklına bir binanın yıkılacağı düşüncesi gelmiyor.
Deprem sonrası işlerine aynen devam ediyorlar.
Türkiyede ise durum farklı,
Her depremde büyük bir kaos yaşıyoruz.
Artık bu kaderimiz olmamalı.
'Dikkat etmek lazım'
Bu laftan nefret ediyorum.
Söylemek için söylenmiş olunan hiçbir işe yaramayan laf.
Deprem sonrası da söylenmiştir.
Deprem sonrası yapılan programlar da hiçbir işe yaramıyor.
Yeni bir depremde, sonrasında aynı şeyleri yaşamaya devam ediyoruz.
Deprem uzmanları TV de yer alıyor ve vatandaşa gerekmeyen bir ton teknik laf söyleniyor.
Vatandaş yıkılacak bir binada yaşamamak için ne yapmalı sorusuna cevap verilemiyor.
Binamıza güvenmiyoruz, korku içindeyiz.
Artık depreme uygun bina yapmayı öğrenmek zorundayız.
ilk önce aldığınız arsa ile ilgili arsanız inşaat için yani depreme dayanıklı bina yapmaya uygun mu sorusuna cevap vermek gerekiyor.
Dört dörtlük binayı fay hattı üzerinde yaparsanız bir anlamı olmaz.
Dört dörtlük binayı çürük zemin üzerinde yaparsanız bir anlamı olmaz.
Deprem bölgelerinde ova üzerinde, akarsu yatağında inşaat olmaz.
İnşaat için uygun zemin olmalı.
Uygun zemin için, zemin sert yani kaya olmalı.
İstanbul depreminden sonra zemin haritaları çizilmiştir.
Bu haritalara göre inşaat teknikleri belirlenmiştir.
Depremde mesele eski binalardır.
Mühendislikleri eskidir.
İmalatı risklidir.
Bu binalar risk taşımaktadır.
Deprem beklenmemelidir.
Uygun olmayan eski binalar derhal yıkılmalıdır.
Uygun zemine sahip olmayan binalar derhal yıkılmalıdır.
Belediyeler uygun olmayan yerlerden geçen imar planlarını iptal etmelidir.
Uygun zemin için yeni imar planı yapılmalıdır.
Kentsel dönüşüm hemen uygulanmalıdır.
Sevgiyle kalın