Göğüs ağrısı, nefes darlığı ve ani halsizlik gibi belirtilerin kesinlikle ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Kaplangöray, şüpheli durumlarda vakit kaybetmeden 112 Acil Servis’in aranması gerektiğini söyledi. Kalp krizinin, kalbi besleyen damarların ani tıkanması sonucu ortaya çıktığını belirten Kaplangöray, bu sürecin genellikle uzun yıllar içinde gelişen damar sertliği ile ilişkili olduğunu ifade etti. Damar duvarlarında biriken yağ ve kolesterol plaklarının zamanla çatlayarak pıhtı oluşturduğunu, bu pıhtının ise damarı tamamen tıkayarak kalp krizini tetiklediğini aktardı.

Eskişehir'de bayram düzenlemesi: Hangi yerler hizmet vermeyecek?
Eskişehir'de bayram düzenlemesi: Hangi yerler hizmet vermeyecek?
İçeriği Görüntüle

Kalp Krizinde İlk Dakikalar Hayati Önem Taşıyor

Kalp krizinin en sık belirtisinin göğüs ortasında hissedilen baskı, sıkışma ve yanma olduğunu söyleyen Kaplangöray, ağrının sol kola, boyuna, çeneye ve sırta yayılabileceğini belirtti. Nefes darlığı, soğuk terleme, mide bulantısı ve ani halsizlik gibi şikâyetlerin de tabloya eşlik edebileceğini ifade eden uzman, özellikle kadınlar, ileri yaş grubu ve diyabet hastalarında belirtilerin daha silik seyredebildiğine dikkat çekti.
Sigara kullanımı, kontrolsüz tansiyon, yüksek kolesterol, diyabet, obezite, hareketsiz yaşam ve kronik stresin kalp krizi riskini artıran başlıca faktörler olduğunu belirten Kaplangöray, genetik yatkınlık ve sağlıksız beslenmenin de önemli rol oynadığını söyledi. Bu risk faktörlerinin erken dönemde kontrol altına alınmasının kalp krizi ihtimalini ciddi ölçüde azaltabileceğini vurguladı.

Kalp krizi şüphesi durumunda hastaların kendi imkânlarıyla hastaneye gitmemesi gerektiğini ifade eden Kaplangöray, ambulans çağırmanın kritik önem taşıdığını dile getirdi. Sağlık ekiplerinin olay yerinde ve nakil sırasında gerekli müdahaleleri yapabilmesinin hayat kurtarıcı olduğunu belirtti. Tedavi sürecinde damar açıcı ilaçlar, anjiyografi ve gerektiğinde stent uygulamalarının yapıldığını aktaran Kaplangöray, tedavi sonrası yaşam tarzı değişikliğinin de büyük önem taşıdığını söyledi. Düzenli ilaç kullanımı, sağlıklı beslenme, egzersiz, tuz ve yağ tüketiminin azaltılması ile sigaranın bırakılmasının, yeniden kalp krizi riskini önemli ölçüde düşürdüğünü ifade etti.
Kaplangöray, düzenli kontroller ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla kalp krizi riskinin büyük oranda azaltılabileceğini de sözlerine ekledi.

Kaynak: HABER MERKEZİ