Deniz Çağlar Fırat

Tarihler 1856'yı gösterdiğinde Avustralya'nın Melbourne kentinde taş ve inşaat işçileri, günde sekiz saatlik iş günü için Melbourne Üniversitesi'nden Parlamento Evi'ne kadar bir yürüyüş düzenlemişlerdi. 156 yıl önce gerçekleştirilen bu yürüyüş etkisini çabuk göstermiş ve 1 Mayıs tarihinde ise Amerika İşçi Sendikaları Konfederasyonu önderliğindeki işçiler günde 12 saat, haftada 6 gün olan çalışma takvimine karşı, günlük 8 saatlik çalışma talebiyle iş bırakmışlardı.
Chicago'da yapılan gösterilere yarım milyon işçi katılmış, Luizvil'de 6 binden fazla siyah ve beyaz işçi birlikte yürümüştü.
O dönemde Luizvil'deki parklara siyahlar giremezdi bile. Yasal olarak yasaktı yani. İşçiler, sokaklarda yürüdükten sonra hep birlikte Ulusal Park'a girmişti. Her eyalet ve kentte siyah ve beyaz işçilerin birlikte yaptığı gösteriler gazeteler tarafından 'Böylece önyargı duvarı yıkılmış oldu' şeklinde yorumlanmıştı.
Bu gösteriler 1 Mayıs'ı izleyen günlerde tüm harareti ile devam etmiş ve 4 Mayıs'ta kanlı Haymarket Olayı'na yol açmıştı.
Uygulanan yasal baskılarla bu gösterinin tekrarlanması engellenmişti. Ta ki, 1889`da toplanan İkinci Enternasyonal'de Fransız bir işçi temsilcisinin önerisiyle 1 Mayıs gününün tüm dünyada 'Birlik, mücadele ve dayanışma günü' olarak kutlanmasına karar verilene kadar. Böylece ikinci gösteri 1890 yılında yapılabilmişti.
İlkinin 1856 yılında, ikincisinin 1890 yılında yapıldığı ve ırkçılık ve yoksulluk başta olmak üzere insan doğasına aykırı tüm uygulamalara karşı taleplerin dile getirildiği 1 Mayıs bugün kutlanacak.
1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma günü kutlu olsun!
Dünyada böyleyken Türkiye'de nasıl gelişti olaylar?
1912'de İstanbul`da ilk defa 1 Mayıs kutlaması gerçekleşti.
1923'de 1 Mayıs günü yasal olarak 'İşçi Bayramı' ilan edildi.
1924'de hükümet kitlesel 1 Mayıs kutlamalarını yasakladı.
1925'te çıkan Takrir-i Sükun Yasası, İşçi bayramını kutlamayı yasakladı.
1935'de 1 Mayıs'a 'Bahar ve Çiçek Bayramı' adı verildi ve ücretsiz tatil günü ilan edildi.
1976'da uzun yıllar sonra ilk defa 1 Mayıs kutlaması Taksim`de Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun organizasyonu altında gerçekleşti.
1977'de Taksim Meydanı'nda yaklaşık 1 milyon kişiyle 1 Mayıs düzenlendi. Göstericilerin üzerine ateş açıldı ve göstericilerden 34'ü öldü. Gün tarihe Kanlı 1 Mayıs olarak geçti.
1978'de milyonlar Taksim Meydanı'ndaydı.
1979`da Sıkıyönetim Komutanlığı İstanbul'da miting yapılmasına izin vermedi, sokağa çıkma yasağı ilan etti. Buna rağmen İstanbul sokaklarında yüz binlere ulaşan rakamlarla korsan 1 Mayıs kutlandı.
1981`de Milli Güvenlik Konseyi 1 Mayıs'ı resmi tatil günü olmaktan çıkardı.
1989'da trafik polisinin açtığı ateş sonucu işçi Mehmet Akif Dalcı yaşamını yitirdi.
1996`da Taksim Meydanı'nın yasaklı olduğu gerekçesiyle Kadıköy`de düzenlenen 1 Mayıs kutlamalarına yaklaşık 150 bin kişi katıldı. Eylemin ilk dakikalarında göstericilere açılan ateş sonucu 3 kişi hayatını kaybetti. Kadıköy`de büyük bir kitlesel tepki gerçekleşti. Bu olaydan sonra Kadıköy 2005 yılına kadar 1 Mayıs kutlamalarına yasaklı kaldı.
2007'de 1 Mayıs'ı tekrar Taksim'de kutlayarak aynı zamanda 1977'de olan olayları anmak isteyen grupları polis silah, biber gazı, gaz bombası kullanarak durdurmaya çalıştı. 100'den fazla kişi yaralandı. İbrahim Sevindik hayatını kaybetti.
2008'de 1 Mayıs'ın 'Emek ve Dayanışma Günü' olarak kutlanması kabul edildi. Sendikaların hükümetle 1 Mayıs'ı Taksim'de kutlama konusunda uzlaşamaması sonucunda sendikalar, Taksim'e yürüme kararı aldı. Yürüyüş esnasında çok sayıda gösterici yaralandı. İşçiler alkışlar eşliğinde Taksim Anıtı'na girdi.
2009'da 1 Mayıs 1981'den sonra tekrar resmi bayram olarak kabul edildi.
2010'da 1 Mayıs Taksim'de kutlandı.
2013'te Taksim tekrar yasaklandı