Seven, sevilen, yar anlamlarına gelen dost kelimesi İslam'da; sadakat, uhuvvet, sohbet, veli, refik gibi kelimelerle ifade edilir. Veli (dost) kelimesi Kur'an'da; tekil ve çoğul şeklinde (evliya) olarak 87 ayette geçmektedir. Pek çok ayette insanlara, müminlere, peygamberlere yardım edecek, onları koruyacak, bağışlayacak, karanlıklardan aydınlığa çıkaracak olan gerçek dostun Allah olduğu, bu anlamda onların Allah'tan başka dostları bulunmadığı ifade edilmiştir. Gerçek dost olarak Allah'ı bilmeleri, O'na dayanıp güvenmeleri öğütlenmektedir. Ayrıca kafirlerin, zalimlerin, Yahudi ve Hristiyanların ancak birbirlerinin ve şeytanın dostları olabilecekleri bildirilmektedir. Bunun böyle bilinmesine rağmen bir Müslümanın kafiri, zalimi, Hristiyan ve Yahudi'yi dost edinilmesinin doğru olmadığı İslam'ca kabul edilmektedir.

Yukarıda saydığımız zümreye hitap ederken kelime ve cümleleri özenle seçmek mecburiyetindeyiz. Bunun nedeni dini ve zihniyetin beşeri ilişkiler üzerindeki etkileri dolayısıyla müminlerin bu sayılan zümreleri sırdaş anlamında dost edinmeleri yasaklanmıştır. Dostlukların oluşmasında kan bağından önce inanç bağının oluşması üzerinde durulmaktadır. Yüce Allah buyurur ki; 'müminler vaktiyle birbirlerine düşman iken Allah'ın gönülleri kaynaştırmasıyla dost ve kardeş oldular.'(1) Bu kardeşliğin sürdürülmesi gerektiğini bildiren ayetler dostluğun önemini ortaya koymaktadır. Âhiret'te zalimlerin şöyle serzenişte bulunacakları söylenmektedir; …keşke falanı dost edinmeseydim! diyerek pişmanlıklarını ifade edeceklerdir. 'Kişi dostunu (Halil) dini, ahlaki üzerinedir.' Ruhlar bir araya getirilmiş gruplar gibidirler. Tanışıp uyuşanlar birleşir, tanışmayanlar ayrılır.' Peygamberimizin bu hadislerinde belirttiğine göre dostluğun ancak ahlaki, psikolojik ve benzeri yönlerden uyuşabilenler arasında kurulabileceğini ifade etmektedir. Böylece kişinin dost seçiminde oldukça dikkatli olması gerektiği günümüzde daha çok önem arz etmektedir.

Yüce Allah (c.c.) Hz. İbrahim (a.s.)'a Halilim dostum demiştir. Bizlerde dostum diyebileceğimiz kişi, zümre, toplumun önce Allah'ın sevgisine, yakınlığına bakarak dostluğunu kazanmaya çalışmalıyız. Bütün dostluklar menfaat üzerine kurulmuşsa bu tür dostlukların uzun sürmediğine şahit olmuşumdur. Menfaat bitince dostlukta biter. Ortada ne sevgi kalır ne de saygı. Allah ve Rasulünün gerçek dostu olanlarla, evliyalarla dost olmayı Allah bizlere de nasip etsin. Yunusemre ne güzel sıralamış;
Ben dost ile dost olmuşum, kimseler dost olmaz bana,
Münkirler bakıp gülüşür, selam dahi vermez bana.
Ben dost ile dost olayım, canımı feda kılayım,
Ölmezden evvel öleyim, dünya baki kalmaz bana.
Terk eyledim cümle işi, Hak yoluna kodum başı,
Dost yüzünü göreliden sabır karar olmaz bana.
Bir aşığım, biçareyim, baştan ayağa yareyim,
Hem deli hem divaneyim, akıl da yar olmaz bana.
Aşk odu yaktı canımı, kimseler bilmez halimi,
Seçemem soldan sağımı, garet ve ar olmaz bana.
Sanmanız beni deliyim, dost bahçesi bülbülüyüm,
Mevla'nın kemter kuluyum, kimse kıymet vermez bana.
Ey biçare aşık senin kimden korkar acep canın?
Korktuğun da dost olacak, hayf ile kar olmaz bana.
Aşkın ile ben tüterim, dayim oturup ağlarım,
Dahi kime yalvarayım, hemen derman sensin bana.
Bülbül olup ben öterim, dost bahçesinde biterim,
Gül alırım, gül satarım, bağ ve bağban olmaz bana.
Miskin Yunus nice diyem, fani cihanı terk edem,
Yana yana Hakk'a gidem, perde hicap olmaz bana.
Gerçek dostlara olsun. Sevgiyle kalın, hoşçakalın.

(1) Al-i İmran Suresi, Ayet: 173