Büyüklerimden çocukluğunda sıkça duyduğum bir dua var: 'Dünyalar durdukça dur!'
Şimdilerde pek duymasam da en güzel dualardan biri bilip aşağıdaki anlamını hiç unutmayarak kendimce hak edenlere sık ettiğim birdua bu: '1. Bana yaptığın iyiliği unutamam; bunun karşılığını da kıyamete kadar hep alırsın inşallah. Ömrün uzun olsun. Hep sağlıkla yaşa. 2.Bu dünyadan gelip geçesiye hep güçlü, mutlu, sağlıklı, başarılı …ol.'
Hak eden güzel insanlar! Dünyalar durdukça durun inşallah!
İsteğim, dileğim, temennim, duam; herkesin bu duayı hak etmesi.
İçinde yaşadığımız yeryüzü, bizim dünyamız.
Bütün herkes, insanlar; bizim dünyamız.
Yaşadığımız kendimize has duygu, düşünce, hayal vb. hallerin bütünü; bizim dünyamız.
Yaşadığımız hayatımız, bizim dünyamız.
Yaşadığımız bu geçici alemde bizi kendine bağlayan her şey, maddî alem, nefsimizin arzu ettiği şeyler; bizim dünyamız.
Etme bulma dünyası bu! Her ne yaparsak karşılığını gördüğümüz bir dünya bu!
Günlük nafaka temini için yorulmadan, bıkmadan çabaladığımız bir dünya bu!
Geçim dünyası bu dünya!
Hiçbirimizin değişmeyen bir hal sağlayamadığı, hiçbir şeyin karşılıksız kalmadığı bir dünya bu!
İn bin dünyası bu dünya!
Canımız çıkmadıkça umut kesmediğimiz, ne olursa olsun geleceğe hep umutla baktığımız bir dünya bu!
Umut dünyası bu dünya!
Sanatın, sanatçının ayrı bir dünyası var.Magazinin ayrı bir dünyası var.Ülkelerin ayrı bir dünyası var. Doğunun dünyası batınınken, ötekininki ötekinden ayrı bir dünyası var.
Hepsinde ayrı bir imtihan var.
Kimin dünyası olursa olsun, neyin dünyası olursa olsun dünya, bir imtihan dünyası. Hem de çetin bir imtihanın dünyası.
Tecrübenin, bilginin, aklın, bilimin anlamı ile şekilleniyor her şey. Bilgi, tecrübe kullanımı vebunların aktarım yeri bu dünya.
Kim sahip çıkarsaçıksın; insanın, insanlığın bu dünya!
Ne olan olsun her insanın ayrı bir dünya olduğu bir dünya bu!
'Kavanoz dipli dünya' bu dünya!
Bütün bunlar böyle olsa da kendimizin kundak ile kefen arasında mücadeleye devam ettiğimiz ayrı bir dünyası var bu dünyada.
Tamah etsek de etmesek de gözümüzü gönlümüzü üzerinden hiç ayıramadığımız bir dünya bu!
Her zaman katılmasak da iyi olanların değil maalesef iyi oynayanların yeri bu dünya!
Geldiğimize bazen pişman olmuş olsak da gitmeyi hiç istemediğimiz bir dünya bu.
Dünyanın hali böyle işte.
Yapabilecek pek bir şey de yok işte.
Olsun. Olsun varsın.
Canımız sağ olsun yeter. Hani ne demişler 'Can sağlığı dünya varlığı!' işte.
Bir yönüyle de Murat Çobanoğlu (1940-2005) merhumun dediği gibi işte:
'Neyine güvenem yalan dünyanın
Keremi yandırıp kül etmedi mi
On bir ay bülbülü ettirdi feryat
Gül için bülbülü lal etmedi mi'
Evet; özeti bu işte.
Vay dünya, sen neymişsin be!
Vah dünya vah!
Vay dünya vay!