Ayşe Ünlüce’ nin Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekilliğine seçilmesi, yalnızca bir görev değişikliği değil; belediyeler arasındaki siyasi güç mücadelesinin ve ortak irade arayışının da önemli bir göstergesidir.
15 Ekim 2026’da Ankara’da yapılan Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekilliği seçimi, dört tur sürdü. Sonunda Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce 417 oyla seçimi kazandı. Cumhur İttifakı’nın adayı Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ise 369 oyda kaldı.
Rakamlar ortada: Ünlüce, 48 oy farkla kazandı. Ancak bu seçimin anlamı, yalnızca sonuç tablosundaki sayılardan ibaret değil.
864 üyeli TBB Meclisi’nde yapılan seçim, belediyelerin temsil edildiği bu çatı kuruluşunda siyasi dengelerin nasıl şekillendiğini de gösterdi.
CHP’nin aday çıkarmayarak YENİ Parti’nin adayı Ünlüce’ yi desteklemesiyle iki partinin toplam üye sayısı 392’ye ulaşıyordu. AKP ve MHP’nin toplam üye sayısı ise 361’di.
Ne var ki seçim, matematiksel hesapların her zaman sandığa aynı biçimde yansımadığını ortaya koydu.
İlk turda Ünlüce 409, Büyükakın 369 oy aldı. İkinci turda fark 18’e kadar geriledi; üçüncü turda Ünlüce 406, Büyükakın 363 oy elde etti. Dördüncü turda ise Ünlüce 417 oyla başkan vekilliğine seçildi.
Pusulalara ilişkin itirazlar ve yeniden basım işlemleri nedeniyle uzayan seçim, sonuçta tamamlandı. Bu süreçte asıl önemli olan, seçimin usulüne uygun ve şeffaf biçimde yürütülmesi kadar, ortaya çıkan iradenin bütün belediyeler açısından taşıdığı anlamdır.
Ünlüce’ nin seçim sonrasında verdiği mesaj da bu bakımdan önemliydi. TBB Başkanı Vahap Seçer’ e vekâlet edeceğini belirterek, Seçer özgürlüğüne kavuşup görevine dönene kadar belediyeler arasında hiçbir ayrım yapmadan eşit ve adil davranacağına söz verdi.
İşte şimdi sınav başlıyor!
Çünkü Türkiye Belediyeler Birliği, yalnızca belediye başkanlarının bir araya geldiği bir kurum değildir. Farklı siyasi partilerden belediyelerin ortak sorunlarının ele alınması, yerel yönetimlerin haklarının korunması ve kaynakların adil biçimde değerlendirilmesi açısından önemli bir işleve sahiptir.
Bir belediyenin hangi partiden olduğuna bakılmaksızın eşit muamele görmesi, demokratik yerel yönetim anlayışının temel koşuludur. Belediyecilik, siyasi aidiyete göre ödüllendirme veya cezalandırma alanı değildir.
Ancak bu seçimin arka planında daha ciddi bir mesele de bulunuyor: TBB Başkanı Vahap Seçer’ in tutuklanarak görevinden uzaklaştırılmasının ardından başkan vekilliği seçimine gidilmesi.
Bu nedenle Ünlüce’ nin görevi, sıradan bir vekâlet sorumluluğundan daha fazlasını taşıyor. Hukukun üstünlüğü, seçilmişlerin görevlerini yapabilmesi ve yerel demokrasinin korunması tartışmalarının gölgesinde üstlenilen bu görev, aynı zamanda kurumsal sorumluluk sınavıdır.
Eskişehir açısından bakıldığında ise Ayşe Ünlüce’ nin bu göreve seçilmesi, kentin yerel yönetim deneyiminin ulusal ölçekte temsil edilmesi anlamına geliyor. Fakat asıl başarı, bir makamı kazanmakla değil, o makamın sorumluluğunu hakkıyla yerine getirmekle ölçülür.
Dört tur süren seçim sona erdi. Sandıktan çıkan sonuç belli.
Şimdi beklenti açık: Partilere göre ayrım değil, belediyelere eşitlik; siyasi hesaplar değil, kamu yararı; söylem değil, adalet.
Ayşe Ünlüce’ nin seçim kürsüsünde verdiği sözün gerçek karşılığı, görev süresince ortaya koyacağı uygulamalarla görülecek.
Çünkü yerel demokrasinin gücü, kimin kazandığından çok, kazananın herkese nasıl davrandığında saklıdır.
Hayırlı olsun.