Ekmek ve suya gelen zam kamuoyunda sessiz sessiz tartışılıyor. Sessiz sessiz diyorum çünkü zamlar karşısında vatandaşların beli eğrilse de artık bir kanıksama ve tepki gösterememe durumu söz konusu. Böyle bir durumda Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Şen, ekmek zammına karşı tepki gösterdi.
Üreticinin her daim yanında olduğunu bildiğimiz Şen, 'Üretimin ham maddesi olan buğdayda bir artış yok. Yüzde 25 çok yüksek bir artış. Hammaddesinde bir artış yok. Diğer giderlerini ben bilemem ama kendim düşündüğüm zaman asgari ücretlide artış yok. Giderlerinde mi, enerjide mi artış oldu? Ne oldu da bu kadar birden zam öngörüldü ve kabul edildi?' dedi.
1995 yılıydı. Anadolu Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İktisat bölümünü kazanmış ve Genel İşletme Dersinin ilk dersindeydik. Hocamız Prof. Dr. Mehmet Şahin'di. Hocamız kürsüde hepimize uzun uzun bakarak dersine bir soru ile başlamıştı;
'Bana öyle bir ürün söyleyin ki onun fiyatında yaşanan bir artış diğer tüm ürünlerin fiyatlarını da arttırsın?'
Hepimiz henüz liseden yeni mezun olmuş iktisatçı adaylarıydık. Soru karşısında afallamış ve hiçbir fikrimizin olmadığını belirten hareketlerle hocamıza bakmış kalmıştık. Hocamız, eğer iyi bir iktisatçı olacaksak bu sorunun cevabını hiçbir zaman unutmamız gerektiğini belirterek cevabı kendisi vermişti.
'Petrol...'
Evet, bilinen adıyla benzin. Benzin fiyatında meydana gelen artış aklınıza gelen tüm ürünlerin hatta hizmetlerin, doktorun verdiği sağlık hizmetinden bir köy kahvesinde tüketilen çaya kadar tüm ürün ve hizmetlerin fiyatını doğrudan arttıran tek üründü. Çünkü taşıma ve ulaşım maliyeti artıyordu. Karadeniz'de üretilen çayın fabrikaya taşınmasından, fabrikadan Antalya'da markete, o marketten satın alan işletmeciye kadar hep taşıma ve nakliye gideri söz konusuydu.
Hocanın sorduğu denklemi tam çözüyoruz derken denklemin ikinci kalemi ile karşılaşmıştık. Türkiye petrol üretemediğine göre bu nereden satın alınıyor? Yurtdışından... Hangi para birimi ile? Uluslararası kabul gören para yani dolar ile. Kısacası döviz ile... Eğer TL, döviz karşısında değer kaybediyorsa bu ne anlama geliyordu? Daha pahalıya satın alıyorduk...
Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Şen, sormuş ya 'Buğday fiyatı artmadı. Ne oldu da ekmekte bu kadar zam oldu?' diye...
İşte sevgili başkanın atladığı nokta bu:
Hem petrol gideri arttı hem de döviz yükseldi sevgili başkan.
Üreticinin ürettiği buğdayın fiyatı tarlada artmadı ama tarladan siloya, silodan un fabrikalarına, un fabrikalarından toptancı marketlere, toptancı marketlerden fırınlara taşınırken arada hep nakliye için benzin yakıldı.
Üretici fiyatını arttıramadı ama aradakiler arttırdı. Olan da ilk üretici olan Hüseyin Şen ile son tüketici Deniz Çağlar Fırat'a oldu.
Hani diyorlar ya 'Dolar artarsa artsın, bana ne?' diye. İşte onlar hayatın gerçeklerini bilmeyenler.
Aman siz, siz olun. Bu gerçekleri bilmeyenlerden olmayın.
Sonra 'Ne oldu da zem geldi?' demezsiniz.
Ve asla unutmayın, eğer döviz fiyatı artıyorsa benzin fiyatı artıyor. Sonuçta ekmekten suya her şeye zam geliyor.