Europen 09 2022 Desktop

Hüseyin Güven

SARIKÖY İSTASYONU – 3

26 Ağustos 2022 00:01
A
a
Ülkemizde Edebiyat Kürsüsünün gerçek kurucusu olarak kabul edilen Mehmet Kaplan’ın ifadesiyle; ‘Tiren yüzlerce yıllık durgun hayatını sürdüren bu Anadolu köyüne modernliğin büyüsünü yayar.’ 16
 
Nihayetinde, köyün 1900’lerin başından itibaren demiryolu sayesinde çevrenin ticaret merkezi niteliğinde olması, tarım ve tarım ürünlerinin ulaştırılması imkanları ile oluşan istihdam olanağı köye büyük bir canlılık kazandırmıştır. Bu nedenle, bahsedilen süreçte Yunusemre, başta Mihalıççık ve Sivrihisar köylerinden göç almış, demiryollarında çalışmak üzere şehir dışından gelenlerle birlikte nüfus gelişmiş, bunun neticesinde 1940’larda bir eğitmen atanmasıyla başlayan okullaşma süreci 1970’lere gelindiğinde Ortaokul düzeyinde eğitim aşamasına geçmiş, 1960’lı yıllarda halen sinema salonunun bulunduğu kültürel canlılık bunlara eşlik etmiştir.
 
İSTİKLAL HARBİ DÖNEMİ…
 
Bu sırada 1. Dünya Savaşı bitmiş, İstiklal Harbi başlamıştır. 21 Temmuz 1921 tarihinde, cephe karargâhı Sarıköy’e (Yunusemre) nakledilmiştir. Muharebe boyunca kuvvetlerimiz büyük kayıp vermiş, bunun neticesinde 26 Temmuz tarihinde Batı cephesinde bulunan kıtalar tamamen Sakarya Nehrinin doğusuna alınmıştır. Mihalıççık’ta ise sadece bir grup asker kalmıştır. 15 Ağustos sabahı Yunan askerleri İlçe merkezine girmiş ve ilçe işgal altına alınmıştır. Yunan ordusu Porsuk Çayının üzerine köprü yaparak Sarıköy’ü de işgal etmiştir.
 
En nihayetinde, 20 Eylül 1921 günü 3. Kolordunun 33.Süvari Alayına bağlı Türk askerleri Yelkentepe sırtlarını tutan Yunan Tümenini geri püskürterek halkın sevinç gözyaşları arasında Mihalıççık’a girmişlerdir.17
 
16 Mehmet Kaplan, “Mukaddes Uçurum”, Hareket Dergisi, Fikir, Ahlak, Sanat, Yıl: 2, Sayı: 26, Nisan 1949, s.2.
17 Eskişehir Valiliği, Mihalıççık.http://eskisehir.gov.tr/mihaliccik
 
SAKARYA UÇAĞI…
 
Dr. Selim Erdoğan arşivi.
 
https://twitter.com/HarpCografyasi/status/1291308784791560195/photo/1
 
Sakarya Meydan Muharebesi sırasında eldeki bir, bazen iki uçakla keşif görevleri kısıtlı imkânlar içerisinde gerçekleştirilmiştir. Sakarya Meydan Muharebesinden sonra 27 Eylül 1921’de II. Tayyare Bölüğü takip kollarıyla beraber Malıköy Tayyare Meydanı’ndan Sarıköy’deki Tayyare Meydanına intikal etmiştir.
Böylece Yunan birliklerinin yakın bir meydandan havadan keşif ve takibinin yapılması amaçlanmıştır. Bu sırada tayyare bölüğünün Sarıköy Tayyare Meydanı’na intikalinden bir gün önce Yunanlara ait Fransız yapımı 80
beygir gücünde ve saatte 150 kilometre hız yapabilen teknik özelliklere sahip bir keşif ve bombardıman uçağı mecburi iniş yapmıştır. Sağlam olarak ele geçirilen bu uçağın mürettebatı esir alınmıştır.
 
Esir alınan mürettebatın hayatta olduklarını belirten bir mektup, aynı gün yapılan uçuşla Yunan karargâhı üzerine atılmıştır. Uçak Yunanlara karşı kullanılmak üzere Cephe Uçak Bölüğüne gönderilmiştir. Bu ganimet uçağa Sakarya Meydan Muharebesi zaferi nedeniyle ‘Sakarya’ adı verilmiştir.
 
Uzun süre II. Tayyare Bölüğünde hizmet gören “Sakarya” uçağı, 22 Temmuz 1922 tarihinde girdiği hava muhaberesinde düşmüş ve kullanılamaz durumda olduğu için kal edilmiştir.18
 
Takip harekâtı esnasında, aynı gün, Cephe Bölüğü, ileri harekata devam eden birlikler ile yakından işbirliğinde bulunması için 27 Eylül 1921’de Sarıköy meydanına intikal ettirilmiştir.19
 
Esasında köydeki uçak pistinin inşası da ilginçtir. Ordunun elinde hiç araç-gereç yoktur. Pist yapımı için öncelikli olan silindir bile.
 
Turgut Özakman Şu Çılgın Türkler adlı eserinde bu durumu şöyle anlatır:
 
“Toprağı ıslatıyoruz, keçeciler gibi oynaya oynaya sıkıştırıyoruz. Bunu iki-üç kez tekrarlıyoruz. Taş gibi pistoluyor.”20
 
FEVZİ ÇAKMAK’IN GELİŞİ…
 
İstasyonu ziyaret edenler arasında Fevzi Çakmak da vardır. Fevzi Paşa anılarında, Eskişehir’den yola devam ediyoruz (27 Nisan 1920 sabahı). Beypazarı üzerinden gelerek Mihalıççık kasabasını ele geçiren âsilerden bir kısmı, Sarıköy’e kadar sarkmışlardı. Sarıköy’e gelince âsilerin ileri gelenlerinden bir kaçını çağırtarak kendileriyle konuşuyorum. İstanbul’dan geldiğimi, İşgal Ordusu’nun vaziyetini, yaptıklarını ve padişahın aciz vaziyetini, bütün fetvaların ve beyanatın hep düşman yalanı olduğunu ve hep birlik olarak İstanbul’u ve padişahı kurtarmamız gerektiğini anlatıyorum. Bu sözlerime kanarak ve bizi de kuvvetli görerek, biraz da Göynük üzerine ilerleyen çetelerimizin ve Ankara’dan Beypazarı’na sevk edilmiş olan Arif Bey kumandasındaki kuvvetlerimizin hareketlerinden ürkerek âsiler çekilip gidiyorlar. Uzaktan istasyon civarındaki tepelerden Mihalıççık’a doğru çekildiklerini de görüyoruz. 21 demektedir.
Fevzi Çakmak’ın ifade ettiği isyan Beypazarı’ndan Mihalıççık’a kadar ulaşan ve Mustafa Kemal’in Meclis kürsüsünden “Mihalıççık’ta, 25 Nisan günü hariçten gelen usâtın tecavüzüne uğrayan namuslu ve hamiyetli insanlar silâha sarılarak bu gelen serserileri tevkif etmişlerdir. Kuvvetlerimizden bir miktarını şarka,
Sarıköy istasyonuna indirdik, Mihalıççık’a gönderdik. Değerli bir zabitin kumandasındaki bir kuvvet, arz ettiğim kahraman insanları takviye etti, Beypazarı’ndaki askerin bakiyesi usatı kâmilen dağıttı.”22 dediği isyandır.
 
19 Saim Besbelli18 Davud Kapucu, Milli Mücadele Döneminde Yunanlardan Ele Geçirilen Ganimet Tayyareler, Ağrı İbrahim
Çeçen Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt:7, Sayı:1, 2021, s. 116.
, Türk İstiklal Harbi, Deniz Cephesi ve Hava Harekatı, Cilt V, Genelkurmay Başkanlığı Harb
Tarihi Dairesi, Ankara 1964, s. 164
20 Turgut Özakman, Şu Çılgın Türkler, Bilgi Yayınevi, Ankara, 2005, s.151.
21 Derya Genç Acar, Mareşal Fevzi Çakmak’ın Milli Mücadele, Kurtuluş Savaşı ve Atatürk’e İlişkin Konuşma,
Demeç ve Söyleşileri, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi Arşiv Cilt 22, Sayı 64, 65, 66, s. 320, 321.
22 T.B.M.M. Gizli Celse Zabıtları (! Mayıs 1336/1920 Cumartesi, 4. celse), I, s. 5.
 
BÜYÜK TAARRUZ KARARI…
 
Büyük Taarruzun son kararının verilmesinde de Sarıköy’ün yeri olmuştur.
 
Başkomutan Mustafa Kemal Paşa Türk ordusunun ihtiyaç ve noksanlarının tamamlanmak üzere olduğu günlerde Büyük Taarruz kararını vermiş, Erkan-ı Harbiye-i Umûmiye Reisi Fevzi Paşayla görüştükten sonra Adapazarı ve İzmit yöresine yapacağı gezi için Ankara’dan hareket etmişti.
 
Başkomutanın bu gezisinin amacı Kocaeli Grubunu denetlemekti.
 
Gezi, ayrıca Mustafa Kemal Paşayla annesi Zübeyde Hanımı kavuşturmak,
Anadolu’da Türklerin Hıristiyanlara zulüm yaptıkları propagandalarının yoğunlaştığı bir sırada, Türk dostu Fransız edibi Claude Farrere ile buluşmasını sağlamak gibi amaçlara da hizmet etmişti.
 
11-12 Haziran gecesi gece yarısından sonra özel bir trenle Ankara’dan ayrılan Mustafa Kemal Paşanın maiyetinde Bolu mebusu Cevat Abbas Bey, Hariciye Vekaleti Hukuk Müşaviri Münir Bey, Başyaver Salih Bey, Yaver Muzaffer Bey, Erkan-ı Harbiye İrtibat Zabiti Şükrü (Şükrü Ali) Bey ve Riyaset-i Kalem mahsûsundan Memduh Bey bulunuyorlardı.
 
 
Mustafa Kemal Paşa, Milli Müdâfaa Vekili Kazım Paşayı da beraberinde Sarıköy, istasyonuna kadar götürmüş, buraya davet ettiği cephe komutanı İsmet Paşanın da katılmasıyla yapılan görüşmelerde genel taarruzun Ağustos sonlarında yapılabileceği anlaşılmıştı. Görüşmelerde, taarruz hazırlıklarının süratle tamamlanması da kararlaştırılmıştı. Mustafa Kemal Paşa ve maiyeti Sarıköy’den sonra yolculuklarına otomobille devam ederek
ertesi geceyi Nallıhan’da geçirmişler, bu vesileyle kurbanlar kesilerek dualar edilmiş, fener alayları düzenlenmişti.23
 
Mustafa Kemal, Büyük Taarruz kararının alınmasını Nutuk’ta;24
 
‘Ankara’da Erkanı harbiyei Umumiye Reisi Fevzi Paşa Hazretleriyle görüştükten sonra, o zaman Müdafaai Milliye Vekili bulunan Kazım Paşa Hazretlerini Sarıköy istasyonuna kadar beraber götürerek, oraya davet ettiğim Cephe Kumandanı İsmet Paşa Hazretleriyle birlikte taarruz için hazırlıkların süratle tamamlanması hakkında kararlar aldık.’ biçiminde ifade eder.
 
23 Sabahattin Özel, Atatürk'ün Büyük Taarruz Öncesinde Adapazarı-İzmit Gezisi (12-24 Haziran 1922), İstanbul
Üniversitesi Yakın Dönem Türkiye Araştırmaları Dergisi, Sayı:5, 2004, s.145, 146.
24 Atatürk, Nutuk, Kaynak Yayınları, 2015, s. 507.
 
İSMET İNÖNÜ’NÜN ANKARA YOLCULUĞUNDA…
 
Esasında, soyadını Eskişehir’in İnönü ilçesindeki ‘makus talihin yenildiği’ muharebelerden alan İsmet Paşa’nın Milli Mücadeleye katılmak üzere İstanbul’dan Ankara’ya intikali için yaptığı zorlu yolculukta da
Sarıköy’ün yeri vardır.
 
Albay İsmet Bey, İstanbul’da Mebuslar Meclisi’nin toplanmasından birkaç evvel Anadolu’da neler olduğunu görmek için Ankara’ya Mustafa Kemal’in yanına gitmeye karar vermiştir. Resmi makamlardan izin almaksızın trenle İstanbul’dan hareket eden İsmet Bey, 8 Ocak 1920 günü Ankara’ya ulaşmıştır. Mustafa Kemal
Paşa, o dönemde karargah binası olarak kullandığı Ziraat Mektebi binasında İsmet Bey’i sevinçle karşılamıştır.
 
İsmet Bey, bu dönemde Heyet-i Temsiliye adına günlük haberleri izlemeye ve onlara ait olan işlemleri yapmaya başlamıştır. Özellikle İsmet Bey, o tarihlerde Osmanlı Mebusan Meclisi’nde oluşturulacak Grub’un programına
dair çalışmalarda da katkı sağlamıştır. Ankara’da bir ay kalan İsmet Bey, Mustafa Kemal Paşa ile işgale karşı Kuvay-i Milliye ile ve milis niteliğindeki kuvvetlerle sonuca varılamayacağı konusunda fikir birliğine varmıştır.
Bu arada İstanbul’da Mersinli Cemal Paşa’nın İngilizler’in baskıları sonucu Genelkurmay Başkanlığı’ndan ayrılması üzerine onun yerine gelen Fevzi Paşa, İsmet Bey’den Başkent’e dönmesini istemiştir.
 
Albay İsmet Bey, davete icabet etmezse askerlikten istifa etmek zorunda kalacağı için Mustafa Kemal ile yaptığı görüşmede çağrıya uyma kararı alınmıştır.25
 
İnönü’nün Ankara’ya ikinci ve kat’i gelişi ise İstanbul’un işgalinin hemen ertesidir. İsmet Bey, 16 Mart 1920 tarihinde İstanbul’un İngilizler tarafından işgal edilmesinden sonra gelecekte neler olabileceğini düşündüğü sırada 19 Mart tarihinde evine gelen Saffet Bey’den Mustafa Kemal’in kendisini Ankara’ya çağırdığını haber aldığını belirtmiştir. Davet üzerine derhal yola çıktıklarını anlatan İnönü, trenle Maltepe’ye geçtiklerini ve ardından da Yenibahçeli Şükrü Bey’in idare ettiği bu merkezden sonra er elbiseleriyle Anadolu’ya geldiklerini söylemiştir.
 
SARIKÖY İSTASYONU – 4
 
İsmet Bey’in yolculuğu tam 20 gün sürmüş ve 9 Nisan 1920 günü beraberinde Celalettin Arif Bey de olduğu halde Ankara’ya ulaşmıştır.26
 
Hey’et-i Temsiliye nâmına, XIV. K.O.K. Yusuf İzzet Paşa’ya verilen malümata göre, “Meclis-i Meb’usan Reisi Celâleddin Arif Bey, Mebuslardan İsmail Fazıl Pașa, İbrahim Süreyyâ, Rebid, (Keskinli) Rıza, erkân-ı harbiye kolağalığından emekli Nevres, erkàn-ı harbiye miralayı Kâzım, kaymakam Seyfi, Binbașı Şevket, Üsküdar Özbekiye Tekyesi Şeyhi Atâ, Polis memurlarından Manastırlı Nuri ve kıymetli kumandanlarından İsmet (İnönü)”, 23 Mart gecesini, İzmit’in 22 km kuzey-doğusundaki Tekkenișin’de geçirmișlerdi. Şübhesiz ki, bu kafilenin zikre șayan ve tarihi misyonu omuzlamış iki yolcusu; Meclis Bașkanı
Celâleddin Arif ile er kıyafetindeki İsmet Bey idi.27
 
25 Şerafettin Turan, İsmet İnönü, Yaşamı, Dönemi ve Kişiliği, Ankara, Kültür Bakanlığı Yayınları, 2000, s.19,20.
26 İsmet İnönü, Hatıralar, 1. Kitap, Ankara, Bilgi Yayınevi, 2. bs. 1992, s. 188.
27 Enver Konukçu, Sine-i Millete İltica Eden Meclis-i Mebusan-ı Osmani Reisi Celaleddin Arif’in Ankara
 
En nihayetinde, Bolu-Seben-Nallıhan hattını takip eden kafile, Ankara’nın tâlimatını Nallıhan’da aldı. Buna göre en yakin demiryolu istasyonuna inmeleri gerekiyordu. Nisanın ilk günlerindeki yolculuk (Mihalıççık üzerinden) demiryolu ile meşhur Sarıköy istasyonundan rahat bir yolculuk yapabilme imkânına kavuşan Celâleddin Arif Kafilesi, 3 Nisan’da Ankara’da idi.28
 
ATATÜRK’ÜN SARIKÖY İSTASYONUNDA SON KEZ SELAMLAMASI…
 
Namık Kemal Üniversitesi Arşivi
 
http://bhi.nku.edu.tr/haberler/10Kas%C4%B1m1938Saat:09.05/s/6225
 
Atatürk’ün 10 Kasım 1938 tarihindeki vefatını takiben cenazesi trenle İzmit üzerinden Ankara’ya intikal ettirilmiş, kimi istasyonlarda tören düzenlenirken, güzergah üzerinde bulunan yerleşimlerdeki halk Atasına son kez saygısını göstermek üzere demiryolu üzerinde beklemiştir.
 
Mihalıççık nahiyesindeki etkinlikler şöyle gerçekleştirildi:
 
Nahiyede binlerce halk ve memur 19 Kasım 1938’de Sarıköy İstasyonu’na gitti. Nahiye dâhilindeki Beylikahır ve Sazak istasyonlarında da yüzlerce vatandaş yerini aldı. Atatürk’ün cenazesi istasyonlardan geçerken halk düzeni bozmadan tam bir sessizlik ve matemle başları eğik bir şekilde bekledi. Tren Sarıköy
istasyonuna 05.46’da geldiğinde Mihalıççık adına hazırlanan bir çelenk Atatürk’ün cenazesinin bulunduğu vagona bir memur tarafından konuldu. Trenin geçmesinden sonra merkeze dönüldü.29
 
ANITKABİR’DE YUNUSEMRE TOPRAĞI…
 
Bunun yanında, konumuzla ilgili önemli bir husus Atatürk’ün cenazesinin 10 Kasım 1953 tarihinde Etnografya Müzesi’nden ebedi istirahatgahı Anıtkabir’e intikali esnasında Yunus Emre’nin kabrinden alınan toprağın Atatürk’ün mezarına konulması hadisesidir.
 
ALİ GÜLER BU KONUYU ŞU ŞEKİLDE ANLATMAKTADIR…
 
“Ata’nın mezarına gönderilecek topraklarla ilgili olarak Bayındırlık Bakanlığı 9 Haziran 1953 günü bütün valiliklere bir yazı yayınladı. Bu yazıda; “(…) kabir kısmına yurdun her köşesinden gelen topraklar konulacaktır. Bunun için vilayetinizin muhtelif semtlerinden (varsa muharebe meydanlarından) alınacak
toprakların (5 kiloyu geçmemek üzere) ambalajlı olarak Anıt-Kabir İnşaatı Kontrol Şefliği’ne gönderilmesi” isteniyordu. Çanakkale, İnönü, Sakarya, Dumlupınar Zafer Meydanları ile Hava Kuvvetleri Şehitleri (Eskişehir)
toprakları ve çeşitli şehitliklerden de getirilen ve Etnoğrafya Müzesi’nde muhafaza edilen topraklar düzenlenen bir yazılı protokol ile 3. 11. 1953 günü Anıtkabir Kontrol Şefliği adına Bekir Atagerçiğe teslim edilmiştir. (…)
Bütün bunların dışında dikkat çeken, yurdun değişik yerlerinden getirilen bazı topraklar da bulunmaktadır.
 
Yolculuğu, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, 1994, Cilt: 10, Sayı: 28, s. 80.
28 Enver Konukçu, a.g.m., s. 85, 86.
29 Uğur Üçüncü, Atatürk'ün Ölümü ve Cenaze Törenlerinin Türkiye’deki Yansımaları, The Journal of Academic
Social Science Studies, JASSS, Cilt: 6, Sayı: 7,  2013, s. 1206, 1207.
 
Mesela Yunus Emre köyü halkı, Yunus’un mezarından aldıkları toprağı Anıtkabir’deki vazifelilere teslim ettiler.”30
 
Söz konusu tarihte Sarıköy’deki toprağın alınması ve Ankara’ya iletilmesini Öğretmen Haydar Karabulut’un organize ettiği oğlu Yunus Emre Karabulut’tan öğrenilmiş, 10 Kasım 1953 tarihindeki nakil için gönderilen davetiyenin Mahmut Gür’den Mehmet Gür’e intikal ettiği ve halen kendisinde bulunduğu tespit edilmiştir.
 
SONUÇ…
 
Yukarıda belirttiğimiz sosyo-ekonomik etkisi ve tarihi önemi bulunan İstasyon yapıları (Pompa Binası ve Su kulesi, İstasyon Şefliği Binası, Ambar Binası, Lojman Binası, 133 Kısım Şefliği ile Lojman Binası, 133/4 nolu İaşe Binası) I. Grup Korunması Gerekli Kültür Varlığı olarak tescil edilmiş olup, Eskişehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 12.06.2020 tarih ve 8587 sayılı kararına 31 istinaden bu yapılara ilişkin hazırlanan tescil fişleri ve korunma alanı krokisinin uygunluğu onaylanmıştır.
 
Sonuç itibariyle, Sarıköy/Yunusemre, büyük halk ozanı Yunus Emre’ye ev sahipliği yapması yanında, ulaşımın ve özelde demiryolunun göçler, üretim ile ticaret yoluyla toplumu dönüştürme kabiliyeti açısından olduğu kadar, İstiklal Harbinde taşıdığı rol nedeniyle de incelemeyi hak eden bir yerleşimdir. Bu makaledeki amacımız, giriş bölümünde belirttiğimiz üzere, söz konusu incelemelere kapı aralamaktır.
 
KAYNAKÇA:
 
30 Ali Güler, “Harmanlanan vatan toprağı büyük Ata’sını kucakladı”, Türkgün Gazetesi,
https://www.turkgun.com/amp/harmanlanan-vatan-topragi-buyuk-atasini-kucakladi-makale-109557
31 https://korumakurullari.ktb.gov.tr/Eklenti/74156,eskisehir-ili-mihaliccik-ilcesi-yunus-emre-mahallesi-11-
.pdf?0
 
ALBEK Suzan, Dorylaion'dan Eskişehir'e, Eskişehir: Anadolu Üniversitesi Eğitim, Sağlık ve Bilimsel Araştırma
Çalışmaları Vakfı Yayınları, 1991.
ARAS Rıdvan, Mihalıççık ve Köyleri, Favori Yayınları, Ankara, 2021.
ARAS Rıdvan, SARI Çağhan, Gel Dosta Gidelim Gönül, Dorlion Yayınevi, 2022.
ATATÜRK, Nutuk, Kaynak Yayınları, 2015.
BOZ Erdoğan, GÜNAY AKTAŞ Semra, Eskişehir İli Kırsalı Güncel Etnik Yapı, Diyalektolos, Sayfa 1-34,
Sayı: 10 Yaz, 2015.
BESBELLİ Saim, Türk İstiklal Harbi, Deniz Cephesi ve Hava Harekatı, Cilt V, Genelkurmay Başkanlığı Harb
Tarihi Dairesi, Ankara 1964.
ÇAKMAK Biray (Proje Yürütücüsü), YEŞİL Fatih (Araştırmacı), Osmanlı Taşrasında Yönetmek ve
Yönetilmek: Devlet, Eşraf ve Muhalefet (1876-1908)/Batı Anadolu Kazaları Örnekleminde Bir İdari Tarih
Tahlili, Proğram Kodu: 1001, Proje No: 111K286, TÜBİTAK, Uşak, 2015.
EFE Ayla, Eskişehir Demiryolu (Yüksek Lisans Tezi). Anadolu Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü,
Eskişehir,1998.
ERLER Mehmet Yavuz, Osmanlı’da İdari Yapının Teftişi İçin Bir Örnek: Ankara’da Yeni Bir Liva Teşkiline
Dair Hazırlanan Rapor (1909), Kebikeç, 29, 2010.
GENÇ ACAR Derya, Mareşal Fevzi Çakmak’ın Milli Mücadele, Kurtuluş Savaşı ve Atatürk’e İlişkin Konuşma,
Demeç ve Söyleşileri, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi Arşiv Cilt 22, Sayı 64, 65, 66.
İNÖNÜ İsmet, Hatıralar, 1. Kitap, Ankara, Bilgi Yayınevi, 2. bs. 1992.
KAPLAN Mehmet, “Mukaddes Uçurum”, Hareket Dergisi, Fikir, Ahlak, Sanat, Yıl: 2, Sayı: 26, Nisan 1949.
KAPUCU Davud, Milli Mücadele Döneminde Yunanlardan Ele Geçirilen Ganimet Tayyareler, Ağrı İbrahim
Çeçen Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt:7, Sayı:1, 2021.
KAYNAR İhsan Seddar, KORALTÜRK Murat, Ankara’ya Demiryoluyla Göçler ve İskan Siyaseti (1890-1910),
Ankara Araştırmaları Dergisi - Journal of Ankara Studies, Aralık 2016, Cilt 4, Sayı 2.
KOÇAK Asuman, Salnamelere Göre Ankara Vilayeti (1871-1907), Yüksek Lisans Tezi, Gazi Üniversitesi
Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı, Yakınçağ Tarihi Bilim Dalı, Ankara, 2013.
KONUKÇU Enver, Sine-i Millete İltica Eden Meclis-i Mebusan-ı Osmani Reisi Celaleddin Arif’in Ankara
Yolculuğu, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, 1994, Cilt: 10, Sayı: 28.
ÖZAKMAN Turgut, Şu Çılgın Türkler, Bilgi Yayınevi, Ankara, 2005.
ÖZEL Sabahattin, Atatürk'ün Büyük Taarruz Öncesinde Adapazarı-İzmit Gezisi (12-24 Haziran 1922), İstanbul
Üniversitesi Yakın Dönem Türkiye Araştırmaları Dergisi, Sayı:5, 2004.
 
ŞAHİN İsmail, ŞAHİN Cemile, Avusturya’nın Bosna-Hersek’i İşgalinden Sonra Anadolu’ya Yapılan Boşnak
Göçleri: Eskişehir Lütfiye Köyü Örneği, Karadeniz Araştırmaları Dergisi, Sayı: 42, 2014.
T.B.M.M. Gizli Celse Zabıtları (! Mayıs 1336/1920 Cumartesi, 4. celse), I.
TURAN Şerafettin, İsmet İnönü, Yaşamı, Dönemi ve Kişiliği, Ankara, Kültür Bakanlığı Yayınları, 2000.
ÜÇÜNCÜ Uğur, Atatürk'ün Ölümü ve Cenaze Törenlerinin Türkiye’deki Yansımaları, The Journal of Academic
Social Science Studies, JASSS, Cilt: 6, Sayı: 7, 2013.
 
İNTERNET KAYNAKLARI:
Eskişehir Valiliği, Mihalıççık. http://eskisehir.gov.tr/mihaliccik
Ali Güler, “Harmanlanan vatan toprağı büyük Ata’sını kucakladı”, Türkgün Gazetesi,
https://www.turkgun.com/amp/harmanlanan-vatan-topragi-buyuk-atasini-kucakladi-makale-109557
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat