Eskişehir'de Yeniden Refah Partisi Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Kadir Çalışıcı ESTV ekranlarında yayınlanan ‘Adaylar Konuşuyor’ programına konuk oldu. Gazeteciler Tarkan Demir ve Murat Taşkın’ın gündeme dair sorularını yanıtlayan Çalışıcı Büyükşehir Belediye Başkan adayı olma sürecini ve Eskişehir için yapılmasını düşündüğü çalışmaları dile getirdi. Yeniden Refah Partisi’nin hızlı yükselişiyle ilgili yorumda bulunan Çalışıcı, “Bizim siyaseti ibadet gibi yapanlara ihtiyacımız var. Ben bunu Sayın Fatih Erbakan ve Yeniden Refah Partisi’nde gördüm” dedi.

“Türkiye Siyasi Olarak Çok Kirlendi”

“Hem Tepebaşı Belediye Başkanı Tacettin Sarıoğlu hem de kendisinin emekli maaşından başka geliri olmadığını dile getiren Kadir Çalışıcı İl Başkanı Osman Mandacı ‘Ben siyaseti ibadet diye yapıyorum. Ben evimi satıp sizi finanse edeceğim, sizi kimseye muhtaç etmeyeceğim’ dediğini ve hiçbir kuruluştan bir şey talep etmediklerini dile getirerek ‘Evelallah bizim İl Başkanı’mız var’ dedi. Çalışıcı siyasete girme sürecini aktararak, “Ben kısa bir süre MHP’de siyaset yaptım ama hiçbir siyasi partinin kapısına gidip beni aday yapın demedim. MHP teşkilatları çok istedi benim aday olmamı sonra Genel Başkan Devlet Bahçeli’ye teşekkür ettirerek aday olmama vesile oldular. Emekli olduktan sonra siyasi olarak önümü çok açık görmediğim için ben siyaseti bırakmak istedim. Üzerinden 7-8 yıl geçtikten sonra Sayın Fatih Erbakan beni arayarak “Yeniden Refah Partisi olarak parti teşekkül ettiriyoruz. Hem Aksaray’dan, hem Adıyaman’dan hem de Eskişehir’den sizin adınızı yoğun şekilde bana ilettiler. Sizi kurucu olarak görmek ve başkanlık yapmanızı istiyoruz” dedi. Ben de çok teşekkür ettiğimi fakat aktif siyasetten çekildiğimi söyledim. Milletvekili seçimlerinde tekrar ricada bulundular, tekrar nazikçe reddettim. En son Temmuz ayında Fatih Bey tekrar aradı ve yüz yüze görüştük. Ben kolay kolay lider beğenen biri değilimdir. Hem teorik hem de pratik olarak lider değerlendirebilecek vasfa sahibim. Şunu söyleyebilirim Fatih Bey çok nitelikli bir lider. Türkiye şu an siyasi olarak çok kirlendi. Türkiye’de ruhsal yorgunluğa uğramış siyasi bir yapıyla karşı karşıyayız. Yeniden Refah Partisi de çok yükselişe geçti. Fatih Bey’e verdiğim sözü tutmak adına bu siyasete katkıda bulunayım ve güç vereyim diye aday oldum. AK Parti yolsuzluk iddialarıyla gündeme geliyor. İnsanlarımız açlık sınırının altındalar. CHP’den vatandaşın beklentisi kalmadı, ümit vermiyor. Sayın Erbakan ortaya bir siyaset felsefesi koydu. Biz Erbakan’ın düşüncelerini yeni anlıyoruz. Onun felsefesini oğlu devam ettiriyor. Genç yaşta usta bir siyasetçi imajı çiziyor. Siyaseti ibadet gibi yapanlara ihtiyacımız var. Ben de bunu Fatih Erbakan ve Yeniden Refah Partisi’nde gördüğüm için katılmaya karar verdim” dedi.

“Baskı Değil, Sitem”

Gazeteci Murat Taşkın’ın “İktidar partisi yeniden refah partisini tehlike görüyor. Oyları böleceğini ve Yeniden Refah Partisi’nin muhafazakar kesimin iktidarı olabileceğini hesap ediyor. Gördüğü tehlike nedeniyle bir geri çekil baskısı yaşadınız mı?” sorusunu yanıtlayan Çalışıcı, “Ben bir baskı görmedim. Demediler, diyemezler de. İcazetle aday olacak değiliz. Ben zamanında da demiştim demokrasi kaldırıldı da haberimiz mi yok diye. Demokrasi varsa herkesin aday olma, parti kurma yetkisi vardır. O sitemler dostluklardan kaynaklanıyor. Tacettin Bey AK Parti’nin belediye başkanlığını yaptı. Tepebaşı Tacettin Bey’den sonra fetret devrine girdi, pek bir şey yapılmadı. O nedenle tekrar Tacettin Bey aday oldu. Tacettin Bey’e bu dostluktan kaynaklı sitemler olabilir ama buna baskı demek doğru değil” diye konuştu.

Eskişehirsporlu futbolcular gözyaşlarına hakim olamadı Eskişehirsporlu futbolcular gözyaşlarına hakim olamadı

“Vatandaş Valilik Görevimi Beğenmediyse..."

Belediye Başkanı adaylığı sürecindeki projelerinin sorulması üzerine Çalışıcı şu açıklamayı yaptı: “Öncelikle sorunlar bulunur ve göreve geldiğinde proje yapılır. Ben buradan ayağı yere basmayan projeleri açıklasam doğru olmaz. Proje hedeflerin ete kemiğe bürünmüş halidir. Projeler çevreyi, tarihi, kültürü esas almalı. Eskişehir’in halledilmesi gereken çok sorunu var. İyi idareci her şeyi bilen değil, iyi bilenleri göreve getiren idarecidir. Belediyeci gerekirse yurtdışından uzman getirerek çözüme gider. Mesela trafik problemi teknolojik bir çalışma gerektirir. Ulaşım altyapısı şehrin fiziki planlarıyla ve altyapısıyla uyumlu olmalı. Uzmanlar eşliğinde hangi kavşaklarda trafik tıkanıyor? Nasıl daha verimli hale gelir? Vatandaş teveccüh gösterir de göreve gelirsen projelendirilecek şeyler. Mevzuata uygun hale getirip, ihale yapar bitirirsiniz. O zaman ben de suyu bedava vereceğim, hatta üstüne para vereceğim diyeyim. Vatandaşın ferasetini küçük görmemek lazım. Bütün adaylar haklı olarak bu işi en iyi ben yaparım diyor. Ben de diyorum ki müsaade edin bu işi en iyi ben yaparım. Bunca yıl yurtiçi ve yurtdışı eğitimlerimiz, bu iş için eğitilmişiz. Benim şansım  6 yıl valilik yapmış olmam sayesinde vatandaş beni değerlendirebilir. Nasıl valilik yaptıysam öyle başkanlık yaparım. Vatandaş valilik görevimi beğenmediyse oy vermesin.”

Eskişehirspor’a geçmiş dönem desteklerinden bahseden Çalışıcı, “Nebi Bey’in Eskişehirspor başkanlığında da desteklerim vardır. Nebi Bey’de iyi bir başkanlık yaptı. O dönem bütün sıkıntıları ben çözdüm. Her sıkıntıda beni bulurlardı. Kriz çözme merkezi bendim” diyerek geçmiş dönemlerde Eskişehirspor’a yaptığı otobüs bağışını da anlattı. Çalışıcı, “Eskişehir’e Aksaray’dan tayinim çıktığında çok sevinmiştim. Çünkü Eskişehir benim anavatanım. Tayinim çıktığında Eskişehirspor kötü bir durumdaydı. Yönetim istifa etmişti. Buraya geldiğimde Eskişehirspor’u görkemli günlerine nasıl kavuştururum düşüncem vardı. Arkadaşlar dert yandı. “Allah Ahmet Berberoğlu’ndan razı olsun. Bize otobüs gönderdi. Deplasmana öyle gidiyoruz” dediler. Bana da çağrışım yaptı. Aksaray’da bir araba  markası var. O marka yurt dışına taşınacakken ben bir problemlerini çözmüştüm. Bir gün bana geldiler ve buradan makamınıza bir otomobil beğenin dediler. Ben marka bir makam aracı kullanmadım. Başkası olsa atlardı belki ama ben lükse binsem örnek olamazdı. Lüksten kaçınmamız lazım dedim ve kabul etmedim. ‘Bir gün kamu hizmeti olur ben bu hakkımı kullanabilir miyim?’ Dedim. Sonrasında ben onu arayıp bu hakkımı bir otobüs isteyerek kullandım. Hemen gönderdiler ve Eskişehirspor’un büyük bir sorunu ortadan kalktı. Belediye başkanı kentin amiri değil abisidir. Bu kentte bir abi noksanlığı var Eskişehirspor için bunu Yılmaz Büyükerşen yapmadı. Ben vali olduğum dönemde bu eksikliği gidermeye çalıştım. Bu kentin insanları işletmeci, tüccar, yasal yollardan para kazanıyor. Başka takımlarda belki kara para aklamaları vardır ama Eskişehir’de bir devlet büyüğü bu işe el atıp sporu tabana yaymalı. Anadolu takımları iyi yönetilmiyor ve burada bir sistem değişikliği gerekiyor. Büyükşehir Belediye Başkanlığı vazifesine gelebilirsek benim çok güzel hayallerim var. Eskişehirspor Barcelona takımı gibi futbol ve sporla anılsın istiyorum. Barcelona’ya birçok turist gidiyor burada neden olmasın. ” diye konuştu.

Son olarak Eskişehir’in Tepebaşı İlçesine bağlı Kızılinler’in termal su kaynağıyla ilgili fotoğraflar gösteren Çalışıcı, termal turizmin Türkiye’de ciddi bir sektör olduğunu ama Kızılinler’in bu konuda yetim kaldığını dile getirdi. Çalışıcı şu sözleri aktardı: “Eskişehir’in altında termal deniz var. Atilla Bey’le biz yurt dışına termalleri incelemeye gittik. Münih’teki suyun sıcaklığı 28 derece ve 24 milyon lira ciro yapıyor. Kızılinler 52 derece. Kızılinler’in projeleri yapılmış ve onaylanmış. Yatırımcıya yer tahsisi yapılacak vaziyette bıraktım. Yatırımcı korkar, ona destek olmak lazım” şeklinde konuştu.

Muhabir: SÜMEYRA BALCI