Gündoğdu’da dertler bitmiyor Gündoğdu’da dertler bitmiyor
Mahalleli imar istiyor
Yeşiltepe Mahallesi sakinlerinin kat artırımı isteğini aktaran Açıkgöz, yaptırım mercii değil, müracaat mercii olduklarını söyledi.
Sebahattin Aslan'ın muhtarlığı döneminde Tepebaşı Belediyesine kat artırımı için başvurulduğunu anlatan Açıkgöz, konuyla ilgili şunları söyledi: 'Aradan yaklaşık 3 yıl geçtikten sonra benim muhtarlığım döneminde yanıt geldi. 'Mahallenizin sosyal donatı alanları yetersiz ve yolları dar olması nedeniyle imar mümkün değil' denildi. Büyükşehir Belediye Başkanımız Yılmaz Büyükerşen, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ile birlikte seçim çalışmaları kapsamında mahallemizde bir kahveye ziyarete geldi. Bende muhtar adayı olarak Başkanımıza 'Yeşiltepe'nin imar sorunu ne olacak?'diye sordum. 'Senin Belediye Başkanın Ahmet Ataç bu işi onunla çözeceksin' dedi.

Bu noktaya nasıl geldik anlamadım
Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen'den aldığı cevap üzerine Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ile iletişime geçtiğini aktaran Açıkgöz, 'Sayın Ahmet Ataç ile karşılaştığım her yerde imar sorunumuzuhatırlattım. 2015 yılında Sayın Ataç ile görüştük, '2012'den bu yana 3 yıl geçmiş, 3 yıl daha beklememeliyiz, bu sorun normal bürokrasi ile çözülmeyecek. İster sizinle, ister ekip arkadaşlarınızla bu problemi çözelim' dedim. 2016 yılında Ak Parti meclis komisyonu adına Mustafa Önder Yeşiltepe'nin imarı ile ilgili bir gündem maddesi hazırladı. Çözüme çok yaklaşmışken bu noktaya nasıl geldik bende anlamadım' diye konuştu.

Cebinden para koyup ev sahibi olamazlar
Katıldığı televizyon programında Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Engin Çakmak'ın,'Yeşiltepe halkı rahat olsun. En kısa sürede gereğini yapacağız' sözleri için Açıkgöz,'Kesinlikle Engin Beye güveniyorum. Bu sözü vermişse yetki almıştır. Benim mahallelimin cebinden delikli kuruş çıkmaması, yerlerinden oynatılmaması, bize maketler getirilmemesi şartıyla her türlü projenin altına imza atarız. Çünkü burada oturan vatandaşlarımın yüzde 30'u kaymakamlıktan gelen kömürle ısınıyor. Evini nakit karşılığı verip üzerine cebinden para koyarak ev sahibi olabilecek durumda değil.'

Çatısı çöktü, şans eseri yaralanmadı
Parkinson hastası Rahime Toptancı yağmurlar nedeniyle çatısı çöktüğünde şans eseri yaralanmadığını aktaran Toptancı'nın damadı İdris Kaplan konuyla ilgili şunları söyledi: 'Yokluk içerisinde kişiler kendileri yaptılar bu mahalledeki binaları. 1969-70 yıllarında yarısı kerpiç yarısı briketten yapılmış binalardan birisi burası. Parkinson hastası kayınvalidem hayatını burada sürdürüyordu fakat yağmur nedeniyle kayınvalidemin uyuduğu kanepenin bulunduğu yerden çatısı çöktü. Şans eseri kayınvalidem sabah namazını kılmak için uyandığı için zarar görmedi. Kalkmadan önce çökmüş olsaydı Allah korusun çatıdan düşen yapı malzemeleri nedeniyle büyük bir facia ile karşılaşabilirdik. Buradaki şartlarda yaşama şansı olmadığı için kayınvalidemi kayınbiraderim kendi evine götürdü. 2 çocuğu ve eşiyle yaşadığı 2+1 eve birde annesini götürmek zorunda kaldı.' Kaplan, daha iyi şartlarda yaşamak için imar probleminin çözüme kavuşması gerektiğini ifade etti.

Kendimiz yapmaya gücümüz yetmez
Oturduğu evin Yeşiltepe'ye yapılan dördüncü ev olduğunu dile getiren Ahmet Yıldırım, binalarını yenilemek istediklerini fakat buna maddi gücünün yetmeyeceğini dile getirdi. Yıldırım, '1957 yılında Yeşiltepe'den babam arsa almış. 1958'de de binayı yaptık. Halen evimin duvarları kerpiçten. 1971-72 senesinde yine kerpiçle tadilat yaptım eve. Yapmasam üzerime çökecekti. 6 yaşında geldim buraya yaş 66 hala buradayım. 9 yaşında okula başladım. Çünkü civarda okul yoktu. Gençliğim tuğla ocaklarında geçti. İlkokula başlarken çırak olarak tuğla ocaklarına da başladım. Kat mülkiyeti gelirse binalarımızı yenilemek istiyoruz. Kendimiz yapmaya gücümüz yetmez o yüzden kat karşılığı müteahhite vereceğiz. SSK emeklisiyim gelirim sınırlı. Gençlikte olsa dökerdim, yapardım ama şimdi yaşımda geçti. Kendi işimi anca görüyorum' dedi. Mahalle sakinlerinden Halil İbrahim Aslan ise şunları söyledi: 'Bizim durumumuz iyi değil. Eskinin değimiyle orta direğiz. Biz burayı yıkıp yenisini yapamayız. Kat artırımı gelirse müteahhit bize bir daire verir. Kentsel dönüşüm olursa bizim gücümüz yetmez. Bizim elimizden evimizi alırlar, 3-5 kuruş para verirler biz Bozdağ'a gideriz.' 63 senedir Yeşiltepe'de ikamet eden Bilal Yavuz, 1983 senesinde Yeşiltepe'den 280 metrekare arsa aldığını söyledi. Arsayı aldığı yıllarda imar sorunu olmadığını belirten Yavuz, 'Ben bu hakkımı istiyorum. Tramvay hattından bazı semtler nasıl yararlanıyorsa bizde yararlanmak istiyoruz. Nasıl Vişnelik'teki, Deliklitaş'taki vatandaş imar parası veriyorsa Yeşiltepeli de veriyor. Ben evimi planlı, projeli, sigorta ödeyerek yaptım. Kişilere kesinlikle peşkeş çekemem' diye konuştu.

'Kentsel dönüşüm hiçbir vatandaşa zarar getirmez'
Mahallelinin genel görüşü kentsel dönüşüm ile mağdur olacakları yönünde olsa da onlarla aynı fikirde olmayanlarda var. Programda söz alarak konuşan Ahmet Saraç şunları söyledi: 'Çevremizdeki mahallelere baktığımızda Esentepe, Sütlüce kat artırımı verilmiş bölgelerde, 10-12 metre sokaklar var. 15 metre binanın 20 metre gölgesi var, karşı daireye güneş girmiyor. Halkın yaşam düzeyini, kalitesini artıracak daha önce kurulmuş konutlardaki vatandaşları da mağdur etmeyecek proje gerekiyor. Kentsel dönüşümün hiçbir vatandaşa zarar getireceğini düşünmüyorum. Türkiye'nin başka illerinde de yapılmış kentsel dönüşüm projeleri var, insanlar oturuyor. Engin Çakmak televizyon programında insanların cebinden para çıkmadan yeni evlerine kavuşacağı proje hazırladıklarını söylediler. Buradaki insanların çocuklarına iyi bir eser bırakacaklarsa bu konuyu iyi düşünmeleri gerekiyor. Sadece maddi çıkar doğrultusunda olmamalı.'

Reha Öner
'Bize deniliyor ki sokaklarınız dar. Biz yapmadık bunu, siz izin verdiniz. Alt yapı ufacık borularla yapıldı, sürekli tıkanıyor. Elektrik hattı, örümcek ağı gibi. Yeni yerleşim yerlerini imara açmadan önce alt yapı çalışmaları yapılsın. Elektrik, doğalgaz, su hatları döşensin, hastane, karakol, okul, cami ne yapılacaksa yerleri önceden belirlensin imara ondan sonra açılsın ki böyle problemler yaşanmasın. Millet dişinden artırıp bir ev yaptı, o da ne olur ellerinden alınmasın. Şu an 3-4 katlı binalar var. Halen yapımı devam edenler var. Madem kentsel dönüşüm yapılacaktı onlara neden izin verildi? Bu evlerin sahiplerine de 1 ev mi verilecek?'
Servet Ser
'Herkesin mutabık olduğu konu da kat artırımıdır. Kentsel dönüşüm ya da ada bazında dönüşüm Yeşiltepe adına olumsuz sonuç verecektir. Ada bazında dönüşümde, tüm binaların yıkılarak yerine yüzde 65'ini kapsayan alan konut diğer bölümleri sosyal veya yeşil alan için ayrılacaktır. Yine imar projesine evi uygun olan kişi buna kesinlikle olumlu bakmayacak. Bu da komşuyu komşuya düşürecektir. Dolayısıyla böyle bir proje Yeşiltepe için uygulanamaz. Sokakların darlığından bahsediliyor bu tamamen bahanelerin arkasına saklanmaktır. Alalım metreyi Sütlüce'nin, Şirintepe'nin sokağını ölçelim eğer 10 cm fazlaysa peki kabul ediyoruz diyelim. Yeşiltepeliler'de herkes gibi vergisini ödüyor ancak belirli noktalarda ayda bir temizlik yapılıyor. Bu kapsamlı olarak tüm sokaklara yayılmalı ve herkes ödediği verginin karşılığını almalıdır.'
Nevzat Temel
Mahallemizin imar sorunu var. 3-5 kişinin istediği bir şey değil bu. 3-5 müteahhidin yönlendirmesiyle de ortaya çıkmadı. Bizim evlerimiz 50 yıllık evler büyük bir depremde 10 binlerce Yeşiltepeli bu evlerin altında kalacak. Bunun için sağlam evlere geçmek istiyoruz.
Tevfik Yaşar
Yeşiltepe'de genç kalmadı. Dükkanlar küçük olduğu için mahalleyi terk eden esnaflar var. 8-10 katlı sitelerden bahsediyorlar, bu mahallede böyle bir sitenin aidatını ödeyebilecek yok.
Musa Açık
İnsanlar iyi şeylere layıktır. Biz insan değil miyiz diye soruyorum kendime.

'Büyükerşen'den özür dilerim'
Yaşanılan yanlış anlama nedeniyle istenmeyen olayların yaşandığını hatırlatan Açıkgöz, 'Sayın hocam Yılmaz Büyükerşen'den çok özür diliyorum. Engin Bey (Çakmak) orada bir hata yapmış. Sayın hocam bana taziye ziyaretine gelecekmiş, keşke bana Engin Bey, Yılmaz Hocamın taziye ziyaretine geldiğini, ziyaretinin imarla alakalı olmadığını söylemiş olsaydı. O zaman sadece ailem ve azalarımla ağırlardım. Asla böyle bir kargaşaya izin vermezdim. Taziye ziyaretine gelen hocama inceliğinden dolayı teşekkür ederim, olaylardan dolayı da kendinden çok özür dilerim.
///

'4 aydır Validen randevu bekliyorum'
İnönü Ovası koruma alanı içerisinde kaldığı gerekçesiyle Yeşiltepe Mahallesinin Çoraklı mevkii birçok hizmetten mahrum kalıyor. Mahallenin bir tarafı imar sorununu konuşurken diğer taraf alt yapı problemlerinin çözülmesini bekliyor.
Açıkgöz, mahallede imar tartışmaları sürerken, Çoraklı mevkiinde bazı evlerin hala doğalgazının olmadığına dikkat çekti. O bölgede yaşayan vatandaşların mağduriyetlerini dile getirebilmek için Valilikten 4 aydır randevu beklediğini aktaran Açıkgöz şöyle konuştu:'Bir tarafta daha kaliteli bir yaşam ararken öbür tarafta benim vatandaşımın hala doğalgazı yok. Çoraklı mevkiinde ortalama 250-300 hane var. Devlet bu bölgeye elektrik vermiş. Belediyeler su vermiş. Yeterli seviyede olmasa da hizmet götürüyorlar. Temizlik vergisi alınıyor. Ne hikmetse doğalgaz bağlanacağı zaman burası tarım arazisi görünüyor. 2017'nin Ekim ayında Valilikten bir yazı geldi, bu bölgenin İnönü Ovası koruma alanı sınırları içerisinde kaldığına dair. Valilikten 4 aydır randevu bekliyorum, Çoraklı mevkiini konuşabilmek için.'

Bin TL elektrik faturası geldi
Çoraklı mevkiinde yaşayan Ender Çelik, ailesiyle birlikte soba zehirlenmesi geçirdiği için elektrikli kombi taktırmak zorunda kaldığını anlattı. Bu seferde bin TL'lik elektrik faturasıyla karşı karşıya kaldığını aktaran Çelik şunları söyledi: 'Doğalgazımız yok. Alt yapımız yok. Kanalizasyon sokağın başında, telefon telleri ağaçların arasından geliyor. Elektriklerimiz, telefonumuz kesiliyor sürekli. Komşumuz koah hastası soba dumanı nedeniyle sıkıntı yaşıyor. Elektriğimizi, vergimizi ödüyoruz, üstümüze düşen her şeyi yapıyoruz ama kanalizasyonu oradan buraya getirtmediler. 2 ayda bir vidanjör parası veriyoruz. Doğalgazımız yok. Ailem iki kez soba nedeniyle zehirlendi. Bende elektrikli kombi almak zorunda kaldım. Bu seferde elektrik faturası çok yüksek geliyor. Aldığımız maaş belli 3 tane çocuğum var, maaşımın yarıdan fazlasını elektrik faturasına veriyorum. Yetkililerden yardım rica ediyorum. Buralara gelsinler, görsünler ona göre değerlendirmeye alsınlar.' 13 yıldır Çoraklı'da oturduğunu dile getiren Ahmet Ege, 'Ne alt yapımız var ne doğalgazımız var nede zamanında çöpçü geliyor. Defalarca aramamıza rağmen kimsenin de ilgilendiği yok. Doğalgazımız yok. Diyorlar ki tarım arazisi ama biz mesken olarak vergi ödüyoruz. Temizlik şirketi kimse zamanında geldiği yok, her yer çöp dolu. Kenar semt diye bize bakan yok biz burada üçüncü sınıf vatandaş gibi yaşamaya çalışıyoruz. Çevremizde büyük baş hayvancılık yapılmakta, koah hastası olmam nedeniyle yayılan kokudan rahatsız oluyorum. Zabıtaya, Büyükşehir Belediyesine yazı yazdım bugün valiliğe de göndereceğim. Bu büyükbaş hayvanların burada olmayacağını görsünler. Gideceğiz de nereye gideceğiz? Yeter artık' dedi.
Ramazan Köse
'Bizde insan gibi yaşamayı hakkediyoruz. Bu ülkeye vergimizi veriyoruz, askerliğimizi yaptık ama hizmet alamıyoruz. '
Merve Demir
'Sobalı evde çocuğumu salıp rahatça gezdiremiyoruz. '
///

'Yeşiltepe'nin girişi kapatıldı'
Çevre yolunun yapımı ile mahallelerine giriş ve çıkış yollarının kapandığına işaret eden Açıkgöz, bu sorunun çözümünün hala mümkün olduğunu söyledi. Açıkgöz, 'Çevre yolu yapıldığında keşke mahallelinin bugün ki gibi bilgisi olsaydı Yeşiltepe'nin girişi kapanmasaydı. Bugün engelli vatandaşlarım çarşıya inmek için akülü yada itmeli tekerlekli sandalye ile uzun yollar kat ediyor. Yanan kahvenin önünden giren batçık keşke üniversitenin önünden çıkmış olsaydı. Bugün bunları konuşmak için geç mi? Asla hiçbir şey için geç değil. Bugün bunların tamiri mümkündür. Benim vatandaşımın şehir merkezinde, Bahçeli'de, Tunalı'da Ömerağa'da, Bağlar'da yaşayan vatandaştan hiçbir farkı yok' dedi.
///

'Kanala evlatlar vermekten utanıyorum'
Yıllardır birçok insanın ölümüne neden olan sulama kanalına çözüm bulunmadığını vurgulayan Açıkgöz, kanalın etrafında güvenliğin de yetersiz olduğunu söyledi. Açıkgöz, 'Her yıl kanalın içine evlatlar vermekten utanıyorum, üzülüyorum. 2,5-3 kamyon çöpün altından Tepebaşı Belediyesi'nin kepçeleri ile 10 yaşındaki çocuğu çıkardık. Kanalın temizlenmesi de, Çoraklı'ya doğalgaz gelmesi de, yollarımızın açılması da bunların hepsi Yeşiltepe'ye verilecek imardan sonra çözülecektir. O zaman halk daha güçlü olacaktır' diye konuştu. 'Kanal şu anda pislik içinde' diyen mahalle sakinlerinden Halil İbrahim Aslan sözlerine şöyle devam etti: 'Benim çocukluğumda balık tutulurdu oralarda. Şimdi oraya fosseptik karışıyor. Yazın kokuyor. Güvenlikte yetersiz, bir karış demir var bazen onları da hurdacılar çalıp satıyor. Buraya da çözüm bulunmasını istiyoruz.'