Biraz beraber düşünelim.
Bulunduğu yer ve şarta uymayanlara;
genel adaba ters düşen davranışlarda bulunup kendini alay konusu edenlere;
haddini bilmeden yoksulluğuna yanmayıp zengin hallerine bürünenlere;
en gerekli nesneleri bile olmayıp süs püs peşinde olanlara;
yokluğuna, sıkıntılarına aldırmadan edalanıp nazlanan, işvelenenlere;
bile bile, karşı tarafı tahrik edercesine gösteriş yapanlara;
olması gereken özelliklerinin yokluğunu görmezden gelip boyundan büyük işlere kalkışanlara; atalarımız aşağıdakilerini söylüyor.
Siz bu konuda daha başka ne dersiniz?Benim bildiğim, bulabildiğim aşağıdakiler:
Aba bulamaz etine, atlas yamar kıçına.
Abası yok; poyraza karşı gider.
Acından karnı guruldar; başında nergis parıldar.
Aç karın, yüksek nalın; salın yavrum salın.
Ayağında donu yok; fesleğen ister /takar başına.
Ayranı yok içmeye paytonlagider s.çmaya.
Bakmaz haline; halhal takar koluna.
Bakmaz haline; kama takar beline.
Bakmaz haline; pisler çuluna.
Bakmaz kıçının samsağına; çıkar dağın yükseğine. [1]
Binecek eşeği yok; at beğenmiyor.
Bir şinik çavdarı var; baş değirmene öğütmeye gider.
Burnunun b.kuna bakmaz; kimyonlu kebap yer.
Cebi delik; yordamından geçilmez.
Cep delik cepken delik; eğlenmiyor metelik.
Çuvalında buğday yok; boş değirmen arar.
Ekmek bulamaz yemeye turp ara geğirmeye.
Evde hasırda yatar; burada çalım satar.
Evde yok darı; geçer oturur herkesten yukarı.
Evinde yok bulgur /ayran aşı; kendi gezer bölükbaşı.
Evinde yok bulgur; ağzı çalıyor tambur.
Evinde yok uğralık; gönlü ister kahyalık. [2]
Evinde yoktur gecelik; gönlünden geçer hocalık.
Horoz götürecek malı yok gemi götürecek ilvanı var.
Karın kuruldarken üstün parıldaması neye yarar.
Karnı ekmek diye guruldar; başında fesi parıldar.
Kendi hasırda; gözü Mısır'da.
Oturduğu /yattığı ahır sekisi; çağırdığı İstanbul türküsü.
Şalvarı yok; uçkuru beş batman.
Yediği bulgur sıkısı; oturduğu ahır sekisi.
Yediğin kepek giydiğin ipek. [3]
Yerde yatar; minare kadar rüya görür.
Yürü yürü boyu hoş, cepken delik, cebi boş.
…
Ekleyip çıkaracaklarınız var mı? Ne dersiniz?
Evet; ne dersiniz!