İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Şube Başkanı Oytun Gökten, kentte yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gökten, kentsel dönüşümün siyaset üstü bir teknik zorunluluk olduğunu vurgulayarak, özellikle 1999 öncesi yapılan ve alüvyon zemin üzerinde bulunan yapıların öncelikli olarak ele alınması gerektiğini ifade etti. Kentsel dönüşüm adına atılan her adımı kentin geleceği adına kıymetli bulduklarını ifade eden Gökten, “Biz bu meseleyi tamamen siyaset üstü bir teknik gereklilik olarak görüyoruz; çünkü her yeni proje, insan yaşamını doğrudan koruma altına almak demektir. Kimin yaptığına bakmaksızın, her çalışmanın insan hayatına katkısını önemsiyoruz. Dönüşüm bazı mahallelere öncelik meselesi bakış açısına göre değişebilir; ancak bir yerden başlanıyor olması asıl değerdir. Teknik verilerimiz merkezdeki 8 katlı eski yapıların riskine işaret etse de, konuya mahalle veya sokak bazında baktığınızda her bölgenin kendine has ayrı bir durumu var. Bu yüzden Gündoğdu veya başka bir bölge fark etmeksizin yapılan her çalışma değerlidir ve bu tip projelerin sayısı mutlaka artırılmalıdır” diye konuştu.
ÇEKİŞMELER ZAMAN KAYBETTİRİYOR
Eski yapılaşmanın olduğu Porsuk etrafındaki yerlerin en öncelikli alanlar olduğunu vurgulayan Gökten, “Özellikle alüvyon zemin üzerindeki 1999 öncesi yüksek katlı binalarımız teknik olarak önceliğimizdir; fakat buraları dönüştürmek sadece mühendislik değil, aynı zamanda aşılması zor yasal ve hukuksal süreçleri yönetmeyi gerektiriyor. Yılmaz Hoca döneminden ilan edilen bölgelerin ilan sonrasındaki süreçleri malum. Bu zorlukların bilincinde olarak hareket etmeliyiz. Kentsel dönüşüm konusunun kesinlikle bir siyasi malzeme yapılmaması gerekiyor. Yapı protokolü kapsamında yaptığımız çalışmalarda, acilen incelenmesi gereken yaklaşık 5 bin bina tespit ettik. Bu binalar bizim teknik listemizde en üst sırada yer alan, detaylı incelenmesi gereken yapılardır. Ancak bu listede yer almak bir binanın kesinlikle yıkılacağı anlamına gelmediği gibi, listenin dışında kalan binaların da her türlü riskten tamamen muaf olduğu söylenemez. 6 Şubat depremlerinde acı bir şekilde gördüğümüz üzere, siyasi çekişmeler kente zaman kaybettirmenin ötesinde doğrudan insan canını riske atıyor. Deprem gerçeği kapımızdayken yapı stokumuzu bir an önce yenilemek için kurumlar arası tam bir uyumla harekete geçmemiz gereken bir seferberlik çağrısı olarak görmeliyiz” dedi.





