Eskişehir’de Sivrihisar-Polatlı kara yolunda meydana gelen ve 2 kişinin hayatını kaybettiği trafik kazasına ilişkin davanın görülmesine devam edildi.

Kazada 26 FB 732 plakalı hafif ticari aracı kullanan Fahrettin Ercivan’ın, 1,47 promil alkollü olduğu belirlenmişti. İddiaya göre Ercivan’ın aracı, önünde seyreden otomobile arkadan çarptı.

Eskişehir Büyükşehir marketleri bile solladı: Büfe fiyatlarında çarpıcı tablo
Eskişehir Büyükşehir marketleri bile solladı: Büfe fiyatlarında çarpıcı tablo
İçeriği Görüntüle

Çarpmanın etkisiyle savrularak takla atan otomobilde bulunan Cemalettin Gençer ile Kadriye Özdamar hayatını kaybetti. Efe ve Hanife isimli yolcular ise yaralandı.

Olayın ardından tutuklanan Fahrettin Ercivan hakkında “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan açılan kamu davasının görülmesine devam edildi.

“Keşke benim canıma bir şey olsaydı”

Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Fahrettin Ercivan, olaydan yaklaşık 1 saat önce alkol aldığını ve Günyüzü ilçesindeki bir arkadaşının yanına gitmek üzere yola çıktığını söyledi.

Önündeki aracın şerit içerisinde yalpaladığını gördüğünü belirten Ercivan, sürücünün uyuduğunu düşündüğünü ve bu nedenle aracı geçmek istediğini ifade etti.

Ercivan, “Önümde giden aracın şerit içinde yalpaladığını gördüm. Sürücünün uyuduğunu düşünerek bir an önce yanından geçmek istedim. Sollamaya çıktığım sırada önümdeki araç aniden fren yaptı. Mesafeyi hesaplayamadım, aracımın sağ ön tarafıyla öndeki aracın sol arkasına çarptım. İndiğimde araç şarampolün üzerindeydi. Şoför kapısını açmaya çalıştım, açamadım. Yolcu kapısını açtığımda bir kadın çıktı, şoförün ise nefes almadığını fark ettim. Hemen ambulansı aradım ve bekledim. Böyle bir olaydan dolayı çok pişmanım. Keşke benim canıma bir şey olsaydı da o iki masum insana bir zarar gelmeseydi” dedi.

Tanık: “Bizi yaklaşık 150 kilometre hızla geçti”

Duruşmada tanık olarak dinlenen Samet Ç. ise kaza anını anlattı. Bayram ziyareti için Ankara istikametine gittiğini söyleyen tanık, kendi aracının hızının yaklaşık 110 kilometre olduğunu belirtti.

Samet Ç., “Sağ şeritte yaklaşık 110 kilometre hızla ilerliyordum. Kaza yapan araç arkamdan gelerek beni oldukça hızlı şekilde solladı. Hızı yaklaşık 150 kilometre civarındaydı. Önümde kendi şeridinde seyreden diğer araca arkadan çarptı. Çarpmanın etkisiyle öndeki araç yanlayarak takla atmaya başladı ve bariyerlerin üzerinde durdu. Takla atma esnasında bir çocuk yola fırladı. Çarpan aracın sürücüsü araçtan inerek, yol ortasında şoka girmiş vaziyette 'Ben ne yaptım' diye bağırdı. Ben de hemen 112 Acil Servis ekiplerini arayarak, yaralılara müdahale etmeye çalıştım” ifadelerini kullandı.

Sanık avukatı yeni bilirkişi raporu istedi

Sanık müdafii ise müvekkilinin asli ve tam kusurlu olduğu yönündeki tespitleri kabul etmediklerini söyledi.

Olay yeri ve ölü muayene tutanaklarında hayatını kaybedenlerin emniyet kemerlerinin takılı olmadığına ilişkin bulgular bulunduğunu öne süren avukat, kusur durumunun yeniden belirlenmesini talep etti.

Dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilerek yeni bir bilirkişi raporu alınmasını isteyen avukat, sanığın tahliyesini talep etti.

Duruşma salonunda gizli fotoğraf gerginliği

Duruşma sırasında salonda bulunan sanık yakını M.A.’nın cep telefonuyla gizlice görüntü ve fotoğraf çektiği tespit edildi.

Mahkeme başkanının talimatı üzerine polis ekipleri M.A.’nın telefonuna el koyarak kayıtları incelemeye aldı. Duruşma salonunda izinsiz çekim yaptığı gerekçesiyle hakkında tutanak tutulan kişiyle ilgili adli işlem başlatıldı.

Mahkeme heyeti, sanık avukatının güvenli sürüş yeteneğinin kaybına ilişkin Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınması yönündeki talebini reddetti.

Heyet, olay yerinde keşif yapılmasına ve eksik evrakların tamamlanmasına karar verdi. Fahrettin Ercivan’ın tutukluluk halinin devamına hükmeden mahkeme, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Kaynak: İHA