İstanbul'da ilçe müdürlüğü talimatıyla iki okulda yılbaşı kutlaması yasaklanmış.
Yasaklama için yazılan yazıda 'milli kültürümüze' atıf yapılmış kültürümüzde yok denmiş.
İlginç olan da bu zaten.
Hatırlatacağım kısım da bu ifade ile ilgili.
Yılbaşı kutlamaları binlerce yıl öncesinden gelir. 'NARDUGAN' veya 'NARTUKAN' adı verilen kutlama 21 Aralık tarihinden sonraki ilk dolunaydan sonra yapılırdı.
Zira 21 Aralıkta günler uzamaya başlar.
Binlerce yıl öncesinde bu olay, gündüz geceyle savaşır ve geceyi yener diye değerlendirildi, eğlenceler düzenlenirdi, ULU AKÇAM'a hediyeler sunulurdu.
NARDUGAN Miladın çok öncesinden binlerce yıllık Türk geleneği olup, hristiyanlarca (isevi, nasrani) binlerce yıl sonra (hristiyanlığın başlangıç tarihinden bu yana 2017 yıl geçtiği kabul edilebilir.) sahip çıkılmıştır.
Esas acı olan, binlerce yıllık kültürümüze sahip çıkmamaktır (çıkamamaktır). Biz kültürümüze sahip çıkmadığımızda, birileri gelir sahip çıkar. Bunun önemli örneklerinden biri de Nevruz dur.
Not1: NARDUGAN nedir? (Nar; Güneş Dugan; Doğan demektir.) Nardugan; Güneşin (yeniden) doğuşu anlamına gelir.
Not2: Noel Baba dediğimiz kişi de Antalya'nın Demre ilçesinde yaşamış bir hayırseverdir.


Binlerce yıllık kültürümüz, doğal olarak yaşayışımızda izlerini sürdürüyor.
Türkler Hristiyanlıktan, Musevilikten, İslamiyetten önce de vardı ve medeniyetin beşiğiydiler.
Batılı kaynaklardan alıntılarla tarih yazanlar Türk tarihini, Türk medeniyetini, Türk kültürünü maalesef unutulmasında baş aktör durumundalar.
Tarihimiz Sümerlerden çok öncesine dayanmasına rağmen, tarihi Sümerlerle başlatarak binlerce yıllık tarihimizi yok saymışlardır.
Sevindirici olan, tarihin somut bulgularla tekrar yazılmak zorunda olduğudur.
Sizlerle çok yakın bir tarihte yapılan araştırma sonucunu paylaşmak isterim;
Batının belirlediği tarihin cilalı taş devri (Neolitik Çağ M.Ö. 10-13.000) olarak tanımladığı dönem ile ilgili bizlere öğretilenlerin yanlış olduğu Şanlı Urfa'nın Göbeklitepe'de bulunanlarla iflas etmiştir. Zira o dönemde şehir yaşantısının olduğu, tapınakların inşa edilmiş olduğu artık gözler önüne çıkmıştır. İlginçtir ki bahsi geçen dönemde sözde ilkel yaşantının olduğu bizlere öğretilmişti.
Bırakalım kutlamaları, bayramları eleştirmeyi, insanların mutlu olmasını eleştirmeyi, Toy'lara hep birlikte, elele katılıp, mutluluğa bizde katkıda bulunalım.
Öze dönmeli
Hem de keskin bir virajı dönercesine
Yürekli, coşkulu, adaletli, merhametli yapımıza
Büyüğü büyük, küçüğü küçük tanıyan,
Zayıfı koruyan,
Yürekten davranan
Arka plansız, riyasız, el pençe divansız hayata yeniden merhaba diyelim.

Sevgiyle kalın