Merhaba Değerli Okurlar;

Geçtiğimiz hafta adli sicil ve adli sicil silinebilir mi bunu kanunlar ve yargıtay kararları nezdinde değerlendirmiştik bu hafta ise iş kazalarına bir bakacağız.

İşin görülmesi sırasında iş yerinde kalp krizi geçiren işçi bakımından iş kazası tanımı değerlendirildiğinde;  kazanın iş yerinde gerçekleşmesi ve işçinin sigortalı olması koşulu sağlanmıştır. Kalp krizi işçinin bedeninden kaynaklanan bir rahatsızlıktır. Kaza sonucu yüksekten düşme, kesici cisimle yaralanma, yanma gibi dışarıdan bir etken bedene zarar vermemektedir.

2016/21 sayılı SGK Genelgesi:

“Sigortalının işyerinde kalp krizi geçirmesi veya başka bir hastalık nedeniyle ölmesi ya da ruhen veya bedenen hemen veya sonradan engelli hale gelmesi iş kazası olarak kabul edilecektir.”

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2016/816 E. – 2019/457 K. Sayılı 16.04.2019 tarihli içtihadı:

“Daha açık ifadeyle; sigortalının, iş yerinde çalışmakta iken kalp krizi geçirerek ölümü, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 11 maddesinin (A) fıkrasının (a) bendinde gösterilen “Sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada meydana gelme” hâline uygun bir olay olduğu gibi, aynı maddenin (b) bendinde yer alan “işveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla meydana gelme” hâline de uygun olup; iş kazası sayılması gerekir. Maddede, başkaca bir şart ya da kısıtlamaya yer verilmemiş olduğundan, yasada olmayan bir kısıtlamanın yorum yoluyla getirilmesine de olanak yoktur.

Mahkemece, yukarıda ve bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak ve olay iş kazası sayılmak gerekirken, aksine düşüncelerle, olay iş kazası sayılmayarak direnilmesi ve davanın reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.”

 

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 2015/10611 E.  2017/2289 K. Sayılı 20.03.2017 tarihli içtihadı;

” Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, murisin işe başlamadan önce gerekli raporları almış ve davalı şirketin, işveren olarak tüm sorumluluğu yerine getirmiş olmasına göre, işverene, bir kusur atfedilemeyeceği gözetilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, işverenin kusursuz olup olmayacağı hususunun iş kazasının tespitinde bir öneminin bulunmadığı ayrıca kalp krizinin işyerinde iken çalışma esnasında meydana geldiği dikkate alındığında meydana gelen olayın bir iş kazası olduğunun kabulü gerekir.”

KALP KRİZİNİN, İŞ KAZASI OLARAK KABUL GÖRMESİ İÇİN; YUKARIDA BELİRTİLEN HALLERDE MEYDANA GELEN KAZAYA MARUZ KALAN KİŞİNİN 5510 SAYILI KANUN’UN 4. MADDESİ ANLAMINDA SİGORTALI OLMASI MUTLAK ŞART OLARAK VURGULANMIŞTIR.

YARGITAY 10 HUKUK DAİRESİ 20.03.2017 TARİH, 2015/10611-E, 2017/2289-K SAYILI KARARI

ÖZET : Müteveffanın aniden işyerinde kalp krizi sonucu vefatı nedeniyle bu ölümün iş kazası olduğunun tespitine dair eldeki dava açılmıştır. Yerel mahkeme davayı reddetmiştir. Ancak; davacılar murisinin, olay tarihinde, işyerinde bulunduğu sırada, fenalaştığı ve işyeri hekimi tarafından yapılan muayenede, murisin, kalp krizi geçirdiğinin anlaşılması üzerine ilk müdahalenin yapılarak hastaneye ambulansla gönderildiği ve hastanede, yapılan müdahaleye rağmen hayatını kaybettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda, murisin işe başlamadan önce gerekli raporları almış ve davalı şirketin, işveren olarak tüm sorumluluğu yerine getirmiş olmasına göre, işverene, bir kusur atfedilemeyeceği gözetilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, işverenin kusursuz olup olmayacağı hususunun iş kazasının tespitinde bir öneminin bulunmadığı ayrıca kalp krizinin işyerinde iken çalışma esnasında meydana geldiği dikkate alındığında meydana gelen olayın bir iş kazası olduğunun kabulü gerekir.

İşçinin işyerinde kalp krizi geçirmesinin iş kazası olup olmadığı uygulamada tartışma yaratan bir konuydu.

İşveren yasal yükümlülüklerini hiç yerine getirmemişse yada eksikleri varsa bu durumda iş kazası olarak nitelendirilecek kalp krizinden, beyin kanamasından da sorumlu olacaktır. Her somut olayın kendi içinde değerlendirilmesi gerektiği de unutulmamalıdır