Yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde Eskişehir’de bazı devlet okullarında velilerden kayıt, bağış veya katkı payı adı altında yüksek miktarlarda para talep edildiği yönündeki iddialar, parasız eğitim hakkı tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
Türkiye Halk Temsilcileri Meclisleri Öğretmen İnisiyatifi’nin velilerden gelen bilgilere dayandırdığı verilerde, bazı okullar için 50 bin, 80 bin ve 100 bin TL’ye kadar çıkan tutarların konuşulduğu ileri sürüldü.
Söz konusu iddialar, ücretsiz olması gereken devlet okullarında eğitim hizmetlerinin velilerin ekonomik gücüne göre şekillendiği yönündeki eleştirileri beraberinde getirdi.
Eğitim sendikaları ve hukukçular ise kayıt sırasında para talep edilmesinin Anayasa ile güvence altına alınan parasız eğitim hakkıyla bağdaşmadığına dikkat çekti.
İDDİALARDA OKUL SAYISI ARTIYOR
Türkiye Halk Temsilcileri Meclisleri Öğretmen İnisiyatifi tarafından sosyal medyada yayımlanan ilk listede bazı okullara ilişkin dikkat çeken iddialar yer aldı.
İlk listede;
- Meserret İnel İlkokulu’nda 80 bin TL,
- Mustafa Kemal İlköğretim Okulu’nda 50 bin TL,
- Melahat Ünügür Ortaokulu’nda 100 bin TL
talep edildiği ileri sürüldü.
Kanatlı Anadolu Lisesi’nde ise miktarı belirtilmeyen bir ödeme istendiği iddia edildi.
Daha sonra edinilen bilgilere göre ise şu okullarda da velilerden yüksek miktarlarda para talep edildiği yönünde iddialar gündeme geldi:
- Ahmet Sezer Ortaokulu: 50 bin TL
- Pilot Binbaşı Ali Tekin İlkokulu: 13 bin 500 TL
- Mehmet Akif Ortaokulu: 100 bin TL
- Hatice Ongurlar Ortaokulu: 50 bin TL
- Şehit Yunus Baykal Ortaokulu: 90 bin TL
- Osmangazi İlkokulu: 25 bin TL
- Murat Atılgan Ortaokulu: 65 bin TL
- 2 Eylül Ortaokulu: 35 bin TL
Necip Fazıl Kısakürek Ortaokulu, Şehit Yalçın Baykuş İlkokulu, Safitürk İmam Hatip ve Milli İrade İlkokulu’nda da velilerden yüksek miktarlarda para talep edildiği ileri sürüldü. Ancak bu okullar için iddialarda net bir tutar belirtilmedi.
BAKANLIK GENELGE YAYIMLAMIŞTI
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin imzasıyla yayımlanan ve 81 il milli eğitim müdürlüğüne gönderilen 2026-2027 eğitim-öğretim yılı genelgesinde, yeni dönem öncesinde velilerden hiçbir ad altında kayıt ücreti talep edilmeyeceği bildirilmişti.
Buna rağmen Eskişehir’de bazı okullarda yüksek miktarlarda bağış veya kayıt ücreti istendiği yönündeki iddiaların gündeme gelmesi üzerine eğitim sendikaları ve hukukçular, ilgili kurumların denetim yapması gerektiğini savundu.
EĞİTİM-İŞ: “GEREĞİ NE ZAMAN YAPILACAK?”
Eğitim-İş Şube Başkanı Fadime Arslan, devlet okullarında kayıt sırasında “bağış” adı altında para istenmesinin yıllardır sendikalarına ulaşan şikâyetler arasında bulunduğunu söyledi.
Arslan, burada birkaç bin liralık bir okul ihtiyacından söz edilmediğini belirterek, bir çocuğun devlet okuluna kaydı için ailesinin ekonomik gücünün sorgulanmasının söz konusu olduğunu ifade etti.
Arslan, mevzuat açık olmasına rağmen devlet okullarında kayıt parasının nasıl gündeme gelebildiğini ve okulların adı ile velilerden istenen miktarlar belli olduğu halde neden etkili bir denetim yapılmadığını sordu.
Velilerin çocuklarını istedikleri devlet okuluna kaydettirebilmek için on binlerce lira bulmak, taksit yapmak veya banka kredisine başvurmak zorunda bırakılmasının kabul edilemeyeceğini savunan Arslan, “Bağış” denildiğinde hukuki durumun değişmediğini belirtti.
Arslan, okul ihtiyaçlarının veliler tarafından karşılanmaması gerektiğini ve devletin devlet okulunun ihtiyaçlarını karşılaması gerektiğini ifade ederek, “MEB kendi genelgesinde ‘gereği yapılacaktır’ diyorsa biz de soruyoruz: Gereği ne zaman yapılacak?” diye konuştu.
EĞİTİM-BİR-SEN: “MEVZUAT ORTADADIR”
Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı İbrahim Akar ise Milli Eğitim Bakanlığı’nın adres dışı kayıtların önüne geçmek amacıyla velilere adres teyidi için fatura ibrazı zorunluluğu getirdiğini belirtti.
Akar, uygulamanın amacının adres dışı kayıtların önüne geçmek ve bu konuda önlem almak olduğunu söyledi.
Bununla birlikte yönetmeliği aşacak şekilde bazı velilerin okul idarelerini ve okul aile birliklerini zorladığı yönünde kendilerine bilgiler ulaştığını ifade eden Akar, bazı velilerin “Yeter ki çocuğum bu okulda okusun, ne kadar isterseniz bağış yaparım” şeklinde taleplerle geldiğini aktardı.
Akar, gönüllü bağışların dışında, haber değeri taşıyacak kadar yüksek meblağların gönüllü veya zorunlu bağış adı altında istenmesinin ya da teklif edilmesinin doğru olmadığını söyledi.
“Mevzuat ortadadır” diyen Akar, hiçbir okul yöneticisinin mevzuata aykırı işlem tesis edeceğine dair şüphelerinin olmadığını ifade etti.
EĞİTİM-SEN: “BÜTÇE DEVLETİN GÖREVİDİR”
Eğitim-Sen Şube Başkanı Özkan Demirkol da bazı okullarda “kayıt parası”, “bağış” veya “katkı payı” adı altında fahiş tutarlar talep edildiği yönündeki şikâyetlerin kendilerine ulaştığını belirtti.
Demirkol, Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve ilgili tüm yetkililere çağrıda bulunarak, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan genelgelerde kayıt işlemlerinin hiçbir şarta, ücrete veya bağışa bağlanamayacağının açıkça belirtildiğini söyledi.
Denetimlerin formaliteden ibaret kalmaması gerektiğini savunan Demirkol, velilerden zorla bağış talep eden ve kayıt için bunu şart koşan uygulamalara derhal müdahale edilmesi gerektiğini ifade etti.
Okulların kayıt bölgelerinin keyfi uygulamalara zemin hazırlamayacak şekilde net ve şeffaf olarak belirlenmesi ve kamuoyuna ilan edilmesi gerektiğini belirten Demirkol, adrese dayalı nüfus kayıt sistemiyle yerleşen hiçbir öğrencinin kesin kaydının bağış gerekçesiyle geciktirilemeyeceğini veya reddedilemeyeceğini söyledi.
Demirkol, okulların bütçesini sağlamanın devletin asli görevi olduğunu belirterek, yetersiz bütçenin faturasının velilere kesilemeyeceğini dile getirdi.
TÜRK EĞİTİM-SEN: “SORUN ADRES TAŞIMADA”
Türk Eğitim-Sen 1 No’lu Şube Başkanı Kamuran Arıkan ise adres dışı kayıt taleplerinin okul müdürlerini zor durumda bıraktığını söyledi.
Bir okulun 120 kontenjanı bulunmasına rağmen sisteme 300 öğrencinin düşmesinin, kayıt bölgesinde bulunan çocukların da hakkının yenilmesine yol açabileceğini belirten Arıkan, okul müdürlerini suçlayarak sorunun çözülemeyeceğini ifade etti.
Arıkan, Eskişehir’in kenar mahallelerinde vatandaşların çocuklarını bu bölgelerdeki okullarda okutmak istememesinin nedenlerinin Valilik ve Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından araştırılması gerektiğini söyledi.
Kenar mahallelerde bulunan okullara pozitif ayrımcılık yapılması gerektiğini savunan Arıkan, bazı okullarda çok yüksek kayıt ücretleri alındığı veya istendiği yönündeki bilgilerin kendilerine de ulaştığını belirtti.
Bu okulların Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından da bilindiğini ifade eden Arıkan, gereken işlemlerin İl Milli Eğitim Müdürlüğünün görevi olduğunu söyledi.
HÜRRİYETÇİ EĞİTİM-SEN: “HER YIL AYNI SENARYOYU İZLİYORUZ”
Hürriyetçi Eğitim-Sen Şube Başkanı Erol Ger de son günlerde velilerden sendikalarına ulaşan bilgiler ve kendilerine iletilen iddiaların, devlet okullarında öğrenci kayıtları sırasında “kayıt parası”, “bağış”, “katkı payı” veya farklı isimler altında ücret talep edildiği yönünde olduğunu söyledi.
Ger, bazı velilerin çocuklarının ikamet adreslerine göre kayıt hakkı kazandıkları okula kayıt yaptırırken dahi kendilerinden çeşitli adlar altında ödeme istendiğini ifade ettiğini aktardı.
Devlet okuluna kaydın ücret karşılığında yapılacak bir işlem olmadığını belirten Ger, kayıt hakkının paraya bağlanamayacağını söyledi.
Okulların ihtiyaçları bulunuyorsa bunun çözümünün velileri zorunlu bağışçı haline getirmek olmadığını ifade eden Ger, devletin eğitim kurumlarına yeterli ve düzenli kaynak sağlaması gerektiğini savundu.
“Bağış gönüllü değilse bağış değildir” diyen Ger, “Her yıl aynı senaryoyu izliyoruz” ifadelerini kullandı.
ÖĞRENCİLERİ VELİLERİ DAYANIŞMA DERNEĞİ: “ASTRONOMİK RAKAMLARA ULAŞTI”
Öğrencileri Velileri Dayanışma Derneği Şube Başkanı Faik Alkan ise adı ne olursa olsun velilerden talep edilen bu paraların kentte astronomik rakamlara ulaştığını söyledi.
Alkan, Anayasa’da yer alan eğitimin parasız ve eşit olması ilkesinin yalnızca kâğıt üzerinde kaldığını savunarak, eğitime yeterince bütçe ayrılmamasının sonuçlarının Eskişehir’de görüldüğünü ifade etti.
Okul idareleri tarafından kayıt parası alınmasının hukuksal bir gerekçesinin olmadığını belirten Alkan, okullara yeterince ödenek gönderilmediğini ve okulların yardımcı hizmetli ihtiyacının karşılanmadığını söyledi.
Okulların kayıt bölgelerinin acilen güncellenmesi gerektiğini savunan Alkan, özellikle merkezi okulların kayıt bölgelerinde aynı sokakta bulunan bir binanın A okuluna, diğer binaların ise B okuluna kayıt yaptırmasının sistemi suistimallere açık hale getirdiğini ifade etti.
Velilerden çok sayıda şikâyet telefonu aldıklarını belirten Alkan, Bakanlık genelge yayımlasa da para toplama uygulamasının devam ettiğini ve bu konuda açılan soruşturmalardan da sonuç alınamadığını öne sürdü.
HUKUKÇU ATA: “EĞİTİM KAMUSAL BİR HAKTIR”
Eskişehir Halk Temsilcileri Meclisi Hukukçular İnisiyatifi Temsilcisi Avukat Mehmet Ali Ata ise Anayasa’nın 42’nci maddesinde devlet okullarında ilköğretimin parasız olduğunun açıkça belirtildiğini aktardı.
Ata ayrıca Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 1 No’lu Protokol’ün 2’nci maddesi, Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 28’inci maddesi ve Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 8’inci maddesinde yer alan fırsat ve imkân eşitliği ilkelerinin eğitimin kamusal bir hak olduğunu ve devlet güvencesi altında yürütülmesi gerektiğini teyit ettiğini söyledi.
Ata, mevcut eğitim sistemine yönelik eleştirilerde bulunarak, devlet okullarının yeterli kaynaklardan mahrum bırakıldığını ve “bağış” adı altında talep edildiğini ileri sürdüğü yüksek kayıt ücretlerinin “ne kadar para, o kadar eğitim” anlayışını ortaya çıkardığını savundu.
Ata, iktidarın eğitim politikalarıyla özel okulların oranının her beş okuldan birine çıkarıldığını, devlet okullarının ise kaderine terk edildiğini ve eğitim alanında tarikatların etkisinin arttığını öne sürdü.
Devlet okullarında kayıt sırasında yüksek miktarlarda para talep edildiği yönündeki iddialar, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde Eskişehir’de parasız eğitim, kayıt bölgeleri, okul bütçeleri ve denetim tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.



