Tüm Dünya'nın gündemi şu sıralar Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan coronavirüsü...
İlk kez 2019'un Aralık ayında görüldüğü sanılıyor.
İddialar, virüsün, Wuhan'da bulunan ve vahşi hayvanların yasa dışı işlemleri yürütülen deniz ürünleri pazarından ortaya çıktığı yönünde...
Şuana dek 23 Ülke'ye yayıldığı öne sürülen virüs, haliyle büyük endişeye neden oluyor.
İnsanoğlunda panik bu şekilde seyrederken, diğer yandan da virüsün üzerinden pek çok teori üretiliyor.
Mesela;
-Virüsün başka ülkelerden biyolojik savaş maksadıyla gönderildiği...
-Dünya'da nüfusu azaltma politikası olduğu...
Hatta...
-Çin hükümetinin bunu ortaya çıkardığı, yaşlı kesimi azaltmaya ve fakat işin kontrolden çıktığı iddiası vesaire...
Şöyle bir düşünüyorum ve soruyorum kendime...
Küresel güçlerin Dünya'nın ayarları ile oynadığı gerçek mi? - Gerçek...
Tüm insanlığı kontrol altına almaya çalışıyorlar mı? -Alıyorlar/aldılar.
Dünya nüfusunu 500 milyona indirmeyi planladıkları doğru mu? -Teori de olsa doğruluk payı var.
Zira para ve güç uğruna kanla beslenenlerin gözümüzün önünde yaptıklarına bizzat tanıklık ediyoruz.
Asırlardır bu böyleydi ve halen devam ediyor.
Durulmuyor/durmuyorlar/durmayacaklar...
Hak, elbette vakti geldiğinde tecelli edecektir.
Neyse biz konunun asıl özüne dönelim.
Şimdilerde Ülkemizde ve Dünya'da sıkça yaşanan depremler, Ortadoğu'da bitmek bilmeyen insan kıyımı, Avustralya'da yaşanan büyük yangın ve milyonlarca canlının ölümü, Çin'de ortaya çıkan coronavirüsü gibi her şeyin üst üste gelmesi büyük korku yaratıyor.
Akla gelen ilk soru ise, 'Acaba Dünya'nın sonu mu geliyor?' oluyor.
Hatta ve hatta sosyal medyada, '2020 sonumuz olacak' geyikleri yapılıyor.
Tüm yaşananların insanoğlunda asla ve kat'a iyileşmeyen etkileri olduğu gerçek...
Şu da bir gerçek ki, öyle ya da böyle bu hayat ve de bu Dünya bir gün sonlanacak.
Her ne kadar birileri amaçları doğrultusunda şekil vermeye çalışsa da, vakti geldiğinde evvela kendi şekilleri bozulacak.
Kolay şeyler yaşamıyoruz, yaşamadığımız için de şu ayeti dilimizden ve gönlümüzden düşürmüyoruz.
'Her zorluğun yanında bir kolaylık vardır.' (İnşirah, 94/5)
Hasılı...
Yaşananların ve üzerine geliştirilen teorilerin toplumu endişeye ve korkuya sürüklemesinden başka bir şeye yaramadığı aşikar.
Düşünelim, konuşalım, eleştirelim fakat evvelinde, kendimize şu soruyu yöneltelim!
-Biz niçin yaratıldık?
Bu sorunun cevabı bizi tüm soru ve sorunların çözümüne de götürecektir diye düşünüyorum.
Rabbim yaşadığımız tüm sıkıntıları/zorlukları en az sıyrıklarla atlatmamızı nasip eylesin.
Selametle...